ÖZET: Başvuran, 1994 yılından bu yana tarım BAĞ-KUR sigortalılığının kesintisiz sürdürülmesini talep etmektedir. Başvurusu, 1994, 1995 ve 1997 yıllarında adına yapılan tevkifatlara dayanmaktadır. Ancak, 1999 yılında tapuda zeytinlik olarak kayıtlı bir taşınmaz edinmesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sigortalılığının devamını sağlamamıştır. Başvuran, bu durumun yapılandırma talebinin reddine yol açtığını belirtmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın ziraat odası kaydı veya tarımsal faaliyetini destekleyen diğer belgelerinin eksik olduğunu ifade ederek, sigortalılığının kesintisiz olarak sürdürülmediğini belirtmiştir. Başvuranın yalnızca tevkifat tarihleri üzerinden hizmet süresi verildiği, bu nedenle yapılandırma kanunları kapsamında değerlendirilecek bir borcunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan inceleme sonucunda başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını değerlendirmiştir. Tarım BAĞ-KUR sigortalılığının devamı için gerekli belgelerin eksikliği nedeniyle başvurunun reddedilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuranın tarımsal faaliyetini sürdürdüğünü kanıtlayacak yeterli bilgi ve belge sunamadığı anlaşılmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/6114-S.22.9381

BAŞVURU NO : 2021/20465

KARAR TARİHİ : 11/05/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın, tapu kaydına istinaden tarım BAĞ-KUR sigortalılığının

BAŞVURUNUN KONUSU :

kesintisiz sürdürülmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 01/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, 1994 yılından bu yana tütün çiftçiliği yaptığını, 1994, 1995 ve 1997 yıllarında adına yapılan tevkifata istinaden SGK tarafından tarım BAĞ-KUR sigortası tescilinin yapıldığını ancak üzerinde çiftçilik yaptığı ve 1999 yılında adına tescil edilen taşınmazın tapu kayıtlarında zeytinlik olarak görünmesi nedeniyle SGK tarafından sigortalılığının kesintisiz olarak sürdürülmediğini, bu nedenle 7326 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma talebinin reddedildiğini, oysa bahse konu taşınmaz her ne kadar zeytinlik olarak görünse ve içerisinde zeytin ağaçları olsa da zeytin ağaçlarının olmadığı ara bölgelerde tütün ekimi yapıldığını belirterek tapu kaydına istinaden tarım BAĞ-KUR sigortalılığının kesintisiz devam ettirilmesini ve yapılandırma talebinin kabulünü talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce gönderilen 05/04/2020 tarihli ve – – sayılı yazıda özetle; 2.1. 2013/11 Sigortalılık İşlemleri Genelgesinin, Beşinci Bölüm Kanun’un 4 üncü Maddesinin Birinci

Fıkrasının (b) Bendinin (4) Numaralı Alt Bendine Tabi Olan Sigortalılar Başlıklı, 2.1- Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve bildirimi maddesinde “Mülga 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve sattıkları ürün bedellerinden 1/4/1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifat yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle sigortalılıklarının başlatılması için Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının

Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatılmakta, tarımsal faaliyetlerinin devam etmesi halinde sigortalılıkları devam

ettirilmektedir. Tarımsal faaliyetinin tespitinde ise ziraat odası kayıtları, ziraat odası kaydı bulunmayanların ise tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınmakta, belirtilen kurum ve kuruluş kayıtlarının bulunmaması halinde ise sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtları sigortalılığın devam ettirilmesinde dikkate alınmaktadır.” denildiği, bu nedenle ilgili sigortalının ziraat odası kaydı, kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerinde kaydı ya da ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kaydının olmamasından dolayı sadece tevkifat tarihlerine hizmet süresi verildiği, 2.2. 2013/11 sayılı genelgesine istinaden ilgili sigortalının ziraat odası, kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerinde ve ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kaydının olmamasından dolayı başvuranın sadece tevkifat tarihlerine hizmet süresi verildiği, bunun dışındaki sürelerin hizmet süresi olarak kabul edilmemesi nedeniyle başvuranın 7256 ve 7326 sayılı yapılandırma

Kanunları kapsamına giren borcu bulunmadığı, 2.3. Başvuranın 30/07/2018 tarih ve varide ile yapmış olduğu 7143 yapılandırma talebi ile ihya kapsamında başvuruda bulunduğu, bu talebi ekinde ibraz ettiği bilgi-belgelere göre tarım BAĞ-KUR tescili yapılarak, tevkifat makbuzlarına göre tarım BAĞ-KUR sigortalılık süreleri tespit edildiği, tevkifat makbuzlarına göre almış olduğu 870 gün hizmet süresini 7143 yapılandırma kapsamında borçlanarak ödeme yaptığı, 22/01/2021 tarih ve varide ile 7256 sayılı ve 28/09/2021 tarih ve varide ile 7326 sayılı yapılandırma başvurularında ise ihya kapsamına giren borçlarını daha önce (7143 yapılandırma kapsamında) ödeme yapmasından dolayı reddedildiği ve sigortalıya ihya kapsamına giren borcu bulunmadığı bilgi yazısı yazıldığı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. Mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal

Sigortalar Kanununun; 5.1. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesi; “Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın

3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı

sayılırlar…”, 5.2. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi; “Tarımsal Faaliyette

Bulunanlar: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus

mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları,”, 5.3. “Sigortalılığın başlangıcı ve zorunlu oluşu” başlıklı 5’inci maddesi; “2 nci madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Sigortalıların tescili ile ilgili işlemler, başvurma ve uymak zorunda oldukları usul ve esaslar yönetmelikle tespit edilir.”, 5.4. “Resen tescil” başlıklı 9’uncu maddesi; “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır.”, 5.5. “Tescilde esas alınacak kayıtlar” başlıklı 10’uncu maddesi; “Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21/10/1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18/4/1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24/4/1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları

Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır. Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş, kooperatifler ve birlikleri ile şirket ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler.”, 5.6. “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 36 ncı maddesi; “Sigortalı, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen dönemlerde ödemek zorundadır Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir.”, 6. 01/03/2013 tarihli ve 28574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarımsal Faaliyette

Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti Yapılmak Suretiyle

Tahsil Edilmesine Dair Tebliğin “1/10/2008 tarihinden önce yapılan prim kesintisi nedeniyle tescil işlemleri” başlıklı 11 inci maddesi; “(1) Mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, bu Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemleri, yine aynı Kanunun 9 uncu maddesine göre Kurumca re’sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlamaktadır.

(2) Ancak, mülga 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve sattıkları ürün bedellerinden 1/4/1994 tarihinden itibaren kesinti yapılan tarımsal faaliyette bulunanların, kesintinin yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, kesinti tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, kesinti yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren 4 Seri Nolu 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal

Sigortalar Kanunu Uygulama Tebliği uyarınca sigortalılıkları başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan tarımsal faaliyette bulunanların tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınır. Ziraat odası

kaydı olmaması halinde, kesintiye esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınır.

(3) Sigortalının Kurumca re’sen tescili yapılmış ise sigortalılık kesintinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır.

(4) Sigortalının bu yönde bir talebinin olmaması halinde, sigortalılık Kurumca re’sen tescil işleminin yapıldığı ayı takip eden aybaşından itibaren başlatılır.”, Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle; 1994 yılından bu yana kesintisiz olarak tarımsal faaliyette bulunduğunu, anılan tarihten başlamak üzere tarımsal faaliyette bulunduğu taşınmazın ise 29/06/1999 tarihinde adına tescil edildiğini, 2018 yılındaki müracaatı üzerine 1994 yıllında adına yapılan tevkifata dayanarak tarım BAĞKUR sigortalılığının 01/05/1994 tarihinden başlatıldığını ancak kesintisiz olarak devam ettirilmediğini belirterek sigortalılığının kesintisiz devam ettirilmesini ve bu şekilde geçen sürenin yapılandırma Kanunları kapsamında değerlendirilmesini talep etmektedir.

9. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvuranın adına yapılan tevkifata istinaden 2926 sayılı

Kanun kapsamında başlatılan tarım BAĞ-KUR sigortalılığının ziraat odası kaydı, kamu kurum ve kuruluşlarının meslek kuruluşlarının kooperatif veya birliklerinde kaydı ya da ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kaydının olmaması nedeniyle kesintisiz olarak sürdürülmediği, bu nedenle yapılandırma kanunları kapsamında değerlendirilecek süresinin bulunmadığı ifade edilmiştir.

10. Somut olayda başvuranın 2926 sayılı Kanun kapsamındaki tarım sigortalılığının satmış olduğu yaprak tütün bedelleri karşılığı adına yapılan 01/04/1994 ve 03/05/1995 tarihli tevkifat kayıtlarına istinaden 01/05/1994 tarihinde başlatıldığı, 31/12/1995 tarihinde sonlandırıldığı, 18/03/1997 tarihli tevkifat kaydına istinaden 01/04/1997 tarihinde başlatılıp 31/12/1997 tarihinde sonlandırıldığı görülmüştür. Diğer yandan başvuran adına tapuda tescili 29/06/1999 tarihinde yapılan taşınmazın niteliği tapu kaydında “zeytinlik” olarak belirtilmektedir.

11. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın 1994, 1995 ve 1997 yıllarındaki yaprak tütün satış bedeli üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle başlatılan tarım BAĞ-KUR sigortalılığının, tapu kaydında 1999 yılında edindiği ve zeytinlik niteliğinde görülen taşınmaza istinaden kesintisiz devam edip etmeyeceği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

12. 2926 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebileceği düzenlenmiştir. Bu çerçevede, ilk olarak 03/04/1993 tarihli ve 93/4384 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Kurumun prim alacaklarının ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebileceğine karar verilmiş ve 01/04/1994 tarihinden itibaren ürün bedelleri üzerinden % 1 oranında prim tevkifatı yapılması suretiyle uygulama başlamıştır.

13. Tevkifat uygulamasına ilişkin usul ve esaslar yıllar içerisinde birden fazla tebliğ ile düzenlenmiştir.

İlk olarak 26/03/1994 tarihli ve 21886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığınca çıkarılan “2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kanunu Uygulama Tebliği (Seri No: 4)” ile belirlenen söz konusu usul ve esaslar, son olarak 01/03/2013 tarihli ve 28574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca çıkarılan

“Tarımsal Faaliyette Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti

Yapılmak Suretiyle Tahsil Edilmesine Dair Tebliğ” ile yeniden belirlenmiş ve 4 Seri No’lu tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.

14. 2013 tarihli Tebliğin 11 inci maddesinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanunun ilgili hükümlerinin de yürürlük tarihi olan 1/10/2008 tarihinden önce yapılan tevkifata istinaden yapılacak tescil işlemleri düzenlenmiştir. Maddeye göre kapsamdaki çiftçilerin sigortalılıkları yine 4 Seri

No’lu Tebliğ uyarınca başlatılmakta ve tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla sigortalılıkları da devam ettirilmektedir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ise ziraat odası kayıtları esas alınmakta, ziraat odası kaydı olmaması halinde kesintiye esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınmaktadır.

15. Bununla birlikte SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2013/11 sayılı Genelgesinin üçüncü kısım beşinci bölümünün 2.1- Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve bildirimi başlığı altında; belirtilen kurum ve kuruluş kayıtlarının bulunmaması halinde çiftçilerin sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtlarının da tescile ilişkin kayıt olarak esas alınacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile tarımsal faaliyetin tespiti için Tebliğ’de aranan kayıtlara Genelge ile tapu kayıtları da eklenmiştir. Ancak söz konusu düzenlemenin, Tebliğ’deki kesintiye esas ürüne ilişkin kamu kurum kuruluş kayıtlarını düzenleyen hükmüne koşut olduğu ve tapu kayıtlarını çiftçilerin sattığı ürüne ilişkin olmak şeklinde sınırlı tuttuğu görülmektedir.

16. Bunların yanında yargı içtihatlarında tarım BAĞ-KUR sigortalılığının devamına yönelik olarak; prim kesintisine dayalı tarım BAĞ-KUR sigortalılığında, ilk prim kesintisinin yapıldığı yılı takip eden yıllarda da prim kesintisinin veya ürün tesliminin yani tarımsal faaliyetin düzenli olması gerektiği, düzenli prim kesintisi ve ürün teslimindeki amacın, bunun her yıl yapılabileceği gibi, prim kesintisi veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında devam ettiği durumlarda da düzenli olduğu, dolayısıyla tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebileceği yönündedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18/01/2017 tarihli ve E.2015/197, K.2017/119 sayılı karar; 21. H.D. 23/01/2014 tarihli ve E.2012/23798, K.2014/1111 sayılı karar).

17. Buna göre, tarım BAĞ-KUR sigortalılıkları tevkifata istinaden başlatılmakla birlikte kendilerinden düzenli tevkifat yapılmasa da tarımsal faaliyetini sürdürüp sürdürmediğine bağlı olarak kişilerin sigortalılığı devam edebilmektedir. Tarımsal faaliyetin sürdürülüp sürdürülmediğinin tespitinde ise tevkifatlar arasında iki yılı aşmayan süre bulunması, ziraat odası kayıtları, ziraat odası kaydının bulunmadığı durumlarda ise kesintiye esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtları ya da çiftçinin sattığı ürüne ilişkin tapu kayıtları esas alınmakta, bunlardan hiçbirinin bulunmaması halinde tarım

BAĞ-KUR sigortalılığı son tevkifatın ait olduğu yılsonu itibarıyla sona ermektedir.

18. Somut olayda başvuranın tapuda zeytinlik niteliğinde kayıtlı olan taşınmazı edinim tarihinin, satmış olduğu yaprak tütün bedeline istinaden adına son kez tevkifat yapılan 18/03/1997 tarihinden sonra 29/06/1999 olduğu görülmektedir. Öte yandan dosya içeriğindeki mevcut bilgi ve belgelerde 1994,1995

ve 1997 yıllarında adına yapılan tevkifat dışında başvuran tarafından tarım sigortalılığı kapsamında düzenli olarak prim ödemesi yapıldığını gösterir herhangi bilgiye ulaşılamadığı gibi başvuranın ziraat odası kaydı, kesintiye esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kaydının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.

19. Bu durumda başvuranın, adına son kez tevkifat yapıldığı tarihten sonra ve kayıtlarda tevkifata esas ürünün yetiştirilmesine ilişkin nitelikte olmadığı görülen bir taşınmaz edinmesinin, tek başına başvuranın tarımsal faaliyetini yürüttüğü sonucuna ulaşmak için yeterli olmadığı, dolayısıyla tarım BAĞ-KUR sigortalılığının kesintisiz devam ettirilemeyeceği değerlendirilmektedir.

20. Bu çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; adına son kez 1997 yılında tevkifat yapıldığı, tevkifat dışında düzenli olarak prim ödemesi yapmadığı, ziraat odası kaydı, kesintiye esas ürüne ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerinin kaydı bulunmadığı ve adına son kez tevkifat yapıldığı tarihten sonra edindiği taşınmazın niteliğinin tevkifata esas ürünle örtüşmediği anlaşılan başvuranın tarım BAĞ-KUR sigortalılığının kesintisiz devam ettirilmesi talebinin idarece reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi