|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, Mardin ili Mazıdağı ilçesinde bulunan taşınmazların kadastro tespitine itiraz davasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazların tescili konusu ele alınmıştır. Davacı, taşınmazların orman alanı olarak tescil edilmesi gerektiğini savunmuş, ancak mahkeme, taşınmazların orman niteliği taşımadığına karar vermiştir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, orman bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu ve yeterli inceleme yapılmadığını belirtmiştir.
Yargıtay, taşınmazların orman niteliği ile ilgili yapılan incelemelerin eksik olduğunu, bu nedenle yeniden keşif yapılması gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, taşınmazların orman olup olmadığını belirlemek için uzman orman mühendisleri tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, taşınmazların orman niteliği ile ilgili kesin bir sonuca ulaşılmadan tescil işleminin gerçekleştirilemeyeceği ifade edilmiştir. Bu durum, kadastro mahkemelerinin taşınmazların gerçek durumunu belirlemek için gerekli özeni göstermesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/2516 E. , 2024/6562 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/4 E., 2020/32 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı … İdaresi vekili ile bir kısım davalılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Mardin ili Mazıdağı ilçesi Şenyuva Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. Maddesi uyarınca 26.11.2008 tarihinde yapılan kadastro sonucunda, 108 ada 6 parsel sayılı 20.673 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Sekera Mevkii 1 nolu 25.03.1977 tarihli 30.000 m2 yüzölçümlü vergi kaydına istinaden edinme sebebi sütununda, … oğlu …’nin kullandığı bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 8 parsel sayılı 7.676 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Sekera Mevkii 2 nolu 13.02.1981 tarihli 5.000 m2 yüzölçümlü vergi kaydına istinaden, edinme sebebi sütununda, … oğlu … adına kayıtlı iken 1991 yılında Ahmet kızı …’ye satılıp devredildiği bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 9 parsel sayılı 10.876 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Sekera Mevkii 02.04.1977 tarihli 3 nolu 15.000 m2 yüzölçümlü vergi kaydına istinaden, edinme sebebi sütununda, … oğlu … adına kayıtlı iken 1990 yılında … oğlu …’ye satılıp devredildiği bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 11 parsel sayılı sayılı 29.667 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Sekera Mevkii 26.03.1977 tarihli 5 nolu 16.000 m2 yüzölçümlü vergi kaydına istinaden, edinme sebebi sütununda, Ahmet oğlu …’nin kullandığı bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 12 parsel sayılı 41.460 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Sekera Mevkii 02.04.1977 tarihli 4 nolu 10000 m2 yüzölçümlü vergi kaydına istinaden, edinme sebebi sütununda, … oğlu … adına kayıtlı iken 1988 yılında Süleyman oğlu …’ye satılıp devredildiği bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 13 parsel sayılı 44.414 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Sekera Mevkii 30.03.1977 tarihli 1 nolu 30.000 m2 yüzölçümlü vergi kaydına istinaden, edinme sebebi sütununda Mehmet oğlu … adına kayıtlı iken 1990 yılında … oğlu …’ye satılıp devredildiği bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 14 parsel sayılı 22.338 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Sekera Mevkii 14.02.1981 tarihli 1 nolu 22.000 m2 yüzölçümlü vergi kaydına istinaden, edinme sebebi sütununda, Ali oğlu Osman Kabak adına kayıtlı iken 1995 yılında … kızı …’a satılıp devredildiği bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 18 parsel sayılı 9.616 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, edinme sebebi sütununda Osman oğlu …’ın yirmi yılı aşkın süre kullandıktan sonra 2001 yılında Osman oğlu …’a satıp zilyetliğini devrettiği bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 19 parsel sayılı 38.418 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Sekera Mevkii 14.02.1981 tarihli 3 nolu 8.000 m2 yüzölçümlü vergi kaydına istinaden, edinme sebebi sütununda, vergi kaydında İbrahim oğlu Ali Abi adına kayıtlı iken 1998 yılında satış ve devir sonucu … oğlu …’nin kullandığı bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 22 parsel sayılı 29.837 metrekar yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, edinme sebebi sütununda, … oğlu …’nin yirmi yılı aşkın süredir kullandığı bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 23 parsel sayılı 35.629 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Sekera Mevkii 13.02.1981 tarihli 2 nolu 30.000 m2 yüzölçümlü vergi kaydına istinaden, edinme sebebi sütununda, Mehmet oğlu … adına kayıtlı iken 1990 yılında satış ve devir ile … oğlu … zilyetliğinde olduğu bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 24 parsel sayılı 18.142 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, edinme sebebi sütununda, Serhan oğlu …’ın yirmi yılı aşkın süredir kullandığı bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 27 parsel sayılı 16.507 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, edinme sebebi sütununda, Hüzni oğlu …’ın yirmi yılı aşkın süredir kullandığı bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 28 parsel sayılı 16.662 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, edinme sebebi sütununda, Ahmet oğlu …’ın yirmi yılı aşkın süredir kullandığı bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 29 parsel sayılı 9.044 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, edinme sebebi sütununda, Ahmet oğlu …’ın yirmi yılı aşkın süredir kullandığı bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin; 108 ada 32 parsel sayılı 31.367 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, edinme sebebi sütununda, Ahmet oğlu …’ın yirmi yılı aşkın süredir tasarrufunda iken 10.02.2000 tarihinde Mehmet kızı Şerife San’a satıp devrettiği bilgisiyle, vasıf belirtilmeksizin ve 39 parsel sayılı 50.368 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, edinme sebebi sütununda, Hüzni oğlu Faysal San’ın yirmi yılı aşkın süredir kullandığı bilgisiyle vasıf belirtilmeksizin, Mazıdağı Kadastro Mahkemesinin 2008/38 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduklarından bahisle, malikhaneleri boş olarak tespit edilmişlerdir.
Davacı … İdaresi dava dilekçesinde; 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 sayılı Kanun) ile değişik 3402 sayılı Kanun’un hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, Şenyuva Köyünde 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek kısmî ilâna çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik olan taşınmazlar, orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiş ve davaya konu olan yerler hakkında 108 ada 5, 6, 8 ilâ 41, 43, 82 ve 86 parsel numaraları ile düzenlenen kadastro tespit tutanakları, kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu oldukları belirtilerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, 108 ada 10, 17, 20, 25, 26, 30, 34, 37, 38, 40, 41, 43, 82 ve 86 parsellere yönelik dava tefrik edildikten sonra, diğer parseller yönünden eldeki dava dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda verilen, davanın reddi ile dava konusu 108 ada 5, 6, 8, 9, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 19, 21, 22, 23, 24, 27, 28, 29, 31, 32, 33, 35 ve 39 parsel sayılı taşınmazların zilyetleri adına tesciline ilişkin ilk karar, davacı … İdaresi ve davalılardan Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.01.2011 tarihli ve 2010/15105 Esas, 2011/227 Karar sayılı ilamıyla; “… davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzelkişiliği ya da davaya konu taşınmazlara zilyet olanlara yöneltilebileceği, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel ya da tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle dava husumet yönünden red edilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazların tesbit tutanaklarının, malik hanelerinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, kanun ve yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini kadastro müdürlüğünden istemesi gerektiği açıklanarak, tesbit tutanağı düzenlenmeden keşif yapılması halinde, keşif sırasında belirlenecek hak sahiplerinin davaya katılması, bu arada tesbit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 sayılı Kanunun 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re’sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi …” gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde verilen, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, çekişmeli 108 ada 15, 21, 31, 32, 33, 35, 36 ve 39 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 108 ada 5, 6, 8, 9, 11, 12, 13, 14, 16, 18, 19, 22, 23, 24, 27, 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazların kararda gösterilen davalılar adına tesciline ilişkin ikinci hükmün, davacı … İdaresi ile davalı Hazine tarafından 108 ada 5, 6, 8, 9, 11, 12, 14, 16, 18, 19, 22, 23, 24, 27, 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazlara, davalı … tarafından 108 ada 39 parsele, davalı … tarafından 108 ada 32 parsele ve davalı … tarafından ise 108 ada 15 parsele ilişkin hükme yönelik olarak temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.09.2014 tarihli ve 2014/5685 Esas, 2014/7152 Karar sayılı ilamıyla; “.. .Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli 108 ada 15, 32 ve 39 parsel sayılı taşınmazların 1954 tarihli hava fotoğrafında tarımsal özellikte ve vasıfta olmadığı zeminde net şekilde ağaçsal yapıların göründüğü ve orman sayılan yerlerden oldukları, 108 ada 5, 6, 8, 9, 11, 12, 14, 16, 18, 22, 23, 24, 27, 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazların ise tarımsal özellikte olduğu, zeminde net şeklide göründüğü ve orman sayılmayan yerlerden oldukları belirtilmiş ise de, ekli hava fotoğrafı aplikesinde orman olduğu belirtilen 108 ada 15, 32 ve 39 sayılı parsellerin açık gri renkli alanda, orman sayılan yerlerden olduğu belirtilen taşınmazlardan 108 ada 5, 8, 9, 12, 14, 18, 22, 24, 27 sayılı parsellerin beyaz veya açık gri alanda, 108 ada 6, 11, 16, 23, 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazların ise gri veya siyah alanda işaretlenmiş oldukları, hava fotoğrafında aynı renkte görülen taşınmazlar yönünden farklı nitelikler belirtilmiş olmasının neden kaynaklandığı açıklanmamış olması nedeniyle orman bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olup bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin tutanak örnekleri ile dayanakları getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 1958 tarihli memleket haritası, 1954 ve 1984 tarihli hava fotoğrafları ve amenajman planının çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu hususlarının düşünülmesi, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi, yukarıda değinilen diğer belgelerin fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal – renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine ve kabule göre de; …’ nin adına tescil kararı verilen 108 ada 12 parsel dışında belgesizden tespit edilen taşınmazının bulunmadığı, 108 ada 12 sayılı parsel ile birlikte yüzölçümlerinin 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki 100 dönüm sınırını aşmakta olduğu belirtilerek, 100 dönümü aşan bölümünde davalı adına tesciline karar verilmesinin isabetsizliğine …” değinilerek, 108 ada 5, 6, 8, 9, 11, 12, 14, 15, 16, 18, 19, 22, 23, 24, 27, 28, 29, 32 ve 39 sayılı parsellere ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; “… 108 ada 5 parsel numaralı 40154,39 m² yüzölçümlü, 108 ada 6 parsel numaralı 20673,26 m² yüzölçümlü, 108 ada 8 parsel numaralı 7676,18 m² yüzölçümlü, 108 ada 9 parsel numaralı 19876,56 m² yüzölçümlü, 108 ada 11 parsel numaralı 29667,29 m² yüzölçümlü, 108 ada 15 parsel numaralı 22913,67 m² yüzölçümlü, 108 ada 16 parsel numaralı 17053,42 m² yüzölçümlü, 108 ada 21 parsel numaralı 36843,69 m² yüzölçümlü, 108 ada 22 parsel numaralı 29837,46 m² yüzölçümlü, 108 ada 23 parsel numaralı 35629,95 m² yüzölçümlü, 108 ada 24 parsel numaralı 18142,56 m² yüzölçümlü, 108 ada 27 parsel numaralı 16507,36 m² yüzölçümlü, 108 ada 29 parsel numaralı 9044,25 m² yüzölçümlü, 108 ada 31 parsel numaralı 9413,45 m² yüzölçümlü, 108 ada 32 parsel numaralı 31367,79 m² yüzölçümlü, 108 ada 33 parsel numaralı 29728,52 m² yüzölçümlü, 108 ada 35 parsel numaralı 18252,93 m² yüzölçümlü, 108 ada 39 parsel numaralı 50368,32 m² yüzölçümlü, 108 ada 12 parsel numaralı taşınmazın içindeki 19/12/2019 tarihli bilirkişi kurul raporuna ekli krokide A1 rumuzu ile gösterilen 14015,28 m²’ lik kısmı ile A2 rumuzu ile gösterilen 9789,23 m²’lik kısmının toplamı olan 23804,51 m² yüz ölçümlü, 108 ada 13 parsel numaralı taşınmazın içindeki 19/12/2019 tarihli bilirkişi kurul raporuna ekli krokide A rumuzu ile gösterilen 21603,12 m²’ lik kısmının, 108 ada 14 parsel numaralı taşınmazın içindeki 19/12/2019 tarihli bilirkişi kurul raporuna ekli krokide A rumuzu ile gösterilen 8754,82 m²’lik kısmının, 108 Ada 19 parsel numaralı taşınmazın içindeki 19/12/2019 tarihli bilirkişi kurul raporuna ekli krokide A1 rumuzu ile gösterilen 10370,09 m²’lik kısmı ile A2 rumuzu ile gösterilen 4980,03 m²’ lik kısmının toplamı olan 15350,12 m² yüz ölçümlü ve 108 ada 28 parsel numaralı taşınmazın içindeki 19/12/2019 tarihli bilirkişi kurul raporuna ekli krokide A rumuzu ile gösterilen 2106,23 m²’lik kısmının 1962 yılına ait orijinal memleket haritası ve 1958 tarihli Hava fotoğraflarında orman bitki örtüsü taşıyan alanda kaldıkları, 3116 sayılı Kanunun 1. maddesine göre bu yerlerin memleket haritasında yeşile boyalı olarak, hava fotoğraflarında ise orman bitki örtüsü ile kaplı olarak gözüktükleri, söz konusu tespitler karşısında taşınmazların orman bitki örtüsü taşıdığı ve 3116 sayılı Kanuna göre orman sayılan yerlerden oldukları, taşınmazlar üzerinde var olan orman bitki örtüsünün zaman içerisinde sahadan kaldırıldığı ve taşınmazların tarım veya hali arazi alanına dönüştürüldüğü anlaşıldığından ve öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması toprağın orman olan niteliğini değiştiremeyeceğinden söz konusu taşınmazların devlet ormanı sayılan yerlerden oldukları; 108 ada 12 nolu parsel sayılı taşınmazın B1 harfi ile gösterilen, 108 ada 14 nolu parsel sayılı taşınmazın B1 harfi ile gösterilen, 108 ada 18 nolu parsel, 108 ada 19 nolu parsel sayılı taşınmazın B hargi ile gösterilen, 108 ada 28 nolu parsel sayılı taşınmazın B harfi ile gösterilen taşınmaz alanlarının 1962 yılına ait orijinal memleket haritası ve 1958 tarihli Hava fotoğraflarında orman bitki örtüsü taşımayan açık alanda kaldıkları, dolayısıyla 3116 sayılı Kanunda tarif edilen orman bitki örtüsü özelliği taşımadıkları, 3116 sayılı Kanuna göre orman sayılmayan yerlerden oldukları, söz konusu taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları verilerine göre 1945 yılında orman bitki örtüsü taşımaması nedeniyle 4785 ve 5658 sayılı Yasalarla ilişkilerinin bulunmadığı, 6831 sayılı yasaya göre üzerlerinde orman bitki örtüsüne rastlanılmadığı, öncesi de devlet ormanı olmayan taşınmaz alanlarının 6831 sayılı yasaya göre devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduklarının tespit edildiği, somut ve bilimsel verilere dayalı bilirkişi raporu hükme esas alındığı, dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarına göre davalıların zilyetliklerinin tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın süre önce başladığı, dava konusu taşınmazların nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süredir davalıların tasarrufunda bulunduğu kesin tarih ve olgulara dayalı olarak belirtildiğinden tespit tarihine kadar davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca davalılar ve murisleri yönünden tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılarak aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükümleri dikkate alınarak sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarının belirlendiği ve davalılar ve murisleri adına senetsizden tespit gören kuru tarım arazisi miktarının 100 dönümü geçmediğinin ve davalılar yararına iktisap koşullarının oluştuğunun tespit edildiği …” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısman reddi ile 108 ada 12 parsel numaralı taşınmazın içindeki (B1) rumuzu ile gösterilen 17.656,05 m²’lik kısmının bu parselden ifrazı ile aynı adada verilecek yeni bir parsel numarasıyla “tarım alanı” vasfı ve 17.656,05 m² yüzölçümü ile Süleyman oğlu … adına, 108 ada 13 parsel numaralı taşınmazın içindeki (B1) rumuzu ile gösterilen 22.811,19 m²’lik kısmının bu parselden ifrazı ile aynı adada verilecek yeni bir parsel numarasıyla “tarım alanı” vasfı ve 22.811,19 m² yüzölçümü ile … oğlu … adına, 108 ada 14 parsel numaralı taşınmazın içindeki (B1) rumuzu ile gösterilen 13.583,41 m²’lik kısmının bu parselden ifrazı ile aynı adada verilecek yeni bir parsel numarasıyla “tarım alanı” vasfı ve 13.583,41 m² yüzölçümü ile … kızı … adına, 108 ada 18 parsel numaralı taşınmazın aynı ada ve parsel numarasıyla “tarım alanı” vasfı ve 9.616,09 m² yüzölçümü ile Osman oğlu … adına, 108 ada 19 parsel numaralı taşınmazın içindeki (B) rumuzu ile gösterilen 23.068,84 m²’lik kısmının bu parselden ifrazı ile aynı adada verilecek yeni bir parsel numarasıyla “tarım alanı” vasfı ve 23.068,84 m² yüzölçümü ile davalı … oğlu … adına, 108 ada 28 parsel numaralı taşınmazın aynı ada ve parsel numarasıyla “tarım alanı” vasfı ve 16.662,26 m² yüzölçümü ile Ahmet oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline; 108 ada 5 parsel numaralı 40.154,39 m² yüzölçümlü, 108 ada 6 parsel numaralı 20.673,26 m² yüzölçümlü, 108 ada 8 parsel numaralı 7.676,18 m² yüzölçümlü, 108 ada 9 parsel numaralı 19.876,56 m² yüzölçümlü, 108 ada 11 parsel numaralı 29.667,29 m² yüzölçümlü, 108 ada 15 parsel numaralı 22.913,67 m² yüzölçümlü, 108 ada 16 parsel numaralı 17.053,42 m² yüzölçümlü, 108 ada 21 parsel numaralı 36.843,69 m² yüzölçümlü, 108 ada 22 parsel numaralı 29.837,46 m² yüzölçümlü, 108 ada 23 parsel numaralı 35.629,95 m² yüzölçümlü, 108 ada 24 parsel numaralı 18.142,56 m² yüzölçümlü, 108 ada 27 parsel numaralı 16.507,36 m² yüzölçümlü, 108 ada 29 parsel numaralı 9.044,25 m² yüzölçümlü, 108 ada 31 parsel numaralı 9.413,45 m² yüzölçümlü, 108 ada 32 parsel numaralı 31.367,79 m² yüzölçümlü, 108 ada 33 parsel numaralı 29.728,52 m² yüzölçümlü, 108 ada 35 parsel numaralı 18.252,93 m² yüzölçümlü, 108 ada 39 parsel numaralı 50.368,32 m² yüzölçümlü, 108 ada 12 parsel numaralı taşınmazın içindeki (A1) rumuzu ile gösterilen 14.015,28 m²’lik kısmı ile (A2) rumuzu ile gösterilen 9.789,23 m²’lik kısmının toplamı olan 23.804,51 m² yüzölçümlü, 108 ada 13 parsel numaralı taşınmazın içindeki (A) rumuzu ile gösterilen 21.603,12 m²’lik kısmının, 108 ada 14 parsel numaralı taşınmazın içindeki (A) rumuzu ile gösterilen 8.754,82 m²’lik kısmının, 108 ada 19 parsel numaralı taşınmazın içindeki (A1) rumuzu ile gösterilen 10.370,09 m²’lik kısmı ile (A2) rumuzu ile gösterilen 4.980,03 m²’lik kısmının toplamı olan 15.350,12 m² yüzölçümlü ve 108 ada 28 parsel numaralı taşınmazın içindeki (A) rumuzu ile gösterilen 2.106,23 m²’lik kısmının “orman” vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından 108 ada 12, 13 ve 14 parsellerin (B1), 108 ada 19 parselin (B1), 108 ada 18 parselin tamamı ve 108 da 28 parselin (A) bölümü dışında kalan kısmına yönelik ve bir kısım davalılar vekili tarafından 108 ada 6, 8, 9, 11, 22, 23, 24, 27, 29, 32 ve 39 parsellerin tamamı ile 108 ada 12 parselin (A1) ve (A2) bölümleri, 108 ada 14 parselin (A) bölümü, 108 ada 19 parselin (A1) ve (A2) bölümü ve 108 ada 28 parselin (A) bölümüne ilişkin hüküm yönünden, davalı … vekili tarafından ise vekalet ücretine takdir edilmediğinden bahisle temyiz edilmiştir.
1. Davacı … İdaresi vekilinin 108 ada 12, 13 ve 14 parsellerin (B1), 108 ada 19 parselin (B1) bölümlerine, 108 ada 18 parselin tamamına ve bir kısım davalılar vekilinin 108 ada 6, 8, 9, 11, 22, 23, 24, 27, 29, 32, 39 parselin tamamına, 108 ada 12 parselin (A1) ve (A2) bölümlerine, 108 ada 14 parselin (A) bölümü ile 108 ada 19 parselin (A1) ve (A2) bölümlerine ilişkin hükme ve davalı … vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Orman İdaresi vekili ile bir kısım davalılar vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı … İdaresi vekili ve bir kısım davalılar vekilinin 108 ada 28 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli kararının hüküm bölümünde, gerekçeli kararın 22. sayfasının 9. paragrafında; ” 108 Ada 28 parsel numaralı taşınmazın içindeki 19/12/2019 tarihli Bilirkişi Kurul raporuna ekli krokide A rumuzu ile gösterilen 2106,23 m²’lik kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, ” karar verildikten sonra, yine hüküm bölümünde gerekçeli kararın 23. sayfasının 5. paragrafında bu kez, ” 108 ada 28 parsel numaralı taşınmazın aynı ada ve parsel numarasıyla, “tarım alanı” vasfı ve 16662,26 m² yüzölçümü ile davalı (Ahmet oğlu) … adına tapuya kayıt ve tesciline” şeklinde denilmek suretiyle aynı parselle ilgili biriyle çelişen iki farklı hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Öte yandan, 108 ada 28 parseli çevreleyen dava dışı 108 ada 26 parsel hakkındaki davanın, yargılama sırasında 10.02.2010 tarihli celsede dosyadan tefrik edildiği ve 108 ada 26 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu, bu taşınmazın orman sayılıp sayılmadığına ilişkin verilecek kararın eldeki davanın konusu olan 108 ada 28 parsel sayılı taşınmazın da durumunu etkileyeceği dikkate alınarak, ilgili dava dosyasının da nazara alınması suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; eldeki davanın konusu olan 108 ada 28 parsel sayılı taşınmaza komşu 108 ada 26 parsele ilişkin dava dosyası da ilgili yerden getirtildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 1958 tarihli memleket haritası, 1954 ve 1984 tarihli hava fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun’lar (5658 sayılı Kanun)
karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanun’un 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal – renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bu parsel yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı … İdaresinin 108 ada 12, 13 ve 14 parsellerin (B1) ve 108 ada 19 parselin (B1) bölümlerine, 108 ada 18 parselin tamamına ve bir kısım davalılar vekilinin 108 ada 6, 8, 9, 11, 22, 23, 24, 27, 29, 32, 39 parselin tamamına, 108 ada 12 parselin (A1) ve (A2) bölümlerine, 108 ada 14 parselin (A) bölümü ile 108 ada 19 parselin (A1) ve (A2) bölümlerine ilişkin hükme ve davalı … vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA,
Davacı … İdaresi vekili ile bir kısım davalılar vekilinin 108 ada 28 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmaz yönünden BOZULMASINA,
3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.