TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/4384-S.6434
BAŞVURU NO : 2019/1007
KARAR TARİHİ : 14/06/2019
TAVSİYE KARARI
BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın taşınmazı üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılması ya da arsa kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel üzerinden mümkünse uzlaşma yolu ile belirlenerek ödenmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 18/01/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan … …, İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, … Köyü’nde yer alan eski adıyla … parsel yeni adıyla … Ada, … Parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 2000 yılından önce Büyükçekmece Belediyesi 1/1000 ölçekli uygulama imar planı uyarınca söz konusu arsanın tamamının “Belediye Hizmet Alanı” olarak ayrıldığını, İstanbul Büyükşehir
Belediyesi ve Büyükçekmece Belediyesine itirazlarda bulunduğunu ancak 20 yıldır taşınmazında kamulaştırma işlemi yapılmayarak maliki olduğu arsadaki mülkiyet hakkının
İdare tarafından kısıtlandığını belirterek söz konusu taşınmaz üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılmasını ya da arsa kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel üzerinden mümkünse uzlaşma yolu ile belirlenerek ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 28.02.2019 tarihli ve E…. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 15.03.2019 tarih ve BN:… İBB:… sayılı yazıları ve eklerinde özetle; 2.1. Şikayete konu … Ada … Parsel sayılı taşınmazın 07/08/1996 tarih ve 34 sayılı Celaliye
Kamiloba Belediyesi Meclis Kararı ile uygun görülen 07/08/1996 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli
Celaliye Kamiloba Tem Altı Kesimi Nazım İmar Planında ve 16/07/1997 tarih 26 sayılı
Celaliye Kamiloba Belediyesi Meclis Kararı ile uygun görülen 16/07/1997 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli … …-… Bölge Uygulama İmar Planında “Belediye Hizmet Alanı” lejantında kaldığı, 2.2. Söz konusu Parseli kapsayan bölgedeki planların 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi
Kanunu uyarınca İstanbul ili idari sınırlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları olarak belirlenmesinden önce ilk kademe belediyesince onaylanan planlar olduğu ve söz konusu parselin mülkiyetinin 25/12/1998 tarihinde … …’e geçtiği ve halihazırda şahsın mülkiyetinde olduğu, 2.3. 26/04/2012 tarih ve TN: sayılı Başkanlık Oluru doğrultusunda hazırlanan 1/5000 ölçekli
Büyükçekmece İlçesi Celaliye ve Kamiloba Mahalleleri TEM Güneyi Nazım İmar Planı teklifinin 11/12/2017 tarih ve 2017/20278-BN:… sayılı yazı ile görüşülmek ve karar alınmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine iletildiği ve İstanbul Büyükşehir Belediye
Meclisinin 12/01/2018 tarih ve 136 sayılı Kararı ile kabul edildiği, 2.4. Ardından 08/10/2018 tarih ve … sayılı yazıları ile plan teklifinin görüşülmek ve karar alınmak üzere tekrar İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine iletildiği ve İstanbul Büyükşehir
Belediye Meclisince 21/11/2018 tarih ve 1862 sayılı Kararın alındığı ve bu Karar kapsamında; “Büyükçekmece İlçesi, Celaliye ve Kamiloba Mahalleleri TEM Güneyi planlarının yeniden değerlendirilerek Şehir Planlama Müdürlüğünce Büyükşehir Belediye Meclisi onayına sunulmasının uygun görüldüğü”, bu çerçevede şikayete konu parsele ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı çalışmasının Şehir Planlama Müdürlüğünce halihazırda devam ettirilmekte olduğu, 2.5. Şikayete konu parselin kamulaştırılmasına ilişkin olarak Başkanlıklarınca alınmış bir
Encümen Kararı bulunmadığı, 2.6. Başvuranın konuya ilişkin olarak Kurumumuza gerçekleştirdiği ilk başvurusu neticesinde
Kurumumuzca verilen 05/10/2018 tarih ve E… sayılı Gönderme Kararına istinaden
Belediyeleri Planlama Müdürlüğünün 21/12/2018 tarih ve … sayılı yazısında “yazıda belirtilen talep öncelikle 1/5000 ölçekli Nazım İmar Plan değişikliği gerektirdiğinden 28/08/2004 tarih ve S/90 sayılı Başkanlık Onayı’nın II-A maddesi ve meri mevzuat doğrultusunda parsel malikleri veya yasal vekillerince hazırlanacak 1/5000 ölçekli teklif plan değişikliği dosyasının
Belediyelerine iletilmesine müteakip 5216 sayılı Yasanın 7-b maddesine göre değerlendirilmek ve hakkında karar alınmak üzere Büyükşehir Belediye Meclisine iletilebilecektir” ifadelerine yer verildiği belirtilmiştir.
3. Kurumumuzun 01/03/2019 tarih ve E…. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Büyükçekmece Belediye Başkanlığı’nın 13/03/2019 tarih ve E…-…-… sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 3.1. Şikayete konu taşınmazın 16/07/1997 onay tarihli ve 1/1000 ölçekli Celaliye Kamiloba
Uygulama İmar Planında “Belediye Hizmet Alanı”nda kaldığı, eski 3974 parsel, 14/10/1998 tarih ve 428 sayılı Encümen Kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi kapsamında yapılan imar uygulaması neticesinde taşınmazın …Ada … Parsel olarak tescil edildiği, 3.2. Arşivlerinde yapılan inceleme neticesinde, meri plandan önce yapılmış başka bir uygulama mevzi ve benzeri imar planına rastlanılmadığı, 3.3. Söz konusu alanın yapılaşmanın ve nüfusun yoğun olduğu bir alan olmaması sebebiyle
Belediyelerince kaynakların öncelikli olan diğer alanlara aktarıldığı, 3.4. Yapılan inceleme neticesinde, başvuranın bahse konu alanın imar değişikliği hususunda herhangi bir talebine rastlanılmadığı, 1/1000 ölçekli imar plan değişikliğinin yapılabilmesi için öncelikle 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliğinin yapılması gerektiği, bu kapsamda plan değişikliği hususu ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 20/08/2004 tarih ve
S/89 sayılı genelgesi ile 20/08/2004 tarih ve S/90 sayılı onayı doğrultusunda öncelikle 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında plan tadilatının hazırlanması ve nazım imar planı yapma ve onama yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesinde olması sebebiyle İstanbul Büyükşehir
Belediyesince yapılması gerektiği, 3.5. Kurumumuzun 05/10/2018 tarihli Gönderme Kararına istinaden Belediyeleri Yatırım
Müdürlüklerince söz konusu taşınmazın kamulaştırılması için kamulaştırma talebinde bulunulmaması ve kamulaştırma bütçesinin yetersizliği nedeniyle kamulaştırma işleminin yapılamadığının başvurana 23/10/2018 tarih ve …-… sayılı yazı ile bildirildiği, 3.6. Taşınmazın bulunduğu Celaliye Mahallesi ile Kamiloba Mahallesini kapsayan alanda halihazırda İstanbul Büyükşehir Belediyesince devam etmekte olan 1/5000 ölçekli Nazım İmar
Planı çalışmasının mevcut bulunduğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin uygun görmesi halinde söz konusu taşınmazın çevre yapılaşma hakları dikkate alınarak konut alanına dönüştürülebilmesinin mümkün olduğu, 3.7. Belediyelerinin kamulaştırma bütçesi olanaklarına bağlı olarak ve geçmişte yapılan uygulamalara ilişkin açılan tazminat, bedel artırımı ve benzeri davalardan doğan bedellerden dolayı Belediyelerince kamulaştırma hizmetinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilemediği, başvuranın meri plandan doğan mağduriyetinin İstanbul Büyükşehir Belediyesince bölgeye ilişkin yürütülen 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı çalışmaları kapsamında gerçekleştirilecek değişiklikle giderilebileceğinin öngörüldüğü belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 4.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 4.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. ”, 5. 20 Mart 1952 tarihinde imzalanan ve 10 Mart 1954 tarihinde onaylanan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek Protokolün “Mülkiyetin
Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir” 6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun, 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”, 7.2. “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. … Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.
”, 8. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun, 8.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. ”, 8.2. Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(Ek:20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.”, 8.3. Geçici Madde 11; “(Ek:20/8/2016-6745/34 md.) (İptal birinci fıkra: Anayasa
Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.) (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.)”, 9. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 inci maddesinde; “Çevre düzeni planına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar planını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plana uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar planlarını, bu planlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon planlarını ve imar ıslah planlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek” Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, maliki olduğu İstanbul İli, Büyükçekmece
İlçesi, … Köyü’nde yer alan eski adıyla … parsel yeni adıyla … Ada, … Parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı uyarınca “Belediye Hizmet Alanı” olarak ayrıldığını, 20 yıldır taşınmazına ilişkin kamulaştırma işlemi yapılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının İdare tarafından kısıtlandığını belirterek söz konusu taşınmaz üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılmasını ya da arsa kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel üzerinden mümkünse uzlaşma yolu ile belirlenerek ödenmesini talep etmektedir.
12. Taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinden başvuranın 25/12/1998 tarihinden beri söz konusu taşınmazın maliki olduğu, taşınmaza ilişkin olarak Büyükçekmece Belediyesince herhangi bir projelendirme çalışması yapılmadığı, taşınmazın bulunduğu alanda nüfus ve yapılaşmanın yoğun olmaması nedeniyle Belediye kaynaklarının öncelikli olarak başka alanlara kaydırıldığı bu çerçevede taşınmazın imar planında belirtilen amacına uygun olarak değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
13. Anayasanın 35 inci maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış olup, 46 ncı maddesinde ise Devlet ve kamu tüzel kişilerinin özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasanın 46 ıncı maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile İdarelerin kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerini veya teşebbüslerini yürütmek üzere gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
14. Kamulaştırma Kanununun Ek 1 inci maddesi ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı, bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde kişilerin mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.
15. 3194 sayılı İmar Kanunuyla, Belediyeler imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlü kılınmış ve 5 yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerlerin ilgili kamu kuruluşlarınca bu program süresi içinde kamulaştırılacağı düzenlenmiştir. Anılan Kanun hükmü çerçevesince, imar planları uyarınca kamu hizmetlerine ayrılan taşınmazların 5 yıllık süre zarfında kamulaştırılması zorunluluk arz etmektedir.
16. Mülkiyet hakkına müdahaleler yaygın olarak uygulama imar planları ile yapılmakta olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15/12/2010 tarihli ve E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında, “İmar planlarında okul alanı olarak tahsis edilmiş bulunan dava konusu arsa üzerinde davacının, ileriye yönelik inşaat yapma gibi kişisel tasarruflarda bulunma, rayiç değeri üzerinden satma, kiralama, yararlı değişiklikler yapma gibi, mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma hakkının kısıtlandığını, uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmazı üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiğini, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağının kalmadığını, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiğini” tespit etmiştir. (Corpus Web Hukuk Mevzuat ve
İçtihat Programı, Erişim 29/05/2019)
17. Benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 13331/07 başvuru no.lu 11 Ocak 2011 tarihli “Hakan ARI/Türkiye” Davasında, başvuranın mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin
2002 yılından, yani imar izni talebinde bulunduğu ve idarenin taşınmazını okul inşası için tahsis
ettiğini öğrendiği tarihten bu yana sürdüğünün altını çizmiş ve “Mevcut şartlar çerçevesinde, başvuranın hakkına yönelik müdahalede genel kamu menfaatlerine riayet edildiği kanısına varmakla birlikte geçen süre zarfında kamulaştırmanın yapılmaması sebebiyle başvuranın mülkiyetinin akıbeti konusunda bir belirsizliğe itildiği ve söz konusu bu durumun başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmasının önünde engel teşkil ettiği, arazinin satış şansı da dahil, bu durumun sonucu itibarıyla taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azalttığı, malikin kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı” yönünde bir tespitte bulanarak AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
(https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 29/05/2019).
18. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth/İsveç” Davasında; Sporrong taşınmazında 23 yıl Lönnroth taşınmazında 8 yıl süren kamulaştırma izninin başvuranları taşınmazlarının geleceği hakkında tamamen belirsizlik içinde bıraktığını ve başvuranların içinde bulundukları zorlukların Hükümetçe dikkate alınmasını sağlamaya yönelik haktan mahrum olduklarını tespit etmiştir. Mahkeme kararında kamulaştırma iznine ek olarak
Sporrong taşınmazında 25 yıl, Lönnroth taşınmazında 12 yıl uygulanan inşaat yasağına bağlı olarak başvurucuların mülkiyet haklarından tam anlamıyla faydalanmalarının engellendiğini belirterek İsveç Parlamento Ombudsmanının “uzun süreli inşaat yasaklarının mülk sahipleri üzerinde yarattığı olumsuz etkinin hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir devletin pozisyonu ile bağdaştırılamayacağını” kaydeden 1967 tarihli raporuna atıfta bulunmuştur. Mahkeme ayrıca kamulaştırma izni ile inşaat yasağının uzun bir süre için öngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel yarar arasındaki dengeyi bozduğunu tespit ederek, sonuçları inşaat yasağı ile ağırlaştırılan kamulaştırma izni ile her iki başvurucu açısından AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. (https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 29/05/2019)
19. Anayasa Mahkemesi 20.09.2018 tarihli … … başvurusuna ilişkin E:2017/24715 K:
2017/24715 sayılı kararında; başvuranın 05/02/2004 tarihinde tasdik edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında yol olarak belirlenen taşınmazının geçen süre zarfında kamulaştırma işleminin yapılmadığını, başvurucuya hiçbir tazminat ödenmediğini, taşınmazı üzerinde imar kısıtlılığının devam ettiği süre boyunca başvurucunun mülkiyet hakkından dilediği gibi yararlanabilmesinin, mülkiyetini kullanabilmesinin veya ondan tasarruf edebilmesinin mümkün olamadığını tespit etmiştir. Mahkeme sonuç olarak uygulama imar planının onaylanmasından itibaren yaklaşık on dört yıl geçmesine rağmen imar planında yol olarak kamu hizmetine ayrılan taşınmazın kamulaştırılmamasının başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkının korunması ile kamunun yararı arasında olması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varmıştır. Mahkeme tüm bu gerekçelerle başvuranın Anayasa’nın 35.
maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. (Corpus
Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim 29/05/2019)
20. İlgili İdareler tarafından gönderilen belgelerin incelenmesi neticesinde; İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, … Mahallesi, … Ada, … parsel sayılı taşınmazın; 07/08/1996 tarihinde onaylı 1/5000 ölçekli Celaliye Kamiloba Tem Altı Kesimi Nazım İmar Planında “Belediye
Hizmet Alanı” lejantında kaldığı, söz konusu taşınmazın 16/07/1997 tarihinde onaylı 1/1000 ölçekli … …-… Bölge Uygulama İmar Planında da “Belediye Hizmet Alanı”nda kaldığı dolayısıyla … Ada … Parsel numaralı taşınmazın 16/07/1997 tarihinde onaylanan … …… Bölge Uygulama İmar Planı ile 1997 yılından günümüze kadar donatı alanı olarak ayrıldığı görülmüştür.
21. Başvuranın söz konusu taşınmaz üzerinde imar kısıtlamasının kaldırılması ya da taşınmazın kamulaştırılarak bedelinin tarafına ödenmesi talebini içeren 04/09/2018 tarih ve …/… sayılı şikayet başvurusuna istinaden Kurumumuzca 05/10/2018 tarih ve E…. sayılı Gönderme Kararı verildiği, Gönderme Kararına cevaben Büyükçekmece Belediyesinin 14/11/2018 tarih ve E….…-… sayılı cevabi yazısında, Belediye Yatırım Müdürlüklerince kamulaştırma talebinin olmaması ve 2018 yılı bütçe yetersizlikleri nedeni ile kamulaştırma talebinin reddedildiği, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin konuya ilişkin 21/12/2018 tarih ve … sayılı cevabi yazısında ise söz konusu taşınmaz üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılması yönündeki talebin öncelikle 1/5000 ölçekli Nazım İmar Plan değişikliği gerektirdiği, bu kapsamda başvuran veya yasal vekilince hazırlanacak 1/5000 ölçekli teklif plan değişikliği dosyasının Belediyelerine iletilmesini müteakiben dosyanın değerlendirilmek ve hakkında karar alınmak üzere
Büyükşehir Belediye Meclisine sunulabileceği belirtilmiştir 22. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemeler ve mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak bireylerin mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi bakımından bu müdahalede ölçülü olunması ve kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin muhafaza edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. İmar programlarında kamu hizmet alanı olarak ayrılan taşınmazlar üzerinde maliklerinin tasarruf hakkının kısıtlanması ve taşınmazların satış değerlerinin düşmesi nedeniyle söz konusu taşınmazların kamulaştırma işleminin uzun süreler gerçekleştirilmemesinin bireyleri mülkiyetlerinin akıbeti konusunda belirsizliğe ittiği ve mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu anlaşılmaktadır.
23. Başvuruya konu taşınmazın hukuki ve fiili durumuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ulusal ve uluslararası mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuranın talebi değerlendirildiğinde, başvuruya konu taşınmazın ilk olarak 16/07/1997 tarihinde onaylı 1/1000 ölçekli … …-… Bölge Uygulama İmar
Planı’nda “Belediye Hizmet Alanı” fonksiyonunda kaldığı, dolayısıyla 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanununun Ek 1 inci maddesinde belirtilen süreyi geçtiği halde taşınmazın imar programına alınmaması suretiyle sürdürülen uygulamanın başvuranın Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağını zedelediği, başvuranı mülkiyetinin geleceği konusunda belirsizliğe ittiği, kamu yararının gerekleri ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin taşınmazın maliki aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bütün bu açıklamalar ışığında
İdarenin geçen yaklaşık 22 yıllık süre zarfında hareketsiz kalarak söz konusu taşınmazı imar programına almamasında hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden İdarelerin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, İdarelerin bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmeleri beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
İdarelere tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, … Mahallesinde bulunan … Ada … Parsel sayılı taşınmazı üzerinde bulunan imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması talebine ilişkin olarak; a) İlgili İdarelerin bahsi geçen taşınmaza ihtiyacı bulunmadığının saptanması halinde, bireysel yarar ile kamusal yarar arasındaki denge gözetilerek ve imar planlarında değişiklik yapılarak başvuranın İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, … Mahallesinde bulunan … Ada … Parsel sayılı taşınmazı üzerindeki imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması, veya b) İdare ile başvuran arasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yoluyla belirlenmesi ve İdare tarafından kamulaştırma bedelinin makul sürede ödenmesini teminen yeni bir işlem tesisi, veya c) Tespit edilecek güncel kamulaştırma rayiç bedel esas alınarak İdare tarafından başka taşınmazla takas işleminin makul sürede gerçekleştirilmesini teminen yeni bir işlem tesisi hususunda İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA VE
BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca ve Büyükçekmece Belediye
Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve
BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi