ÖZET: Başvuru, Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından başlatılan icra takibine ve 2014 yılı tarımsal destek ödemesinin iadesine ilişkindir. Başvuran, icra takibinin haksız olduğunu, kendisine ait bir elektrik aboneliği bulunmadığını ve tarımsal sulama için herhangi bir fatura veya tebliğ almadığını iddia etmektedir. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çiftçi verilerini Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. ile paylaştığını ve bunun kişisel verilerin korunması açısından sorun teşkil ettiğini belirtmektedir.

Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş., başvuranın adına herhangi bir elektrik aboneliği bulunmadığını ve dolayısıyla elektrik borcu olmadığını ifade etmiştir. İcra takibinin, başvuranın tarımsal sulama amacıyla kaçak elektrik kullanımı nedeniyle başlatıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın 2016 yılında sulu ekim yaptığına dair beyanının, yapılan saha incelemeleriyle çeliştiği anlaşılmıştır. Başvurunun reddedilmesine ilişkin karar, başvuranın tarımsal sulama elektrik aboneliği olmadan başka bir abone üzerinden sulama yaptığı ve bu nedenle kaçak elektrik kullanımıyla ilgili işlemlerin yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmamış ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/62547-S.20.67649

BAŞVURU NO : 2019/22986

KARAR TARİHİ : 25/06/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DİCLE ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ

GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Tarımsal sulama elektrik borcu hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 27/12/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran (TCKN: ) Kurumumuza yapmış olduğu 05/01/2020 tarihli başvurusunda özetle; Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından

No’lu Esas dosya ile 05/12/2019 tarihinde tarafına icra takibinin yapıldığını, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve itirazın kabul edildiğini, takibe konu edilen borcun hangi döneme ait olduğunun belli olmadığını, Derik İlçesi Mahallesinde kain taşınmazlarla ilgili tarımsal elektrik borcu nedeniyle olduğunu tahmin ettiğini, şahsına ait taşınmazın olduğu yerde hiçbir aboneliğin bulunmadığını, ilgili kurum bahsi geçen borçla ilgili tarafına herhangi bir fatura veya tebliğ de bulunmadığını, kain taşınmazın bulunduğu alanda hiç bir şekilde su kuyusu ve elektrik abonesi bulunmadığını, ayrıca icra takip belgesinde şahsının kaçakçılıkla suçlandığını, hiç bir şekilde yasal bağı olmayan bir kurumun tarafına borç çıkarmasını ve akabinde icra başlatmasını kabul etmediğini, ilgili kurum yapmış olduğu bu uygulamalarından ötürü tarım yapmaktan vazgeçme noktasına gelmiş bulunduğunu, 2014 yılında haksız yere doğrudan gelir desteğine el konulduğunu ve 3.150,00 TL’nin hesabından kesildiğini, Tarım ve

Orman Bakanlığının ilgili kuruma bir şubesi gibi ÇKS bilgisi şifresi vererek çiftçilerin verilerine ulaşmasına imkan sağladığını, Kişisel Verileri Koruma Kanununa göre Tarım ve

Orman Bakanlığının kişisel verilerinin ilgili kurumla paylaşmasını kabul etmediğini, Kurumun

Tarım ve Orman Bakanlığının bir şubesi gibi hareket ederek çiftçilerden ÇKS belgesini istemleri ve bilgilerine erişmeleri son derece yanlış bir uygulama olduğunu, ilgili kurumun kaçak kullanımına karşı abonesi olan yani yasal muhataplığı bulunan kişilere karşı gerekli adımları atması gerektiği, ilgili kurumun şu anda tarafına açmış olduğu icra veya davadan vazgeçmesini ve 2014 yılında hesabından haksız yere çektiği 3.150,00 TL’nin iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 24/03/2020 tarihli ve S sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben gönderilen Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 14/04/2020 tarih ve E. sayılı yazısında; “… Tarımsal sulamadan kaynaklı elektrik borcu bulunan çiftçilerin tarımsal destekleme alacakları Devlet Su İşleri Genci Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve 06/09/2018 tarih ve

30527 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan “Tarımsal sulamaya ilişkin vadesi geldiği halde

ödenmeyen işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmet bedeli ile elektrik enerjisi borcu bulunan çiftçilerin borçlarının tarımsal destekleme ödemelerinden mahsuben alınmasına

İlişkin” tebliğ hükümleri çerçevesinde mahsup edilmektedir. Söz konusu tebliğ hükümleri çerçevesinde çiftçilerin hesaplarına bloke işlemi konulmamakta, şirket alacaklarının destekleme ödemelerinden mahsuben kesilmesine ilişkin usul ve esaslar İlgili şirketler ve banka (Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü) arasında yapılan protokollere göre yapılmaktadır.

Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nİn Bakanlığımız Tarım Bilgi Sistemi (TBS) altında çalışan Çiftçi

Kayıt Sistemi (ÇKS)’ne erişimi bulunmamakta olup, ilgili şirket ile Bakanlığımız arasında 30/05/2018 tarih ve sayılı Bazı İllerde Tarımsal Sulamada Kullanılan Elektrik

Tüketim Bedelinin Desteklenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’na İstinaden imzalanan ve yazımız ekinde bir örneği sunulan protokol kapsamında web servis metodu İlc paylaşım yapılmaktadır.

Çiftçilere ait ÇKS başvuruları İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden yapılıp, ÇKS başvuru ve destekleme başvuru evrakları mahallinde teslim alınıp, dosyalandığından; 2017-2020 yılı

Çiftçi Kayıt Sistemi’nde kaydı örneklerinin mahallinden talep edilmesi gerekmektedir.” denilmiştir.

3. Kurumumuzun 24/03/2020 tarihli ve S sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben gönderilen Dicle Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’nün 02/06/2020 tarih ve E sayılı yazısında; “Başvurucu (TC ) adına herhangi bir elektrik aboneliği (Perakende

Satış Sözleşmesi) bulunmamaktadır. Başvurucunun aboneliğinin bulunmamasından dolayı elektrik tüketim borcu bulunmamaktadır (usulsüz ve kaçak enerji kullanımı hariç). Şirketimizce herhangi bir tarımsal destek ödeme kesintisi yapılmamıştır. Başvurucunun Şirketimize hitaben herhangi bir başvurusu bulunmamaktadır. Konuya ilişkin Şirketimiz aleyhine başlatılmış dava dosyası bulunmamaktadır. Başvurucu (TC: ) tarafından Kurumunuza yapılan başvuru incelendiğinde; icra takibini başlatan ile destek kesintisi yapan kurumun

Şirketimiz değil, Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğu beyan edilmiştir. Nitekim konuya ilişkin elektrik tüketiminin kaçak kullanımdan kaynaklandığı belirtilmiştir. İşbu nedenle ilgili kişi hakkında Şirketimizce yapılan herhangi bir iş ve işlem bulunmamaktadır” denilmiş ve ilgili belgeler iletilmiştir.

4. Kurumumuzun 24/03/2020 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben gönderilen Dicle Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’nün 08/06/2020 tarih ve E. sayılı yazısında; “Yapılan incelemeler neticesinde (TC: ) adına kayıtlı herhangi bir abone kaydının ve ikili anlaşmanın olmadığı anlaşılmıştır. Öncelikle ’nin şikâyetinde belirttiği 2014 yılında tarımsal sulama destek ödemesinden 3.150,00 TL tutarında yapılan kesintinin şirketimiz tarafından yapılmadığı, 2016 yılı kullanımına ilişkin olarak

17.04.2020 tarihinde 2.770,19 TL tutarında kesinti yapılmıştır.

Bahse konu kesinti “30.08.2014 tarihli ve 29104 sayılı Tebliğde belirtilen ‘Şirkete borçlu çiftçilerin, söz konusu borçlarını 15/9/2014 tarihine kadar ödememeleri veya bu tarihe kadar

“Belge” ibraz edememeleri durumunda, Şirketin Bankadan yapacağı yazılı talep üzerine, 2014 yılında bu çiftçilere yapılması gereken tarımsal destekleme ödemelerinden, Şirketin alacaklı olduğu tutara karşılık gelen kısım Şirket alacağına karşılık mahsup edilir” hükmü gereği 2.770,19 TL tutarında kesinti yapılmıştır.

T.C. kimlik numaralı adlı çiftçi Derik ilçesi mahallesinde çiftçilik faaliyeti yürütmektedir. adına kayıtlı perakende sözleşmesi bulunmamaktadır. Şirketimize ait CBS sisteminden, saha tespitlerinden ve sahada çekilen görüntülerinden de anlaşıldığı üzere başvuranın adına kayıtlı bulunan nolu tesisatı kullanmaktadır. Kendisinin kuruma vermiş olduğu ıslak imzalı dilekçesinde de bu durum açıkça kendisi tarafından kabul edilmiştir. mahallesinde bulunan parsellerde buğday ve mısır ekimi yapmış olup; ekilen ürünler su ihtiyacı ürünler olduğundan, çiftçinin adına kayıtlı perakende sözleşmesi bulunmadığından ve bölgede doğal kaynak suyu bulunmadığından tarımsal sulama abonesinden faydalanarak sulama yapılmıştır. İlçe tarım müdürlükleri ve çiftçinin beyanı ile oluşturulan icmal listelerine istinaden 2013/2014/2015/2016 döneminde yapılan tahakkuklar, ürün ekim beyanına göre hesaplanmaktaydı. 2016 yılında mahallesinde bulunan (eski parsel numarası ) no’lu parseli ÇKS sisteminde kuru beyan etmiş fakat kurumumuzca

CBS sistemi uydu görüntüleri üzerinden yapılan incelemeler neticesinde ilgili parselde mısır ekimi olduğu tespit edilmiştir. ’nin sulama yaptığını belirttiği no’lu tarımsal sulama abonesinde 2016 yılına ait herhangi bir tahakkuk (endeks ilerlemesi)

bulunmamaktadır. Bu nedenle ’ye ait ÇKS sisteminde kayıtlı bulunan parsellerinde;

2016 yılında ekilen sulu ürüne (buğday=109.866 da *50 TL, 84 da*110 TL mısır) istinaden

adına kayıtlı tesisat no’lu aboneye seri no’lu fatura ile 14.733,30 TL tahakkuk edilmiştir. Bahse konu tahakkuk olup ödenmediğinden icra takibi başlatılmıştır. 2016 yılına ait uydu görüntüsü ve tarımsal sulama yaptığı abonenin yerini gösteren kroki ekte yer almaktadır. … Netice itibariyle yapılan işlemler 30.08.2014 tarihli ve

29104 sayılı Tebliğde belirtilen hükümler ve gerekçeleri yukarıda açıklanan ve yine ekte yer

alan tespitler doğrultusunda yapılmış olup konuya ilişkin belgeler yazımız ekinde sunulmuştur.” ifadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler” hükmü, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmünü amirdir.

7. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun ‘Dağıtım sistemindeki kayıpların

azaltılmasına ilişkin tedbirler’ başlıklı Geçici 18 sayılı maddesinde; “(Ek:

27/3/20156639/18 md.) (1) 1/1/2016 tarihine kadar, teknik ve teknik olmayan kayıplarının oranı ülke ortalamasının üzerinde olan dağıtım bölgelerinde, diğer dağıtım bölgelerinden farklı düzenlemeler yapılmasına, hedef kayıp-kaçak oranlarının bir önceki yılın gerçekleşmeleri dikkate alınarak ve sonraki uygulama dönemleri de dâhil olmak üzere yeniden belirlenmesine

Kurul yetkilidir.” denilmektedir.

8. 08/05/2014 tarih ve 28994 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri mülga

Yönetmeliği’nin ‘Kaçak elektrik enerjisi tüketimi’ başlıklı 26’ncı maddesinde; “(1)

Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b)

Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.(2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır.(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir.(4)

Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve

Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur.” hükmü yer almaktadır.

9. 30/05/2018 tarih ve 30436 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası

Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42’nci maddesinde; “(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” hükmü yer almaktadır.

10. 31/12/2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dağıtım Sistemindeki

Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliğinin; 10.1. ‘Yüksek kayıplı şirketlerin tespiti’ başlıklı 5’inci maddesinde; “Yüksek kayıplı şirketler, 2014 yılı teknik ve teknik olmayan kayıp oranı 2014 yılı dağıtım sektörü ülke ağırlıklı ortalama teknik ve teknik olmayan kayıp oranının üzerinde olan şirketlerdir.(2) Birinci fıkra kapsamında yüksek kayıplı şirket statüsü kazanan şirketlerin bu statülerinin devam etmesi, bir önceki yıl teknik ve teknik olmayan kayıp oranının aynı yıla ait dağıtım sektörü ülke ağırlıklı ortalama teknik ve teknik olmayan kayıp oranının üzerinde olması ile mümkündür. Aksi durumda yüksek kayıplı şirket statüsü bir daha kazanılmamak üzere kaybedilir.(3) Yüksek kayıplı şirket statüsü 31/12/2025 tarihinde tüm şirketler için ortadan kalkar.” denildiği, 10.2.

‘Kaçak tespitine ilişkin resmi kurum kayıtları ile teknolojik imkanların kullanılması’ başlıklı 14’üncü maddesinde; “Yüksek kayıplı şirketlerde; mevsimsel olarak tarımsal sulama amacıyla elektrik tüketilen ve güvenlik nedeniyle kaçak kontrolü yapılamadığı ilgili kurum tarafından belgelendirilen kullanım yerlerinde, elektrik kullanmadan tarımsal ürün üretilemeyeceği resmi kurum yazıları ve kayıtları, teknolojik uygulamalar ile otomasyon sistemi verileri (Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ait Çiftçi Kayıt Sistemi ve benzeri) esas alınarak tespit edilen kullanıcılara, 8/5/2014 tarihli ve 28994 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğindeki yerinde tespit şartı aranmaksızın kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenebilir. Söz konusu tutanağa, güvenlik gerekçesiyle yerinde tespitin yapılamadığına ilişkin ifadenin eklenmesi zorunludur. (2) Birinci fıkra çerçevesinde düzenlenen tutanaklara dayalı olarak tahakkuk ettirilen faturalar, kaçak tespit tutanağı ve tutanağa esas belgelerle birlikte kullanıcılara gönderilir. (3) Kaçak tespit tutanaklarına yapılacak olan itirazlar Şirket tarafından on beş iş günü içerisinde sonuçlandırılır. Bu süre içerisinde sonuçlandırılmayan tutanaklar iptal edilmiş sayılır. (4) Bu madde kapsamında dağıtım şirketi tarafından yapılan her türlü faturalama işlemi, tarımsal sulama uzaktan tespit adı altında muhasebeleştirilir.” denilmektedir.

11. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanunun 11’inci ek maddesinde; “(Ek: 19/4/2018-7139/7 md.) Sulama tesislerinden izinsiz olarak su kullananlara, izinli kullanım olması halinde alınması gereken işletme ve bakım ücretinin %50 fazlası tutarında idari para cezası verilir. (Değişik ikinci fıkra: 16/5/2018-7144/4 md.) Devlet tarafından yapılacak destekleme ödemesi almaya hak kazanan çiftçilerin vadesi geldiği halde ödenmeyen sulama işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmet bedeli borcu veya münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcu bulunması halinde; DSİ veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçek veya tüzel kişi veya elektrik dağıtım şirketi ve/veya elektrik perakende satış şirketi tarafından tarımsal destekleme ödemesi yapacak bankaya borç miktarı bildirilir. Bu bildirim üzerine; çiftçilerin destekleme ödemelerinden borç tutarı mahsup edilerek DSİ veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçek veya tüzel kişiye veya elektrik dağıtım şirketine ve/veya elektrik perakende satış şirketine ödenir.” denilmektedir.

12. 06/09/2018 tarihli ve 30527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarımsal Sulamaya

İlişkin Vadesi Geldiği Halde Ödenmeyen İşletme ve Bakım Ücreti veya Su Kullanım

Hizmet Bedeli ile Elektrik Enerjisi Borcu Bulunan Çiftçilerin Borçlarının Tarımsal

Destekleme Ödemelerinden Mahsuben Alınmasına İlişkin Tebliğin ‘Amaç ve Kapsam’ başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Tebliğin amacı, Devlet tarafından yapılacak tarımsal destekleme ödemesi almaya hak kazanan çiftçilerin vadesi geldiği halde ödenmeyen sulama işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmet bedeli ile münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcu bulunması ve borç bilgisinin tarımsal destekleme ödemesi yapacak bankaya bildirilmesi halinde; banka tarafından borç tutarının destekleme ödemelerinden mahsup edilerek alacaklı olan kurum, kuruluş veya şirkete aktarılması ile kalan kısmın çiftçiye ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmekte; ‘Dayanak’ başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Tebliğ, 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel

Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanunun Ek 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.” denilmekte, ‘Tanımlar ve kısaltmalar’ başlıklı 3’üncü maddesinde; “… ğ) Su kullanıcısı: Tarımsal sulama yapan veya yapacak olan gerçek ya da tüzel kişiyi, … j) Tarımsal destekleme: 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 19 uncu maddesi uyarınca yapılan desteklemeleri,” denilmekte; ‘Yapılacak protokol ve uygulama’ başlıklı 8’inci maddesinde; “ (1) Şirket alacaklarının destekleme ödemelerinden mahsuben kesilmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili şirketler ile Banka arasında işbu Tebliğ eki çerçeve protokol esas alınarak düzenlenecek protokollerle belirlenir.” denilmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. Kamu Denetçisi tarafından, İdarenin başvuranın talebine ilişkin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuru, tarımsal sulama elektrik abonesi başvuranın Dicle Elektrik Dağıtım Anonim

Şirketi tarafından hakkında açıldığını iddia ettiği icra takibin durdurulması ile 2014 yılı tarımsal destek ödemesinin iade edilmesi talebi hakkındadır.

15. Dosya kapsamına konu mevzuat incelendiğinde; 15.1. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda dağıtım sistemindeki kayıpların azaltılmasına ilişkin tedbirlerin belirlendiği, bu tedbirlerden bir tanesi olan geçici 18’inci madde ile 01/01/2016 tarihine dek teknik ve teknik olmayan kayıplarının oranı ülke ortalamasının üzerinde olan dağıtım bölgelerinde, diğer dağıtım bölgelerinden farklı düzenlemeler yapılması yönünde Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna yetki verildiği, buna bağlı olarak çıkartılan

Yönetmeliğin 5’inci maddesi ile yüksek kayıplı şirketlerin ve genel ilkelerin belirlendiği, başvuruya konu DEDAŞ ve DEPSAŞ’ın yüksek kayıplı şirketler arasında bulunduğu; 15.2. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri mülga Yönetmeliği’nin 26’ncı maddesinde kaçak elektrik tüketiminin tanımlarının yapılarak kapsamının belirlendiği, gerçek veya tüzel kişinin; kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesinin de kaçak elektrik tüketimi kapsamında değerlendirildiği; 15.3. Diğer yandan, çiftçiye her sene ödenen tarımsal desteklere, tarımsal sulama amaçlı kullanılan elektrik borcu nedeniyle bloke konulması yönünde düzenleme yapmak üzere 2014 yılından itibaren Bakanlar Kurulu Kararı alındığı, Bakanlar Kurulu Kararlarının uygulanma esaslarını belirlemek üzere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından her sene bir Tebliğ düzenlendiği; başvuruya konu 2016 yılında yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararında; 2016 yılında Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak illerinde tarımsal amaçlı sulamada kullanılan elektrik için; çiftçinin alacağı bitkisel üretime konu destek ödemelerine ödeme zamanında bloke konulacağı ve çiftçinin muvafakati ile dağıtım şirketine aktarılacağı, kalan kısmın çiftçiye ödeneceğinin kurala bağlandığı; 15.4. Mezkur Bakanlar Kurulu Kararı’nın uygulanması amacıyla ile Gıda Tarım Hayvancılık

Bakanlığı tarafından 24/05/2016 tarihli ve 22/02/2017 tarihli olmak üzere iki adet Tebliğ yayımlandığı; 15.5. 24/05/2016 tarihli ve 29721 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ilk

Tebliğ’in 4’üncü maddesine göre DEDAŞ’ın elektrik tüketimine ilişkin kayıtlar ile ÇKS kayıtlarının eşleştirerek alacaklı olduğu çiftçilere ait gerekli bilgileri Ziraat Bankası’na ileteceği, Bankanın elektrik borcu olan tüketiciye ait destekleme bedelini ödemeyeceği, 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasında çiftçinin Bankaya yazılı müracaatı halinde hak ettiği destekleme tutarından bankaya bildirilen borç miktarına kadar olan kısmın şirketin hesabına aktarılacağı ifade edildiği; 15.6. 22/02/2017 tarih ve 29987 sayılı Resmi Gazete yayımlanan ikinci Tebliğ’de de benzer hususların yer aldığı, ancak amaç ve kapsam kısmında mezkur Bakanlar Kurulu Kararından

Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına dair Tedbirler Yönetmeliği ile belirlenen yüksek kayıplı elektrik şirketlerinin bulunduğu illerde tarımsal amaçlı kullanılan elektrik için

2017 yılında ödenecek fark ödemesi desteklerine konu ürünlerde çiftçinin alacağı desteklere

ödeme zamanında bloke konulması ve çiftçinin muvafakatı ile ilgili şirkete aktarılmasının yer aldığı, Dayanak kısmında Bakanlar Kurulu Kararına yer verildiği görülmektedir.

15.7. 25/05/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanun ile 8/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün

Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca tarımsal destekten faydalanacak çiftçilerin bloke edilen tarımsal destek ödemelerinin ilgili enerji şirketine aktarılmasında çiftçinin muvafakatnamesinin aranmasının öngörüldüğü uygulamanın ortadan kaldırıldığı, tarımsal sulamadan kaynaklı elektrik borcunun çiftçiye yapılacak tarımsal destek ödemesinden doğrudan mahsup edilmesi yoluna gidilmesinin öngörüldüğü görülmektedir (bkz. 7 no’lu prg.).

Buna göre, 2018 yılına dek anılan illerde tarımsal sulamadan kaynaklı elektrik borcu bulunan bir çiftçinin tarımsal destek ödemesine öncelikle bloke konulduğu görülürken mezkur Kanuna eklenen hüküm ile tarımsal sulamadan kaynaklı elektrik borcunun çiftçiye yapılacak tarımsal destek ödemesinden doğrudan mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim, anılan hükme dayanılarak çıkartılan Tebliğ ile ilgili borç tutarının banka tarafından destekleme ödemelerinden mahsup edilerek alacaklı olan kurum, kuruluş veya şirkete aktarılması ile kalan kısmın çiftçiye ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlendiği görülmektedir (bkz. 8 no’lu prg.).

16. Bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 16.1. Başvuranın 28/07/2017 tarihli dilekçesi ile üzerine kayıtlı tesisat no’lu tarımsal sulama aboneliğine ait belgenin tarafına verilmesi talebi ile Dicle Elektrik

Dağıtım A.Ş.’ne başvuruda bulunduğu; 16.2. 24/02/2018 tarihli DEDAŞ Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı ile “aboneye listeye istinaden gidildiği, abone sahibi kontrollere kesinlikle trafomu kontrol etmenize müsaade etmiyorum, izin vermediği için EPDK 18. Madde kapsamında işlem yapıldığı” bilgisinin kayıt altına alındığı; 16.3. 10/09/2018 tarihinde başvuranın kullanmakta olduğu ’e ait tesisatın elektriğinin kesildiği, Abone Denetim/Kontrol formuna “Aboneye gelindi abonenin borcu olduğundan dolayı enerjisi kesildi TR ” şeklinde açıklama düşüldüğü; 16.4. 13/09/2019 tarihinde iş emri nedeniyle ’e ait tesisatın kontrol edilmesi amacıyla sahaya gidildiği, Abone Denetim/Kontrol formuna “iş emrine istinaden aboneye gelindi abone sahibi kontrollere izin vermedi” yazıldığı; 16.5. “01/04/2020 tarihli Abone Denetim/Kontrol formunda “aboneye gelindi, yapılan ÇKS saha keşfi sonucunda mevcut ve sayılı parsellerin içinde sulama borularının olduğu ve tesisat no’lu aboneden sulamasını yaptığı tespit edildi. Etraftaki parsellerin kendi trafolarının olduğu görüldü. Parsellerin içinde trafoya olmadığı, etrafta trafosuz aboneye rastlanmadı, gerekli videolar ve fotoğraflar SYS’ye yüklendi Trafo gücü 250 kwa monofaze yük var, ekili ürün buğday” denilerek koordinatların yazıldığı, bu doğrultuda

ÇKS Tespit Kontrol Formunun hazırlandığı, formda parsel, çiftçi ve ekin bilgilerine yer verildiği, parsel bilgilerinin başvuran ’ye ait olduğu, ancak başvuranın bulunamadığı, anılan formda bu nedenle imzasının bulunmadığı, bahsekonu saha keşfinde boruların ve başvurana ait parsele uzandığını gösteren bir videonun da çekildiği, video görüntülerinde söz konusu parselde sulu tarım yapıldığının kayda alındığı; 16.6. 17/04/2020 tarihinde başvuranın tarımsal destek ödemesinden ‘elektrik/sulama borcu için mahsup’ açıklaması ile mahsuplaşma yapılarak Ziraat Bankası tarafından başvuranın hesabına sadece 2,770,19 TL yatırıldığı; 16.7. 12/05/2020 tarihli tesisat Cari Hesap Borç Dökümü’ne göre başvuranın borcunun 14.733,30 TL tutarında olduğu, gecikme zammının ise 4.699,25 TL tutarında belirtildiği, ana para borcun ise 2016 yılına ait 20/12/2018 ve 20/03/2019 tarihleri arasındaki dönem için no’lu fatura üzerinden tahakkuk ettirildiği, ancak adına kayıtlı aboneliğe ait Tesisat Endeks Dökümü’nde böyle bir faturanın yer almadığı görülmekte, yapılan kesintinin 2016 yılında ekilen sulu ürüne istinaden gerçekleştirildiği, geriye dönük olarak

109.866 da buğday arazisinin sulanması için ‘da’ başına 50 TL ve 84 da mısır arazisinin

sulanmasına ilişkin da başına 110 TL olmak üzere tahakkuk ettirilen faturadan kaynaklandığı, anılan geriye dönük hesaplamanın gerekçesinin ise 30/08/2014 tarihli ve 29104 sayılı Tebliğ’e dayandırıldığı, başvuruya konu icranın da anılan borç üzerinden başlatıldığının belirtildiği görülmektedir.

17. Somut olayda, başvuranın kendi adına tarımsal sulama elektrik aboneliği bulunmadığı, EPSAŞ ile Perakende Satış Sözleşmesinin de bulunmadığı, isimli tarımsal sulama abonesinin tesisatını kullanarak sulama yaptığının EPDAŞ tarafından tespit edildiği ve kaçak elektrik kullanım tutanağının tutulduğu, şikayete konu icra tutanağının ise başvuranın 2016 yılında sulu ekim yaptığı halde kuru ekim yaptığı yönünde Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne yapmış olduğu beyanın EPDAŞ CBS uydu sistemi ile tespit edilmesine üzerine tahakkuk ettirilen borçtan kaynaklandığı, ancak anılan tahakkuk işleminin 2016 yılı elektrik kullanımından kaynaklanmasına rağmen 30/08/2014 tarihli ve 29104 sayılı Tebliğ’e dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Sözkonusu Tebliğ’in 2014/6052 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararına dayandığı, Tebliğ’in ‘Destekleme ödemelerinin yapılıp yapılmayacağının uygulanması’ başlıklı 4’üncü maddesinin beşinci fırkasında ““(5) Şirkete borçlu çiftçilerin, söz konusu borçlarını 15/9/2014 tarihine kadar ödememeleri veya bu tarihe kadar “Belge” ibraz edememeleri durumunda, Şirketin Bankadan yapacağı yazılı talep üzerine, 2014 yılında bu çiftçilere yapılması gereken tarımsal destekleme ödemelerinden, Şirketin alacaklı olduğu tutara karşılık gelen kısım Şirket alacağına karşılık mahsup edilir. Banka, Şirketin yazılı olarak bildirdiği tutarı Şirketin alacağına mahsuben Şirket hesabına aktarır. Mahsup işleminden sonra, çiftçilerin bakiye bir destekleme ödemesi alacağı kaldığı takdirde, bu bakiye tutar çiftçilere ödenir. Mahsup işlemine rağmen, Şirketin, alacağının tamamını alamaması durumunda, Şirketin bakiye alacağı, 2014 yılı içerisinde yapılacak diğer destekleme ödemelerinden de aynı usulle mahsup edilebilir.” denildiği, dolayısıyla uygulamanın dayanağının 2014 yılındaki destek ödemelerini ve bu tarihten önceki elektrik borçlarını kapsadığı görülmektedir.

18. Başvuranın Tarım Bakanlığı tarafından ÇKS verilerine erişim sağlandığı ve kişisel verilerin paylaşıldığı iddiası incelendiğinde; Tarım ve Orman Bakanlığı ile Şirket arasında web paylaşım modelinin bulunduğu, Şirketin doğrudan erişiminin olmadığı ayrıca Şirketin kendine ait

Coğrafi Bilsi Sisteminin (CBS) bulunduğu ve başvuran ait kuru/sulu ekimin de bu şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır.

19. Öte yandan, başvuranın “2013 yılına ait 2014 yılında haksız yere el konulduğunu iddia ettiği tarımsal destekleme doğrudan gelir desteği olan paranın (3.150 TL) ödenmesi talebiyle”

Kurumumuza 16/07/2018 tarihinde başvurduğu, anılan başvuru hakkında “şikâyet başvurusunun yasal mevzuatımızda yer alan “süre” şartını sağlamadığı” gerekçesi ile 30/07/2018 tarihli incelenemezlik kararı verildiği görülmektedir. Başvurana anılan

İncelenemezlik Kararı ile de bildirildiği üzere 6328 sayılı Kanunun “Başvuru ve usulü” başlıklı

17 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile yedinci fırkası uyarınca mevcut başvurunun 2014 yılı

tarımsal destek ödemesine ilişkin talebinin süre şartını sağlamaması nedeniyle incelemenin imkanı bulunmamaktadır.

20. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğine; başvuranın tarımsal elektriği bir başka tarımsal sulama abonesi üzerinden kullandığı, bu nedenle başvuran hakkında kaçak elektrik tutanağı tutulduğu, ayrıca icra takibine konu elektrik borcunun 2016 yılına ait elektrik borcu nedeniyle başlatıldığı anlaşılmakla icra takibinin iptali ve durdurulması talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup

EPDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından iletilen belgelerde abonelere başvuru yolunun gösterilmediği ve İdarenin bilgi ve belge talebine zamanında yanıt vermediği, İdarenin ‘başvuru yolunun gösterilmesi’ ‘makul sürede karar verme’ ilkelerine uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarelerin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve DİCLE ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi