|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine yönelik talebi ile ilgili olup, davacı, 01.07.1994 – 21.01.2021 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, davacının tarımsal faaliyetinin devam ettiğini ve 1996, 1999, 2000, 2001 yıllarında ürün teslim ettiğini belirterek, Mahkemece yapılan incelemenin eksik olduğunu vurgulamıştır.
Yargıtay, 30.09.1994 – 31.12.1994 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kabul edilmesinin yanı sıra, 01.01.1995 – 01.05.2002 tarihleri arasındaki dönemin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etmiştir. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayandığı sonucuna vararak, kararı bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11462 E. , 2024/12359 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/385 E., 2024/97 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/339 E., 2023/326 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.01.2021 tarihinde Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne başvurarak tütün üreticisi olarak tütün teslimlerinde yapılan Bağ-Kur kesintilerine göre yeni yapılandırma yasasından yararlanmak istediğini, davacının ilgili talebine ilişkin olarak verilen cevapta 30.09.1994 – 31.12.1994 tarihleri arasında sigortalılığının mevcut olduğunu, belirtilen tarihler arasında ihya yapılması gerektiği kanaatine varıldığını, davalı Kurum tarafından yapılan tespitin doğru olmadığını, davacının gerçek çalışmasının bu kapsamda eksik değerlendirildiğini, 19.04.2006 tarihinden itibaren Ziraat Odası’na kaydının olduğunu, söz konusu üyeliğinin de halen daha devam ettiğini, tütün üretimi yaptığına ilişkin olarak 16.06.1994 tarihli Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü tarafından düzenlenen Yaprak Tütün Ekspertiz raporunun mevcut olduğunu, 17.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren yapılandırma yasası kapsamından yararlanması gerektiğini beyanla davalı Kurumun usul ve yasalara aykırı işleminin iptali ile davacının 01.07.1994 – 21.01.2021 tarihleri arasını kapsayacak şekilde (30.09.1994 – 31.12.1994 tarih aralıkları hariç olmak üzere) Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının bu tarihlerde sigortalılık süresinden kaynaklanan prim borcu bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen belgelerin incelenmesinde … Tekel tarafından 1993 yılında 1994 tarihli tevkifat kesintisi yapıldığı ve 170.775 TL Bağ-Kur tevkifat bedelinin Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği tespit edilerek 01.09.1994 – 30.09.1994 tarihleri arasında tescili yapıldığını, davacıdan 2002- 2003- 2004- 2005 yılları arasında Bağ-Kur tevikaf kesintisi yapılmadığından bu tarihlerde tescilinin yapılamayacağını, davacının çiftçilik ile uğraştığının tek kanıtının 1994 yılı tevkifat kesintileri olup, bu kesintileri destekleyecek tapu kaydı, oda kaydı veya kooperatif kaydı bulunmadığını, her ne kadar davacının 2006 yılında Acıpayam Ziraat Odasında kaydı bulunsada oda kayıtlarındaki çelişkiler nedeniyle Kurumca Acıpayam Ziraat Odasında yapılan denetleme sonucu 15.03.2012-5166763 tarihli rapor ile davacının oda kaydına itibar edilemeyeceği kanaatine ulaşıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.05.2002 – 31.12.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının yukarıda tespit edilen hizmet sürelerine göre 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarının davayı destekler nitelikte olduğunu beyan etmektedir.
2-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, yapılan Kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının teslim ettiği ürünler nedeniyle yapılan tevkifat kesintilerine istinaden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
24.07.2003 tarih 4956 sayılı Kanun’un 56. maddesi ile Mülga 2926 sayılı Kanun’un 60. maddesi “Tarımsal faaliyette bulunanlar ile bunların yanında aile mensubu olarak ücretsiz çalışmakla beraber bu Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışında kalanlardan 18 yaşını doldurmuş olanlar Kuruma yazılı olarak başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilirler. Zorunlu sigortalılıkları sona erenler, 4. madde kapsamı dışında kalmak şartıyla evvelce prim ödemiş oldukları son basamak üzerinden sigortalılıklarını isteğe bağlı sigortalı olarak devam ettirebilirler.” hükmünü içermektedir.
Diğer taraftan, 2926 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 3. maddesinin (b) bendinde “Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun’un 9. maddesi Kuruma re’sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanun’un 10. maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Bilindiği gibi 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile de 743 sayılı mülga Medeni Kanun’un 152. maddesinde düzenlenen aile reisliği kavramı kaldırılmış, 2926 sayılı Kanun’un aile reisliği kavramını içeren 2. maddesi 24.07.2003 gün ile 4956 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile Medeni Kanun’daki düzenlemeye paralel olarak değiştirilmiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun’da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun’un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinde öngörülen “hizmet tespiti” davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı “Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti” söz konusu olamayacaktır.
İnceleme konusu eldeki davada, davacı taraf 01.07.1994 – 21.01.2021 tarihleri arasında (30.09.1994 – 31.12.1994 tarih aralıkları hariç olmak üzere) Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiş; Mahkemece, Kurum kayıtları nazara alınarak 2002/5. ay döneminde özel firmaya, 2003, 2004, 2005 ve 2006 yıllarında ise TEKEL’e ürün sattığı değerlendirilerek 01.05.2002 – 31.12.2006 tarihleri arasındaki süreler yönünden davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; Dairenin 20.05.2024 tarihli geri çevirme kararı uyarınca dosyaya celp olunan … Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre davacının 1996, 1999, 2000, 2001 yıllarında da ürün teslim ettiği belirgin olup, buna göre Kurum tarafından kabul edilen 30.09.1994 – 31.12.1994 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığı, yine 1996, 1999, 2000, 2001 yıllarındaki ürün teslimleri ve dosya içeriği gözetildiğinde devam eden tarımsal faaliyet nedeniyle 01.01.1995 – 01.05.2002 tarihleri arasındaki dönem yönünden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.