onecikan-yargitay

ÖZET: Bu davada, davacı, 01.01.2000 ile 31.05.2002 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının prim kesintileri ve tarımsal ürün satışları dikkate alındığında, davacının belirtilen tarihler arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermiştir. Davalı Kurum, bu karara itiraz ederek davanın reddini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının daha önceki yıllarda prim kesintisi yapıldığını ve müteakip yıllarda da ürün teslimi gerçekleştirdiğini belirterek, davacının sigortalılık durumunun kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda kararın bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini belirterek, kararı onamıştır.

Sonuç olarak, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna dair tespit kararı yerinde bulunmuş ve temyiz talebi reddedilmiştir. Bu durum, tarımsal faaliyetlerin ve prim kesintilerinin sigortalılık statüsünü etkileyen önemli unsurlar olduğunu göstermektedir.

10. Hukuk Dairesi         2024/9351 E.  ,  2024/10462 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/1800 E., 2024/1415 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2023/132 E., 2024/41 K.

    Taraflar arasındaki Tarım Bağ – Kur tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2000 (dahil) ile 31.05.2002 (dahil) tarihleri arasını 2926 sayılı Kanun’a göre Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II.CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kesinti belgeleri ve İzmir SGM yazısına göre davacıdan 2002/5 döneminde prim kesintisi yapıldığı, bu kesintiye istinaden davacının 01.06.2002-31.12.2002 arası hizmetlerinin davalı Kurumca kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut kesinti belgelerine göre davacıdan 1997, 1998 ve 1999 yıllarında prim kesintisi yapılmış olduğu; 2000, 2001 ve 2002 yıllarında ise prim kesintisi yapılmaksızın ürün satışı yapılmış olduğu (2002/5 dönemi hariç olmak üzere), anlaşılmaktadır. Emsal karara göre ilk prim kesintisini izleyen ayın başından itibaren sigortalılık hizmetlerinin kabul edilmesi gerekmektedir. İlk kesintiyi izleyen yıllarda ise kesinti bulunmasa dahi tarımsal ürün satışı yapıldıysa o dönemlerin de hizmet sürelerinde dikkate alınması mümkündür. Bu bağlamda kesintiyi izleyen yıllara ait olması nedeniyle davacının 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ait ürün satışı nedeniyle bu dönemlere ilişkin hizmetlerinin kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durumda davalı Kurum tarafından hizmetlerin kabul edilmemesine yönelik işlemin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının 01.01.2000 – 31.05.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davasını ispatlayamadığını beyanla İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının teslim ettiği ürünler sebebiyle 1997, 1998 ve 1999. yıllarda Bağ-Kur primi kesilmiştir. Müteakip 2000, 2001 ve 2002 yıllarında da ürün teslimi yapılmıştır. Bir kez tevkifattan sonra ürün teslimi sigortalı sayılmak için yeterlidir. Davacının tarımsal faaliyeti de dosya kapsamına göre kanıtlanmıştır. Bu duruma göre davacının 01.01.2000 – 31.05.2022 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına ilişkin Mahkeme kararı yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava; davacının 01.01.2000 (dahil) ile 31.05.2002 (dahil) tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

    2. 2926 sayılı Kanun’un 2 ve 5 inci maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.