|
ÖZET: Başvuran, Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan 215 parsel numaralı taşınmazın SİT alanı olarak tescil edilmesi nedeniyle ipotek verilemediğini, bankalar tarafından teminat olarak kabul edilmediğini ve satış yapılamadığını belirterek, taşınmazın kamulaştırılmasını veya mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, taşınmazın kamulaştırılması için gerekli ödeneğin yetersiz olduğunu ve bu tür alanlarda önceliğin arkeolojik sit alanlarına verildiğini ifade etmiştir. Ayrıca, taşınmazın tarımsal faaliyetlere açık olduğu ve herhangi bir kısıtlama bulunmadığı belirtilmiştir.
İlgili idareler, başvuranın taşınmazı SİT alanı ilan edildikten sonra satın aldığını ve bu nedenle mülkiyet hakkına ilişkin kısıtlamaların geçerli olduğunu vurgulamıştır. Danıştay kararları doğrultusunda, SİT alanlarında kamulaştırma zorunluluğunun bulunmadığı, ancak bu taşınmazların Hazine taşınmazlarıyla takas edilemeyeceği ifade edilmiştir. Bununla birlikte, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için ilgili idarelerin ilerleyen dönemlerde gerekli işlemleri yapması önerilmiştir. Sonuç olarak, kamu denetçiliği kurumu, başvurunun kabul edilmesi ve bütçe imkanları dahilinde başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İlgili bakanlıkların, bu karar doğrultusunda 30 gün içinde işlem yapmaları gerekmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 18198-18198 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2018/5971 2018/ 5971
KARAR TARİHİ : 02/11/2018 |tarih|
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tarım ve
Orman Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, taşınmazın kamulaştırılması veya mağduriyetin giderilmesi amacıyla gerekli işlemlerin yapılması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 03/05/2018 3.5.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza adına başvuruda bulunan , Ankara İli
Polatlı İlçesi Köyü Mevkiinde bulunan 215 parsel no.lu taşınmaza SİT alanı şerhi konulduğunu, bu nedenle taşınmazın ipotek verilemediğini, banka tarafından teminat olarak kabul edilmediğini ve satış yapılamadığını belirterek taşınmazın kamulaştırılmasını veya mağduriyetin giderilmesi amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 16/ 07/ 2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Kültür ve Turizm Bakanlığının 10/ 08/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde
1 / 18özetle;
2.1. Konuya ilişkin olarak 12/ 06/ 2018 tarihli raporda özetle; “ … Taşınmaz sınırlarının Bakanlar
Kurulunun 29/ 12/ 2014 gün ve 2014/ 7152 sayılı kararıyla belirlenerek 08/ 02/ 2015 gün ve 29261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak ilan edilen “Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı” ve Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 14/ 06/ 2016 gün ve 3435 sayılı kararıyla tescil edilen “Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Sit Alanının 8 numaralı Toydemir
Bölümü” sınırları içerisinde kaldığı, parselin batı ucunda Kurtuluş Savaşı şehidine ait olduğu belirtilen tek bir mezarın bulunduğu, parsel üzerinde gerçekleştirilen yüzey araştırmasında 2863 sayılı Yasa kapsamında herhangi bir kültür varlığına rastlanılmamakla birlikte taşınmaz çevresinde tarımsal faaliyetler yürütüldüğünün görüldüğü, herhangi bir yapılaşmaya rastlanılmadığı, Koruma
Amaçlı İmar Planı hazırlatılıncaya kadar Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 16/ 01/ 2014 tarihli, 271 sayılı Tarihi Sitlerde Koruma ve Kullanma Koşullarını belirleyen İlke Kararı uyarınca parselde yapılması planlanan tarımsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde herhangi bir kısıtlama söz konusu olmadığı” hususlarının belirtildiği, 2.2. Taşınmazın kamulaştırılması talebinin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3 üncü maddesinde bulunan, “İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz .” hükmü kapsamında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 2018 mali yılı kamulaştırma ödeneğinin yetersiz olması, ayrıca arkeolojik sit alanlarında kalan taşınmazların, bilimsel kazı yapılan alanların, ören yerlerinin ve çevrelerinde bulunan taşınmazların kamulaştırılmalarına öncelik verilmesi nedenleriyle gerçekleştirilemediği, 2.3. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 15 inci maddesinin (f) bendinde, “Sit alanı ilan edilen ve 1/ 1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür … varlıklarının bulunduğu parseller, ( …)( 1) başka
Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir . Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez . Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/ 1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir . Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir . Bu hükümle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir .” hükmünün düzenlendiği, 2.4. 22/ 05/ 2010 tarihli ve 27588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sit
Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan, “Sit alanlarından, I . ve II . derece arkeolojik sit alanı ile I . derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ve 1/ 1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu yerlerde kalan ve Bakanlık tarafından her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan yerlerde bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazlar Hazine taşınmazları ile trampa
2 / 18edilebilir . Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde 1/ 1000
ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz.” hükmü ile üçüncü fıkrasının (f) bendinde bulunan “9/ 8/ 1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar …
Hazine taşınmazları ile trampaya konu edilemez .” hükmü uyarınca taşınmaz malikinin takas yolu ile mağduriyetinin giderilmesinin mümkün olmadığı, 2.5. Milli Parkların belirlenmesinin, tespitinin, planlamasının ve kamulaştırılmasının Tarım ve
Orman Bakanlığının yetkisinde olduğu, 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 3 üncü maddesinde, “Orman ve Su İşleri Bakanlığınca millî park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar, Millî
Savunma Bakanlığının olumlu görüşü, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ve Kültür ve Turizm
Bakanlığı ile diğer ilgili bakanlıkların görüşü de alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile millî park olarak belirlenir .” hükmünün, 5 inci maddesinde, “Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı sınırları içinde kalan yerlerdeki gerçek ve tüzelkişilere ait taşınmaz mallar ile her türlü tesisler, onaylı uygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin gerçekleşmesi için, gerekli görüldüğünde, 6830 sayılı İstimlak Kanunu hükümlerine göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca kamulaştırılır .” hükmünün, Milli Parklar
Yönetmeliğinin 19 uncu maddesinde ise, “Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanlarının devlet mülkiyetinde ve Genel Müdürlüğün intifa ve denetiminde olması esastır . Ancak
Milli parklarda devlet mülkiyeti aranmayabilir . Bunu sağlamak üzere gerekli kamulaştırma işlemleri, Kanunun 5 inci maddesi hükmüne göre yapılır . Kamulaştırma bedelleri Fon’dan karşılanır .” hükmünün düzenlendiği, 2.6. Anayasanın 35 inci maddesinde yer alan, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir . Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir . Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz .” hükmü ve 63 üncü maddesinde yer alan, “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır . Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir .” hükmü gereğince mülkiyet hakkının özel kanunlarla kısıtlanabileceği, dolayısıyla taşınmazın sit alanı ilan edilmesinin Anayasa’nın mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini düzenleyen 35 inci maddesi uyarınca 2863 sayılı Kanundan kaynaklanan bir durum olduğu, 2.7. 2863 sayılı Yasanın 11 inci maddesi, “… Taşınmaz kültür … varlıklarının malikleri bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığının bu Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, bu Kanunun bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanırlar . … Malikler bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanunun hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilirler . …” hükmü ile mülkiyet hakkından faydalanabileceğini belirttiği, bu kapsamda taşınmaz malikinin şikayete konu taşınmazı hiçbir mercii veya kurumdan izin almadan satmasının mümkün olduğu, 2.8. Anayasa Mahkemesinin 04/ 11/ 1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 24/ 05/ 2013 tarihli ve 6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
3 / 18Yapılması Hakkında Kanunun 21 inci maddesiyle değiştirilen geçici 6 ncı maddesinin yedinci, on
birinci ve on üçüncü fıkralarının Anayasanın 10 uncu ve 38 inci maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemine ilişkin verdiği 25/ 09/ 2013 tarihli , sayılı
Kararında, “… Kamulaştırmasız el atma, idarenin, bir kişiye ait taşınmazı bilerek veya bilmeyerek kamulaştırmaya ilişkin usul ve kurallara uymaksızın ve bir bedel ödemeksizin işgal ederek kamu hizmetine tahsis etmesi şeklinde tanımlanmaktadır . Buna göre, kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için, kişiye ait gayrimenkulün idarece (kamu hizmetinde kullanılmak amacıyla) işgal edilmiş olması ve bu işgalin kanunda öngörülen usul ve esaslara uyularak tesis edilmiş bir kamulaştırma işlemine dayanmadan gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir .
… Öte yandan, kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekmektedir . Oysa, Mahkemede görülen davaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması söz konusu olmaktadır .” ifadelerine yer verildiği, bu bağlamda söz konusu taşınmazın Bakanlık veya Bakanlık görev ve sorumluluk alanına giren bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi amacıyla tahsis edilmediği, 2.9. Bakanlığa karşı açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talepli davada Kocaeli 2.
İdare Mahkemesinin , 3 sayılı kararında, “… İdarelerin sit alanlarında kamulaştırma yapma zorunluluğunun bulunmadığı, ancak bu statüde bulunan taşınmazlar için hazine taşınmazlarıyla takas imkanının bulunduğu …” yönünde karar aldığı, taşınmazların arkeolojik sit alanı ilan edilmesi sebebiyle mülkiyet hakkının kısıtlandığı iddiaları kapsamında tazminat talepli olarak Bakanlık aleyhine açılan benzer davalarda da kamulaştırmasız el atma nedeniyle oluşan bir zarardan bahsedilemeyeceği belirtilerek davaların reddine karar verildiği, 2.10. Ayrıca, Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 02/ 08/ 2018 tarihli ve sayılı yazısında, söz konusu taşınmaza ilişkin koruma amaçlı imar planının bulunmadığı, tescil edilen tarihi sit alanlarına yönelik geçiş dönemi koruma esaslarının ve kullanma koşullarının
271 sayılı İlke Kararı ile belirlendiği ifadelerine yer verilmiştir .
3. Kurumumuz 26/ 09/ 2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Kültür ve Turizm Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 15/ 10/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuruya konu taşınmazın Bakanlar Kurulunun 29/ 12/ 2014 tarihli ve 2014/ 7152 sayılı kararıyla 08/ 02/ 2015 tarihli ve 29261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sakarya Meydan
Muharebesi Tarihi Mili Parkı” alanında bulunduğu, Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulunun 14/ 06/ 2016 tarihli ve 3435 sayılı kararıyla ilan edilen “Sakarya Meydan
Muharebesi Tarihi Sit Alanı 8 numaralı Toydemir Bölümü” içerisinde kalmakta olduğu, bu bağlamda
Tarihi Milli Park ilanının Tarihi Sit Alanı ilanından önce gerçekleştirildiği, 3.2. Taşınmazın satılması için hiçbir mercii veya kurumdan izin alınması zorunluluğunun bulunmadığı, taşınmazın ipotek verilemeyeceği veya bankalar tarafından teminat olarak kabul
4 / 18edilemeyeceği yönünde de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda kısıtlayıcı
bir hükmün yer almadığı, anılan hususun bankaların kendi tasarrufları çerçevesinde uyguladıkları bir işlem olduğunun düşünüldüğü açıklamalarında bulunulmuştur .
4. Kurumumuz 26/ 09/ 2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Tarım ve Orman Bakanlığının 23/ 10/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 4.1. 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun Kamulaştırma başlıklı 5 inci maddesi, “Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı sınırları içinde kalan yerlerdeki gerçek ve tüzelkişilere ait taşınmaz mallar ile her türlü tesisler, onaylı uygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin gerçekleşmesi için, gerekli görüldüğünde, 6830 sayılı İstimlak Kanunu hükümlerine göre, Orman ve
Su İşleri Bakanlığınca kamulaştırılır .” hükmü ile alana ilişkin Uzun Devreli Gelişme Planı, 3. Plan
Kararları, 3.4. Genel Hükümler Kısmı 3.4.39 bendinde, “Tarihi Milli Park sınırları içerisinde veya dışında plan kararlarıyla belirlenmiş veya Sakarya Meydan Muharebesi açısından önemli yapıların ve alanların tahsis, devir, muvafakat, ilgili kurum ve kişilerle protokol ve kamulaştırma çalışmaları yapılabilir” , 4.8. Toydemir Bölümü 4.8.3. Özel Hükümler, 4.8.3.1 Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi, Tarım Alanları başlığı altında ise; “a. Tarım alanları, tarım dışı amaçla kullanılamaz . b. Mevcut tarım alanları dışında yeni tarım alanları açılamaz .” hükümlerinin yer aldığı, 4.2. Bu doğrultuda, bahse konu 215 parsel numaralı taşınmazın bulunduğu alanın tarım alanı olduğu, Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı alt ve üst yapı çalışmalarını etkileyecek bir konumda olmadığı, parsel alanında savaşa ait siper, mevzi, şehitlik ya da kaynak değer bulunmadığından kamulaştırılmasına ihtiyaç duyulmadığı, ayrıca 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve Milli Parklar
Yönetmeliğinde trampa düzenlemesine yer verilmediği, 4.3. Söz konusu parsele sit alanı şerhi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara 1 Numaralı Kültür
Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı ile konulmuş olduğundan konuya ilişkin yapılacak işlem bulunmadığı ifade edilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 5.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .”, 5.2. “Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” başlıklı 15 inci maddesinde;
“Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir .”,
5 / 185.3. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir .
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir . Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz .”, 5.4. “Kamulaştırma” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir . ”, 5.5. “Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlıklı 63 üncü maddesinde; “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır .
Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir .”, 5.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” , 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek Protokol No. 1’in “Mülkiyetin korunması” başlıklı
1 inci maddesinde, “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini
isteme hakkı vardır . Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir .”, 7. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 8. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir .”, 9. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun, 9.1. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanunda geçen tanımlar ve
kısaltmalar şunlardır :
a) Tanımlar :
( 1) “Kültür varlıkları”; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili
6 / 18bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel
açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır . …
( 3) “Sit”; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır . …
( 8) “Koruma amaçlı imar plânı”; bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır . …”, 9.2. “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları” başlıklı 6 ncı maddesinde;
“Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır :
…
c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, …
Kaya mezarlıkları, yazılı, resimli ve kabartmalı kayalar, resimli mağaralar, höyükler, tümülüsler, ören yerleri, akropol ve nekropoller; kale, hisar, burç, sur, tarihi kışla, tabya ve isihkamlar ile bunlarda bulunan sabit silahlar; harabeler, kervansaraylar, han, hamam ve medreseler; kümbet, türbe ve kitabeler, köprüler, su kemerleri, su yolları, sarnıç ve kuyular; tarihi yol kalıntıları, mesafe taşları, eski sınırları belirten delikli taşlar, dikili taşlar; sunaklar, tersaneler, rıhtımlar; tarihi saraylar, köşkler, evler, yalılar ve konaklar; camiler, mescitler, musallalar, namazgahlar; çeşme ve sebiller; imarethane, darphane, şifahane, muvakkithane, simkeşhane, tekke ve zaviyeler; mezarlıklar, hazireler, arastalar, bedestenler, kapalı çarşılar, sandukalar, siteller, sinagoklar, bazilikalar, kiliseler, manastırlar; külliyeler, eski anıt ve duvar kalıntıları; freskler, kabartmalar, mozaikler, peri bacaları ve benzeri taşınmazlar; taşınmaz kültür varlığı örneklerindendir .”, 9.3. “İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Koruma Yüksek
Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez .
Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır .”,
7 / 189.4. “Hak ve sorumluluk” başlıklı 11 inci maddesinde; “Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının
malikleri bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığının bu Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, bu
Kanunun bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanırlar . Ancak, kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez .
Malikler bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanunun hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilirler .
Bu Kanunun belirlediği bakım onarım sorumluluklarını yerine getirmekte aczi olanların mülkleri, usulüne göre kamulaştırılır . Mazbut veya mülhak vakıf varlıkları bu hükme tabi değildir .”, 9.5. “Kamulaştırma” başlıklı 15 inci maddesinde; “Taşınmaz kültür varlıkları ve bunların
korunma alanları, aşağıda belirlenen esaslara göre kamulaştırılır :
a) Kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerle mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılır . Bu maksat için, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konur .
Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri ve mahallî idare birlikleri tescilli taşınmaz kültür varlıklarını, koruma bölge kurullarının belirlediği fonksiyonda kullanılmak kaydıyla kamulaştırabilirler . …
d) Kamulaştırmalarda bedel takdirinde, taşınmaz kültür varlıklarının eskilik, enderlik ve sanat değeri dikkate alınmaz .
e) Kamulaştırma işlemleri, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu
Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılır (f) Sit alanı ilan edilen ve 1/ 1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, (…)( 1) başka
Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir . Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez . Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/ 1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir . Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir .”, 9.6. “Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar plânı” başlıklı 17 nci maddesinde; “a) Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/ 25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır .
Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş
8 / 18dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir . Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz
konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır . Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir . Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır .
…
b) Koruma amaçlı imar plânlarıyla kesin yapılanma yasağı getirilen sit alanlarında bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar malikin başvurusu üzerine, belediye ve il özel idaresine ait taşınmazlarla takas edilebilir .
…”, 10. 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun, 10.1. “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanunda yer alan; a) Milli park; bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını
…
ifade eder .”, 10.2. “Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının belirlenmesi” başlıklı
3 üncü maddesinde; “Orman ve Su İşleri Bakanlığınca millî park karakterine sahip olduğu tespit
edilen alanlar, Cumhurbaşkanı kararı ile millî park olarak belirlenir . …”, 10.3. “Kamulaştırma” başlıklı 5 inci maddesinde; “Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı sınırları içinde kalan yerlerdeki gerçek ve tüzelkişilere ait taşınmaz mallar ile her türlü tesisler, onaylı uygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin gerçekleşmesi için, gerekli görüldüğünde, 6830 sayılı İstimlak Kanunu hükümlerine göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca kamulaştırılır .”, 10.4. “Yasaklanan faaliyetler” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Bu Kanun kapsamına giren yerlerde; a) Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz, b) Yaban hayatı tahrip edilemez, c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz, d) Tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz, e) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığınca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça her ne suretle olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz .”,
9 / 1811. 22/ 05/ 2010 tarihli ve 27588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sit Alanlarında Kalan
Taşınmazların Hazine Taşınmazları İle Değiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğinin, 11.1. “Trampa edilebilecek taşınmazlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; ( 1) Sit alanlarından, I . ve
II . derece arkeolojik sit alanı ile I . derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ve 1/ 1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu yerlerde kalan ve Bakanlık tarafından her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan yerlerde bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazlar Hazine taşınmazları ile trampa edilebilir .
( 2) Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde 1/ 1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz.
( 3) Ancak;
…
f) 9/ 8/ 1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında kalan, taşınmazlar, Hazine taşınmazları ile trampaya konu edilemez .”, 12. 12/ 12/ 1986 tarihli ve 19309 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Parklar
Yönetmeliğinin, 12.1. “Mülkiyet ve Kamulaştırma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanlarının devlet mülkiyetinde ve Genel Müdürlüğün intifa ve denetiminde olması esastır . Ancak Milli parklarda devlet mülkiyeti aranmayabilir .
Bunu sağlamak üzere gerekli kamulaştırma işlemleri, Kanunun 5 inci maddesi hükmüne göre yapılır .
Kamulaştırma bedelleri Fon’dan karşılanır .
Taşınmazların tahsisi ise Kanunun 6 ncı maddesi hükümlerine göre yapılır .”, 13. 13/ 03/ 2012 tarihli ve 28232 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Korunması Gerekli
Taşınmaz Kültür Varlıklarının Ve Sitlerin Tespit Ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin, 13.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “( 1) Bu Yönetmelikte geçen;
…
l) Tarihi sit : İnsanlık tarihi, milli tarihimiz veya askeri harp tarihi açısından çok önemli tarihi olayların cereyan ettiği ve bu sebeple korunması gerekli yerleri, …
ifade eder .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
10 / 18A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
15. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, Ankara İli İlçesi Köyü
Mevkiinde bulunan 215 parsel no.lu taşınmaza SİT alanı şerhi konulduğunu, bu nedenle taşınmazın ipotek verilemediğini, banka tarafından teminat olarak kabul edilmediğini ve satış yapılamadığını belirterek taşınmazın kamulaştırılmasını veya mağduriyetin giderilmesi amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir .
16. Başvuranın, 03/ 05/ 2018 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı I Numaralı Kültür Varlıklarını
Koruma Bölge Kuruluna başvuruda bulunduğu, yapılan başvuruya istinaden taşınmazın yerinde incelendiği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 12/ 06/ 2018 tarihli ve sayılı raporun düzenlendiği, söz konusu raporda, “…
Parselin batı ucunun yaklaşık olarak 115 m. kuzeybatısından sırt üzerinde yer alan tarla yolu geçmektedir . Parselin doğu ve güney kenarları çok derin olmayan vadilerle, kuzey kenarı başka bir parselle ve batı kısmı ise kısmen taşlık bir alanla sınırlanmıştır . Parsel üzerinde tarımsal faaliyetler gerçekleştirilmekte olup, inceleme tarihinde parselin sürülmüş olduğu görülmüştür . Parselin batı ucunun yaklaşık 110 m. batısında Sabanca Köyü Muhtarlığı tarafından yaptırıldığı ve Kurtuluş
Savaşı (Sakarya Meydan Muharebesi) Şehidi olduğu ayak ve baş taşında belirtilen tek bir mezar bulunmaktadır . Parsel üzerinde gerçekleştirdiğimiz yüzey araştırmasında, 2863 sayılı Yasa kapsamında olan taşınır-taşınmaz herhangi bir kültür varlığına rastlanmamakla birlikte, taşınmaz sınırları Bakanlar Kurulunun 29/ 12/ 2014 gün ve 2014/ 7152 sayılı kararıyla belirlenerek 08/ 02/ 2015 gün ve 29261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak ilân edilen Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi
Milli Parkı ve Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 14/ 06/ 2016 gün ve
3435 sayılı kararıyla tescil edilen Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Sit Alanı’nın 8 numaralı
Toydemir Bölümü sınırları içerisinde kalmaktadır . … Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulunun Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Sit Alanını tescil ettiği 14/ 06/ 2016 gün ve
3435 sayılı kararın son paragrafında, bu alanlara ilişkin Koruma Amaçlı İmar Plânları
hazırlatılıncaya kadar Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 16/ 01/ 2014 gün ve
271 sayılı, Tarihi Sitlerde Koruma ve Kullanma Koşullarını belirleyen İlke Kararının Geçiş Dönemi
Koruma Esasları ve Kullanma Koşulları olarak belirlendiği belirtilmiştir . Anılan ilke kararının f maddesinde, “Önceden süregelen tarımsal faaliyet ile ve bahçeciliğin devam ettirilebileceğine, koruma amaçlı imar planları onaylanmadan bu alanların bu amaç dışında kesinlikle kullanılamayacağına” ifadesi yer almaktadır ve parselde yapılması plânlanan tarımsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir . …” ifadelerine yer verilmiştir .
17. Kültür ve Turizm Bakanlığının 16/ 01/ 2014 tarihli ve 271 sayılı Tarihi Sitler, Koruma ve
Kullanma Koşulları İlke Kararında; “… Tarihi Sit : Milli tarihimiz ve askeri harp tarihi açısından önemli tarihi olayların cereyan ettiği ve doğal yapısıyla birlikte korunması gerekli alanlardır .
Koruma ve Kullanma Koşulları a) Milli Park bulunan yerlerde uzun devreli gelişim planı, milli park bulunmayan yerlerde alanın tarihi ve kültürel değerlerini koruyan koruma amaçlı imar planları ilgili koruma bölge kurulunca
11 / 18uygun görülünceye kadar zorunlu altyapı uygulamaları ve kamu hizmet yapıları dışında, bitki
örtüsünü, topografık yapıyı, siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir inşai ve fiziki uygulamada bulunulamayacağına , b) Bu alanları çevre düzeni planına kavuşturacak gerekli çalışmaların yapılarak hazırlanacak çevre düzeni planları için koruma bölge kurullarının uygun görüşlerinin alınmasına, c) Alanın tescil tarihi öncesi doğal dengeyi bozucu yapılmış her türlü uygulamanın zaman içinde ıslahı için kamu kuruluşlarınca gerekli çalışmanın yapılmasına, d) Bu alanlar içinde yer alan orman alanlarında Orman ve Su İşleri Bakanlığınca gerekli çalışmaların yapılabileceğine, e) Bu alanlar içinde yer alan kamu hizmet yapıları, altyapı hizmetleri ile anıt ve şehitliklerin düzenleme ve gerekli onarımları için projeleriyle birlikte koruma bölge kurulundan izin alınmasına, f) Önceden süregelen tarımsal faaliyet ile bağ ve bahçeciliğin devam ettirilebileceğine, koruma amaçlı imar planları onaylanmadan bu alanların bu amaç dışında kesinlikle kullanılamayacağına
…” hükümlerine yer verilerek milli park bulunan yerlerde uzun devreli gelişim planı ilgili koruma bölge kurulunca uygun görülünceye kadar zorunlu altyapı uygulamaları ve kamu hizmet yapıları dışında, bitki örtüsünü, topografık yapıyı, siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir inşai ve fiziki uygulamada bulunulamayacağı, ancak tarımsal faaliyet ile bağ ve bahçeciliğin devam ettirilebileceği belirtilmiştir .
18. Ankara İli, İlçesi, Mahallesi, Mevkii, … no.lu parsele ilişkin konulan
“Parselin tamamı tarihi sit alanı içerisinde kalmaktadır .” şerhinin kaldırılması hususunda Ankara 16.
İdare Mahkemesinin sayılı ve 13/ 04/ 2018 tarihli kararında; “ … Dava konusu uyuşmazlıkta; davacıya ait parselin tamamının 14/ 06/ 2016 gün ve 3435 sayılı kararla
“Tarihi Sit” olarak tescil edilen “Toydemir Tarihi Sit Alanı” içerisinde kaldığı, dava dosyasında bulunan ve davacının başvurusu sonrasında alınan 25/ 01/ 2017 gün ve 422 sayılı Dosya İnceleme
Formunda yer alan uzman görüşüne göre de; hem Tarihi Sit hem de Sakarya Meydan Muharebesi
Tarihi Milli Parkı içinde kaldığı, parselin hemen güney ve güneydoğusunda mevziler bulunduğu, dolayısıyla bahse konu parselin “Tarihi Sit” sınırları dışına çıkarılarak üzerindeki şerhin kaldırılmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte şerh kaldırılsa bile Sakarya Meydan Muharebesi
Tarihi Milli Parkı sınırları içerisindeki mevcudiyetinin devam edeceği ve bu nedenle sınırlamalara tabi olmaya devam edeceği” yönünde görüş bildirildiği, anılan görüş doğrultusunda davacının talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır . Bu durumda, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında yaşanan olaylar ve kalan maddi kalıntıların konumları ile parselin bu sınırlar içerisinde kaldığı dikkate alınarak talebin reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır . …” ifadelerine yer verilmiştir .
19. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3 üncü maddesinde, kültür varlıkları, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün
12 / 18değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar olarak, sit,
tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar olarak tanımlanmıştır . Ayrıca, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili
Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde; tarihi sit, insanlık tarihi, milli tarihimiz veya askeri harp tarihi açısından çok önemli tarihi olayların cereyan ettiği ve bu sebeple korunması gerekli yerler olarak ifade edilmiştir .
20. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları sayılmıştır . Bu kapsamda, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının maliklerinin, bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığının bu Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, Kanunun bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanacakları, maliklerin bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanunun hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilecekleri düzenlenmiştir . Bu bağlamda, başvuru konusunun çözümü için öncelikle taşınmazın kamulaştırılıp kamulaştırılamayacağı veya trampaya konu edilip edilemeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir .
21. Danıştay 6. Dairesinin E. 2014/ 7813, K . 2014/ 4418 sayılı ve 19/ 06/ 2015 tarihli kararında;
“… Dava, Aydın İli, İlçesi, Köyü, 84 ve 127 parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacının, taşınmazın sit alanı olarak belirlenmesi nedeniyle kamulaştırmasız el konulan taşınmazlar için toplam 252.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, davacının taşınmazları İzmir 2 numaralı Kültür ve
Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.12.1994 tarihli ve 4448 sayılı kararıyla 1.Derece Doğal
Sit Alanı olarak tespit edilmesine rağmen kamulaştırılmaması nedeniyle davacının mülkiyet hakkının zedelendiği, taşınmazın değerini önemli ölçüde düşürdüğü, kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğu, davacının alışılmışın dışında ve ölçüsüz yüke katlanmak zorunda kaldığı hususu dikkate alındığında, taşınmazın kamulaştırma değerinin davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının tazminat talebinin 75.000 TL’lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, bu karar davacı ve davalı idare tarafından temyiz edilmiştir .
…
Yukarıda yer verilen kuralların birlikte değerlendirilmesinden, kısmen veya tamamen özel mülkiyete geçmiş olan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve koruma alanlarının Bakanlığın hazırlayacağı bir program dahilinde kamulaştırılacağı, uygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla kamulaştırma yapılacağı, ayrıca bu statüde bulunan taşınmazların kullanılmasından yararlanmak hususunda yasal sınırlamalar yanında belli koşullar dahilinde kullanıma izin verildiği, sit alanı ilan edilen ve koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen taşınmazlar için takas talebinde bulunulabileceği, takas işlemine ilişkin usul ve esasların
13 / 18yönetmelikte düzenleneceği, takas talebinin kabul edilebilmesi için taşınmazın sit alanında olması ve
1/ 1000 ölçekli koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı bulunmasının gerektiği, kanun hükmü gereği plan yapmaya yetkili idarelere sit alanı ilanından itibaren belirli bir sürede koruma amaçlı imar planını yapma zorunluluğu getirildiği görülmektedir .
Öncelikle, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanları, sit alanlarından farklılık arz etmektedir . Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı örnekleri
2863 sayılı Kanun’un ilgili maddesinde ayrı ayrı sayılarak (örneğin, kaya mezarlıkları, höyükler,
tümülüsler ) somutlaştırılmış, ancak sit alanları koruma statü ve dereceleri farklılık arz etmekle birlikte hazırlanacak bilimsel raporlar doğrultusunda tarihi, kültürel veya tabiat güzelliklerinin alanın bütünselliğiyle beraber koruma altına alındığı alanı ifade etmektedir . Bu ayrımın bir sonucu olarak gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları için Kanun’un 15. maddesinin a fıkrasında taşınmazların program dahilinde kamulaştırılması esası getirilmiş, ancak sit alanında bulunan ve gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan taşınmazlar için kamulaştırma esası benimsenmemiş, bunun yerine aynı maddenin (f) bendinde takas imkanı getirilmiştir .
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, taşınmaz kültür varlığı, taşınmaz tabiat varlığı ve bu varlıkların korunma alanları ayrı ayrı tanımlanmış, korunması gereken taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının koruma kurullarınca tescil edileceği belirlenmiş, bu eserlerin ve üzerinde bulunduğu arzın Bakanlıkça hazırlanacak programlar doğrultusunda kamulaştırılacağı hüküm altına alınmıştır .
Kısmen veya tamamen özel mülkiyete geçmiş olan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve korunma alanlarının korunmasındaki kamu yararı, tarihi ve kültürel öneme sahip eserlerin sergilenerek tanıtılması, milli değerlerin korunarak gelecek nesillere bilgi aktarılması ve kültür turizmine katkı sağlayarak ülke ekonomisine fayda getirmesidir . Sit alanının korunmasındaki kamu yararında ise alanın görsel bütünlüğüyle beraber ele alınarak tarih öncesinden günümüze gelen medeniyetlerin yaşadıkları çağın sosyal, ekonomik ve mimari özelliklerini yansıtan kent veya kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak görüldüğü ve önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerleri veya çevre, ekoloji veya jeoloji gibi bilim dallarında uzmanlaşan kişiler tarafından alanın tabiat güzelliğinin korunması gerektiğine dair bilimsel raporlar ışığında açıklanan mekansal durumu ifade eder . Sonuç itibariyle korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bir değeri ifade ettiği, sit alanının ise arz üzerindeki statüyü ifade ettiği söylenebilir .
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca idarelerin sit alanlarında kamulaştırma yapma zorunluluğunun bulunmadığı, ancak bu statüde bulunan taşınmazlar için hazine taşınmazlarıyla takas imkanının sunulması için koruma amaçlı imar planı bulunması gerektiği, koruma amaçlı imar planı yapımı için idarelere sit ilanından bu yana belli bir yasal süre tanındığı, esasen uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılması zorunlu bir statüde bulunmadığı ve bu nedenle kamulaştırmasız el atma nedeniyle oluşan bir zarardan bahsedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir .
…” ifadelerine yer verilerek taşınmaz kültür varlıkları ve bunların koruma alanlarının, sit alanlarından farklı olduğu, bu nedenle idarelerin sit alanlarında kamulaştırma yapma
14 / 18zorunluluklarının bulunmadığı vurgulanmıştır .
22. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 15 inci maddesinin (f) bendinde, sit alanı ilan edilen ve 1/ 1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsellerin, başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebileceği, ancak sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin taleplerinin değerlendirilmeyeceği düzenlenmiştir . Ayrıca, Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların
Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde, trampa edilebilecek taşınmazların belirlendiği, ancak 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında kalan taşınmazların Hazine taşınmazları ile trampaya konu edilemeyeceği hükme bağlanmıştır .
23. 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 2 nci maddesinde, bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçaları olarak milli parkın tanımlandığı, 5 inci maddesinde ise, milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı sınırları içinde kalan yerlerdeki gerçek ve tüzelkişilere ait taşınmaz mallar ile her türlü tesisler, onaylı uygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin gerçekleşmesi için, gerekli görüldüğünde, Tarım ve Orman Bakanlığınca kamulaştırılacağı düzenlenmiştir .
24. Dosya kapsamında, Ankara İli İlçesi Köyü Mevkiinde bulunan 215 parsel no.lu tarla vasfındaki taşınmazın, Bakanlar Kurulunun 29/ 12/ 2014 tarihli ve 2014/ 7152 sayılı kararıyla 08/ 02/ 2015 tarihli ve 29261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sakarya Meydan
Muharebesi Tarihi Mili Parkı” alanında bulunduğu, Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulunun 14/ 06/ 2016 tarihli ve 3435 sayılı kararıyla “Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Sit
Alanı 8 numaralı Toydemir Bölümü” içerisinde kaldığı, söz konusu kararın 02/ 09/ 2016 tarihli ve
29819 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı, bu kapsamda taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar
hanesine 18/ 10/ 2016 tarihinde “Taşınmazın tamamı tarihi sit alanı içerisinde kalmaktadır .” şeklinde şerh konulduğu, başvuranın taşınmazı 27/ 10/ 2016 satın aldığı anlaşılmıştır . Dolayısıyla, başvuranın taşınmazı Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Mili Parkı ve Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Sit
Alanı olarak ilan edilmesi sonrasında satın aldığı anlaşılmıştır .
25. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapılan yazışmalar neticesinde, Ankara İli İlçesi
Köyü Mevkiinde bulunan 215 parsel no.lu taşınmazın, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3 üncü maddesinde düzenlenen “İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanamaz .” hükmü gereğince kamulaştırma işleminin yapılamadığının belirtildiği, Tarım ve
Orman Bakanlığı ile yapılan yazışmalar neticesinde ise, bahse konu 215 parsel no.lu taşınmazın bulunduğu alanın tarım alanı olduğu, Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı alt ve üst yapı çalışmalarını etkileyecek bir konumda olmadığı, parsel alanında savaşa ait siper, mevzi, şehitlik ya da kaynak değer bulunmadığından kamulaştırılmasına ihtiyaç duyulmadığının ifade edildiği görülmüştür .
26. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun taşınmaz kültür varlıkları ve bunların koruma alanlarının kamulaştırılmasına ilişkin 15 inci maddesi çerçevesinde, Danıştay
15 / 18kararlarında, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarının,
sit alanlarından farklılık arz ettiği, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı örneklerinin
2863 sayılı Kanunun ilgili maddesinde ayrı ayrı sayılarak (örneğin, kaya mezarlıkları, höyükler,
tümülüsler) somutlaştırıldığı, ancak sit alanlarının koruma statü ve dereceleri farklılık arz etmekle birlikte hazırlanacak bilimsel raporlar doğrultusunda tarihi, kültürel veya tabiat güzelliklerinin alanın bütünselliğiyle beraber koruma altına alındığı alanı ifade ettiği, bu ayrımın bir sonucu olarak gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları için Kanunun 15 inci maddesinin (a) fıkrasında taşınmazların program dahilinde kamulaştırılması esası getirildiği, ancak sit alanında bulunan ve gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan taşınmazlar için kamulaştırma esasının benimsenmediği, bunun yerine aynı maddenin (f) bendinde takas imkanı getirildiği, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bir değeri ifade ettiği, sit alanının ise arz üzerindeki statüyü ifade ettiği, bu bağlamda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca idarelerin sit alanlarında kamulaştırma yapma zorunluluğunun bulunmadığı değerlendirmesinde bulunulmuştur .
27. Danıştay içtihatları kapsamında kamulaştırma yapma zorunluluğu bulunmayan sit alanlarına ilişkin, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 15 inci maddesinin (f) bendi kapsamında, sit alanı ilan edilen ve 1/ 1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsellerin, başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebileceği, ancak sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin taleplerinin değerlendirilmeyeceği, bu bağlamda başvuranın taşınmazı sit alanı ilan edildiği tarihten sonra satın aldığı, ayrıca Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların
Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, 2873 sayılı Milli
Parklar Kanunu kapsamında kalan taşınmazların trampasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır .
Yine, 2873 sayılı Milli Parklar Kanununda, milli park sınırları içinde kalan yerlerdeki gerçek ve tüzelkişilere ait taşınmaz mallar ile her türlü tesisler, onaylı uygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin gerçekleşmesi için gerekli görüldüğünde Tarım ve Orman Bakanlığınca kamulaştırılacağı düzenlemesi ile milli park sınırları içinde kalan taşınmazların kamulaştırılması İdarenin takdir yetkisine bırakılmıştır . Diğer yandan, taşınmazın 08/ 02/ 2015 tarihli ve 29261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Mili Parkı” alanında bulunduğu, Ankara I
Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 14/ 06/ 2016 tarihli ve 3435 sayılı kararı uyarınca “Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Sit Alanı 8 numaralı Toydemir Bölümü” içerisinde kaldığı, söz konusu kararın da 02/ 09/ 2016 tarihli ve 29819 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı ve müteakiben taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine 18/ 10/ 2016 tarihinde “Taşınmazın tamamı tarihi sit alanı içerisinde kalmaktadır .” şeklinde şerh konulduğu; başvuranın ise söz konusu taşınmazı 27/ 10/ 2016 tarihinde edindiği, dolayısıyla taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına ilişkin kısıtlamalar öngörülerek iktisapta bulunulduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiş olup, bu bağlamda ilgili İdarelerce tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir .
28. Ancak, her ne kadar taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına ilişkin kısıtlamalar öngörülerek iktisapta bulunulduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmış olsa da; özellikle Kültür ve Turizm
16 / 18Bakanlığınca Kurumumuza iletilen, 2018 mali yılı kamulaştırma ödeneğinin yetersiz olması, ayrıca
arkeolojik sit alanlarında kalan taşınmazların, bilimsel kazı yapılan alanların, ören yerlerinin ve çevrelerinde bulunan taşınmazların kamulaştırılmalarına öncelik verilmesi nedenleriyle, söz konusu kamulaştırma talebinin karşılanamadığı yönündeki açıklama ile Tarım ve Orman Bakanlığınca
Kurumumuza iletilen, bahse konu 215 parsel numaralı taşınmazın bulunduğu alanın tarım alanı olduğu, Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı alt ve üst yapı çalışmalarını etkileyecek bir konumda olmadığı, parsel alanında savaşa ait siper, mevzi, şehitlik ya da kaynak değer bulunmadığından kamulaştırılmasına ihtiyaç duyulmadığı şeklindeki açıklamalar dikkate alınarak konu hakkaniyet boyutuyla da ele alınmıştır . Bu çerçevede, başvuranın dilekçesinde belirtildiği üzere bir mağduriyetin vuku bulduğu değerlendirmesiyle birlikte, ilgili İdarelerin ilerleyen dönemlerde ve bütçe olanakları dâhilinde söz konusu mağduriyeti gidermeye yönelik gerekli işlemleri tesis etmesinin hakkaniyetin bir gereği olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 29. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde
“kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
30. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Bütçe imkânları dâhilinde ve ilerleyen dönemlere müteallik olmak üzere, başvuranın mağduriyetine gidermeye yönelik gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda KÜLTÜR VE TURİZM
BAKANLIĞI’NA ve TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Kültür ve Turizm Bakanlığınca ve Tarım ve Orman Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
17 / 18Kararın BAŞVURANA, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NA ve TARIM VE ORMAN
BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi