|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 2000-2004 yılları arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olup olmadığının tespiti ve bu dönemdeki müstahsil makbuzlarının geçerliliği üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olduğuna ve müstahsil makbuzlarının davacıya ait olduğuna karar vermiştir. Davalı Kurum ise, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını ve belgelerin uyumsuz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını esastan reddetmiş, ancak Yargıtay, davacının 31.10.2002 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı bulunduğunu belirterek, bu tarihten sonraki çakışan sigortalılık durumunun incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bozmaya uyarak yeniden karar vermiş ve davacının 2000-2004 yılları arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna dair tespiti onaylamıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, davalı Kurumun temyiz itirazlarını kısmen kabul ederek, davalı kısmında yer alan hatanın düzeltilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu durumda, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı tespiti ve müstahsil makbuzlarının geçerliliği konusundaki kararlar, hukuki süreçte önemli bir yer tutmaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11138 E. , 2024/11425 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/242 E., 2024/74 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı Kurum yönünden kabulüne, dahili davalı … yönünden reddine dair karara karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı Kurum yönünden kabulüne, dahili davalı … yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının tüm yaşamı boyunca Aydın-Kuyucak ilçesi Horsunlu Mahallesinde ikamet ettiğini, süt üreticiliği yaptığını, S.S … Nazilli ve çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne teslim ettiği ürünler nedeniyle adına 5 adet müstahil makbuzu düzenlendiğini, 05.12.2019 tarihinde Nazilli Sosyal Güvenlik Merkezine başvuruda bulunduğunu, Kurum tarafından 2000-2001-2002-2003-2004 dönemlerine ilişkin … firmasına ait tevkifat bildirim listelerindeki kişi bilgileri ile uyumsuzluk olduğunu, süt satan kişinin … olduğunu ve tevkifatın yüklenmediğini beyanla talebinin reddedildiğini belirterek 2000-2001-2002-2003-2004 yılları arasındaki hizmetlerinin ve bu tarihler arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği 2000-2004 tarihleri arası için talebinin 5 yıllık hak düşürücü zaman aşımı süresi içinde istenilmesi gerektiğini, bu sürenin geçtiğini, kurum kayıtlarında 2000-2004 yıllarına ait olarak … tarafından verilen tevkifat listelerindeki kişi bilgileri uyumsuz olduğu için bu talebinin kabul edilmediğini, davacının kimlik bilgileri ile … firmasının hem müstahsil makbuzlarındaki bilgiler ve hem de tevkifat liste bilgilerini çelişkili olduğunu, bu çelişki giderilmeden davacının talebinin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca davacı, Kurum kayıtlarının aksini, tanık beyanlarının dışında resmi ve yazılı belgelerle, iş yeri kayıtları, fatura, makbuz gibi belgelerle ve titizlikle yapılacak zabıta araştırmaları marifetiyle ispatlaması gerektiğini beyanla davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/462 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararı ile “1-Davalı SGK Başkanlığı hakkındaki davanın kabulüne,
Dava konusu 27275 seri A sıra no.lu 30.06.2000 tarih, 48299 seri A sıra no.lu 31.10.2001 tarihli, 24078 seri A sıra no.lu 31.08.2002 tarihli, 153580 seri A sıra no.lu 31.03.2003 tarihli ve 45553 seri A sıra no.lu 30.11.2004 tarihli müstahsil makbuzundaki üreticinin 27154197264 TC Kimlik numaralı davacı … olduğunun tespitine,
Davacının 01.07.2000 tarih ve 31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olduğunun tespitine,
2- Davalı … hakkındaki davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2022/2110 Esas, 2022/1771 Karar sayılı kararıyla; Nazilli İş Mahkemesinden verilen 05.07.2022 tarih, 2021/462 Esas ve 2022/214 Karar sayılı kararının kaldırılmasına yönelik davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 24.01.2022 tarihli 2021/11784 – 2022/910 sayılı kararında; “…Somut davada mahkemece davacının 01.07.2000-31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun uyarınca sigortalı olduğunun tespitine karar verildiği, ancak dosya kapsamına göre davacının 31.10.2002 tarihinde başlayan ve 31.12.2006 tarihi itibariyle devam eden 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı bulunduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir.
3. 2926 sayılı Kanunun 2 inci maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlayabilmesi için diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında sigortalılığın bulunmaması gerekmekte olup, buna göre mahkemenin 31.10.2002 tarihine kadar davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının kabulü yerinde ise de; davacının esnaf Bağ-Kur hizmetinin bulunduğu 31.10.2002-31.12.2004 tarihleri arasındaki süre yönünden çakışan sigortalılık durumu irdelenerek, varılacak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalı SGK Başkanlığı hakkındaki davanın kabulüne,
Dava konusu 27275 seri A sıra no.lu 30.06.2000 tarih, 48299 seri A sıra no.lu 31.10.2001 tarihli, 24078 seri A sıra no.lu 31.08.2002 tarihli, 153580 seri A sıra no.lu 31.03.2003 tarihli ve 45553 seri A sıra no.lu 30.11.2004 tarihli müstahsil makbuzundaki üreticinin … TC Kimlik numaralı davacı … olduğunun tespitine,
Davacının 01.07.2000 tarih ve 31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı yasaya tabii sigortalı olduğunun tespitine, 31.10.2002-31.12.2004 döneminde çakışan 1479 sayılı 4/B Bağ-Kur sigortalılığının iptaline,
2- Davalı … hakkındaki davanın reddine” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyizi; zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının dava konusu yapılan dönem içinde bakkal işletmecilği de yaptığı, dükkanının bulunduğu, ancak Mahkemece, davacının baskın işinin hayvancılık olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğunu, oysa davacının iddia edilen döneme ait olarak maliye gelir tablosu, bilançosu, emtia envanteri ve dökümünün getirtilmediğini, iş hacmının ne kadar olduğunun ortaya konulmadığını, sadece tanık anlatımlarından hareketle, küçük bir işletmenin var olduğunun kabulü ve bu bakkal işletmeciliğinin hayvancılık ve tarım işinin önüne geçemeyeceğinin kabulünün yanlış olduğunu, sonuca eksik inceleme gidildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2000-2004 arası dönemlerde, dava dışı S.S … Nazilli ve çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifine ürün tesliminden kaynaklı, … adına kesilen tevkifatın davacıya ait olduğunun tespiti ile anılan dönemde davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Karar başlığında davalı olarak gösterilen Nazilli Sosyal Güvenlik Müdürlüğünün, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bağlı taşra teşkilat birimi olduğu, tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin b bendine göre hükmün “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” yönünde tanımlanan unsurları taşıması gerektiği anlaşılmakla tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmayan Nazilli Sosyal Güvenlik Müdürlüğünün davalı olarak yazılmış olması, usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında yer alan, davalı kısmında yazılı “…” ibaresinin silinerek yerine, davalı “Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.