ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borcun 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması talebine ilişkindir. Başvuran, Denizcilik San. Tic. A.Ş. ve Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı taşınmazın, 26.03.2020 tarihinde ihale yoluyla satıldığını ve bu satıştan elde edilen tutarın, yapılandırılan borçtan mahsup edilmesini istemektedir. Ancak SGK, taşınmazın satış tarihinin 7256 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce olduğunu belirterek, başvuruyu reddetmiştir.

Başvurunun reddi, SGK’nın 7256 sayılı Kanun ve ilgili genelgeler çerçevesinde yaptığı değerlendirmeye dayanmaktadır. İlgili mevzuata göre, yapılandırma kapsamındaki borçlar için, açılmış davalardan feragat edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, başvuranın ihalenin feshi davasından feragat etmediği ve bu nedenle yapılandırma talebinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesine yönelik karar almış ve ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. Bu süreçte, başvuranın hak arama özgürlüğü ve iyi yönetim ilkeleri açısından bazı eksiklikler tespit edilmiştir. İlgili idarenin, gelecekte bu ilkelere uygun hareket etmesi önerilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/2074-S.22.3135

BAŞVURU NO : 2021/14634

KARAR TARİHİ : 14/02/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Kuruma olan borcunda 7256 sayılı Kanundan faydalandırılarak yapılandırılan tutar üzerinden, 6183 Kanunu hükümlerine göre ihale yoluyla satışı yapılan taşınmazdan elde edilen tutardan mahsup yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 31/08/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan şikayetçi vekili dilekçesinde özetle, müvekkili ’in, San. Tic. Anonim şirketi Ve

Denizcilik San. Ve Tic. Ltd. Şirketi yetkilisi olduğunu, bu nedenle şirketlerin prim borcu dolayısıyla

Beyoğlu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müvekkile ait “Muğla ili, İlçesi, Mahallesi, Mevkii, parselde” kayıtlı taşınmaz kaydına 24.05.2012 tarihli haciz şerhi işlenmiş olduğunu, Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından, taşınmaz ihale usulü ile satılmak suretiyle borcun tahsilinin sağlanmak istenmiş olduğunu ve taşınmazın bulunduğu il Müdürlüğü olan Muğla Sosyal Güvenlik

Kurumuna satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi maksadı ile yazı yazılmış olduğunu, Muğla Sosyal Güvenlik

İl Müdürlüğü tarafından sayılı satış dosyası ile hazırlık işlemleri gerçekleştirilmiş ve 26.03.2020 tarihli ihale ile taşınmazın satılmış olduğunu, ihaleye ilişkin taraflarınca, 28.03.2020 tarihinde ihalenin feshi davası açılmış olması nedeniyle ihalenin kesinleşmemiş ve ihale bedelinin Muğla Sosyal Güvenlik

Kurumu’nun satışta bildirdiği hesabında olduğunu, akabinde taraflarınca ihalenin feshi davasından feragat edilmiş ancak mahkemece hukuka aykırı kurulan 06.10.2020 tarihli karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğunu, istinaf taleplerinin kabul görmüş ve yeniden incelenmek üzere Marmaris İcra

Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş olduğunu ve halen Esas sayılı dosya ile davanın derdest olduğunu, bu işlemler sırasında 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 17.11.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olduğunu, müvekkilin bu Kanundan doğan hakkına istinaden yapılandırmadan yararlanmak maksadıyla Beyoğlu Sosyal Güvenlik Kurumuna, taşınmazının satışına sebebiyet veren borcun yapılandırılması talepli, 24.11.2020 tarihli başvuruda bulunmuş ve Kurum tarafından başvurunun kabul edilmiş, borcun yapılandırılmış olduğunu, peşin ve tek vadeli bir planın müvekkile verilmiş olduğunu, yapılandırma ile ödenecek borcun vadesinin ise 31.03.2021 tarihi olarak belirlenmiş olduğunu, taraflarınca

16.03.2021 tarihli dilekçe ile, Beyoğlu Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunulmuş ve Muğla Sosyal

Güvenlik Kurumu hesabında bulunan müvekkilin taşınmazının satışından elde edilen bedelden, yapılandırma ile belirlenen bedelin, vadesi (31.03.2021) geçmeden alınmasının talep edilmiş olduğunu, Kurum tarafından 07.04.2021 tarihli yazı ile “…. Bahse konu taşınmazın satışı, 7256 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce (26.03.2020) yapılmış olması nedeniyle, 7256 sayılı yasa kapsamında yapılandırılan meblağ üzerinden değil, satış tarihi itibari ile olan borç tutarları üzerinden, cari usullere göre mahsubu yapılacak olup, artan veya eksik kalan tutar olursa ayrıca tarafınıza bilgi verilecektir.” denilmek suretiyle başvurularının reddedilmiş olduğunu, müvekkilin yapılandırmaya göre borcunu ödemesi halinde 500.000 TL eksik faiz ödemiş olacak iken satış bedelinden yapılandırma bedeli alınmayarak müvekkilin mağdur edilmiş olduğunu, oysa Kanun’un, 31.08.2020 tarihinden önceki borçları da kapsamakta olduğunu, satışın, Kanunun yürürlük tarihinden önce olmasından bahisle satış tarihindeki borç miktarı kadar bedelin tahsil edileceği belirtilerek Kurum tarafından başvurularının reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamakta olduğunu, müvekkilin taşınmazının ihale usulü ile satılmış olması nedeniyle ihale bedelinin Muğla İl Sosyal Güvenlik Kurumu hesabında olduğunu ifade ederek, müvekkilin borcunun, yapılandırmaya başvuru neticesinde müvekkile bildirilen bedeller üzerinden satış bedelinden alınmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığı’ndan konuyla ilgili bilgi ve belgeler talep edilmiş olup, anılan idareden alınan alınan

03.11.2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda,

“ Denizcilik San. Tic. A.Ş. ile Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kurumumuza olan borçları nedeniyle anılan şirketlerde üst düzey yönetici olan adına kayıtlı gayrimenkulün

26.03.2020 tarihinde ihale yoluyla satıldığı, 16.03.2021 tarihli dilekçe verilmesi üzerine 7256 sayılı Kanun

kapsamında borçlarının yapılandırıldığı ancak gayrimenkulün 7256 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce satıldığı dolayısıyla söz konusu paranın Kurum hesaplarına intikal tarihi itibarıyla mahsup edilmesi gerektiğinden gerek 7256 sayılı Kanun gerekse 2020/45 sayılı Genelge uyarınca satış bedelinin 7256 sayılı

Kanun hükümlerine göre mahsup edilmesi talebinin kabulüne imkan bulunmadığından Kurumumuzca yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla yapılan incelemeye esas olmak

üzere ihtiyaç duyulan bir takım bilgi ve belgelerin gönderilmesine ilişkin maddeler halinde açıklanması istenilen hususlara aşağıda cevap verilmiştir.

İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne bağlı Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkezinde sayılı dosyalarda işlem gören Denizcilik San. Tic. A.Ş. ile Denizcilik San. ve Tic.

Ltd. Şti.’nin Kurumumuza olan borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanun hükümleri gereğince şirketlerin üst düzey yöneticisi olan hakkında icra takibine geçilerek 04.05.2012 tarihinde adına kayıtlı Muğla ili, ilçesi, Mahallesi, mevkii, parselde bulunan gayrimenkulünün haczedildiği ve söz konusu borçların ödenmemesi nedeniyle 27.01.2014 tarihinde gayrimenkulün satışına karar verilerek Muğla Sosyal Güvenlik İl

Müdürlüğüne talimat verildiği, bahse konu gayrimenkulün 26.03.2020 tarihinde ihale yoluyla satışının yapıldığı,

Av. Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkezine 16.03.2021 tarihli dilekçesi ile Muğla Sosyal

Güvenlik İl Müdürlüğüne müvekkilinin borcunun 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığını, bu nedenle ihale yoluyla satışı yapılan gayrimenkulün satış bedelinin yapılandırılan borca mahsubunun yapılması için talepte bulunduğunu belirtilerek buna ilişkin gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmesi üzerine anılan ünite tarafından 07.04.2021 tarihli ve sayılı yazı ile anılan şahsa cevap verildiği,

Ayrıca bahse konu gayrimenkulün satışına ilişkin 28.03.2020 tarihinde ihalenin feshi için Kurumumuz aleyhine dava açıldığı, daha sonra davadan feragat edildiği ancak mahkeme tarafından verilen 06.10.2020 tarihli karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, söz konusu başvurunun kabul edilmesi üzerine ise davanın yeniden incelenmek üzere Marmaris İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve halen Esas sayılı dosya ile derdest olduğu,

Bu bakımdan, Denizcilik San. Tic. A.Ş. ile Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kurumumuza olan borçlar nedeniyle şirketlerde üst düzey yönetici olan adına kayıtlı gayrimenkulün 26.03.2020 tarihinde ihale yoluyla satıldığı dolayısıyla gayrimenkulün 7256 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce satıldığı anlaşıldığından söz konusu paranın Kurum hesaplarına intikal tarihi itibarıyla yürürlükte olan Kanun hükümlerine göre mahsup edilmesi gerektiğinden, daha sonra yürürlüğe giren 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre mahsup edilmesi talebinin kabulü hukuken mümkün bulunmamaktadır.

17.11.2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüge giren 11.11.2020 tarihli ve 7256

sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında

Kanun ile Kurumumuz tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen, 2020/Ağustos ve önceki aylara ait olup ödenmemiş olan Kurumumuz alacakları ile takip ve tahsili Kurumumuza verilen alacaklar yapılandırılmaktadır.

Bahse konu Kanunun “Ortak hükümler” başlıklı 3 üncü maddesinin on beşinci fıkrasında ise; “Bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu

Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar ile dokuzuncu fıkra kapsamındaki tecile ilişkin olarak 6183 sayılı

Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz.”

hükmü yer almaktadır.

Yine, 7256 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin yayımlanan 2020/45 sayılı Genelgenin “13.1.3.Mahsup

işlemi” başlıklı bölümünde:

Kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılan ödemeler, peşin ödeme yolunun tercih edilmiş olması halinde peşin ödeme tutarına; taksitle ödeme yolunun tercih edilmiş olması halinde ilk taksit tutarına mahsup edilecektir.

…”

16.13-Kapsama giren borçlar nedeniyle taşınır ve taşınmaz mallara konulan hacizler ile alınan teminatlar” başlıklı bölümünde;

7256 sayılı Kanun uyarınca kapsama giren borçlarını peşin veya taksitler halinde ödemek amacıyla

başvuruda bulunan borçlular hakkında tatbik edilmiş olan hak ve alacak hacizleri ile taşınır ve taşınmaz mal hacizleri hakkında aşağıda belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır.

a) Hak ve alacak hacizlerinin kaldırılması

…

Hak ve alacaklar üzerine konulmuş olan hacizlerin kaldırılmasından önce üçüncü kişiler tarafından Kurum

hesaplarına aktarılan paralar:

-Kanunun yürürlük tarihinden önce aktarılmış ise cari usul ve esaslara göre, -Kanunun yürürlük tarihi ve sonrasında aktarılmış ise peşin veya taksitler halinde ödenecek tutarlara, mahsup edilecektir.

“16.15. Kapsama giren alacaklar dolayısıyla açılan davalardan feragat edilmesi” başlıklı bölümünde;

“7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin on üçüncü fıkrasına istinaden bu Kanunda öngörülen yapılandırma hükümlerinden yararlanmak üzere e-Devlet üzerinden. e-Sigorta kanalıyla veya diğer yollarla başvuran borçluların, kapsama giren borçları nedeniyle dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri veya kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Dolayısıyla, kapsama giren borçları ile ilgili dava açmış veya

Kanun yoluna başvurmuş olan borçluların yeniden yapılandırma başvurusunda bulunmaları halinde, borçlarını peşin veya taksitler yoluyla ödeyebilmeleri için açılmış davalardan feragat ettiklerine dair örneği

Ek 6’da yer alan dilekçeyi bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne sosyal güvenlik merkezine vermeleri gerekmektedir.

…

Yeniden yapılandırma başvurusunda bulunmuş olan borçlular tarafından, Kurum aleyhine açılmış olan davalarla ilgili olarak Kurum tarafından temyize başvurulmuş olması halinde yine davadan vazgeçildiğine dair taahhütnamenin Kuruma verilmesi gerekmektedir. Aksi halde dava konusu alacak türü ile ilgili borçlar yeniden yapılandırma kapsamına dâhil edilmeyerek varsa kapsama giren diğer alacak türleri peşin veya taksitler halinde ödenebilecektir.

16 16- Red ve iade edilmeyecek alacaklar” başlıklı bölümünde,

7256 saylı Kanunun 3 üncü maddesinin 15 inci fıkrası uyarınca, kapsama giren alacaklar için, Kanunun

yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş tutarlar ile 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tahsil edilmiş tecil faizlerinin ilgililere iade edilmesi mümkün bulunmamaktadır.” Denilmiştir.

Bu bakımdan, Denizcilik San. Tic. A.Ş. ile Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kurumumuza olan borçları nedeniyle şirketlerde üst düzey yönetici olan adına kayıtlı gayrimenkulün 26.03.2020 tarihinde ihale yoluyla satıldığı, gayrimenkulün 7256 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce satıldığı, dolayısıyla söz konusu paranın Kurum hesaplarına intikal tarihi itibariyle mahsup edilmesi gerektiğinden gerek 7256 sayılı Kanun gerekse 2020/45 sayılı Genelge uyarınca satış bedelinin

7256 sayılı Kanun hükümlerine göre mahsup edilmesi talebinin kabulüne imkan bulunmamaktadır.

Anılan şirketlerin Kurumumuza olan borçlarından dolayı haczedilen gayrimenkulün satışına ilişkin

28.03.2020 tarihinde ihalenin feshi için Kurumumuz aleyhine dava açıldığı, daha sonra davadan feragat

edildiği ancak mahkemece hukuka aykırı kurulan 06.10.2020 tarihli karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, söz konusu başvurunun kabul edilmesi üzerine davanın yeniden incelenmek üzere Marmaris

İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve halen Esas sayılı dosya ile derdest olduğu, dolayısıyla gerek 7256 sayılı Kanun gerekse 2020/45 sayılı Genelge uyarınca yapılandırma başvurusunda bulunan borçlular tarafından kapsama giren borçlar ile ilgili dava açılmış ve davadan vazgeçilmemiş olması halinde söz konusu borçların yapılandırılamayacağı açıkça belirtildiğinden adı geçenin tüzel kişi işveren ile birlikte müşterek ve müteselsil borçlu olması nedeniyle borçtan sorumluluk sorumlulardan her biri için borcun tamamı ödeninceye kadar devam edecektir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin yirminci fıkrasında,

“Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksan kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenler ile birlikte müştereken ve müteselsilden sorumludur “Hükmü yer almaktadır. Buna göre, gerek kamu hukukuna gerekse özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişiliği haiz işverenlerin ödenmeyen prim borçlarından tüzel kişiliği yöneten üst düzey yöneticilerin sorumlulukları bulunmaktadır.

Bu bakımdan, adı geçen şahsın anılan şirketlerde görevde bulunduğu dönemlere ait borçtan üst düzey yönetici olarak sorumluluğu bulunduğundan, bahse konu şirketlerin Kurumumuza olan borçları nedeniyle hakkında 5510 ve 6183 sayılı Kanunların emredici hükümleri gereğince yürütülen icra takip işlemlerinde bir usulsüzlük bulunmamakta olup konuya ilişkin olarak tüm bilgi ve belgeler yazımız ekinde sunulmuştur.” ifadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her

türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin yirminci fıkrasında, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksan kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenler ile birlikte müştereken ve müteselsilden sorumludur.” 6. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un “Limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35 inci maddesinde; “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.

Cebren tahsil ve şekilleri: Madde 54 – Ödeme müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbikı suretiyle yapılır: 1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi, 2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi, 3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.

7. 17.11.2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 11.11.2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanun’un “Kapsam ve tanımlar” başlıklı 1 inci maddesinin 1inci fıkrasının (c ) bendinde

“Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayımı tarihine veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;

1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4üncü

maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan,

2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik

sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

2) 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile

bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları

,… hakkında uygulanır”

7.1.Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması başlıklı başlıklı 2 nci maddenin 11 inci fıkrasında;

“ Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu

Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.”

7.2.Ortak hükümler başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında;

(1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların; a) 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları, b) Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve

YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 31/1/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise ilk taksitini 28/2/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer taksitlerini ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri, şarttır.

8. 31317 sayılı ve 27/11/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı

Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 1)’de

“Kesinleşmiş Alacak” başlıklı kısımda

“7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, Kanun kapsamına giren alacaklar, alacaklı idareler ve alacak türleri itibarıyla tanımlanmış ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş alacaklar kapsama alınmıştır.

Kanun kapsamında yapılandırılacak alacakların, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil)

kesinleşmiş olması gerekmektedir. Tebliğin izleyen bölümlerinde yapılan açıklamalarda kesinleşme tarihinin Kanunun yayımı tarihi dâhil olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bir alacağın kesinleşmesi, alacağın varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmamasıdır.” 9. 7256 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin yayımlanan 2020/45 sayılı Genelgenin “13.1.3.Mahsup

işlemi” başlıklı bölümünde:

“Kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılan ödemeler, peşin ödeme yolunun tercih edilmiş olması halinde peşin ödeme tutarına; taksitle ödeme yolunun tercih edilmiş olması halinde ilk taksit tutarına mahsup edilecektir.”

9.1.“16.1.Ödeme planlarının ilgililere tebliği” başlıklı bölümünde, “7256 sayılı Kanun uyarınca yapılacak başvurulara istinaden hazırlanacak ödeme planları, imza karşılığı elden veya başvuru formunda beyan edilen adrese tebliğ edilecektir.

… “Ödeme planları oluşturulduktan sonra ödenecek tutarlar banka ekranlarına yansıtılacağından ödeme planları tebliğ edilmemiş borçluların her ne kadar ödeme planları taraflarına ulaşmamış olsa bile banka kanalıyla ödemelerini yapmaları mümkün olacaktır.”

9.2. “16.13-Kapsama giren borçlar nedeniyle taşınır ve taşınmaz mallara konulan hacizler ile alınan teminatlar” başlıklı bölümünde;

7256 sayılı Kanun uyarınca kapsama giren borçlarını peşin veya taksitler halinde ödemek amacıyla

başvuruda bulunan borçlular hakkında tatbik edilmiş olan hak ve alacak hacizleri ile taşınır ve taşınmaz mal hacizleri hakkında aşağıda belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır.

a) Hak ve alacak hacizlerinin kaldırılması

…

Hak ve alacaklar üzerine konulmuş olan hacizlerin kaldırılmasından önce üçüncü kişiler tarafından Kurum

hesaplarına aktarılan paralar:

-Kanunun yürürlük tarihinden önce aktarılmış ise cari usul ve esaslara göre, -Kanunun yürürlük tarihi ve sonrasında aktarılmış ise peşin veya taksitler halinde ödenecek tutarlara,mahsup edilecektir.

9.3. “16.15. Kapsama giren alacaklar dolayısıyla açılan davalardan feragat edilmesi” başlıklı bölümünde”;

“7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin on üçüncü fıkrasına istinaden bu Kanunda öngörülen yapılandırma hükümlerinden yararlanmak üzere e-Devlet üzerinden. e-Sigorta kanalıyla veya diğer yollarla başvuran borçluların, kapsama giren borçları nedeniyle dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri veya kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Dolayısıyla, kapsama giren borçları ile ilgili dava açmış veya

Kanun yoluna başvurmuş olan borçluların yeniden yapılandırma başvurusunda bulunmaları halinde, borçlarını peşin veya taksitler yoluyla ödeyebilmeleri için açılmış davalardan feragat ettiklerine dair örneği

Ek 6’da yer alan dilekçeyi bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne sosyal güvenlik merkezine vermeleri gerekmektedir.

…

Yeniden yapılandırma başvurusunda bulunmuş olan borçlular tarafından, Kurum aleyhine açılmış olan davalarla ilgili olarak Kurum tarafından temyize başvurulmuş olması halinde yine davadan vazgeçildiğine dair taahhütnamenin Kuruma verilmesi gerekmektedir. Aksi halde dava konusu alacak türü ile ilgili borçlar yeniden yapılandırma kapsamına dâhil edilmeyerek varsa kapsama giren diğer alacak türleri peşin veya taksitler halinde ödenebilecektir. “

9.4. “16 16- Red ve iade edilmeyecek alacaklar” başlıklı bölümünde,

7256 saylı Kanunun 3 üncü maddesinin 15 inci fıkrası uyarınca, kapsama giren alacaklar için, Kanunun

yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş tutarlar ile 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tahsil edilmiş tecil faizlerinin ilgililere iade edilmesi mümkün bulunmamaktadır.” hükümleri bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

11. Uyuşmazlık konusu özetle, başvuranın yönetici ortağı olduğu şirketlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim borcu dolayısıyla Beyoğlu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından “Muğla ili, İlçesi, Mahallesi, Mevkii, parselde” kayıtlı taşınmaz kaydına 24.05.2012 tarihli haciz şerhi işlenmiş, taşınmazın 26.03.2020 tarihli ihale ile satılmış olması dolayısıyla, ilgili tarafından 7256 Sayılı

Kanun uyarınca yapılandırılan borcun, ihale ile satış sonucu elde edilen meblağdan alınması talebi hakkındadır.

12. Somut olayda, 26.03.2020 tarihli ihale ile taşınmazın satılmış olduğu, 28.03.2020 tarihinde ihalenin feshi davası açılmış olması nedeniyle ihalenin kesinleşmemiş olduğu ve ihale bedelinin Muğla Sosyal

Güvenlik Kurumu’nun satışta bildirdiği hesabında olduğu, akabinde taraflarınca ihalenin feshi davasından

06.10.2020 tarihinde feragat edilmiş ancak mahkemece kurulan hükümde yer almamasına rağmen ek

kararda ayrıca ihale bedeli üzerinden yüzde 10 oranında para cezasının alınması ve hazineye irat kaydedilmesi yönünde hüküm bulunması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu, İzmir Bölge

Adliye Mahkemesi 8 inci Hukuk Dairesi’nce HMK’nın 297 nci maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın uyumlu olması gerektiği, bu nedenle Marmaris İcra Hukuk Mahkemesinin bozulmuş ve yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilmiş, bu nedenle davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.

13. Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkezi İcra Servisi Yetkilisi ile yapılan telefon görüşmesinde, taşınmazın satış tarihi 26.03.2020 itibariyle başvuranın kuruma olan borcunun 673.430 TL olduğu, ilgili tarafından yapılandırma başvurusunda bulunulması nedeniyle ödeme planı çıkarıldığı, buna göre ödenmesi gereken tutarın 262.000 TL olarak belirlenmiş olduğu, bu bedelin süresi içinde ödenmesi yönünde bir girişimde bulunulmadığı ifade edilmiştir. 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı

Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; “ …bu kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların … Sosyal Güvenlik Kurumu’na bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise ilk taksitini 31.03.2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) diğer taksitlerini ise bu tarihi takip eden ikişer aylık dönemler halinde azami on sekiz eşit taksit halinde ödemeleri şarttır.”

Denilmekte olup, somut olayda bu meblağın ihale yolu ile satılan taşınmazın bedelinden alınması yönünde başvuruda bulunulmuştur. Ancak anılan bedelin, Marmaris İcra Hukuk Mahkemesinde ihalenin feshi davası açılmış bulunması ve anılan davanın derdest olması nedeniyle Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü hesabında bloke halinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

14. Sosyal Güvenlik Kurumu’nca konuyla ilgili olarak; “ Denizcilik San. Tic. A.Ş. ile Denizcilik

San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kurumumuza olan borçları nedeniyle anılan şirketlerde üst düzey yönetici olan adına kayıtlı gayrimenkulün 26.03.2020 tarihinde ihale yoluyla satıldığı, 16.03.2021 tarihli dilekçe verilmesi üzerine 7256 sayılı Kanun kapsamında borçlarının yapılandırıldığı ancak gayrimenkulün 7256 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce satıldığı dolayısıyla söz konusu paranın

Kurum hesaplarına intikal tarihi itibarıyla mahsup edilmesi gerektiğinden gerek 7256 sayılı Kanun gerekse 2020/45 sayılı Genelge uyarınca satış bedelinin 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre mahsup edilmesi talebinin kabulüne imkan bulunmadığı” açıklamalarında bulunulmuştur.

15. 7256 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin yayımlanan 2020/45 sayılı Genelgenin “16.15.

Kapsama giren alacaklar dolayısıyla açılan davalardan feragat edilmesi” başlıklı bölümünde;“7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin on üçüncü fıkrasına istinaden bu Kanunda öngörülen yapılandırma hükümlerinden yararlanmak üzere e-Devlet üzerinden. e-Sigorta kanalıyla veya diğer yollarla başvuran borçluların, kapsama giren borçları nedeniyle dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri veya kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Dolayısıyla, kapsama giren borçları ile ilgili dava açmış veya

Kanun yoluna başvurmuş olan borçluların yeniden yapılandırma başvurusunda bulunmaları halinde, borçlarını peşin veya taksitler yoluyla ödeyebilmeleri için açılmış davalardan feragat ettiklerine dair örneği

Ek 6’da yer alan dilekçeyi bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne sosyal güvenlik merkezine vermeleri gerekmektedir.” Denilmektedir. Somut olayda, ilgili tarafından Marmaris İcra Hukuk

Mahkemesine feragat talebinde bulunulduğu, ancak karar aleyhine istinaf yoluna gidildiği, davanın halen derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davanın halen derdest bulunduğu, bu nedenle ilgilinin anılan hükme göre feragat etmiş sayılamayacağı düşünülmektedir.

16. Öte yandan dosya kapsamında Kurumumuza iletilen belgeler üzerinde yapılan incelemede, 24.11.2020 tarihinde 11.11.2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı

Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında, yapılandırma başvurusunda bulunulmuş olduğu, başvuru dilekçesinde “Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisini süresinde ödememiz koşuluyla, bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememe ya da eksik ödeme yapmamız halinde madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarımıza ilişkin kalan taksitlerimizi ödeme hakkımızı kaybedeceğimizi biliyor, iletişim bilgilerimizin bilgilendirme amacıyla kullanılmasına izin veriyoruz. Yapılandırılan borçlarımızla ilgili olarak, dava açmayacağımızı ve açmış olduğumuz tüm davalardan vazgeçtiğimizi bildirir, Müdürlüğünüzde/Merkezinizde işlem gören ve yukarıdaki sicil numarası belirtilen işyerinden kaynaklanan borçlarımı bu formdaki tercihlerime uygun olarak ödemeyi talep eder, gereğinin yapılmasını arz ederiz” şeklindeki beyanın altında, başvuran Yasin Nurettin KURİŞ’in imzası bulunduğu, anlaşılmaktadır.

17. Bu kapsamda; söz konusu mevzuat hükümleri doğrultusunda, ilgilinin Sosyal Güvenlik

Kurumu’na olan borcu için ilgilinin yukarıda anılan taşınmazına ilk olarak 24.05.2012 tarihli haciz şerhi konulduğu, aradan geçen zaman içerisinde borcun ödenmemesi nedeniyle, taşınmazın satışı için ihaleye çıkıldığı, 26.03.2020 tarihli ihale ile taşınmazın satılmış olduğu ve fakat ilgili tarafından açılan ihalenin feshi davası nedeniyle, idareye borçlu bulunulan satış tarihi itibariyle 673.430 TL’nin taşınmaz satış bedelinden mahsup edilemediği, 06.10.2020 tarihinde anılan davadan feragat edildiği ancak ilgili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olması nedeniyle kararın bozularak yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderildiği, davanın halen derdest olduğu, bu nedenle taşınmaz satış bedelinin

Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü hesabında bloke halinde bulunduğu, bu arada 11.11.2020 tarihli ve

7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği, anılan kanunda yapılandırmadan yararlanabilmek için Kurum aleyhine açılmış davalardan feragat edilmesi gerektiğinin öngörüldüğü, ayrıca, taşınmazın ihale ile satış işlemi yapılarak paranın ödendiği, ancak şikayetçinin ihalenin feshine ilişkin feragati üzerine mahkemece verilen karar hakkında kanun yoluna başvurması nedeniyle davanın hala derdest olduğu, bu nedenle paranın idarenin banka hesabına bloke edildiği, idarece söz konusu banka hesabı üzerinde tasarrufta bulunulamadığı, bu haliyle yapılandırma kapsamında belirlenen borcun vade tarihinden önce taşınmaz bedelinden mahsubuna imkan bulunmadığı, bu yönüyle idarenin tesis ettiği işlemde mevzuata aykırı bir husus olmadığı tespit edilmiştir.

18. Şikayetçinin iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetçinin talebi olan yapılandırma bedelinin taşınmazın satış bedelinden alınması talebinin reddi hakkında, mevzuat hükümlerinin uygulandığı dikkate alındığında, idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden 19.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Başvuranın, şikâyet dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. Adı geçen idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden

itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, ŞİKÂYETÇİ ile SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA TEBLİĞ

EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi