onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, Antalya ili Kaş ilçesinde bulunan tapusuz bir taşınmazın tescili için açılan davanın hukuki süreci ele alınmıştır. Davacı, taşınmazın orman sınırlandırmasının iptal edildiğini ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesine dayanarak tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın zeytinlik vasfıyla uzun yıllar tarımsal üretim amacıyla kullanıldığını ve imar-ihya koşullarının oluştuğunu belirterek davayı kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın daha önceki malikine ait zeytincilik tapusu kapsamında kaldığını ve 6831 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince orman sayılmadığını vurgulayarak, ilk mahkeme kararını onamıştır. Bu bağlamda, davalı tarafın istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, taşınmazın orman olmadığına dair kesinleşmiş mahkeme kararını dikkate alarak, davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, taşınmaz mülkiyetinin kazanımına ilişkin hukuki değerlendirmeleri ve içtihatları içermektedir.

8. Hukuk Dairesi         2023/4719 E.  ,  2024/7855 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/760 E., 2021/1008 K.
    DAVA TARİHİ : 18.11.2014
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2019/371 E., 2020/265 K.

    Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı … Belediyesi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kaş ilçesi Sarıbelen köyü hudutları içinde yer alan tapusuz taşınmazın Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/340 Esas, 3009/276 Karar sayılı ilamı ile orman sınırlandırması iptal edildiğini, taşınmazın davacı adına 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesine istinaden tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Sarıbelen köyünde orman kadastro çalışmaları ilk olarak 3116 sayılı Kanuna göre 1941 yılında yapılıp, 03.03.1942 yılında kesinleşmiştir. Gökçeören köyü orman kadastro çalışmaları ise ilk olarak 3116 sayılı Kanuna göre 1944 yılında yapılmış, 21.08.1949 yılında kesinleşmiştir. Gökçeören köyünde evvelce yapılmış orman kadastrosunun aplikasyonu ile sınırlaması yapılmayan ormanlarda orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarına ise 02.06.1999 tarihinde başlanılmış, bu çalışmalar 22.03.2002 tarihinde ilan edilerek, 23.09.2002 tarihinde kesinleşmiştir. 4999 sayılı Kanun 9 uncu maddesine göre fenni hataları düzeltme çalışmaları ise 2006 yılında yapılarak, 28.03.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Sarıbelen köyünde 3402 sayılı Kanuna göre yapılan arazi kadastro çalışmalarında, 07.04.2006 tarihinde 205 ada 105 parsel 11221,61m2 olarak … adına tespit edilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;” 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddeleri kapsamında imar-ihya yoluyla taşınmaz mülkiyetinin kazanımı için belirtilen koşullar ve bu koşullar çerçevesinde mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu olup 19.01.2016 tarihli fen bilirkişisinin rapor krokisinde (A) harfiyle gösterilen 7083.99 m²’lik kısmının, tespit harici bırakıldığı, orman, mera gibi vasıflar taşımadığı, emek ve çaba harcanmak suretiyle imar ihyanın yapıldığı, taşınmazın zeytinlik vasfıyla uzun yıllardan beri tarımsal üretim amaçlı kullanıldığı, halihazırda herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmiş bir durumda olmadığı, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi kapsamında davacı açısından zilyetlik koşullarının oluştuğu, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, 4721 sayılı Kanun’un 713/1 inci maddesine dayalı tescil davalarında, maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca davalılar yasal hasım olduğundan harç ve vekalet ücreti dahil olmak üzere yargılama giderlerinden sorumlu olmadıkları” gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar davalı … Başkanlığınca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede “çekişmeli taşınmazın 3573 sayılı Kanuna göre önceki malik … adına oluşturulan Nisan 1953 tarih 5 numaralı, 22.500 m2 yüzölçümlü zeytincilik tapusu kapsamında kaldığı belirlenerek, 6831 sayılı Kanun’un 1/I inci maddesine göre “sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel kanunu gereğince devlet ormanlarından tefrik edilmiş ve imar ,ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş yabani zeytinliklerin orman sayılmayacağı” hükmü gereğince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı “gerekçesiyle onandığı buna göre davaya konu kısmın davacının zeytincilik tapusu kapsamında kaldığının kesinleşmiş mahkeme kararıyla belirlendiğine göre” gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/340 Esas, 3009/276 Karar sayılı ilamı ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7060,44 m2’lik kısmın 1944 yılında 3116 sayılı Kanun’a göre yapılan orman kadastorusu sınırları içerisinde yer almasına rağmen, kök tapu kaydının 09.04.1953 tarih 5 sıra nolu tapu kaydı olduğu, 3573 sayılı Kanun uyarınca 22.500,00 m2 olarak Süleyman oğlu … adına tapuya tescil edildiği, davacı … tarafından 1968 tarihinde satın alınarak, 28.04.1968 tarih 169 yevmiye, 47 cilt ve 19 sıra numarasına kaydedildiği, tapunun 11.221m2’lik kısmının 205 ada 105 sayılı parselde revizyon gördüğü, davaya konu fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7060,44 m2’lik kısmın 3573 sayılı Kanun’a göre oluşturulmuş bir tapu olduğu ve hukuken geçerliliğini koruduğundan bahisle, davanın kabulüne fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7060,44 m2’lik kısmın davalı Orman İdaresi adına orman vasfıyla yapılan sınırlandırmasının ref ve iptaline karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2011/7617 Esas, 2011/6979 Karar sayılı ilamı ile 07.06.2011 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. (A) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmazın orman olmadığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazda imar ve ihyanın 35-40 yıl önce tamamlandığının ve aşılanmış zeytin ağaçlarının aşılama yaşının 55-60 yaşında olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri kapsamında imar-ihya yoluyla taşınmaz mülkiyetinin kazanımı için belirtilen koşulların oluştuğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesindeki gerekçelerle, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,3.479,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 10.182,70 TL’nin temyiz eden davalı … Başkanlığından alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.