TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/5529-S.8300

BAŞVURU NO : 2019/1004

KARAR TARİHİ : 12/07/2019

TAVSİYE KARARI

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın taşınmazının kamulaştırılması, kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yolu ile belirlenmesi ve makul sürede ödenmesi talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 18/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan … …, İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, Mimarsinan 2

Mahallesinde yer alan … parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, … m büyüklüğünde taşınmazının Mimarsinan Belediyesince 19/07/2004 tarihinde onaylı 1/5000 ölçekli imar planında “mezarlık alanı” olarak ayrıldığını, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını kullanamadığını belirterek İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından imar planında mezarlık alanı olarak belirlenen taşınmazının kamulaştırılmasını ve kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yolu ile belirlenmesini ve makul sürede ödenmesini talep etmektedir.

1.1. Başvuranın Kurumumuza sunduğu tapuya ilişkin belgelerin incelenmesi sonucunda, başvuranın İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, Mimarsinan Mahallesi … Parselde …/… sayılı hissenin 14/04/1987 tarihi itibarıyla maliki olduğu görülmüş ve başvuru bu kapsamda incelenmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 28/02/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 26/06/2019 tarih ve …-… sayılı yazıları ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuruya konu taşınmazın 16/05/2011 onanlı meri 1/5000 ölçekli Büyükçekmece Tepecik

Havzadışı Bölgesi ve E-5 Arası Nazım İmar Planı’nda kısmen “mezarlık alanı”, “kısmen park alanı” kısmen “160 kişi/ha yoğunluklu konut alanı” fonksiyonlarında ve kısmen “20 metrelik taşıt yolu”nda kaldığı, 03/06/2011 onanlı meri 1/1000 ölçekli Büyükçekmece Tepecik

Havzadışı Bölgesi ve E-5 Arası Uygulama İmar Planı’nda kısmen “mezarlık alanı”, kısmen

“park alanı” fonksiyonlarında ve kısmen 7 metre, 12 metre ve 20 metrelik yol alanlarında kaldığı, 2.2. Söz konusu taşınmazın 16/05/2011 onanlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 03/06/2011 onanlı 1/1000 ölçekli uygulama imar planından önce bölgede yürürlükte olan ve 5216 sayılı

Büyükşehir Belediye Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce bölgede geçerli olan

Büyükçekmece Mimarsinan Belediyesince onaylanmış 05/10/2000 tarihli 1/5000 ölçekli

Mimarsinan Nazım İmar Planı’nda kısmen “mezarlık alanı”, kısmen “park alanı” kısmen de

“160 kişi/ha yoğunluklu konut alanı” fonksiyonları ile 12 ve 10 metrelik yol alanlarında, 05/10/2000 tarihli 1/1000 ölçekli Mimarsinan Uygulama İmar Planında kısmen “mezarlık alanı”, kısmen “park alanı” fonksiyonları ile kısmen 7 metre, 10 metre ve 12 metrelik yol alanlarında kaldığı, 2.3. Başvuranın … parsele ilişkin olarak 16/05/2011 onanlı meri 1/5000 ölçekli Büyükçekmece

Tepecik Havzadışı Bölgesi ve E-5 Arası Nazım İmar Planı’na yasal askı süresi içerisinde, 01/08/2011 tarih ve … sayı ile kayıt altına alınan dilekçe ile itiraz ettiği ancak söz konusu itirazın İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 25/11/2011 tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilmediği, 2.4. 16/05/2011 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli plan yapım sürecinde ilgili kuum görüşleri

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ve bu Yönetmeliğe bağlı donatı standartları ve ilgili mevzuatlar doğrultusunda, meri plan hakları ve fonksiyonları gözetilerek bir plan kurgusu oluşturulduğu ve 05/10/2000 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Mimarsinan Nazım İmar Planı’nda yer alan fonksiyonların korunduğu, 2.5. Başkanlıklarınca yapılan inceleme neticesinde … parselin mülkiyetinin hali hazırda hisseli şahıs mülkiyetinde olduğu parsel hissedarlarından olan başvuran tarafından 14/04/1987 tarihinde edinildiği, 2.6. Konuya ilişkin olarak Başkanlıklarına bağlı Harita Müdürlüğünün 12/06/2019 tarih ve …

sayılı yazısında, “Söz konusu parseli kapsayan alanda Müdürlüklerince yapılan veya kontrol edilen herhangi bir imar uygulama çalışması bulunmadığı”, Kamulaştırma Müdürlüğünün 21/06/2019 tarih ve …-… sayılı yazısında, “Bahse konu taşınmaz ile ilgili yapılan incelemede

Başkanlığımızca herhangi bir fiili müdahalenin bulunmadığı ve güncel bir kamulaştırma çalışmasının olmadığı tespit edilmiştir.” ifadelerine yer verildiği, Planlama Müdürlüğünün 24/06/2019 tarih ve …/…-… sayılı yazısında ise ilgilileri tarafından yapılan itiraz başvurularına istinaden 28/08/2004 tarih ve S/90 sayılı Başkanlık Onayı ve meri mevzuat doğrultusunda hazırlanacak olan plan değişikliği teklif dosyasının sunulması halinde Müdürlüklerince değerlendirilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine iletilebileceğinin ilgililere bildirildiği, parsel maliklerinden … … tarafından açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesinin

… … sayılı kararı ile davanın süreaşımı yönünden reddine karar verildiğinin belirtildiği kaydedilmiştir.

3. Kurumumuzun 28/02/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

Büyükçekmece Belediye Başkanlığının 07/03/2019 tarih ve … sayılı yazıları ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuruya konu taşınmazın imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastral parsel olduğu, 3.2. Söz konusu taşınmazın 13/06/2011 tasdik tarihli “Tepecik Havza Dışı Bölgesi ve E-5

Arası” 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında kısmen mezarlık alanı kısmen yol ve kısmen pasif yeşil alan olarak ayrıldığı, 3.3. Taşınmazın ilk defa 05/10/2000 onay tarihli 1/5000 ölçekli Mimarsinan Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Mimarsinan Uygulama İmar Planı ile kısmen mezarlık alanı kısmen yol ve kısmen pasif yeşil alan fonksiyonlarına alındığı, 3.4. Başvuruya konu taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğu ve söz konusu parselle ilgili kamulaştırma dosyasının mevcut olmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 4.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 4.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. ”, 5. 20 Mart 1952 tarihinde imzalanan ve 10 Mart 1954 tarihinde onaylanan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek Protokolün “Mülkiyetin

Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir” 6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun, 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”, 7.2. “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. … Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.

İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.

”, 8. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun, 8.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, .karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. ”, 8.2. Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(Ek:20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.”, 8.3. Geçici Madde 11; “(Ek:20/8/2016-6745/34 md.) (İptal birinci fıkra: Anayasa

Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.) (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.)”, 9. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 inci maddesinde; “Çevre düzeni planına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar planını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plana uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar planlarını, bu planlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon planlarını ve imar ıslah planlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek” Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır.” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, hissedarı olduğu ve 05/10/2000 tarihli 1/1000 ölçekli Mimarsinan Uygulama İmar Planı kapsamında mezarlık alanı fonksiyonunda kalan İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, Mimarsinan Mahallesinde yer alan … parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasını ve kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yolu ile belirlenmesini ve makul sürede ödenmesini talep etmektedir.

12. Taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinden başvuranın 14/04/1987 tarihinden beri söz konusu taşınmazın hissedarı olduğu (…/…), başvuran ve ilgili İdareler tarafından

Kurumumuza sunulan belgelerden ise; başvuranın daha önce 24/10/2011 tarihli dilekçe ile söz konusu plana itiraz ettiği ancak itirazının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 25/11/2011 tarihli kararı ile reddedildiği, başvuran ile diğer hissedarların 16/05/2011 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Büyükçekmece Tepecik Havzadışı Bölgesi ve E-5 Arası Nazım İmar Planında mezkur taşınmazın mezarlık alanı olarak düzenlenmesinin mülkiyet hakkı ihlaline sebebiyet verdiğinden bahisle iptali istemiyle dava açtığı, Mahkemenin E…./… K…./… sayılı ve 07/06/2012 tarihli kararı ile davayı süreaşımı yönünden reddettiği, taşınmaz hissedarlarından

… …’in 28/07/2011 tarih ve …-… sayı ile kayıt altına alınan dilekçesine istinaden İstanbul

Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Mezarlıklar

Müdürlüğünün 11/08/2011 tarih ve …-… sayılı cevabi yazısında “söz konusu taşınmaz ile ilgili

Müdürlüğümüzün herhangi bir tasarrufu bulunmamakta olup, mezarlık alanı olarak kullanmayı düşünmemektedir. Mezarlık alanı dışına çıkarılmasında mahsur görülmediği

Müdürlüğümüz görüşüdür” yönünde açıklamada bulunduğu, başvuranın konuya ilişkin olarak

… sayılı taşınmaz üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılması veya kamulaştırılması talebiyle

Kurumumuza daha önce 04/09/2018 tarihinde başvurduğu, söz konusu başvuruya ilişkin olarak

Kurumumuzca 05/10/2018 tarih ve … sayılı Gönderme Kararı verildiği anlaşılmıştır.

Kurumumuzun Gönderme Kararına istinaden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve

Büyükçekmece Belediye Başkanlığından alınan cevabi yazılarda özetle; taşınmaz üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılabilmesi için öncelikle 1/5000 ölçekli nazım imar planında tadilat yapılmasının gereklilik arz ettiği, taşınmazın özel şahıs mülkiyetinde bulunması sebebiyle hazırlanacak plan tadilat dosyasının İstanbul Büyükşehir Belediyesine sunulması gerektiği, taşınmaza fiili bir müdahalenin bulunmadığı ve taşınmaza ilişkin güncel bir kamulaştırma çalışmasının olmadığı yönünde açıklamalarda bulunulduğu görülmüştür.

13. Anayasanın 35 inci maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış olup, 46 ncı maddesinde ise Devlet ve kamu tüzel kişilerinin özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasanın 46 ıncı maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile İdarelerin kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerini veya teşebbüslerini yürütmek üzere gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri hüküm altına alınmıştır.

14. Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1 inci maddesi ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı, bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde kişilerin mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.

15. 3194 sayılı İmar Kanunuyla, Belediyeler imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlü kılınmış ve 5 yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerlerin ilgili kamu kuruluşlarınca bu program süresi içinde kamulaştırılacağı düzenlenmiştir. Anılan Kanun hükmü çerçevesince, imar planları uyarınca kamu hizmetlerine ayrılan taşınmazların 5 yıllık süre zarfında kamulaştırılması zorunluluk arz etmektedir.

16. Mülkiyet hakkına müdahaleler yaygın olarak uygulama imar planları ile yapılmakta olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15/12/2010 tarihli ve E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında, “İmar planlarında okul alanı olarak tahsis edilmiş bulunan dava konusu arsa üzerinde davacının, ileriye yönelik inşaat yapma gibi kişisel tasarruflarda bulunma, rayiç değeri üzerinden satma, kiralama, yararlı değişiklikler yapma gibi, mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma hakkının kısıtlandığını, uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmazı üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiğini, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağının kalmadığını, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiğini” tespit etmiştir. (Corpus Web Hukuk Mevzuat ve

İçtihat Programı, Erişim 26/06/2019)

17. Benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 13331/07 başvuru no.lu 11 Ocak 2011 tarihli “… …/Türkiye” Davasında, başvuranın mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin 2002 yılından, yani imar izni talebinde bulunduğu ve idarenin taşınmazını okul inşası için tahsis ettiğini öğrendiği tarihten bu yana sürdüğünün altını çizmiş ve “Mevcut şartlar çerçevesinde, başvuranın hakkına yönelik müdahalede genel kamu menfaatlerine riayet edildiği kanısına varmakla birlikte geçen süre zarfında kamulaştırmanın yapılmaması sebebiyle başvuranın mülkiyetinin akıbeti konusunda bir belirsizliğe itildiği ve söz konusu bu durumun başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmasının önünde engel teşkil ettiği, arazinin satış şansı da dahil, bu durumun sonucu itibarıyla taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azalttığı, malikin kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı” yönünde bir tespitte bulanarak AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

(https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 26/06/2019).

18. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth/İsveç” Davasında; Sporrong taşınmazında 23 yıl Lönnroth taşınmazında 8 yıl süren kamulaştırma izninin başvuranları taşınmazlarının geleceği hakkında tamamen belirsizlik içinde bıraktığını ve başvuranların içinde bulundukları zorlukların Hükümetçe dikkate alınmasını sağlamaya yönelik haktan mahrum olduklarını tespit etmiştir. Mahkeme kararında kamulaştırma iznine ek olarak

Sporrong taşınmazında 25 yıl, Lönnroth taşınmazında 12 yıl uygulanan inşaat yasağına bağlı olarak başvurucuların mülkiyet haklarından tam anlamıyla faydalanmalarının engellendiğini belirterek İsveç Parlamento Ombudsmanının “uzun süreli inşaat yasaklarının mülk sahipleri üzerinde yarattığı olumsuz etkinin hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir devletin pozisyonu ile bağdaştırılamayacağını” kaydeden 1967 tarihli raporuna atıfta bulunmuştur. Mahkeme ayrıca kamulaştırma izni ile inşaat yasağının uzun bir süre için öngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel yarar arasındaki dengeyi bozduğunu tespit ederek, sonuçları inşaat yasağı ile ağırlaştırılan kamulaştırma izni ile her iki başvurucu açısından AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. (https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 26/06/2019)

19. Anayasa Mahkemesi 20.09.2018 tarihli … … başvurusuna ilişkin …/… K: … sayılı kararında; başvuranın 05/02/2004 tarihinde tasdik edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında yol olarak belirlenen taşınmazının geçen süre zarfında kamulaştırma işleminin yapılmadığını, başvurucuya hiçbir tazminat ödenmediğini, taşınmazı üzerinde imar kısıtlılığının devam ettiği süre boyunca başvurucunun mülkiyet hakkından dilediği gibi yararlanabilmesinin, mülkiyetini kullanabilmesinin veya ondan tasarruf edebilmesinin mümkün olamadığını tespit etmiştir. Mahkeme sonuç olarak uygulama imar planının onaylanmasından itibaren yaklaşık on dört yıl geçmesine rağmen imar planında yol olarak kamu hizmetine ayrılan taşınmazın kamulaştırılmamasının başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkının korunması ile kamunun yararı arasında olması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varmıştır. Mahkeme tüm bu gerekçelerle başvuranın Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

20. İlgili İdareler tarafından gönderilen belgelerin incelenmesi neticesinde; İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, Mimarsinan Mahallesinde bulunan … parsel sayılı taşınmazın; 05/10/2000 tarihli 1/5000 ölçekli “Mimarsinan Nazım İmar Planı”nda kısmen “mezarlık alanı”, kısmen “park alanı” kısmen de “160 kişi/ha yoğunluklu konut alanı” fonksiyonları ile 12 ve 10 metrelik yol alanlarında, 05/10/2000 tarihli 1/1000 ölçekli “Mimarsinan Uygulama İmar

Planı”nda kısmen “mezarlık alanı”, kısmen “park alanı” fonksiyonları ile kısmen 7 metre, 10 metre ve 12 metrelik yol alanlarında kaldığı, 16/05/2011 onanlı meri 1/5000 ölçekli

“Büyükçekmece Tepecik Havzadışı Bölgesi ve E-5 Arası Nazım İmar Planı”nda kısmen

“mezarlık alanı”, “kısmen park alanı” kısmen “160 kişi/ha yoğunluklu konut alanı” fonksiyonlarında ve kısmen “20 metrelik taşıt yolu”nda kaldığı, 03/06/2011 onanlı meri 1/1000 ölçekli “Büyükçekmece Tepecik Havzadışı Bölgesi ve E-5 Arası Uygulama İmar Planı”nda kısmen “mezarlık alanı”, kısmen “park alanı” fonksiyonlarında ve kısmen 7 metre, 12 metre ve

20 metrelik yol alanlarında kaldığı, dolayısıyla … parsel sayılı taşınmazın 05/10/2000

tarihinde onaylanan “Mimarsinan Uygulama İmar Planı” ile 2000 yılından günümüze kadar donatı alanı olarak ayrıldığı görülmüştür.

21. Başvuran, hissedar olduğu taşınmazda mevcut imar kısıtlamasına bağlı olarak taşınmazın satışını gerçekleştiremediğini ve taşınmazı kullanamadığını bu kapsamda mülkiyet hakkının kısıtlandığını ifade etmektedir. Taşınmazın bulunduğu alana ilişkin nazım imar planına başvuran tarafından itiraz edildiği ancak itirazın İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisince reddedildiği görülmüştür. Başvuranın konuya ilişkin İdarelere daha önce yaptığı imar planı değişikliği ve kamulaştırma talebi içerir başvuruların taşınmaza ilişkin güncel kamulaştırma çalışmasının olmadığı, taşınmazın imar plan fonksiyonunun değiştirilmesi için öncelikle

İstanbul Büyükşehir Belediyesince 1/5000 ölçekli nazım imar planında tadilat yapılması gerektiği gerekçeleriyle reddedildiği görülmüştür. Bununla birlikte alanda fiili bir müdahalenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Büyükçekmece Belediyesince söz konusu taşınmazın İstanbul

Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olduğu ifade edilmiştir. Dosya kapsamına göre, taşınmazın “Büyükçekmece Tepecik Havzadışı Bölgesi ve E-5 Arası Uygulama İmar Planı” çerçevesince İstanbul Büyükşehir Belediyesince ve Büyükçekmece Belediyesince kamulaştırma imar programına alınmadığı anlaşılmıştır.

22. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemeler ve mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak bireylerin mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi bakımından bu müdahalede ölçülü olunması ve kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin muhafaza edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. İmar programlarında kamu hizmet alanı olarak ayrılan taşınmazlar üzerinde maliklerinin tasarruf hakkının kısıtlanması ve taşınmazların satış değerlerinin düşmesi nedeniyle söz konusu taşınmazların kamulaştırma işleminin uzun süreler gerçekleştirilmemesinin bireyleri mülkiyetlerinin akıbeti konusunda belirsizliğe ittiği ve mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu anlaşılmaktadır.

23. Başvuruya konu taşınmazın hukuki ve fiili durumuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ulusal ve uluslararası mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuranın talebi değerlendirildiğinde, başvuruya konu taşınmazın ilk olarak 05/10/2000 tarihinde onanlı 1/1000 ölçekli “Mimarsinan Uygulama İmar

Planı”nda kısmen “mezarlık alanı”, kısmen “park alanı” fonksiyonları ile kısmen 7 metre,

10 metre ve 12 metrelik yol alanına alındığı, 03/06/2011 onanlı meri 1/1000 ölçekli

“Büyükçekmece Tepecik Havzadışı Bölgesi ve E-5 Arası Uygulama İmar Planı”nda da taşınmazın kısmen “mezarlık alanı”, kısmen “park alanı” fonksiyonlarında ve kısmen 7 metre, 12 metre ve 20 metrelik yol alanlarında kaldığı, dolayısıyla 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanununun Ek 1 inci maddesinde belirtilen süreyi geçtiği halde taşınmazın imar programına alınmaması suretiyle sürdürülen uygulamanın başvuranın Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağını zedelediği, başvuranı mülkiyetinin geleceği konusunda belirsizliğe ittiği, kamu yararının gerekleri ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin taşınmazın maliki aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bütün bu açıklamalar ışığında İdarenin geçen yaklaşık 19 yıllık süre zarfında hareketsiz kalarak söz konusu taşınmazı imar programına almamasında hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden İdarelerin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, İdarelerin bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmeleri beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

İdarelere tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, Mimarsinan Mahallesinde bulunan … parsel sayılı taşınmazının kamulaştırılması ve uzlaşma yolu ile güncel rayiç bedel gözetilerek belirlenecek olan kamulaştırma bedelinin makul sürede ödenmesi talebine ilişkin olarak; a) İlgili İdarelerin bahsi geçen taşınmaza ihtiyacı bulunmadığının saptanması halinde, bireysel yarar ile kamusal yarar arasındaki denge gözetilerek ve imar planlarında değişiklik yapılarak başvuranın İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, Mimarsinan Mahallesinde bulunan … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması, veya b) İdare ile başvuran arasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yoluyla belirlenmesi ve İdare tarafından kamulaştırma bedelinin makul sürede ödenmesini teminen yeni bir işlem tesisi, veya c) Tespit edilecek güncel kamulaştırma rayiç bedel esas alınarak İdare tarafından başka taşınmazla takas işleminin makul sürede gerçekleştirilmesini teminen yeni bir işlem tesisi hususunda hususunda İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA VE

BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca ve Büyükçekmece Belediye

Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve

BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi