onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 29.03.2022 tarihi itibarıyla emekliliğe hak kazanıp kazanmadığı ve ilgili Kurum işlemlerinin iptali üzerinedir. Davacı, 01.04.2007-23.05.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığına hak kazandığını, ancak Kurumun sigortalılığını iptal ettiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan araştırmalar sonucunda davacının belirtilen tarihler arasında sigortalı olduğuna ve emekliliğe hak kazandığına karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını onayarak, davacının tarımsal faaliyetleri sırasında Bağ-Kur prim tevkifatlarının yapıldığını ve Kurumun başlangıçta davacıyı sigortalı olarak kabul ettiğini belirtmiştir. Mahkeme, Kurumun yıllar sonra kesintilerin kayıtlarına intikal etmediği gerekçesiyle sigortalılığı iptal etmesinin hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının emekliliğe hak kazandığını ve Kurum işlemlerinin iptal edilmesi gerektiğini tespit etmiştir. Bu karar, sigortalılık durumunun tespiti ve emeklilik haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/11316 E.  ,  2024/12641 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/2030 E., 2024/1741 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2023/368 E., 2024/72 K.

    Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığın tespiti ve Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tarımsal kesimde çalıştığını, geçimini Yazıköy Köyünde tarımsal faaliyet yaparak sağladığını, müvekkilinin 01.04.2007 tarihiden itibaren sosyal güvenlik kurumlarına çeşitli aralıklarla giriş çıkış yaptığını, sigorta primlerini yatırmadığını, müvekkilinin sigortaya başvurduğunu ancak Sosyal Güvenlik Kurumunun 09.06.2011 tarihi itibari ile 1.181,02 TL borcunun olduğunu ve müvekkilinin bu borcu 23.06.2011 tarihli dekontla yatırdığını, müvekkilinin süresinin dolduğunu ve isterse emekli olabileceğini, Kurumda müvekkilinin pirim gün yatırma sayısının yeniden hesaplandığını ancak 5400 pirimi gün şartını sağlamadığından emeklilik talebine olumsuz cevap geldiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle davalı Kurum işleminin iptalini, davacının 29.03.2022 tarihi itibari ile emekliliğe hak kazandığının tespitine, emeklilik tarihi itibariyle hesaplanacak emekli maaşlarının müvekkiline ödenmesine, 01.04.2007 tescil tarihi ile 23.05.2001 tarihleri arasını Tarım Bağ-Kur sigortalılık kapsamında sigortalı olduğunun tespitini, 6111 sayılı Kanun kapsamından yararlandırılması, yargılama giderlerinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 7291512049 Bağ-Kur numaralı davacı … 29.03.2022 tarihli dilekçesi ile emeklilik talebinde bulunduğunu, sigortalı dosyasında, geriye dönük tescil ve hizmet talebine istinaden 23.05.2011 tarihinde ibraz edilen ve S.S.Yazıköy Sulama Koop. tarafından düzenlenen Mart 2007 dönemi süt müstahsil makbuzuna ait tevkifat tutarının Kurum hesaplarına, bildirimin ise Kurum kayıtlarma intikal ettirilmediği anlaşıldığından sigortalının 01.04.2007 ile 23.05.2011 tarihleri arasındaki hizmetleri iptal edilmiş olduğunu, tevkifata istinaden sigortalılığı başlangıcı ve bildirimi kurumlarının 2013/11 sayılı genelgesi ile düzenlendiğini ve bu genelgeye göre arşiv kayıtlarında yapılan incelemede tevkifat tutarlarının Kurum hesaplarına intikal ettirilmediği anlaşıldığından sigortalının talebi hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, tüm bu açılanan nedenlerle davanın reddini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; “..Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekilince sunulan Bağ-Kur prim listesinin gerçekliği ve geçerliliği araştırılmak amacıyla S.S. Yazıköy Sulama Kooperatifine, SGK’ya, Ziraat Bankasına ve Burdur Ticaret Borsasına müzekkere yazılarak yazılan müzekkere cevaplarının dosyamız arasına alınmıştır. S.S. Yazıköy Sulama Kooperatifi 27.11.2023 havale tarihli dilekçesinin ekinde davacıya ait müstahsil makbuzları ile Bağ-Kur Prim Listesinin sunulduğu anlaşılmaktadır. Burdur Ticaret Borsasına yazılan müzekkereye 12.03.2024 tarihinde cevap verildiği, müzekkere cevabı ekinde davacıya ait Bağ-Kur prim listesinin sunulduğu anlaşılmıştır.
    Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kurumlardan gelen yazı cevaplarına göre; davacının 01.04.2007-23.05.2011 tarihleri dönemlerine ilişkin olarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığına hak kazandığı kabul edilerek açılan davanın kabulü… ” yönünde karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “..İlk Derece Mahkemesince iade kararımız gereği araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmiştir. Dosya kapsamından özellikle Yazıköy Sulama Kooperatifi ile Burdur Ticaret Borsasından getirtilen belgeler ve kısmen de davacı vekilince sunulan belgelerden davacının mart 2007 tarihinden itibaren dava konusu dönemi kapsayacak şekilde ürün teslim ettiği ve bu sırada Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığı görülmüştür. Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık ürün teslimi ve tevkifat olguları ile ilgili değildir. Kurum başlangıçta davacıyı kara konu dönemde sigortalı olarak kabul etmiş ancak yıllar sonra kesintilerin kurum kayıtlarına intikal etmediğinden bahisle sigortalılığın iptaline karar vermiştir. Ürün teslim edilen kooperatif, Kooperatifler Yasası gereği özel kuruluş sayılmaz. Kaldı ki Yargıtay 10. Hukuk Dairesi son kararlarında intikal koşulunun aranmayacağı içtihadında bulunmuştur. (Örnek:13.03.2024 tarih ve 2024/2890 Esas 2024/2713 Karar sayılı karar ile 22.02.2024 tarih ve 2024/1835 Esas 2024/1693 Karar sayılı karar)
    Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine…” karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğini, Kurum işleminin mevzuata ve yasaya uygun olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davacının 29.03.2022 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine, hesaplanacak aylıkların davacıya ödenmesine, 6111 sayılı Kanun kapsamından yararlandırılmasına, aykırı Kurum işlemlerinin iptaline ve Kurumca iptal edilen 01.04.2007-23.05.2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun dönemi yönünden 4/1-b-4 sigortalılığı) kapsamındaki sigortalılığın tespitine karar verilmesi isteklerinden ibarettir.
    Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.