alanında kaldığını gösteren ilgili imar planının Tuzla Belediyesi tarafından hazırlandığı, aynı eğitim alanı içerisinde inşaat halinde okul binası olduğu ve okul kullanım alanının ada parsele girmediği; 2.2. Söz konusu taşınmazın tarla vasıflı kadastro parseli olduğu, ilgili Belediyesince İmar
Kanunun 18. maddesine göre parselasyon yapılarak imar parselinin oluşturulması gerektiği, imar uygulaması görmemiş söz konusu taşınmazla ilgili olarak Bakanlıklarının kamulaştırma sorumluluğunun bulunmadığı; 2.3. 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. madde hükmü ile parselasyon planı yapma yetki ve sorumluluğunun mücavir alan sınırları içinde Belediyelerde, mücavir alan dışında ise
Valiliklerde (İl Özel İdare) olduğu için bu görevin yerine getirilememesinden kaynaklı doğacak kamulaştırma sorumluluğunun da Belediye ve İl Özel İdarelerine yüklendiği; 2.4. Söz konusu taşınmazın İdareleri yatırım programında yer almadığı, imar planında fonksiyon değişikliği yapılabilmesi için Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin imar planı değişikliklerine ilişkin 26. maddesine göre eşdeğer bir alanın ayrılmasının gerektiği, Tuzla
Belediyesince söz konusu eşdeğer alanın önerilmesi durumunda plan değişikliğinin
Başkanlıklarınca değerlendirilebileceği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 20.08.2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle, 3.1. Taşınmazın imar planında eğitim tesis alanı olarak görüldüğü, okul alanı olarak ayrıldığı, her ne kadar komşu parselde okul inşaatı tamamlanmak üzere olsa da bölgedeki yoğun nüfus artışı ve buna bağlı olarak eğitim tesis alanı olarak arsa üretmekte yaşanan sıkıntılar nedeniyle parsel sayılı taşınmaza okul alanı olarak ihtiyaç duyulduğu; 3.2. Taşınmazın kamulaştırılması yönünde hukuki bir engel bulunmadığı, fiili olarak kamulaştırılması yönünde ise üzerinde bulunan 2 (iki) adet bina ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, eş değer bir arsa ile trampa edilmesi kararının ise Milli Eğitim Bakanlığı İnşaatEmlak Daire Başkanlığınca değerlendirilerek karara bağlanması gerektiği; 3.3. Söz konusu taşınmazın 2015 ve sonrası yıllarda komşu parsel ile birlikte yatırım teklifine sunulduğu, komşu parsel üzerine okul yapıldığı için parsel üzerindeki işgaller kaldırılarak yatırıma uygun hale getirildiği takdirde bağımsız parsel olarak yeni yatırım tekliflerinde değerlendirileceği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
4. Tuzla Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü’nün 09.11.2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 4.1. 21.01.1988 tasdik tarihli Kartal Şifa Islah İmar Planı’nda parselin; kısmen Temel
Eğitim Alanı’nda, kısmen konut alanında, kısmen de yolda kaldığı, Aydınlı parselin de bulunduğu bölgede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 1/5000 ölçekli Nazım İmar
Planı hazırlandığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.12.2002 tarih ve sayılı kararı ile uygun bulunarak 21.01.2003 tarihinde onaylandığı, 21.01.2003 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Mahalleleri ve Çevresi Nazım
İmar Planında parselin; kısmen konut alanında, kısmen İlköğretim tesisleri alanında, kısmen de yolda kaldığı; 4.2. 21.01.2003 tasdik tarihli nazım imar planına yapılan itirazlar sonucunda, söz konusu planın revize edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.07.2003 tarih ve sayılı kararı ile 29.07.2003 tarihinde onaylandığı, 29.07.2003 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli
Mahalleleri ve Çevresi Nazım İmar Planında parselin; kısmen konut alanında, kısmen İlköğretim tesisleri alanında, kısmen de yolda kaldığı, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Plan kararları doğrultusunda Başkanlıklarınca hazırlanan 1/1000 ölçekli
Mahallesi Uygulama İmar Planına ilişkin Tuzla Belediye Meclisi’nin 12.12.2003 tarih ve sayılı kararı alınarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına onay için gönderildiği, söz konusu plan teklifinin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 25.11.2004 tarih ve sayılı kararı ile uygun bulunarak Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca 03.12.2004 tarihinde onaylandığı, 03.12.2004 tasdik tarihli Mahallesi Uygulama İmar Planında parselin; Kısmen İlköğretim Tesisleri Alanında, kısmen de yolda kaldığı, 03.12.2004 tasdik tarihli
Mahallesi Uygulama İmar Planının 28.01.2005 — 28.02.2005 tarihleri arasında 1 ay süre ile askıya çıkarıldığı, 4.3. 21.01.2003 ve 29.07.2003 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planlarının bölgenin sorunlarını çözmekte yetersiz kalması sebebi ile bölgede İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanlığınca 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı hazırlandığı, İstanbul Büyükşehir Belediye
Meclisi’nin 14.01.2005 tarih ve sayılı kararı ve 18.02.2005 tarih ve sayılı kararı ile uygun görülerek 30.04.2005 tarihinde onaylandığı, 30.04.2005 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli
Mahalleleri ve Çevresi Nazım İmar Planı’ nda parselin; kısmen Konut Alanında, kısmen İlköğretim Alanında, kısmen de yolda kaldığı, 4.4. Tapuda şahıs adına kayıtlı olan Mahallesi ve parsellerin bir kısmının imar planlarında İlköğretim Tesis Alanı olarak ayrılması ve söz konusu parseller üzerinde de kısmi yapılaşmalar olması sebebiyle, taşınmazların bir kısmının plan tadilatıyla okul alanından çıkarılması hakkında 17.04.2008 tarih ve sayılı yazıları ile İstanbul Valiliği İl
Milli Eğitim Müdürlüğünden görüş talep edildiği, İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim
Müdürlüğü’nün 02.05.2008 tarih ve sayılı yazısı ile “… 3194 sayılı imar kanununun 13.
Maddesi ile bu maddeye bağlı olarak Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca çıkarılan ‘Plan
Yapımına ait Esaslara Dair Yönetmeliğin” 3. Bölüm, 27. Maddesinde imar planında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunlu olmadıkça yapılamaz, zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için; imar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı kuruluşun görüşü alınacaktır, İmar Planındaki sosyal teknik altyapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir, denilmekte bu kanuna bağlı Milli Eğitim
Bakanlığınca yayımlanan 1984/55 sayılı Genelgede ‘imar planında okul alanı olarak ayrılan bir alanın plan tadilatı için Bakanlığımız görüşü alınması gerekir’ denilmektedir. Buna göre plan tadilatıyla bir kısmının okul alanından çıkarılması talep edilen ve parsellerin plan tadilatı sonucu okul alanında kalan kısmı Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin Ek 1a 2 bölümünde belirtilen ilköğretim alanları için 8000-15000 m alan büyüklüğünün altında kalacağından valiliğimizce plan tadilatı yapılması uygun görülmemekte olup, yönetmeliğin 27.
maddesinin 2. fıkrasına göre aynı bölgede okul alanı olarak eşdeğer başka bir alanın okul alanına alınmasının teklif edilmesi halinde değerlendirilebileceği, şeklinde bildirildiği; 4.5. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.02.2009 tarih ve sayılı kararı ile kabul edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca onaylanan 15.06.2009 tasdik tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’ nda parselin ‘Meskun Alan’da kaldığı, Mahallesi parsele ilişkin 14.10.2010 tarih ve sayılı imzalı dilekçe ile parselde tek katlı ev bulunduğu, fakat arsanın temel eğitim alanında olduğundan bahisle mağduriyetin giderilmesinin talep edildiği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ nün 13.01.2009 gün ve sayılı yazısı ve 02.05.2008 gün ve sayılı yazısı ile ve parsellerin
Temel Eğitim Alanından çıkarılması uygun görülmediği bildirildiğinden 21.05.2010 tarih ve sayılı yazıları ile talebin değerlendirilemediği şeklinde cevap verildiği;.
4.6. 03.12.2004 tasdik tarihli Mahallesi Uygulama İmar Planında bölgedeki mevcut altyapısı geçmiş yollar ile imar yolları uyuşmadığından uygulamada sorunlar ile karşılaşıldığı ve bu nedenle 1/1000 ölçekli imar planında istikamet tadilleri yapıldığı, konuya ilişkin Tuzla
Belediye Meclisi’ nin 10.12.2010 tarih ve sayılı kararı alınarak 09.02.2011 tarih ve sayılı yazıları ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına iletildiği, bahse konu plan revizyonuna ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ nin 10.05.2011 tarih ve sayılı kararı alınarak 16.05.2011 tarihinde onaylandığı, 16.05.2011 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli
Uygulama İmar Planı 11.07.2011-11.08.2011 tarihleri arasında 1 ay süre ile askıya çıkarılmış olup, askı süresi içerisinde parsele ilişkin itiraz dilekçesi bulunmadığı, 16.05.2011 tasdik tarihli imar planına ilgililerince yapılan itirazlara ilişkin Tuzla Belediye Meclisi’ nin 09.09.2011 tarih ve sayılı kararı ile 05.08.2011 tarih ve sayılı kararları alınarak 14.10.2011 tarih ve sayılı yazıları ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına iletildiği, konuya ilişkin
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 22.11.2011 tarih ve sayılı kararı alınarak
25.11.2011 tarihinde onaylandığı, tasdik tarihli Mahallesi 1/1000
Ölçekli Uygulama İmar Planı’ nda parselin; kısmen İlköğretim Tesis Alanı’nda, kısmen de yolda kaldığı, 25.11.2011 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının 08.02.2012-
08.03.2012 tarihleri arasında 1 ay süre ile askıya çıkarıldığı, askı süresi içerisinde parsele
ilişkin itiraz dilekçesi bulunmadığı; 4.7. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde, “Madde-11 (1) İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu yönetmeliğin Ek-2 tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur” denildiği, söz konusu parselin fonksiyonunun değiştirilmesi için Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin İmar Planı
Değişiklikleri başlıklı 26. maddesinde, plan ana kararlarının, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapıldığı, yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliğinin yapılamayacağı ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceğinin hüküm altına alındığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 6. Madde 2. Bendinde ‘…Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır… ‘ hükmünde belirtildiği gibi, uygulama imar planının, nazım imar planı esaslarına göre çizileceği, bu nedenle söz konusu parselin plandaki fonksiyonunda değişiklik yapılmasının nazım imar planına aykırılık teşkil edebileceği, belirtilen alanlarda planın da tanımına uygun olarak ilk önce
Büyükşehir Belediyesinin onamış olduğu Nazım İmar Planı, sonrasında bu plana uygun olarak
Uygulama İmar Planının hazırlanabildiği; 4.8. İmar planlarında donatı alanlarının kamuya kazandırılması ve kamu alanlarında kalan özel mülkiyetteki taşınmazların mağduriyetinin giderilmesi amacıyla meri plan hükümlerine emsal transferine ilişkin plan notu ilavesinin yapıldığı, konuya ilişkin Tuzla Belediye Meclisi’ nin
04.04.2016 tarih ve sayılı kararı alınarak 5216 sayılı yasanın 7/1) maddesi gereğince
onaylanması için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderildiği, söz konusu plan teklifinin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ nin 14.10.2016 tarih ve sayılı kararı ile
18.10.2016 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca onaylandığı, 18.10.2016
tasdik tarihli 1/1000 ölçekli plan hükümlerinde; “Kentsel ve Sosyal Altyapı Alanlarında (Park, Yeşil Alan vb, Okul Alanı, Eğitim Tesis Alanı, Spor Alanı, Sosyal ve Kültürel Tesis Alanı, Sağlık Tesis Alanı, Kentsel Hizmet Alam, Belediye Hizmet Alanı, İdari Tesis Alanı, Yönetim
Tesis Alanı) kalan parsellerin bulunduğu bölgede çevre yapılanma koşullarındaki imar hakları, parselin donatı alanında kalan kısmını İlçe Belediyesi lehine bedelsiz terk etmeleri şartı ile Plan onama sınırı içindeki başka parsel ya da parsellerde kullanabilir. Terkin edilen bu alanlar planda belirtilen amacı dışında kullanılamaz. İmar hakkı transfer edilen parselde o bölgedeki yapılanma şartına göre hesaplanan emsal değeri en fazla %50 artırılabilecektir. Varsa kullanılamayan imar hakları başka parsel veya parsellerde kullanılabilir. Uygulama görmemiş parsellerde imar hakkı transfer edilirken parsel alanının donatı alanında kalan kısmının %60’ı üzerinden hesaplanır. İmar uygulaması görmüş parsellerde ise imar uygulaması öncesi parsel alanının %60’ı üzerinden hesaplanır. Taşınmazın, Kentsel ve Sosyal Altyapı Alanlarında (Park, Yeşil Alan vb, Okul Alanı, Eğitim Tesis Alanı, Spor Alanı, Sosyal ve Kültürel Tesis Alanı, Sağlık Tesis Alanı, Kentsel Hizmet Alanı, Belediye Hizmet Alam, İdari Tesis Alanı, Yönetim
Tesis Alanı) dışında kalan kısmının planda verilen hükümlere göre yapılaşmaya uygun olması halinde Kentsel ve Sosyal Altyapı içerisinde kalan kısımlarının imar hakları bu kısımların İlçe
Belediyesi lehine bedelsiz terk edilmesi koşulu ile taşınmazın Kentsel Ve Sosyal Altyapı alanları dışında kalan kısımlarında kullanılabilir veya başkaca parsel ya da parsellere yukarıda belirtilen koşullar çerçevesinde transfer edilebilir. Taşınmazın, Kentsel ve Sosyal Altyapı
Alanlarında (Park, Yeşil Alan vb. Okul Alanı, Eğitim Tesis Alanı, Spor Alanı, Sosyal ve
Kültürel Tesis Alanı, Sağlık Tesis Alam, Kentsel Hizmet Alanı, Belediye Hizmet Alanı, İdari
Tesis Alanı, Yönetim Tesis Alanı) dışında kalan kısmın yapılaşmaya uygun olmaması halinde bu kısmın da ilçe belediyesine bedelsiz terk edilmesi halinde imar hakları yukarıda belirtilen çerçevede başka parsel ya da parsellerde kullanılabilir transfer edilebilir. ” şeklinde plan notu bulunduğu; 4.9. Mahallesi sınırları içinde kalan pafta parsel sayılı taşınmazı da kapsayan bölgede yapılan imar uygulamasının 27.02.2009 tarih ve no.lu yevmiye ile tescil edildiği, ancak pafta parsel sayılı taşınmazda ayırma çapı düzenlendiği, ‘ın hissesinin de bulunduğu kısmın uygulama dışında bırakıldığı, parselde dağıtıma girmeyen kısımlar şuyulandırma cetvelinde gösterildiği, bu hususla ilgili alınan encümen kararı, şuyulandırma cetveli, uydu fotoğrafı, askı tutanakları ve düzenlenen ayırma çapının ekte sunulduğu, 4.10. Başvuranın taşınmazının kamulaştırmasının veya eşdeğer arsa ile trampa edilmesinin
Maliye Hazinesi tarafından yapılması gerektiği, yeniden imara açılmasının İstanbul Büyükşehir
Belediyesi tarafından 1/5000 ‘lik planların düzenlenmesi ile mümkün olacağı; 4.11. Mezkûr taşınmazın okul alanında kalan kısmıyla ilgili kamulaştırma yetkisinin Milli
Eğitim Bakanlığında olduğu, plan fonksiyonunun değiştirilebilmesi için gerekli kurum görüşünün ilgili kurum olan Milli Eğitim Bakanlığı (İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü) tarafından verilmediği, 1/5000 ölçekli planda değişiklik yapılmadan da üst ölçekli plan kararlarına aykırı bir şekilde fonksiyon getirilemeyeceği, başvurucunun taşınmazına ilişkin plan değişikliği talebinde bulunabilmesi için ilgili kurumdan yazılı görüş talep edebileceği ve İstanbul
Büyükşehir Belediyesi ‘ne üst ölçekli plan değişikliği teklifinde bulunabileceği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
5. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 10.09.2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle, 5.1. Tuzla İlçesi, Mahallesi, parselin 30.04.2005 t.t.’li 1/5000 ölçekli
Mahalleleri Nazım İmar Planı’nda “İlköğretim Tesisleri
Alanı”nda kaldığı, 16.05.2011 t.t.’li 1/1000 ölçekli Tuzla Mahallesi, Revizyon Uygulama
İmar Planı’nda çoğunlukla “İlk Öğretim Tesisleri Alanı”nda kısmen 12 ve 10 m. en kesitli “Yol
Alanları’nda kalmakta iken askı süresi içinde yapılan itirazlara yönelik yeniden hazırlanan
25.11.2011 t.t. ‘li 1/1000 ölçekli Şifa Mahallesi Revizyon Uygulama İmar Planı İtirazına İlişkin
Revizyon Uygulama İmar Planı ile yapı adası istikametleri ve kaldırımların yeniden düzenlendiği, 18.03.2016 t.t.’li 1/1000 ölçekli Tuzla Şifa Mahallesi, Revizyon Uygulama İmar
Planı’nda İstikametlerine İlişkin Uygulama İmar Planı Değişikliği ile de parselin batısındaki yol alanının istikametinin az da olsa parsel yönünde ötelendiği, 5.2. Tuzla ilçesi, mahallesi, parselin meri 1/5000 ölçekli plan durumunun değiştirilmesine yönelik ilgilisinin herhangi bir başvurusunun bulunmadığı görülmekle birlikte davacı tarafından hissedar olduğu Tuzla İlçesi, Köyü, pafta, parselde kayıtlı taşınmaza imar durumu nedeniyle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminata ilişkin, İstanbul 9.İdare Mahkemesinin esasına kayden dava açıldığı; 5.3. Tuzla ilçesi, mahallesi parselin; 15.06.2009 tasdik tarihli 1/100.000 ölçekli
İstanbul Çevre Düzeni Planında “Meskun Alanlar” lejantlarında kaldığı, plan notlarının konuyla ilgili bölümünde; “8.4.21. Meskun Alanlar: Bu alanlar konut ağırlıklı meskun alanlar olup, konut ve konut kullanımına hizmet edecek ticaret, sosyal, kültürel ve teknik alt yapı tesisleri ile küçük sanayi sitesi vb. kullanımlar yer alabilir. Meskûn alanlar içerisinde ilgili kurumlarca sağlıksız olduğu tespit edilen yerlerde, yaşam kalitesinin yükseltilmesi için yasal statüsüne, mevcut kent dokusuna, yapı stokunun durumuna, ayrıntılı jeolojik etütlere, donan niteliğine ve niceliğine, alanda yaşayanların sosyal ve ekonomik yapısına göre yenileme, dönüşüm ve sağlıklılaştırma yönünde projeler geliştirilebilir. Meskun alanlardaki yoğunluk dağılımı; projeksiyon nüfusu, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri göz önüne alınarak şehircilik ilke ve planlama esasları dahilinde alt ölçekli planlarda belirlenecektir.” hükümleri yer aldığı, söz konusu planın plan genel hükümlerinin 8.22. maddesinde de; “1/100.000 Ölçekli plan paftasında çizilen çeşitli arazi kullanım ve yerleşme alanlarına ait sınırlar şematik olarak gösterildiğinden; bu plan üzerinden plan ölçeği ile ölçü alınamaz, yer tespiti ve uygulama yapılamaz. Hâkim fonksiyonun belirtildiği bu alanların ve bu alanlar içerisinde yer alacak diğer fonksiyonların dağılımları ve bu dağılımların yoğunlukları, sınırları ve detayları alt ölçekli planlarda belirlenecektir.” hükmü yer aldığı, 5.4. Tuzla İlçesi, Mahallesi parselin, 30.04.2005 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Tuzla
İlçesi Aydıntepe İçmeler Şifa Mimar Sinan ve Aydınlı Mahalleri Çevresi Nazım İmar Planında ve bu plan doğrultusunda hazırlanan 16.05.2011-25.11.2011 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli
Mahallesi Revizyon Uygulama İmar Planında kısmen “İlköğretim Tesisleri Alanı” kısmen de
“Yol Alanı” lejantlarında kaldığı, yol istikametlerine ilişkin hazırlanan 18.03.2016 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliyle ise ilköğretim tesis alanı kısmen “Yol Alanı (10.00m)” fonksiyonuna alındığı; 5.5. Söz konusu parselin yer aldığı bölgede meri planlardan önce var olan planlara ilişkin bilgilere göre ise; 17.06.1985 tasdik tarihli 1/25000 Kurtköy Yöresi Çevre Düzeni Nazım İmar
Planı ve 08.12.1993 tasdik tarihli 1/25000 ölçekli Kurtköy Yöresi Çevre Düzeni Revizyon
Nazım İmar Planında “Yeniden Düzenlenerek Planlanacak Konut Alanları ve Köy Gelişme
Alanları (K2)” lejantında, 25.01.1999 tasdik tarihli Kurtköy Yöresi Tuzla Alt Bölgesi Çevre
Düzeni Revizyon Nazım İmar Planında “Orta Yoğunlukta Konut Gelişme Alanı (Gl)” lejantında kaldığı, plan notlarının konuyla ilgili bölümünde; “Genel Hükümler/Yerleşim alanları içinde planda bu ölçekle gösterilenler dışında kalan kentsel yeşil alanlar ile sosyal ve teknik altyapı alanları 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planları 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar
Planlarında gösterilecektir. Özel Hükümler/Orta Yoğunlukta Konut Gelişme Alanları (G1:
1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda yoğunluğu ve yapı düzeni detaylandırılacak G1 alanlarında yoğunluk 300 ki/ha’ı gecemez.” hükümleri yer aldığı, 03.09.1990 tasdik tarihli Şifa Mahallesi
Islah İmar Planında “İlköğretim Tesis Alanı” lejantında, 21.01.2003 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Tuzla İlçesi Aydıntepe İçmeler Şifa Mimar Sinan ve Aydınlı Mahalleri Çevresi Nazım
İmar Planında kısmen “İlköğretim Tesis Alanları” kısmen “Yol Alanı” fonksiyonu olarak planlandığının tespit edildiği; 5.6. Tuzla İlçesi, Mahallesi, parselde 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine göre yapılan veya kontrol edilen imar uygulama çalışmasının bulunmadığı; 6. Tuzla Tapu Müdürlüğü’nün yazısından özetle, İstanbul ili, Tuzla ilçesi, Mahallesi, parsel sayılı Tarla vasıflı taşınmazın Tuzla Belediyesi tarafından 27/02/2009 tarih yevmiye numarası ile kısmi imar uygulamasına tabi tutulduğu, muhtelif imar parsellerinin 2 oluştuğu, imar uygulamasında taşınmazın 2136,19 m lik kısmının imar uygulaması kapsamı dışında tutulduğu, başvuran ın taşınmazın hissesine karşılık 2 gelen 285,15 m sini ’tan 09/04/2018 tarih ve yevmiye sayılı işlemle satış suretiyle edindiği anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 7.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.)
maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 7.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”; 7.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.”; 7.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 8. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”;
8.2. “Mekânsal planlama kademeleri:” başlıklı 6. maddesinde (Başlığı ile Birlikte Değişik:
29/11/2018-7153/11 md.), “Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından
Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. …”; 8.3. “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali:” başlıklı 10. maddesinde, “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar… Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.”; 8.4. “İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler:” (Başlığı ile
Birlikte Değişik:4/7/2019-7181/7 md.) başlıklı 13. maddesinde, “Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar; a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre
Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.
Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.
İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir.
…”; 8.5. “Parselasyon planlarının hazırlanması:” başlıklı 18. maddesinin ilgili fıkralarında, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık
Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. …
Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler.” 9. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 9.1.“Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, …karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.”; 9.2. Ek 1. maddesinin birinci fıkrasında, “(Ek: 20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile); 9.3. Geçici Madde 11- (Ek: 20/8/2016-6745/34 md.) (İptal birinci fıkra: Anayasa
Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E: 2016/196 ve K: 2018/34 sayılı kararıyla.) (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E: 2016/196 ve K: 2018/34 sayılı kararıyla.)
10. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 10.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 11. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 11.1. “Tavsiye kararı” başlıklı 32. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Kamu Denetçisi incelemesi neticesinde, başvurunun kabulü ile başvuranın ilgili mevzuatına uygun olarak yapacağı başvuruya istinaden mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliğinin değerlendirilmesi hususlarında 1/5000 ölçekli plan yönünden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ve 1/1000 ölçekli plan yönünden Tuzla Belediye Başkanlığı’na; İmar planı değişikliğinin uygun görülmemesi durumunda taşınmazın 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine göre arazi ve arsa düzenlemesinin yapılması veya imar programına alınarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, bütçe imkânları dâhilinde kamulaştırılması hususlarında Tuzla Belediye Başkanlığı’na ve Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyede bulunulması yönünde hazırladığı karar önerisini Türkiye Cumhuriyeti Kamu
Başdenetçisi’nin uygun görüşlerine sunmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran özetle, hissedarı olduğu taşınmazın imar planında ilköğretim tesis alanı olarak ayrıldığını, komşu parselde okul inşaatının tamamlanmakta olduğunu dolayısıyla taşınmazına artık okul arazisi olarak ihtiyaç kalmadığını ifade etmekle, plan tadilatı yapılarak taşınmazına imar hakkı verilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.
14. Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, başvuruya konu
724 parsel sayılı taşınmazın 21.01.1988 tasdik tarihli Kartal Şifa Islah İmar Planı ve 21.01.2003
ve 29.07.2003 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli
Mahalleleri ve Çevresi Nazım İmar Planında kısmen temel eğitim alanında, kısmen konut alanında, kısmen de yolda kaldığı; taşınmazın 03.12.2004 tasdik tarihli Mahallesi
Uygulama İmar Planında kısmen ilköğretim tesisleri alanında, kısmen de yolda kaldığı,
30.04.2005 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Tuzla Aydıntepe, İçmeler,
Mahalleleri ve Çevresi Nazım İmar Planı’ nda ise kısmen ilköğretim alanında, kısmen de yolda kaldığı; Mahallesi sınırları içinde kalan başvuruya konu taşınmazı kapsayan bölgede yapılan imar uygulamasının 27.02.2009 tarih ve nolu yevmiye ile tescil edildiği, ancak başvuranın hissesinin de bulunduğu kısmın uygulama dışında bırakıldığı, 15.06.2009 tasdik tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda parselin meskûn alanda kaldığı, 16.05.2011-25.11.2011 tasdik tarihli Mahallesi 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı’nda kısmen ilköğretim tesis alanında, kısmen de yolda kaldığı, yol istikametlerine ilişkin hazırlanan
18.03.2016 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliyle ise taşınmazın kısmen
ilköğretim tesis alanı kısmen yol alanı (10.00m) fonksiyonuna ayrıldığı, imar planlarında donatı alanlarının kamuya kazandırılması ve kamu alanlarında kalan özel mülkiyetteki taşınmazların mağduriyetinin giderilmesi amacıyla meri plan hükümlerine emsal transferine ilişkin plan notu ilavesinin yapıldığı, buna göre 18.10.2016 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli plan hükümlerinde; kentsel ve sosyal altyapı alanlarında kalan parsellerin bulunduğu bölgede çevre yapılanma koşullarındaki imar haklarının, parselin donatı alanında kalan kısmını İlçe Belediyesi lehine bedelsiz terk etmeleri şartı ile Plan onama sınırı içindeki başka parsel ya da parsellerde kullanabileceğinin düzenlendiği hususları tespit edilmiştir.
15. Dosyasından ayrıca başvuran ’ın başvuruya konu ili, ilçesi, 2 mahallesi, parsel sayılı tarla vasıflı 2136,19 m yüzölçümlü taşınmazın 2 hissesine karşılık gelen 285,15 m sini ’tan 09.04.2018 tarih ve yevmiye sayılı işlemle satış suretiyle edindiği, mahallesi parsele ilişkin 14.10.2010 tarih ve sayılı imzalı dilekçe ile parselde tek katlı ev bulunduğu, fakat parselin temel eğitim alanında olduğundan bahisle mağduriyetin giderilmesinin talep edildiği, Tuzla Belediyesince tapuda şahıs adına kayıtlı olan Mahallesi ve parsellerin bir kısmının imar planlarında İlköğretim Tesis Alanı olarak ayrılması ve söz konusu parseller üzerinde de kısmi yapılaşmalar olması sebebiyle, taşınmazların bir kısmının plan tadilatıyla okul alanından çıkarılması hakkında 17.04.2008 tarih ve sayılı yazı ile
İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünden görüş talep edildiği, ilgili idaresince 3194 sayılı İmar Kanununun 13. maddesi ile Plan Yapımına ait Esaslara Dair Yönetmeliğe atıfla aynı bölgede okul alanı olarak eşdeğer başka bir yerin okul alanına alınmasının teklif edilmesi halinde değerlendirilebileceğine vurgu yapıldığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ nün 13.01.2009 gün ve sayılı yazısı ve 02.05.2008 gün ve sayılı yazısı ile ve parsellerin temel eğitim alanından çıkarılması uygun görülmediği bildirildiğinden başvuranın talebinin reddedildiği hususları anlaşılmıştır.
16. Başvuran hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde tek katlı evi olduğundan bahisle, imar planında temel eğitim alanı ve yol lejantına ayrılan taşınmazı için plan tadilatı yapılarak mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil eden kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılmasını talep etmektedir. Yukarıda 14 numaralı paragrafta ayrıntılı olarak yer verildiği üzere, başvuranın hissedarı olduğu taşınmaz 1988 yılından bu yana uygulama imar planlarında kısmen ilköğretim tesis alanı kısmen konut alanı kısmen yol alanı olarak ayrılırken, taşınmaz 2004 yılından sonra kabul edilen uygulama imar planlarında kısmen ilköğretim tesis alanı kısmen yol alanı fonksiyonuna ayrılmıştır. Taşınmaz 30.04.2005 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Mahalleleri ve Çevresi Nazım
İmar Planı’ nda da kısmen ilköğretim alanında, kısmen de yol alanında kalmaktadır.
17. Bilindiği üzere nazım imar planları, şehrin ana dokusunu gösteren ve genel ilkeleri belirleyen planlar olup, imar planına konu düzenleme alanındaki “konut”, “ticaret”, “sosyal altyapı” alanları, “yeşil alanlar”, “teknik donatı alanları” ile “yerleşim dışı alanlar” ve “ulaşım sistemleri” bu plan kapsamında belirlenmekte, planın uygulanması için gerekli tüm teknik ayrıntılar ise (bölgeler itibarıyla yapı adaları, yoğunluk ve düzeni, uygulama için gerekli imar programlarına esas olacak uygulama etapları gibi) uygulama imar planları ile ortaya konmaktadır (AYM, Yunis Ağlar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014). İmar Kanununun 6. ve 8.
maddelerinde ifadesini bulan kentsel planlamanın temel unsurlarından birisi olan imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine göre de 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının üst ölçekli plan olan 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına uygun olması yasal bir zorunluluktur.
Bu doğrultuda başvuranın taşınmazının yeniden imara açılması ancak İstanbul Büyükşehir
Belediyesi tarafından 1/5000’lik planda ve buna uygun olarak Tuzla Belediyesince 1/1000 ölçekli planda yapılacak değişiklikler ile mümkün olabilecektir.
18. İmar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idareler ve bireyler açısından bazı yükümlülükler meydana getirmektedir. Örneğin, özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri imar sınırları içindeki her türlü imar ve yapı faaliyeti için imar plan ve programına uygun davranmak, idarenin iznini almak ve belirlediği kıstas ve sınırlara uygun olarak yapı inşa etmekle mükelleftirler. Bu bağlamda taşınmaz, imar planlarında kamu hizmetlerine tahsis edilmiş olan yerlerde kalmış ise kamulaştırma işlemine konu teşkil edeceğinden satış değerinin düşmesi, rayiç bedeli üzerinden satılma şansının azalması beklenmekte, malik ancak idarenin 3194 sayılı
Kanunun 10. ve 13. maddeleri ve 2942 sayılı Kanunun Ek 1. maddesi hükümlerinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde kamulaştırma bedeline ulaşmak suretiyle makul bir tazmin elde edebilmektedir.
19. 3194 sayılı Kanunun 10. maddesi ile belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içinde imar programı hazırlama; ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmetine tahsis edilmiş özel mülkiyete konu taşınmazları kamulaştırma yükümlülüğü getirilmiştir. 4/7/2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik Kanunun 13. maddesinde ise, özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazların; bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanların öncelikle 18. maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre
Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirileceği hüküm altına alınmıştır.
20. 20/08/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 33. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanununa eklenen Ek 1. maddesi ile de uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı, bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde kişilerin mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.
21. Mülkiyet hakkına müdahaleler en yaygın olarak uygulama imar planları ile yapılmakta olup, benzer uyuşmazlıklara ilişkin ulusal ve uluslararası yüksek mahkeme kararları incelendiğinde ise, imar planları ile mülkiyet hakkına yönelik yapılan müdahalenin Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerektiğine vurgu yapıldığı görülmektedir. Aşağıda bu kararlardan birkaçına örnek olarak yer verilmiştir.
22. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15/12/2010 tarihli ve E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında, “…uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiği, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağı kalmadığı, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiği”, tespitinde bulunmuştur.
23. Anayasa Mahkemesi de, kamu makamlarının özellikle büyük şehirlerin gelişmeleri gibi karmaşık ve zor bir alanda kendi imar politikalarını uygulamak için geniş bir takdir alanı kullanmalarının doğal olduğunu kabul etmekle, belirtilen takdir yetkisinin Anayasanın 35.
maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkını ve Anayasanın 13. maddesinde yer verilen güvence ölçütlerini gözetecek şekilde kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi gerektiğini vurgu yapmaktadır. Bu bağlamda, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararı amacına dönük olması yeterli olmayıp ayrıca ölçülü olması da gerekmektedir. Bir başka deyişle, özel mülkiyette bulunan taşınmazların imar uygulamasında kamu hizmeti alanı olarak ayrılmasında kamusal yarar bulunmakla birlikte bu yolla malike aşırı ve orantısız bir külfet yüklenmemelidir.
İmar uygulamalarıyla taşınmazların kamu hizmetine ayrılmasındaki kamu yararı amacı ile başvurucuların mülkiyet hakkının korunması arasında olması gereken adil denge ise, ancak taşınmazın makul bir süre içinde kamulaştırılması yoluyla sağlanabilir (AYM, Başvuru
Numarası: 2017/24715, Karar Tarihi : 21/12/2020 20/9/2018 R.G. Tarih ve Sayı : 2020/89827-S.20.98485 16/10/2018-30567).
24. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de “Sporrong ve Lönnroth (İsveç)” davasında uzun süreli kamulaştırma şerhleri ve imar yasakları ile karşı karşıya kalan mülk sahiplerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla yaptıkları başvuruya ilişkin incelemesinde, mülkiyet hakkına herhangi bir müdahalenin haklı gösterilebilmesi için bunun kamu veya genel çıkarlar doğrultusunda meşru bir amaca hizmet etmesi gerektiğini, fakat bunun yeterli olmadığını, Mahkemece ayrıca toplumun genel çıkarlarının gerekleri ile bireyin temel haklarının korunması gereği arasında adil dengenin korunup korunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 No’lu Protokolünün 1. Maddesinin Uygulanmasına
İlişkin Kılavuz, Monica Carss-Frisk İnsan hakları el kitapları, No. 4, Erişim:13/2/2018). Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi “Hakan Arı-Türkiye” davasında da, başvuranın mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin 2002 yılından, yani imar izni talebinde bulunduğu ve idarenin taşınmazını okul inşası için tahsis ettiğini öğrendiği tarihten bu yana sürdüğünün altını çizmiş ve “idarenin belirtilmeyen bir tarihte yapacağı kamulaştırmaya dek araziye getirilen imar yasağı sebebiyle başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmasının engellendiğini, arazinin satış şansı da dâhil, sonucu itibarıyla taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azalttığını, maliklerin kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları” yönünde bir tespitte bulanarak AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Corpus Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim 13/2/2018).
25. Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler, idarelerin konuya ilişkin getirdikleri açıklamalar ve öneriler, ilgili mevzuatı ve yüksek mahkeme kararları ışığında başvuruya konu talep değerlendirildiğinde, başvuranın hissedarı olduğu taşınmazın 30 yılı aşkın süredir imar planlarında ilköğretim alanı lejantına ayrıldığı, taşınmazın bulunduğu bölgede en son 2009 yılında imar uygulamasının yapıldığı ve taşınmazın kapsam dışı bırakılarak kadastro parseli vasfını koruduğu, malikin ancak idarelerin 3194 sayılı Kanunun 10. ve 13. maddeleri ve 2942 sayılı Kanunun Ek 1. maddesi hükümlerinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde makul bir tazmin elde edebileceği kanaati ve sonucuna varılmakla, başvuranın ilgili mevzuatına uygun olarak yapacağı başvuruya istinaden mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliğinin değerlendirilmesi hususlarında 1/5000 ölçekli plan yönünden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ve 1/1000 ölçekli plan yönünden Tuzla Belediye Başkanlığı’na; imar planı değişikliğinin uygun görülmemesi durumunda ise taşınmazın 3194 sayılı Kanunun 18.maddesine göre arazi ve arsa düzenlemesinin yapılması veya imar programına alınarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, bütçe imkânları dâhilinde kamulaştırılması hususlarında Tuzla Belediye Başkanlığı’na ve Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmasına karar vermek gerekmiştir.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden iyi yönetim ilkelerinden
“dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı, tavsiye kararına uygun olarak 3194 sayılı Kanun ve 2942 sayılı
Kanun kapsamında iş ve işlemlere başlanılması halinde “kanunilik” ilkesine de riayet edileceği değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, 1. Başvuranın ilgili mevzuatına uygun olarak yapacağı başvuruya istinaden mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliğinin değerlendirilmesi hususlarında 1/5000 ölçekli plan yönünden İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanlığına ve 1/1000 ölçekli plan yönünden Tuzla Belediye Başkanlığına TAVSİYEDE
BULUNULMASINA;
2. İmar planı değişikliğinin uygun görülmemesi durumunda, taşınmazın 3194 sayılı Kanunun 18.maddesine göre arazi ve arsa düzenlemesinin yapılması veya imar programına alınarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, bütçe imkânları dâhilinde kamulaştırılması hususlarında Tuzla Belediye Başkanlığına ve Milli Eğitim Bakanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, başvurana, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Tuzla Belediye
Başkanlığına ve Milli Eğitim Bakanlığına tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi