onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti ve buna karşılık Kurum işleminin iptali üzerine odaklanmaktadır. Davacı, 22.09.1996 tarihinde müstahsil makbuzu ile Tarım Bağ-Kur priminin kesildiğini belirterek, sigortalılığının bu tarihten itibaren başlamasını talep etmiştir. Davalı Kurum ise, davacının 04.10.2000 tarihine kadar herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, bu nedenle sigortalılığının geçerli olamayacağını savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 01.10.1996 tarihinden itibaren başlamasına karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının hangi tarihler arasında sigortalı olduğunun belirtilmediği gerekçesiyle kararı kaldırmış ve davacının 01.10.1996-31.12.1996 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermiştir. Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekilinin itirazları, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı 01.10.1996-31.12.1996 tarihleri arasında tespit edilmiştir. Bu durum, davacının prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren sigortalılığının başlaması gerektiğini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8846 E.  ,  2024/10232 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/222 E., 2024/1314 K.
    KARAR : Kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/292 E., 2022/126 K.

    Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, davacının yıllardır kendi nam ve hesabına 2926 sayılı Kanun kapsamında gerek kendi mülkünde gerekse kiraladığı arazilerde tarımsal faaliyet yaptığını, yetiştirdiği ürünleri genellikle yerinde yerel alıcılara verdiğini ancak 1996 yılında yetiştirdiği ürünü Kırıkhan’da faaliyette bulunan … Tic. San. İşl. A.Ş.’ye teslim ettiğini, bu şirket tarafından düzenlenen 22.09.1996 tarihli, A-2478 seri no.lu müstahsil makbuzu ile kendisinden Tarım Bağ-Kur primi kesildiğini, müvekkillinin 26.06.2020 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Hatay İl Müdürlüğüne başvurarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tarımla uğraşmaya başladığı/yetiştirdiği üründen prim kesintisinin yapıldığı 22.09.1996 tarihinden başlatılmasını talep ettiğini ancak davalı tarafından “Kurum arşivinde yapılan inceleme neticesinde bildirim listesi bulunmadığı“ gerekçesi ile olumsuz yanıt verildiğini, müvekkilinden yapılan prim kesintisinin davalı Kuruma aktarılması, kesintiyi yapan şirketin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinden kesilen prim, davalı Kuruma intikal ettirilmemişse bile bu konuda müvekkilline atfedilecek her hangi bir kusur veya sorumluluk bulunmadığını belirterek; davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının prim kesintisinin yapıldığı 22.09.1996 tarihini takip eden aybaşından (01.10.1996) itibaren başladığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; 02.08.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 18 inci maddesinde; sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağının belirtildiğini, 5510 sayılı Kanun’un 4-1 maddesine göre 5510 sayılı Kanun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğinde sigortalılık niteliği taşıdığı halde Kanun’un yürürlük tarihinden önce kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların sigortalıkları 01.10.2008 itibarı ile başlatıldığını, yapılan incelemede davacının 04.10.2000 tarihinden önce ve sonrasında Kuruma herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun’a göre yukarıda açıklanan maddelere göre sigortalılığının geçerli olamayacağını beyanla, davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasındaki belgeler incelendiğinde; 18.04.2011 tarihli tarım sigortaları bilgileri cetvelinden davacının Tarım Bağ-Kur’a tescilinin 01.02.2002 tarihi itibariyle yapıldığı, davacının 2006 yılından itibaren tarımla uğraştığının, Ziraat Bankası Antalya Şubesinin 05.03.2021 tarihli yazısından anlaşıldığı çiftçi kayıt sistemi belgesi, tapu kayıtları ve 10.09.1964 doğumlu olan davacının 1996 yılından itibaren tarımla uğraştığı anlaşılmakla davanın kabulüne davacı …’nun Tarım Bağ-Kur sigortalılığının prim kesintisinin yapıldığı 22.09.1996 tarihini takip eden aybaşından (01.10.1996) itibaren başladığının tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, yapılan incelemede davacının 04.10.2000 tarihinden önce ve sonrasında Kuruma ait herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalılığının geçerli sayılamayacağının tespit edildiğini, davanın reddi gerekirken eksik inceleme sonucu, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan, deliller toplanmadan hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamından davacının … Tic. San. A.Ş.’ye teslim ettiği ürünler nedeni ile 22.09.1996 tarihli mühtahsil makbuzu ile davacıdan Bağ-Kur primi kesildiğinin sabit olduğu, mühtahsil makbuzu ile tevkifat kesintisi yapılmış olduğundan davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kesintinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından başlatılması gerektiği, Mahkemece davacının 22.09.1996 tarihini takip eden ay başından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğuna karar verilmiş ise de; davacının hangi tarihler arasında Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğu kararda belirtilmediğinden verilen karar infaza elverişli olmamış, davacı vekili talep dilekçesinde davacının 01.10.1996-31.12.1996 tarihleri tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitini talep ettiğini bildirmiş olduğundan, davalının istinaf talebinin kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut delillerin hüküm kurmak için yeterli olduğundan delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın davanın kabulüne davacının 01.10.1996 – 31.12.1996 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti ve aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.