|
ÖZET: Başvuru, 1994-2001 yılları arasında bir kolektif şirkette çalışan şikayetçinin, maaşından yapılan tasarruf kesintileri ve katkılarının geri ödenmesine yönelik taleplerini içermektedir. Şikayetçi, 2003 yılında yürürlüğe giren 4853 sayılı Kanun çerçevesinde, kesintilerin geri ödenmesi için ilgili idarelere başvurmuş; ancak ilk başvurularında kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. Daha sonra yapılan yazışmalar sonucunda kaydının bulunduğu kabul edilse de, idareler tarafından kendisinden bazı belgeler talep edilmiştir. Şikayetçi, 5,5 yıllık sürede yapılan kesintilerin güncellenerek ödenmesini istemektedir.
Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü, 4853 sayılı Kanun gereği, banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen kesintilerin ödenemeyeceğini belirtmiştir. İlgili dönemde yapılan kesintilerin sadece 1,5 yıllık kısmı üzerinden 5,95 TL anapara ve 71,40 TL nema ödemesi yapılabileceği ifade edilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu ise, şikayetçinin sigortalılığına ilişkin dosyanın incelendiğini ve gerekli belgelerin eksik olduğunu bildirmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayetçinin mağduriyetinin idarelerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle oluştuğunu tespit etmiş ve Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü’ne, şikayetçinin alacaklarının ödenmesi için gerekli işlemlerin makul sürede yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, ilgili idarelerin kamu hizmetlerini etkin bir şekilde yerine getirmesi gerektiğini vurgulamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/4881-S.20.7808
BAŞVURU NO : 2019/18073
KARAR TARİHİ : 27/03/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü
Şikâyetçinin, tasarruf kesintisi ve katkılarından
BAŞVURUNUN KONUSU :
kaynaklanan anapara ve nema alacaklarının ödenmesine ilişkin talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/10/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi, 1994-2001 yılları arasında … Kolektif Şirketi’nde çalıştığını, çalıştığı yıllar boyunca maaşından tasarrufu teşvik primi kesildiğini, 2003 yılında yürürlüğe giren 4853 sayılı Kanun ile bu kesintilerin geri ödenmesine başlanıldığını, bu kapsamda T.C. Ziraat
Bankası’na ve Hazine Müsteşarlığı’na müracaat ettiğini, kendisine ilk başta “Kaydı bulunamadığı” şeklinde cevap verildiğini, İdarelerle yaptığı yazışmalar sonrasında kaydının bulunduğunun kabul edildiğini ancak kendisinden bazı bilgi ve belgelerin istendiğini, ayrıca ilgili şirket nezdinde iş müfettişi tarafından incelemede işveren tarafından bazı dosyaların su baskınına maruz kaldığı hususunun ileri sürüldüğünü, idarelerin ilgili dönemde 5,5 yıllık süre boyunca kendisinden yapılan kesintinin 1,5 yıllık süreyle yapıldığı ve bu 1,5 yıllık süre üzerinden 5,95 TL anapara ve 71,40 TL tutarında nema ödemesi yapılabileceği hususlarında tarafına bilgi verdiğini iddia ederek, ilgili dönemde (5,5 yıllık süre boyunca) maaşından yapılan tasarrufu teşvik primi kesintilerin güncellenerek tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğünün 07/02/2020 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan
Yapılacak Ödemelere Dair Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca; işyerleri tarafından gerekli belgeleri zamanında düzenlemeyen ve banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen kesintilerin
Bakanlıklarınca ödenmesinin mümkün bulunmadığı,
2.2. Mülga 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların
Değerlendirilmesine Dair Kanunun 2 nci maddesi uyarınca adı geçen kişinin çalıştığı işyeri on veya daha fazla işçi çalıştırıyor ise anılan Kanun kapsamına girdiği, nitekim, şikayetçi adına tasarruf teşvik hesabı açılmasının da bu işyerinin Kanun kapsamına girdiğini gösterdiği,
2.3. Mülga 3417 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde, konuyla ilgili denetim görevinin mülga
Sosyal Sigortalar Kurumuna verildiği, anılan madde çerçevesinde; işverenlerin, ücretlerden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını söz konusu Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen süreler içinde ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde, yatırılması gereken miktarların resen veya ilgililerin başvurusu halinde mülga Sosyal
Sigortalar Kurumunca mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılması gerektiği,
2.4. Şikayetçinin, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan hizmet dökümü doğrultusunda T.C.
Ziraat Bankası’na konuyla ilgili hesaplama yaptırıldığı, bu hesaplamada, ilgilinin Haziran 1996-Mayıs 2000 arasında kesinti ve katkılarının tam olarak yapıldığı ve bunların tasarruf teşvik hesabına yatırıldığı varsayımıyla hareket edildiği, bu hesaplamaya göre söz konusu hesapta 158,55 TL anapara ve 1.903,50 TL nema olmak üzere toplam 2.062,05 TL olabileceği, ancak yazıları ekinde yer alan kesinti ve katkı tablosundan da görüleceği üzere, adı geçen şahsın T.C. Ziraat Bankasındaki tasarruf teşvik hesabında ödenebilir durumda 5,95 TL anapara ve 71,40 TL nema alacağı bulunduğu,
2.5. Bu çerçevede, 4853 sayılı Kanun gereği banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen kesintilerin Bakanlıklarınca ödenmesinin mümkün bulunmadığı, şikayetçinin geçerli kimlik belgesi ile herhangi bir T.C. Ziraat Bankası şubesine başvurması halinde, 5,95 TL anapara ve 71,40 TL nema alacağının ödenmesinin imkan dahilinde olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 13/12/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
3.1. Şikâyetçinin sigortalılığına ilişkin dosyasının İstanbul Şişli Sosyal Güvenlik Merkezi’nde olduğu,
3.2. …’ün tasarrufu teşvik kesintileriyle ilgili olarak İdarelerine şikayet başvurusunda bulunduğu, bu başvuru kapsamında gerekli denetimlerin yapılması için ilgili müdürlükleri tarafından Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığına yazı yazıldığı, bu şikayet kapsamında yapılan inceleme sonrasında ilgili müfettiş tarafından 30/09/2005 tarihli ve 87 … sayılı Rapor tanzim edildiği,
3.3. Bu raporla doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılması için T.C. Ziraat Bankası Genel
Müdürlüğüne idarelerince 04/07/2006 tarih ve … sayılı yazı yazıldığı, T.C. Ziraat Bankası
Genel Müdürlüğünün 27/07/2006 tarih … sayılı yazısıyla taraflarına gönderilen belgelerde eksiklik olduğu ve eksikliklerin giderilmesi gerektiği hususunun ilgili şirkete bildirildiği, 24/11/2006 tarih … sayılı yazılarıyla eksikliklerin giderildiği belirtilerek müfettiş raporuna istinaden gönderilen belgelere istinaden ne işlem yapıldığı yapılmadıysa çok acele işlem yapılarak Merkez Müdürlüklerine bilgi verilmesinin istenildiği ancak taraflarına cevabi yazı gönderilmediği, bahsi geçen yazıları kapsamında T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne 27/07/2016 tarihli ve … sayılı yazı ile 24/02/2017 tarihli ve … sayılı yazı da yazıldığı, bu son iki yazıları sonrasında T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin olarak
İdarelerine 17/03/2017 tarihli ve … sayılı yazı yazdığı, söz konusu yazının İdarelerinin 18/05/2017 tarihli ve … sayılı yazısı ile 01/06/2017 tarihli ve … sayılı yazısı ekinde şikayetçiye iletildiği, ayrıca İdarelerince T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne 08/10/2018 tarih ve … sayılı yazı yazıldığı hususları belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, … sosyal bir hukuk Devletidir”, “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. …
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, “Yargı yolu” başlıklı 125 nci maddesinde; “… İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu
Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
7. Mülga 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların
Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun,
“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, çalışanların aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintisi yapılmasını, tasarruflara Devlet veya ilgili işverenlerin katkıda bulunmasını, bağımsız çalışanların gelirlerinin bir kısmının tasarrufa ayrılmasını temin etmek ve bu tasarrufların en iyi şekilde nemalandırılmasını sağlamak suretiyle çalışanların tasarruf yapmalarını teşvik etmektir.”,
“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun hükümleri çerçevesinde; … On ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilerin,… aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintisi yapılır.”,
“Tasarruf miktarları” başlıklı 3 üncü maddesinde; “2 nci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına girenlerle ilgili tasarruflar, ilgililerin aylık veya ücretlerinden yapılacak yüzde 2 nispetindeki tasarruf kesintisi ile ilgililerin aylık veya ücretlerinin yüzde 3’ü nispetinde Devlet veya işverence sağlanacak katkının toplamından oluşur.”,
“Tasarruf hesabı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “… İşverenler işçilerinin ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını tahakkuk ettirerek, ücret ödenmesinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında işçileri adına açtıracakları “Tasarrufu Teşvik Hesabı”na yatırırlar. … Bu şekilde tahsil edilen paralar tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankası Ankara Merkez
Şubesinde Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı adına açılacak “Çalışanların
Tasarruflarını Teşvik Hesabı”na aktarılır.”,
“Nemalandırma” başlıklı 5 inci maddesinde; “Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi
Başkanlığı, 4 üncü maddeye göre açılacak hesapta toplanan paraları, Yüksek Planlama
Kurulunca belirlenecek esaslar dahilinde, gayrimenkul alım satımına yönelik yatırımlar hariç olmak üzere her türlü menkul kıymetlere ve verimi yüksek yatırımlara yatırmak suretiyle nemalandırır.”,
“Ödemelerin zamanında yapılmaması” başlıklı 7 inci maddesinde; “İşverenlerin, ücretlerden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını 4 üncü maddede belirtilen süreler içinde ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde, yatırılması gereken miktarlar resen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar
Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılır.”,
8. 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan
Yapılacak Ödemelere Dair Kanunun,
“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, 9.3.1988 tarihli ve 3417 sayılı …
Kanun uyarınca açılmış bulunan Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabında biriken paraların tasfiyesi ve bu hesaptan hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.”,
“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun, 3417 sayılı Kanun hükümleri uyarınca
T.C. Ziraat Bankasında adlarına Tasarrufu Teşvik Hesabı açılan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kendilerine 3417 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci ve iptal edilen üçüncü fıkraları gereği ödeme yapılmamış hak sahiplerini kapsar.”,
“Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“Bu Kanunda yer alan; a) Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabı: 3417 sayılı Kanunun
4 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca T.C. Ziraat Bankası nezdinde açılan hesabı,
b) Tasarrufu Teşvik Hesabı: Kurumlar veya işverenler tarafından, 3417 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca çalışanları adına T.C. Ziraat Bankasında açılan hesabı,
c) Hak sahibi: 3417 sayılı Kanunun mülga 2 nci maddesinde belirtilen çalışanların aylık ve ücretlerinden mülga 3 üncü maddesinde belirtilen oranlarda tasarruf kesintisi yapılan ve bu tasarruflara Devlet veya ilgili işverenin katkısı sağlanarak 4 üncü maddesi uyarınca adlarına
Tasarrufu Teşvik Hesabı açılanlardan 6 ncı maddesinin birinci ve iptal edilen üçüncü fıkraları uyarınca kendilerine ödeme yapılmayanları,
d) Tasarruf kesintisi ve Devlet veya işveren katkısı: 3417 sayılı Kanunun mülga 2 nci maddesinde belirtilen çalışanların aylık ve ücretlerinden mülga 3 üncü maddesinde belirtilen oranlarda yapılan tasarruf kesintileri ve bu tasarruflara sağlanan Devlet veya ilgili işverenin katkıları,
e) Anapara: Tasarruf kesintisi ve Devlet veya işveren katkısı toplamını,
f) Nema: Hak sahiplerinin aylık veya ücretlerinden yapılan tasarruf kesintileri ve Devlet veya ilgili işverenin katkılarına ait bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kalan nema toplamını, İfade eder.”,
“Tasarrufu Teşvik Hesabı kayıtları” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Kanun hükümleri gereğince hak sahiplerine yapılacak ödemelerde, 3417 sayılı Kanun ve bu Kanuna ilişkin tebliğlerin hükümleri uyarınca T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde hak sahipleri adına açılan Tasarrufu Teşvik Hesabı kayıtları esas alınır.”,
“Süresinde ödenmeyen tasarruf kesintileri ve katkı payları” başlıklı 8 inci maddesinde; “3417 sayılı Kanun hükümlerine göre, ücretlerden yapmaları gereken tasarruf kesintileri ile katkı paylarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırmayan işverenlerden; yatırılması gereken miktarlar ile gecikme zammı, resen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak T.C. Ziraat
Bankası şubelerindeki ilgili Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırılır. …”,
“Yürürlükten kaldırılan hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinde; “09.3.1988 tarihli ve
3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine
Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.”,
Ek 1 inci maddesinde; “Mülga 9/3/1988 tarihli ve 3417 sayılı Kanunla kurulan ve bu kapsamda hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usûl ve esasları belirlemek üzere 24/4/2003 tarihli ve 4853 sayılı Kanunla tasfiye edilen Çalışanların Tasarruflarını Teşvik
Hesabına ait tüm varlık ve yükümlülükler, 31/12/2007 tarihine kadar Hazineye devrolunur.
Devre ilişkin hususları belirlemeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yetkilidir.
Devir tarihinden sonra hak sahiplerine yapılacak her türlü ödeme, Türkiye Cumhuriyeti
Ziraat Bankası Anonim Şirketi kayıtları esas alınarak Banka tarafından gerçekleştirilir. Bu ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin Hazine Müsteşarlığına iletilmesini takiben söz konusu ödeme karşılığı tutarlar Müsteşarlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanmak suretiyle hak sahibine ödenmek üzere Bankaya aktarılır. …” , Ek 2 nci maddesinde; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılanlar da dâhil olmak üzere birden fazla kurum hasım gösterilerek açılan davalarla ilgili olarak mahkemelerce Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine hüküm altına alınan tutarlar Hazine Müsteşarlığı tarafından ödenir. …”,
9. 11/01/1990 tarih ve 20399 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4 Seri no.lu Çalışanların
Tasarrufa Teşvik Edilmesi Hakkında Tebliğde “… 3 – Tasarruf Kesintisi ve Katkılarının
Bankaya Yatırılması ve Bildirilmesiyle İlgili İşlemler: a) 3417 sayılı Kanun ve buna ilişkin
Tebliğler çerçevesinde çalışanlardan kesilen Tasarruf tutarları ile işveren katkıları
“Tasarrufu Teşvik Kesintileri Aylık Bildirim Formu (Örnek: TTK-003)” düzenlenmek suretiyle
Banka Şubelerine Kanuni süresi içerisinde yatırılacaktır. b) 1 Ocak 1990 tarihinden itibaren işyerleri, 1 ve 3 Seri No’lu Tebliğler eki 1 ve 2 no.lu bildirimleri aylık olarak düzenlemeyecekler, bunların yerine, personelden yapılan tasarruf kesintileri ile Devlet ve işveren katkılarını her ay düzenleyecekleri Tasarrufu Teşvik Kesintileri Aylık Bildirim
Formu (Örnek: TTK-003) ile ilgili Banka Şubesine yatıracaklardır. İşyerleri ayrıca
1.1.1990 tarihinden itibaren her üç ayda (Mart, Haziran, Eylül, Aralık sonlarında) bir
Tasarrufu Teşvik Kesintileri 3 Aylık İcmal Formu (Örnek: TTK-004-A) ve Tasarrufu Teşvik
Kesintileri 3 Aylık Şahıs Bildirim Formu (Örnek: TTK-004-B) düzenleyerek, ertesi ayın 15’ine kadar tasarruf kesinti ve katkılarını yatırdıkları Banka Şubesine vereceklerdir. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10. İlgili işveren/İdare tarafından bazı sorumlukların veya yükümlerin yerine getirilmemesi nedeniyle şikayetçinin başvuru konusu olayla ilgili olarak mağduriyet yaşadığı, bu durumlar nedeniyle şikayetçiye herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği hususları tespit edilmiş olup, İdarelerin kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmek, hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almak ve kontrolleri yapmakla yükümlü olması karşısında, somut olayda; bu yükümlülükleri yerine getirmeyen, hizmet kusuruna sebebiyet vererek şikayetçinin zarara uğramasına neden olan ve bu zararı gidermeyen İdare/İdarelerin, Anayasa ile güvence altına alınan “mülkiyet hakkının” ihlal edilmesi sonucunu doğuran işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda; şikayetçinin, tasarruf kesintisi ve katkılarından kaynaklanan anapara ve nema alacaklarının ödenmesiyle ilgili gerekli iş ve işlemlerin makul sürede yapılması hususunda Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü’ne
Tavsiye’de bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Şikâyetçi, 1994-2001 yılları arasında … Kolektif Şirketi’nde çalıştığını, çalıştığı yıllar boyunca maaşından tasarrufu teşvik primi kesildiğini, 2003 yılında yürürlüğe giren 4853 sayılı Kanun ile bu kesintilerin geri ödenmesine başlanıldığını, bu kapsamda ilgili İdarelere müracaat ettiğini, idarelerin ilgili dönemde 5,5 yıllık süre boyunca kendisinden yapılan kesintinin 1,5 yıllık süreyle yapıldığı ve bu 1,5 yıllık süre üzerinden 5,95 TL anapara ve 71,40
TL tutarında nema ödemesi yapılabileceği hususlarında tarafına bilgi verdiğini iddia ederek, ilgili dönemde (5,5 yıllık süre boyunca) maaşından yapılan tasarrufu teşvik primi kesintilerin güncellenerek tarafına ödenmesini talep etmektedir.
12. İlgili İdare, 4853 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde; hak sahiplerine yapılacak ödemelerde, T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde hak sahipleri adına açılan tasarrufu teşvik hesabı kayıtlarının esas alınacağını hükme bağladığı, ilgili şirketin şikayetçinin 1994/Kasım-1996/Mayıs dönemine ilişkin tasarrufu teşvik kesinti ve katkı payı tutarlarını
Hazine Müsteşarlığı hesaplarına aktarıldığı ve 1996/Haziran-2000/Mayıs dönemine ilişkin olarak yatırdığı herhangi bir tutarın bulunmadığının tespit edildiği, bu kapsamda şikayetçinin 1994/Kasım-1996/Mayıs dönemine ilişkin olarak kayıt tahsisi yapılması sonucunda ilgilinin tasarrufu teşvik hesabında 5,95 anapara ve 71,40 TL nema tutarının oluştuğu, bu tutarının şikayetçi tarafından T.C. Ziraat Bankası şubelerinden alınabileceği, konuya ilişkin mevzuat hükümleri uyarınca, kesinti ve katkı tutarlarının ilgili banka kayıtlarına intikal ettirilmediği 1996/Haziran-2000/Mayıs dönemine ilişkin olarak şikayetçiye herhangi bir ödeme yapılmayacağı hususlarını belirtmiştir.
13. Mülga 3417 sayılı Kanunla; on ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilerin aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintisi yapılacağı, işverenlerin işçilerinin ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını tahakkuk ettirerek, ücret ödenmesinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında işçileri adına açtıracakları “Tasarrufu Teşvik Hesabı”na yatırması gerektiği hükme bağlamıştır. Yine söz konusu Kanunda; işverenlerin, ücretlerden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde, yatırılması gereken miktarlar resen veya ilgililerin başvurusu halinde mülga Sosyal
Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılacağı hüküm altına alınmıştır.
14. Diğer taraftan, 4853 sayılı Kanunla; 3417 sayılı Kanun uyarınca açılmış bulunan çalışanların tasarruflarını teşvik hesabında biriken paraların tasfiyesi amaçlanmış, bu hesaptan hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş ve 3417 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu Kanunda; hak sahiplerine yapılacak ödemelerde, 3417 sayılı Kanun ve bu Kanuna ilişkin tebliğlerin hükümleri uyarınca T.C. Ziraat Bankası Genel
Müdürlüğünde hak sahipleri adına açılan tasarrufu teşvik hesabı kayıtları esas alınacağı, 3417 sayılı Kanun hükümlerine göre, ücretlerden yapmaları gereken tasarruf kesintileri ile katkı paylarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan tasarrufu teşvik hesaplarına yatırmayan işverenlerden; yatırılması gereken miktarlar ile gecikme zammı, resen veya ilgililerin başvurusu halinde mülga Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak
T.C. Ziraat Bankası şubelerindeki ilgili tasarrufu teşvik hesaplarına yatırılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
15. Yine 4853 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesinde; 4853 sayılı Kanunla tasfiye edilen çalışanların tasarruflarını teşvik hesabına ait tüm varlık ve yükümlülüklerin, 31/12/2007 tarihine kadar Hazineye devrolunacağı, devir tarihinden sonra hak sahiplerine yapılacak her türlü ödemenin, T.C. Ziraat Bankası Anonim Şirketi kayıtları esas alınarak Banka tarafından gerçekleştirileceği, bu ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin Hazine Müsteşarlığına iletilmesini takiben söz konusu ödeme karşılığı tutarların Müsteşarlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanmak suretiyle hak sahibine ödenmek üzere Bankaya aktarılacağı düzenlenmiştir.
16. Başvuru dosyasındaki bilgi ve belgelerden; şikayetçi tarafından, tasarruf teşvik fonu anapara ve nema turalarının işverenden alınması ve tarafına ödenmesi talebiyle mülga Sosyal
Sigortalar Kurumuna 23/08/2004 tarihli dilekçeyle başvuruda bulunulduğu, bu başvuru doğrultusunda Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından konuyla ilgili inceleme yapıldığı ve bu kapsamda Sigorta Müfettişi … tarafından (30/09/2005 tarih, İş
No:2005/69, Rapor No: 87/KDR: 40) Rapor hazırlandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu
Raporda; “… …’ün 15.11.1994-31.03.2001 devresinde işyeri kayıtlarında yer aldığı, işe girişinin yasal süresi içinde Kuruma bildirildiği, çıkış tarihinin 2001/1. Dönem dört aylık sigorta primleri bordosunda yer aldığı görülmüştür. … İşverenin Ocak/1994- Mayıs/1996 devresine ait Tasarrufu Teşvik Kesintileri Aylık Bildirim Formlarının … bildirildiği, Ocak 1994- Mayıs/2000 devresinde ise tasarruf kesintisi üç aylık bordroların anılan bankaya verilmediği öğrenilmiştir. …SSK Genel Müdürlüğü Sigorta Primleri Takip ve Tahsilat Daire
Başkanlığının 3417 sayılı Kanun uygulaması ile ilgili olarak Beşiktaş Sigorta Müdürlüğüne gönderdiği 22.07.1997 tarih ve 568007 sayılı emirleri ile Tasarrufu Teşvik Kesintileri Aylık
Bildirim Formlarının işverenlerden istenilmesi, verilmemesi halinde ilgili formların T.C.
Ziraat Bankasından temin edilerek resen düzenlenmesi gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Badema mezkur Genel Müdürlük emirlerine göre hareket edilmesi ve …’ün şikayet konusu ile ilgili olarak tutanağa ek listede tespit edilen hususların T.C. Ziraat
Bankasına aktarılması gerektiği …” hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
17. Söz konusu müfettiş raporu ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerden; şikayetçinin 15/11/1994-31/03/2001 tarihleri arasında … Kolektif Şirketi nezdinde çalıştığı, ilgili şirket tarafından; 1994/Kasım-1996/Mayıs dönemine ait tasarrufu teşvik kesinti ve katkı payı tutarlarını Hazine Müsteşarlığı hesaplarına aktarıldığı anlaşılmış olmakla birlikte, ilgili işyerinin 1996/Haziran-2001/Mart dönemine ait kesinti ve katkı tutarlarına ilişkin gerekli bildirimleri yaptığına ve bu tutarları T.C. Ziraat Bankasında şikayetçi adına açılan tasarrufu teşvik hesabına yatırdığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır. Ayrıca, 16 no.lu no.lu paragrafta değinilen müfettiş raporu kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile T.C. Ziraat
Bankası arasında 3.3. no.lu paragrafta belirtilen yazışmaların yapıldığı anlaşılmakta ise de; bu yazışmalar sonucunda, şikayetçinin konuyla ilgili mağduriyetini giderecek şekilde idarelerce herhangi bir işlem tesis edildiğine yönelik tespit yapılamamıştır.
18. Bir önceki paragrafta yer alan tespitlerimiz değerlendirildiğinde; ilgili işverenin, Mülga 3417 sayılı Kanunla getirilen sorumluklarını yerine getirmeyerek (1996/Haziran2001/Mart dönemine ilişkin kesinti ve katkı tutarlarına ilişkin gerekli bildirimleri yapmayarak ve bu tutarları T.C. Ziraat Bankasında şikayetçi adına açılan tasarrufu teşvik hesabına yatırmayarak), şikayetçinin tasarrufu teşvik hesabına ilişkin kesinti ve katkı alacaklarını alamamasına sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. 2.4. no.lu paragrafta değinildiği üzere; şikayetçinin alamadığı bu tutarın tespitine ilişkin olarak T.C. Ziraat Bankası’nca hesaplama yapılmıştır. Şikayetçinin, kesinti ve katkılarının tam olarak yapıldığı ve bunların tasarruf teşvik hesabına yatırıldığı varsayımıyla hareket edilerek yapılan bu hesaplamaya göre; söz konusu hesapta, 158,55 TL anapara ve 1.903,50 TL nema olmak üzere toplam 2.062,05 TL olabilecektir.
19. 13 ve 14 no.lu no.lu paragraflarda değinildiği üzere, Mülga 3417 sayılı Kanun ve 4853 sayılı Kanun hükümlerinde, işverenlerin bu kesinti ve katkıları yatırmaması durumunda, yatırmayan işverenlerden; yatırılması gereken miktarlar resen veya ilgililerin başvurusu halinde mülga Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılacağı hususları hüküm altına alınmıştır. Söz konusu
Kanunların bu hükümleri değerlendirildiğinde, bu kesinti ve katkıları yatırılıp yatırılmadığı hususlarıyla ilgili denetim görevinin mülga Sosyal Sigortalar Kurumuna verildiği anlaşılmaktadır. Yine söz konusu Kurumun, işveren tarafından yatırılmayan tutarları ilgili işverenden tahsil ederek ilgili hesaba yatırmakla da yükümlü olduğu tespit edilmiştir. Ancak, somut olayda, mülga Sosyal Sigortalar Kurumunun, ilgili
Kanun hükümleri kapsamında yükümlerini yerine getirdiğine, yani şikayetçi adına yatırılması gereken kesinti ve katkı tutarlarını ilgili işverenden tahsil ederek şikayetçinin tasarrufu teşvik hesabına aktardığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır.
20. Konuyla ilgili olarak, Gaziantep 1. İdare Mahkemesi’nin 10/01/2019 tarihli ve E.
2018/290, K. 2019/9 sayılı kararında; “… davalı … Başkanlığınca Ziraat Bankasına
Tasarrufu Teşvik Kesintileri Aylık Bildirim Formlarının düzenlenip verilmediği, davalı Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca her ne kadar Ellek Belediye Başkanlığı’ndan 5216/5272 sayılı Kanun kapsamında tasarruf teşvik kesintisi borçları tahsil edilerek Ziraat Bankası ilgili hesabına aktarılmış ise de ilgililer adına herhangi bir bildirimde bulunulmadığı ve tasarruf teşvik hesabı açılmadığı anlaşılmaktadır. İdarelerin yürütmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle, bu hizmet işleyişini sürekli olarak kontrol etmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu, idarenin yükümlülüğünü yerine getirmemek sureliyle ortaya çıkan hizmet kusuru nedeniyle bir zarar verilmiş olması halinde ise, idarenin meydana gelen zararları tazmin sorumluluğu bulunduğu dikkate alındığında, olayda hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılan davalı idareler tarafından davacının hak ettiği tasarruf teşvik kesintisi ve nemaların mükerrer ödeme yapılmamasına dikkat etmek suretiyle dava tarihi olan … tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesi gerekmektedir. …” şeklinde hüküm kurulmuştur.
21. Yine Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 07/12/2018 tarihli ve E. 2018/1332, K.
2018/2966 sayılı kararında; “… Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri uyarınca davacıdan çalışmış olduğu dönemlerde maaşından kesilmesi gereken tasarruf kesintilerinin ve buna eklenecek Devlet/işveren katkılarının kesilmesi ve T.C. Ziraat Bankasında davacı adına açılacak hesaba yatırılması Devlet/işveren sorumluluğunda olduğu, davacının maaşından gereken kesintinin yapılmaması, yapılmasına rağmen hesaba yatırılmaması veya yapılmasına rağmen işveren tarafından yapılması gereken bildirimlerin hatalı yapılması nedeniyle davacının da sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında, davacının hak etmiş olduğu ana para ve nemalarının bu istemle ilk defa … Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında açılan dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir. …” hususlarına yer verilmiştir.
22. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet hakkına değindiği 28/03/2002 tarihli
Resmi Gazetede yayımlanan E. 2000/42, K. 2001/361 sayılı kararında; “… Önceki kararımızda da belirtildiği gibi çalışanların aylık ve ücretlerinden 3417 sayılı Kanun uyarınca kesilen ve tasarrufu teşvik hesabında toplanan tasarruf tutarları üzerinde mülkiyet hakları bulunmaktadır. Adı geçenlerin Devlet katkısı ve nema üzerindeki hakları ise alacak hakkıdır. Bu durumda, itiraz konusu düzenlemelerle anılan miktarların sistemden çıkan kişilere verilmesini engelleyerek haksızlığa uğratılması Anayasa’nın 2. ve 5.
maddelerinin amacına aykırıdır. Yasa’nın 3. maddesine göre, çalışanların aylık ve ücretlerinin belli bir yüzdesi üzerinden hesaplanarak ve ilgililerin tasarruf kesintisine eklenerek tasarrufu teşvik hesabına yatırılan Devlet/işveren katkısı ile katkının ve tasarruf kesintisinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşan nemaların mülkiyet hakkı kapsamında olduğu tartışmasızdır. Bu durumda, söz konusu tutarların belli sürelere bağlanarak kısmen veya tamamen ödenmesinin engellenmesi mülkiyet hakkının özünü zedelemekte ve onu kullanılmaz hale getirmektedir. …” açıklamalarına yer vermiştir.
23. Şikâyetçinin iddiaları, İdarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; tasarruf kesintisi ve katkılarının bildirimi ve bankaya yatırılmasıyla ilgili işlemlerde işverenlerin sorumluluğunun bulunduğu, mülga Sosyal Sigortalar Kurumunun bu kesinti ve katkı tutarlarının yatırılıp yatırılmadığı konularıyla ilgili olarak gerekli denetimleri ve kontrolleri yapması ve işveren tarafından yatırılmayan kesinti ve katkı tutarlarını işverenlerden tahsil ederek ilgili hesaba yatırması gerektiği, adı geçen İdarenin şikayetçi adına yatırılması gereken kesinti ve katkı tutarlarını ilgili işverenden tahsil ederek şikayetçinin tasarrufu teşvik hesabına aktarılmasını sağlamadığı, ilgili işveren/İdare tarafından bazı sorumlukların veya yükümlerin yerine getirilmemesi nedeniyle şikayetçinin konuyla ilgili mağduriyet yaşadığı, bu durumlar nedeniyle şikayetçiye herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği hususları tespit edilmiş olup, İdarelerin, kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmek, hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almak ve kontrolleri yapmakla yükümlü olması karşısında, somut olayda; bu yükümlülükleri yerine getirmeyen, hizmet kusuruna sebebiyet vererek şikayetçinin zarara uğramasına neden olan ve bu zararı gidermeyen İdare/İdarelerin, Anayasa ile güvence altına alınan
“mülkiyet hakkının” ihlal edilmesi sonucunu doğuran işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Şikayetçinin, tasarruf kesintisi ve katkılarından kaynaklanan anapara ve nema alacaklarının ödenmesiyle ilgili gerekli iş ve işlemlerin makul sürede yapılması hususunda KAMU
FİNANSMANI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
KAMU FİNANSMANI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın, ŞİKAYETÇİYE ve KAMU FİNANSMANI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
TEBLİĞ EDİLMESİNE,
Kararın bir örneğinin bilgileri için HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI’NA
İLETİLMESİNE,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi