onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine yönelik bir dava ele alınmıştır. Davacı, müvekkilinin ilk prim kesintisinin yapıldığı 01.04.1995 tarihinden itibaren sigortalı sayılmasını talep etmiş, ancak davalı Kurum, tescil işleminin 01.07.1995 tarihinde yapıldığını öne sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davacının talebini kabul ederek, sigortalılık başlangıç tarihini 01.04.1995 olarak tespit etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkemenin kararını kaldırarak, sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesinde hukuki bir hata olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, hükmün gerekçesinin yeterince açık olmadığını ve bu nedenle düzeltilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Nihayetinde, davanın kabulü yönünde yeniden bir karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine dair mahkeme kararını onaylamış, ancak hukuki değerlendirmede yapılan hataları düzeltmiştir. Bu durum, mahkemelerin kararlarının gerekçelerinin yeterli ve açık olması gerektiğini vurgulamaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/9712 E.  ,  2024/10001 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2153 E., 2024/680 K.
    KARAR : Kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/39 E., 2021/405 K.

    Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin, … eşi … ‘ün davalı Kurum lehine yapılmış olan ilk prim kesintisini takip eden aybaşı olan 01.04.1995 tarihinden Kurum tarafından tescil işlemlerinin yapıldığı 01.07.1995 tarihine kadar 5510 sayılı Kanun 4/b mülga 2926 sayılı Kanun) kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve davalı Kurumca 01.07.1995 olarak tescil edilen sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1995 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II.CEVAP
    Davalı vekili aracılığı ile sunduğu cevap dilekçesinde; Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğünde işlem görmekte olan; … T.C kimlik numaralı … ‘e ait sigortalı dosyası incelenmiş olup, davada iddia edilen sigortalının ürün bedelinden yapılan tevkifat kesinti tarihi 01.04.1995 olarak güncellenmesi talep edilmiş ise de; Kuruma ibraz edilen Şeker Fabrikası kesinti listesinde 1994 yılına ait 314,745 TL tevkifat 30.03.1995 tarihinde yapılıp 12.13.14.04.1995 tarihinde halk bankası kanalı ile Bağ-Kur İl Müdürlüğü hesabına havale edilmiştir. Havale edilen paraya istinaden 12.13.14.04.1995 tarihinden sonra takip eden 01.05.1995 tarihi itibariyle Tevkifat Kanunu’nu gereği tescili güncellenmiş olup 01.05.1995-01.03.1996 vefat ettiği tarihler arası hizmet verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    1-Davacının … eşi … ‘ün sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1995 tarihi olduğunun tespitine,

    2-Davacının … eşi … ‘ün ilk prim kesintisini takip eden aybaşı olan 01.04.1995 tarihinden Kurum tarafından tescil işlemlerinin yapıldığı 01.07.1995 tarihine kadar 5510 sayılı Kanun’un 4-b maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,” karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ”davada iddia edilen sigortalının ürün bedelinden yapılan tevkifat kesinti tarihi 01.04.1995 olarak güncellenmesi talep edilmiş ise de; Kuruma ibraz edilen Şeker Fabrikası kesinti listesinde 1994 yılına ait 314,745 TL tevkifat 30.03.1995 tarihinde yapılıp 12.13.14.04.1995 tarihinde Halk Bankası kanalı ile Bağ-Kur İl Müdürlüğü hesabına havale edildiğini, havale edilen paraya istinaden 12.13.14.04.1995 tarihinden sonra takip eden 01.05.1995 tarihi itibariyle Tevkifat Kanunu’nu gereği tescili güncellenmiş olup 01.05.1995-01.03.1996 vefat ettiği tarihler arası hizmet verildiğini, her ne kadar Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olsa da cevap dilekçelerinde de belirttikleri nedenlerle kararın itirazen kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.”

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Hukuk Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararında; ”somut olayda, dava konusu talebe ilişkin Kuruma başvuru dava şartının 20.01.2021 tarihinde yerine getirildiği, Kurumunun 27.01.2021 tarihinde ret cevabı verdiği belirlenmiştir. Davacının, iş bu dava ile murisi yönünden ilk prim kesintisinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep edildiği belirgindir. Şeker Fabrikası A.Ş yazısından, muris ile ilgili olarak 1994 ve 1995 yıllarında Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığı, davalı Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği belirlenmiştir. Prim tevkifatı ile ilgili belgelere göre ilk prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen ay başı olan 01.04.1995 tarihinden, Kurum tarafından tescil işlemlerinin yapıldığı 01.07.1995 tarihine kadar … ‘ün zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine dair mahkeme belirlemesi yerindedir.

    Ancak Mahkemece; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin 2 nci fıkrasındaki “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” yönündeki amir hükme aykırı olarak, sigortalılık başlangıcına dair kurulan hüküm hatalı olmuştur. Hükmün bu yönüyle düzeltilmesine karar verilmiştir.

    Bu durumda tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiği kanısına varılmıştır.
    ” gerekçesi ile

    ” A-1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;

    B-1-) “Davanın kabulü ile davacının … eşi … ‘ün ilk prim kesintisini takip eden aybaşı olan 01.04.1995 tarihinden Kurum tarafından tescil işlemlerinin yapıldığı 01.07.1995 tarihine kadar 5510 sayılı Kanun’un 4-b maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine” şeklinde karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf istemlerinde sunduğu gerekçeler ile temyiz yoluna başvurmuştur.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
    Dava; davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 5, 9 ve 10 uncu maddeleridir.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.