|
ÖZET: Başvuru, İzmir ili, Urla ilçesindeki bir taşınmazın tapu kaydının “tarla” olarak değiştirilmesi talebine ilişkindir. Başvuran, 2013 yılında satın aldığı 3 dönümlük arazide bulunan iki konut için imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi almak istemiştir. Ancak, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görüşü doğrultusunda, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. maddesi, tarım arazileri üzerinde yasalara aykırı inşa edilmiş yapıların kapsam dışı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle başvuru, imar barışı çerçevesinde kabul edilmemiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yapı kayıt belgesinin alınabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Tarım arazilerinin, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na uygun olarak kullanılmasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Başvuranın talebinin, tarım arazisi vasfındaki taşınmazın “arsa” olarak değiştirilmesi amacı taşıdığı, ancak bu değişikliğin yasal çerçevede mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili idarelerin işlemleri, hukuka uygunluk ve iyi yönetim ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Başvuranın, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/3517-S.5069
BAŞVURU NO : 2019/4413
KARAR TARİHİ : 22/05/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yapı kayıt belgesine istinaden tapuda “tarla” olarak kayıtlı taşınmazın vasfının değiştirilmesi istemine yöneliktir.
BAŞVURU TARİHİ : 21/02/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, İzmir ili, Urla ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 3 dönüm araziyi içindeki 2 adet konutla birlikte 11/01/2013 tarihinde satın aldığını, konutlardan biri için 1987 diğeri için 2006 yılında Urla Belediyesi tarafından oturma izni verildiğini, elektrik, su aboneliğinin olduğunu, her yıl taşınmazının vergisini “tarla” olarak değil “konut” olarak ödemekte olduğunu, imar barışı kapsamında başvurusunu yaptığını, dosyasının ilçe tapu müdürlüğüne gönderildiğini ancak ilçe tarım müdürlüğünden alınan görüş yazısında “3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde düzenlemesinin tarım arazileri üzerinde yasalara aykırı şekilde inşaa edilmiş yapı ve tesisleri kapsamayacağının” belirtilmesi üzerine başvurusunun imar barışı kapsamında kabul edilmediğini belirtmiş, taşınmazı içindeki konutların tapusunun düzenlenmesi hususunda gereğini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 29/04/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 2.1. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16ncı maddesinin (9)uncu ve (11)inci fıkralarında Yapı
Kayıt Belgesi alınamayacak alanlar ve yapıların belirtildiği, belirtilen fıkralarda sayılan alanlar ve yapılar dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilmiş yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olduğu, 2.2. Bu kapsamda, alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden anılan Geçici 16ncı maddenin (4)üncü fıkrası uyarınca, yapıdaki imar mevzuatına ve imar planlarına aykırılıklardan dolayı 3194 sayılı
Kanun ile 2960 sayılı Kanuna göre verilen İdari para cezası ve alınan yıkım kararlarının iptal edileceğinin öngörüldüğü, 2.3. 3194 sayılı Kanun ile 2960 sayılı Kanun dışında herhangi başka bir kanun uyarınca (Orman
Kanunu, Mera Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu vb.) veya mahkeme tarafından verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise, Yapı Kayıt Belgesinin bahse konu cezaların veya kararların iptalini sağlamayacağı, bu bağlamda Mera veya Toprak Koruma ve
Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında olan bir taşınmaz üzerindeki yapı için Yapı Kayıt Belgesi alınabileceği, ancak bu belgenin belirtilen kanunlara göre alınan yıkım kararlarını veya para cezalarının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği; 2.4. Anılan Geçici 16ncı maddenin (5)inci fıkrası uyarınca; yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve İmar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde Yapı Kullanma İzin Belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebileceği, Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra tapuda yapılacak işlemlerin
Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6ncı maddesinin (4)üncü fıkrası hükmü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 06/07/2018 tarihli ve 1787 (2018/8) sayılı
Genelgesi hükümlerine göre yapılması gerektiği; 2.5. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılar için tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis işlemleri yapılabilmesi için söz konusu yapıların tabi olduğu özel kanunlarda (Kıyı Kanunu, Orman Kanunu, Mera Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu, 7269 sayılı Kanun, 6306 sayılı Kanun, Askeri Güvenlik Alanı vs.) cins değişikliği ve kat mülkiyeti işlemlerine izin veriliyor olmasının gerektiği, aksi takdirde söz konusu taşınmazlarla ilgili olarak tapuda işlem yapılmasının mümkün olmayacağı; 2.6. Yapı Kayıt Sisteminde yapılan incelemede; …, …, … ve … belge numaralı Yapı Kayıt
Belgelerinin … tarafından alındığının tespit edildiği, Yapı Kayıt Sisteminde yer alan Yapı
Kayıt Belgesi, İmar Barışı Rapor Uygulaması, Başvuru Tarihçesi ve fotoğrafların yazı ekinde gönderildiği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün … sayılı cevabi, yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 3.1. 5403 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile değişik, 3194 sayılı İmar Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ile “Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.” hükmü eklendiği, 3.2. Başvuranın 15/04/2019 tarihli dilekçesi ile İzmir İli, Urla İlçesi, … Mahallesi, … ada, …
parsel numarasında “Tarla” olarak kayıtlı taşınmazla ilgili “Üç Katlı Betonarme Bina ve İki
Katlı Betonarme Bina ve Tarla” olarak vasıf değişikliğini talep ettiği, bu talebe istinaden İzmir
Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 5403 sayılı Kanuna istinaden yaptığı değerlendirme neticesinde, hak sahiplerinin mülkiyet sorunlarını düzenleyen 3194 sayılı İmar
Kanunu’na eklenen Geçici 16ncı madde düzenlemesinin tarım arazileri üzerinde yasalara aykırı şekilde inşa edilmiş yapı ve tesisleri kapsamayacağının, “Tarla” vasfında olan söz konusu taşınmazın “Üç Katlı Betonarme Bina ve İki Katlı Betonarme Bina ve Tarla” şeklinde vasıf değişikliği yapılmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği; 3.3. Başvurunun 3194 sayılı İmar Kanunu’nun, imar barışı olarak bilinen, geçici 16 ncı maddesi kapsamında yapıldığı, başvuranın belirttiği üzere mevcut arazide yer alan iki adet konutta altyapı aboneliklerinin mevcut olduğu, Bakanlıklarının 27.12.2018 tarih ve E.3797505 sayılı yazısı ile, İmar Kanunu’nun geçici 16ncı maddesi uygulamalarını kapsayan talimatında özetle,
3194 sayılı Kanunun Geçici 16ncı maddesinin birinci fıkrasında “… Başvuruya konu yapının ve
arsasının mülkiyet durumu, …” ifadesi, ikinci fıkrasında “Yapının bulunduğu arsanın…”, 10 uncu fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır.” ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, hak sahiplerinin arsalar üzerinde ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanmasını düzenleyen 3194 sayılı İmar
Kanunu’na eklenen Geçici 16 ıncı madde düzenlemesinin, tarım arazileri üzerinde yasalara aykırı şekilde inşa edilmiş yapı ve tesisleri kapsamayacağı yönünde uygulamayı yürüten il müdürlüklerinin talimatlandırıldığı; 3.4. Sonuç olarak, başvuru sahibinin 3194 İmar Kanunu geçici 16 ncı maddesindeki düzenleme kapsamında bir mağduriyetinin olmadığı, düzenlemenin yapılış amacının, planlı alanlarda plan hükümlerine aykırı olarak yapılmış yapılarda yaşanan altyapı (su, elektrik, doğalgaz)
aboneliklerinin çözümü sağlamak olduğu, somut olayda da bu amacın sağlandığı; 3.5. Başvurudan arazi vasfının arsaya dönüştürülmesi amaçlanmış ise, 5403 sayılı Kanunda yer alan izinler alınarak ilgili idaresine imar planı yaptırılarak bu amacın gerçekleştirilebileceği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 4.1. “Toprak mülkiyeti” başlıklı 44. maddesinde, “Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tesbit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.” 4.2. “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45.
maddesinde, “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır…” 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 6. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 6.1. “İstisnalar:” başlıklı 4. maddesinde, “2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır…” ; 6.2. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması; başlıklı 8. maddesinde, “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
c) (Ek: 3/7/2005 – 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz…” 6.3. Geçici 16. maddesinde (Ek: 11/5/2018-7143/16 md.)
(1) Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
(3)Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
(4) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
(5)Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
(10) Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
(11)Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan
Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu
Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz…” 7. 03/07/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 7.1. “Arazi mülkiyet hakkının kullanım esası” başlıklı 4.maddesinde, “Devletin hüküm ve tasarrufu altında ve Hazinenin özel mülkiyetinde olan araziler ile kamu kurumlarına, gerçek ve tüzel kişilere ait olan arazilerin mülkiyet hakkı kullanılırken toprağın; bitkisel üretim fonksiyonu, endüstriyel, sosyo-ekonomik ve ekolojik işlevlerinin tamamen, kısmen veya geçici olarak engellenmemesi amacıyla araziyi kullananlar, bu Kanunun öngördüğü tedbirleri almakla yükümlüdür.” 7.2. “Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı” başlıklı 13. maddesinde, “Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz…
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.
Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır…” 7.3. Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması başlıklı 14.
maddesinde, “…Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla; a)
Tarımsal amaçlı yapılar, b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler, İçin tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir….” 7.4. “Tarım arazilerinin yanlış kullanımlarında uygulanacak cezalar” başlıklı 20.
maddesinde, “ Tarımsal amaçlı arazi kullanımlarında, tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projelerine uyulması zorunludur…” 7.5. “Tarım dışı amaçlı arazi kullanımlarına ilişkin cezalar ve yükümlülükler” başlıklı 21.
maddesinde, “Tarım dışı arazi kullanımlarında toprak koruma projelerine uyulması zorunludur.
Tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması veya hazırlanan toprak koruma projelerine
uyulmaması halinde, aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır:
a) …Arazi kullanım plânlarında, tarımsal amaçlı kullanım için ayrılmış arazilerde, izinsiz yapılan bütün yapılar yıkılır ve temizlenir. Arazinin yeniden eski haline gelmesi için yapılan masraflar sorumlulardan tahsil edilir. Ayrıca, zarar verilen tarım arazilerinin, her metre karesi için iki Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir….” 8. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasları belirleyen 06/06/2018 tarihli 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğinin 8.1. “Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri” başlıklı 6. maddesinde, (1) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.
(2) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
(3) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
(4) Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın kullanım maksadı değişiklikleri de dâhil olmak üzere tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi yapılabilmesi için; a) Yapı Kayıt Belgesi, b) Mevcut yapının veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa payları, kat, daire, iş bürosu gibi nevi ile bunların birden başlayıp sırayla giden numarası ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı ve yapı maliklerini de gösteren ve mimar tarafından yapılan ve ana gayrimenkulün yapı maliki veya bütün paydaşlarının imzaları alınarak imzalanan ve elektronik ortamda Tapu Müdürlüğüne ibraz edilen proje, c) İmar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edildiğine ilişkin ilgili belediyesinden alınan belge, ç) Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı halinde bu yapıların özelliğine göre hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran yapı maliki veya malikleri tarafından imzalanmış yönetim plânı, d) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi ile zemin ve mimari proje uyumunu gösteren ve tescil sayfasını da içeren özel harita mühendislik büroları veya Lisanslı Harita
Kadastro Büroları (LİHKAB) tarafından düzenlenmiş olan zemin tespit tutanağı, (Değişik cümleler:RG-20/9/2018-30541) ile birlikte kadastro müdürlüğüne müracaatta bulunulur. Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen projeyi hazırlayan mimar ile (d) bendinde belirtilen zemin tespit tutanağını hazırlayan mühendisler bu belgelerin içeriklerinin doğruluğundan yapı malikleri ile birlikte hukuken sorumludur. Bu sorumluluk gereğince kadastro müdürlüğü tarafından resen zemin tespit tutanağının sadece büro kontrolleri yapılmakla yetinilerek tescil için ilgili tapu müdürlüğüne gönderilir ve daha evvel Yapı Kayıt
Belgesi için ödenen meblağ kadar bir bedelin genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığının merkez muhasebe birimi hesabına yatırılmasından sonra ilgili tapu müdürlüğünce ilgili vergi dairesi müdürlüğüne ibraz edilmek üzere, Yapı Kayıt Belgesine konu yapıya (Mahalle/Sokak/Bina No-Ada/Parsel/Pafta No) ve söz konusu yapıdaki bağımsız bölümler veya sair tesisler ile maliklerine ait bilgileri içeren bir yazı düzenlenerek başvuru sahibine verilir ve ilgili vergi dairesince söz konusu yapıya ilişkin olarak cins değişikliği harcının tahsil edilmesi üzerine tapu müdürlüğünce belirtilen işlemler yapılır.
(5) Kat mülkiyetine geçilmiş olması 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki
Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(6) İnşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verilir ve Yapı Kayıt Belgesi verilen kısımların eksik inşaat işleri tamamlanabilir.
(7) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatlar yapılabilir.
(8) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verilir.”; 8.2. “Yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi” başlıklı 9. Maddesinde, “(1) Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır.”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, kamuoyunda “imar barışı” olarak bilinen 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesine göre, imar mevzuatına aykırı ve kaçak yapılar için düzenlenen Yapı Kayıt Belgesi ile yapıların kullanımının, yürürlükteki imar mevzuatı hükümlerine uygun olarak yeniden yapılmalarına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar, “geçici olarak” yasal hale getirildiği; uygulamanın imar bakımından ilave bir hak tanımadığı, kazanılmış hak oluşturmadığı; başvuranın taşınmazının bulunduğu arazinin
“tarla” vasfında olduğu, “arsa” vasfında olmadığı; 3194 sayılı İmar Kanunun ilgili hükmünün planlı alanlarda plan hükümlerine aykırı olarak yapılmış yapıları kapsadığı; 3194 sayılı İmar
Kanunun ilgili hükümlerinde özel kanunlar ile belirlenen yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı ve tarım arazilerinin, Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamayacağının açık olarak hüküm altına alındığı; 5403 sayılı Kanun ile de yasa koyucunun Anayasa ile güvence altına alınan toprağın ve tarım arazilerinin korunması amacına yönelik olarak hak sahiplerinin negatif ve pozitif yükümlülüklerini belirlediği, ayrıca yaptırım tedbirlerini de ortaya koyduğu; bu bağlamda mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazilerinin ancak toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebileceğinin hüküm altına alındığı hususlarını tespit etmekle, şikayetin reddi gerektiği kanaati ve sonucuna ulaşmıştır.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle, İzmir ili, Urla ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı, “tarla” vasıflı taşınmazının, imar barışı kapsamında “Üç katlı betonarme bina ve iki katlı betonarme bina ve tarla” olarak tapuda vasıf değişikliğinin yapılması hususunda gereğini talep etmektedir.
11. Bilindiği üzere, 18/5/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na Geçici 16. madde eklenmiş ve buna göre; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve devlet ile vatandaş arasında uzlaşma sağlanması amacıyla 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiştir.
12. Kamuoyunda “imar barışı” olarak bilinen bu düzenleme ile imar mevzuatına aykırı olarak yapılan bir başka anlatımla planlı alanlarda plan hükümlerine aykırı olarak yapılmış ve fiilen kullanımda olan yapılar için devlet vatandaşı ile uzlaşma yoluna gitmek suretiyle bir taraftan bu nitelikteki yapıları kayıt altına almakta, bir yandan da yapıların mevcut hali ile kullanımını geçici olarak yasal hale getirmektedir. Örneğin Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilmekte, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilmekte, yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilmektedir.
13. Görüldüğü üzere, Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olan, imar bakımından ilave bir hak tanımayan, kazanılmış hak oluşturmayan geçici bir belge olup, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı kural altına alınmıştır.
14. 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı alanlar aynı maddede tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olup, Kanununun “İstisnalar:” başlıklı 4.
maddesinde de ayrıca, diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu
Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, İmar planlarının hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında uyulacak esasların belirlendiği 8.
maddesinde ise tarım arazilerinin, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamayacağı kural altına alınmıştır.
15. Bilindiği üzere Anayasanın “Toprak mülkiyeti” başlıklı 44. maddesinde, Devletin, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek amacıyla gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmış, devamında “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45. maddesinde de, Devletin, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek amacıyla alacağı tedbirlere yer verilmiştir. Bu bağlamda, gerek toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek gerekse de tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek amacıyla 03/07/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanunu kabul edilmiştir.
16. 5403 sayılı Kanunun Genel gerekçesi incelendiğinde, hukuk sistemimizde yer alan bazı kanunlarda; toprakların durumunun yalnızca mülkiyet gözetilerek ele alındığı, toprakların üretim gücünün korunması, geliştirilmesi ve tarım işletmelerinde optimum parsel büyüklüğü oluşturulması gibi durumları düzenleyen özel bir kanun çıkarılmadığı, toprak varlığımızın yoğun ve yaygın bir şekilde kaybolmasına neden olan bu yasal boşluğu gidermek ve tarımın en önemli girdilerinden olan toprağın, tarımın diğer konularıyla birlikte ele alınmasını ve hizmetlerin bütünlük içerisinde yürütülmesini sağlamak, arazilerin ekonomik ve ekolojik kazanımlar gözetilerek planlı kullanım ilkelerini belirlemek amacıyla bu Kanun Tasarısının hazırlandığı belirtilmiştir.
17. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun “Arazi mülkiyet hakkının kullanım esası” başlıklı 4. maddesinde, Devletin hüküm ve tasarrufu altında ve Hazinenin özel mülkiyetinde olan araziler ile kamu kurumlarına, gerçek ve tüzel kişilere ait olan arazilerin mülkiyet hakkı kullanılırken toprağın; bitkisel üretim fonksiyonu, endüstriyel, sosyo-ekonomik ve ekolojik işlevlerinin tamamen, kısmen veya geçici olarak engellenmemesi amacıyla araziyi kullananların, bu Kanunun öngördüğü tedbirleri almakla yükümlü oldukları; 13. maddesinde, mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, bu araziler dışında kalan tarım arazilerinin; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebileceği belirtilmiş, 14. maddesinde, büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin hiçbir surette amacı dışında kullanılamayacağı kural altına alınmış; 20. maddesinde, tarım arazilerinin yanlış kullanımlarında uygulanacak cezalara; 21. maddesinde tarım dışı amaçlı arazi kullanımlarına ilişkin cezalar ve yükümlülüklere yer verilmiştir. Bütün bu düzenlemeler birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, yasa koyucunun Anayasa ile güvence altına alınan toprağın ve tarım arazilerinin korunması amacına yönelik olarak hak sahiplerinin negatif ve pozitif yükümlülüklerini belirlediği, ayrıca yaptırım tedbirlerini de ortaya koyduğu görülmüştür.
18. Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler ve yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri kapsamında başvuruya konu talep incelendiğinde, kamuoyunda “imar barışı” olarak bilinen 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesine göre, imar mevzuatına aykırı ve kaçak yapılar için düzenlenen Yapı Kayıt Belgesi ile yapıların kullanımının, yürürlükteki imar mevzuatı hükümlerine uygun olarak yeniden yapılmalarına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar, “geçici olarak” yasal hale getirildiği; uygulamanın imar bakımından ilave bir hak tanımadığı, kazanılmış hak oluşturmadığı; başvuranın taşınmazının bulunduğu arazinin
“tarla” vasfında olduğu, “arsa” vasfında olmadığı; 3194 sayılı İmar Kanunun ilgili hükmünün planlı alanlarda plan hükümlerine aykırı olarak yapılmış yapıları kapsadığı; 3194 sayılı İmar
Kanunun ilgili hükümlerinde özel kanunlar ile belirlenen yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı ve tarım arazilerinin, Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamayacağının açık olarak hüküm altına alındığı; 5403 sayılı Kanun ile de yasa koyucunun Anayasa ile güvence altına alınan toprağın ve tarım arazilerinin korunması amacına yönelik olarak hak sahiplerinin negatif ve pozitif yükümlülüklerini belirlediği, ayrıca yaptırım tedbirlerini de ortaya koyduğu; bu bağlamda mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazilerinin ancak toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebileceğinin hüküm altına alındığı hususları tespit edilmekle, reddi gerektiği kanaati ve sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “bilgi edinme hakkı”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, idarenin başvuranın talebinin reddine ilişkin işleminin de “kanunilik” ilkesine uygun olduğu tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi