ÖZET: Başvuru, Trabzon ili Yomra ilçesinde bulunan bir taşınmazın sel ve taşkınlardan korunması amacıyla gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması talebine ilişkindir. Başvuran, ikamet ettiği yerin hemen altında Yomra Deresi’nin bulunduğunu ve son dört yıldır devam eden bir HES projesi nedeniyle taşkın riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtmektedir. Aşırı yağışlar sonucunda su baskınları, fındık bahçelerine zarar vermiş ve evin altının oyulmasına neden olmuştur. Bu durum, başvuranın can güvenliğini tehdit etmekte ve hanelerini terk etmek zorunda bırakmaktadır.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, başvuruya verdiği yanıtta, taşınmazın taşkın alanı içinde yer aldığını ve mevcut projelerin bu alanda devam ettiğini ifade etmiştir. Ayrıca, yapılan incelemelerde, taşkın koruma tesisinin inşasının kamu zararına yol açabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, başvuranın talebinin, yürütülmekte olan projeler kapsamında değerlendirilemeyeceği vurgulanmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın can ve mal güvenliğinin sağlanması için gerekli önleyici tedbirlerin ivedilikle alınması gerektiği yönünde DSİ Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, devletin yaşamı koruma yükümlülüğü çerçevesinde, başvuranın haklarının güvence altına alınması amacıyla yapılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 1345-1345 94019529-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2018/10883

KARAR TARİHİ : 18/01/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : 1. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2. DSİ 22. Bölge Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Taşınmazının sel ve taşkınlardan korunması için önleyici güvenlik tedbirlerinin alınması istemi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 08/09/2018

1. Başvuran özetle, Trabzon ili, Yomra ilçesi, … Mahallesi, … Evleri No:1 İç Kapı No:2 adresinde abisi … ve ailesiyle müştereken ikamet etmekte olduklarını, ikametgâhlarının hemen altından Yomra deresinin arazilerine sınır olarak geçtiğini, 4 yıldır devam etmekte olan HES projesi sebebiyle arazilerine istinat duvarı yapılamayınca aşırı yağmur sonucu taşan suların dere kenarındaki fındık bahçelerini tahrip edip kullanılmaz hale getirdiğini, evin altının oyulması nedeniyle heyelan riskiyle karşı karşıya olduklarını; her yağmurda hanelerini terk etmek zorunda kaldıklarını belirterek arazi ve ikametgâhlarını koruyacak tahkimat ve istinat duvarı yapılması için gereğini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 22. Bölge Müdürlüğü’nün 02/01/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve ekindeki belgelerde özetle, 2.1. Başvurana ait taşınmazın dereye teğet olan kısmının taşkın alanı içinde olduğu, taşınmazın bulunduğu bahse konu vadide “Trabzon Yomra Vadisi Islahı Taşkın

Koruma İnşaatı Projesi” işinin yapım aşamasında bulunduğu, 2018 Mali Yatırım Yılı içerisinde projenin ödeneğinin bittiği; 2.2. Bahsi geçen bölgede Gümrükçüoğlu Enerji Üretim Tic. Ltd. Şti. tarafından tesis edilip işletilmesi planlanan ve fizibilite aşamasında olan “Gisey I Regülatörü ve HES

Projesi”nin bulunduğu, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan 1/25000 ölçekli genel yerleşim planı incelendiğinde söz konusu projenin santral binasının, taşkın koruma tesisi yapılması talep edilen alanın sınırında veya içerisinde kaldığının değerlendirildiği, 1/25000 ölçekli harita üzerinden santral binasının, talep edilen sahanın içerisinde olup olmadığının tam anlaşılamadığı; ayrıca projelerde zaman zaman formülasyon değişikliği yapılarak proje yapılarının kot, koordinatlarının memba veya mansap yönünde revize edilebildiği; 2.3. Sonuç olarak, yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı bahse konu yerde Güsey I

Regülatörü ve HES Projesi bulunduğundan “Trabzon Yomra Vadisi Islahı Taşkın

Koruma İnşaatı” kapsamında ödenek durumu uygun olsa dahi, talebe konu taşkın koruma tesisinin yapımının kamu zararına sebebiyet vereceği, bu doğrultuda başvuranın talebinin bu iş kapsamında da değerlendirilemeyeceği Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 3.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinde, “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. …” 3.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde, “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. …” 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. ”;, 3.4. “Yargı yolu” başlıklı 125 nci maddesinde, “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. ”; 5. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve

Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 121’inci maddesinde, “(1) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek. […] c) Sulak alanları ıslah etmek, erozyon ve rüsubat kontrolü ile ilgili etüt ve planlama işlerini yapmak veya yaptırmak, kendi tesislerini korumaya yönelik erozyon kontrolü maksatlı ağaçlandırma çalışmaları yapmak. […] f)

Akarsularda ıslahat yapmak ve icap edenleri seyrüsefere elverişli hale getirmek.”, 6. 14/01/1943 tarihli ve 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Koruma

Kanununun 1 inci maddesinde, “Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasiyle su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırları Cumhurbaşkanı kararı ile tesbit ve ilan edilir ; denilmekle devamında Kanun ile taşkına uğrayan ve uğraması muhtemel sahaların tespiti ve bu sahaların iskâna kapatılarak taşkına neden olabilecek mevcut yapılar var ise kaldırılması konusu hüküm altına alınmıştır.

7. 20/02/2010 tarihli ve 27499 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/5 sayılı Akarsu ve

Dere Yataklarının Islahı ile ilgili Başbakanlık Genelgesi

Genelgenin 1 inci maddesinde, “1. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) görev, yetki ve sorumluluk alanı dâhilindeki bütün akarsu ve dereler, havzaları bazında taşkın riski ve muhtemel taşkın zararları yönüyle değerlendirilerek, acil, kısa, orta ve uzun vadede ıslah edilmesi gerekli olanlar tespit edilecektir. …; Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, başvuranın “Trabzon Yomra Vadisi

Islahı Taşkın Koruma İnşaatı Projesi” işi kapsamında kalan taşınmazının taşkın riskine karşı korunması, can ve mal varlığının güvence altına alınması için yetkisi dâhilindeki tüm imkânları kullanarak önleyici güvenlik tedbirlerini ivedilikle uygulamaya koyması hususunda DSİ Genel

Müdürlüğü’ne ve DSİ 22. Bölge Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmasını önermiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, ikametgâhlarının hemen altından Yomra deresinin arazilerine sınır olarak geçtiğini, 4 yıldır devam etmekte olan HES projesi sebebiyle arazilerine istinat duvarı yapılamayınca aşırı yağmur sonucu taşan suların dere kenarındaki fındık bahçelerini tahrip edip kullanılamaz hale getirdiğini, evin altının oyulması nedeniyle heyelan riskiyle karşı karşıya olduklarını belirterek arazi ve ikametgâhlarını koruyacak tahkimat ve istinat duvarı yapılması için gereğini talep etmektedir.

10. Bilindiği üzere farklı coğrafi yapı ve yağış rejimine sahip bölgelerin yer aldığı Ülkemiz, taşkın felaketine duyarlı bir yapıya sahip olup, taşkınlar, depremlerden sonra en büyük can ve mal kayıplarına neden olan doğal afetler olarak tanımlanmaktadır. (2.Ormancılık ve Su Şurası

4 – 6 Mayıs 2017 Taşkın Yönetimi Çalışma Grubu Raporu). Taşkın, bir akarsuyun çeşitli

sebeplerle yatağından taşması veya şehir kanalizasyon şebekelerinden kaynaklananlar hariç olmak üzere normal şartlar altında kuru olan bir alanın geçici olarak sularla kaplanması olayını ifade etmektedir. Taşkınlar, insan sağlığını, toprağı, çevreyi, tabiat varlıklarını, doğal sit alanlarını, kültürel mirası, sosyal ve ekonomik faaliyetleri olumsuz etkileyerek bireylerin

Anayasa ile güvence altına alınan sağlıklı, dengeli ve güvenli bir çevrede yaşama hakkını tehdit eden en önemli doğal afetlerden biridir.

11. Taşkınların olumsuz etkilerinin azaltılması için havza ölçeğinde taşkın risklerinin değerlendirilmesi, taşkın yönetim planlarının hazırlanması, uygulanması ve izlenmesi gerekmekte olup, 1. Ormancılık ve Su Şurasında (21-23 Mart 2013) alınan komisyon (

Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Komisyonu, Su Komisyonu, İklim ve Meteoroloji

Komisyonu ) kararları içerisinde, Havza Bazında Taşkın Yönetimi konusunda 5 adet strateji belirlenmiş ve “3. Taşkın alanlarının belirlenmesi” eylemi kapsamında Trabzon ilinin dâhil olduğu 10 il için taşkın tehlike alanları haritaları tamamlanmıştır.

12. DSİ Genel Müdürlüğü 22. Bölge Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazı ve ekinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, başvurana ait taşınmazın dereye teğet olan kısmının taşkın alanı içinde olduğu, başvuranın talebine konu taşınmazın yapımı devam eden

“Trabzon Yomra Vadisi Islahı Taşkın Koruma İnşaatı Projesi” işi kapsamında kaldığı, söz konusu yapım işinde çalışmaların devam ettiği ancak, 2018 Mali Yatırım Yılına ait ödeneğin bittiği; bahse konu yerde aynı zamanda Güsey 1 Regülatörü ve HES Projesi bulunduğundan

“Trabzon Yomra Vadisi Islahı Taşkın Koruma İnşaatı” kapsamında ödenek durumu uygun olsa dahi, talebe konu taşkın koruma tesisinin yapımının kamu zararına sebebiyet vereceği belirtilerek, başvuranın talebinin bu iş kapsamında da değerlendirilemeyeceği, açıklamalarına yer verilmiştir.

13. Bilindiği üzere, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer

Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 121 inci maddesinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün “taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek” ile görevli ve yetkili olduğu düzenlenmiştir. Bu doğrultuda, meydana gelebilecek su taşkınları ve sellere karşı özel mülkiyette bulunan taşınmazların korunması amacıyla yapılması gereken her türlü işlemin DSİ Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olacağı açıktır.

14. Öte yandan başvuruya konu talep “can ve mal varlığının korunması”na ilişkin olup, insan hakları hukukunun da inceleme alanı içinde yer almaktadır. Anayasanın 17. maddesi kapsamındaki devletin yaşamı koruma konusundaki pozitif yükümlülüğü devlete, egemenlik alanında bulunan bireylerin yaşamını korumak için önleyici güvenlik tedbirleri alma görevini de yüklemektedir (AYM, B.No: 2013/6585, 18/09/2014). Devletin pozitif yükümlülüğünün hangi edimleri kapsayacağı, olayın koşularına göre farklılaşmakla birlikte, Anayasa

Mahkemesi önüne gelen davalarda öncelikle devletin kişinin yaşama hakkını korumak için ortaya çıkan riskleri bertaraf etmek üzere, olayın koşullarına özgü sınırlayıcı ve güçleştirici unsurları da dikkate alarak yetkisi dâhilindeki tüm imkânları kullanıp kullanmadığının tespitini yapmaktadır (AYM, B.No:2013/2075, 04/12/2013). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de

Stoyovoni/Bulgaristan davasında (B.No:42980/04, 9/11/2010), kamu makamlarının meydana gelebilecek can kayıplarına karşı almaları gereken bütün tedbirleri imkânları elverdiği ölçüde almamalarını bu yükümlülüğün ihlali olarak kabul etmiştir.

15. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri, ulusal ve uluslararası yüksek mahkemelerin yaşama hakkının korunması noktasında devletin pozitif yükümlülüğüne ilişkin yaklaşımları, idarenin açıklamaları ve dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın “Trabzon Yomra Vadisi Islahı Taşkın Koruma İnşaatı Projesi” işi kapsamında kaldığı anlaşılan taşınmazının taşkın riskine karşı korunması, can ve mal varlığının güvence altına alınması için idareye, yetkisi dâhilindeki tüm imkânları kullanarak önleyici güvenlik tedbirlerini ivedilikle uygulamaya koyması hususunda tavsiyede bulunulması gerekmiştir.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik”, ilkelerine uygun olduğu, ancak başvuranın can ve mal varlığının korunması için ivedilikle gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması noktasında

“haklı beklentiye uygunluk” ilkesine uygun davranmadığı tespit edilmiş olup, idareden bu ilkeye uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Trabzon

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın “Trabzon Yomra Vadisi Islahı Taşkın Koruma İnşaatı Projesi” işi kapsamında kaldığı anlaşılan taşınmazının taşkın riskine karşı korunması, can ve mal varlığının güvence altına alınması için yetkisi dâhilindeki tüm imkânları kullanarak önleyici güvenlik tedbirlerini ivedilikle uygulamaya koyması hususunda DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE ve DSİ 22.

BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, BAŞVURANA, DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE ve DSİ 22. BÖ

LGE

MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi