onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Artvin ili Borçka ilçesinde bulunan bir taşınmazın orman vasfı taşıyıp taşımadığına dair bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında yanlışlıkla davalı adına tescil edildiğini ve aslında orman arazisi olduğunu savunarak tapu kaydının iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın uzun yıllardır orman vasfında olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davayı kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğuna dair daha önceki mahkeme kararlarını ve bilirkişi raporlarını dikkate alarak, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onaylamıştır. Yargıtay, temyiz başvurusunu değerlendirirken, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini belirtmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, taşınmazın orman vasfının korunmasına yönelik hukuki değerlendirmeyi desteklemiştir.

8. Hukuk Dairesi         2023/2666 E.  ,  2024/7551 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1516 E., 2022/1509 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/121 E., 2021/353 K.

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı … İdaresi dava dilekçesinde; Artvin ili Borçka ilçesi Arkaköy Köyü 142 ada 12 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğini, hava fotoğrafları ve haritalar incelendiğinde bu yerin orman olduğunun açıkça anlaşılacağını, ayrıca Borçka Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/63 Esas, 1984/181 Karar sayılı dosyasında çekişmeli parseli de kapsayan bölümler hakkında yapılan yargılama sonucunda bu yerlerin orman arazisi olduğunun tespit edildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

    lk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: “…Dava konusu taşınmazın en az 50 yıl önce imar ve ihya edilerek bu tarihten sonra aralıksız ve çekişmesiz olarak malik sıfatıyla eklemeli zilyetlik yoluyla kullanıldığı, bu hususun mahalli bilirkişi beyanları, mahkemece yapılan gözlem ve teknik bilirkişi raporları ve hava fotoğraflarıyla desteklendiği, orman bütünlüğünü bozmadığı, toprağının orman yapısında olmadığı bu sebeplerle taşınmazın orman vasfında olmayarak devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı” şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; “…Yapılacak inceleme ve değerlendirmeler sırasında Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere öncesi çalılık ve makilik olup, eğimi %12’yi aşan yerler orman tahdidinin yapılıp kesinleştiği tarihe kadar 6831 sayılı Kanun’un 1/j maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu ancak orman tahdidi yapılıp orman sınırı dışında bırakılması halinde tahdidin kesinleştiği tarihten sonra zilyetliğe konu olabileceği hususu gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; “…dava konusu taşınmazın uzun yıllardır orman vasfında olup, gerçek bitki örtüsü ve toprak yapısının bozulmuş olduğu, kadastro çalışmaları sırasında kişi adına tapuya tescil edildiği, bu hususun teknik bilirkişi raporları ve taşınmazın fiili durumuyla desteklendiği, bu sebeple orman vasfında olan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağı…” gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 142 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “…uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası üzerinde yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edilmiş olmasına, Borçka Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/63 Esas, 1984/181 Karar sayılı dosyasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edilmiş olmasına, aynı ada içerisinde bulunan 140 ada 20, 21, 22 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dava dosyalarında çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edilmiş olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu…” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; işbu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.