|
ÖZET: Uyuşmazlık, Hazine adına tescil edilen taşınmazların tapu iptali ve tescili talebi üzerine kurulmuştur. Davacılar, 4753 sayılı Yasa çerçevesinde yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunu savunmuş, Hazine ise taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağını iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, bazı parsellerin zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiş, ancak 15 ve 69 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davayı reddetmiştir.
Yargıtay, bozma kararında, taşınmazların menşei ve zilyetlik durumunun yeterince araştırılmadığını belirterek eksik inceleme nedeniyle hükmün kurulamayacağını vurgulamıştır. Mahkeme, taşınmazların kamu hizmetine tahsis edilip edilmediği ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemek için daha fazla delil toplanması gerektiğine karar vermiştir. Bu çerçevede, taşınmazların durumu hakkında detaylı bir keşif yapılması ve bilirkişi raporları alınması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davacıların temyiz itirazlarını kabul ederek, mahkeme kararının bozulmasına ve eksik inceleme ile yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir. Bu durum, taşınmazların zilyetlik ve kamu malı niteliği açısından daha derinlemesine bir incelemeye tabi tutulması gerektiğini ortaya koymaktadır. |
1. Hukuk Dairesi 2023/2604 E. , 2024/5135 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/294 E., 2022/1048 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili talepli davanın; bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 4753 sayılı Yasa uyarınca yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda Hazine adına tapuya tescil edilen dava konusu 15, 16, 69, 78, 295 ve 468 parseller yönünden davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği suretiyle mülk edinme koşullarının gerçekleştiğini; ne var ki taşınmazların yörede çalışma yapan 19 numaralı komisyon tarafından Hazine adına tescil edildiğini ve Hazine adına tescil edilen yerlerin hak sahiplerine dağıtılmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edenler adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, taşınmazın tapuda kayıtlı yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Patnos 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.10.2014 tarih, 2008/228 Esas, 2014/568 sayılı kararı ile; dava konusu 16, 78, 296 ve 468 parsel taşınmazların çekişmeli bölümlerinin tarım arazisi vasfında olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı ve iktisaba engel hallerinin bulunmadığı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları uyarınca eklemeli zilyetlikle kazanım koşullarının davacı yararına oluştuğu, 15 ve 69 parsel sayılı taşınmazların ise Devlet Hastanesi ve eklentileri olarak kullanıldığı ve tahsisli hizmet malı niteliğini aldığı, bu nedenle zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne;
A) Dava konusu 16 parsel sayılı 26.500 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın 10.000 metrekare yüzölçümündeki payının davalı Hazine adına kayıtlı tapusunun iptaline, 2.500 metrekare yüzölçümündeki payın davacı …, 2.500 metrekare yüzölçümündeki payın davacı …, 2.500 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline,
B) Dava konusu 78 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı tapusunun iptaline, 2.625 metrekare yüzölçümündeki payın davacı …, 2.625 metrekare yüzölçümündeki payın davacı …, 5.250 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline,
C) Dava konusu 295 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı tapusunun iptaline, 6.000 metrekare yüzölçümündeki payın davacı …, 6.000 metrekare yüzölçümündeki payın davacı …, 12.000 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline,
D) Dava konusu 468 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı tapusunun iptaline, 3.125 metrekare yüzölçümündeki payın davacı …, 3.125 metrekare yüzölçümündeki payın davacı …, 6.250 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline,
E) Dava konusu 15 ve 69 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.06.2017 tarih, 2015/22231 Esas, 2017/9569 Karar sayılı kararıyla: ” Eksik inceleme sonucunda karar verildiği, dava konusu komisyon parsellerine ait tüm belirtme tutanaklarının onaylı ve okunaklı suretleri tam ve eksiksiz olarak bulunduğu yerden getirtildikten sonra yerel, teknik ve uzman bilirkişiler aracılığı ile yeniden her bir taşınmaz başında ayrı ayrı keşif yapılarak hüküm fıkralarında belirtilen komisyon parsel numarası ile belirtme numaraları arasında duraksamaya yer vermeksizin bağ kurulması, bu ilişki fen bilirkişisi tarafından çizilecek krokiye çakıştırılmak suretiyle yansıtılması, bundan sonra varsa belirtme tutanağında revizyon kaydının getirtilip uygulanması, taşınmazın menşeinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, meralardan veya firari mütegayyip eşhaslardan olup olmadığı hususu üzerinde durulması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek önceki karar bozulmuştur.
C. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Patnos 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen temyiz incelemesine esas kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 16, 78, 296 ve 468 parsel taşınmazların tarla vasfında olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı ve iktisaba engel hallerinin bulunmadığı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları uyarınca eklemeli zilyetlikle kazanım koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile;
A) Dava konusu 16 parsel sayılı 26.500 metrekare yüzölüçümündeki taşınmazın 10.000 metrekare yüzölçümündeki payının davalı Hazine adına kayıtlı tapusunun iptaline, 2.500 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları, 2.500 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları, 2.500 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
B) Dava konusu 78 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı tapusunun iptaline, 2.625 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları, 2.625 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları, 5.250 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
C) Dava konusu 295 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı tapusunun iptaline, 6.000 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları, 6.000 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları, 12.000 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
D) Dava konusu 468 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı tapusunun iptaline, 3.125 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları, 3.125 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları, 6.250 metrekare yüzölçümündeki payın davacı … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
E) Dava konusu 15 ve 69 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise tahsisli kamu malı niteliğinde oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
E. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 15 ve 69 parseller yönünden verilen red kararının dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olduğunu, temyize konu 15 ve 69 parseller yönünden de davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, ancak taşınmazlar Devlet Hastanesi inşası için Sağlık Bakanlığına tahsis edildiği gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verildiğini; oysa tahsis kararının hukuki dayanağının bulunmadığını, yörede çalışma yapan 19 numaralı komisyonun tüm işlemlerinin iptal suretiyle hükümsüz kaldığını, taşınmazların zilyetleri ve gerçek hak sahipleri araştırılmadan toprak tevzi komisyonu tarafından hatalı oluşturulan kayıtlar sonucunda Hazine adına tapuya kaydedilen taşınmazların tahsis edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, taşınmazların belirtme tutanakları incelendiğinde firari yahut yitik kişilerden kaldıklarına dair kayıtlara rastlandığı, bu nitelikteki yerlerin zilyetlikle edinilemeyeceğini, kaldı ki davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığını, Mahkemenin zilyetlik hususunda yaptığı araştırmanın da eksik ve hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, toprak tevzi suretiyle Hazine adına tapuya kayıtlı taşınmazlar yönünden açılan tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14’üncü ve 46’ncı maddeleri
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713’üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava konusu 15, 16, 69, 78, 295 ve 468 parsel sayılı taşınmazlar bölgede 1964 tarihinde Mülga 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na göre 19 numaralı komisyon tarafından yapılan çalışmada Hazine adına tescil edilmiş, bilahare 15 ve 69 parsel sayılı taşınmazlar Devlet Hastanesi ve eklentileri olarak kullanılmak üzere kamu malı olarak tahsis edilmiştir.
2. Davacılar, çekişmeli taşınmazlar hakkında eklemeli mülk edinmeye elverişli zilyetlik iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescilini talep etmiştir. Mahkemece 16, 78, 295 ve 468 parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. 4753 sayılı Yasa’ya göre teşekkül eden 19 nolu Toprak Komisyonunun iş bitirme tutanağına göre çalışma alanında kalan belirtme numarası verilen taşınmazların bir kısmının firari ve mütegayyiplerden, bir kısmının ise Hazineye ait taşınmazlar ile meradan elde edildiği belirtilmek suretiyle menşei açıklanmıştır. Ne var ki, bozma kararında açıkça belirtilmesine karşın taşınmazların toprak tevzi sırasında hangi belirtmelik numarası ile ve ne sebeple Hazine adına belirtildiği tespit edilmemiş, taşınmazların komisyon parsel numarası ile belirtme numaraları arasında ilişki kurulmamış, taşınmazların menşeinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, meralardan veya firari mütegayyip eşhaslardan olup olmadığı, bu anlamda zilyetlikle kazanıma engel hallerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden sonuca gidilmiştir. Öte yandan, taşınmazların mera ile komşulukları olduğu anlaşılmasına karşın yöntemince mera araştırması yapılmamış, dosya kapsamında yer alan jeodezi raporları monoskopik değerlendirmeye yer verdiği ve raporlar arasında çelişki oluştuğu halde bu yön üzerinde durulmadan sonuca gidilmiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm kurulamaz.
3.Hal böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan toprak tevzii çalışmalarına ilişkin tüm evraklar okunaklı ve incelemeye elverişli biçimde ikmal edilmeli, çekişmeli tüm parseller yönünden Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre toprak tevzi tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.
4. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazların bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile hayatta iseler belirtmelik tutanağında imzaları bulunan bilirkişiler, teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
5. Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, mera vasfında olup olmadıkları ya da mera niteliğindeki taşınmazdan kazanılıp kazanılmadıkları, mera vasfında değil iseler veya komşu mera parselinden kazanılmamış iseler kime ait bulundukları, kimden kime nasıl intikal ettikleri, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldıkları, taşınmazların öncesi itibariyle kayıp yahut yitik mütegayip eşhastan kalan yerlerden olup olmadığı, toprak tevzi tarihinden geriye doğru davacı taraf ve bayilerinin maliki evvellerinin 20 yılı aşkın zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalıdır.
6. Teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kadastro paftası ile toprak tevzii paftasının ölçekleri çakıştırılmak sureti ile hazırlanmış, taşınmazların toprak tevzi sırasında hangi belirtmelik numarasıyla ve hangi sebeple Hazine adına belirtildiğine dair incelemeyi de içeren ayrıntılı kroki ve rapor alınmalı; 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan dava konusu taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadıklarını, toprak yapıları, eğimleri, bitki desenleri ve diğer yönlerden mera parselinden nasıl ayrıldıklarını, meradan açılan bir yer olup olmadıklarını, meranın devamı niteliğinde olup olmadıklarını, üzerlerinde sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
7. Yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalıdır.
8. Bu şekilde yapılan araştırma sonucunda taşınmazların menşeinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, meralardan veya firari mütegayyip eşhaslardan olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, taşınmazların öncesi itibariyle iktisaba engel bir hallerinin bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin 16, 78, 295 ve 468 parseller yönünden temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür.
9. Davacılar vekilinin dava konusu 15 ve 69 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazların hastane ve eklentileri olarak kullanıldığı ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın üzerinde hastane binası ve eklentilerinin bulunduğu, tahkikat aşamasında ise taşınmazın sağlık hizmetlerine matuf olmak üzere kamu hizmet malı olarak tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere bir taşınmazın kamu hizmetine tahsisi hukuken olabileceği gibi taşınmazın kullanım amacına uygun biçimde sürdürülen fiili durumun da taşınmazın tahsisli yerlerden olduğunun kabulüne imkan sağladığı tereddütsüzdür. Şu halde çekişmeli 15 ve 69 parsel sayılı taşınmazlar yönünden de yukarıda değinildiği biçimde yapılacak tahkikat sonucunda taşınmazların öncesi itibariyle iktisaba engel bir hallerinin bulunup bulunmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı belirlendikten sonra kamu hizmetine tahsis edilmiş alanların kamu emlâkına dönüştükleri dikkate alınarak bu bölümler için tapu iptali ve tescile hükmedilemeyeceği kuşkusuz ise de iktisap koşullarının oluştuğunun ispatı halinde davacı lehine mülkiyetin tespitine karar verilebileceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken bu parseller yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ile Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.