T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/13642-S.23.21561

BAŞVURU NO : 2023/8921

KARAR TARİHİ : 25/10/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SANCAKTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, imar uygulamasına tabi tutulan taşınmazının iadesi ve yeniden kendisi adına tescili talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 21/06/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza 21.06.2023 tarihinde (T.C. Kimlik No: ) tarafından

yapılan ekli şikâyet başvurusunda başvuran özetle; Sancaktepe Belediye Başkanlığı tarafından

19.11.2002 tarih ve sayılı Encümen Kararı ile 2981 sayılı Kanunun 10/c maddesi uyarınca yapılan imar

uygulaması sonucunda müşterek maliki olduğu – o dönem İstanbul İli Ümraniye İlçesi 1. Bölge Sarıgazi

Köyü Pınaralçağı Mevki pafta ada parsel numaralı- İstanbul İli Sancaktepe İlçesi Sarıgazi

Mahallesi ada parsel numaralı taşınmazın aynı adada parsel numarası verilerek Sancaktepe

Belediye Başkanlığı adına tapuya tescil edildiğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, yargılama sonucunda tesis edilen

/ Karar sayılı ve 08.07.2015 tarihli kararı ile söz konusu taşınmazın kendisi adına tapuya tesciline karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin / Esas, / Karar sayılı ve 04/07/2017 tarihli kararı ile onandığını ve kesinleştiğini, taşınmazın kendisi adına tescili talebiyle hem

Sancaktepe Belediye Başkanlığı’na hem de Sancaktepe Tapu Müdürlüğü’ne çok sayıda başvuru yaptığını, ancak hala tescil işleminin gerçekleştirilmediğini ifade etmekte; mahkeme kararının gereğinin yerine getirilerek dava konusu taşınmazın tapuda adına tescilini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 10.07.2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben

Sancaktepe Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün 17.07.2023 tarihli ve – – sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi – belgeler gönderilmiş olup, yapılan açıklamada;

2

2.1) Bavuranın Sarıgazi Mahallesi parsel sayılı 34200,00 m miktarlı tarla nitelikli taşınmazın

252/34200 hissesinin maliki olduğu,

2.2) Sarıgazi pafta ve parsellerin de içinde bulunduğu bölgede 18.01.1993 tasdik tarihli 1/1000

ölçekli ıslah imar planına göre 19.11.2002 tarih sayılı Encümen Kararı ile 2981-3290-3366 sayılı kanunun 10/c gereğince imar uygulaması yapıldığı, bu uygulamanın Müdürlüklerince 26.12.2002 tarih yevmiye sayılı işlemle tescil edildiği,

2.3) Yapılan imar uygulaması sonucunda başvuranın 252/34200 hissesine tekabül eden 252.00 m² den

74.52 m² DOP (Düzenleme Ortaklık Payı) kesildikten sonra kalan hissesinin 4.437,00 TL bedele

dönüştürüldüğü,

2.4) İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12.12.2018 kesinleşme tarihli / Esas

/ Karar numaralı mahkeme kararında; “İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin / Esas ve

/ Karar karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak imar planının iptal edilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeni ile davanın KABULÜNE ve dava açılmadan önceki eski hale iade ile birlikte dava konusu İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, Sarıgazi Mahallesi pafta, parselde kayıtlı taşınmazın 252/34200 payının davacı ( ) adına tapuya tesciline ve ipotek alacaklısına ilişkin şerhin terkinine” yönelik karar verildiği,

2.5) İmar Kanununun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 10, 11 ve 30 ila 33 ncü maddelerinde imar parsellerinin oluşturulmasına, dağıtımına ve DOP oranının hesabına ilişkin esasların açıklandığı,

2.6) Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğünden alınan

23.02.2010 tarih ve 1718 sayılı yazıda; “Sonuç olarak, bir alanda ilk defa yapılmış olan parselasyon

işleminin yargı kararıyla iptal edilmesinden sonra, düzenleme öncesi kadastral mülkiyete yani ilk kadastral parsele (kök parsele) dönülmesi ve yargı kararı gerekçesi dikkate alınarak söz konusu alanda yeniden parselasyon işlemi yapılması gerektiğinden, kadastral durum dikkate alınmak suretiyle yapılması gereken düzenlemenin, iptal edilerek yok hükmünde sayılan imar parselleri üzerinden yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bu tür uygulama alanlarında, eski uygulama üzerinden el değiştirmiş imar parselleri var ise, geriye dönülüp yeniden hesaplanan DOP oranındaki fazlalıktan dolayı, taşınmazı imar parseli olarak edinen malikin mülkiyet hakkının korunması açısından, farkın belediyesince temini gerekir. Geriye dönülüp yeniden hesaplanan DOP oranının az olması halinde ise, fazla miktarda DOP kesintisi yapılan eski malikin zararının belediyesince telafi edilmesi gerekmektedir.” şeklinde görüş verildiği,

2.7) Diğer taraftan Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 21.07.2010 tarih ve

20821 sayılı yazıda da; “… yürütmeyi durdurma kararlarına ilişkin tapu kayıtlarına uyarıcı belirtme

yapıldığı, dava sonucu ilgili idarece yapılacak işlemin beklenildiği, iptal kararları karşısında da gerek taleple gerekse re’sen yapılan uygulamaların ilgili idarece aynı yasal prosedür ile iptal edilerek geriye dönüşün sağlanması ve iptal gerekçelerini dikkate alan yeni bir uygulama yapılması gerektiği yönünde ilgililerin idareye başvurmasının sağlanması,” gerektiğinin bildirildiği,

2.8) İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından müzekkere ile Müdürlüklerinden

12.12.2018 kesinleşme tarih / Esas / Karar numaralı mahkeme kararlarının hükmünün

yerine getirilerek neticenin bildirilmesinin talep edildiği,

2.9) Müdürlüklerince bahse konu mahkeme kararı uyarınca imar uygulamasının geri dönüş cetvellerinin

oluşturularak geriye dönüşün sağlanması ve iptal gerekçelerini dikkate alan yeni bir uygulama yapılması için bahse konu mahkeme kararının Sancaktepe Belediye Başkanlığı’na gönderildiği ve yapılacak işleme esas olmak üzere imar uygulaması geri dönüş cetvellerinin ve bunlar üzerinden yapılacak yeni uygulamaya ilişkin dağıtım cetvellerinin ayrı ayrı düzenlenerek Müdürlüklerine gönderilmesinin talep edildiği,

2.10) Söz konusu evrakların düzenlenerek Müdürlüklerine gönderilmesi durumunda başvuranın talebinin

karşılanabileceği

ifade edilmiştir.

3) Kurumumuzun 10.07.2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben

Sancaktepe Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nün 12.09.2023 tarihli ve

­ ­ sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi-belgeler gönderilmiş olup, yapılan açıklamada;

3.1) Sarıgazi pafta ve parsellerin de içinde bulunduğu bölgede 18.01.1993 tasdik tarihli 1/1000

ölçekli ıslah imar planına göre 19.11.2002 tarih ve sayılı Encümen Kararı ile 2981­3290­3366 sayılı kanunun 10/c gereğince imar uygulaması yapıldığı,

3.2) Yapılan imar uygulamasında başvuranın 252,00 m² hissesinden 74,52 m² Düzenleme Ortaklık Payı

(DOP) kesintisi yapılarak 177,48 m² tahsis alanı hesaplandığı,

3.3) Zeminde yer olmadığından hissenin tamamının 4.437,00 TL olarak bedele dönüştürüldüğü,

3.4) Sarıgazi ve pafta , , , , , , , , , , ve nolu kadastral

parsellerde 19.11.2002 tarih ve sayılı Encümen kararı ile yapılan imar uygulamasına ilişkin Maliye

Hazinesi tarafından İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin / Esas numarası dosyası üzerinden imar uygulamasının iptali davası açıldığı,

3.5) Mahkemenin 10.06.2009 tarih / nolu kararı ile imar uygulamasının iptaline karar verildiği,

Danıştay Altıncı Dairesinin 11.02.2013 tarih / Esas / Karar numaralı kararı ile de ilk derece mahkemesi kararının onandığı,

3.6) Başvuran tarafından İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas numarası ile

Şuyulandırma Bedelinin Arttırılması davası açıldığı, Mahkemenin 08.07.2015 tarih ve / Karar numaralı kararı ile imar uygulamasının geri dönüşüm işlemlerinin yapılarak davacının Sarıgazi pafta nolu parseldeki 252,00 m² hissesinin tapuda tescili ve ipotek alacaklısına ilişkin şerhin terkinine karar

verildiği, anılan kararın istinaf ve temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 04.07.2017 tarih ve / Esas, / Karar sayılı kararı ile onandığı,

3.7) 14.02.2020 tarihinde 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanunun 7. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde yapılan değişiklikle “Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.” düzenlemesinin getirildiği,

3.8) Söz konusu kanun maddesi doğrultusunda İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğü ile yapılan yazılı ve şifahi uzlaşma görüşmelerinde mülkiyeti Sancaktepe Belediyesine ait olan ve imar planında İlköğretim Tesis Alanında kalan 5.977,40 m² yüzölçümlü Sarıgazi ada nolu parselin tamamının Maliye Hazine adına tescili sureti ile sulh sözleşmesi yapılabileceği kararı alındığı,

3.9) Uzlaşma görüşmeleri neticesinde 01.03.2022 tarih ve sayılı Encümen Kararı, 10.03.2022 tarih

ve Sayılı Meclis Kararı ve 07.07.2022 tarih ve sayılı Encümen Kararı alınarak söz konusu kararlar doğrultusunda mülkiyeti Sancaktepe Belediyesine ait olan ve imar planında İlköğretim Tesis

Alanında kalan 5.977,40 m² yüzölçümlü Sarıgazi ada nolu parselin tamamının Maliye Hazine adına tescil edildiği ve İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile 23.06.2022 tarihinde Sulh Sözleşmesi imzalandığı,

3.10) İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Belediye arasında

23.06.2022 tarihinde imzalanan Sulh Sözleşmesi ile 14.02.2020 tarihinde sayılı Coğrafi Bilgi

Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesi ile 3194 sayılı İmar

Kanununun 18. maddesinde yapılan değişiklik hükmünün gereği yerine getirilerek imar uygulaması iptalinin önündeki hukuki engelin ortadan kaldırıldığı,

3.11) İmar uygulaması iptali önündeki hukuki engel ortadan kaldırıldığı için başvuran tarafından

Şuyulandırma Bedelinin Arttırılması davası açılmasında sakınca bulunmadığı,

3.12) Ayrıca başvuru konusu Sarıgazi parsel sayılı taşınmazın mülkiyeti Maliye Hazinesi adına

kayıtlıyken, 4706 Sayılı Yasanın 5. maddesi kapsamında çalışma yapılarak kullanıcısına devredilmek üzere talep edildiği, bunun üzerine 13.10.2017 tarih ve yevmiye ile Sancaktepe Belediyesi adına devir alınan 216 m² hissenin 16.12.2020 tarih ve yevmiye nolu işlem ile . .’ye satıldığı

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6) 2981 sayılı İmar Ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Ve

6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun’un “Tapu verme”

başlıklı 10 uncu maddesinde; “c) İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastro müdürlüklerince de kullanılır.”

7) 14.02.2020 tarihinde 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde; “Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.”

8) 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi

Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun “Satış bedelinin ödenmesi, satış bedelinden pay verilmesi, belediyelere devir” başlıklı 5 inci maddesinde; “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilen, Hazineye ait taşınmazlardan, 30/3/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak

devredilir. Bu şekilde devredilen taşınmazlar, haczedilemez ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu taşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. (Ek cümle:4/7/2019-7181/17 md.) Bu maddenin onbirinci fıkrası kapsamında Hazineye intikal eden yapı ve tesislerin satışında, yapı ve tesis bedeli yapı yaklaşık birim maliyet bedelinin yüzde beşi olarak hesaplanır. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi hâlinde yüzde yirmi, en az yarısının ödenmesi hâlinde yüzde on indirim uygulanır ve satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına kanunî faiz oranının yarısı uygulanır. Taksitle satışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısını belirlemeye belediyeler yetkilidir. (Ek cümle: 8/4/2022-7394/15 md.) Bu kapsamda

6306 sayılı Kanuna göre yapılan satışlarda da bu fıkra hükümleri uygulanır.”

9) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Ret kararı” başlıklı 33. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olmadığı kanaatine varılması hâlinde ret kararı verilir…”;

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın, başvuru

konusu İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, Sarıgazi Mahallesi pafta, parselde kayıtlı taşınmazın 252/34200 payının kendisi adına tapuya tescili talebi kapsamında Ret Kararı verilmesi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Başvuran, 1 no.lu paragrafta yer verildiği üzere, İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin

/ Esas, / Karar sayılı ve 08.07.2015 tarihli kararı uyarınca İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, Sarıgazi Mahallesi pafta, parselde kayıtlı taşınmazın 252/34200 payının kendisi adına tapuya tescilini talep etmektedir.

12) Konuyla ilgili 5 nolu paragrafta yer verilmiş olan mevzuata bakıldığında; belediyeler ile valiliklerin

belli şartlar dahilinde bir kısım taşınmazlarda yapılan imar uygulamaları sonucunda bedelini ödemek suretiyle ilgili taşınmazları kendileri adına tescil ettirebileceği anlaşılmaktadır. Nitekim başvuru konusu taşınmazda da Sancaktepe Belediyesi tarafından anılan düzenleme uyarınca işlem yapıldığı ve 18.01.1993 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli ıslah imar planına göre 19.11.2002 tarih ve sayılı Encümen Kararı ile 2981­3290­3366 sayılı kanunun 10/c gereğince imar uygulaması yapılarak başvuranın 252,00 m² hissesinden 74,52 m² Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintisi yapıldığı, bunun sonucunda 177,48 m² tahsis alanı hesaplandığı, zeminde yer olmadığından hissenin tamamının 4.437,00 TL olarak bedele dönüştürüldüğü tespit edilmiştir.

13) Yine dosyada mübrez belgelerin tetkiki sonucunda; yapılan imar uygulamasında Maliye

2 2

Hazinesinin pafta nolu parseldeki m hissesinden 4.269,82 m Düzenleme Ortaklık Payı kesildikten

2 2

sonra 10.170,18 m tahsis alanı hesaplandığı, tahsis alanına karşılık 12.532,40 m yüzölçümlü ada

2 2

nolu parsel, 1.233,14 m yüzölçümlü ada nolu parsel, 663,95 m yüzölçümlü ada nolu parsel

2 2

ve 92,25 m yüzölçümlü ada nolu parsellerin tamamı olmak üzere toplam 14.521,74 m yerin Maliye 2

Hazinesi adına tescil edildiği, Maliye Hazinesine tahsis fazlası olarak verilen 4.351,56 m alana karşılık da

Sancaktepe Belediyesi lehine ipotek tesis edildiği görülmüştür.

14) Ancak devam eden süreçte Maliye Bakanlığı tarafından başvuru konusu taşınmazın da içinde

bulunduğu alana ilişkin yapılan imar uygulamasının iptali talebiyle Sancaktepe Belediye Başkanlığı aleyhine İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda tesis edilen / Karar sayılı ve 10.06.2009 tarihli karar ile dava konusu imar uygulamasının iptal edildiği, Danıştay 6. Dairesi’nin / Esas, /

Karar sayılı ve 11.02.2013 tarihli kararı ile de iptal kararının onandığı anlaşılmıştır. Böylece başvuranın başvuru konusu taşınmazına ilişkin olarak yapılan imar uygulamasının ortadan kalktığı ve taşınmazın eski hale iadesi gerektiği düşünülebilecektir.

15) Nitekim başvuranın başvurusuna dayanak olarak gösterdiği ve başvuru konusu taşınmazın adına

tesciline yönelik olarak tesis edilen İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / , / Karar sayılı ve 08.07.2015 tarihli kararı incelendiğinde de; ““İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin

/ Esas ve / Karar karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak imar planının iptal edilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeni ile davanın KABULÜNE ve dava açılmadan önceki eski hale iade ile birlikte dava konusu İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, Sarıgazi Mahallesi pafta, parselde kayıtlı taşınmazın 252/34200 payının davacı ( ) adına tapuya tesciline ve ipotek alacaklısına ilişkin şerhin terkinine” şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.

16) Öte yandan her ne kadar başvuranın talebi ilk bakışta mahkeme kararının gereğinin yerine

getirilmesi olarak gözükmekte ise de tam da bu noktada konuyla ilgili yukarıda 6 nolu paragrafta yer verilen mevzuata ilişkin değerlendirme yapılması da elzemdir. Zira anılan düzenleme bir nevi istisnai düzenleme olup, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararı ile iptal edilmeleri halinde idarelerin izlemeleri gerektiği yolun çerçevesini çizmektedir. Anılan düzenleme 14.02.2020 tarihli olup, bu tarihten sonraki emsal yargı kararları incelendiğinde de bu hususa vurgu yapıldığı açıkça görülmektedir. Gerçekten de Yargıtay 1 14. Hukuk Dairesi’nin 2020/451 Esas, 2020/5727 Karar sayılı ve 01.10.2020 tarihli kararında aynen;

“20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.

1

Bkz. https://www.corpus.com.tr/#!/Yasalar Erişim tarihi:21.09.2023. Aynı yönde karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2019/3691 Esas, 2020/5733 Karar sayılı ve 01.10.2020 tarihli kararı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2019/4718 Esas, 2020/4598

Karar sayılı ve 07.09.2020 tarihli kararı.

Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlık, eklenen bu hüküm uyarınca idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.”

şeklindeki gerekçe ile bu husus açıkça hükme bağlanmıştır.

17) Bu kapsamda başvuruya konu uyuşmazlık çerçevesinde; idare tarafından gönderilen bilgi ve

belgelerin incelenmesi neticesinde;

17.1) Her ne kadar başvuran tarafından başvuru konusu taşınmazın adına tescili talep edilmekte ve buna

ilişkin olarak İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas, / Karar sayılı ve

08.07.2015 tarihli kararı dayanak gösterilmekte ise de başvuranın anılan davasının şuyulandırma bedelinin

artırımına ilişkin olduğu,

17.2) Başvuranın davasının kabulüne karar verilmesinin gerekçesinin davaya konu edilen taşınmazın da

içinde bulunduğu alana ilişkin olarak yapılan imar uygulamasının iptali olduğu, mahkemece başvuranın talebinin esasına ilişkin başka bir değerlendirmede de bulunulmadığı,

17.3) İmar uygulamasının iptali üzerine başvuran tarafından eski hale iade talep edilmekte ise de İmar

Kanunu’nun 18. maddesine eklenen düzenleme uyarınca bir değerlendirme yapılması gerektiği,

17.4) Öte yandan imar uygulamasının iptaline kadar geçen süre içinde yapılan imar uygulaması

sonucunda oluşan imar parselleri üzerinde çok sayıda alım – satım işleminin gerçekleştirildiği, ruhsatlı binalar yapıldığı, kat irtifakı ve kat mülkiyetleri tesis edildiği, bir kısım parsellere ilişkin açılan bedel artırım davaları neticesinde ödemeler yapıldığı,

17.5) Nitekim başvuru konusu taşınmazın da mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlıyken, yukarıda 7

nolu paragrafta yer verilen mevzuat hükümlerine uyulmak suretiyle, 13.10.2017 tarih ve yevmiye ile Sancaktepe Belediyesi adına devir alınan 216 m² hissenin 16.12.2020 tarih ve yevmiye nolu işlem ile . .’ye satıldığı,

17.6) İmar uygulamasının iptaline ilişkin mahkeme kararı üzerine başvuru konusu taşınmazın da içinde

bulunduğu alana ilişkin olarak imar uygulamasının yeniden yapılmasının fiilen mümkün olmadığı ve bu durumun teknik raporla da tespit edilerek Sancaktepe Belediyesi tarafından 194 nolu ve 01.03.2022 tarihli

Encümen Kararı ile fiili imkânsızlık kararı alındığı,

17.7) Bunun üzerine Sancaktepe Belediye Başkanlığı ile İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim

Değişikliği İl Müdürlüğü arsasında sulh görüşmeleri yapıldığı ve neticesinde 23.06.2022 tarihli sulh sözleşmesinin imzalandığı,

17.8) Anılan sulh sözleşmesi uyarınca; Hazine zararına karşılık Sancaktepe Belediyesi mülkiyetindeki

Sarıgazi ada parselin Maliye Hazinesi adına tescilinin, mülkiyeti Maliye Hazinesine ait parselin imar uygulamasından oluşan ada parsel nolu, ada parsel nolu, ada parsel nolu ve ada 2 parsel nolu taşınmazlardan Hazineye fazladan verilen toplam 4.351,56 m alan için takdir edilen bedel üzerinden Sancaktepe Belediye Başkanlığı lehine Hazine aleyhine konulacak ipoteklerden herhangi bir hak ve alacak talep edilmeksizin vazgeçileceğinin kararlaştırıldığı,

17.9) Dolayısıyla gelinen aşamada başvuranın kendisi adına tescilini talep ettiği taşınmazın üçüncü bir

kişi adına kayıtlı olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, talebinin gereğinin yerine getirilmesinin fiili imkânsızlık oluşturduğu,

17.10) Bununla birlikte başvuranın anılan taşınmazdaki hissesine karşılık bedel ödenmesi talebinde

bulunabileceği

anlaşılmıştır.

18) Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; başvuru konusu olayda başvuru konusu taşınmazın da içinde yer

aldığı alana ilişkin olarak yapılan imar uygulamasının mahkeme kararı ile iptal edildiği, ancak bu süreçte imar uygulamasının yeniden yapılmasının fiili imkânsızlık nedeniyle mümkün olmadığı, öte yandan başvuranın taşınmazının hâlihazırda üçüncü bir kişi adına tapuda kayıtlı olduğu, bununla birlikte başvuranın taşınmazı için bedel talep etmesinde herhangi bir engel bulunmadığı, bu süreçte yapılan işlemlerin 14.02.2020 tarihinde 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine eklenen düzenlemeye uygun olarak gerçekleştirildiği, dolayısıyla idarenin işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından başvuranın başvuru konusu İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, Sarıgazi Mahallesi pafta, parselde kayıtlı taşınmazın 252/34200 payının kendisi adına tapuya tescili talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

19) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın, başvuru konusu İstanbul İli,

Sancaktepe İlçesi, Sarıgazi Mahallesi pafta, parselde kayıtlı taşınmazın 252/34200 payının kendisi adına tapuya tescili talebi kapsamında Ret Kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme” ve

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz

tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,

Başvurunun REDDİNE,

Kararın başvuran ile SANCAKTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi