ÖZET: Başvuru, şikayetçinin çalıştığı işyerinin muhasebecisi tarafından tasarruf teşvik hesabı için gerekli bildirimlerin yapılmaması nedeniyle tasarruf kesintisi ve katkılarından kaynaklanan alacaklarını alamadığını iddia etmesi üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, işverenin gerekli belgeleri zamanında düzenlememesi ve banka kayıtlarına intikal ettirmemesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtmiş, bu durumun araştırılarak çözülmesini talep etmiştir.

Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü, ilgili mevzuat gereği işverenlerin tasarruf kesintileri ve katkılarını zamanında bildirmemesi durumunda, bu ödemelerin gerçekleştirilemeyeceğini ifade etmiştir. Ayrıca, şikayetçinin çalıştığı işyerinin gerekli bildirimleri yapmadığı ve bu nedenle tasarruf teşvik hesabına herhangi bir kesinti ve katkı tutarının yatırılmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda, şikayetçinin alacaklarının ödenmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur.

Sonuç olarak, şikayetçinin tasarruf kesintisi ve katkılarından kaynaklanan alacaklarının ödenmesi için gerekli işlemlerin makul sürede gerçekleştirilmesi yönünde tavsiye kararı alınmış, bu kararın uygulanması için ilgili idareye süre tanınmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/7976-S.12176

BAŞVURU NO : 2019/6732

KARAR TARİHİ : 05/09/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Hazine ve Maliye Bakanlığı (Kamu Finansmanı Genel

Müdürlüğü)

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, tasarruf kesintisi ve katkılarından kaynaklanan anapara ve nema alacaklarının ödenmesine ilişkin talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23/03/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi, çalışanların tasarruflarını teşvik hesabı kapsamında, çalıştığı işyerinin muhasebecisinin 3 aylık bildirim formlarını vermemesi sebebiyle tasarruf teşvik fonu ve nemalarından kaynaklanan alacaklarını alamadığını, söz konusu hesaba yatırılan tutarlara ilişkin banka dekontlarını çalıştığı şirketten temin edemediği, ilgili dönemde Ziraat Bankası’na yaptığı başvurudan bir sonuç alamadığını, konuya ilişkin mevzuatta tasarrufu teşvik tutarının bildiriminin üçüncü şahısların insafına bırakıldığını, bu kişilerin gerekli bildirimi yapmaması nedeniyle mağduriyet yaşadığını iddia ederek, konunun araştırılarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü’nün 19/06/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan

Yapılacak Ödemelere Dair Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca; işyerleri tarafından gerekli belgeleri zamanında düzenlemeyen ve banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen kesintilerin

Bakanlıklarınca ödenmesinin mümkün bulunmadığı,

2.2. Bakanlıklarında, tasarruf teşvik hesabı kapsamındaki kişilerin kişisel bilgilere ilişkin herhangi bir verinin bulunmadığı,

2.3. Mülga 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların

Değerlendirilmesine Dair Kanunun 2 nci maddesi uyarınca adı geçen kişinin çalıştığı işyeri on veya daha fazla işçi çalıştırıyor ise anılan Kanun kapsamına girdiği, nitekim, şikayetçi adına tasarruf teşvik hesabı açılmasının da bu işyerinin Kanun kapsamına girdiğini gösterdiği,

2.4. Mülga 3417 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde, konuyla ilgili denetim görevinin mülga

Sosyal Sigortalar Kurumuna verildiği, anılan madde çerçevesinde; işverenlerin, ücretlerden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını söz konusu Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen süreler içinde ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde, yatırılması gereken miktarların resen veya ilgililerin başvurusu halinde mülga Sosyal Sigortalar

Kurumunca mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılması gerektiği,

2.5. Şikayetçinin Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan hizmet dökümü doğrultusunda T.C.

Ziraat Bankası’na konuyla ilgili hesaplama yaptırıldığı, bu hesaplamada, ilgilinin Temmuz 1996-Mayıs 2000 arasında kesinti ve katkılarının tam olarak yapıldığı ve bunların tasarruf teşvik hesabına yatırıldığı varsayımıyla hareket edildiği, bu hesaplamaya göre söz konusu hesapta 154,15 TL anapara ve 1.748,27 TL nema olmak üzere toplam 1.902,42 TL olabileceği, ancak yazıları ekinde yer alan kesinti ve katkı tablosundan da görüleceği üzere, adı geçen şahsın

T.C. Ziraat Bankası’ndaki tasarruf teşvik hesabında herhangi bir kesinti ve katkı tutarı bulunmadığı,

2.6. Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başka bir şikayet başvurusuyla ilgili olarak mülga

Hazine Müsteşarlığı hakkında verilen 11/09/2014 tarihli Tavsiye Kararı doğrultusunda adı geçen İdare tarafından konunun çözüme kavuşturulduğunun anlaşıldığı, ancak Bakanlıklarınca konuyla ilgili yapılan inceleme sonucunda, söz konu olayda ilgili şirket tarafından gerekli formların gönderildiği halde başvuru sahibinin tasarruf teşvik hesap numarası olmadığı için alacağın ilgilinin hesabına mal edilemediği, öte yandan kişinin adının ve alacak miktarın kayıtlarda yer alması nedeniyle söz konusu Tavsiye Kararı doğrultusunda işlem tesis edildiği, ancak somut olaydaki uyuşmazlık konusu farklı olduğu için benzer şekilde işlem yapılamadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın 02/07/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

3.1. Şikâyetçinin sigortalılığına ilişkin dosyasının İstanbul … Sosyal Güvenlik Merkezi’nde olduğu, 4853 sayılı Kanunun Ek 2 nci maddesinde yer alan düzenlemede; birden fazla kurum hasım gösterilerek açılan davalarda, mahkemelerce, Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik

Kurumu aleyhine hüküm altına alınan tutarların Hazine Müsteşarlığı tarafından ödeneceğinin belirtildiği, şikayetçi adına yapılacak herhangi bir ödemede söz konusu mevzuat hükmü uyarınca Kurumlarının herhangi bir tasarrufunun bulunmadığı hususlarına yer verilmiştir.

4. T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’nin 14/06/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

4.1. Şikayetçinin çalıştığı şirket tarafından, şikayetçi adına … no.lu tasarrufu teşvik personel hesap numarası çıkartıldığı, Bankalarının kayıtlarında bu hesaba bildirimi yapılan kesinti ve katkı tutarı bulunmadığı,

4.2. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, ilgili kişiye ait tasarruf teşvikiyle ilgili hesaplamaların yapılmasını Bankalarından talep ettiği, bu kapsamda ilgilinin Temmuz 1996-Mayıs 2000 arasında kesinti ve katkılarının tam olarak yapıldığı ve bunların tasarruf teşvik hesabına yatırıldığı varsayımıyla şikayetçiye ait SGK hizmet dökümü üzerinden yaptıkları hesaplamaları adı geçen Bakanlığa ilettikleri, bu hesaplamaya göre söz konusu hesapta olabilecek tutarın 154,15 TL anapara ve 1.748,27 TL nema olmak üzere toplam 1.902,42 TL olduğu,

4.3. Tasarrufu teşvik hesaplarıyla ilgili olarak Bankalarının görevinin; 29 Nisan 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4853 sayılı Kanun, ilgili tebliğler ve İdareler tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tasarruf teşvik hesabıyla ilgili işlemleri gerçekleştirmek, tahsilât ve tediye işlemlerine aracılık etmek olduğu,

4.4. 4853 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde; “Bu Kanun hükümleri gereğince hak sahiplerine yapılacak ödemelerde, 3417 sayılı Kanun ve bu Kanuna ilişkin tebliğlerin hükümleri uyarınca

T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nde hak sahipleri adına açılan Tasarrufu Teşvik Hesabı kayıtları esas alınır.” hükmü bulunduğu, mülga Hazine Müsteşarlığı’nın, konuya ilişkin usul ve esasları belirlediği 29/04/2003 tarihli Basın Duyurusunda ise“ … 3- Genel Hükümler: 3.1Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırılmayan veya Banka şubelerine yatırılmış olmasına rağmen mülga 3417 sayılı Kanuna ilişkin 11.01.1990 tarih ve 20399 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi Hakkında Seri No:4 Tebliğin II. maddesinin 3.b fıkrası uyarınca işyerleri tarafından “Tasarrufu Teşvik Kesintileri 3 Aylık Şahıs Bildirim Formları”

Bankaya intikal etmemiş olan tutarların ödenmesi talep edilemez.” düzenlemesine yer verildiği,

4.5. Bu kapsamda; şikayetçinin işvereni tarafından bildirimi yapılmamış dönemler için tasarrufu teşvik kesinti ve katkı tutarlarının yatırıldığını gösterir banka dekontu, aylık bildirim formlarının asılları ile bildirimi yapılacak dönemde adlarına kesinti yapılan tüm personeli ihtiva eden manyetik ortamda (CD) hazırlanacak bilgilerin Bankalarına gönderilmesi durumunda işyerinin tüm çalışanları için kayıt tahsisi yapılabileceği hususları belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, … sosyal bir hukuk Devletidir”, “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. …

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, “Yargı yolu” başlıklı 125 nci maddesinde; “… İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 6. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu

Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,

7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

8. Mülga 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların

Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun,

“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, çalışanların aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintisi yapılmasını, tasarruflara Devlet veya ilgili işverenlerin katkıda bulunmasını, bağımsız çalışanların gelirlerinin bir kısmının tasarrufa ayrılmasını temin etmek ve bu tasarrufların en iyi şekilde nemalandırılmasını sağlamak suretiyle çalışanların tasarruf yapmalarını teşvik etmektir.”,

“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun hükümleri çerçevesinde; … On ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilerin,… aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintisi yapılır.”,

“Tasarruf miktarları” başlıklı 3 üncü maddesinde; “2 nci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına girenlerle ilgili tasarruflar, ilgililerin aylık veya ücretlerinden yapılacak yüzde 2 nispetindeki tasarruf kesintisi ile ilgililerin aylık veya ücretlerinin yüzde 3’ü nispetinde Devlet veya işverence sağlanacak katkının toplamından oluşur.”,

“Tasarruf hesabı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “… İşverenler işçilerinin ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını tahakkuk ettirerek, ücret ödenmesinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında işçileri adına açtıracakları “Tasarrufu Teşvik Hesabı”na yatırırlar. … Bu şekilde tahsil edilen paralar tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankası Ankara Merkez

Şubesinde Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı adına açılacak “Çalışanların

Tasarruflarını Teşvik Hesabı”na aktarılır.”,

“Nemalandırma” başlıklı 5 inci maddesinde; “Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi

Başkanlığı, 4 üncü maddeye göre açılacak hesapta toplanan paraları, Yüksek Planlama

Kurulunca belirlenecek esaslar dahilinde, gayrimenkul alım satımına yönelik yatırımlar hariç olmak üzere her türlü menkul kıymetlere ve verimi yüksek yatırımlara yatırmak suretiyle nemalandırır.”,

“Ödemelerin zamanında yapılmaması” başlıklı 7 inci maddesinde; “İşverenlerin, ücretlerden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını 4 üncü maddede belirtilen süreler içinde ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde, yatırılması gereken miktarlar resen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar

Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılır.”,

9. 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan

Yapılacak Ödemelere Dair Kanunun,

“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, 9.3.1988 tarihli ve 3417 sayılı …

Kanun uyarınca açılmış bulunan Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabında biriken paraların tasfiyesi ve bu hesaptan hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.”,

“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun, 3417 sayılı Kanun hükümleri uyarınca

T.C. Ziraat Bankasında adlarına Tasarrufu Teşvik Hesabı açılan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kendilerine 3417 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci ve iptal edilen üçüncü fıkraları gereği ödeme yapılmamış hak sahiplerini kapsar.”,

“Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“Bu Kanunda yer alan; a) Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabı: 3417 sayılı Kanunun

4 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca T.C. Ziraat Bankası nezdinde açılan hesabı,

b) Tasarrufu Teşvik Hesabı: Kurumlar veya işverenler tarafından, 3417 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca çalışanları adına T.C. Ziraat Bankasında açılan hesabı,

c) Hak sahibi: 3417 sayılı Kanunun mülga 2 nci maddesinde belirtilen çalışanların aylık ve ücretlerinden mülga 3 üncü maddesinde belirtilen oranlarda tasarruf kesintisi yapılan ve bu tasarruflara Devlet veya ilgili işverenin katkısı sağlanarak 4 üncü maddesi uyarınca adlarına

Tasarrufu Teşvik Hesabı açılanlardan 6 ncı maddesinin birinci ve iptal edilen üçüncü fıkraları uyarınca kendilerine ödeme yapılmayanları,

d) Tasarruf kesintisi ve Devlet veya işveren katkısı: 3417 sayılı Kanunun mülga 2 nci maddesinde belirtilen çalışanların aylık ve ücretlerinden mülga 3 üncü maddesinde belirtilen oranlarda yapılan tasarruf kesintileri ve bu tasarruflara sağlanan Devlet veya ilgili işverenin katkıları,

e) Anapara: Tasarruf kesintisi ve Devlet veya işveren katkısı toplamını,

f) Nema: Hak sahiplerinin aylık veya ücretlerinden yapılan tasarruf kesintileri ve Devlet veya ilgili işverenin katkılarına ait bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kalan nema toplamını, İfade eder.”,

“Tasarrufu Teşvik Hesabı kayıtları” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Kanun hükümleri gereğince hak sahiplerine yapılacak ödemelerde, 3417 sayılı Kanun ve bu Kanuna ilişkin tebliğlerin hükümleri uyarınca T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde hak sahipleri adına açılan Tasarrufu Teşvik Hesabı kayıtları esas alınır.”,

“Süresinde ödenmeyen tasarruf kesintileri ve katkı payları” başlıklı 8 inci maddesinde; “3417 sayılı Kanun hükümlerine göre, ücretlerden yapmaları gereken tasarruf kesintileri ile katkı paylarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırmayan işverenlerden; yatırılması gereken miktarlar ile gecikme zammı, resen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar

Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak T.C. Ziraat

Bankası şubelerindeki ilgili Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırılır. …”,

“Yürürlükten kaldırılan hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinde; “09.3.1988 tarihli ve

3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine

Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.”,

Ek 1 inci maddesinde; “Mülga 9/3/1988 tarihli ve 3417 sayılı Kanunla kurulan ve bu kapsamda hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usûl ve esasları belirlemek üzere 24/4/2003 tarihli ve 4853 sayılı Kanunla tasfiye edilen Çalışanların Tasarruflarını Teşvik

Hesabına ait tüm varlık ve yükümlülükler, 31/12/2007 tarihine kadar Hazineye devrolunur.

Devre ilişkin hususları belirlemeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yetkilidir.

Devir tarihinden sonra hak sahiplerine yapılacak her türlü ödeme, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat

Bankası Anonim Şirketi kayıtları esas alınarak Banka tarafından gerçekleştirilir. Bu ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin Hazine Müsteşarlığına iletilmesini takiben söz konusu ödeme karşılığı tutarlar Müsteşarlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanmak suretiyle hak sahibine ödenmek üzere Bankaya aktarılır. …” , Ek 2 nci maddesinde; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılanlar da dâhil olmak üzere birden fazla kurum hasım gösterilerek açılan davalarla ilgili olarak mahkemelerce

Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine hüküm altına alınan tutarlar Hazine

Müsteşarlığı tarafından ödenir. …”,

10. 11/01/1990 tarih ve 20399 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4 Seri no.lu Çalışanların

Tasarrufa Teşvik Edilmesi Hakkında Tebliğde “… 3 – Tasarruf Kesintisi ve Katkılarının

Bankaya Yatırılması ve Bildirilmesiyle İlgili İşlemler: a) 3417 sayılı Kanun ve buna ilişkin

Tebliğler çerçevesinde çalışanlardan kesilen Tasarruf tutarları ile işveren katkıları “Tasarrufu

Teşvik Kesintileri Aylık Bildirim Formu (Örnek: TTK-003)” düzenlenmek suretiyle Banka

Şubelerine Kanuni süresi içerisinde yatırılacaktır. b) 1 Ocak 1990 tarihinden itibaren işyerleri,

1 ve 3 Seri No’lu Tebliğler eki 1 ve 2 no.lu bildirimleri aylık olarak düzenlemeyecekler, bunların

yerine, personelden yapılan tasarruf kesintileri ile Devlet ve işveren katkılarını her ay düzenleyecekleri Tasarrufu Teşvik Kesintileri Aylık Bildirim Formu (Örnek: TTK-003) ile ilgili Banka Şubesine yatıracaklardır. İşyerleri ayrıca 1.1.1990 tarihinden itibaren her üç ayda (Mart, Haziran, Eylül, Aralık sonlarında) bir Tasarrufu Teşvik Kesintileri 3 Aylık İcmal

Formu (Örnek: TTK-004-A) ve Tasarrufu Teşvik Kesintileri 3 Aylık Şahıs Bildirim Formu (Örnek: TTK-004-B) düzenleyerek, ertesi ayın 15’ine kadar tasarruf kesinti ve katkılarını yatırdıkları Banka Şubesine vereceklerdir. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. İlgili işveren/İdare tarafından bazı sorumlukların veya yükümlerin yerine getirilmemesi nedeniyle şikayetçinin başvuru konusu olayla ilgili olarak mağduriyet yaşadığı, bu durumlar nedeniyle şikayetçiye herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği hususları tespit edilmiş olup, İdarelerin kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmek, hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almak ve kontrolleri yapmakla yükümlü olması karşısında, somut olayda; bu yükümlülükleri yerine getirmeyen, hizmet kusuruna sebebiyet vererek şikayetçinin zarara uğramasına neden olan ve bu zararı gidermeyen İdare/İdarelerin, Anayasa ile güvence altına alınan “mülkiyet hakkının” ihlal edilmesi sonucunu doğuran işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda; şikayetçinin, tasarruf kesintisi ve katkılarından kaynaklanan anapara ve nema alacaklarının ödenmesiyle ilgili gerekli iş ve işlemlerin makul sürede yapılması hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığı’na (Kamu

Finansmanı Genel Müdürlüğü’ne) Tavsiye’de bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Şikâyetçi, çalıştığı işyerinin muhasebecisi tarafından çalışanların tasarruflarını teşvik hesabı kapsamında gerekli bildirimlerin yapılmaması nedeniyle tasarruf kesintisi ve katkılarından kaynaklanan alacaklarını alamadığını, ilgili mevzuatta tasarrufu teşvik tutarının bildiriminin üçüncü şahısların (işverenlerin, muhasebecilerin vb.) insafına bırakıldığını, bu kişilerin gerekli bildirimleri yapmaması nedeniyle mağduriyet yaşadığını iddia ederek, konunun araştırılarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

13. İlgili İdareler, 4853 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde; hak sahiplerine yapılacak ödemelerde, T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nde hak sahipleri adına açılan tasarrufu teşvik hesabı kayıtlarının esas alınacağını hükme bağladığı, şikayetçinin çalıştığı şirket tarafından çıkarılan … tasarrufu teşvik personel hesap numarası ile T.C. Ziraat Bankası kayıtlarına bildirimi yapılan kesinti ve katkı tutarı bulunmadığı, bu nedenle ilgili işyerinin gerekli belgeleri zamanında düzenlememesi ve konuyla ilgili kesinti ve katkıların banka kayıtlarına intikal ettirmemesi nedenleriyle şikayetçiye herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığı hususlarını belirtmişlerdir.

14. Mülga 3417 sayılı Kanunla; on ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilerin aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintisi yapılacağı, işverenlerin işçilerinin ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını tahakkuk ettirerek, ücret ödenmesinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında işçileri adına açtıracakları “Tasarrufu Teşvik Hesabı”na yatırması gerektiği hükme bağlamıştır. Yine söz konusu Kanunda; işverenlerin, ücretlerden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde, yatırılması gereken miktarlar resen veya ilgililerin başvurusu halinde mülga Sosyal

Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılacağı hüküm altına alınmıştır.

15. Diğer taraftan, 4853 sayılı Kanunla; 3417 sayılı Kanun uyarınca açılmış bulunan çalışanların tasarruflarını teşvik hesabında biriken paraların tasfiyesi amaçlanmış, bu hesaptan hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş ve 3417 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu Kanunda; hak sahiplerine yapılacak ödemelerde, 3417 sayılı Kanun ve bu Kanuna ilişkin tebliğlerin hükümleri uyarınca T.C. Ziraat Bankası Genel

Müdürlüğünde hak sahipleri adına açılan tasarrufu teşvik hesabı kayıtları esas alınacağı, 3417 sayılı Kanun hükümlerine göre, ücretlerden yapmaları gereken tasarruf kesintileri ile katkı paylarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan tasarrufu teşvik hesaplarına yatırmayan işverenlerden; yatırılması gereken miktarlar ile gecikme zammı, resen veya ilgililerin başvurusu halinde mülga Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal

Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak

T.C. Ziraat Bankası şubelerindeki ilgili tasarrufu teşvik hesaplarına yatırılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

16. Yine 4853 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesinde; 4853 sayılı Kanunla tasfiye edilen çalışanların tasarruflarını teşvik hesabına ait tüm varlık ve yükümlülüklerin, 31/12/2007 tarihine kadar Hazineye devrolunacağı, devir tarihinden sonra hak sahiplerine yapılacak her türlü ödemenin, T.C. Ziraat Bankası Anonim Şirketi kayıtları esas alınarak Banka tarafından gerçekleştirileceği, bu ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin Hazine Müsteşarlığına iletilmesini takiben söz konusu ödeme karşılığı tutarların Müsteşarlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanmak suretiyle hak sahibine ödenmek üzere Bankaya aktarılacağı düzenlenmiştir.

17. Şikayetçinin çalıştığı işyeri tarafından … no.lu tasarrufu teşvik personel hesap numarası çıkartıldığı, ancak ilgili işyerinin kesinti ve katkı tutarlarına ilişkin gerekli bildirimleri yapmadığı ve bu tutarları T.C. Ziraat Bankasında şikayetçi adına açılan tasarrufu teşvik hesabına yatırmadığı anlaşılmıştır. Yani somut olayda; ilgili işverenin, Mülga 3417 sayılı

Kanunla getirilen sorumluklarını yerine getirmeyerek, şikayetçinin tasarrufu teşvik hesabına ilişkin kesinti ve katkı alacaklarını alamamasına sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. 2.5. no.lu. paragrafta değinildiği üzere; şikayetçinin alamadığı bu tutarın tespitine ilişkin olarak T.C. Ziraat Bankası’nca hesaplama yapılmıştır. Şikayetçinin, Temmuz 1996-Mayıs 2000 arasında kesinti ve katkılarının tam olarak yapıldığı ve bunların tasarruf teşvik hesabına yatırıldığı varsayımıyla hareket edilerek yapılan bu hesaplamaya göre; söz konusu hesapta, 154,15 TL anapara ve 1.748,27 TL nema olmak üzere toplam 1.902,42 TL olabilecektir.

18. 14 ve 15 no.lu no.lu paragraflarda değinildiği üzere, Mülga 3417 sayılı Kanun ve 4853 sayılı

Kanun hükümlerinde, işverenlerin bu kesinti ve katkıları yatırmaması durumunda, yatırmayan işverenlerden; yatırılması gereken miktarlar resen veya ilgililerin başvurusu halinde mülga

Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılacağı hususları hüküm altına alınmıştır. Söz konusu Kanunların bu hükümleri değerlendirildiğinde, bu kesinti ve katkıları yatırılıp yatırılmadığı hususlarıyla ilgili denetim görevinin mülga Sosyal Sigortalar Kurumuna verildiği anlaşılmaktadır. Yine söz konusu Kurumun, işveren tarafından yatırılmayan tutarları ilgili işverenden tahsil ederek ilgili hesaba yatırmakla da yükümlü olduğu tespit edilmiştir. Ancak, somut olayda, mülga Sosyal Sigortalar Kurumunun, ilgili Kanun hükümleri kapsamında yükümlerini yerine getirdiğine, yani şikayetçi adına yatırılması gereken kesinti ve katkı tutarlarını ilgili işverenden tahsil ederek şikayetçinin tasarrufu teşvik hesabına aktardığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır.

19. Konuyla ilgili olarak, Gaziantep 1. İdare Mahkemesi’nin 10/01/2019 tarihli ve E.

2018/290, K. 2019/9 sayılı kararında; “… davalı … Başkanlığınca Ziraat Bankasına

Tasarrufu Teşvik Kesintileri Aylık Bildirim Formlarının düzenlenip verilmediği, davalı Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca her ne kadar Ellek Belediye Başkanlığı’ndan 5216/5272 sayılı

Kanun kapsamında tasarruf teşvik kesintisi borçları tahsil edilerek Ziraat Bankası ilgili hesabına aktarılmış ise de ilgililer adına herhangi bir bildirimde bulunulmadığı ve tasarruf teşvik hesabı açılmadığı anlaşılmaktadır. İdarelerin yürütmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle, bu hizmet işleyişini sürekli olarak kontrol etmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu, idarenin yükümlülüğünü yerine getirmemek sureliyle ortaya çıkan hizmet kusuru nedeniyle bir zarar verilmiş olması halinde ise, idarenin meydana gelen zararları tazmin sorumluluğu bulunduğu dikkate alındığında, olayda hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılan davalı idareler tarafından davacının hak ettiği tasarruf teşvik kesintisi ve nemaların mükerrer ödeme yapılmamasına dikkat etmek suretiyle dava tarihi olan … tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesi gerekmektedir. …” şeklinde hüküm kurulmuştur.

20. Yine Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 07/12/2018 tarihli ve E. 2018/1332, K. 2018/2966 sayılı kararında; “… Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri uyarınca davacıdan çalışmış olduğu dönemlerde maaşından kesilmesi gereken tasarruf kesintilerinin ve buna eklenecek

Devlet/işveren katkılarının kesilmesi ve T.C. Ziraat Bankasında davacı adına açılacak hesaba yatırılması Devlet/işveren sorumluluğunda olduğu, davacının maaşından gereken kesintinin yapılmaması, yapılmasına rağmen hesaba yatırılmaması veya yapılmasına rağmen işveren tarafından yapılması gereken bildirimlerin hatalı yapılması nedeniyle davacının da sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında, davacının hak etmiş olduğu ana para ve nemalarının bu istemle ilk defa … Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında açılan dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir. …” hususlarına yer verilmiştir.

21. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet hakkına değindiği 28/03/2002 tarihli Resmi

Gazetede yayımlanan E. 2000/42, K. 2001/361 sayılı kararında; “… Önceki kararımızda da belirtildiği gibi çalışanların aylık ve ücretlerinden 3417 sayılı Kanun uyarınca kesilen ve tasarrufu teşvik hesabında toplanan tasarruf tutarları üzerinde mülkiyet hakları bulunmaktadır. Adı geçenlerin Devlet katkısı ve nema üzerindeki hakları ise alacak hakkıdır.

Bu durumda, itiraz konusu düzenlemelerle anılan miktarların sistemden çıkan kişilere verilmesini engelleyerek haksızlığa uğratılması Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerinin amacına aykırıdır. Yasa’nın 3. maddesine göre, çalışanların aylık ve ücretlerinin belli bir yüzdesi üzerinden hesaplanarak ve ilgililerin tasarruf kesintisine eklenerek tasarrufu teşvik hesabına yatırılan Devlet/işveren katkısı ile katkının ve tasarruf kesintisinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşan nemaların mülkiyet hakkı kapsamında olduğu tartışmasızdır. Bu durumda, söz konusu tutarların belli sürelere bağlanarak kısmen veya tamamen ödenmesinin engellenmesi mülkiyet hakkının özünü zedelemekte ve onu kullanılmaz hale getirmektedir. …” açıklamalarına yer vermiştir.

22. Şikâyetçinin iddiaları, İdarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; tasarruf kesintisi ve katkılarının bildirimi ve bankaya yatırılmasıyla ilgili işlemlerde işverenlerin sorumluluğunun bulunduğu, mülga Sosyal Sigortalar Kurumunun bu kesinti ve katkı tutarlarının yatırılıp yatırılmadığı konularıyla ilgili olarak gerekli denetimleri ve kontrolleri yapması ve işveren tarafından yatırılmayan kesinti ve katkı tutarlarını işverenlerden tahsil ederek ilgili hesaba yatırması gerektiği, adı geçen İdarenin şikayetçi adına yatırılması gereken kesinti ve katkı tutarlarını ilgili işverenden tahsil ederek şikayetçinin tasarrufu teşvik hesabına aktarılmasına yönelik işlem tesis etmediği, ilgili işveren/İdare tarafından bazı sorumlukların veya yükümlerin yerine getirilmemesi nedeniyle şikayetçinin konuyla ilgili mağduriyet yaşadığı, bu durumlar nedeniyle şikayetçiye herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği hususları tespit edilmiş olup, İdarelerin kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmek, hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almak ve kontrolleri yapmakla yükümlü olması karşısında, somut olayda; bu yükümlülükleri yerine getirmeyen, hizmet kusuruna sebebiyet vererek şikayetçinin zarara uğramasına neden olan ve bu zararı gidermeyen

İdare/İdarelerin, Anayasa ile güvence altına alınan “mülkiyet hakkının” ihlal edilmesi sonucunu doğuran işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Şikayetçinin, tasarruf kesintisi ve katkılarından kaynaklanan anapara ve nema alacaklarının ödenmesiyle ilgili gerekli iş ve işlemlerin makul sürede yapılması hususunda HAZİNE ve

MALİYE BAKANLIĞI’NA (Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü’ne) TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI (Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü) tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın, ŞİKAYETÇİYE ve HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI’NA (Kamu Finansmanı

Genel Müdürlüğü’ne) TEBLİĞ EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi