ÖZET: Başvuru, Tasfiye Halindeki İhlas Finans Kurumu’nun denetimi için Ticaret Bakanlığı’na yöneltilmiştir. Başvuran, şirketin tasfiye sürecinin 19 yıldır devam ettiğini, mudilerin haklarının ödenmediğini ve Bakanlığın gerekli denetim görevini yerine getirmediğini iddia ederek, bu durumun araştırılmasını talep etmiştir. Ticaret Bakanlığı, başvurunun incelendiğini ve denetim yetkisinin yalnızca Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde kullanıldığını belirtmiştir. Ayrıca, tasfiye sürecinin tamamlanmasının belirli bir süreye tabi olmadığını ifade etmiştir.

Bakanlık, İhlas Finans Kurumu’nun tasfiye sürecine dair geçmişte çeşitli denetimler gerçekleştirdiğini ve bu denetimlerin sonuçlarının ilgili taraflara iletildiğini vurgulamıştır. Başvuranın esas talebinin, yatırdığı paranın iadesi olduğu anlaşılmakta; ancak bu talebin yerine getirilmesi konusunda Bakanlığın yetkisinin bulunmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talepleri doğrultusunda Bakanlık tarafından yeni bir denetim yapılması mümkün olmamaktadır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Ticaret Bakanlığı’na, başvuranın talebi doğrultusunda gerekli denetim ve gözetimlerin yapılması hususunda tavsiyede bulunmuştur. Bakanlığın, bu tavsiyeye uygun olarak otuz gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi zorunludur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/8295-S.20.12906

BAŞVURU NO : 2019/21235

KARAR TARİHİ : 01/06/2020

TAVSİYE KARARI

TİCARET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Tasfiye Halindeki İhlas Finans Kurumu’na Ticaret

Bakanlığı’nın denetim, gözetim ve teftiş yapması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/12/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, (Gerek bu başvurusunda gerekse önceki başvurularında) Tasfiye Halindeki

İhlas Finans Kurumu hakkında Kurumumuza başvuru yaptığını, ancak bu başvurunun şirketi denetleme yetkisinin olduğunu düşündüğü Ticaret Bakanlığı’na yönelik olduğunu, şirketin tasfiye sürecinin 19 yıl devam ettiğini, mudilerin haklarını alamadığını, tasfiye işleminin neden bu kadar uzun sürdüğünü, bu süreçte sorumluların araştırıp araştırılmadığının bilinmediğini, Ticaret Bakanlığı’nın gerekli gözetim denetim görevini yapmadığını, mağdur olduğunu iddia ederek söz konusu durumla ilgili Ticaret Bakanlığı’nın gerekli denetim ve gözetiminin yapıp yapmadığı konusunun araştırmasını, Ticaret Bakanlığı’nın gerekli denetim, gözetim ve teftişin yapmasını, sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Ticaret Bakanlığı İç

Ticaret Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda;

“İlgi: 10/01/2020 tarihli ve sayılı yazınız.

İlgide kayıtlı yazınızda özetle; Kurumunuza başvuruda bulunan başvuranın, Tasfiye Halinde

İhlas Finans Kurumu Anonim Şirketi’nin tasfiye sürecinin on dokuz yıldır devam etmesi nedeniyle mudilerin haklarını alamadığı ve Bakanlığımızın bu süreçte gerekli gözetim ve denetim görevini yerine getirmediğini iddia ederek, Bakanlığımıza yönelik bu iddiaların araştırılmasını ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği belirtilmekte olup; Kurumunuzca incelenmekte ve araştırılmakta olan başvurunun çözümü amacıyla,

1. Mevcut durumda Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmeliğin ‘Dostane Çözüm’ başlıklı 33/A maddesi kapsamında başvuranın taleplerine ilişkin olarak Bakanlığımızca yapılacak bir işlem bulunup bulunmadığı bilgisinin,

2. Başvuranın talepleri yerine getirilecekse süreç hakkındaki bilginin,

3. Başvuranın talepleri ile ilgili olarak Bakanlığımızca Dostane Çözüme ulaşılamaması durumunda bunun hukuki gerekçelerine ilişkin bilginin,

4. Başvuranın talepleri ile ilgili başkaca çözüm yollarının olup olmadığı hakkındaki bilginin,

5. Konuyla ilgili daha önceden yapılan yazışmalar varsa bunların bir örneğinin,

6. Başvuru konusuna ilişkin Bakanlığımıza karşı açılmış yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış dava olup olmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin,

7. Başvuru konusuna ilişkin diğer tüm bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat hükümlerinin onaylı birer nüshalarının,

Kurumunuza gönderilmesi istenmiştir.

1. Bakanlar Kurulunun 19/11/1994 tarih ve 94/6193 sayılı kararı ile 29/04/1995 tarihinde faaliyete geçen İhlas Finans Kurumu Anonim Şirketi’nin ‘faaliyet izni’ Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 10/02/2001 tarih ve sayılı kararı ile durdurulmuş ve şirket tasfiye sürecine girmiştir.

BDDK’nın şirkete gönderdiği 10/02/2001 tarih ve sayılı yazısı ve aynı tarihli basın açıklamasında şirketin,

‘Türk Ticaret Kanununun 434 ve devamı maddeleri gereğince ve anonim şirketler hakkında uygulanan genel hükümlere göre tasfiye edileceği’, belirtilmiştir.

Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu Anonim Şirketi’nin tasfiyesi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre genel kurulca seçilen tasfiye memurlarınca gerçekleştirilmekte olup; Bakanlığımız bu süreçte yalnızca Türk Ticaret Kanunuyla verilen denetim yetkisini kullanabilmektedir.

Gerek mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin tasfiyesinin tamamlanmasını muayyen bir süre ile sınırlayan hüküm bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, anılan şirketin tasfiye süresini kısaltmak ve giderlerini azaltmak için 5411 sayılı

Bankalar Kanunu’nda yer alan istisna hükümlerinden söz konusu şirketin de yararlandırılması hususunda hukuki düzenleme yapılması hususu 24/04/2003 tarihli ve sayılı yazımız ile

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na bildirilmiş, Kurumdan alınan 28/05/2003 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, 5411 sayılı Kanunun konuya ilişkin hükümlerinin anılan şirkete uygulanmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir.

6102 sayılı Kanunun 210 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca; ticaret şirketlerinin Türk

Ticaret Kanunu kapsamındaki işlemleri, Bakanlığımız denetim elemanları tarafından denetlenmektedir. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda da anonim şirketlerin işlemlerinin, bir tüzük ile tayin olunacak şekilde Bakanlığımız müfettişlerince denetleneceği hükme bağlanmıştır.

Bakanlığımız, Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu Anonim Şirketi’nin tasfiyesiyle ilgili kararların alınmasında taraf olmayıp, sadece şirket üzerinde Türk Ticaret Kanunu kapsamında denetim yetkisini kullanmaktadır.

Adı geçen şirketin periyodik aralıklarla denetlenmesi hususunda mevzuatın Bakanlığımıza verdiği bir yükümlülük bulunmamakla birlikte, konu hakkında Bakanlığımıza yapılan başvurular ve mudi sayısının fazlalığı dikkate alınarak adı geçen şirketin tasfiye süreci ve işlemleri hassasiyetle takip edilmektedir.

Bakanlığımızın görev ve sorumluluk alanı çerçevesinde, tasfiye sürecinin başladığı tarihten bu yana mülga Türk Ticaret Kanunu, mülga Ortakların Denetimine Dair Tüzük ve meri Ticaret

Şirketlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, anılan şirket nezdinde 07/02/2003, 19/03/2004, 03/12/2004, 29/06/2005, 31/10/2006, 11/04/2008, 19/09/2008, 17/04/2009, 05/11/2010, 20/03/2014, 04/08/2016 ve 15/02/2019 tarihlerinde olmak üzere, şirketin genel hesap ve işlemlerinin incelenmesi amacıyla

Bakanlığımız müfettişlerince denetim yapılmış ve denetim sonuçları Şirketin Tasfiye Kuruluna ve başvuranlara tebliğ edilmiştir.

Yine, Kurum’dan aylık faaliyet raporlarının Bakanlığımıza bildirilmesi istenmekte ve bu raporlar Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı ile paylaşılmaktadır.

Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu Anonim Şirketi’nden son alınan Kasım 2019 Dönemine

İlişkin Aylık Faaliyet Raporu’nda,

– Şirketinin tasfiye başlangıcı olan 10.02.2001 tarihi itibariyle; 66.344 cari hesaba ilişkin

37.390.332 USD ve 9.247.006 EUR, 155.954 kâr ve zarara katılım hesabına ilişkin 638.288.706

USD ve 235.106.171 EUR borcu bulunduğu,

– Kasım 2019 tarihli aylık faaliyet raporuna göre, cari hesap sahipleri ile ilgili 66.344 hesap sahibine 37.390.332 USD ve 9.247.006 EUR ödeme yapılarak tüm cari hesap ödemelerinin

Temmuz 2007’de tamamlandığı,

Yine aynı tarih itibariyle şirket tarafından kâra ve zarara katılım hesap sahiplerine ilişkin olarak tasfiyenin başlangıcından itibaren 135.055 hesap sahibine yapılan ödemenin

525.400.040 USD ve 180.771.168 EUR olduğu, 20.899 adet kâra ve zarara katılım hesap

sahibinin Kurumdan 112.888.666 USD ve 54.335.003 EUR alacağı kaldığı belirtilmektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin ‘Dostane Çözüm’ başlıklı 33/A maddesi,

‘Şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikayetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verilir.’ hükmünü ihtiva etmektedir.

Başvuru sahibinin Kurumunuza ve Bakanlığımıza yaptığı başvurulardan esas talebinin, Tasfiye

Halinde İhlas Finans Kurumu Anonim Şirketi’nin tasfiye sürecinin biran önce tamamlanarak, şirkete yatırdığı paranın iade edilmesi olduğu anlaşılmaktadır.

Tasfiye sürecinde alacaklıların ödeme sırasının belirlenmesi Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince tamamen tasfiye kurulunun inisiyatifinde olup, ödeme şeklinin değiştirilmesi hususunda Bakanlığımızca tasfiye kuruluna herhangi bir şekilde müdahale edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bakanlığımız ancak Kanundan kaynaklanan denetim yükümlülüğünü kullanabilmekte ve nitekim bu yetkisini kullanarak gerekli denetimleri yerine getirmeye devam etmektedir.

Bu çerçevede, başvuranın esas talebinin Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu Anonim

Şirketi’ne yatırdığı paranın iade edilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Bakanlığımız söz konusu şirketin tasfiyesiyle ilgili kararların alınmasında ve bu kararların uygulanmasında taraf olmadığından, başvuranın talepleriyle ilgili tasarruf yetkisi Bakanlığımızda bulunmamakta olup, bu taleplerin ‘Dostane Çözüm’ yoluyla karşılanması mümkün bulunmamaktadır.

2. Yukarıda da açıklandığı üzere, başvuranın talebinin muhatabı Tasfiye Halinde İhlas Finans

Kurumu Anonim Şirketi olduğundan, alacağın tahsiliyle ilgili süreç bakımından anılan şirketten bilgi alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

3. Bu hususa ilişkin değerlendirmelerimize yukarıda yer verilmiştir.

4. Hem mülga 6762 sayılı Kanun hem de 6102 sayılı Kanunda tasfiye memurlarının sorumlulukları düzenlenmiş olup, tasfiye memurlarının hukuka ve kanuna aykırı işlemlerinden doğan sorumlulukları hakkında ve yine alacağın tahsili bakımından yetkili ve görevli yargı mercilerine başvurulması imkan dahilindedir.

5. Başvuranın konuya ilişkin olarak daha evvel Bakanlığımıza yaptığı başvurulara verilen yanıtların bir sureti ekte gönderilmektedir.

6. Bakanlığımız arşiv kayıtlarının incelenmesinden, Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu

Anonim Şirketi’nin mudilerinden olan M.Ö. tarafından Ankara 12. İdare Mahkemesine sunulan 21/03/2013 tarihli dilekçede özetle,

– İdarenin tanıdığı yetkilerle faaliyet yürüten bankaların (İmar Bankası, İktisat Bankası, Pamukbank, Yurtbank, Egebank, Demirbank, Sümerbank, Adabank, Toprakbank vb. çok sayıda bankanın) faaliyetlerinin idarenin tasarrufuyla sonlandırıldığı, bu bankalardaki şahıslara ait mevduatların idare tarafından kendiliğinden ya da yargı kararları üzerine ödendiği,

– 5020 sayılı Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile yukarıda sayılan bankalara veya hakim ortaklarına bir takım yaptırımlar öngörüldüğünü ve bu yaptırımlar sayesinde mevduatların tahsilinin sağladığı,

4. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin,

4.1. “İç Ticaret Genel Müdürlüğü” başlıklı 446 ncı maddesi;

“İç Ticaret Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:

b) 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili diğer mevzuat gereğince

Bakanlıkça yapılması gereken işlemleri yürütmek,

j) Görev ve yetki alanına giren konularda gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak veya yaptırmak,

k) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.”,

4.2. “Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı” başlıklı 459 uncu maddesi;

“Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının görev ve yetkileri şunlardır…

b) Bakanlık teşkilatının denetimi altındaki her türlü kuruluşun faaliyet ve işlemleri ile ilgili olarak Bakanlığın görev ve yetkileri çerçevesinde inceleme, denetim ve soruşturma yapmak…

d) Mevzuatın Bakanlığa tanıdığı inceleme, denetim ve soruşturma yetkilerini kullanmak,

e) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.”,

5. İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek

Protokol, “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 nci maddesi;

“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

7. 6762 sayılı Mülga Türk Ticaret Kanununun, “Murakabe” başlıklı 274 üncü maddesinde;

“Anonim şirketlerinin muameleleri, bir tüzük ile tayin olunacak şekilde Sanayi ve Ticaret

Bakanlığı ticaret müfettişleri tarafından denetlenir. Denetim, bilançonun açıklık ve doğruluk esasları çerçevesinde yapılacak incelemeyi de kapsar…”,

8. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığının düzenleme ve denetleme yetkisi” başlıklı 210 uncu maddesinde;

“Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bu Kanunun ticaret şirketlerine ilişkin hükümlerinin uygulamasıyla ilgili tebliğler yayımlamaya yetkilidir. Ticaret sicili müdürlükleri ve şirketler bu tebliğlere uyarlar. Ticaret şirketlerinin, bu Kanun kapsamındaki işlemleri, Gümrük ve Ticaret

Bakanlığı denetim elemanları tarafından denetlenir. Bu denetimin ilkeleri ve usulü ile denetime tabi işlemler Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle düzenlenir…”,

9. Mülga Ortaklıkların Denetimine Dair Tüzüğünün,

9.1. 1 inci maddesi;

“Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulan anonim… ortaklıklar… Ticaret Bakanlığınca bu Tüzük hükümlerine göre denetlenir.”,

9.2. 4 üncü maddesi;

“Bakanlık, ortaklığın denetimine re’sen veya ortakların yahut üçüncü şahısların istem ve şikayetleri üzerine karar verebilir.”,

9.3. 15 nci maddesi;

“İnfisah ve tasfiye işlemlerinin denetiminde:

a) Ortaklığın infisah veya feshini gerektiren nedenlerin bulunup bulunmadığı;

b) Tasfiye işlemlerinin ve sonuçlarının ana sözleşme ve Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde ve tasfiye memurlarına verilen yetkilere göre ve geciktirilmeden yürütüp yürütülmediği;

incelenir.”,

10. Ticaret Şirketlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca Denetlenmesi Hakkında

Yönetmeliğinin,

10.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Bu Yönetmeliğin amacı, ticaret şirketlerinin denetime tabi işlemlerini belirlemek ve bu işlemlerin Bakanlıkça denetlenmesine ilişkin ilkeleri ve usulü düzenlemektir.”,

10.2. “Denetimin amacı” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“Bakanlıkça yapılacak denetimin amacı; ticaret şirketlerinin Kanuna ve Kanuna dayanılarak çıkarılan düzenleyici işlemlere uygun işlem yapmalarını sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda, Bakanlıkça ticaret şirketlerinin kuruluşundan sona ermesine kadar gerçekleşen tüm işlemlerinin Kanuna ve Kanuna dayanılarak çıkarılan düzenleyici işlemlere uygunluğu denetlenir, uygunsuzlukların giderilmesi için rehberlik edilir, cezai sorumluluğu tespit edilenler yetkili makamlara, hukuki sorumluluğu tespit edilenler de genel kurul gündemine alınıp görüşülmek üzere şirketin yönetim organına bildirilir ve uygulamada ortaya çıkan aksaklıkların giderilmesine yönelik tedbirler alınır.”,

10.3. “Denetime konu işlemler” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Ticaret şirketlerinin, Bakanlığın denetimine konu işlemleri aşağıda gösterilmiştir…

n) Sona erme ve tasfiyeye yönelik işlemler…”,

10.4. “Denetim usulü” başlıklı 8 inci maddesinde;

“…Bakanlık, ticaret şirketlerinin denetimine resen veya ortakların yahut üçüncü kişilerin istem, ihbar ve şikayetleri üzerine karar verebilir…”,

10.5. “Ticaret şirketlerinin tüzel kişiliğinin sona ermesi halinde denetim” başlıklı 12 nci maddesinde;

“Tüzel kişiliği sona eren ticaret şirketlerinin işlemleri, defterlerin ve belgelerin saklanma süresi göz önünde bulundurularak bu Yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça denetlenebilir.”,

hükümlerine amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. Başvuran, (Gerek bu başvurusunda gerekse de önceki başvurularında) Tasfiye

Halindeki İhlas Finans Kurumu hakkında Kurumumuza başvuru yaptığını, ancak bu başvurunun şirketi denetleme yetkisinin olduğunu düşündüğü Ticaret Bakanlığı’na yönelik olduğunu, şirketin tasfiye sürecinin 19 yıl devam ettiğini, mudilerin haklarını alamadığını, tasfiye işleminin neden bu kadar uzun sürdüğünü, bu süreçte sorumluların araştırıp araştırılmadığının bilinmediğini, Ticaret Bakanlığı’nın gerekli gözetim denetim görevini yapmadığını, mağdur olduğunu iddia ederek söz konusu durumla ilgili Ticaret Bakanlığı’nın gerekli denetim ve gözetiminin yapıp yapmadığı konusunun araştırmasını, Ticaret

Bakanlığı’nın gerekli denetim, gözetim ve teftişin yapmasını, sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği tespit edilmiştir.

13. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, idarenin yalnızca Türk Ticaret Kanunuyla verilen denetim yetkisini kullanabildiği; gerek mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret

Kanununda anonim şirketlerin tasfiyesinin tamamlanmasını muayyen bir süre ile sınırlayan hüküm olmadığını; 6102 sayılı Kanunun 210 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ticaret şirketlerinin Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki işlemleri, idarenin denetim elemanları tarafından denetlendiğini; mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda da anonim şirketlerin işlemlerinin, bir tüzük ile tayin olunacak şekilde idarenin müfettişlerince denetleneceğini hükmettiğini; tasfiye sürecinin başladığı tarihten bu yana mülga Türk Ticaret Kanunu, mülga

Ortakların Denetimine Dair Tüzük ve meri Ticaret Şirketlerinin Gümrük ve Ticaret

Bakanlığınca Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, anılan şirket nezdinde 07/02/2003, 19/03/2004, 03/12/2004, 29/06/2005, 31/10/2006, 11/04/2008, 19/09/2008, 17/04/2009, 05/11/2010, 20/03/2014, 04/08/2016 ve 15/02/2019 tarihlerinde olmak üzere, şirketin genel hesap ve işlemlerinin incelenmesi amacıyla müfettiş eliyle ince denetim yapıldığı, denetim sonuçları “Şirket Tasfiye Kuruluna” ve başvuranlara tebliğ edildiği ifade edilmiştir.

14. Yazının devamında; başvuranın esas talebinin Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu

Anonim Şirketi’ne yatırdığı paranın iade edilmesi olduğunun anlaşıldığı; idarenin söz konusu şirketin tasfiyesiyle ilgili kararların alınmasında ve bu kararların uygulanmasında taraf olmadığı, başvuranın talepleriyle ilgili tasarruf yetkisinin idarede olmadığı, bu taleplerin

“Dostane Çözüm” yoluyla karşılanmasının mümkün bulunmadığı, ifade edilmektedir.

15. Yazının devamında; başvuranın talebinin muhatabı Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu

Anonim Şirketi olduğu; alacağın tahsiliyle ilgili süreç bakımından anılan şirketten bilgi alınmasının uygun olacağı; Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu Anonim Şirketi’nin başka bir mudisinin “İdarenin ağır hizmet kusurlarının oluştuğu” iddiası ile açtığı davanın ret edildiği ve kararın onandığı, ifade edilmiştir.

16. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde, İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkileri arasında, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili diğer mevzuat gereğince Bakanlıkça yapılması gereken işlemleri yürütmek; görev ve yetki alanına giren konularda gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak veya yaptırmak; Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak sayılmıştır.

17. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde, Bakanlık teşkilatının denetimi altındaki her türlü kuruluşun faaliyet ve işlemleri ile ilgili olarak

Bakanlığın görev ve yetkileri çerçevesinde inceleme, denetim ve soruşturma yapmak; mevzuatın Bakanlığa tanıdığı inceleme, denetim ve soruşturma yetkilerini kullanmak; Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın görev ve yetkileri arasındadır.

18. Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı olduğu İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek

Protokol ile belirlenmiştir.

19. 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanununun, 274 üncü maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret

Kanununun, 210 uncu maddesinde denetim yetkisi belirlenmiştir.

20. Ayrıca, mülga Ortaklıkların Denetimine Dair Tüzük hükümlerinde ve Ticaret Şirketlerinin

Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliğin hükümlerinde ise usul ve esaslar belirlenmiştir.

21. Başvuran tarafından Kurumumuza aynı konu ile ilgili idari başvuru yolunu tüketmeden başvuru yapıldığı, Kurumumuz tarafından Gönderme Kararı verildiği tespit edilmiştir.

22. Vatandaşların alacağı kamu hizmetlerine ilişkin tam bilgiye sahip olmaları “İyi Yönetim” ilkelerinin kamu hizmetlerinin verilmesinde hakim olması açısından önem arz etmektedir.

23. Somut olayda, başvuranın yaptığı incelenen başvuru sonrasında Kurumumuz tarafından hazırlanan bilgi ve belge talepli yazımız üzerine yeni bir denetim, gözetim ve teftişin yapılmadığı, önceki denetimlerin bilgilerinin gönderilmesi ile yetinildiği, idarenin daha önce denetim yaptığı, başvuru sonrası ise herhangi bir denetim, gözetim veya teftiş yapmadığı tespit edilmiştir.

24. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın talebi doğrultusunda mevzuat hükümlerinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak gerekli denetim, gözetim ve teftişin yapılması, rapor hazırlanması, rapor mucibince gerekli işlemlerin yapılmasının gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

Başvuranın, dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. Adı geçen idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın talebi doğrultusunda, mevzuat hükümlerinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak gerekli denetim, gözetim ve teftişin yapılması, rapor hazırlanması, hazırlanan rapor mucibince gerekli işlemlerin uygulanması hususunda TİCARET

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve TİCARET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi