TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7316-S.11166
BAŞVURU NO : 2019/4982
KARAR TARİHİ : 21/08/2019
TAVSİYE KARARI
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Taşınmazın imara açılması hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/02/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan … …, İstanbul İli Avcılar İlçesi … Mahallesi … Pafta …
Parsel no.lu taşınmazı yaklaşık 40 yıldır kullanamadıklarını, söz konusu taşınmaza okul yapılmasının planlandığını, bu nedenle taraflarına imar izni verilmediği gibi taşınmazın kamulaştırılmadığını belirterek taşınmazın imara açılmasını ya da kamulaştırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 09/04/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 08/05/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. İstanbul İli Avcılar İlçesi … Mahallesi 47 pafta … parsel sayılı taşınmazın 15/06/2009 tt.
li 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planında “Meskûn Alan”da kaldığı, ilgili Plan
Uygulama Hükümlerinde, “… 1/100.000 ölçekli plan paftasında çizilen çeşitli arazi kullanım ve yerleşme alanlarına ait sınırlar şematik olarak gösterildiğinden; bu plan üzerinden plan ölçeği ile ölçü alınamaz, yer tespiti ve uygulama yapılamaz. Hâkim fonksiyonun belirtildiği bu alanların ve bu alanlar içerisinde yer alacak diğer fonksiyonların dağılımları ve bu dağılımların yoğunlukları, sınırları ve detayları alt ölçekli planlarda belirlenecektir.
8.4.21. Meskûn Alanlar
Bu alanlar konut ağırlıklı meskûn alanlar olup, konut ve konut kullanımına hizmet edecek ticaret, sosyal, kültürel ve teknik alt yapı tesisleri ile küçük sanayi sitesi vb. kullanımlar yer alabilir.
Meskûn alanlar içerisinde ilgili kurumlarca sağlıksız olduğu tespit edilen yerlerde, yaşam kalitesinin yükseltilmesi için yasal statüsüne, mevcut kent dokusuna, yapı stokunun durumuna, ayrıntılı jeolojik etütlere, donatı niteliğine ve niceliğine, alanda yaşayanların sosyal ve ekonomik yapısına göre yenileme, dönüşüm ve sağlıklılaştırma yönünde projeler geliştirilebilir.
Meskûn alanlardaki yoğunluk dağılımı; projeksiyon nüfusu, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri göz önüne alınarak şehircilik ilke ve planlama esasları dahilinde ali ölçekli planlarda belirlenecektir. …” denildiği, 2.2. Söz konusu parselin 22/12/1977 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar Nazım İmar Planında “Temel
Eğitim” ve “Yol Alanı”, 03/02/1982 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar Nazım İmar Planında “Temel
Eğitim” ve “Yol Alanı”, 21/01/2003 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar Nazım İmar Planında “Eğitim
Alanı (Lise)”, 15/12/2006 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar Nazım İmar Planında “İlköğretim Tesis
Alanı” lejantında kalmakta iken, meri 16/12/2010 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar Tem ve D-100
Karayolları Arası Nazım İmar Planında da “İlköğretim Tesis Alanı” lejantında kaldığı, meri planda mevcut eğitim kurumları dışında, eski nazım imar planlarında uygun görülen eğitim tesisleri göz önünde bulundurularak ve bölge nüfusunun ihtiyaçları doğrultusunda erişim mesafeleri dikkate alınarak eğitim tesis alanı olarak planlandığı, 2.3. Ayrıca, … parsel sayılı taşınmazın 26/02/2013 tt.li 1/1000 ölçekli … Mahallesi 2. Etap
Uygulama İmar Planında, kısmen “İlköğretim Tesis Alanı”, kısmen de “15 m.lik “Yol Alanı” lejantında kaldığı, 2.4. Söz konusu bölgede, Müdürlük bünyesinde yürütülen nazım imar planı çalışmasının bulunmadığı, fonksiyon değişikliğine ilişkin talebin plan değişikliği gerektirmekte olduğu, bu nedenle Başkanlık Oluru ve Genelgesi doğrultusunda hazırlanacak plan değişikliği teklifinin
Başkanlık Planlama Müdürlüğüne iletilmesi halinde değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
3.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
3.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. ”,
4. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun,
4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. ”,
4.2. “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. … Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.
”,
5. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun,
5.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. ”,
5.2. Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(Ek:20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.”,
5.3. Geçici Madde 11; “(Ek:20/8/2016-6745/34 md.) (İptal birinci fıkra: Anayasa
Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.) (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.)”, 6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, İstanbul İli Avcılar İlçesi … Mahallesi …
Pafta … Parsel no.lu taşınmazı yaklaşık 40 yıldır kullanamadıklarını, söz konusu taşınmaza okul yapılmasının planlandığını, bu nedenle taraflarına imar izni verilmediği gibi taşınmazın kamulaştırılmadığını belirterek taşınmazın imara açılmasını ya da kamulaştırılmasını talep etmektedir.
9. Başvuruya konu İstanbul İli Avcılar İlçesi … Mahallesi … Pafta … Parsel no.lu taşınmaz …
… adına kayıtlı iken vefatı dolayısıyla 20/10/1987 tarihli ve … sayılı yevmiye ile mirasçıları
…, …, … ve … … adlarına ¼’er hisse olarak adlarına tescil edildiği anlaşılmıştır. Taşınmazın
300 metrekarelik arsa vasıflı olduğu ve üzerinde kamulaştırma şerhinin bulunmadığı
görülmüştür.
10. Anayasanın 35 inci maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış olup, 46 ncı maddesinde ise özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamının veya bir kısmının kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasanın 46 ıncı maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile de kamu yararının gerektirdiği hallerde özel mülkiyette
bulunan taşınmaz malların tamamının veya bir kısmının devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılabileceği kurala bağlanmış; taşınmazın kamulaştırılan kısımdan arta kalan bölümünün yararlanmaya elverişli olmaması durumunda, malik tarafından belirli şartların yerine getirilmesi halinde idarenin taşınmazın arta kalan kısmını da kamulaştırmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
11. 20/08/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanununa eklenen Ek 1 inci madde ile, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı, bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde kişilerin mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.
12. 3194 sayılı İmar Kanunuyla, yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla aynı Kanunun 7 nci ve 8 inci maddesiyle belirli nüfusu aşan belediyelere imar planlarını hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiş olup, 10 uncu maddesinde de belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içinde imar programı hazırlama; ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmetine tahsis edilmiş özel mülkiyete konu taşınmazları kamulaştırma yükümlülüğü getirilmiştir.
13. Mülkiyet hakkına müdahaleler en yaygın olarak uygulama imar planları ile yapılmakta olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15/12/2010 tarihli ve E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında, “… uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiği, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağı kalmadığı, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiği” tespitinde bulunmuştur. Benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 13331/07 başvuru no.lu 11 Ocak 2011 tarihli “Hakan ARI-Türkiye” davasında, başvuranın mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin 2002 yılından, yani imar izni talebinde bulunduğu ve idarenin taşınmazını okul inşası için tahsis ettiğini öğrendiği tarihten bu yana sürdüğünün altını çizmiş ve “idarenin belirtilmeyen bir tarihte yapacağı kamulaştırmaya dek araziye getirilen imar yasağı sebebiyle başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmasının engellendiğini, arazinin satış şansı da dahil, sonucu itibarıyla taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azalttığını, maliklerin kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları” yönünde bir tespitte bulanarak AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
14. İlgili İdare tarafından gönderilen belgelerin incelenmesi neticesinde; İstanbul İli Avcılar
İlçesi … Mahallesi … Pafta … Parsel no.lu taşınmazın 22/12/1977 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar
Nazım İmar Planında “Temel Eğitim” ve “Yol Alanı”, 03/02/1982 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar
Nazım İmar Planında “Temel Eğitim” ve “Yol Alanı”, 21/01/2003 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar
Nazım İmar Planında “Eğitim Alanı (Lise)”, 15/12/2006 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar Nazım İmar
Planında “İlköğretim Tesis Alanı” lejantında kalmakta iken, meri 16/12/2010 tt.li 1/5000 ölçekli Avcılar Tem ve D-100 Karayolları Arası Nazım İmar Planında da “İlköğretim Tesis
Alanı” lejantında kaldığı, meri planda mevcut eğitim kurumları dışında eski nazım imar planlarında uygun görülen eğitim tesisleri göz önünde bulundurularak ve bölge nüfusunun ihtiyaçları doğrultusunda erişim mesafeleri dikkate alınarak eğitim tesis alanı olarak planlandığı, ayrıca söz konusu taşınmazın 26/02/2013 tt.li 1/1000 ölçekli … Mahallesi 2. Etap
Uygulama İmar Planında, kısmen “İlköğretim Tesis Alanı”, kısmen de “15 m.lik “Yol Alanı” lejantında kaldığı, dolayısıyla 22/12/1977 tasdik tarihli Nazım İmar Planından günümüze kadar donatı alanı olarak ayrıldığı görülmüştür.
15. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik yer verilen düzenlemeler ve Mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak, bu müdahalede
“kamu yararı” , “kanuni düzenleme” ve “ölçülülük” ya da “orantılılık” gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth (İsveç)” davasında uzun süreli kamulaştırma şerhleri ve imar yasakları ile karşı karşıya kalan mülk sahiplerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla yaptıkları başvuruya ilişkin incelemesinde, mülkiyet hakkına herhangi bir müdahalenin haklı gösterilebilmesi için bunun kamu veya genel çıkarlar doğrultusunda meşru bir amaca hizmet etmesi gerektiğini, fakat bunun yeterli olmadığını, Mahkemece ayrıca toplumun genel çıkarlarının gerekleri ile bireyin temel haklarının korunması gereği arasında adil dengenin korunup korunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir(http://www.inhak.adalet.gov.tr/inhak_bilgi_bankasi/el_kitaplari/mulikyet_kilavu z.pdf, 07/08/2019).
16. Başvuruya konu taşınmazın hukuki ve fiil durumuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ulusal ve uluslararası mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuruya konu talep değerlendirildiğinde, taşınmazın ilk olarak 22/12/1977 tarihli Avcılar Nazım İmar Planında “temel eğitim” ve “yol alanı” olarak belirlendiği, son olarak 26/02/2013 tarihli … Mahallesi 2. Etap Uygulama İmar Planında kısmen “İlköğretim Tesis Alanı”, kısmen de “15 m.lik Yol Alanı” fonksiyonunda kaldığı, dolayısıyla 2942 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesinde belirtilen süreyi geçtiği halde taşınmazın yatırım programına alınmaması suretiyle sürdürülen uygulamanın Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağını zedelediği, başvuranı mülkiyetin geleceği konusunda belirsizliğe ittiği, kamu yararının gerekleri ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin malik aleyhine bozulduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle başvurunun kabulüne,
a) Başvuranın taşınmazı üzerindeki imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması,
veya
b) İdare ile başvuran arasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin, güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yoluyla belirlenmesi ve idare tarafından kamulaştırma bedelinin makul sürede ödenmesini teminen yeni bir işlem tesisi,
veya c) Tespit edilecek güncel kamulaştırma rayiç bedel esas alınarak idare tarafından başka taşınmazla takas işleminin makul sürede gerçekleştirmesini teminen yeni bir işlem tesisi, hususunda İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI VE MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi