|
ÖZET: Başvuru, tarım Bağ-Kur sigortalılık tescil talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran vekili, müvekkilinin 1990’ların başından itibaren tarım ve hayvancılıkla geçimini sağladığını, 1995 yılında tarımsal kalkınma kooperatifine ve 2008 yılında İvrindi Ziraat Odası’na kayıtlı olduğunu belirtmiştir. Müvekkilinin 6243 gün sigortalılık süresinin tescil edilmesi ve emeklilik hakkının tanınması talep edilmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, kooperatif kaydının yasal olarak geçersiz olduğunu ve dolayısıyla tarımsal faaliyetlerin tespitinde dikkate alınamayacağını ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek kısmen kabul ve kısmen red kararı vermiştir. Başvuranın 1995 tarihli tarımsal kalkınma kooperatif kaydının sigortalılık tescili için yeterli olmadığını belirtmiştir. Bununla birlikte, 1998 tarihinden itibaren tarım faaliyetinin devam edip etmediğinin araştırılması gerektiği tavsiyesinde bulunmuştur. İdarenin, başvuranın tarım faaliyetinin devamını sorgulaması ve bu doğrultuda işlem yapması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi ile başvuranın tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili talebinin reddine, ancak tarım faaliyetinin devam edip etmediğinin tespit edilmesi gerektiğine dair Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin bu karar doğrultusunda işlem yapması için 30 gün süresi bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7347-S.23.11948
BAŞVURU NO : 2023/3020
KARAR TARİHİ : 13/06/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescil talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/03/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran vekili, müvekkilinin 1990 yılların başından itibaren geçimini tarım ve hayvancılıkla temin ettiğini, 1995 yılında tarımsal kalkınma kooperatifine, 2008 yılında da İvrindi Ziraat Odasına kayıtlı olduğunu, 1997 tarihli tevkifat belgesini idareye sunduğunu, 2018 yılında müvekkilin yapılandırma tutarını ödediğini, 6243 gün tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin bahşedilerek 10/01/2022 tarihinde emeklilik hakkına sahip olacağı bilgisinin verildiğini, müvekkilinin emeklilik talebi sonrası ise idarenin 18/01/2022 tarihli yazısı ile 4/b kapsamında sadece 360 gün sigortalılık süresinin bulunduğu bilgisinin verildiğini ifade ederek, hukuka, hakkaniyete ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranan idarenin müvekkiline 6243 sigortalılık süresini tescil etmesi ve emeklilik hakkının verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Kurumumuzun 4 bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca gönderilen yazıda; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda özetle; Kocaeli Köyü
S.S. Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin Kanunda yer verilen kooperatiflerden biri olmadığından tarımsal faaliyetin tespitinde dikkate alınamadığı, ‘in 2008 yılında başlayan ve 2019 yılında son bulan İvrindi Ziraat Odası kaydının Sosyal Güvenlik Kurumuna Temmuz 2018 tarihinde bildirildiği, başvuranın ziraat odası kaydının Sosyal Güvenlik Kurumuna intikalinden söz konusu oda kaydının son bulmasına kadarki sürelerde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
olduğu için yukarıdaki paragrafta belirtilen nedenle ziraat odası kaydına istinaden sigortalılığının daha önceki bir tarihten başlatılması da mümkün olmadığından ziraat odası kaydına yönelik prim ödeme gün sayısı kazanması mümkün olmayacağı, sigortalıya S.S Kocaeli Köyü Kalkındırma Kooperatifi’ndeki 11/11/1995 tarihinde başlayan kaydına istinaden 4/a kapsamındaki sigortalılık süreleri gözetilerek 6243 gün 4/b kapsamında hizmet verildiği ve yapılandırma kapsamında kendisine tebliğ edilen borcun da 28/09/2018 tarihinde ödendiği, bununla birlikte S.S Kocaeli Köyü Kalkındırma Kooperatifi kayıtlarının tescil işlemlerinde geçersiz olduğunun anlaşılması üzerine geriye dönük olarak düzeltme işlemi yapılarak, sigortalıya ödemelerine istinaden 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında 01/01/1998-31/12/1998 tarihleri arası hizmet verilebildiği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. Mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanununun; “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 36. maddesi; “…Kurumun prim alacakları, Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir…” 6. 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Kapsam başlıklı 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası; “(Değişik: 4956 – 24.7.2003 / m.48) Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar”.
6.1. 2926 sayılı Kanunun Tarımsal Faaliyette Bulunanlar başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde, “Tarımsal Faaliyette Bulunanlar; Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim, dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretİmini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” şeklinde tanımlanmıştır.
6.2. 2926 sayılı Kanunun Sigortalılığın Başlangıcı ve Zorunlu Oluşu başlıklı 5 inci maddesi; “2 nci madde kapsamına girenler, “onsekiz yaşını” doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.
Bu suretle sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz.”
6.3. 2926 sayılı Kanunun “Sigortalıların kayıt ve tescil yaptırma zorunluluğu” başlıklı 7’nci maddesi;
Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.
6.4. 2926 sayılı Kanunun Re’sen Tescil başlıklı 9’uncu maddesi; “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır.”
6.5. 2926 sayılı Kanunun Tescilde Esas Alınacak Kayıtlar başlıklı 10 uncu maddesi; “Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21.10.1935 tarih ve 2834 sayılı
Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18.4.1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24.4.1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları
Anonim Şirketi ve tarım kesimlerine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır. (Ek cümle: 4956 – 24.7.2003 / m.52) Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş, kooperatifler ve birlikleri ile şirket ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler.” 68.6. 2926 sayılı Kanunun, Primlerin ödenmesi başlıklı 36’ncı maddesi; Sigortalı, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen dönemlerde ödemek zorundadır Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir.
Primler, süresi içinde ve tam olarak ödenmezse; ödenmeyen kısmı ödemenin yapıldığı tarihteki 33 üncü maddede belirtilen basamak göstergesinin yürürlükteki katsayı ile çarpımı sonunda elde edilen tutarın 31 inci maddede yer alan prim oranına göre hesaplanarak tahsil edilir.
Yangın, su baskını, salgın hastalık ve deprem gibi bir afete uğrayan ve bunu belgeleyen sigortalılar tarafından süresinde ödenmeyen primler hakkında bir yıl süreyle ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.”
7. 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Uygulama
Tebliği Seri No 4’ün (1/3/2013 tarih ve 28574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.) “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı (I)
bendi; “2926 Sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların tescil işlemleri, Kanunun 9 uncu maddesine göre Kurumca re’sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlamaktadır.” 7.1. 22/05/2007 tarih ve 26529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yayım tarihi itibariyle yürürlüğe giren 2926 sayılı Kanunun Uygulama Tebliği Seri No 4’deki değişiklik; “2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde
Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların tescil işlemleri, Kanunun 9 uncu maddesine göre
Kurumca re’sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlamaktadır.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran vekili, müvekkilinin 1990 yılların başından itibaren geçimini tarım ve hayvancılıkla temin ettiğini, 1995 yılında tarımsal kalkınma kooperatifine, 2008 yılında da İvrindi Ziraat Odasına kayıtlı olduğunu, 1997 tarihli tevkifat belgesini idareye sunduğunu, 2018 yılında müvekkilin yapılandırma tutarını ödediğini, 6243 gün tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin bahşedilerek 10/01/2022 tarihinde emeklilik hakkına sahip olacağı bilgisinin verildiğini, müvekkilinin emeklilik talebi sonrası ise idarenin 18/01/2022 tarihli yazısı ile 4/b kapsamında sadece 360 gün sigortalılık süresinin bulunduğu bilgisinin verildiğini ifade ederek, hukuka, hakkaniyete ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranan idarenin müvekkiline 6243 sigortalılık süresini tescil etmesi ve emeklilik hakkının verilmesini talep etmektedir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda özetle; Kocaeli Köyü S.S.
Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin Kanunda yer verilen kooperatiflerden biri olmadığından tarımsal faaliyetin tespitinde dikkate alınamadığı, ‘in 2008 yılında başlayan ve 2019 yılında son bulan İvrindi Ziraat Odası kaydının Sosyal Güvenlik Kurumuna Temmuz 2018 tarihinde bildirildiği, başvuranın ziraat odası kaydının Sosyal Güvenlik Kurumuna intikalinden söz konusu oda kaydının son bulmasına kadarki sürelerde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olduğu için yukarıdaki paragrafta belirtilen nedenle ziraat odası kaydına istinaden sigortalılığının daha önceki bir tarihten başlatılması da mümkün olmadığından ziraat odası kaydına yönelik prim ödeme gün sayısı kazanması mümkün olmayacağı, sigortalıya S.S Kocaeli Köyü Kalkındırma Kooperatifi’ndeki 11/11/1995 tarihinde başlayan kaydına istinaden 4/a kapsamındaki sigortalılık süreleri gözetilerek 6243 gün 4/b kapsamında hizmet verildiği ve yapılandırma kapsamında kendisine tebliğ edilen borcun da 28/09/2018 tarihinde ödendiği, bununla birlikte S.S Kocaeli Köyü Kalkındırma Kooperatifi kayıtlarının tescil işlemlerinde geçersiz olduğunun anlaşılması üzerine geriye dönük olarak düzeltme işlemi yapılarak, sigortalıya ödemelerine istinaden 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında 01/01/1998-31/12/1998 tarihleri arası hizmet verilebildiği, ifade edilmiştir.
11. Başvuranın sigortalılık dosyasının tetkikinde; 1995 yılında tarımsal kalkınma kooperatifine kayıtlı olduğu ve kaydının devam ettiği, 2008 yılında ise İvrindi Ziraat Odasına kayıtlı olduğu ve 2019 yılında kaydın sonlandırıldığı, Aralık 1997 tarihli tarımsal tevkifata istinaden 01/01/1998-31/12/1998 tarihi itibariyle tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescil edildiği, 7143 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma talebinin 30/07/2018 tarihinde kabul edilerek 36.886,24 TL nin başvuran tarafından ödendiği ve 6187 günün borçlanılarak başvuranın tarım Bağ-Kur hizmetine sayıldığı, başvuranın emeklilik hususundaki bilgi talebine cevaben idarenin verdiği 25/04/2022 tarihli cevapta ise tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin 360 güne düşürüldüğü bu hususta Ziraat Oda kaydına ilişkin tescil bilgisinin Kurumlarına Temmuz 2018 de bildirilmesi ve başvuranın üye olduğu tarımsal kalkınma kooperatifinin 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil işlemlerinde esas alınacak kurum niteliğinde olmadığı hususlarının gerekçelendirildiği tespit edilmiştir.
12. 2926 sayılı Kanunda diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, tarımsal faaliyette bulunanların tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Tarımsal faaliyette bulunanlar ise aynı kanunda kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” olarak tanımlanmıştır.
12.1. 2926 sayılı tarım Bağ-Kur Kanununda 10. maddesindeki (8.5. paragraf) kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır. Bu bağlamda Valilik, Kaymakamlık, Özel
İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanunu’na göre kurulan pancar ekicileri İstihsal
Kooperatifleri ile tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
13. Başvuranın 1995 yılında tarımsal kalkınma kooperatifine üyeliği mevcut olup Yargıtayın istikrar kazanmış kararlarında tescil edilen tarım Bağ-Kur sigortalılığının devamının tespiti açısından tarımsal kalkınma kooperatifleri de sayılmış ve kalkınma kooperatif üyeliğinin varlığı tarımsal faaliyetin devamına karine olarak kabul edilmiştir. Nitekim söz konusu kararlarda kalkınma kooperatif üyeliğinin hangi tarih itibariyle başladığı ve devam edip etmediği hususları tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti hususunda araştırma konusu kılınmıştır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15/03/2013 tarihli ve
E.2012/4407, K.2012/4995 sayılı kararı Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 20/06/2005 tarihli ve E.2005/5671, K.2005/6281 sayılı kararı)
14. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/2/2017 tarih ve 2014/21-2314 Esas ve 2017/311 Karar sayılı kararında da ifade edildiği üzere “prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirildiğini ortaya koymak, başvuranın tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekeceğinden, idarenin, başvuranın 31/12/2008 tarihi sonrası tarım Bağ-Kur sigortalılığının devamı ve tescili açısından Yargıtay içtihatında belirtilen hususları araştırmak suretiyle işlem tesis etmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın, 1995 tarihli tarımsal kalkınma kooperatif kaydının bu tarih itibariyle şahsına tarım Bağ-Kur sigortalılığı bahşetmesi talebinin bu tarih öncesi tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin bulunmaması nedeniyle ayrıca söz konusu kooperatifin 2926 sayılı Kanunun 10. maddesinde tahdidi olarak sayılan kamu kurum ve kuruluşları arasında yer almadığından cevaz verilemeyeceği dolayısıyla bu yöndeki talebinin reddi ancak söz konusu kooperatif üyeliğinin 1998 tarihli tevkifata istinaden 01/01/1998-31/12/2008 tarihleri arasında tescil edilen tarım BağKur sigortalılığının devamı yönünde karine teşkil edeceği ancak bu tarih sonrası tarım Bağ-Kur tescili açısından, başvuranın tarım faaliyetinin devam edip etmediğinin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer
vermeyecek şekilde ortaya konulması ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir 17. İdare başvuranın 30/07/2018 talep tarihli 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebini kabul etmiştir. Başvuran tarafından yapılandırma borcu olan 36.886,24 TL ödenmiş idarece 6187 gün borçlandırılmıştır. Sonrasında başvuranın emeklilik hususundaki bilgi talebine cevaben idarenin verdiği 25/04/2022 tarihli cevapta ise tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin 360 güne düşürüldüğü bilgisi verilmiştir.
17.1. Başvuranın 2022 tarihli emeklilik talebi sonrası kalkınma kooperatif kaydının sigortalılık bahşetmeyeceği gerekçesiyle tarım Bağ-Kur sigortalılık süresi 360 güne (01/01/1998-31/12/1998) tarihleri arasına düşürülmüştür.
18. Başvuran her ne kadar yapılandırmanın geçerli olmasını ve 1995 tarihinden itibaren sigortalılık tescilini talep etmekte ise de tarım kalkınma kooperatifleri 2926 sayılı kanunun 10. maddesinde sigortalılığının tescilinde karine olarak sayılan kamu kurum ve kuruluşları arasında sayılmamıştır. Dolayısıyla söz konusu üyeliğin başvurana sigortalılık tescili bahşetmeyeceği ancak idarenin söz konusu hatayı 4 yıl sonrasında tespitinin idarenin uygun zamanda uygun yöntemle tutarlı olarak hareket etme yükümlülüğü babında iyi yönetim ilkesine aykırılık teşkil ettiği, dolayısıyla idarenin işlem tesis ederken sigortalıların haklarına halel gelmesini bertaraf etme adına daha dikkatli davranarak işlem tesis etmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Anılan Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Balıkesir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvurunun KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın 1995 tarihli tarımsal kalkınma kooperatif üyeliğinin tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili bahşetmesi talebinin REDDİNE,
1998 tarihi sonrası tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili için tarım faaliyetinin devam edip etmediğinin
hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi