ÖZET: Başvuran, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nda sözleşmeli olarak çalıştığı döneme ait kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesini talep etmiştir. Ancak, 5648 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat gereği, kurum personelinin istihdamı özel hukuk hükümlerine tabi olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına girmemektedir. Bu durum, başvuranın talep ettiği tazminatların ödenmesi için gerekli olan şartların oluşmadığını göstermektedir.

Başvuranın, iş mahkemelerinde görülen ihtilaflar nedeniyle kendisini işçi olarak nitelendirmesi, 2008 yılında yapılan mevzuat değişikliği ile geçerliliğini yitirmiştir. Kurum ile personel arasındaki uyuşmazlıkların idare mahkemeleri tarafından çözüme kavuşturulması gerektiği belirtilmiştir. Danıştay’ın kararları da, başvuranın tazminat taleplerinin hukuken mümkün olmadığını ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, başvuranın kıdem ve ihbar tazminatı talepleri, ilgili mevzuat çerçevesinde hukuka aykırı bulunmuş ve talebi reddedilmiştir. Bu karar, başvuranın iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını göstermektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/3011-S.23.5082

BAŞVURU NO : 2022/13320

KARAR TARİHİ : 10/03/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU

BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İşten ayrılması nedeniyle ödenmeyen tazminatların tarafına ödenmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 14/09/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran başvurusunda özetle, 17.10.2017 tarihinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde görevine son verildiğini, görevden alınması nedeniyle kıdem veya ihbar tazminatının tarafına ödenmediğini belirterek, işten ayrılması nedeniyle ödenmeyen tazminatların tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısıza istinaden Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme

Kurumu tarafından gönderilen cevabi yazıda;

2.1. Kurumun 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Hizmetleri Hakkında Kanun ile kurulduğu, görev, yetki ve sorumluluklarının 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve

Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Otuz

Beşinci Bölümünde yeniden düzenlendiği, kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, özel bütçeli, mevzuatında hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabi, Tarım ve Orman

Bakanlığının ilgili kuruluşu olup; Kurumun hizmetlerinin, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin ek 27 nci maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütüldüğü,

2.2. Başvuranın, Kurumda görev yaptığı süre boyunca yürürlükte olan 5648 sayılı Kanunun mülga 13 üncü maddesindeki görevleri yürütmek üzere; aynı Kanunun 14 üncü maddesinin mülga ikinci fıkrası ile 16

Nisan 2008 tarihli ve 26849 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kurumun mülga Personel Yönetmeliğinin 7/3 ve 19/1 maddeleri kapsamında yarışma sınavına tabi tutulmaksızın ve KPSS belgesi aranmaksızın

Bakan onayı ile 06.01.2012 tarihinde Kütahya İl Koordinatörü olarak görevine başladığı ve yine Bakanlık

Makamının takdiri ile 17.10.2017 tarihli ve sayılı Makam Oluruna istinaden 18.10.2017 tarihinde görevinden ayrıldığı,

2.3. Adı geçenin dilekçesinde Kurum personeli ile ilgili ihtilafların iş mahkemelerinde görüldüğüne ilişkin ifadesi ile ilgili olarak; 18 Mayıs 2007 tarihli ve 26526 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tarım ve Kırsal

Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 14 üncü maddesi mülga birinci fıkrası “(1) Kurumda hizmetler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür. Kurum personeli emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tâbidir. Kurum personeline ilişkin tüm ihtilaflar iş mahkemelerinde görülür.” şeklinde yer almaktayken, 5 Aralık 2008 tarihli ve 27075 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 5018 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 5648 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi değiştirilerek “Kurum personeline ilişkin tüm ihtilaflar iş mahkemelerinde görülür.” ibaresinin metinden çıkarıldığı,

2.4. Hâlihazırda Kurum ile personel arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların idare mahkemeleri tarafından çözüme kavuşturulduğu, buna ilaveten başvuranın görevden alınmasının iptaline ilişkin açmış olduğu davanın Kütahya İdare Mahkemesinde görüldüğü, Danıştay Onikinci Dairenin 05.11.2020 tarihli ve

/ E. / K. sayılı Kararı ile Kurumun lehine kesin olarak onandığı, ayrıca iş mahkemelerine dava açmak üzere arabuluculuğa intikal eden dosyaların yargı yolunun elverişsizliği nedeni ile iade edilerek idare mahkemelerine yönlendirildiği,

2.5. Adı geçen personelin Kurumda göreve başladığı ve görevden ayrıldığı dönemde yürürlükte olan

Kurum Kanunu ve Personel Yönetmeliğinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vs. ödenmesine ilişkin hüküm bulunmadığı,

2.6. Ayrıca başvuranın Kurumun personelinin istihdamı ile ilgili 657 sayılı Kanun veya iş kanunu hükümlerinin uygulandığına ilişkin iddiası ile ilgili olarak; iddia ettiğinin aksine, gerek 5648 sayılı

Kanunun 14 üncü maddesi mülga birinci fıkrasında “Kurumda hizmetler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür.” denilerek, gerekse 4 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 502 maddesi birinci fıkrasında “(1) Kurumda hizmetler, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür” denilerek Kurum personelinin ne 657 sayılı Kanun ne de 4857 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilmediği açıkça ifade edildiği,

2.7. Kıdem tazminatının 1475 sayılı Kanununun 14 üncü maddesine göre, ihbar tazminatının ise 4857 sayılı

Kanunun 17 inci maddesinde belirtilen bildirim şartına uyulmaması sebebiyle ödenmesi gereken tazminatlar olup Kurum personelinin mezkur Kanunlar kapsamında istihdam edilmediği, bu kapsamda kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesine imkan bulunmadığı değerlendirildiği,

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; İstihdam şekilleri” başlıklı 4’üncü maddesinde;

B) Sözleşmeli personel:

Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.

Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler.

Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Cumhurbaşkanınca karar verilen görevlerde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.”,

6. TKDK Teşkilatı Hakkında Kararname (4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi – Otuzbeşinci

Bölüm) “Kurum personelinin statüsü, hakları ve atanmaları” başlıklı 502. Maddesinde; ”(1)

Kurumda hizmetler, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür. (2) Kurumda, 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin ek 25 inci maddesine göre geçici görevlendirme yapılabilir. Bu şekilde istihdam edilecek personel sayısı toplam personel sayısının yüzde ellisini aşamaz. (3) Kurumun merkez teşkilâtında istihdam edilecek personel sayısı yüzseksen kişiden fazla olamaz. Sekreterlik, arşiv, idarî, malî ve personelle ilgili işlemleri yürütecek olan destek personelinin sayısı, toplam personel sayısının yüzde yirmisini geçemez. (4)

Kurum, desteklenecek proje ve faaliyetler ile ilgili başvuruların değerlendirilmesi, izlenmesi, duyurulması ve tanıtımı ile faydalanıcılara yönelik eğitim hizmeti verilmesi amacıyla; ilgisine göre 375 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı ve ek 31 inci maddelerine göre sözleşme ile yerli veya yabancı uzman istihdam edilebilir. Özel bilgi ve uzmanlık gerektiren işlerde, istisna veya hizmet akdi ile yerli ve yabancı uzmanları, kısmi zamanlı olarak çalıştırabilir. (Mülga cümle :RG-26/12/2019-30990-CK-54/3 md.) (…)

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, sözleşmeli olarak çalıştığı döneme ait kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vb. gerekli tazminatların tarafına ödenmesini talep etmektedir.

9. 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun

“Kuruluş” başlıklı mülga 3. maddesinde, “Bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip, özel bütçeli, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tâbi ve Bakanlığın ilgili kuruluşu olmak üzere Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme

Kurumu kurulmuştur” hükmü; kurum personelinin statüsü, hakları ve atanmaları başlıklı 14. maddesinin mülga birinci fıkrası “(1) Kurumda hizmetler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür.” hükmü yer almaktadır.

10. Başvuranın talep ettiği Kıdem ve İhbar tazminatlarının hangi koşullarda kimlere verildiğine bakıldığında;

10.1. İş Kanun’unda kural olarak, belirsiz süreli iş sözleşmesinde iş akdi feshedilirken işçi ve işverenin kanunda belirtilen sürelere uyması öngörülmüş aksi takdirde ise ihlal eden tarafın ihbar tazminatı ödeyeceği kararlaştırılmıştır. İhbar tazminatı tarafların belirsiz süreli iş sözleşmelerinde sürelere uymadan haklı bir neden olmaksızın fesih hakkını kullandıkları takdirde kanun kapsamında tanınmış bir hak olup, bu sürelere uymayan işçi veya işveren tarafından ödenmesi gereken tazminattır. Tazminatın şartlarına bakıldığında; iki taraf arasında imzalanan sözleşmenin belirsiz süreli bir sözleşme olması, işçi veya işveren bakımından haklı bir fesih sebebinin bulunmaması ve Kanunda öngörülen ihbar sürelerine uyulmadan iş akdinin feshedilmiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.

10.2. Kıdem tazminatına bakıldığında ise; bu hak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. Maddesindeki yollamayla

1457 sayılı İş Kanunu’nun 14. Maddesi kapsamında işçilere tanınmıştır. Bu kapsamda, işçinin işverenden

kıdem tazminatı alabilmesi için öngörülen belli şartlar vardır. Bunlar; 4857 sayılı İş Kanunu’na göre işçi olmak, aynı işverenin işyeri veya işyerlerinde en az 1 yıl sürekli çalışma ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ile haklı fesihtir. (İşveren tarafından iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık nedenleri dışındaki nedenlerle iş sözleşmesinin feshedilmesi, İşçi tarafından sağlık, iyi niyet ve ahlak kuralarına aykırılık veya işyerinde işin

durması ve benzeri nedenlerle sözleşmesinin feshedilmesi, Askerlik görevi nedeniyle işten ayrılma, Emeklilik hakkının elde edilmesi veya bu kapsamda yaş dışında gereken sigortalılık süresi ve prim gününün doldurulması nedeni ile işten ayrılma, Kadının evlenmesi halinde 1 yıl içinde kendi arzusu ile işten ayrılma, İşçinin ölümü koşullarından birinin gerçekleşmesi halinde kıdem tazminatı ödenmesi gerekmektedir.)

11. Başvuran, Kurum personeli ile ilgili ihtilafların iş mahkemelerinde görüldüğünü bu nedenle kendisinin işçi olduğunu belirtmiş olsa da, 18 Mayıs 2007 tarihli ve 26526 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 14 üncü maddesi mülga birinci fıkrası “(1) Kurumda hizmetler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür. Kurum personeli emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden 17/7/1964 tarihli ve

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tâbidir. Kurum personeline ilişkin tüm ihtilaflar iş mahkemelerinde

görülür.” şeklindeki hükmün, 5 Aralık 2008 tarihli ve 27075 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 5018 sayılı

Kanunun 5 inci maddesi ile değiştirilerek, 5648 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde yer alan “Kurum personeline ilişkin tüm ihtilaflar iş mahkemelerinde görülür.” ibaresinin metinden çıkarıldığı görülmektedir.

12. Öte yandan hâlihazırda Kurum ile personel arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların idare mahkemeleri tarafından çözüme kavuşturulduğu, iş mahkemelerine dava açmak üzere arabuluculuğa intikal eden dosyaların yargı yolunun elverişsizliği nedeni ile iade edilerek idare mahkemelerine yönlendirildiği, buna ilaveten başvuranın görevden alınmasının iptaline ilişkin açmış olduğu davanın da İdare Mahkemesinde görüldüğü, Danıştay tarafından da kararın kesinleştiği, tüm bu yargı süreçlerinde hiçbir kademenin görev uyuşmazlığı çıkartmadığı göz önünde tutulduğunda, başvuranın 4857 sayılı ve 1475 sayılı Kanunlarda düzenlenen Kıdem ve İhbar tazminatlarına yönelik talebinin İdarece uygun görülmesinin mevzuat açısından mümkün görünmediği değerlendirilmektedir.

13. Yukarıda yapılan açıklamalar ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme sonucunda, başvuran hakkında idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırı husus bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın talebinin REDDİNE;

Bu kararın BAŞVURANA ve TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi