onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 1997-2001 yılları arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkindir. Davacı, bu dönemde tütün üreticisi olduğunu ve sigortalı sayılması gerektiğini iddia ederek, davalı Kurumun sigortalılık durumunu iptal etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, davacının tarımsal faaliyetlerde bulunduğunu ve prim ödemelerinin yapıldığını tespit ederek, davanın kabulüne karar vermiştir.

Davalı Kurum, davacının sigortalılık durumunun iptalinin hukuka uygun olduğunu savunmuş, ancak mahkeme, davacının 1997-2001 yılları arasındaki sigortalılık durumunun iptal edilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirlemiştir. Mahkeme, davacının 4/b (Bağ-Kur ve Tarım Bağ-Kur) kapsamında yeterli prim gününe sahip olduğunu ve yaşlılık aylığına hak kazandığını tespit etmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davalı Kurumun temyiz itirazlarını reddederek, mahkeme kararını onamış ve davacının sigortalılık durumunun tespitine ve yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir. Bu durum, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması konularında önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/10083 E.  ,  2024/11041 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/35 E., 2022/179 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında görülen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesini özetle; müvekkilinin 1997-2001 tarihleri arasında tütün üreticisi olup, kendi adına ürün teslim ettiğini, müvekkilinin 2926 sayılı Kanun gereğince sigortalı sayılması gerektiğini, bu kapsamda davalı Kurum yetkililerinin müvekkiline sigortalı olduğunu borçlandırmasının yapılarak ödeme yapılması talep edildiğini, müvekkilince ödeme yapıldığını daha sonra 1997-2001 tevkifatmın baba İsmi yazılmadığından verilen hizmet SGK tarafından geri alındığını, söz konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tütün üreticisi olduğunu, tütün teslim ettiğini, tevkifat suretiyle prim kesildiğini, primin bağkura yatırıldığını, hal böyle iken müvekkilinin sigortalı olduğunun açık olduğunu, önce primlerin tahsil edilip sonra sigortalılığın iptalinin iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin 1997 tarihinden 2001 tarihine kadar kesintisiz olarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, başvuru tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin ileri sürdüğü tüm hususların Kurum kayıtlarına ve hukuka aykırı olduğunu, 2926 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma tescil ve kayıt yapılmamış olanların belgeleri ibraz etmeleri halinde sigortalılıklarının başlatılacağını, 13.06.2007 tarih ve 2007/44 sayılı genelge gereğince çiftçilerin talepte bulunmaları halinde sigortalılıklarının başlatılacağını, davacının açtığı davanın genelgenin yayınlanmasından sonra açıldığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, 6552 sayılı Kanun ile değişik İş Mahkemeleri Kanunu’na göre ön başvuru yolunun tüketilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 04.02.2016 tarih, E.2015/918, K.2016/48 sayılı kararıyla; “… davacının 1997-2001 yılları arasındaki sigortalılık durumunu iptal edilmesi yukarıda açıklamalar ve dosya kapsamındaki bilgi, belge ve beyanlara hukuka aykın olduğu değerlendirilmiştir, 1997-1998 1999-2000 ve 2001 yıllarındaki sigortalılık süresinde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmaktadır. Belirtilen tarihler arasında kesintisiz tarımsal faaliyette bulunduğu dolayısıyla sigortalı olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmakta olup, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde muhtarlık kayıtlan, oda kayıtları, tekel kayıtlan tanık beyanları, tapu kayıtlan davacının 1997, 1998, 1999 2000 ve 2001 yıllarında tütün teslim ettiğine ilişkin kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının belirtilen tarihlerde köyde ikamet ettiği, tarımsal faaliyetlerde bulunduğu, geçimini de bu tarımsal faaliyetlerden sağladığı kanaatine varılmıştır. Davacının 1997-1998-1999-2000-2001 yıllarında ürün teslim ettiği, davalı Kurumca davacıdan prim ödemesi alındığı, daha sonra bu hizmetleri kabul etmeyerek sigorta sürelerini iptal etmesinin MK2 nci maddesindeki iyiniyet kurallarına uygun olmadığı anlaşılmakla, davacının iptal edilen 1997-2001 yılları arasındaki dönemde sigortalı olarak tespiti gerektiği kanaatine varılmıştır.

    Davacının 4/b (Bağ-Kur ve Tarım Bağ-Kur) kapsamında 5641 prim günü, 4/a kapsamında 1002 günü olmak üzere toplam 6643 prim ödeme günü ettiği, 15 yıl sigortalılık ve 5400 gün tahsis talebinin yapıldığı 24.07.2013 tarihi itibariyle 58 yaşım doldurduğu yaşlılık aylığına hak kazandığı” gerekçesiyle;
    “Davanın kabulüne,
    Davacının 01.01.1997 ile dava 31.12.2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun’a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine, davalı Kurumun sataşmasının bu şekilde giderilmesine, davacıya 01.08.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına” karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    Dairenin 22.04.2019 tarih ve E.2016/18217, K.2019/3735 sayılı kararında; “… Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Mahkemece her ne kadar kamu kurumlarından ikmal edilen belgeler ve bir kısım tanık beyanına göre karar verilmiş ise de, dosyada yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının isim ve soyad bilgileri tevkifat listelerinde yer almakla birlikte kuşkuya yer vermeyecek şekilde tevkifatların davacıya ait olup olmadığına dair araştırılma yapılmadan ve tevkifatların davacıya ait olduğu kesin olarak belirlenmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur.

    2) Mahkemece yapılacak araştırma neticesinde, 1997-2001 arası döneme ilişkin tevkifatların davacıya ait olduğunun saptanması halinde ise davacının prim borcunun varlığı Kurumdan sorulmalı, prim borcu bulunması halinde davacıya ödeme için mehil verilerek sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Dosya kapsamındaki “Tevkifat Yapılanlara İlişkin Bilgiler” çizelgesinde 1997 Mayıs, 1997 Eylül, 1998 Ağustos,1999 Eylül, 2000 Eylül ve 2001 Eylül ayı bilgilerinde baba adı bilgisinin boş olduğu, 1998 Haziran ve 2000 Haziran ayı bilgilerinde baba adının … olarak belirtildiği, Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü Kozluk Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü 10.12.2010 tarihli yazı cevabından, ekici kimlik bilgileri …, baba adı …, doğum tarihi 01.01.1955 olan ve bilgileri davacı ile örtüşen kişi için 1996-2008 tevkifat yıllarında kesintisiz olarak davacının teslim ettiği tütün miktar ve bedellerini bildirdiği, 04.03.1998 tarihinden bu yana Batman Ziraat Odası Başkanlığı nezdinde oda kaydının bulunduğu, 1997 yılından itibaren Kozluk Uzunyazı köyünde ikamet ettiği, ikamet ettiği köyde ve Kozluk ilçesinin muhtelif köylerinde parça parça 70’den fazla aktif ve pasif tarım arazisi maliki olduğu anlaşılmaktadır. Bir kez tevkifat yapılması halinde müteakip yıllarda ürün teslimi tarım bağ-kur sigortalısı sayılmak için yeterlidir. Davacı açısından 1996 yılında tevkifat yapılması ile bu koşul sağlandığı gibi 2926 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde söz edilen Kurum ve kuruluşlar aracılığı ile yapılan araştırmada davacının tarım bağ-kur sigortalısı sayılması gerektiren ilgisini ortaya koymuştur. Tüm bu sebeplerle, davacının 1997-2001 yılları arasındaki sigortalılık durumunu iptal edilmesi yukarıda açıklamalar ve dosya kapsamındaki bilgi, belge ve beyanlara hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

    Davacının 4/b (Bağ-Kur ve Tarım Bağ-Kur) kapsamında 5641 prim günü, 4/a kapsamında 1002 günü olmak üzere toplam 6643 prim ödeme günü ettiği, 15 yıl sigortalılık ve 5400 gün tahsis talebinin yapıldığı 24.07.2013 tarihi itibariyle 58 yaşım doldurduğu yaşlılık aylığına hak kazandığı” gerekçesiyle yine davanın kabulüne karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.