|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir taşınmazın orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedeniyle özel mülkiyete konu edilemeyeceği hususunu ele almaktadır. Davacı, Bursa ili … ilçesindeki taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğunu belirterek, bu bölümün tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak taşınmazın orman vasfında olduğuna hükmederek davayı kabul etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf başvurusu üzerine kaldırarak, taşınmazın orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğunu ve ormanların korunmasına yönelik yasal düzenlemeleri göz önünde bulundurarak, davanın kabulüne ve tapu kaydının iptaline karar vermiştir. Mahkeme, orman alanları üzerinde şerh bulunamayacağına dair Anayasa ve 6831 sayılı Orman Kanunu’ndaki düzenlemeleri dikkate almıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, orman alanlarının korunmasına yönelik hukuki ilkeleri pekiştirmektedir. |
8. Hukuk Dairesi 2022/7740 E. , 2024/6098 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2230 E., 2022/1201 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın kabulne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/15 E., 2019/602 K.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … Bankası vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili … ilçesi … köyü 10047 ada, 13 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek dava konusu taşınmazın orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, orman alanına dair mevcut tapu kaydında yer alan şerhin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hava fotoğrafları, plan, harita ve krokilerle yapılan keşif neticesi alınan 24.06.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda ayrıntılarıyla gösterildiği üzere taşınmazın 39,46 m2’lik kısmının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı, orman olduğunun kesinleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne taşınmazın 39,46-m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın 39,46-m2’lik kısmının kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu, ormanların korunmasına ilişkin Anayasa’nın 169. ve 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddeleri hükmünde yazılı yasal düzenlemeler birlikte gözetildiğinde ormanlar üzerinde şerh bulunamayacak olmasına göre mahkemece nizaya konu olup kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı belirlenen bölüm üzerinde davalı … Bankası lehine olan ipoteğinde kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne taşınmazın 39,46-m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tüm şerh ve takyidatların terkinine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı … Bankası vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davalı … Bankası vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.