onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama sürecinde, ilk derece mahkemesinin kararının kısmen kabulü ve Hazine ile Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi ele alınmaktadır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Orman Kanunu çerçevesinde yapılan uygulamalar dikkate alınarak, taşınmazın orman sınırları içinde mi yoksa dışında mı olduğunun tespiti önem arz etmektedir.

Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak, taşınmazın bir kısmının orman sayılan alanlar içinde bulunduğunu ve bu nedenle Hazine adına tescil edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Ancak, ilk derece mahkemesinin kararında eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, dolayısıyla hükmün bozulması gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz edilen kararın bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, taşınmazın orman sınırları ile ilgili tespitlerin yeniden yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu süreçte, orman kadastrosu ve taşınmazın durumu hakkında daha kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

8. Hukuk Dairesi         2021/15271 E.  ,  2024/6666 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2017/141 E., 2020/381 K.
    DAVA TARİHİ : 17.11.1994
    KARAR : Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosya davalısı-birleşen 2012/24 Esas sayılı dosya davacısı … vd. vekili Avukat …, asıl dosya davalısı-birleşen 2012/37 Esas sayılı dosya davacısı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili, davalı … vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    1993 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 16.12.1993 tarihinde kesinleşen kadastro sırasında … ilçesi, … köyü 159 ada 4 parsel sayılı 3.742,80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … Mevki 1937 tarihli ve 16-17 nolu vergi kayıtları uygulanarak tarla vasfıyla … ve … adına tespit ve tescil edilmiştir.

    152 ada 20 parsel sayılı ve 7.880.349 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 06.11.1984 tarihli ve 41 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak … ve … Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, 16.12.1993 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.

    Asıl davada davacılar vekili, 17.11.1994 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyü, … mevkinde bulunan tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın eklemeli olarak 40 seneyi geçkin süreden bu yana nizasız, fasılasız müvekkillerinin ve bayilerinin zilyet ve tasarrufu altında olduğunu, kadastro tespiti sırasında taşınmaz orman sınırları dışında kalmasına karşın orman alanı olarak kabul edildiğini ve kadastro dışında bırakıldığını belirterek, tapunun iptal edilerek müvekkilleri adına eşit payla tescilini istemiştir.

    Birleşen 2012/37 Esas sayılı dosyada, davacı Hazine vekilinin 07.07.2006 günlü dilekçesi ile; … Köyü 159 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan kısmının orman vasfı ile Hazine adına, orman sınırları dışında kalan kısmın 2/B vasfı ile Hazine adına tescili talebiyle … ve … mirasçılarına karşı açtığı dava 11.02.2014 günlü karar ile eldeki davayla birleştirilmiştir.

    Birleşen 2012/24 Esas sayılı dosyada, davacı … mirasçıları vekilinin 09.10.2002 günlü dava dilekçesi ile … Köyü 159 ada 4 ve 142 ada 6 parsel sayılı taşınmazların bir bütün iken içerisinden yol geçmesi nedeniyle iki parsele ayrıldığı, 159 ada 4 parselin müvekkillerine ait olması gerektiğini ileri sürerek bu parseldeki davalı hissesinin iptali ile müvekkilleri adına tescili ve davalının müdahalesinin men-i talepli olarak … ve Orman İdaresi aleyhine açtığı dava 11.02.2014 günlü karar ile eldeki davayla birleştirilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince, “davanın kısmen kabulüne, … köyü 152 ada 20 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 08.05.2001 tarihli krokide (B) harfi ile gösterilen 4.067,18 m2’lik kısmının ana parselden ifrazı ile davacılar adına tesciline, (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerin feragat nedeni ile reddine” karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiş ve Dairenin 04.06.2002 tarihli ve 2002/251 Esas, 2002/4547 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma sebebiyle bozulmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyulmuş, … Adliyesinin kapatılması üzerine davaya Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/23 Esasında devam edilmiş ve yukarıda bahsedilen iki dosya bu dosya ile birleştirilmiş ve Mahkemece “Bursa ili … ilçesi … köyü 159 ada 4 parsel sayılı taşınmazın sınırındaki orman sınır tahdidinin harita mühendisi …’in 20.10.2013 tarihli koordinatlı rapor ve krokisinde yeşil çizgi ile gösterildiği şekilde orman sınır (OS) noktalarının düzeltilmek üzere,
    Krokisinde (4-A) harfi ve yeşil ile taralı 3.150,00 m2’lik kısmın 4 parselden iptal ve ifrazı ile sınırdaki 152 ada 20 parsel sayılı orman taşınmazına ilavesine,
    Krokisinde (C) harfi ve sarı ile boyalı 4.615,15 m2’lik kısmın 152 ada 20 parsel sayılı orman taşınmazından iptal ve ifraz edilerek 4 parsele ilavesine,
    Krokisinde (D) harfi ve mor renk ile boyalı 509,15 m2’lik kısmın sınırdaki tescil harici alandan iptal ve ifraz edilerek 4 parsele ilavesine,
    Dava konusu 4 parselin bu şekilde krokisinde (4-B) – (C) ve (D) harfi ve sarı – mor renk ile gösterilen (592,80+4.615,15+509,15) alanları kapsamak üzere yüzölçümü 5.717,10 m2 olarak düzeltildikten sonra,
    Harita mühendisi …’in 20.10.2013 tarihli koordinatlı rapor ve ek-1/2 krokisinde,
    (F) harfi ile gösterilen 1.186,02 m2’lik alanın 1/3 hisse oranlarında … kızları …, … ve … adına,
    (G) ve (D) harfi ile gösterilen 4.530,64 m2’lik alanın 1/4 hisse oranlarında …, …, … ve … adına kayıt ve tesciline,
    Dava konusu 159 ada 4 parselin krokisinde (F) harfi ile gösterilen alana davalı …’in müdahalesinin men’ine” karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacısı … mirasçıları vekili ile Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyizi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.11.2016 tarihli ve 2016/7646 Esas, 2016/10898 Karar sayılı ilamı ile, tescil dışı bırakılan (D) harfi ile işaretlenen taşınmaz yönünden dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin … ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına tebliğ edilerek husumetin yaygınlaştırılması ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması ile eksik inceleme ve araştırma sebebiyle bozulmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak devam eden yargılama neticesinde; aldırılan bilirkişi raporu incelendiğinde; kadastro tespitinde 159 ada 4 parsel olarak tespit edilen alanın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, … ve … adına verilen tapunun iptal edilmesi, bu alanın orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiği, 159 ada 20 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesi, 159 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olarak tespit edilen alanın (B) harfi ile gösterilen bölümü ile, (C) – (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin orman sayılmayan alanlardan ve şahıslar adına tespit ve tescil edilebilecek alanlar olduğu, (C) harfi ile gösterilen bölümün (C-1) harfi ile gösterilen alanının, D harfi ile gösterilen bölümün (D-1) harfi ile gösterilen alanının ve (B) harfi ile gösterilen alanın … ve diğerleri adına tespit ve tescilinin, (C) harfi ile gösterilen bölümün (C-2) harfi ile gösterilen alanının ve (D) harfi ile gösterilen bölümün (D-2) harfi ile gösterilen alanının … ve diğerleri adına tespit ve tescilinin uygun olduğu, (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen alanların 152 ada 20 nolu orman parseli alanından düşülmesinin uygun bulunduğu, bilirkişi raporunun yöntemine uygun olması, gerekli bilimsel ve hukuksal temele dayandığı, somut olayı çözer mahiyette, denetime elverişli olduğu dikkate alındığında rapora itibar edilerek, “1-Karşılıklı açılan davaların kısmen kabulü ile;
    Bursa ili … ilçesi … köyü 159 ada 4 parsel sayılı taşınmazın sınırındaki orman sınır tahdidinin Harita Mühendisi T.Y’nin 09.04.2019 tarihli koordinatlı rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün ( 3.150,00 m2) orman sayılan yerlerden olduğunun tespitine, 159 ada, 4 parselin (A) harfi ile gösterilen bölümüne ait … ve … adına kayıtlı tapunun iptali ile, Hazine adına tesciline, taşınmazın bu kısmının 159 ada, 4 parselden ifrazı ile 159 ada, 20 nolu orman parseli alanına ilave edilmesine,
    ….
    Harita Mühendisi T.Y’nin 09.04.2019 tarihli koordinatlı rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölümün (C-1) harfi ile gösterilen alanının, (D) harfi ile gösterilen bölümün (D-1) harfi ile gösterilen alanının ve (B) harfi ile gösterilen alanın …, …, … ve … adına miras hisseleri oranında tapuda tespit ve tesciline,
    Harita Mühendisi T.Y’nin 09.04.2019 tarihli koordinatlı rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölümün C-2 harfi ile gösterilen alanının, (D) harfi ile gösterilen bölümün D2 harfi ile gösterilen alanının …, … … ( davacı asil ve … mirasçısı ) ve … mirasçıları; …, … ve … adına miras hisseleri oranında tapuda tespit ve tesciline,
    Davalı … aleyhine açılan müdahalenin meni davasının reddine,
    Harita Mühendisi T.Y’nin 09.04.2019 tarihli koordinatlı rapor ve krokisinin yazılacak gerekçeli kararın eki sayılmasına” karar verilmiş olup; hüküm, asıl dosya davalısı-birleşen 2012/24 Esas sayılı dosya davacısı … vd vekili Avukat …, asıl dosya davalısı-birleşen 2012/37 Esas sayılı dosya davacısı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili, davalı … vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1967 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Anılan köy sınırları içinde bulunan evvelce sınırlandırılması yapılmış devlet ormanlarında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) değişik 2 nci maddesi uygulaması çalışması sonuçları 1978 yılında, evvelce sınırlandırması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Kanun’un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışması sonuçları 1990 yılında, genel arazi kadastrosu çalışmaları ise 16.11.1993 ila 15.12.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince her ne kadar bozma ilâmına uyulmuşsa da, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş ve eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek karar verilmiştir. Şöyle ki; öncelikle bozma ilâmında önceki bilirkişiler dışında yeni bilirkişiler ile keşif yapılması gerektiği belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesince önceki keşfe katılan aynı orman bilirkişisinin eşliğinde keşfin yapıldığı, ayrıca bozma ilâmında yöntemince tahdit hattı uygulaması yapılması ve ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, 4351 ilâ 4370 ve 4456 ilâ 4492 orman tahdit sınır noktalarını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumlarının genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümünün harita üzerinde gösterilerek, taşınmazların konumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi gereğine değinildiği halde; hükme esas alınan raporda kadastro tespitinde kesinleşmiş orman kadastrosunun hatalı aplike edilmesi sonucu kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan (A) harfi ile gösterilen bölümün 159 ada 4 parsel sınırları içinde şahıslar adına hatalı tespit ve tescil edildiği, yine kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalan (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olmalarına rağmen, orman parseli sınırları içinde hatalı olarak tespit ve tescil edildiği belirtilmiş ne var ki; ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/b madde uygulaması ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek aynı kroki üzerinde farklı renkli kalemlerle işaretlenerek gösterilmemiş ve dava konusu taşınmazın bu çalışmalar karşısındaki durumunda tereddüt oluşturulmuştur. Öte yandan, raporda kesinleşmiş orman kadastrosunun hatalı aplike edildiğinden bahsedilmiş olmasına rağmen bu hatanın neden kaynaklandığı net olarak ortaya konulmamış ve kendilerince yapılan aplikenin doğru olduğu belirtilmiş olmasına rağmen yöntemince ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/b uygulaması yapılıp, harita ve tutanaklar arasında uyumsuzluk var ise nasıl bir yol izlendiği denetimi sağlayacak şekilde belirtilmemiş ve ayrıca 1943, 1953, 1973 hava fotoğrafları ile 1957 de baskısı yapılan memleket haritasının incelendiği ve (A) harfi ile gösterilen yerin orman örtüsü ile kaplı orman sayılan alan, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen yerlerin açık/tarım alanı olup orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmesine rağmen rapora anlaşılır ve denetime elverişli çakıştırmalı kroki de eklenmemiştir.

    Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.

    O halde İlk Derece Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidi, aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi veya mühendisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşturulacak, bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, davacı yanların dava ettiği yerler duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli taşınmaz yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

    S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
    Asıl dosya davalısı-birleşen 2012/24 Esas sayılı dosya davacısı … vd. vekili Avukat …, asıl dosya davalısı-birleşen 2012/37 Esas sayılı dosya davacısı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili, davalı … vekili, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

    Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.