Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi E: 2022/1839 K: 2023/29

ÖZET : Dava, taşınmazın kamulaştırılmaması sebebiyle mağdur edilme iddiasından kaynaklanan tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Kanun koyucunun uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarında adli yargı merciilerinin görevli olması gerektiği hususu kabul ederek anılan uyuşmazlıkların idari yargı kolundan çıkarılıp adli yargı kolunun içine dâhil ettiği görülmektedir.

Yargılama usûlüne ilişkin bir konu olarak görevli yargı koluyla ilgili yapılan kanun değişiklikleri kanunda açıkça aksine bir hüküm bulunmadıkça “derhâl uygulama” ilkesi gereğince henüz kesinleşmeyen tüm davalara uygulanacağından uygulama imar planında öngörülen fonksiyon nedeniyle davacıya ait taşınmaza kamulaştırmasız hukuki el atıldığından bahisle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı mercileri görevli olduğundan davanın esasa girilmeksizin görev yönünden reddi gerekmekte olup, esasa girilerek verilen istinaf konusu kararın kaldırılması gerekir.

Yeniden verilecek kararda, yargılama giderlerine hükmolunurken imar planından kaynaklanan kısıtlamanın dava tarihi itibarıyla mevcut olması hâlinde yargılama giderlerinin tamamının davalı aleyhine hükmedilmesi gerekir.

İSTEMİN ÖZETİ : Van ili, … ilçesi, … Mahallesi 720 ada, 95 parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmazın 2013 yılı Belediye İmar Planında, yol olarak ayrıldığı, ancak aradan geçen sürede kamulaştırılmaması sebebiyle mağdur edildiğinden bahisle arsa bedeli olarak 10 TL, geri kalan kısmın değer düşüklüğü için 10 TL ve meyve bahçesi bedeli olarak 10 TL olmak üzere 30 TL ( dava dilekçesinde gösterilen miktarın sonradan artırılması sonucu 323.048,76-TL ) tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, “Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266.maddesi hükmü uyarınca 18/01/2021 tarihli ara kararımız ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bu karara istinaden; 23/02/2021 tarihinde icra edilen keşif neticesinde hazırlanarak 03/06/2021 tarihinde dosya müderecatına gider bilirkişi raporunda özetle; “Dava Konusu Taşınmaz İle İlgili Tespit ve İncelemeler – Van Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 18/07/2014 tarihli ve 123 Sayılı kararı ile “Büyükşehir il sınırında bulunan 20 metre ve üzeri tüm yolların hakım ve onarımı ile yapımını 3216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesi doğrultusunda Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmasına, 20 metre nin altında bulunan diğer yolların yapım, bakım ve onarımı ile ilgili iş ve işlemlerin ilgili ilçe belediyeleri tarafindan yapılmasına. ” şeklinde karar alındığı, – Dava konusu 95 parsel numaralı taşınmazın imar planında A= 8.345,15 m2’sinin Konut Alanı, Y4= 923,18 m2’sinin 20 metrelik yol alanı, YI= 583,15 m2’sinin, Y2= 536,80 m2’sinin, Y3=7,72 m2’sinin 20 metre altı olan 10 metrelik yol alam olarak planlandığı, – B-853.25 m2’lik 720 ada 72 parsel sınırları içerisinde kalan ve C=5,64 m2’lik 720 ada 492 parsel sınırları içerisinde kalan, alanlar gerekli terkinler yapıldıktan sonra tek başına yapılaşmaya elverişli olmayıp dava konusu parselin imar planında konul alanı olarak planlanan ve ekli krokide A harli ile belirtilen alana tevhid edilerek ve/veya bu alanların ( B ve C ) tek başına yapılaşmasını sağlayacak kadar kısmın ayrılması sonrası yapılaşabilecektir. C alanı ile ilgili uygulayıcı belediyelerin imar ada alanlarında iki ( 2 ) metreye kadar değişiklik yapma hakkı ( plan tadilatı yapmadan yol hatları kaydırılabilir ) bulunması sebebiyle Tuşba Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından uygun görülmesi halinde € alanı oluşturulamayabileceği, – Davaya konu parselin alan ve koordinatları 1/2000 ölçekli paftasının sayısallaştırılması ile elde edilmiş olup tescile esas koordinatlar ile farklılık göstermesi halinde tescile esas koordinatlar geçerli kabul edilmelidir. İmar sınır ve koordinatları dava dosyası içerisinde bulunan imar planından elde edildiği, – Dava konusu taşınmaz ile ilgili dosyada ve keşif esnasında yapılan inceleme ve gözlemlerde taşınmaza davalı idare tarafından fiili bir el atma olmadığı, davacı taşınmazın bulunduğu alan ile ilgili herhangi bir imar programının belirlenmediği, bu alana ilişkin parselasyon planının yapılmadığı ve imar planının kesinleştiği 29.08.2015 tarihli ve 13302 Sayılı Bakanlık Olur’larından itibaren 5 vıllık sürenin aşıldığı, -Emsal Mukayesesine Göre; Dava konusu taşınmazın değerinin tespiti için tarafımızdan resen emsal araştırması yapıldığı, yapılan araştırmalar sonucunda dava konusu taşınmazın 2019 yıl birim değerine ulaşıldığı, Bilirkişi kurulu tarafından dava dosyasında uygun emsal bulunmamasından dolayı dosyaya resen emsal sunulmuş ve bu emsale göre mukayeseler yapılarak dava konusu taşınmazın değerinin takdir edildiği, A- )Tuşba Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün 04.05.2017 tarih ve E.1021561 sayı numaralı yazısı ile Van 1.Asliye Hukuk mahkemesi 2014/286 Esas sayılı dava dosyasına sunulan ve heyetçe resen değerlendirmeye alınan emsalin incelenmesi; Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın Yapılaşma Arz Talep dengesi kıstasında mukayeselerinde emsal taşınmazın çevresinde yapılaşmanın daha çok olması çevre gelişmişliğinin daha vüksek ve günlük kişi sirkülasyonunun çok olması bunun yanında yapılaşmanın daha çok talep görmesin ve alım satımın daha kolay olmasından dolayı emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza göre daha değerli olduğunu gösterdiği, dava konusu taşınmaz ise Van ili ve Tuşba İlçesinin gelişme yönünde bulunmakta ve alım ve satım talebi ile yapılaşma yönünden az rağbet gördüğü, bu sebeplerden dolayı yapılaşma arz talep kıstasında dava konusu taşınmaz emsal taşınmazın %40’ı oranında değerli olabileceği, Dava konusu taşınınaz ile emsal taşınmazın Konum Uygunluğu kıstasında mukayeselerinde Emsal taşınmazın D-975 ( Erciş- Van yolu ) üzerinde bulunduğu çevre, yapı sıklığı ve kurumlara olan yakınlığı dikkate alındığında insan ve araç yoğunluğu bakımından daha işlek ve harcketli olduğu nun tespit edildiği, dava konusu taşınmazın ise D-075 ( Erciş- Van yolu ) caddesine göre daha uzak mesafede yer alması ve çevre yapı sıklığı ve kurumlara olan yakınlığının emsal taşınmaza göre oldukça az olmasından dolayı dava konusu taşınmaz emsal taşınmazın %50’si oranında değerli olabileceği, Emsal taşınmazın Van-Erciş taransit yoluna olan uzun cephesi emsal taşınmaza ticari faaliyetler açısından oldukça avantaj sağlamaktadır. Dava konusu taşınmazın isc herhangi bir caddeye cephesinin bulunmadığı, cepheli olduğu sokağın işlekliğinin oldukça düşük olması taşınmazın toplam alanı dikkate alındığında yol ile olan cephesinin oranının emsal taşınmaza göre oldukça düşük olduğu tespit edilmiş ve Cephe Uygunluğu kıyas maddesine göre dava konusu taşınmazın emsal taşınmazın %25’i oranında değerli olduğu, Dava konusu taşınmaz ile Emsal taşınmaz. merkeze olan uzaklık kıstasında karşılaştırıldıklarında emsal konusu taşınmazın Van il merkezi nokta olarak kabul edilebilecek olan Valilik binasına kuş uçuşu yaklaşık -7 km Van Adliyesine -5 km ve Terminal ( otogar ) binasına 4,5 km mesafede iken dava konusu taşınmazın, Valilik binasına kuş uçuşu yaklaşık 10 km Van Adliyesine 8 km ve Terminal ( otogar ) binasına 7,5 km mesafede oldukları anlaşılmıştır. emsal taşınmazın bu noktalara daha yakın olması dava konusu taşınmazdan değerli olduğunu gösterdiği, mesafeleri göz önünde bulundurularak merkeze olan uzaktık kıstasında dava konusu taşınmaz emsal taşınmazın %40’ı oranında değerli olabileceği, Dava konusu taşınmaz Van Organize Sanayi Sitesine komşu durumda olup çevresinde beton santralleri, Van Mermer Vabrikası, yakınlarında Başbakanlık Toplu Konut İdaresi tarafından yapılmış olan Üniversite Toki yerleşkesi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Araştırma Hastanesi ve Van Erciş Karayolu yer almakta ancak henüz ticari yapılaşma için uygun alt yapıya sahip değildir. İlerleyen zamanlarda ticari açıdan uygun olacağı düşünülmektedir. Bunun yanında emsal taşınmazın Van-Erciş transit yoluna cepheli olması ve her tür ticari faaliyete uygun olması durumu göz önünde tutulmuş ve emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan ticari uygunluk maddesinde 5 kat daha değerli olduğu,Katsayı Hesabı: Dava konusu taşmmaz ile Emsal taşınmaz arasındaki mukayese öranız 175 500 0,35 olarak hesaplandığı, buna göre dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle m” birim fiyatın, emsal taşınmazın m birim fiyatının 4433’ine ( 1753 500 0,35 ) tekabül ettiği, Bu durumda dava konusu taşınmazların m2 birim değeri “ 788,65 TL/m2 x 0,35= 276,02 TL/m2 olacağı, Tuşba Belediyesinde resen yapılan araştırma sonucunda dava konusu taşınmaz ve emsal taşınmazdan herhangi bir D.O.P kesintisi yapılmadığı belirtildiğinden dava konusu taşınmazdan da D.O.P kesintisi yapılmadığı, Yapılan hesaplamalar sonucu farklı iki yönteme göre ( Piyasa araştırması ve Resmi emsale göre mukeyese ) tespit edilen birim fiyatların benzer olduğunun görüldüğü, piyasada yapılan araştırmalar, incelemeler ve resmi emsal satışı ile dava konusu taşınmazın mukayesesi sonucunda dava konusu arsanın nihai olarak 275 T. L/m? birim fiyat ile alıcı bulabileceğinin tespit edildiği, -Sonuç ve Kanaat; -Dava konusu taşınmaz Van ili, … İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde yer alan 220 Ada 95 numaralı 10.396,00 m” alanlı. geometrik olarak dikdörtgen şekline benzeyen amorf şekilli, topoğrafik olarak ise az eğimli bir yapıya sahip olduğu, dava konusu taşınmazın çevresinin meskun mahal olduğu ve belediyenin her türlü imkanından yararlanacak konuma sahip olduğu, -Ayrıca davacı taşınmaza davalı idare tarafından ftili bir el atma olmadığı. davacı taşınmazın bulunduğu alan ile ilgili herhangi bir imar programının belirlenmediği. bu alana ilişkin parselasyon planının yapılmadığı ve imar planının kesinleştiği 29.08.2013 tarihli ve 135302 Sayılı Bakanlık Olur’larından itibaren 5 yıllık sürenin aşıldığı hususlarının tespit edildiği, -Dava konusu 95 parsel numaralı taşınmazın imar planında A= 8.345,15 m2’sinin Konut Alanı. Y4= 923,18 m2’sinin 20 metrelik yol alanı, Y1= 583,15 m2’sinin, Y2= 536,80 m2’sinin, Y3=7,72 m2’sinin 20 metre altı olan 10 metrelik yol alanı olarak planlandığı, -Dava konusu taşınmazın hukuksal el atılan ( yol ) kısımlarının değen 2 farklı yöntem ile tespit edildiği, ilk olarak piyasa rayiçlerine göre benzer arsaların dava tarihi itibariyic alım-satım değerlerinin araştırıldığı ve nihai bir birim değere ulaşıldığı, ikinci olarak ise emsal olabitecek resmi alım-satım emsalinden yola çıkılarak dava konusu taşınmazın birim değerine ulaşıldığı, -Son olarak ise bu iki yöntem sonucu çıkan rakamlar dikkate alınarak nihai bir birim değer takdir edildiği, Sermaye Piyasası Denetleme Kurulu ve BDDK mevzuatları çerçevesinde değerlendirmeler yapılarak dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 13/11/2009 tarihli nihai bedeline ulaşıldığı, -Yapılan hesaplamalar sonucu farklı iki yönteme göre ( Piyasa araştırması ve Resmi emsale göre mukeyese ) tespit edilen birim fiyatların benzer olduğu görüldüğü, piyasada yapılan araştırmalar, incelemeler ye resmi emsal satışı ile dava konusu taşınmazın mukayesesi sonucunda dava konuşu arsanın nihai olarak 275 TL/m2′ birim fiyat ile alıcı bulabileceğinin tespit edildiği, -Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda Büyükşehir Belediyesi hukuksal el atma alanı olan krokisinde Y4 olarak gösterilen kısım içirişinde kalan yapılar ile Tuşba Belediyesi’nin hukuksal el atma alanı olarak belirtilen ( 20 metreden küçük yollar ) krokisinde YI, Y2 ve Y3 olarak adlandırılan kısımlar içerisinde kalan yapıların bedeli ayrı ayrı ortaya konulduğu, – Yapılan hesaplamalar sonucu Van Büyüksehir Belediyesine ait hukuksal el atma alamı olan Y4 kısmı üzerinde yer alan ( duvar + ahır ) yapıların toplam bedeli 20.201,94 TL olarak hesaplandığı, -Yapılan hesaplamalar sonucu Tuşba Belediyesine ait hukuksal el atma alanı olan YI ve Y2 kısmı üzerinde yer alan yapıların ( Duvarların ) toplam bedeli 3.473,18 TL olarak hesaplandığı, -Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda Büyükşehir Belediyesi hukuksal el atma alanı olan krokisinde Y4 olarak gösterilen kısım içerisinde kalan ağaçlar ile Tuşba Belediyesi’nin hukuksal el atma alanı olarak belirtilen ( 20 metreden küçük yollar ) krokisinde YI, Y2 ve Y3 olarak adlandırılan kısımlar içerisinde kalan ağaçların bedeli ayrı ayrı ortaya konulduğu, -Yapılan hesaplamalar sonucu Van Büyükşehir Belçdiyesine ait hukuksal el atma alanı olan Y4 kısmı üzerinde yer alan ağaçların toplam bedeli 11.349,70 TL olarak hesaplandığı, -Yapılan hesaplamalar sonucu Tuşba Belediyesine ait hukuksal el atma alanı olan Y1 ve Y2 kısımı üzerinde yer alan ağaçların toplam bedeli 47.088,95 TL olarak hesaplandığı, -Van Büyükşehir Belediyesine ait hukuksal el atma alanı olarak arsa bedelinin 253.874,50 TL olarak hesaplandığı, -Tuşba Belediyesie ait hukuksal el atma alanı olan arsa bedelinin 310.109,25 TL olarak hesaplandığı, -Yapılan hesaplamalar dava konusu parselin bulunduğu yerin bütün özellikleri ( taşınmazın büyüklüğü, geometrik şekli, yapısı, eğimi, topografik yapısı vb. ) göz önünde tutularak olumlu ve olumsuz faktörler ışığında yapılan hesaplamalar sonucu dava konusu Tuşba İlçesi, Şemsibey Mahallesi 720 Ada 95 numaralı parselin Van Büyükşehir Belediyesi hukuksal el atma alanı içerisinde kalan kısmının ( Krokisinde Y4 ) arsa bedeli ve bu kısım üzerinde yer alan ağaç ve yapıların toplam değeri dava tarihi olan 2019 yılı itibariyle 285.426,14 TL olarak hesaplandığı, -Tuşba Belediyesi hukuksal el atma alanı içerisinde kalan kısmının ( Krokisinde YI-Y2- Y3 ) arsa bedeli ve bu kısım üzerinde yer alan ağaç ve yapıların toplam değeri ise dava tarihi olan 2019 yılı itibariyle 360,671,38 TL olarak hesaplandığı” yönünde tespitlerde bulunulmuştur. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı ve davalı idarelerce itiraz edilmiş olup; itiraz gerekçelerinin raporu kusurlandırmadığı ve bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 16/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının taşınmaza 1/2 oranında malik olması nedeniyle dava dilekçesindeki 30 TL olan talebini 323.018,76 TL artırarak 323.048,76 TL’ye yükselttiği görülmüştür. Görülmekte olan uyuşmazlıkta, dava konusu alanda yapılan İmar Planlarında kısmen meydan kısmen resmi kurum alanı olarak ayrılan dava konusu taşınmazın resmi kurum ve meydan olarak belirlenmesinin üzerinden beş yıldan fazla bir süre geçmiş olması karşısında, 5 yıllık imar programının hazırlanmadığı ve davacıların taşınmazın mülkiyet hakkından uzun süredir yararlanma olanağının kalmadığı anlaşılmakta olup, davacıların mülkiyetindeki taşınmazın, imar planlarında resmi kurum alanı ve miydan olarak ayrılması nedeniyle bu taşınmazda artık yapılaşmaya gidilemeyeceği ve dolayısıyla davacıların tasarruf hakkının kısıtlandığı açıktır. Buna göre, davacının taşınmazının mülkiyet hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğurucak şekilde uzun süre taşınmazın imar programlarına alınmadan ve kamulaştırma da yapılmadan bekletildiği anlaşıldığından, davacıların kamulaştırmasız el atma nedeniyle uğradığı zararın, taşınmazı imar programına alması ve kamulaştırma işlemini gerçekleştirmesi gereken davalı idarelerce tazmini gerekmektedir. Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre, davacının 1/2 oranında hissedar olduğu; öte yandan dava dilekçesinde yapı bedeli talep edilmediği ancak Kamulaştırma Kanunun 11.maddesinde kamulaştırılacak taşınmaz bedeli belirlenirken taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın da dikkate alınacağının belirtildiği, bu sebeple bu bedelin de davacı tarafından yapılan ıslah da dikkate alınarak ödenmesi gerektiği anlaşıldığından; davacının taşınmazının kısıtlanması nedeniyle 323.038,76 TL ‘nin davacıya ödenmesi, öte yandan taşınmazın kalan kısmının konut alanı olarak ayrılması nedeniyle değer düşüklüğü meydana gelmediği anlaşıldığından bu kısma ilişkin talebin ( 10,00 TL ) reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ayrıca, hukuki el atma nedeniyle açılan tam yargı davaları, adli yargıdaki fiili el atma nedeniyle açılan davalardan farklı olarak, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunları kapsamında açılan davalar olduğundan, hükmedilecek faizin; dava açma tarihi itibariyle talep edilen miktar için, dava tarihinden geçerli olmak üzere, ıslah edilen kısım için ıslah tarihi itibariyle yasal faiz üzerinden hesaplanması gerektiği de açıktır. Diğer taraftan, davacıya ödenmesine hükmolunan tazminat tutarının, taşınmazın idareler adına tapuda tescili sırasında kamulaştırma bedeli yerine geçecek miktar olarak kabul edilmesi ve buna göre işlem yapılması da zorunludur.” gerekçesiyle verilen, davanın kısmen kabulü ile; davacıya ait olan taşınmazın 1/2 hissesine karşılık değerine isabet eden toplam toplam 323.038,76 TL tazminatın; 142.708,07 TL’sinin Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 10,00 TL’sine dava tarihi olan 13/11/2020 kallan kısma ise ıslah tarihi olan 16/06/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, 180.330,69 TL’sinin Tuşba Belediye Başkanlığı tarafından 10,00-TL’sine dava tarihi olan 13/11/2020 kalan kısma ise ıslah tarihi olan 16/06/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin 10,00 TL talebin reddine dair Van 3. İdare Mahkemesi’nin 06/10/2022 tarih ve E: 2022/2383, K: 2022/2136 Sayılı kararının; davalı Tuşba Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu taşınmaz ile ilgili kendilerinin hukuki veya fiili olarak herhangi bir kamulaştırma işlemi ve eylemi bulunmadığından davanın kendileri açısından reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, yine kararın kısmen kabulüne ilişkin kısmının; davalı Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, husumet itirazında bulunulduğu, taleplerin zamanaşımına uğradığı, davacının başvuru yapmaması nedeniyle el atma işlemine rıza göstermiş olduğu, düzenleme ortaklık payının yapılacak hesaptan düşülmesi gerektiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği, davacı tarafından ise; Mahkemenin tazminat miktarının taşınmazın değeri ve yapıların değeri eksik hesaplandığı gibi m2 birim fiyatı raicin altında da hesaplandığı, Mahkemenin maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği öne sürülerek 2577 Sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : İstinaf aşamasında üç istinaf başvuru dilekçesine karşı da savunma dilekçeleri verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdarî Dava Dairesince; istinaf başvuru dilekçeleri ile dava dosyası içindeki diğer tüm bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

KARAR : İstinaf başvurularının tekemmül etmiş olmaları nedeniyle, istinaf aşamasındaki davalı Tuşba Belediye Başkanlığının yürütmenin durdurulması isteği hakkında karar verilmeksizin doğrudan ( istinaf başvurularına ilişkin ) nihaî kararın verilmesi uygun görülmüştür.

2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunun Ek 1. maddesine 26/11/2022 tarih ve 32025 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. Maddesiyle getirilen ek cümle sonucunda anılan madde şu hâli almıştır: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. ( Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md. ) Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür.”

7421 Sayılı Kanuna ait TBMM Komisyon raporunda anılan ek cümlenin getiriliş amacı şu şekilde belirtilmiştir:

“Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları nedeniyle yargı yolundan kaynaklı uygulama sorunları giderilmesi; İdari Yargı tarafından verilen tazminat kararlarıyla birlikte taşınmazların el atmayı gerçekleştiren idare adına tescil edilememesi nedeniyle uygulamada meydana gelen sorunların çözümlenmesi amaçlanmıştır.” ( https://www5.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem27/yil01/ss364.pdf, E.T: Kasım 2022 )

Kanun koyucu 26/11/2022 tarihinde yayımlanan ve yukarıda zikrolunan Kanun hükmü ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarında adli yargı merciilerinin görevli olması gerektiği hususu kabul ederek anılan uyuşmazlıkların idari yargı kolundan çıkarılıp adli yargı kolunun içine dâhil ettiği görülmektedir.

Yargılama usûlüne ilişkin bir konu olarak görevli yargı koluyla ilgili yapılan kanun değişiklikleri ( kanunda açıkça aksine bir hüküm bulunmadıkça ) “derhâl uygulama” ilkesi gereğince henüz kesinleşmeyen tüm davalara uygulanır.

Bu durumda, uygulama imar planında öngörülen fonksiyon nedeniyle davacıya ait taşınmaza kamulaştırmasız hukuki el atıldığından bahisle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı mercileri görevli olduğundan davanın esasa girilmeksizin görev yönünden reddi gerekmekte olup, esasa girilerek verilen istinaf konusu kararın kaldırılarak yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.

Öte yandan; Dairemiz kararı sonrası yeniden verilecek kararda, yargılama giderlerine hükmolunurken vekâlet ücreti için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 3. fıkrası hükmü dikkate alınarak vekâlet ücretine hükmedilmemesi, vekâlet ücreti haricinde kalan yargılama giderleri için 2577 Sayılı Kanun’un 31. maddesinin 1 numaralı fıkrasının atıfta bulunduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 327. maddesinin ( 1 ) numaralı fıkrası ile Danıştay içtihatları gereği imar planından kaynaklanan kısıtlamanın dava tarihi itibarıyla mevcut olması hâlinde yargılama giderlerinin tamamının ( gereksiz yere gider yapılmasına sebebiyet veren ) davalı ( lar ) aleyhine hükmedilmesi gerektiği hususunun Mahkemece dikkate alınması gerekmektedir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

– İstinaf başvurularının kabulüyle istinaf konusu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine,

– Yargılama giderleri hakkında yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yapılacak yeni yargılama neticesinde karar verileceğinden, bu aşamada yargılama giderleri hakkında Dairemizce hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,

– İşbu kararın taraflara tebliğinin Mahkemesince yapılmasına,

– Temyiz yolu kapalı olmak üzere, 17.01.2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

 


ÖZET: Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, taşınmazın kamulaştırılmaması nedeniyle tazminat talebine ilişkin davanın adli yargı mercilerince görülmesi gerektiğine karar vermiştir. Dava konusu taşınmazın imar planında kamulaştırmasız el atma nedeniyle davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiği tespit edilmiştir. Mahkeme, davanın esasa girilmeksizin görev yönünden reddine ve tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir. Ayrıca, yargılama giderlerinin davalılar aleyhine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.