|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, tapu iptali ve tescili istemli bir davada, davacı tarafından taşınmazların önceki maliklerden satın alındığı iddia edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ilk kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, taşınmazların 1. derece doğal sit alanı içinde olduğu, tarımsal amaçla kullanıldığı ve zilyetlikle kazanma koşullarının sağlandığı tespit edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazların milli park sınırları dışına çıkarıldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, bazı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile ilgili hatalı yazımlar tespit edilmiştir. Bu nedenle, temyiz edilen kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, ancak bazı düzeltmeler yapılmıştır. Bu karar, taşınmazların zilyetlikle kazanılabileceği ve tapu iptali ile tescilinin mümkün olduğunu göstermektedir. |
8. Hukuk Dairesi 2022/3201 E. , 2024/5786 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1713 E., 2022/38 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne,
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/291 E., 2019/860 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sonucunda, Konya ili … ilçesi … / … Mahallesi … mevkii 295 ada 81 parsel sayılı 2694,15 m2 yüzölcümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 295 ada 3 parsel sayılı 732,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 292 ada 38 parsel sayılı 3020,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, … mevkii 369 ada 14 parsel sayılı 940,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, … mevkii 291 ada 277 parsel sayılı 873,63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve 291 ada 338 parsel sayılı 2531,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, … mevkii 311 ada 32 parsel sayılı 2967,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 309 ada 12 parsel sayılı 433,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; 309 ada 9 parsel sayılı 599,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ve 311 ada 30 parsel sayılı 846,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla 30.03.2007 tarihinde; … … / … Mahallesi … mevkii 262 ada 93 parsel sayılı 677,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 261 ada 6 parsel sayılı 455,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla 30.01.2007 tarihinde, beyanlar hanesine, ” Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır. ” şerhi verilmek suretiyle, Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir.
Davacı … vekili dava dilekçesinde; Konya ili … ilçesi … / … Mahallesi 311 ada 30, 309 ada 9 ve 12, 295 ada 3 ve 81, 291 ada 277 ve 338 parsellerin tamamının, 369 ada 14 ve 292 ada 38 parsel sayılı taşınmazların 1/3 hissesinin, 311 ada 32, … / … Mahallesi 261 ada 6 ve 262 ada 93 parsellerin tamamının müvekkili olan davacı tarafından önceki maliklerden kadastrodan önce satın alındığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece (Beyşehir Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen davanın kabulüne ve dava konusu Beyşehir ilçesi, … Mahallesi, 311 ada 30 ve 32 parsel, 309 ada 12 ve 9 parsel, 261 ada 6 parsel, 295 ada 3 ve 81 parsel, 262 ada 93 parsel, 291 ada 277 ve 338 parselin tamamının, 369 ada 14 parselin 1/3 hissesinin, 292 ada 38 parselin 1/3 hissesinin tapu kayıtlarının iptali ile iptal edilen taşınmazların davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önceki karar, davalı Hazine vekilinin istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince; “… eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiği …” gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.11.2017 tarih 2016/1127 Esas, 2017/687 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve belirtilen eksiklikler tamamlanmak, dava sebebine göre tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; “… bilirkişi raporlarında taşınmazların tamamının 1. derece doğal sit alanı içinde olduğunun, taşınmazların 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıldır tarımsal amaçlı kullanıldığının, bundan sonra da kullanılmaya devam edildiğinin, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olmadıklarının, daha sonra milli park sınırları dışına çıkarıldıklarının, taşınmazlarda kültür varlığı bulunmadığının, 1. ve 2 . derece arkeolojik sit alanı olmadıklarının belirtildiği, taşınmazların önceki zilyetlerinden satın alındığının kanıtlandığı ve zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına sağlandığı …” gerekçesiyle, davanın kabulüne Konya ili … ilçesi … Mahallesi … mevki 311 ada 30, 309 ada 9, 12 parseller ve 311 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesi, … Mahallesi … mevki 261 ada 6 parsel, … mevki 295 ada 81, 295 ada 3 ve 292 ada 38 parseller, 262 ada 93 parsel, … Mahallesi … mevki 291 ada 277 parsel, 291 ada 338 parsel, … Mahallesi … mevki 369 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince; “… taşınmazların 11.09.1993 tarihinde Milli Park sınırları içinde kaldıklarının tespit edildiği, ancak dava konusu taşınmazların 1956 yılından … Gölü Milli Park statüsüne geçirilen 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıllık zaman aralığında tarımsal alan olarak kullanıldığı, ayrıca parsellerdeki kullanıma Milli Park ilanı olan 1993 yılından sonra da devam edildiği, 1993 tarihli … Gölü Milli Park sınırları içinde iken, 26.11.2018 tarih ve 378 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Milli Park sınırları dışına çıkarıldığı, uzman orman bilirkişi ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarla kesinleşen orman tahdidine, memleket haritaları ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazların tamamının yapılıp kesinleşen orman tahdidi dışında kaldıklarının, orman sayılmayan yerlerden olduklarının, çekişmeli taşınmazların üzerinde 1. grup olarak tarif edilen korunması gerekli kültür varlığı bulunmadığının ve 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlardan olmadıklarının, taşınmazların 1. derece doğal sit alanında kaldıklarının ve zilyetlikle iktisaplarının mümkün olduğunun tespit edildiği, davacı ve bayilerinin 20 yılı aşkın süredir taşınmazlara zilyet oldukları, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesinde ve Hazinenin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte 292 ada 38 parselin 1/3 payının iptali ile davacı adına tescili istendiği halde 311 ada 32 parselin 1/3 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı …” gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüne Beyşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ve 2018/291-2019/860 E-K sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile Konya ili … ilçesi … Mahallesi … mevki 311 ada 30, 309 ada 12, 309 ada 9 ve 311 ada 32 parseller, … Mahallesi … mevki 261 ada 6 ve 262 ada 93 parseller, … Mahallesi … mevki 295 ada 81, 295 ada 3 parseller ve 292 ada 38 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesi, … Mahallesi … yüzü mevki 291 ada 277 ve 291 ada 338 parsel, … mevki 369 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Ancak; İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kuran bölge adliye mahkemesinin hüküm fıkrasında dava konusu edilen taşınmazların bulundukları mahalle isimlerinin eksik ve hatalı yazılmış olması ve ayrıca dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına ilişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin (RG-27/10/2017- 30223 ile değişik) 17/ğ maddesi gereğince, “Doğal Sit Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduklarına dair kayıt konulması gerektiği halde, bu yönde kayıt konulmaması isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “…” ifadesinden sonra “Mahallesi” ifadesinden önce gelmek üzere, 295 ada 81 parsel, 295 ada 3, 292 ada 38, 369 ada 14, 291 ada 277, 291 ada 338, 311 ada 32, 309 ada 12, 309 ada 9 ve 311 ada 30 parseller yönünden ” … ” ifadesinin, 262 ada 93 ve 261 ada 6 parseller yönünden ise ” … / … ” ifadesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının 1 numaralı bendine ” tapuya kayıt ve tesciline ” ifadelerinden sonra gelmek üzere ” taşınmazların beyanlar hanesine, Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı olduklarına dair kayıt konulmasına ” cümlesinin eklenmesine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi