|
ÖZET: Başvuru, tarım Bağ-Kur sigortalılığı tescili talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında tevkifat kesintileri olduğunu, ayrıca 2008 yılından itibaren Ziraat Oda kaydının bulunduğunu belirtmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, 01/10/2008 tarihinden önce tevkifat kesintisi olmadığı gerekçesiyle sigortalılık tescilini reddetmiştir. Kurum, başvuranın en eski tevkifatının 2009 yılına ait olduğunu ve bu nedenle 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvuranın tarımsal faaliyetlerine ilişkin gerekli araştırmanın yapılması ve sigortalılık tescilinin gerçekleştirilmesi hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunmuştur. Ayrıca, idarenin şikayetçiye makul sürede cevap vermesi gerektiği, ancak başvuru yollarının belirtilmediği için iyi yönetim ilkelerine uyulmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabulüne karar verilmiş ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na, başvuranın tarımsal faaliyetinin tespit edilmesi için gerekli işlemleri yapması tavsiye edilmiştir. İdarenin bu tavsiyeye uygun hareket etmesi için 30 gün içinde işlem tesis etmesi gerektiği belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7344-S.23.11945
BAŞVURU NO : 2023/2722
KARAR TARİHİ : 13/06/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescil talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 24/02/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında tevkifat kesintileri olduğunu ayrıca 03/04/2008 tarihinden itibaren Ziraat Oda kaydının bulunduğunu, tarımsal faaliyete bulunmaya müsait tarlalarının bulunmasına rağmen idarece 01/10/2008 tarihinden önce tevkifat kesintisinin olmadığı gerekçesiyle tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilini yapmadığını ifade etmek suretiyle 01/05/2009 tarihi itibariyle tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili talebinde bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca gönderilen yazıda; 2.1. 01/03/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Tarımsal Faaliyette Bulunanların Prim Borçlarının
Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti Yapılmak Suretiyle Tahsil Edilmesine Dair Tebliğ ile 26/3/1994 tarihli ve 21886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve
Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu 4 Seri Nolu Uygulama Tebliği yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır. Tevkifata dayalı sigortalılık tescil işlemleri 01/03/2013 tarihinden itibaren yeni tebliğe göre gerçekleştirilmektedir. Söz konusu tebliğde mülga 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve sattıkları ürün bedellerinden 1/4/1994 tarihinden itibaren kesinti yapılan tarımsal faaliyette bulunanlara ilişkin hükümler bulunduğu, yapılan tarımsal faaliyete ilişkin tevkifata istinaden geçmişe yönelik sigortalılık tescili, yukarıda belirtilen düzenlemeler dahilinde olması halinde 2926 sayılı Kanun kapsamında olması gereken kişiler için gerçekleştirilebilmekte olup, 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamına giren durumlar için bu gibi bir düzenleme bulunmadığı, ’a yapılan en eski tevkifat 2009 tarihli olduğundan, kendisine
5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği bu nedenle de tevkifata istinaden sigortalılık tescili
mümkün bulunmadığı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. Mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanununun; “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 36. maddesi; “…Kurumun prim alacakları, Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir…” 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’ünci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 no lu alt bendi; “Tarımsal faaliyette bulunanlar,” 6.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Primlerin
Ödenmesi” başlıklı 88. maddesinin 12. fıkrası; “4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların prim borçlarını, sattıkları ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek şartıyla %1 ila %5 oranları arasında olmak üzere kesinti yapılmak suretiyle tahsil etmeye Kurum yetkilidir.” 7. 12.05.2010 tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin, 17.04.2012 tarihli ve 28267 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelikle değişik, 108. maddesinin 6. fıkrasında; “ (Değişik: RG-17/4/2012-28267) Kurum, Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların prim borçlarını, diğer tahsilat yolları dışında, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek kaydıyla kesinti yapmaya, kesinti oranını %5 oranına kadar belirlemeye yetkilidir. Kurum bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tebliğ ile belirler.” 8. 01.03.2013 tarihli ve 28574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarımsal Faaliyette
Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti Yapılmak
Suretiyle Tahsil Edilmesine Dair Tebliğ’in “01.10.2008 Tarihinden Önce Yapılan Prim Kesintisi
Nedeniyle Tescil İşlemleri” başlıklı 11. maddesinde; “…Ancak, mülga 2926 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kurum’a kayıt ve tescilleri yapılmamış ve sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren kesinti yapılan tarımsal faaliyette bulunanların, kesintinin yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kurum’a yazılı talepte bulunmaları halinde, kesinti tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, kesinti yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren 4 Seri No.lu 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanunu Uygulama Tebliği uyarınca sigortalılıkları başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde
başlatılan tarımsal faaliyette bulunanların tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınır. Ziraat odası kaydı olmaması halinde, kesintiye esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınır.”
8.1. Aynı Tebliğ’in, “Yürürlükten Kaldırılan Tebliğ” başlıklı 14. maddesinde; “
26.03.1994 tarihli ve 21886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve
Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.”
8.2. Aynı Tebliğin, “Yürürlük” başlıklı 15. maddesinde; “ Bu Tebliğ hükümleri yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren yürürlüğe girer.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; 2009, 2010 ve 2011 yıllarında tevkifat kesintileri olduğunu ayrıca 03/04/2008 tarihinden itibaren Ziraat Oda kaydının bulunduğunu, tarımsal faaliyete bulunmaya müsait tarlalarının bulunmasına rağmen idarece 01/10/2008 tarihinden önce tevkifat kesintisinin olmadığı gerekçesiyle tarım
Bağ-Kur sigortalılık tescilini yapmadığını ifade etmek suretiyle 01/05/2009 tarihi itibariyle tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili talebinde bulunmuştur.
11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda özetle; başvurana yapılan en eski tevkifat 2009 tarihli olduğundan, kendisine 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği bu nedenle de tevkifata istinaden sigortalılık tescili mümkün bulunmadığı ifade edilmiştir.
12. Başvuranın sigortalılık dosyasının tetkikinde; 2009, 2010 ve 2011 yıllarında tarım Bağ-Kur tevkifatının mevcut olduğu 20008 de başlayan ve halen devam eden Tavas Ziraat Oda kaydının bulunduğu ayrıca adına kayıtlı tarım faaliyetinde bulunmaya elverişli arazilerinin mevcut olduğu tespit edilmiştir.
13. Tevkifat, yani kaynaktan prim kesintisi, çiftçiler için geçmişe doğru tarım Bağ-Kur hizmeti kazanma yollarından birisidir. Tevkifat uygulamasına göre, çiftçiler işletmelere mal/ürün sattıklarında, bu satışlardan SGK adına tevkifatçı kuruluş veya işletme tarafından prim kesintisi yapılmaktadır.
Çiftçiler ise, kesilen bu primlere istinaden 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında veya 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-b-4 bendi kapsamında sigortalı olarak kayıt ve tescil olmaktadırlar.
14. Tevkifata dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının (5510 sayılı Yasa kapsamındaki 4/1-b-4 sigortalılığı) 1 Ekim 2008’den önceki ve sonraki yasal dayanağı, aşağıdaki hükümlerdir.
14.1. 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur Kanunu’nun “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 36. maddesinde yer alan; “Kurumun prim alacakları, Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir hükmü ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu’nun “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 88. maddesinin 12. fıkrasında yer alan, 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların prim borçlarını, sattıkları ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek şartıyla %1 ila %5 oranları arasında olmak üzere kesinti yapılmak suretiyle tahsil etmeye Kurum yetkilidir düzenlemesi ayrıca
5510 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesinde yer alan bu Kanun’a göre çıkarılması gereken yönetmelikle
ile diğer düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar, mevcut tüzük ve yönetmelikle ile diğer düzenlemelerini bu Kanun’a aykırı olmayan hükümleri uygulanmaya devam edilir,” düzenlemeleridir.
15. Tevkifata dayalı tarım Bağ-Kur sigortalılığında asıl önemli olan husus, prim tevkifatına göre tescil ve kayıt işlemlerinin neye göre ve ne şekilde yapılacağıdır. Tevkifata istinaden kayıt ve tescil ile ilgili işlemler Kurum tarafından tebliğ ile belirlenmiştir.
15.1. 4 sayılı ve 7 sayılı tebliğ düzenlemeleri kapsamında 01.04.1994-21.03.2002 tarihleri arasında
SGK tarafından tevkifata istinaden tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili yapılmış, 21.03.2002-21.05.2007 tarihleri arasında tevkifata istinaden Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili yapılmamıştır. 22.05.2007 tarihinden sonra ise (1 Ekim 2008’e kadar) tekrar tevkifata istinaden tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilleri yapılmaya devam olunmuştur.01/10/2008 tarihi sonrası ise tevkifata dayalı tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili idare tarafından yapılmamıştır.
16. İdare her ne kadar 01/10/2008 sonrası tevkifatlar için tarım Bağ-Kur sigortalılığı bahşetmese de bu hususta ürün bedelinden tevkifat yapılan kişiler lehine yargı kararları mevcuttur. Nitekim Giresun İş
Mahkemesinin 2017/100 E. 2017/282 K. sayılı ve 11.10.2017 günlü kararında özetle; “Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin geçimini tarımda kendi adına ve hesabına çalışarak sağladığını, TMO’nun (Toprak Mahsulleri Ofisi) Giresun Şubesi’ne fındık tesliminde bulunduğunu ve bu teslimden dolayı Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığını belgeleyerek
23.11.2008 tarihindeki kesintiye istinaden 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığına
tescilinin yapılabilmesi için SGK Giresun İl Müdürlüğü’ne başvurduğunu, kurumun talebini kabul etmediğini, müvekkilinin 23.11.2008 tarihinde TMO’ya verdiği fındık ürünü bedelinden kesilen prim tevkifatına istinaden kesintinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 01.12.2008 ile
31.12.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin yapılmasını talep ve dava
etmiştir. …Dosyadaki kayıt ve belgelere ve mahkememizde oluşan kanaate göre davacının
Kurum’da Tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında tescilinin bulunmadığı, yine davacının
23.11.2008 tarihinde TMO’ya ürün teslim ettiği ve bu teslimattan dolayı kendisinden prim
kesintisinin yapıldığı, yapılan araştırmalara göre davacının ürün teslim ettiği tarihte kendi nam ve hesabına çiftçilik yaptığının sabit olduğu anlaşılmış, bu nedenle davacının teslim etmiş olduğu ürün nedeniyle kesintiyi takip eden 01.12.2008 tarihi ile 31.12.2008 tarihleri arasında 5510 sayılı
Yasa’nın 4/1-b-4 maddesi kapsamında zorunlu tarım Bağ-Kur sigorta tescilinin yapılması gerektiğinin tespitine karar vermek gerekmiş ve davanın kabulü ile davacının 01.12.2008 tarihi ile
31.12.2008 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-b-4 maddesi kapsamında zorunlu tarım Bağ-
Kur sigortalı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.” denilmiştir.
16.1. Yerel mahkemenin bu kararı, SGK tarafından istinafa götürülmüştür. Bunun üzerine, Samsun
Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 2018/1074 dosya numaralı, 2018/1751 sayılı ve
07.11.2018 tarihli kararında özetle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine dayalı olarak,
davalı SGK tarafından ileri sürülen tüm istinaf taleplerinin ilk derece mahkemesince usul ve Yasa’ya uygun olarak değerlendirilerek hüküm kurulduğundan, davalı SGK’nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu yargılama süreçlerinden sonra, Giresun İş Mahkemesi’nin 2017/100 E.
2017/282 K. sayılı ve 11.10.2017 günlü kararı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2019/1147 E.
2020/2703 K. ve 03.06.2020 günlü ilamı ile onanmıştır.
17. Bu hususta Tokat İş Mahkemesi’nin 2014/430 E. 2015/221 K. sayılı kararında özetle; “…
Mahkememizce toplanan delillerin değerlendirilmesi neticesinde; 5510 sayılı Kanun’un 4.
maddesinde tarımsal faaliyette bulunanların 4/1-b-4 maddesi kapsamında sigortalı sayılacakları, 7.
maddesinde tarım sigortalılığında ilgili meslek kuruluşlarındaki kayıtların esas alınacağı belirtilmektedir. Davacının davalı kurum tarafından sigortalılığı muafiyete istinaden 01.04.2009 tarihinde durdurulmuş ise de, Şeker Fabrikası kayıtlarında davacının 20.05.2006, 20.05.2007, 20.05.2008, 20.05.2009, 20.05.2010, 20.05.2011, 20.05.2012 ve 20.05.2013 tarihlerinde prim tevkifatı yapıldığı görülmektedir. Muafiyete istinaden durdurulan sigortalılığın prim tevkifatıyla yeniden ihya edilmesi gerekmekte, 01.06.2009’dan itibaren davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlatılması gerektiği kanaati hasıl olmuştur. …” denilmektedir. Yerel mahkemenin bu kararı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2015/13833 E. 2017/2361 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme ve yukarıda yer verilen Yargıtay kararları doğrultusunda
5510 sayılı Yasa’nın 4/1-b-4 maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu bir hizmet
olduğundan idarenin 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait tarım tevkifatı mevcut olan başvuranın, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin gerekli araştırmayı yapmak suretiyle işlem tesis etmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulması sonuç ve kanaatine varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
20.14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından
herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup; Denizli İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu bir hizmet olduğundan 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait tarım tevkifatı mevcut olan başvuranın, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin gerekli araştırmayı yapmak suretiyle işlem tesis etmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK
KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi