|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, Balıkesir ili, … ilçesindeki taşınmazların orman niteliği taşıyıp taşımadığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı … İdaresi, 4342 sayılı Mera Kanunu’na dayanarak, belirli parsellerin mera sicilinden çıkarılarak orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine ise, taşınmazların mera olarak korunması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkeme, bilirkişi raporlarına dayanarak davayı reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan keşif ve bilirkişi raporları doğrultusunda, taşınmazların orman vasfına sahip olduğunu kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkeme, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün çeşitliliği ve orman emvali ağaçların varlığının, orman niteliği taşıdığını gösterdiğini belirlemiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmesine hükmetmiştir. Bu karar, mera ve orman arasındaki hukuki ayrımın önemini vurgulamakta ve orman niteliği taşıyan alanların korunması gerektiğini ortaya koymaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/6499 E. , 2024/6074 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1437 E., 2022/942 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dursunbey Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/84 E., 2021/54 K.
Taraflar arasındaki mera komisyon kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir ili, … ilçesi, …, … ve … Mahallelerinde mera, yaylak, kışlak, otlak ve çayırların tespit ve tahdidi çalışmaları yapılarak 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 13 üncü maddesi uyarınca askıya çıkarılarak ilan edildiğini, yapılan incelemede … Mahallesi 122 ada 1 ve 52 parsel, … Mahallesi 119 ada 74 ve 159 parsel sayılı taşınmazların eylemli orman; … Mahallesi 122 ada 52 parselin bir kısmında dikimden elde edilen ve yaşları 10-12 arasında değişen kızılçam fidanlarının bulunduğunun, 122 ada 1 parselin orman niteliğinde olduğunun; … Mahallesi 119 ada 74 parsel üzerinde hat şeklinde orman yolu ve yola bitişik 10 metre uzunluğunda orman ağaçlarının bulunduğunun, 119 ada 159 parselin de bir kısmının orman niteliğinde olduğunun tespit edildiğini belirterek taşınmazların mera sicilinden çıkartılarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bir kısmında yer yer meşe ağaçları olmasının taşınmazlara orman vasfı kazandırmayacağını, Mera Komisyonunun tespitinin hukuka uygun olduğunu, hayvancılığın en önemli sorunu olan kaba yem açığının en ucuz temin edilebileceği yerler olan mera, yaylak, kışlak, otlak ve çayırların korunması gerektiğini, yine meraların doğaya da bir çok faydası olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların mera olarak muhafaza edilmesinde kamu yararı bulunduğunu, … ve … Mahallesi halkının taleplerinin ve menfaatlerinin bu doğrultuda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili aşamalardaki beyanlarında; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “dava konusu edilen taşınmazlar harita bilirkişisinin hazırladığı raporda 1951 ve 1957 tarihli memleket haritaları çakıştırıldığı, orman bilirkişisinden ek rapor alındığında ise dava konusu parsellerin orman kadastro sınırları dışında sarı renkli ziraat arazileri içinde değerlendirildiği, ziraat bilirkişi raporunda söz konusu yerlerin toprak yapısı itibariyle 6. ve 7. sınıf arazi niteliğinde olduğu, komşu olduğu orman parselleri ile karşılaştırılmasında benzerlik taşımadığı, orman niteliği taşıyacak şekilde kapalılık arz etmediği, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu yerin orman niteliğini taşımadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “mahkemece yapılan keşfe katılan ziraat mühendisi, üçlü orman mühendisi ve harita mühendisi bilirkişiler tarafından ayrı ayrı sunulan bilirkişi raporları ile, dava konusu … Mahallesi, 122 ada 1, 122 ada 52 parsel sayılı taşınmazlar ile … Mahallesi, 119 ada 74 ve 159 parsel sayılı taşınmazların üzerinde dağınık ve düzensiz halde pırnal meşeleri, bazı bölümlerde kapalılık düzeyinde, bazı bölümlerde dağınık halde çam ağaçları ile çalı formunda orman emvali bitkiler bulunduğunun ve eğimlerinin çoğu yerde % 12’nin üzerinde (% 25’lere varan düzeyde) olduğunun belirlenmesi; yerleşik Yargıtay kararları ve uygulamalarda, bir taşınmazın orman vasfının belirlenmesinde, taşınmaz üzerindeki orman emvali ağaçların kapalılık derecesi bakımından belli bir oranın aranmaması, bir taşınmazın eylemli orman sayılması için üzerindeki bitki örtüsü çeşitliliği itibariyle orman emvali ağaçlardan oluşmasının yeterli sayılması, ayrıca dava konusu taşınmazların dosyaya sunulan dijital fotoğraflarına göre, dava konusu dört parça taşınmazın tamamının, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığının kabulü ile, 6831 sayılı yasanın 1/j maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğunun ve bazı kısımlarının da Orman İdaresi tarafından ağaçlandırma işlemine tabi tutulması, bazı kısımlarında ise kendiliğinden yetişen orman emvali ağaçlar ile kaplı eylemli orman vasfında olması nedeniyle; dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu kabul edilerek, davanın kabulü ile, taşınmazların meraya tahsisine yönelik mera komisyon kararlarının ve orta malı mera özel sicil kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar vermek gerekirken, “orman-halk ilişkileri” gibi soyut bir gerekçe ile taşınmazların meraya tahsisinin daha uygun olacağını bildiren bilirkişi raporlarına itibar edilerek, taşınmazların orman niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır.” gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Balıkesir ili, … ilçesi, … Mahallesi 122 ada 1 ve 52 parsel sayılı taşınmazlar ve … Mahallesi 119 ada 74 ve 159 parsel sayılı taşınmazların meraya tahsisine yönelik mera komisyonu karararının ve orta malı mera özel sicil kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapu siciline kayıt ve tescillerine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, davalı … vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70’er TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90’ar TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.