onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığı talebine ilişkindir. Davacı, Ziraat Odası kayıtlarına dayanarak iptal edilen günlerinin yeniden değerlendirilmesini ve 28.06.2013 tarihli tahsis talebine dayanarak emekli aylığının bağlanmasını talep etmiştir. Davalı Kurum ise, davacının iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkeme, davacının 01.10.1998-01.07.2013 tarihleri arasında prim ve tevkifat ödemesi bulunmadığını belirterek, davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak Yargıtay, davacının 15.09.1998 tarihli tevkifat kesintisine dayanarak 01.10.1998-31.12.1998 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespit edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Sonuç olarak, mahkeme, davacının 01.10.1998-31.12.1998 tarihleri arası 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalılığı ve 01.07.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. Temyiz itirazları ise yerinde görülmemiş ve karar onanmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/11748 E.  ,  2024/11758 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2023/313 E., 2024/218 K.
    KARAR : Davanın Kabulüne

    Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının Ziraat Odası kayıtlarına dayanılarak iptal edilen günlerinin tekrar değerlendirmeye alınarak geçerli sayılması ve 28.06.2013 tarihli tahsis talebine dayanılarak 4.b kapsamında aylığının bağlanmasını, 7292.510.324 no.lu iptal edilen Bağ-Kur hizmetinin tekrar geçerli kılınarak 28.06.2013 tarihli tahsis talebine dayanılarak 4.b kapsamında emekli aylığının bağlanmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu; Kurum işleminde mevzuata herhangi bir aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddine, Mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 25.10.2022 tarihli ve 2021/12 Esas, 2022/213 Karar sayılı kararıyla; davacının 01.10.1998-01.07.2013 tarihleri arasında prim ve tevkifat ödemesi bulunmadığı, davacının 01.10.1998-28.06.2013 tarihleri arasında tarımsal faaliyetinin olmadığı, bu dönemde tarımsal faaliyetinin sona erdiği, tarımsal faaliyeti bulunmadığı davacının herhangi bir kredi kaydının olmadığı, tarımsal kredisinin bulunmadığı, 01.10.1998-01.07.2013 tarihleri arasında prim ve tevkifat ödemesi bulunmadığı yazı cevaplarından anlaşılmış ve 5510 sayılı Kanun’un 50 ve Geçici 1 inci maddesi gereği davacı tarafından yapılan prim ödemelerinin isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak; davanın kabulüne, davacının 01.10.1998-01.07.2013 tarihleri arasındaki 5310 gün sigortalılığının 5510 sayılı Kanun’un 50 ve Geçici birinci maddesi gereği isteğe bağlı sigortalılık olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

    2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.03.2023 tarih, 2023/907 Esas, 2023/2175 Karar sayılı bozma kararında; dosya kapsamına göre davacının 15.09.1998 tarihli tevkifat kesintisine istinaden 01.10.1998-31.12.1998 tarihleri arası 2926 sayılı Kanun’a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinden, 01.01.1999-28.06.2013 arası dönem yönünden ise davacının tevkifat ve prim ödemesi bulunmadığı, herhangi bir kredi kaydının, tarımsal kredisinin olmadığı bu bağlamda tarımsal faaliyetinin bulunmadığının dosya kapsamında anlaşılması karşısında; ihtilaflı dönem için yapılan prim ödemeleri isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirmesi için davacının prim ödemelerinin hangi dönemi karşıladığı Kurumdan sorulmak suretiyle, ilk prim ödemesini takip eden ay başından itibaren ödemiş olduğu sonraki primler için isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum kayıtları incelendiğinde 17.06.2013 tarihli tahsilat türü “ek 19-17 borç” açıklamalı 25.201,23 TL ve 17.06.2013 tarihli “prim” açıklamalı 12.425,65 TL miktarlı ödemelerin bulunduğu anlaşılmış, bozma ilamı gereği söz konusu ödemelerin hangi dönemleri karşıladığı Kurumdan sorulmuş Ceyhan Sosyal Güvenlik Merkezinin 01.02.2024 tarih 89317333 sayılı yazı cevabında 12.425,65 TL prim ödemesinin 01.05.2008 – 30.06.2013 tarih aralığına denk geldiği belirtilmiştir. 01.01.1999 – 30.04.2008 tarihleri arası dönem yönünden Mahkemece yapılan inceleme sonucu 03.02.2022 tarihli hizmet dökümünde 01.01.1999 – 30.04.2008 tarihleri arası “ek-17 ihyası” statüsü ile hizmet sürelerinin yer aldığı anlaşılmış, ödeme listesinde “ek19-17 borç” açıklamalı 25.201,23 TL ödemenin de 01.01.1999 – 30.04.2008 tarihleri arası döneme ait olduğu anlaşılmıştır. 01.06.2016 havale tarihli ek bilirkişi raporunda davacının 15 yıl 5400 gün koşuluna tabi olduğu belirtilmiştir. 01.10.1998 – 31.12.1998 tarihleri arası 90 gün, 01.01.1999 – 30.04.2008 tarihleri arası 3359 gün ve 01.05.2008 – 30.06.2013 tarihleri arası 1860 gün olmak üzere toplam 5309 gün prim günü ve 95 gün askerlik süresi dikkate alındığında toplam 5404 gün hizmet süresinin bulunduğu, 26.06.1998 tarihli askerlik borçlanması ve 30.06.2013 tarihleri arası 15 yıl sigortalılık süresi bulunduğu dikkate alınarak 2926 sayılı Kanun’un ek 3 üncü maddesi ve 1479 sayılı Kanun’un geçici 10 uncu maddesi uyarınca davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.07.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği anlaşılmakla; davanın kabulü ile davacının 01.10.1998-31.12.1998 tarihleri arası 2926 sayılı Kanun’a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun, 01.01.1999-30.04.2008 tarihleri arası 5510 sayılı Kanun’un geçici 17 nci maddesi kapsamında sigortalı olduğunun, 01.05.2008-30.06.2013 tarihleri arası 5510 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine, 2926 sayılı Kanun’un ek 3 üncü maddesi ve 1479 sayılı Kanun’un geçici 10 uncu maddesi gereğince (15 yıl sigortalılık süresi 5400 prim günü koşuluna istinaden) davacıya 01.07.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aşlığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili; Kurum işleminin yasa ve mevzuata uygun olup, yerinde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık; Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

    2- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendidir.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun’a uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
    25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.