|
ÖZET: Başvuru, Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Anonim Şirketi (TARSİM) ile yapılan tarımsal sigorta sözleşmesine dayanarak, Polatlı’da meydana gelen fırtına ve dolu nedeniyle hasar tazminatı talebini içermektedir. Başvuran, sigorta eksperlerinin yaptığı incelemelerin yetersiz olduğunu ve hasarın tespit edilmediğini iddia etmektedir. İki farklı ekspertiz raporu, tarlalarda zayiat olmadığına karar vermiştir. Başvuran, hasarın varlığını kanıtlayan fotoğraflar ve tanıklarla desteklediği taleplerinin reddedilmesine itiraz etmiştir.
Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi, başvuru sahibinin poliçesinde belirtilen risklerin dışında bir etkiyle meydana gelen zararların teminat kapsamı dışında olduğunu belirtmiştir. Yapılan incelemelerde, dolu hasarının tespit edilmediği ve ürünlerin hasat edilmiş olduğu gerekçesiyle başvurunun reddedildiği ifade edilmiştir. Ayrıca, sigorta poliçesinin şartlarına göre, dolu hasarının yalnızca dolu tanelerinin doğrudan etkisiyle oluşan zararları kapsadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuru sahibinin taleplerinin hukuka uygun olmadığı, sigorta poliçesi kapsamında dolu riski nedeniyle tazminat ödemesi yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/2845-S.23.4841
BAŞVURU NO : 2022/12961
KARAR TARİHİ : 08/03/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM SİGORTALARI HAVUZ İŞLETMESİ ANONİM ŞİRKETİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Sigorta ihtilafı hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 08/09/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza tarafından yapılan başvuruda, TARSİM ile tarımsal sigorta sözleşmesi yapmış
olduğunu, poliçe numaraları, (Ada Parsel – 44.433 m2 Yüz Ölçümlü)), (Ada
Parsel – 30.742 m2 Yüz Ölçümlü), (Ada Parsel 24.134 m2 Yüz Ölçümlü),
19474131 ( Parsel 76.777 m2 Yüz Ölçümlü), (Ada Parsel 36.094 m2 Yüz
Ölçümlü), (Ada Parsel -60.35 m2 Yüz Ölçümlü) olan tarımsal sigortaları bulunduğunu, Polatlı’nın Mahallesinde bu sene muhtelif zamanlarda inen fırtınalı şiddetli sağanak yağış ve doluya istinaden tarafı olduğu sigorta sözleşmesi kapsamında Tarsim’e müracaat etmiş olduğunu, akabinde iki eksperin ilgili tarlaları gayet cüz’i bir surette ve tedricen inceleyip esas ve usulde yasal hassasiyetten epey uzak bir surette sigorta hukuku kapsamında hiçbir zayiat olmadığı iddiasıyla meşru taleplerini reddetmiş olduğunu, karara itiraz etmiş olduğunu, tekrar ekspertiz görevlendirildiğini ve bu ekspertizlerin de ilgili tarlaları mahdut bir surette inceleyip, yasal hak addedilen taleplerini reddetmiş olduğunu, ilgili tarlalarda meydana gelen hasarın detaylı bir surette birçok fotoğrafının tarafınca çekilmiş olduğunu ve muhafaza altında olduğunu, gerek tarlaları ve fotoğrafları gören birçok çiftçi ve kişinin, dört tarlayı biçen biçercinin, hasarın sigorta hukuku kapsamında olduğu, ifade edilen sebeplere istinaden gerçekleştiği hususunda mutabık olduğunu, ekspertizlerin çok kısıtlı bir alana baktığını ve fotoğrafladığını, tarlaları ayrıntılı olarak incelemediği, hasarın onlarca tanık ve onlarca fotoğrafla sabit olduğunu, ekspertizlerin tarlanın biçilmesini nazara verip, talebini reddettiğini, beklenilmesi gerektiğinin tarafına hiçbir surette bildirilmemiş olduğunu, uzun süre beklenilmesinin, mahsulün niteliği ve hayatın olağan akışı nazara alındığında mümkün olmadığını, biçilmemesi halinde kalan az miktardaki mahsülün de yok olacağını, bu nedenle biçildiğini, sigorta da yasal taleplerin rizikonun mevcudiyetiyle mütekabil olduğunu, rizikonun da gerçekleşmiş olduğunu, sigorta eksperlerinin inceleme yerine kendisinin şahsına ait aracı ile götürdüğünü, orada el yazısı ile yazdıkları belgeye imza attırıldığını, yakın gözlüğü
olmadığını, bu nedenle bu belgeyi okuyamadığını, ekspertizlerin mahsule dolu vurmadığına dair kendisine belge imzalatmış olduğunu sonradan öğrendiğini, eksperlerin yalnızca zarar görmemiş kısımları dikkate alarak, ve fotoğraflayarak, zarar görmüş kısımları dikkate almaksızın hasarsız ifade ederek, uyuşmazlığın çözülmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 06/10/2022 tarih ve sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme
yazılarına istinaden Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’nün 28/11/2022 tarih ve sayılı yazılarında;
2.1) Öncelikle Tarım Sigortaları Havuzu ve Tarım Sigortaları Havuzunun işletici şirketi Tarım Sigortaları
Havuz İşletmesi A.Ş. 14.06.2005 tarih ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile kurulmuş olup kamu kurumu niteliğini haiz olmadığından Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun kapsamına girmediğinin değerlendirildiği,
2.2) Şikayete konu poliçeler için 21.06.2022 tarihinde dolu hasarı olduğu gerekçesi ile hasar ihbarı
yapıldığı, hasarın etkilerini incelemek üzere görevlendirilen eksperler tarafından 11.07.2022 tarihinde hasar tespit ekspertiz çalışması yapılmış olup mercimek ürününü teminat altına alan ve numaralı poliçeler ile sigortalı alanlarda dolu hasarına bağlı etki tespit edilmediği ve hasar dosyalarının kapatıldığı, sigortalının numaralı poliçe ile sigortalı alanda hasar olmadığı beyanı ve eksperleri alana götürmemesi sonrasında, söz konusu hasar dosyası asılsız ihbar kaydı ile kapatıldığı, arpa ürününü teminat altına alan ve numaralı poliçeler ile sigortalı alanlarda yapılan incelemede de teminat kapsamında dolu hasarı tespit edilmemiş ve hasar dosyaları kapatıldığı,
2.3) Yapılan hasar tespitleri sonrasında sigortalı tarafından tekrar inceleme yapılması talep edildiği,
yapılan itiraz değerlendirmeye alınarak tekrar inceleme yapılmak üzere farklı eksper grubu görevlendirildiği, görevli eksperler tarafından 22.07.2022 tarihinde incelemeler yapılmış ve dolu hasarı belirlenmeyen numaralı poliçelere ait hasar dosyaları kapatıldığı, sigortalı ürünlerin hasat edildiği belirlenen ve numaralı poliçelere ait hasar dosyaları da % 0 hasar oranı ile kapatıldığı,
2.4) 2022 yılı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Genel Şartları’nın B.4. Hasarın Tespiti: “İlgili
mevzuat gereği hasar tespit işlemleri Tarım Sigortaları Havuzu eksperleri tarafından yapılır.” maddesi uyarınca hasar tespit çalışmaları TOBB siciline kayıtlı, Tarım Sigortaları Havuzu eksperliği uzmanlığına sahip bağımsız eksperler tarafından sigortacılık ilkelerine uygun olarak teknik kriterler çerçevesinde yapılmakta olduğu,
2.5) 2022 yılı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Genel Şartları’nın A.2.2.Teminatların Tanımı,
1’inci maddesi gereğince dolu teminatı yalnızca dolu tanelerinin doğrudan çarpması ile sigortalı ürünlerde oluşan zararları teminat altına aldığı, poliçede teminat altına alınan riskler dışında bir etkiyle meydana gelen zararlar poliçe teminatı dışındadır ve TARSİM’in herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmamakta olduğu, poliçeler için yapılacak ikinci bir işlem bulunmadığından şikayetçinin taleplerinin yerine getirilmesinin mümkün bulunmadığı,
2.6) 2022 yılı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Genel Şartları’nın A.4. Teminat Dışında Kalan
Haller, maddesi uyarınca hasat edilmiş ürünlerde meydana gelen hasarların poliçe teminatı dışında olduğu, görev yapan eksperler TOBB Tarım Sigortaları Havuzu eksper siciline kayıtlı, bağımsız olarak çalışan ziraat mühendisleri, teknikerleri ve teknisyenleri olduğu, Ankara ili Polatlı ilçesi için 2022 yılında
/
10.778 adet Bitkisel Ürün sigorta poliçesi tanzim edilmiş olup, bu poliçelerden 1325 adedi için hasar
ihbarı yapıldığı, ihbarlardan 927 adedi dolu riski, 275 adedi sel ve su baskını riski, 15 adedi yaban domuzu riski ve kalan ihbarlar ise don, fırtına, hortum, deprem, kuş zararı, yangın riskleri için yapıldığı, tüm bu ihbarlar sonrasında sahada yapılan incelemeler sonucunda teminat kapsamında hasar etkisi bulunduğu belirlenen poliçeler için toplam 8.236.952 TL tazminat ödemesinin gerçekleştirildiği, toplam tazminat tutarının 7.230.908-TL’lik kısmı dolu riskinden doğan hasarlar için ödendiği, Açıklaması yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”
başlıklı 74’üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” ,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun’un;
5.1) “Yardımlar” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanuna göre yapılacak Devlet yardımları; kredi
açma, karşılıksız mal veya para verme veya teknik yardım yapma, yapılacak veya onarılacak tesislerin maliyetlerine katılma şekillerinden biri ile olur. Yardımlarda küçük işletmelerle aile işletmelerine öncelik tanınır. Afet dolayısıyla çalışma ve üretim imkanları önemli ölçüde bozulmaktan maksat, çiftçinin; A)
Ürünlerinin canlı – cansız üretim araçlarının ve tesislerinin değer itibariyle en az %40 oranında zarar görmesi, bu zararı diğer tarımsal veya başka gelirleriyle karşılayacak gücü bulunmaması ve kredi veren banka, kooperatif ve benzeri kuruluşlardan bu zararı karşılayacak borç alma imkanı olmaması; B)
Ürünlerinin, canlı – cansız üretim araçlarının veya tesislerinin % 40’dan az zarar görmesi halinde, kredi alma imkanı olmaması, başka geliri bulunmaması, dolayısıyla tarımsal faaliyetlerini devam ettiremeyecek ve geçimini sağlayamayacak duruma düşmesi, Halleridir. Karşılıksız yardım, ancak yukarda, belirtilen koşullarda ve geri ödeme gücü olmadığı saptanan, çiftçilere yapılabilir. Tesis maliyetine katılma, sadece çiftçilerin birlikte kullandıkları ve yararlandıkları araçlar ve tesisler için ve gereğine göre yapılabilir.
Tesisin onarılması veya yenisinin sağlanmasına katılma, proje tutarının % 70’ini geçemez. Bu esaslara göre ve bölgeler itibariyle, çiftçilere hangi afetler için, ne gibi ürünleri, canlı – cansız üretim araçları ve tesisleri için hangi şartlarda ve ne şekilde yardım yapılacağı yönetmelikte açık ve seçik bir şekilde belirtilir. Zarar ve ziyanların Devletçe herhangi bir suretle karşılanmış olanlara veya tarımsal sigortadan yararlanma imkanı bulunanlara bu kanun gereğince ayrıca yardım yapılmaz.”
5.2) “Hasar tespit komisyonları” başlıklı 3’ üncü maddesinde; “Afetlerden zarar gören çiftçilerin zarar
ve ziyanlarının mahiyetini, oranlarını ve tutarlarını tespit etmek, çiftçinin ödeme gücüne göre karşılama şekillerini belirtmek amacıyla her il ve ilçede hasar tespit komisyonları kurulur.”,
6) 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun; “Şirket” başlıklı 9’uncu maddesinde, Havuzun
işletilmesine ilişkin iş ve işlemler, Havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak Şirket tarafından yürütülür. Şirketin, Kurulun belirleyeceği usûl ve esaslar çerçevesinde görevleri şunlardır: a) Tazminat ödemelerine esas teşkil edecek hasar tespit işlemlerine ilişkin her türlü çalışma ve organizasyonları yapmak suretiyle, tazminat ödemelerinin en kısa sürede yapılmasını sağlamak. Bitkisel ürün sigortalarının hasar tespitleri ziraat mühendisi, ziraat teknikeri ve ziraat teknisyenleri; çiftlik hayvanları sigortalarının risk inceleme işlemleri veteriner hekimler ve
zooteknist ziraat mühendisleri, hasar tespitleri ise veteriner hekimler tarafından yapılır. (Ek cümle:
13/6/2012-6327/35 md.)
6.1) “Havuz tarafından teminat altına alınacak riskler” başlıklı 12 nci maddesinde; “Kapsama
alınacak bitkiler, bitkisel ürünler ve seralar, tarımsal yapılar, tarım alet ve makineleri ile çiftlik hayvanları için kuraklık, dolu, don, sel, taban suyu baskını, fırtına, hortum, deprem, heyelan, yangın, kaza ve zararlılar ile hayvan hastalıklarının neden olacağı zararlar ve/veya tarım sektörü bakımından önemli görülecek diğer risklere ilişkin teminatlar Kurulun teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirlenir.”
7) 18/5/2006 Tarih ve 26172 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarım Sigortaları Havuzu Çalışma
Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Havuz tarafından teminat altına alınacak riskler başlıklı 24’üncü maddesinde, (1) Kapsama alınacak bitkiler, bitkisel ürünler ve seralar, tarımsal yapılar, tarım alet ve makineleri ile çiftlik hayvanları için kuraklık, dolu, don, sel, taban suyu baskını, fırtına, hortum, deprem, heyelan, yangın, kaza ve zararlılar ile hayvan hastalıklarının neden olacağı zararlar ve/veya tarım sektörü bakımından önemli görülecek diğer riskler, Kurulun teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.
8) 2022 Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın A.2.2.Teminatların Tanımı: “(1)
Bu sigorta ile verilen teminatların tanımı aşağıda belirtilmiştir. b) Dolu Teminatı; dolu tanelerinin doğrudan çarpma etkisiyle sigortalı üründe neden olduğu zararları,..
8.1) A.9.2. Teminatların Sonu (1) Sigorta teminatı; her hal ve koşulda, poliçede belirtilen bitiş tarihinde
sona ermek kaydıyla, poliçe bitiş tarihinden önce: a) Ürünün tam hasara uğraması, b) Ürünün tamamının hasat edilmesi, c) Sözleşmenin feshedilmesi hallerinde sona erer.
8.2) B.4. Maddesinde, Hasarın Tespiti (1) Hasar tespitinin doğru, hatasız ve zamanında yapılması esastır.
İlgili mevzuat gereği hasar tespit işlemleri Tarım Sigortaları Havuzu eksperleri tarafından yapılır. Sigorta edilmiş ürünlerde; teminat kapsamında meydana gelen hasarın nedeni, niteliği ve miktarı, Tarım
Sigortaları Havuzu veya Tarım Sigortaları Havuzu eksperleri tarafından tespit edilir.
(2) Taraflar zarar miktarında anlaşamadıkları takdirde, sigortalı ikinci bir hasar tespiti yapılması için ilk tespit tarihinden en geç 7 gün içinde, Tarım Sigortaları Havuzundan yazılı olarak talepte bulunur. Tarım
Sigortaları Havuzu, talebin kendisine ulaştığı tarihten itibaren, 5 gün içinde, Tarım Sigortaları Havuzu eksperini atar.
8.3) Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarının Tazminat Hesabı başlıklı B.5.
maddesinde; “(1) Hasar tespitinde belirlenen ve tazminatın hesabında esas alınacak hasar oranı, eksik beyan durumları hariç olmak üzere, Tarım Sigortaları Havuzu eksperi tarafından belirlenen gerçek verim,
üzerinden hesaplanan sigorta bedeline uygulanır. (2) Muafiyeti geçmeyen hasarlar ödenmez. Tazminat hesabında hasar miktarının poliçede belirtilen muafiyeti aşan kısmı esas alınır. Sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarı hesaplanarak tazminat tutarından indirilir” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuru sahibinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuru sahibi, özetle TARSİM ile tarımsal sigorta sözleşmesi yapmış olduğunu, Polatlı’nın
Mahallesinde bu sene muhtelif zamanlarda inen fırtınalı şiddetli sağanak yağış ve doluya istinaden tarafı olduğu sigorta sözleşmesi kapsamında Tarsim’e müracaat etmiş olduğunu, akabinde iki eksperin ilgili tarlaları gayet cüz’i bir surette ve tedricen inceleyip esas ve usulde yasal hassasiyetten epey uzak bir surette sigorta hukuku kapsamında hiçbir zayiat olmadığı iddiasıyla meşru taleplerini reddetmiş olduğunu, karara itiraz etmiş olduğunu, tekrar ekspertiz görevlendirildiğini ve bu ekspertizlerin de ilgili tarlaları mahdut bir surette inceleyip, yasal hak addedilen taleplerini reddetmiş olduğunu, ilgili tarlalarda meydana gelen hasarın detaylı bir surette birçok fotoğrafının tarafınca çekilmiş olduğunu ve muhafaza altında olduğunu, gerek tarlaları ve fotoğrafları gören birçok çiftçi ve kişinin, dört tarlayı biçen biçercinin, hasarın sigorta hukuku kapsamında olduğu, ifade edilen sebeplere istinaden gerçekleştiği hususunda mutabık olduğunu, ekspertizlerin çok kısıtlı bir alana baktığını ve fotoğrafladığını, tarlaları ayrıntılı olarak incelemediği, hasarın onlarca tanık ve onlarca fotoğrafla sabit olduğunu, ekspertizlerin tarlanın biçilmesini nazara verip, talebini reddettiğini, beklenilmesi gerektiğinin tarafına hiçbir surette bildirilmemiş olduğunu, uzun süre beklenilmesinin, mahsulün niteliği ve hayatın olağan akışı nazara alındığında mümkün olmadığını, biçilmemesi halinde kalan az miktardaki mahsülün de yok olacağını, bu nedenle biçildiğini, sigorta eksperlerinin inceleme yerine kendisinin şahsına ait aracı ile götürdüğünü, orada el yazısı ile yazdıkları belgeye imza attırıldığını, yakın gözlüğü olmadığını, bu nedenle bu belgeyi okuyamadığını, ekspertizlerin mahsule dolu vurmadığına dair kendisine belge imzalatmış olduğunu sonradan öğrendiğini, eksperlerin yalnızca zarar görmemiş kısımları dikkate alarak, ve fotoğraflayarak, zarar görmüş kısımları dikkate almaksızın hasarsız ifade ederek, uyuşmazlığın çözülmesini talep etmektedir.
11) İlgili mevzuat hükümlerine bakıldığında; 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun ilgili hükümleri
gereğince her yıl kapsama alınacak ürünler, bölgeler ve risklerin Cumhurbaşkanınca belirlendiği, 5363 sayılı Kanunun Havuz tarafından teminat altına alınacak riskler” başlıklı 12 nci maddesinde; Kapsama alınacak bitkilerin, bitkisel ürünler ve seraların, tarımsal yapıların, tarım alet ve makineleri ile çiftlik hayvanları için kuraklık, dolu, don, sel, taban suyu baskını, fırtına, hortum, deprem, heyelan, yangın, kaza ve zararlılar ile hayvan hastalıklarının neden olacağı zararlar ve/veya tarım sektörü bakımından önemli görülecek diğer risklere ilişkin teminatların Kurulun teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirleneceği, hüküm altına alınmıştır.
/
12) Tarım sektörü, dünya nüfusu açısından taşıdığı kritik önemin yanı sıra ekonomik, sosyal, siyasal,
teknolojik ve kişisel risklerden yüksek düzeyde etkilenen, son derece hassas bir faaliyet sahası olarak kendine özgü bir yapıya sahip olması dolayısıyla, tarımın insanlığın beslenmesindeki fonksiyonunu etkili bir şekilde yerine getirmesi tarımsal üretimi tehdit eden risklerin yönetimiyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, gelişmiş ülkeler, uyguladıkları çeşitli korumacılık politikaları, risk yönetim programları ve bu programlar içerisinde önemli bir yer alan; tarım sigortaları uygulamaları ile risk paylaşımını ve transferlerini gerçekleştirmektedirler. Ülkemizde de tarım sektörünü tehdit eden risklerin teminat altına alınabilmesi amacıyla bir sigorta mekanizmasının devreye sokulması düşünülmüş ve bu amaçla 5363
Sayılı Tarım Sigortaları Kanunu yürürlüğe girmiştir.
13) Tarımsal üretim, sigorta konusu olabilen diğer mal ve hizmetlere nazaran doğal afetlere ve iklimsel
risklere son derece yoğun şekilde maruz kalmaktadır. Tarımsal üretimin sürdürülmesini etkileyen nedenlerin başında çiftçilerin doğal afetler yüzünden yaşadıkları gelir kayıpları yer aldığı için zarar gören üreticiler sigorta sistemi ile desteklenerek risklerin transferi hedeflenmiştir. Bu amaçla Tarım Sigortaları
Havuzu kurulmuş ve bu sistem ile riskin sadece üretici üstünde kalması engellenerek devlet katkısı da öngörülmüştür. Bununla birlikte sisteme kayıt zorunlu tutulmayarak riski en iyi değerlendirecek kişi olan üreticinin isteğine bırakılmıştır. Ancak 5363 sayılı Kanun kapsamında, uygulama yılında yer alan riskler için tarım sigortası yaptıran üreticilerin yararlanacakları açıkça hükme bağlanmıştır.
14) 5363 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Kanun kapsamındaki risklerin teminat altına alınması, standart
sigorta poliçelerinin belirlenmesi, hasar organizasyonları, aktüerya çalışmaları, tazminat ödemelerinin yapılması, reasürans teminatının sağlanması, tarım sigortalarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve izlenmesi ile diğer teknik hizmetlerin yürütülmesi amacıyla tüzel kişiliği haiz havuz kurulduğu ve bu havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak Şirket tarafından yürütüleceği, havuza katılan sigorta şirketlerinin ortaklaşa kurdukları, kâr amacı olmayan bir anonim şirket olup, Tarım Sigortaları Havuzu’ nun tüm iş ve işlemleri, sigorta prensipleri ve sigorta tekniklerine göre bu şirket tarafından yürütülmektedir. Şirketin görev ve sorumlulukları arasında, tazminat ödemelerine esas teşkil edecek hasar tespit işlemlerine ilişkin her türlü çalışma ve organizasyonları yürütmek, tazminat ödemelerinin en kısa sürede yapılmasını sağlamak olarak belirtilmiştir. Söz konusu havuz ve şirketin sigortacılık uygulamaları yönüyle denetiminin Müsteşarlık (Hazine ve Maliye Bakanlığı), diğer tüm işlemlerinin denetimi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacağı düzenlenmiştir. Tarım Sigortaları Havuzu ve
İşletici Şirketin Sigortacılık uygulamaları yönüyle denetiminin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca (SEDDK), diğer tüm işlemlerinin (İdari ve Mali) denetiminin ise Tarım ve
Orman Bakanlığı tarafından yapıldığı; dolayısıyla sistemin devletin denetimi, gözetimi ve garantisinde olan bir sigorta sistemi olduğu anlaşılmaktadır.
15) Somut durumun incelenmesinde, Ankara Polatlı ilçesi Mahallesinde muhtelif zamanlarda
meydana gelen fırtınalı şiddetli yağış ve dolu zararı sebebiyle başvuru sahibine ait tarımsal ürünlerinin zarar gördüğü, bu zararın tazmini için söz konusu TARSİM ile yapılan poliçeler kapsamında başvurusunun kabul edilmediği, yapılan itiraz üzerine sigorta eksperleriyle yeniden yapılan incelemede, ürünlerin hasadının yapıldığı için talebinin kabul görmediğini, hatta tarlanın biçilmemesiyle ilgili kendisine bilgi verilmediğini, eksperler tarafından zararla ilgili ayrıntılı bir incelemenin yapılmadığını, kırmızı mercimek ekili tarlanın halihazırda biçilmediğini, ürünün toplanabilir olmaktan çıktığını, telef olduğunu, eksperler tarafından zararın kaynağının dolu olmadığının tespitinin yapıldığı, rizikonun da gerçekleşmiş olduğunu, sigorta eksperlerinin inceleme yerinde el yazısı ile yazdıkları belgeye imza attırıldığını, yakın gözlüğü olmadığını, bu nedenle bu belgeyi okuyamadığını, ekspertizlerin mahsule dolu vurmadığına dair kendisine belge imzalatmış olduğunu sonradan öğrendiği belirtilerek anılan poliçeler
gereğinde tarımsal ürünlerindeki dolu zararının kabul edilmesini ve ihtilafın çözümlenmesi talebinin
TARSİM tarafından poliçede teminat altına alınan riskler dışında bir etkiyle meydana gelen zararların poliçe teminatı dışında olduğu için herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, poliçeler için yapılacak ikinci bir işlem bulunmadığından taleplerinin yerine getirilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.
16) Buna göre, başvuru sahibi adına Ankara ili Polatlı ilçesi mahallesinde kayıtlı Mercimek
(kırmızı) ürünü için ve numaralı Bitkisel Ürün Sigortası poliçeleri 150 kg/da verim, 9,00 TL birim bedel ile 05.05.2022 başlangıç ve 21.07.2022 bitiş tarihli, Arpa ürünü için; 19474134, ve numaralı Bitkisel Ürün Sigortası poliçeleri, 400 kg/da verim, 5,50 TL birim bedel, 21.04.2022 başlangıç ve 14.08.2022 bitiş tarihli olarak tanzim ettirildiği, Devlet destekli bitkisel ürün sigortası poliçelerinde; dolu, fırtına, hortum, yangın, deprem, heyelan, sel ve su baskınının ürünlerde neden olduğu miktar kaybı ve dolunun yaş meyve, yaş sebze ve kesme çiçeklerde neden olduğu kalite kaybının teminat kapsamına alınmıştır.
17) Poliçeye tabi tarım ürünlerinde 21.06.2022 tarihinde “Dolu” hasarı olduğu gerekçesi ile hasar
ihbarının yapıldığı, hasarın etkilerini incelemek üzere görevlendirilen eksperler tarafından 11.07.2022 tarihinde hasar tespit ekspertiz çalışması yapılmış olup Mercimek ürünü olan alanlarda dolu hasarına bağlı etki tespit edilemediği, dolayısıyla hasar dosyalarının kapatıldığı, sigortalının hasar olmadığı beyanı ve eksperleri alana götürmemesi sonrasında hasar dosyasının kapatıldığı, arpa ürünü olan alanlarda yapılan incelemede de teminat kapsamında dolu hasarı tespit edilemediği, başvuru sahibi tarafından söz konusu tespitlere yapılan itirazlar sonucu farklı eksper grubu tarafından 22.07.2022 tarihinde inceleme yapılmış olup dolu etkisinin belirlenmediği, ayrıca hasadı yapılmış alanlarda tespit yapılmadığı için hasar dosyalarının kapatıldığı anlaşılmaktadır.
18) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, şikâyetçinin iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili
mevzuat hükümleri ve dosya kapsamında tarafımıza sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, üreticiyi desteklemek ve öngörülen risklerden korumak amacı ile sigorta havuzu oluşturulduğu, anılan sigorta kapsamında devlet desteğinin üreticilerin yararlandığı, bitkisel ürün sigortası poliçelerinde don, dolu, fırtına, hortum, yangın, deprem, heyelan, sel ve su baskınının ürünlerde neden olduğu miktar kaybı ve dolunun yaş meyve, yaş sebze ve kesme çiçeklerde neden olduğu kalite kaybının teminat kapsamına alındığı görülmektedir. Sigorta eksperleri tarafından yapılan mahallinde yapılan inceleme, söz konusu poliçe teminatı kapsamında tarımsal ürünlerin bir kısmında doludan ziyade kuraklıktan dolayı meydana gelen bir zarar olduğu, ayrıca hasadı yapılan ürünler dolayısıyla da zararın kaynağının tespit edilemediği, ürünlerde normal hasat evresini geçtiği için dane dökülmelerinin olduğu, ayrıca yapılan tespitlerde dolu hasarının yabancı otlarda da gözlenmediği anlaşılmaktadır. Sigorta yaptıran çiftçilere, prim desteği sağlanan ve teminat kapsamındaki bir risk nedeniyle, hasar olması durumunda, sigorta prensipleri ve teknikleri çerçevesinde hasar tazminatı ödemesi yapılmaktadır. Buna göre, başvuruya konu bitkisel ürünlerde meydana gelen zararların sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan dolu riski olduğu tespiti yapılamadığı için İdarenin başvurana karşı gerçekleştirmiş olduğu iş ve işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun oluşmadığı tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından tam ve gerekçeli
olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede, hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu
Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvuran ile Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/