TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 5158-5158 |sayi|18745356-101.07.04-E.18745356-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2018/17444 2018/ 17444

KARAR TARİHİ : 28/02/2019 |tarih|

TAVSİYE KARARI TCKN :

Adres :

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –

BAŞVURUYA KONU İDARE : Tarım ve Orman Bakanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın tarafına uygulanan mobbingin tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 22/12/2018 22.12.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuranın 23/ 09/ 2018 tarihli ilk başvurusunda; 50 yaşında ve 20 yıllık Veteriner Hekim ve

Enstitünün Ar-Ge Koordinatörü olduğunu, sorumluluğu ve mesleği gereği laboratuvar çalışması yaptığını, son iki yıldır aynı laboratuvarda dört kişilik bir grubun sözlü tacizine uğradığını (

, , , ), bu grubun laboratuvar çalışmalarına katılmayan, akşama kadar kurumda dizi izleyen ve çalışan insanları sözlü olarak ve tavırlarıyla taciz eden bir grup olduğunu, idarecilerin ideolojik yakınlık ve kişisel çıkarlarından dolayı Kurum içinde çeteleşen bu grubu her şekilde koruduğunu, İdareye bir yıl boyunca durumu sözlü ve mail ortamında bildirdiğini ve en sonunda idareye grup hakkında yazılı şikâyette bulunduğunu, İdareciler grubunun lideri olan en yakın arkadaşının ( ) soruşturmacı tayin edildiğini ve kendisine soruşturma açıldığını, şikâyetiyle ilgili şahitlerinin amirlerinin baskısı ile susturulduğunu, delil olarak sunduğu kamera kayıtlarının silindiğini ancak aleyhine olabilecek tek bir kamera kaydının kaldığının soruşturmacı tarafından söylendiğini, soruşturmacı ve Enstitü Müdürü ’in kendisine laboratuvar dışında bir oda vereceklerini, bunu kabul ederse ceza vermeyeceklerini söylediklerini, ancak onlara hem Ar-Ge çalışmaları hem de

1 / 12yürütücüsü olduğu iki projeden dolayı laboratuvarda kalması gerektiğini ilettiğini, soruşturma

sonucunda kendisine ve soruşturma açılan diğer kişiye uyarı cezası verildiğini, Tarım ve Orman

Bakanlığı Üst Disiplin Kuruluna müracaat ederek cezaya itirazda bulunduğunu, ancak bu süreçte laboratuvar dışında ve enstitünün en ücra yerinde karanlık iki oda yapıldığını ifade etmekte, 11/ 09/ 2018 tarihinden itibaren resmi yazıyla görev değişikliği olmadığı halde bu odanın kendisine tahsis edildiğini, odada eski bir masa ve kitaplık olduğunu ve hatta Telefon, bilgisayar vs. olmadığı gibi normal ofis şartlarının dahi olmadığını, Müdür Yardımcısı ‘e burada hiç bir ofis malzemesi olmadığını söylediğinde, “ödeneğim yok hiç bir şey alamam” dediğini, fakat aynı günlerde kafeteryaya gereksiz çok sayıda malzeme alındığını belirtmektedir .

Ayrıca; üç ay ve daha fazla süreyle izinsiz ve raporsuz olduğu halde Enstitüye sadece perşembe veya cuma akşamüzeri 16.00’dan sonra gelen veya akraba olduğu için istediği saatte gelip giden kişiler hakkında soruşturma açılmadığı, Enstitü içindeki taşerondan geçen personelin çoğunluğunun Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı vekili ‘ın akrabası olduğu ( 2017 yılında 27 işçi varken 2018 de bu sayının 57’ye çıktığını .) . geri kalanların da Müdürün, Müdür Yardımcısının ve onların kayırdıkları personelin akrabası olduğu iddialarına değinmiştir .

Başvuran, Ar- Ge ve laboratuvar çalışmaları için uygun olmayan ve kendisinin taciz ve tecridi için yapılmış odanın Kurumumuz tarafından yerinde görülüp işlem yapılmasını ve İdarenin tarafına karşı sergilediği yanlı tutumunun ve usulsüz soruşturmanın incelenip rapor edilmesini talep etmektedir .

Başvuranın talebi üzerine 06/ 12/ 2018 tarihinde Kurumumuz Uzmanlarından ve tarafından başvuranın tecrit edildiğini iddia ettiği oda yerinde incelenmiş ve başvuranın şikayetleri dinlenmiştir . Başvuranın, tarafına verilen disiplin cezasının kaldırıldığını ve iddialarının incelenmesi amacıyla Bakanlık tarafından müfettiş atanarak inceleme başlatıldığını iletmiş olması nedeniyle, Tarım ve Orman Bakanlığı

Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına 07/ 12/ 2018 tarihinde Gönderme Kararı verilmiştir . Ancak

İdare tarafından Kurumumuza ve başvurana halen bir cevap verilmemiştir .

1.2. Başvuran 22/ 12/ 2018 tarihinde Kurumumuza tekrar başvuruda bulunmuş olup bu başvurusunda; 06.12.2018 tarihinde Kurum uzmanlarının ziyaretinin ardından Enstitü Müdürü ve Müdür Yardımcısı ’ün kendisini makama çağırdığını, odaya girer girmez bağırıp çağırarak gelenlerin kim olduğunu sorduklarını, kendisinin de Kamu Denetçiliği

Kurumuna başvurusu olduğunu söylediğini ancak Enstitü Müdürünün neden bu başvurudan haberlerinin olmadığını, neden onlardan izinsiz kendisine tahsis edilen odaya görevli uzmanları aldığına dair sorularına devam ettiğini belirtmektedir . Tarafının, “…özgün çalışan ve adı üstünde denetleme hakkı bulunan bir kurum, isterseniz telefonlarını vereyim kurumla görüşün” dediğinde

“ Devlet sadece senin için mi var, ben senin amirinim, ancak laf yetiştiriyorsun, göreceksin sana neler yapacağım diye bağırıp hakaret etmeye, aşağılayıcı ağzıma alamayacağım cümleler kurmaya başladığını” ve müdürün hakaretlerine devam etmesi üzerine, “bu şekilde konuşmanın mümkün olamayacağını söyleyip odadan çıktığını” ve 19.12.2018 tarihinde konuyla ilgili hakkında soruşturma açıldığının ve muhakkik tayin edildiğinin, bir savunma istem yazısı ile kendisine tebliğ edildiğini ifade etmekte olup, tarafına yapılan mobbingin ve de soruşturmanın durdurulmasını talep etmektedir .

1.3. Başvuranın Kurumumuza göndermiş olduğu 17/ 1/ 2019 tarihli ek dilekçesinde; a) İdare tarafından başvurana yazılan 07/ 1/ 2019 tarihli yazıda (Dr . Enstitü Müdür

2 / 12Vekili imzalı);

“ 06.12.2018 tarihinde Şap Enstitüsü Müdürlük Makam odasında yaşanan olaylarla ilgili hakkınızda tanzim edilen tutanaklara ilişkin 13.12.2018 tarih ve sayılı yazı ile Disiplin Soruşturulması yürütülmüştür .

Yürütülen Disiplin Soruşturmasına göre;

Şahsınıza tahsis edilen ve fakat kullanmadığınız, kilitli bulunan AR-GE Koordinatör odasının anahtarını idare Amiri ‘dan alarak Kamu Denetleme Kurumundan gelen kişilerle burada görüşmenize binaen; Şahsınızın bu konu hakkında bilgi vermesi için Enstitütü Müdürlük makamına çağrıldınız . Şap Enstitü Müdürü Dr. tarafından Şahsınıza kendilerine bilgi vermeden ve izin almadan, kullanmadığınız odayı Kamu Denetim Kurumunda gelen kişilere neden odanızı gösterdiğinizin sorulması üzerine, sorusuna cevap vermediğiniz gibi bağırarak “bununla ilgili benden hesap soramazsınız, bu Enstitüde mafya tarzı yönetim yapıyorsunuz, bu konu ile ilgili hesap vermeyeceğim, siz göreceksiniz bakalım sizinle hesaplaşacağım” dediğiniz, Bunun üzerine yine Şap Ensttisü Müdürü Dr. ‘in cevaben “Bu devlet hepimizin hakkını her yerde arayabilirsin . Ancak, Şap Enstitüsünün stratejik bir kurum olduğunu, Enstitü

Müdür ve Müdür Yardımcısının izni ve haberi olmadan Kamu Denetim Kurumundan gelen personellerin sizin gözetiminizde kurum odalarına girip çıkmalarının uygun olmadığı” hususu nazik bir üslupla ifade edilmiştir . Bunun akabinde Şahsınızın da bağırarak “ben kuruma istediğimi çağırır ve gelen kişilere izinsiz istediğim bilgiyi veririm . Bu sizi ilgilendirmez, siz göreceksiniz, sizinle hesaplaşacağız” ifadelerini söyleyerek, daha sonra makam odası kapısını hızla açıp süratle çarparak izinsiz olarak çıkıp gittiğiniz tespit edilmiştir .

06.12.2018 tarihinde Şap Enstitüsü Müdürlük Makam odasında yaşanan olaylarla ilgili Şahsınızın;

Amirlerinize karşı “mafya tarzı yönetim yapıyorsunuz, benden hesap soramazsınız, bu konu ile ilgili hesap vermeyeceğim, ben kuruma istediğimi çağırır ve gelen kişilere izinsiz istediğim bilgiyi veririm .

Bu sizi ilgilendirmez! ” ifadelerini söyleyerek bağırmanız ve izinsiz bir şekilde makam kapısını hızla açıp süratle çarparak çıkma fiillerini gerçekleştirerek amirinize hal ve hareketiniz ile saygısızlık yaptığınız, Yine aynı olayda Amirlerinize karşı ‘”mafya tarzı yönetim yapıyorsunuz, benden hesap soramazsınız, bu konu ile ilgili hesap vermeyeceğim, ben kuruma istediğimi çağırır ve gelen kişilere izinsiz istediğim bilgiyi veririm . Bu sizi ilgilendirmez” diyerek amirinize sözle saygısızlık ettiğiniz tespit edilmiştir .

06.12.2018 tarihinde Şap Enstitüsü Müdürlük Makam Odasında meydana gelen olaylarla ilgili

olarak hakkınızda yapılan Disiplin Soruşturmasında disiplin cezası verilmesini gerektirir özellikteki davranışlarınıza ilişkin savunmanızı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130.maddesi gereğince 7 (yedi) gün içerisinde yazılı olarak vermenizi, savunmanızı belirtilen sürede yapmadığınız takdirde savunma hakkınızdan vazgeçmiş sayılacağınızı bilgilerinize rica ederim .” denilmektedir .

b) İdare tarafından başvurana yazılan 15/ 1/ 2019 tarihli yazıda ise (Dr . Enstitü Müdür

Vekili imzalı);

“ 06.12.2018 tarihinde Şap Enstitüsü Müdürlük Makam odasında yaşanan olaylarla ilgili hakkınızda tanzim edilen tutanaktaki hal, hareket ve sözlerinize ilişkin 13.12.2018 tarih ve

3 / 12sayılı yazı ile Disiplin Soruşturulması yürütülmüştür . 04.01.2019 tarihli ve

sayılı Disiplin Soruşturması Sonucunda ilgi (a) yazımızla savunmanız istenmiştir .

İlgi (b) 14.01.2019 tarihli yapmış olduğunuz savunmanız dikkatle incelenmiş, ancak yeterli görülmemiştir . 06.12.2018 tarihinde Şap Enstitüsü Müdürlük Makam odasında Şahsınıza ait fiillerinizin yapılan değerlendirme neticesinde;

Şahsınızın amirlerinize karşı “mafya tarzı yönetim yapıyorsunuz, benden hesap soramazsınız, bu konu ile ilgili hesap vermeyeceğim, ben kuruma istediğimi çağırır ve gelen kişilere izinsiz istediğim bilgiyi veririm . Bu sizi ilgilendirmez” diyerek bağırma ve izinsiz bir şekilde makam kapısını çarparak çıkma fiillerini gerçekleştirerek hal ve hareketiniz ile saygısızlık yapmanıza binaen 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu Disiplin Cezaları Bölümü’nün 125. Madde (B-c) “Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak” bendi gereğince “Kınama”, Yine Şahsınızın aynı tarihte amirlerinize karşı “mafya tarzı yönetim yapıyorsunuz, benden hesap soramazsınız, bu konu ile ilgili hesap vermeyeceğim, ben kuruma istediğimi çağırır ve gelen kişilere izinsiz istediğim bilgiyi veririm . Bu sizi ilgilendirmez .” diyerek sözle saygısızlık etmenize binaen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Disiplin Cezaları Bölümü’nün 125. Madde (C-e) “Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek” bendi gereğince “1/ 30 oranında Aylıktan Kesme” cezaları ile tecziye edildiniz .” denilmektedir .

1.4. Başvuran 05/ 02/ 2019 tarihli ek dilekçesinde ; 22/ 01/ 2019 tarih ve sayılı yazı ile tayin dilekçesinin raporlu olması nedeniyle evinin kapısına yapıştırılmak suretiyle tarafına tebliğ edildiğini, aynı tarihli lojmandan çıkarılma yazısının da noter aracılığıyla muhtara bırakıldığını ifade ederek, kendisine uygulanan mobbingin şiddetini arttırdığını ve durdurulmasını talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuranın ikinci dilekçesi ve ekleri hakkında gerçekleştirilen inceleme ve araştırma kapsamında istenen 28/ 12/ 2018 tarihli bilgi ve belge talebimize istinaden Tarım ve Orman

Bakanlığından alınan 11/ 01/ 2019 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın Veteriner Hekim unvanında l . derece/ 4.kademede olup Şap Enstitüsünde Eğitim, Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Koordinatörü olarak Üretim Bölüm Başkanlığına bağlı Süspanse

Hücre Kültürü Laboratuvarında görev yaptığı, 2.2. Enstitüde aşı üretim 7/ 24 saat iş yoğunluğu dikkate alındığında yaklaşık 200 personelin bulunduğu üretim, teşhis ve kontrol faaliyetlerinin süreçlerine uygun bir şekilde yürütülmesi, yalnızca mevcut personelin gayreti ve azmiyle yapıldığı kaçınılmazken mobbing uygulanmasının mesnetsiz olduğu, 20.06.2018 tarih ve sayılı ‘ın kendilerine verdiği dilekçe ve e-mail’de tarafına laboratuvar çalışanlarınca mobbing uyguladığını belirttiği bu konuyla ilgili olarak derhal muhakkik atandığı, disiplin soruşturmasının çok detaylı bir şekilde yapılarak ‘ın suçlu olduğunun anlaşılıp uyarı cezası verildiği, ancak, disiplin amiri tarafından son savunmanın alınmaması nedeniyle Bakanlık Disiplin Kurulu tarafından cezanın kaldırıldığı, 2.3. Şikâyetçinin, laboratuvar çalışanları tarafından kendisine mobbing yapıldığı iddiasının diğer çalışanlar tarafından reddedilmesine rağmen anılan şahsın itirazlarına devam ettiği, bu durumun idare mesaisini çok yoğun bir şekilde meşgul ettiği ve konuşarak halledilecek her konu için yazışma

4 / 12yönteminin seçilmemesi gerektiğinin kişiye bildirilmesine rağmen dikkate alınmadığı, kişinin

Kuruma yazdığı bazı yazılara Bakanlık Müfettişi ‘ın denetim sürecindeki bilgi isteminin yoğunluğundan dolayı cevap verilemediği ayrıca idaremiz çalışanlarına ve görevli olduğu

Süspanse Hücre Kültürü Laboratuvarında çalışan diğer mesai arkadaşlarına anılan kişi tarafından sözde siyasi gücünü bahane ederek mobbing uygulandığı ve tehdit edildikleri, 2.4. Kurum uzmanlarının geldiği 06.12.2018 tarihinde ’a makam odasında yöneltilen soruların soruşturma tarzında olmadığı, nazik bir şekilde bilgi isteme olduğu, bu nedenle kişiye açılan soruşturmanın Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurusu ile ilgili değil, amirine yapmış olduğu söz, hal ve hareketlerle ilgili olduğu, Anılan tarihte, şahıs Müdür makamına geldiğinde, Müdür Dr . tarafından Enstitü

Müdür ve Müdür Yardımcısına bilgi vermeden, izinsiz olarak, kullanmadığı ve kilitli olan AR-GE koordinatör odasını (o an itibarı ile Üretim Binası Süspanse Hücre Kültürü Laboratuvarındaki odayı kullanıyor olmasına rağmen) İdare Amirinden anahtar alıp açarak KDK’dan gelen personellere gezdirme nedeniyle ilgili bilgi verilmesi amacıyla nazik bir üslup ve ifade ile sorular sorulduğu, Buna karşılık anılan şahsın bu konuyla ilgili Müdür Dr . ‘e ” Bu enstitüde mafya tarzı yönetim yapıyorsunuz, bu konu ile ilgili bilgi vermeyeceğim, siz göreceksiniz, bakalım! Sizinle hesaplaşacağız” şeklinde tehdit edici bir üslupla konuştuğu ve de izinsiz bir şekilde makam kapısını çarparak çıkması nedenleriyle amirine hal ye hareketi ile saygısızlık yapmak ve de sözle saygısızlık etmek kapsamında 13.12.2018 tarih ve sayılı yazı ile Disiplin Soruşturulması yürütülmeye başlandığı, 2.5. 06.12.2018 tarihinde zaten Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı

Müfettişlerinden şikayet konularıyla ilgili olarak denetim yaptığı, 2.6. KDK personeline gösterilen Ar-Ge Koordinatörü Biriminde ait iki adet odanın, bir koridorun bulunduğu, içerisinde ise büro tipi masa ve koltuk, kitaplık, misafir koltuğu, lavabo, klima ve aydınlık pencereler ile perdelerin olduğu, odanın yapımının bile tamamlanmadan odayla ilgili olarak KDK’ya şikâyette bulunulmasının anlaşılamadığını, 27.08.2018 tarih ve sayılı Tasarruf Tedbirlerine İlişkin Bakanlık Genelgesi çerçevesinde ilgili personelin çalışmalarını bahane ederek geçmeyeceğini ifade ettiği oda için yapılması planlanan detayların durdurulduğunu, bu odanın hazırlanma amacının daha önemli bir birim haline dönüştürülmek istenen AR-GE’nin geliştirilmesi olduğu, 2.7. Aşı kalitesi ve miktarının artırılmasından rahatsızlık duyanların daha önce Kuruma sabotajda bulunduğu ve aşı üretiminde yaşanacak herhangi bir problem sebebiyle üretimin aksaması durumunda ülke ekonomisine zararın 3- 5 Milyar Euro arasında olacağı gerekçeleriyle, Enstitüde özel güvenlik birimi personelinin sayısının arttırılarak, personel açısından kartlı geçiş sistemi kullanıldığı, Enstitüde laboratuvarlar arası girişler ve dışardan gelen ziyaretçilerin kontaminasyon açısından birimlere giriş ve çıkışlarının kontrollü olmasının gerektiği, şap aşısında kullanılan şap virüsünün ülke hayvancılığı açısından çok tehlikeli olduğu ve biyolojik silah olarak kullanılma ihtimalinin mevcut olması nedeniyle Enstitüsünün stratejik bir öneme sahip olduğu, 2.8. Anılan şahsın kendisine tahsis edilen ancak kullanmadığı kilitli odanın, kullanılmaması nedeniyle onun şahsi odası olmadığı, bu nedenle bu odayı şahsi odasıymış gibi belirtmesinin abesle

5 / 12iştigal olduğu,

2.9. Kişi hakkında yapılan disiplin soruşturması sürecinde tanık olarak gösterilenlerin kişilerin makam odasında olmadığı iddiasının, tanık olan sürekli işçi ve sekreter

‘ın ifadelerinin odada olup bitenlerle ilgili değil, kapı önünde vuku bulan olaylar ile ilgili olduğu için gerçeği yansıtmadığını, muhakkik tarafından anılan tanıkların yeminli ifadesinin alınmasına gerek görülmediğini, 2.10. Başvuru konusunu dostane çözüme kavuşturmak için herhangi bir işlem olmadığı, 2.11. Şap Enstitüsünün aşı üretim yeri olduğu ve stratejik öneme sahip bulunduğu, aşı üretiminin maksimum olduğu bu zamanda şahıs tarafından yapılan şikâyetlerin manidar bulunduğu, bu olaylarla idarenin meşgul edilerek, aşı üretim işlerinin sekteye uğramasına zemin hazırlandığı, kişinin görev yaptığı Laboratuvarın aşı üretiminde en önemli birim olduğu ve şahsın çalışan personelin moral ve motivasyonunu olumsuz etkileyerek mesai arkadaşları ile iş barışını kaybetmesinin aşı üretimini de olumsuz etkilediği, Ayrıca söz konusu şahsın laboratuvarda çalıştığı meslektaşlarına yaptığı davranışlara ek olarak idareye ve şahsına ( ) yönelik karalama ve iftira atma (şahsımın küfürbaz olduğu, dinsiz olduğu) şeklinde ithamlarının Anayasadaki özgürlükler çerçevesinde KDK tarafından dikkate alınmasını, 2.12. Söz konusu olayların temelinin şahsının ( ) Enstitü Müdürlüğü’nden istifa ettirilmesi ya da uzaklaştırılmasına yönelik olduğu ve bu durumun hem iş hayatında hem de aile hayatında psikolojisini bozduğu belirtilmektedir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak ; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak tır .”, 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar .”, 3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir .”, 3.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında;

“Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir . Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır .”,

6 / 123.5. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Devlet ,

çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır .”, 3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 3.7. “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir .”, 3.8. “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler .”, 4. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 4.1. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Amir , maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır . Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır .”, 4.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını

gerektiren fiil ve haller şunlardır :

… B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır :

… c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, … C- Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/ 30 – 1/ 8 arasında kesinti yapılmasıdır .

Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır :

… e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek,”, 5. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında , “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 6. 12.08.2009 tarih ve 27317 sayılı Resmî Gazete yayımlanan Gıda, Tarım ve Hayvancılık

Bakanlığı Taşra Teşkilatı Personelinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin

Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Haklarında adli veya idari soruşturma yürütülen personelden soruşturma sonucunda bulundukları yerde görev yapmalarında sakınca görülenler, görev yaptıkları hizmet biriminin görev yeri değişikliği yönündeki teklifi dikkate alınarak hizmet bölgelerindeki zorunlu çalışma sürelerini tamamlama şartı aranmadan, atama dönemlerine bağlı kalmaksızın yer değişikliğine tabi tutulabilirler .”; Dördüncü fıkrasında; “Bu madde gereği ataması yapılanlar, ayrıldıkları illere/ilçelere/kuruluşlara/birimlere atama tarihinden itibaren beş yıl geçmeden yeniden atanamazlar .”

7 / 12Hükümlerine yer verilmiştir .

7. 19/ 03/ 2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuran hakkında yürütülen işlemlerin usule uygun olarak tarafsız ve bağımsız yürütülmediği, bu yolla başvuran üzerinde baskı kurulduğu değerlendirilerek, başvurana verilen disiplin cezasının kaldırılması, atamasının eski görev yeri olan ŞAP Enstitüsüne tekrar yapılması, mobbinge taraf kişiler hakkında gerekli incelemenin başlatılması ve bundan sonraki süreçte mobbing olarak algılanacak uygulamalara fırsat verilmemesi yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiğine yönelik hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. ( 1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere özetle, başvuran 23/ 09/ 2018 tarihli ilk başvurusunda;

İdare tarafından kendisine tahsis edilen odanın yerinde incelenmesi talebi doğrultusunda ŞAP

Enstitüsüne giden KDK Uzmanlarının ziyaretinin ardından, Enstitü Müdürü ve Müdür Yardımcısı tarafından makama çağrılarak uzmanları neden çağırdığına dair sorulara maruz kaldığını ve ardından yapmadığı fiillerin tarafına isnat edilerek ve orada olmayan kişiler de şahit gösterilerek tarafına disiplin soruşturması açıldığını, soruşturma sonucu hem kınama hem de aylıktan kesme cezalarının verildiğini sonrasında tayininin çıkarıldığını ve lojmandan çıkmasının tarafına bildirildiğini belirtmiş olup, tarafına verilen disiplin cezasının kaldırılmasını, eski görevine geri dönmeyi ve lojmandan çıkarılma işleminin durdurulmasını, ayrıca tarafına yapılan kötü muamelenin de ortadan kaldırılmasını Kurumumuzdan talep etmektedir .

10. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünden istenen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare tarafından Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş olup, söz konusu belgelerde; 11. Enstitüde aşı üretiminden kaynaklı iş yoğunluğu olduğu için mobbing uygulanmasının mesnetsiz olduğu, ‘ın kendilerine verdiği dilekçe ve e-mail’lerde, tarafına laboratuvar çalışanlarınca mobbing uyguladığını belirtmesi üzerine disiplin soruşturmasının başlatıldığı, soruşturma sonucunda ve ’nın suçlu olduğunun anlaşıldığı, ancak disiplin amiri tarafından savunmanın alınmamasını nedeniyle Bakanlık Disiplin Kurulu

8 / 12tarafından cezanın kaldırıldığı,

Kişinin itirazlarına devam ettiği ve bu durumun idarenin mesaisini çok yoğun bir şekilde meşgul ettiği, Bakanlık Müfettişi ‘ın denetim sürecindeki bilgi isteminin yoğunluğundan dolayı kişiye cevap verilemediği,

06.12.2018 tarihinde KDK Uzmanlarının gelmesinden sonra odaya çağrılan şahsa yöneltilen

soruların soruşturma tarzında olmadığı, nazik bir şekilde bilgi isteme olduğu, bu nedenle kişiye açılan soruşturmanın Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurusu ile ilgili olmadığı, amirine tehdit edici bir üslupla konuştuğu ve izinsiz bir şekilde makam kapısını çarparak odadan çıkması nedenleriyle amirine hal ye hareketi ile saygısızlık yapmak ve sözle saygısızlık etmek kapsamında 13.12.2018 tarih ve 4243 sayılı yazı ile Disiplin Soruşturmasının yürütülmeye başlandığı, KDK personeline gösterilen Ar-Ge Koordinatörü Biriminde ‘a ait iki adet odanın, bir koridorun bulunduğu, içerisinde ise büro tipi masa ve koltuk, kitaplık, misafir koltuğu, lavabo, klima ve aydınlık pencereler ile perdelerin olduğu, odanın yapımının bile tamamlanmadan odayla ilgili olarak KDK’ya şikâyette bulunulmasının anlaşılamadığı, 27.08.2018 tarih ve sayılı Tasarruf Tedbirlerine İlişkin Bakanlık Genelgesi çerçevesinde ilgili personelin çalışmalarını bahane ederek geçmeyeceğini ifade ettiği oda için yapılması planlanan detayların durdurulduğu, bu odanın hazırlanma amacının daha önemli bir birim haline dönüştürülmek istenen AR-GE’nin geliştirilmesi olduğu, Aşı kalitesi ve miktarının artırılmasından rahatsızlık duyanların daha önce Kuruma sabotajda bulunduğu için birimlere giriş ve çıkışların kontrollü olmasının gerektiği, zaten anılan şahsın kendisine tahsis edilen odayı kullanmaması nedeniyle bu odayı şahsi odasıymış gibi belirtmesinin abesle iştigal olduğu, Soruşturmada tanık olan sürekli işçi ve sekreter ‘ın ifadelerinin odada olup bitenlerle ilgili değil, kapı önünde vuku bulan olaylar ile ilgili olduğu ve muhakkik tarafından anılan tanıkların yeminli ifadesinin alınmasına gerek görülmediği, Ayrıca söz konusu şahsın laboratuvarda çalıştığı meslektaşlarına yaptığı davranışlara ek olarak idareye ve Enstitü Müdürüne yönelik karalama ve iftira atma şeklinde ithamlarının Anayasadaki özgürlükler çerçevesinde KDK tarafından dikkate alınması gerektiği, Söz konusu olayların temelinin ’in Enstitü Müdürlüğünden istifa ettirilmesi ya da uzaklaştırılmasına yönelik olduğu, Hususları belirtilmiştir .

12. Başvuranın çalıştığı idareye yaptığı başvurular neticesinde hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda laboratuvarından alınarak bahsedilen şekildeki bir odaya gönderilmesi kişinin kendisini dışlanmış ve cezalandırılmış gibi hissetmesine yol açmış olup, tarafsız bir

Kurumun konu hakkında görüş bildirmesine ihtiyaç duymasıyla beraber kişi KDK’ya başvurduğunu bildirmiştir .

13. Başvuranın Kurumumuza yaptığı ilk başvurusunda yer alan talebi doğrultusunda, 06/ 12/ 2018 tarihinde Şap Enstitüsü Dumlupınar Bulvarı No:35 adresinde bulunan ve Kurum uzmanlarınca incelenerek tutanak altına alınan odanın içerisinde; masa, dolap ve sandalyenin olduğu, telefon, bilgisayar, kalem v.b. araç, gereç ve teçhizatın bulunmadığı ayrıca odanın olduğu yerin

9 / 12laboratuvardan uzakta olduğu, kalorifer sisteminin olmadığı var olan klimanın etkili ısıtmadığı ve

de içeride bir tuvaletin bulunmadığı, anılan yerin eskiden kadın ve erkek mescidi olarak kullanıldığı tespit edildiğinden, kişiye tahsis edilen odanın kamu hizmetinde esas olan kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesine elverişli olmadığı sonucuna varılmıştır .

14. ( 1.3) numaralı paragrafta yer verilen ve KDK Uzmanlarının anılan tarihteki ziyaretinin ardından başvuran hakkında başlatılan disiplin soruşturmasına yönelik İdare, başvuranın, Enstitü Müdürü ve

Müdür Yardımcısı tarafından “KDK Uzmanlarının neden geldiği ve kendilerine bilgi vermeden ve izin almadan odanın neden gezdirildiğinin nazikçe sorulması amacıyla” makama çağırıldığını belirtmektedir .

15. ( 3.6) numaralı paragrafta belirtildiği üzere; kamu denetçisine başvurmak herkes açısından anayasal bir haktır ve kimse bu hakkın kullanımı kapsamında sorguya çekilemeyeceği gibi bu hakkı kullanmadan önce herhangi bir makamdan izin alması da talep edilemez .

16. Ayrıca, başvuranın idareyle yazışma yapmasına dair İdarenin yakınmasının, kendisine mobbing uygulandığı iddialarıyla beraber soruşturma geçirmesinin, soruşturma sonucunda odasının değiştirilmesinin, bu nedenle KDK’ya yaptığı başvurunun ardından tekrar soruşturma geçirmesinin iyi yönetimle bağdaşmadığı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmektedir . Bu olumsuz sonuçların, sadece buna muhatap olan kişiyi değil, aynı zamanda bu duruma tanık olan personeli de olumsuz etkileyebileceği açıktır . Bu bağlamda; diğer personel açısından, idareyle yaşadıkları bir sorun karşısında anayasal hakları olan kamu denetçisine başvuru hakkını kullandıkları takdirde kendilerinin de benzer muameleye tabii tutulabileceği düşünceleri ile üzerlerinde bir baskı hissedebileceklerinden İdare tarafından kamu denetçisine başvuru hakkının ihlal edildiği görülmektedir .

17. Ayrıca Enstitünün stratejik öneme haiz olması, daha önce sabotaja uğradıkları ve odalara girilip çıkılmasının odalarla laboratuvar arasında geçişler olması nedeniyle güvenlik açısından tehlike içerdiği gerekçesiyle İdarenin bahsi geçen soruları başvurana sorduğu açıklaması; KDK

Uzmanlarınca gidilen odanın laboratuvardan uzak olması, dolayısıyla odadan laboratuvara herhangi bir geçişin olmaması ve Kurum uzmanlarının kamu görevlisi olduğunun idare tarafından bilinmesi nedenleriyle gerçekçi bulunmamaktadır .

18. Paragraf ( 1.3/b) de belirtildiği üzere, başvurana açılan disiplin soruşturması sonucunda, başvuranın söylediği iddia edilen “bununla ilgili benden hesap soramazsınız, bu Enstitüde mafya tarzı yönetim yapıyorsunuz, bu konu ile ilgili hesap vermeyeceğim, siz göreceksiniz bakalım sizinle hesaplaşacağım” hususları ve çıkarken kapıyı çarpmasına ilişkin iddia hakkında ayrı ayrı ceza verilmiştir . Disiplin soruşturmasına konu olaylar parçalara ayrılmak suretiyle her birine ayrı ceza verilmesi, disiplin hukuku açısından kabul edilemez bir durum olup Danıştay da kararlarında bu yönde hüküm kurmaktadır . Disiplin soruşturmasının konusunu oluşturan olayın oluş biçimi dikkate alındığında, bütün olarak değerlendirilmesi gereken olayın, parçalara bölünerek kişiye iki ayrı ceza verilmesi (yukarıdaki paragraflarda anlatılan diğer durumlar da göz önünde tutulduğunda), başvurana karşı bir husumet olduğu algısını destekler niteliktedir .

19. Somut olayda, başvuranın mobbing iddialarını incelemek amacıyla Bakanlık tarafından görevlendirilen müfettişin inceleme sonucu beklenmeden, Enstitü Müdürü tarafından görevlendirilen ve emri altında çalışan veteriner hekiminin hazırladığı 04.01.2019 tarihli disiplin soruşturma raporunun sonuç kısmında belirtilen “ başvuranın amirleriyle mesai barışını, iş arkadaşları ile çalışma barışını yitirmiş olduğu ve de bu olayın yüksek bir olasılıkla daha başka

10 / 12olayların yaşanacağını düşündürdüğü” şeklindeki kanaate yer verilmek suretiyle, Personel Genel

Müdürlüğüne 15/ 01/ 2019 tarihli yazıyla başvuranın tayin edilmesi hususunda gereğinin yapılmasına ilişkin yazı gönderilmiştir . Akabinde, kişiye noter kanalıyla tarafından gönderilen ihbarnameyle 23/ 01/ 2019 tarihinde hem Ankara Valiliği emrine atandığı hem de süresi içinde lojmanı tahliye etmesi hususları tebliğ ettirilmiştir .

20. Danıştay 12. Dairesinin 23.03.2011 tarihli ve E.2008/ 857, K .2011/ 1319 Kararında;

“…Dolayısıyla, disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması, disiplin amirleri ve disiplin kurulları üyelerinin olayı tarafsız değerlendirmesiyle mümkün olduğundan, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik ve Dairemiz içtihatları ile hakkında soruşturma yürütülen kişilerle arasında husumet bulunan, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin disiplin suçu sayılan eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya soruşturulanın veya olayın mağduru durumda bulunan, soruşturmada taraf pozisyonunda olan ve soruşturmayı yürüten kişilerin, disiplin amiri sıfatıyla ya da disiplin kurulu üyesi olarak tesis edilecek disiplin cezası işlemine katılamayacakları kabul edilmektedir .” denilmektedir .

21. Yaşanılan tüm bu disiplin sürecine dair işlemlerin sağlıklı ve objektif olduğunun düşünülmesi ancak, cezayı veren disiplin amirinin olayı tarafsız olarak değerlendirebilmesi ile mümkünken , disiplin amirinin hem olayın tarafı, hem muhakkiki atayan yetkili, hem de soruşturma sonucunda amir olarak disiplin cezası veren taraf olmasının objektiflik ve tarafsızlık ilkeleri ile bağdaşmayacağı aşikardır . Aynı gerekçe ile kişinin Enstitü dışında Bakanlığın başka bir birimine gönderilmesi talebinde ve bunun sonucu olarak lojmandan çıkarılma işleminde de hukuka ve hakkaniyete uygunluk görülmemiştir . Bu nedenlerle, başvuran hakkında yürütülen işlemlerin usule uygun olarak tarafsız ve bağımsız yürütülmediği, bu yolla başvuran üzerinde baskı kurulduğu değerlendirilmektedir .

22. Ayrıca; Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 27/ 12/ 2013 tarihli ve E.2013/ 693, K .2013/ 30811 sayılı Kararında “…Mobbingin varlığı için kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu, ayrıca mobbing iddialarında davacı işçinin, kendisine işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesinin yeterli olduğu, işyerinde mobbing gerçekleşmediğinin ispat külfetinin davalıya düştüğü… ” belirtilmiştir .

23. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda izah edilen tespitler ışığında, somut olay açısından başvuranın, maruz kaldığı mobbing iddiasına yönelik olarak hukuk literatüründe “ilk görünüş ispatı” olarak tanımlanan yeterli ve ikna edici açıklamaları ortaya koyduğu, idarenin bu aşamadan sonra üzerine düşen tarafsızlığa dair ispat külfetini gereğince yerine getirememesi ve yaptığı muamelelerin hukuka ve hakkaniyete uygunluğunu ispat edici nitelikte açıklamalarda bulunamaması nedeniyle, kamu görevlisi olan başvurana yönelik eylemlerin etkileri ve yoğunluk derecesi gibi unsurlar dikkate alındığında, başvuranın -idarenin şikâyete konu uygulamalarının kendisine mobbing (yıldırma) amacıyla uygulandığı- iddiasının gerçek olduğu, İdarenin hakkaniyeti esas alan bir tutum içinde olmadığı sonucuna varılmıştır . Bu kapsamda;

Anayasanın 125 inci maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmü de göz önünde bulundurularak, başvurana verilen disiplin cezasının kaldırılması, atamasının eski görev yeri olan ŞAP Enstitüsüne tekrar yapılması, mobbinge taraf kişiler hakkında gerekli incelemenin başlatılması ve bundan sonraki süreçte mobbing olarak algılanacak uygulamalara fırsat verilmemesi yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır .

11 / 12B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde

Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin başvuranla ilgili işlemlerine karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuran hakkında uygulanan disiplin cezalarının kaldırılması, atamasının eski görev yeri olan ŞAP

Enstitüsüne yapılması, mobbinge taraf kişiler hakkında gerekli incelemenin başlatılması ve bundan sonraki süreçte mobbing olarak algılanacak uygulamalara fırsat verilmemesi hususunda TARIM VE

ORMAN BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından bu

karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi