|
ÖZET: Başvuru, Karabük Valiliği’ne ait tarımsal arazide bağ evi yapılmasına ilişkin izin talebinin reddine yönelik olarak yapılmıştır. Başvuran, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nde belirtilen kısıtlamaların, kendisine ait 3.175 m² büyüklüğündeki tarımsal arazisi için geçerli olmadığını savunmaktadır. İlgili mevzuat gereği, 0,5 hektardan küçük tarım arazilerinde tarımsal yapı sınırlaması bulunmadığına dikkat çekerek, bağ evi yapma izni talep etmiştir.
Karabük Valiliği ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, başvuruyu değerlendirirken mevcut mevzuat çerçevesinde bağ evi yapımına izin verilmediğini belirtmiştir. İlgili yazılarda, tarım arazilerinin büyüklüğüne göre yapılaşma izninin yalnızca belirli koşullarda verilebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın taşınmazının köy yerleşik alanı dışında bulunduğu ve bu nedenle Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’ne tabi olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili mevzuat ve yönetmeliklerin, tarımsal arazilerin korunması ve verimli kullanımını sağlamak amacıyla oluşturulduğu ifade edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/12489-S.22.19081
BAŞVURU NO : 2022/5046
KARAR TARİHİ : 27/09/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KARABÜK VALİLİĞİ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, kendisine ait tarımsal arazi üzerine bağ evi yapılmasına izin verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/04/2022
I. ŞİKÂYETÇİNİN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran şikayet başvurusunda; 26.04.2018 tarihinde yayınlanarak uygulamaya konulan Tarım
Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Planlanmasına Dair Uygulama Talimatı’nın Müsteşarlık
Makamından alınan 19.07.2018 tarih ve sayılı Oluru ile değişik 5’inci maddesinin 2’inci fıkrasında “… bir parsele sadece bir adet olmak şartıyla yüzölçümü 0,5 hektar olan dikili tarım arazilerinde; taban alanı müştemilat dahil 75 metrekare ve toplam inşaat alanı 150 metrekareyi geçmeyen bağ (çiftlik)
evi, Bakanlıkça entegre nitelikte olmayan tarımsal yapı olarak kabul edilmiştir.” ifadelerini yer aldığını,
5403 sayılı Kanunun 8. maddesinde ise;”…Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; …dikili tarım arazilerinde 0,5
hektardan… küçük belirlenemez…” denildiğini, ancak hali hazırda tapuda niteliği bağ olan şahsına ait 2 taşınmazının 3.175 m olduğunu, 5403 sayılı Kanun ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde 0,5 hektardan az olan tarım arazilerinde tarımsal yapı sınırlaması bulunmadığını, Kanun ve Yönetmelikle sınırlandırma bulunmamasına rağmen Talimat çerçevesinde tarafına kısıtlama uygulandığını belirterek, bağ evi yapma hususunda tarafına izin verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 30/05/2022 tarihli ve sayılı bilgi ve belge talep yazısına istinaden;
2.1. Karabük Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 10/06/2022 tarihli cevabi yazılarında özetle; Şikayet konusu olayla ilgili mevcut mevzuatlar kapsamında değerlendirildiğinde çözüm bulunamamaktadır.
/
Mevzuatlarımızda İmar Kanununda olduğu gibi arazi büyüklüğüne göre orantılı bağ evi yapımı bulunmamaktadır. Yüzölçümü 2 hektar ve üzeri olması halinde mutlak, marjinal ve özel ürün arazilerinde, 5 dekar ve üzeri dikili tarım arazilerinde ve 0,3 hektar ve üzeri örtü altı tarım arazilerinde taban alanı müştemilat dahil 75 metrekare ve toplam inşaat alanı 150 metrekareyi geçmeyen bağ evi
Bakanlıkça enteğre nitelikte olmayan tarımsal yapı olarak kabul edilmiştir ve bu şartları sağlayan büyüklükteki parselde bir adet bağ evine izin verilmektedir.
Tarımsal amaçlı ve tarım dışı kullanım izinleri ile ilgili işlemlerin nasıl yapılacağına dair ayrıntılar
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması
ve Planlanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan Uygulama Talimatında yer almaktadır. 26.04.2018 tarih ve sayılı Uygulama Talimatı ile 19.07.2018 tarih ve sayılı Olur ile 26.04.2018 tarih ve sayılı talimatta değişiklik yapılması hakkında 23.07.2018 tarih ve sayılı Talimat yazımız ekinde sunulmuştur.
Başvuru sahibinin söz konusu araziyi 19.09.2013 tarihinde edindiği anlaşılmaktadır. 5403 sayılı Toprak
Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8. maddesi 09.02.2007 tarih ve 26429 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun ile yürürlüğe girmiştir. Bağ evi yapımı ile ilgili uygulama 5403 sayılı Toprak Koruma ve
Arazi Kullanım Kanunu kapsamında hazırlanan 10.10.2013 tarihli 84367 sayılı Uygulama Talimatı ile başlamıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinin c) bendinde “(Ek: 3/7/2005 – 5403/25 md)
Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz” hükmü bulunmaktadır.
Kamu Denetçiliği Kurumunun 09.03.2022 tarih ve sayılı yazısına istinaden
Bakanlığımız Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün 16.03.2022 tarih ve sayılı yazısında kurumunuza yapılan ilk başvurunun idari başvuru yolları tüketilmeden yapılan bir başvuru olduğu hatırlatılmış ve bu durum şikayetçiye Müdürlüğümüzün 31.03.2022 tarih ve sayılı yazısıyla bildirilmiş ve başvuru yapması istenmiştir. Ancak şikayetçi başvuru yapmamıştır. Benzer taleplerde de arazi büyüklüğü talimatlarda belirtilen şartları taşımayan başvurular reddedilmektedir. Reddedilen başvurularla ilgili Müdürlüğümüzün yargı organlarında görülen bir davası olmamıştır.
Kanun, yönetmelik ve uygulama talimatları Bakanlığımızca hazırlanmakta ve uygulama için taşra teşkilatlarına gönderilmektedir.
2.2. Karabük İl Özel İdaresinin 26/07/2022 tarihli cevabi yazılarında özetle;
Karabük İli, İlçe, Köyü, ada, parsel no’da kayıtlı taşınmaz üzerine bağ evi amaçlı bina yapım talebine, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Karabük İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından uygun görüş verilmediği belirtilmiştir.
Söz konusu parsel köy yerleşik alan sınırları dışında olduğundan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 6.
bölüm hükümlerine tabidir.
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği Altıncı Bölüm Madde 64: “İskân dışı alanlarda yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni, yapının niteliğine göre 36 ncı maddeye uygun olarak ilgili İdarece verilir. İskan dışı alanlarda yapılacak entegre tesis niteliğinde olmayan tarımsal amaçlı seralar, 63 üncü maddenin birinci fikrası kapsamında yapılabilecek olan bağ evlerinden taban alanı 75 m2 ‘yi, yapı inşaat alanı toplamı 150 m2 ‘yi, kat adedi bodrum dahil 2 ve parselde 1 adedi geçmemek kaydıyla yapılacak olanlar; ilgili il tarım ve orman
/
müdürlüğünün uygun görüşü ve ilgili idarenin izni alınmak koşuluyla yapı ruhsatı aranmadan yapılabilir.
Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere aittir.” hükmü gereğince Karabük İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün uygun görüşü alınmak koşuluyla işlem tesis edilmektedir. şeklindedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
3.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesi; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
3.2. “Toprak mülkiyeti” başlıklı 44 üncü maddesi; “Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.”
3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye
Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”
5. 3194 sayılı İmar Kanununun;
5.1. “Halihazır harita ve imar planları” başlıklı 7 nci maddesinin (b) bendi; “Son nüfus sayımında, nüfusu 10.000’i aşan yerleşmelerin imar planlarının yaptırılmaları mecburidir.
Son nüfus sayımında nüfus 10.000’i aşmayan yerleşmelerde, imar planı yapılmasının gerekli olup olmadığına belediye meclisi karar verir. Mevcut imar planları yürürlüktedir.”
5.2. “Planların hazırlanması ve yürürlüğü konulması” başlıklı 8 inci maddesinin (c) bendi; “Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez.”
6. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun;
6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi “Bu Kanunun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.”
6.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesi “Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar.”
6.3. “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı
8 inci maddesinin üçüncü fıkrası; “Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal
tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez. Bakanlık asgari tarımsal arazi büyüklüklerini günün koşullarına göre artırabilir. Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz. Ancak, tarım dışı kullanım izni verilen alanlar veya çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak ihtiyaçları olan bitkilerin yetiştiği alanlarda arazi özellikleri nedeniyle belirlenen asgari tarımsal arazi büyüklüğünden daha küçük parsellerin oluşması gerekli olduğu takdirde, Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilir. Yatırım programında yer alan kamu yatırımı projeleri muhtevasında yapılan zorunlu ifraz işlemlerinde Bakanlık onayı aranmaz.”
6.4. “Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı” başlıklı 13 üncü maddesinin yedinci fıkrası; “Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir.”
7. Resmi Gazete’de 02/11/1985 tarihinde yayımlanan 18916 Mükerrer sayılı Plansız Alanlar İmar
Yönetmeliğinin 64 üncü maddesi; “İskân dışı alanlarda yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni, yapının niteliğine göre 36 ncı maddeye uygun olarak ilgili idarece verilir.
İskan dışı alanlarda yapılacak entegre tesis niteliğinde olmayan tarımsal amaçlı seralar, 63 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılabilecek olan bağ evlerinden taban alanı 75 m2’yi, yapı inşaat alanı toplamı 150 m2’yi, kat adedi bodrum dahil 2’yi ve parselde 1 adedi geçmemek kaydıyla yapılacak olanlar; ilgili il tarım ve orman müdürlüğünün uygun görüşü ve ilgili idarenin izni alınmak koşuluyla yapı ruhsatı aranmadan yapılabilir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fennî mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir. Bu alanlarda yapılacak seralar için, yola cephesi olan komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla
Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen yola cephe sağlama koşulu aranmaz.
İnşa edilen bu yapıların etüt ve projelerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin Kanunun 30 uncu maddesine göre ilgili idarelerce tespit edilmesi gerekir.
/
Ayrıca, bu bölümde bulunmayan yapılaşmaya ilişkin hususlarda bu Yönetmeliğin dördüncü bölümü hükümlerine uyulur.”
8. Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin
8.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesi “Bu Yönetmeliğin amacı; 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda öngörülen toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, zorunlu hallerde amaç dışı kullanımına izin verilmesi, toprağın ve tarımsal üretim gücü yüksek büyük ovaların belirlenerek korunması, toprak koruma plan ve projelerinin hazırlanması ve uygulanması, erozyona duyarlı alanların belirlenmesi, toprak koruma kurulunun teşekkülü, görevleri, çalışmaları ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.”
8.2. “Düzenleme yetkisi” başlıklı 23 üncü maddesi; “Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkilidir.”
9. 26.04.2018 tarih ve E.1167396 sayılı Uygulama Talimatı ile 19.07.2018 tarih ve E.210698 sayılı Olur ile 26.04.2018 tarih ve E.1167396 sayılı talimatta değişiklik yapılması hakkında
23.07.2018 tarih ve E.2165500 sayılı Talimatın;
9.1. “Tarımsal amaçlı yapılar” başlıklı 5 inci maddesinin (2) no’lu bendi; “…0,5 hektar olan dikili tarım arazileri ile 0,3 hektar olan örtü altı tarım arazilerinde; taban alanı müştemilat dahil 75 metrekare ve toplam inşaat alanı 150 metrekareyi geçmeyen bağ (çiftlik) evi, Bakanlıkça entegre nitelikte olmayan tarımsal yapı olarak kabul edilmiştir.”
9.2. “Tarım Arazilerinin Sınıflamasında Kullanılacak Standartlar” başlıklı ek-2’nin “Marjinal tarım arazileri” başlıklı 4 üncü maddesi; “…Özellikleri itibariyle tarımsal bütünlüğü olmadığı için ekonomik olarak tarımsal üretim yapılamayan ve/veya tarım dışı kullanılan araziler içerisinde kalmış; 2 hektardan az mutlak tarım arazisi veya özel ürün arazisi, 0,5 hektardan az dikili tarım arazileri ve 0,3 hektardan az örtü altı tarım arazisi önemli tarım arazisi olarak kabul edilmez. Tarım dışı kullanım izinlerinde yerel önemi gözetilerek marjinal alan gibi değerlendirilebilir…” hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, emsale göre gerekli azaltma yapılarak entegre olmayan tarımsal yapı (bağ-çiftlik evi) yapılmasına uygun görüş verilmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uygunluk tespit edilemediği gerekçesiyle hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Şikâyet özetle; 5 dekardan küçük tarım arazisine bağ(çiftlik evi) yapımı talebine ilişkindir.
12. Şikayet başvuru belgesi ve ek belgelerin incelenmesinden idarece şikayetçiye olumsuz cevap verilmesinin; 26/04/2018 tarihli uygulama talimatıyla 5 dekar ve daha büyük tarım arazilerine taban alanı
75 metrekare olan ve 150 metrekare inşaat alanını geçmeyen bağ evi yapımına izin verilmesinden
kaynaklandığı, bu çerçevede idarece talimatın mefhumu muhalifi üzerinde değerlendirme yapılarak, 5 dekardan daha küçük dikili tarım arazilerine bağ evi yapılmasına izin verilmediği tespit edilmiştir.
13. Yapılan incelemelerden, belli koşullarda tarım arazileri üzerine inşaat izni verilebileceğine ilişkin 26/04/2018 tarihli Bakanlık talimatının bulunduğu, bu talimattan önce ise 10/10/2013 tarihli talimata göre işlem tesis edildiği, bağ evine ilişkin düzenlemeye ilk kez 2013 yılında yayımlanan talimatta yer verildiği,
5 dekardan daha küçük dikili tarım arazisi oluşturulamayacağına ilişkin 5403 sayılı Toprak Koruma ve
Arazi Kullanımı Kanununda yapılan değişikliğin ise 30/04/2014 tarihinde yayımlandığı, başvuranın 19/09/2013 tarihinde taşınmazı edindiği tespit edilmiştir.
14. Bağ evi yapımına izin verilmemesi işlemine dayanak gösterilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanunu içerik olarak incelendiğinde, Kanunun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Kanunun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne yer verilmektedir.
15. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde “Bu
Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar.” düzenlemesi bulunmaktadır.
16. Anayasa Mahkemesi, 17.05 2012 tarih ve E.2011/58, K.2012/70 sayılı Kararında “5403 sayılı
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun birinci maddesinde Yasa’nın amacının; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirlemek olduğu, ikinci maddesinde ise Yasa’nın; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak belirlenmesi, sınıflandırılması, arazi kullanım plânlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin sorumluluk, görev ve yetkilerin tanımlanması ile ilgili usûl ve esasları kapsadığı belirtilmiştir.” Kararda 5403 sayılı
Kanunun amacı ve kapsamına yönelik değerlendirmeler yapılmış, devletin söz konusu kanunla ulaşmak istediği meşru hedefle ilgili belirlemelere yer verilmiştir.
17. Bununla birlikte, Anayasa’nın “Toprak mülkiyeti” başlıklı 44 üncü maddesinde; “Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır.” hükmü yer almaktadır. Maddeye göre Anayasa, devlete günün ihtiyaçlarına uygun olarak toprağın verimli kullanımına yönelik düzenlemeler yapma yetkisi vermektedir. 5403 sayılı Kanunun amaç, kapsam ve genel gerekçesine bakıldığında bu ihtiyaçlara göre düzenlemeler yapıldığını söylemek mümkündür. Zira idarelerden değişen dünyaya ayak uydurmaları, sundukları hizmetleri yeni gelişmelere göre düzenlemeleri beklenmektedir.
18. 5403 sayılı Kanunda, tarım arazilerinin belirli büyüklükteki parsellerin altında belirlenemeyeceğine ilişkin düzenlemeler içeren 8. Maddesinin Anayasaya aykırılığı gündemine gelmiş, Anayasa Mahkemesi konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapmıştır;
19. Anayasa Mahkemesi, 17.05 2012 tarih ve E.2011/58, K.2012/70 sayılı Kararında “Anayasa, yasa koyucuya, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda tarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi vermektedir. Bu bağlamda, yasa koyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarak kullanılmasını sağlamak için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çıkarılmış bulunmaktadır. İtiraz konusu kuralların da, tarım arazilerinin miras veya diğer sebeplerden dolayı bölünmesinin ve tarımsal yapının bozulmasının önlenmesi, tarım alanlarında meydana gelen kayıpların engellenmesi, parçalı araziler için harcanan emek, zaman ve masrafların azaltılması, tarım yapılmasının kolaylaştırılması ve tarımsal işletmelerin ekonomiye kazandırılması için kamu yararı amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemeler de Anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdirinde olup, Anayasa’nın 44. maddesi uyarınca Devlet’e verilen görevin yerine getirilmesinin sağlanması amacına yöneliktir.” Özetle Anayasa
Mahkemesi, 5403 sayılı Kanunun amacının kamu yararı olduğunu, toprağın verimli bir şekilde işletilmesinin devletin görevi olduğunu vurgulamıştır. Anayasanın anılan hükmüne dayanılarak yürürlüğe konulan 5403 sayılı Kanunun, mahkeme kararında belirtilen amaçları sağlamaya yönelik olduğu kuşkusuzdur.
20. Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı; 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak
Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda öngörülen toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, zorunlu hallerde amaç dışı kullanımına izin verilmesi, toprağın ve tarımsal üretim gücü yüksek büyük ovaların belirlenerek korunması, toprak koruma plan ve projelerinin hazırlanması ve uygulanması, erozyona duyarlı alanların belirlenmesi, toprak koruma kurulunun teşekkülü, görevleri, çalışmaları ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.” Aynı yönetmeliğin
“Düzenleme yetkisi” başlıklı 23 üncü maddesinde; “Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkilidir.” hükümlerine yer verilmiştir. 5403 sayılı Kanunun uygulanmasındaki usul ve esasları gösteren yönetmelik, Bakanlığa yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak amacıyla her türlü alt düzenlemeyi yapma yetkisi vermiştir.
21. 26.04.2018 tarih ve sayılı Uygulama Talimatı ile 19.07.2018 tarih ve sayılı Olur ile 26.04.2018 tarih ve sayılı talimatta değişiklik yapılması hakkında
23.07.2018 tarih ve sayılı Talimatın; “Tarımsal amaçlı yapılar” başlıklı 5 inci maddesinin
(2) no’lu bendi; “…0,5 hektar olan dikili tarım arazileri ile 0,3 hektar olan örtü altı tarım arazilerinde; taban alanı müştemilat dahil 75 metrekare ve toplam inşaat alanı 150 metrekareyi geçmeyen bağ (çiftlik)
evi, Bakanlıkça entegre nitelikte olmayan tarımsal yapı olarak kabul edilmiştir.” düzenlemesi mevcuttur.
22. Bununla birlikte söz konusu taşınmaz Köy Yerleşik Alan sınırları dışında kaldığından, taşınmazın
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine tabi olduğu değerlendirilmiştir. Yönetmeliğin 64.maddesinde (Değişik: RG-11/7/2021-31538); “İskân dışı alanlarda yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni, yapının niteliğine göre 36’ncı maddeye uygun olarak ilgili idarece verilir. İskan dışı alanlarda yapılacak entegre tesis niteliğinde olmayan tarımsal amaçlı seralar, 63’üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında
2 2
yapılabilecek olan bağ evlerinden taban alanı 75 m ’yi, yapı inşaat alanı toplamı 150 m ’yi, kat adedi bodrum dahil 2’yi ve parselde 1 adedi geçmemek kaydıyla yapılacak olanlar; ilgili il tarım ve orman müdürlüğünün uygun görüşü ve ilgili idarenin izni alınmak koşuluyla yapı ruhsatı aranmadan yapılabilir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık
/
kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fennî mesulü olan mimar ve mühendislere aittir.” düzenlemesi yer almaktadır.
23. Başvuranın, taşınmazı üzerine bağ evi yapımına izin verilmemesi işleminde mülkiyet hakkının sınırlanıp sınırlanmadığı konusu incelendiğinde, konunun özünün bireysel yarar ile kamu yararı arasındaki dengenin durumu olduğu görülecektir. Anayasa’nın 35’inci maddesinde herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. 5403 sayılı Toprak
Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun yukarıda detayları belirtilen amaç, kapsam ve gerekçesi göz önünde bulundurulduğunda, bir mülkiyet hakkı sınırlaması gündeme gelse bile bunun kamu yararı amacı taşıdığı kuşkusuzdur. Bu nedenle mevcut sınırlamanın, toplum yararı ile bireyin hak ve özgürlüğünü arasındaki dengeyi başvuran aleyhine ölçüsüz ve orantısız şekilde bozduğundan söz etmek mümkün değildir.
24. Yukarıda adı geçen mevzuat hükümleri incelendiğinde, anılan mevzuat hükümlerinin 5403 sayılı
Kanunun amaç, kapsam ve gerekçesine uygun olduğu, tarımsal arazilerde verimliliği artırma hedefini gerçekleştirmeye yönelik düzenlemelere yer verdiği, Anayasanın toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek konusunda devlete yüklediği göreve uygun düştüğü, nihayetinde tüm bu düzenlemelerin kamu yararı amacı taşıdığı değerlendirilmiştir.
25. “Kamu yararı, genellikle çoğunluğun yararı olarak karşımıza çıkar. Kamu yararı, halk için neyin önem taşıdığı, bir hukuk toplumu için neyin değerli olduğunun ortaya konmasıdır. Dolayısıyla kamu yararı tek tek bireylerin yararına değil kamunun esenliğine hizmet eder. İdari işlemler tamamen kamu yararı amacı taşımalıdır.” (Cemil Kaya, Kararlarından Hareketle Kamu Yararı Kavramına Danıştay’ın Bakışı, İstanbul, On İki
Levha Yayınları, Birinci Baskı, 2011, s.45,46.)
26. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuranın bağ evi yapımına izin verilmesi talebinin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve
Planlanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan Uygulama Talimatı ve Plansız Alanlar
İmar Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gerekçe gösterilerek reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
27. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kastamonu İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
/
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın Başvuran ile Karabük Valiliğine tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/