|
ÖZET: Başvuru, 1998 yılında çiftçilik yaparken şekerpancarı üretimi gerçekleştiren bir kişinin, tarım BAĞ-KUR sigortalılığının tescil edilmediği ve prim borçlarının yapılandırılması talebine ilişkindir. Başvuran, kesinti yapılmadığı gerekçesiyle bu talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın adının tevkifat kesinti listelerinde yer aldığını ancak kesinti tutarının sıfır olduğunu ve başvuranın 22 yaşını doldurmamış olmasından dolayı tescil işleminin mümkün olmadığını açıklamıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, başvuranın 1998 yılında 22 yaşını doldurduğu ve bu nedenle kesinti yapılması gerektiği sonucuna varmıştır. Ayrıca, başvuranın tevkifatın Kuruma bildirilmesi veya hesaplara yatırılmasında herhangi bir sorumluluğu olmadığını belirlemiştir. Bu çerçevede, başvurunun kabul edilerek SGK’ya, 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil işleminin gerçekleştirilmesi ve prim borçlarının yapılandırılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Kararın, SGK tarafından 30 gün içinde uygulanması gerekmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/11501-S.21.18511
BAŞVURU NO : 2021/6587
KARAR TARİHİ : 09/08/2021
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
2926 sayılı Kanun kapsamında tescil yapılarak prim borçlarının
BAŞVURUNUN KONUSU :
yapılandırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 23/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. 1998 yılında çiftçilik yaptığı dönemde şekerpancarı üretimi yaptığını ancak kesinti yapılmadığı gerekçesiyle tarım BAĞ-KUR sigortalılığının tescil edilmediğini ve son yapılandırma yasasından yararlanamadığını ifade etmek suretiyle tevkifatın yapıldığı dönem itibariyle tarım BAĞ-KUR tescilinin yapılarak hesaplanacak prim borçlarına ilişkin yapılandırma talebinin yerine getirilmesini talep etmiştir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 08/04/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
gönderilen 07/05/2021 tarihli ve sayılı yazıda:
2.1. Kurum kayıtlarında başvurana ait müstahsil makbuzları ve banka dekontunun bulunmadığı, ayrıca başvuranın isminin tevkifat kesinti listelerinde yer almakta olup kesinti tutarının sıfır olarak gözüktüğü, 2.2. 01/03/2013 tarih ve 28574 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Tarımsal Faaliyette Bulunanların
Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti Yapılmak Suretiyle Tahsil Edilmesine
Dair” 28574 sayılı Tebliğ’in “01.10.2008 tarihinden önce yapılan prim kesintisi nedeniyle tescil işlemleri
” başlıklı 11 inci maddesine göre ancak mülga 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve sattıkları ürün bedellerinden 1/4/1994 tarihinden itibaren kesinti yapılan tarımsal faaliyette bulunanların, kesintinin yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde kesinti tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla kesinti yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren 4 Seri No’lu 2926 sayılı Tarımda Kendi
Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Uygulama Tebliğ uyarınca sigortalıkları başlatılır.
Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan tarımsal faaliyette bulunanların tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas
alınır. Ziraat odası kaydı olmaması halinde, kesintiye esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınır”. Hükmü uyarınca bu kapsamda kurum kayıtlarında başvurana ait kurum hesaplarına intikal etmiş tevkifat kesintisi tespit edilememesinden dolayı 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil işleminin gerçekleştirilemediği, 2.3. 2926 sayılı Kanunun “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde: Kanunla veya kanunların verdiği, yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyete bulunan kimselerden, a) 22 yaşını doldurmuş erkekler b) 22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınlar, Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.” Hükmü uyarınca başvuranın
1998 yılında bahsedilen Kanun hükmü gereğince 22 yaşını doldurmamış olmasından dolayı tevkifat
kesintisi yapılamadığı, mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı, 2.4. Başvurandan tevkifat kesintisi yapılmış olsa idi şekerpancarı bedellerinin ödendiği 1999 yılı Nisan ayını takip eden aybaşı olan 01/05/1999 tarihi itibariyle mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında tescili gerçekleşmiş olacak olup, mezkur sigortalılıktan kaynaklı oluşan prim borçlarını bir çok defa çıkmış olan yapılandırma kanunlarından faydalanarak yapılandırmanın mümkün olabileceği, 2.5. Başvuranın 2926 sayılı Kanun kapsamında tescilinin bulunmamasından dolayı mezkur sigortalılığa ilişkin kurum kayıtlarında dosyasının bulunmadığı, bu sebeple başvuranın adına kayıtlı tapu kayıtları ve tarla zilyetliği ile birlikte ziraat oda kaydına ilişkin bilgi ve belgeler kurum kayıtlarında yer almadığı,
belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. Mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanununun; 5.1. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesi; “Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın
3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı
sayılırlar…”, 5.2. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi; Tarımsal Faaliyette
Bulunanlar: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları,
5.3. “Sigortalılığın başlangıcı ve zorunlu oluşu” başlıklı 5’inci maddesi; “2 nci madde kapsamına girenler, onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Sigortalıların tescili ile ilgili işlemler, başvurma ve uymak zorunda oldukları usul ve esaslar yönetmelikle tespit edilir.”, 5.4. “Sigortalıların kayıt ve tescil yaptırma zorunluluğu” başlıklı 7’nci maddesi; “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.”, 5.5. “Sigortalıları bildirme yükümlülüğü” başlıklı 8’inci maddesi; “Köy ve mahalle muhtarları, bu
Kanuna göre sigortalı sayılanları sigortalılıklarının başladığı tarihten, sigortalılığı sona erenleri ise sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren, en geç üç ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdürler…”, 5.6. “Resen tescil” başlıklı 9’uncu maddesi; “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır.”, 5.7. “Tescilde esas alınacak kayıtlar” başlıklı 10’uncu maddesi; “Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21/10/1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18/4/1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24/4/1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları
Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır. Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş, kooperatifler ve birlikleri ile şirket ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler.”, 5.8. “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 36 ncı maddesi; “Sigortalı, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen dönemlerde ödemek zorundadır Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir.”, 6. 26/03/1994 tarihli ve 21886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca çıkarılan “2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kanunu Uygulama Tebliğin (Seri No : 4); 6.1. “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı (I) bendinin ikinci fıkrası; “Ancak, Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve bu Tebliğ uyarınca sattıkları ürün bedellerinden 1/4/1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınır. Ziraat odası kaydı olmaması halinde, tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin, kayıtları esas alınır.”,
6.2. “Hukuki ve Cezai Sorumluluk” başlıklı (İ) bendinin birinci ve ikinci fıkraları; “Tebliğin
“Tevkifat Yapacak Olanlar” başlıklı (B) bölümünde belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, çiftçilerden satın aldıkları ürün bedellerinden bunların prim borçlarına mahsuben bu Tebliğ’deki esaslar çerçevesinde tevkifat yapmamaları veya yaptıkları tevkifat tutarlarını süresi içerisinde ve tam olarak Kurum hesaplarına intikal ettirmemeleri halinde, sözkonusu gerçek ve tüzel kişiler Kuruma karşı sorumludurlar. Tevkifatın yapılmaması veya yapılan tevkifatın süresi içinde ve tam olarak Kurum hesaplarına aktarılmaması durumunda, aktarılmayan tevkifat tutarları sorumlularından yasal faizi ile birlikte tahsil edilecektir.
Ayrıca, bunlar hakkında (tüzel kişilerde yetkili organları hakkında) Türk Ceza Kanununun 526 nci maddesi uyarınca cezalandırılmalarını teminen Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulacaktır.”
Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.”,
7. 01/03/2013 tarihli ve 28574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarımsal Faaliyette
Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti Yapılmak Suretiyle
Tahsil Edilmesine Dair Tebliğin; 7.1. “1/10/2008 tarihinden önce yapılan prim kesintisi nedeniyle tescil işlemleri” başlıklı 11 inci maddesinin ikinci fıkrası; (2) Ancak, mülga 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve sattıkları ürün bedellerinden 1/4/1994 tarihinden itibaren kesinti yapılan tarımsal faaliyette bulunanların, kesintinin yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, kesinti tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, kesinti yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren 4 Seri Nolu 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Uygulama Tebliği uyarınca sigortalılıkları başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan tarımsal faaliyette bulunanların tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınır. Ziraat odası kaydı olmaması halinde, kesintiye esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınır.”,
hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, 1998 yılında çiftçilik yaptığı dönemde şekerpancarı üretimi yaptığını ancak kesinti yapılmadığı gerekçesiyle tarım BAĞ-KUR sigortalılığının tescil edilmediğini belirterek, tevkifatın yapıldığı dönem itibariyle tarım BAĞ-KUR tescilinin yapılmasını ve hesaplanacak prim borçlarına ilişkin yapılandırma talebinin yerine getirilmesini talep etmiştir 10. Sosyal Güvenlik Kurumu’nca özetle, prim tevkifatı yapılan çiftçilerin tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıklarının başlatılabilmesi için mevzuatta belirlenmiş diğer şartların yanında tevkifat tutarlarının da Kurum hesaplarına intikal etmesi şartının arandığı, Kurum kayıtlarında yapılan inceleme sonucu başvuranın adının tevkifat kesinti listelerinde yer almakta olduğu ancak kesinti
tutarının boş olarak gözüktüğü, ayrıca 1998 yılında başvuranın 22 yaşını doldurmamış olmasından dolayı tevkifat kesintisinin yapılmadığı, bu nedenle başvurucunun 2926 sayılı Kanun kapsamında tescilinin yapılmasının mümkün olmadığı 11. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, başvuranın, 16/05/2006 tarihinde BAĞ-KUR Çorum İl
Müdürlüğüne hitaben yazılmış olan dilekçesinde; 1998 yılında Çiftçi olarak pancar ekimi yaptığı, söz konusu tarihten 27/11/1999 yılına kadar olan günlerini kanunda belirtilen yeniden yapılandırma neticesinde borçlanmak istediği, ancak BAĞ-KUR kesintisinin bulunamaması ve 22 yaşını doldurmamış olması nedeniyle talebinin reddedildiği görülmüştür.
12. Bu çerçevede uyuşmazlığın, tevkifat listesinde adı bulunmakla birlikte karşısındaki tutarın sıfır olması nedeniyle başvuranın 2926 sayılı Kanun kapsamında tescilinin yapılıp yapılamayacağı ile tarımsal faaliyetin yapıldığı tarihte 22 yaşının doldurulup doldurulmadığı noktalarında düğümlendiği anlaşıldığından söz konusu iki husus yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tevkifata istinaden sigortalılık tescilinin yapılması talebi yönünden:
13. 2926 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebileceği düzenlenmiştir. Bu çerçevede, ilk olarak 03/04/1993 tarihli ve 93/4384 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Kurumun prim alacaklarının ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebileceğine karar verilmiş ve 01/04/1994 tarihinden itibaren ürün bedelleri üzerinden % 1 oranında prim tevkifatı yapılması suretiyle uygulama başlamıştır.
14. Tevkifat uygulamasına ilişkin usul ve esaslar yıllar içerisinde birden fazla tebliğ ile düzenlenmiştir.
İlk olarak 26/03/1994 tarihli ve 21886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca çıkarılan “2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kanunu Uygulama Tebliği (Seri No: 4)” ile belirlenen söz konusu usul ve esaslar, son olarak 01/03/2013 tarihli ve 28574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca çıkarılan
“Tarımsal Faaliyette Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti
Yapılmak Suretiyle Tahsil Edilmesine Dair Tebliğ” ile yeniden belirlenmiş ve 4 Seri No’lu tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.
15. Tarımsal Faaliyette Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti
Yapılmak Suretiyle Tahsil Edilmesine Dair Tebliğin 11 inci maddesinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanunun ilgili hükümlerinin de yürürlük tarihi olan 1/10/2008 tarihinden önce yapılan tevkifata istinaden yapılacak tescil işlemleri düzenlenmiştir. Maddeye göre, bu kapsamdaki çiftçilerin, tevkifat kesintisinin yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, kesinti tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, kesinti yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren 4 Seri No’lu 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanunu Uygulama Tebliği uyarınca sigortalılıklarının başlatıldığı anlaşılmaktadır.
16. Diğer taraftan, başvurandan tevkifat yapıldığı tarihte yürürlükte olan 2926 Sayılı Tarımda Kendi
Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Uygulama Tebliğinin (Seri No: 4) Hukuki ve
Cezai Sorumluluk başlıklı (İ) bendinde, tevkifat yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kişilerin, Tebliğ’deki esaslar çerçevesinde tevkifat yapmamaları veya yaptıkları tevkifat tutarlarını süresi içerisinde ve tam olarak Kurum hesaplarına intikal ettirmemeleri halinde Kuruma karşı sorumlu oldukları, ayrıca, bunlar hakkında Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesi uyarınca cezalandırılmalarını teminen Cumhuriyet
Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulacağı belirlenmiştir. Gerek bu maddede gerekse tebliğin diğer maddelerinde, kendilerinden tevkifat yapılanların tevkifat bildiriminin yapılmasında ya da tevkif edilen tutarın ödenmesinde yükümlülüğü ya da sorumluluğu bulunduğuna dair herhangi bir hükme ise yer verilmemiştir.
/
17. Nitekim Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 20.09.2010 tarihli ve E.2009/11965, K.2010/8609 sayılı kararında 4 No.lu Tebliğe göre ürün bedellerinden %1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde
Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı, davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespitinin sigortalılığın kabulü için yeterli olduğu, kesintiyi yapan gerçek ve tüzel kişiler Kuruma karşı sorumlu olduğundan kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olmasının dahi sonuca etki etmediği yönünde değerlendirmeler yapıldığı görüldüğü gibi aynı mahiyetteki başka bir başvuruya ilişkin olarak Kurumuzca verilmiş 18/05/2018 tarihli ve Başvuru no’lu Tavsiye Kararı bulunduğu da görülmektedir.
18. Buna göre, prim tevkifatı yapma yetkisi ve yükümlülüğü bulunan tüzel kişiye sattığı ürünün neticesi olarak başvuranın isminin tevkifat listesinde yer aldığı, kendisinden prim tevkifatı yapıldığı dolayısıyla prim ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşılan başvuranın, tevkifatın Kuruma bildirilmesi veya
Kurum hesaplarına yatırılmasında herhangi bir sorumluluğundan söz edilemeyeceği değerlendirildiğinden, tevkifat karşılıklarının Kurum hesabına intikal etmemesi nedeniyle idarece sigortalı olarak tescil edilmemesine yönelik işlemlerin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
22 yaşının doldurmuş olması ile sigortalı sayılma talebi yönünden;
19. 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına Ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesi, Kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden, 22 yaşını doldurmuş erkekler, 22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınların 2926 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılacağı, aynı Kanunun 5.maddesinde de, Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları kabul edilmekte iken; 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, 2. maddede yer alan 22 yaş koşulu kaldırılmış ayrıca 5 maddede yer alan (Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) düzenlemesi ( 2. madde kapsamına girenler, 18 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) şeklinde değiştirildiği, dolayısıyla mevcut dosya kapsamında olayın yukarıda ifade edilen değişiklikten önceki halinin uygulanması gerekmektedir.
20. Hatta Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/03/2014 tarih ve E.2013/620, K: 2014/203 sayılı kararında ifade edildiği üzere, kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm olmadığı, ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esasının kabul edildiği, buna göre, her kanun kural olarak, gerek özel hukuk ve gerekse kamu hukuku alanında, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulandığı, o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere ise uygulanmadığı, bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceği, değişiklik hükmünün kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasaya ve kazanılmış haklara aykırı olduğu belirtilerek, 6270 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 maddesine eklenen 10. fıkra ile “24/7/2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile değişik, mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükmü 2/8/2003 tarihi öncesi için de uygulanır.” düzenlemesi getirilmişken, 5. madde hakkında bu konuda bir düzenleme getirilmemesi kanun koyucunun iradesinin, 22 yaş koşulunun on sekiz yaşa indirilmesine ilişkin 5. maddedeki değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı yönünde olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
21. Bu çerçevede başvuranın şekerpancarı ekimi yaptığı 1998 yılında 22 yaşını doldurup doldurmadığı konusu ile ilgili olarak, yapılan kimlik bilgileri incelemesinde doğum tarihinin 23/03/1976 olduğu görülmüştür. Konya Şeker A.Ş. tarafından hazırlanan Bitkisel Üretim Çiftçi Rehberine göre; Şekerpancarının ekim zamanı İç Anadolu ve geçit bölgelerde Mart sonu ile Nisan ortası olup, ekim işleminden 180-185 gün sonra ise hasat olgunluğuna ulaştığı ifade edilmiştir. Bu açıklamayı değerlendirdiğimizde yapılan tarımsal faaliyetin (şekerpancarı) yıl içerisinde Mart ve Ekim ayları arasını kapsayan bir süreç olduğu, başvuranın doğum tarihi olan 23/03/1976 tarihi dikkate alındığında 1998 yılı için şeker pancarı ürün ekim tarihinin Mart- Nisan 1998, ürün hasat tarihinin ise Ağustos- Eylül 1998 olacağı bu bağlamda ürün satışı ve satış bedelinden yapılacak tevkifatın Ağustos- Eylül 1998 ve sonrasında yapılacağı değerlendirildiğinde başvuranın tarımsal faaliyet yaptığı dönemde karine olarak 22 yaşını doldurduğu bu bağlamda idarece aksini ispatlar nitelikte somut bilgi ve belge sunulmaması halinde 1998 yılında yapılan şekerpancarı ekimi ile ilgili idare tarafından başvurucunun 22 yaşının doldurmamış olması nedeniyle adına tevkifat kesintisi yapılamaması işleminin bu yönüyle de hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Çorum İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun KABULÜNE, Başvuranın, adına yapılan tevkifatın kuruma bildirilmesi veya Kurum hesaplarına yatırılmasında herhangi bir sorumluluğundan söz edilemeyeceği ve 1998 yılında 22 yaşının doldurmuş olduğu değerlendirildiğinden, 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil işlemi gerçekleştirilerek prim borçlarının yapılandırılması yönünde işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal
Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TEBLİĞİNE;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/