İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi E. 2022/208 K. 2022/905

ÖZET : Dava, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın çevre düzeni planı, 1/25.000 ve 1/5.000 nazım imar planına karşı itiraz dilekçesi ile yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile Başiskele Belediyesi Meclisi’nin uygulama imar planı ile ilgili imar komisyon raporunun kabulüne ilişkin onama kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İmar hukukunda planların kademeli birlikteliği olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur. Danıştay yerleşmiş içtihatlarına göre, taşıt yolu olan 10,00 metre ve üzerindeki en kesitli yolların ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümünü gösterecek olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alması gerekmektedir. Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazda öngörülen 10,00 metre en kesitli taşıt yolunun dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmediği görüldüğünden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında bu yönüyle planlama ilkelerine ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Öte yandan, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmının üzerinden geçecek şekilde 10 metre enkesitli yol planlanmasına karşın, bu yolların 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı görülmüştür. Bu durumda, dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen 10 metre enkesitli yolun dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin, uygulama imar planını dayanağı nazım imar planına aykırı hale getirdiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da bu yönüyle planlama ilkelerine ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.

İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından; Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 16.07.2020 tarih ve 210 Sayılı kararı ile onaylanan 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ve 1/5.000 nazım imar planına karşı 06.10.2020 tarih ve 233551 Sayılı itiraz dilekçesi ile yaptığı itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile Başiskele Belediyesi Meclisi’nin 03.09.2020 tarihli gündeminin 2. maddesini oluşturan 14.08.2020 tarih ve 32 Sayılı uygulama imar planı ile ilgili imar komisyon raporunun kabulüne ilişkin 2020/63 karar sayılı onama kararının iptali istemiyle açılan davada, “…Bu durumda; yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; getirilen kullanım kararının planların kademeli birlikteliğine uygun olduğu, yol gösterimlerinin doğru yapıldığı, üst ölçekli planlarda kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik olmadığı, dere yatağı nedeniyle bir kısım alanların yapı yasaklı alan ve park alanı olarak belirlendiği, plan açıklama raporunun bulunduğu, kurum görüşleri dikkate alınarak değişiklik yapılmasının yerinde olduğu, sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin tanımlamaların net olarak yapıldığı ve somut ve yerleşmeye özel veriler içerdiği anlaşıldığından, davacı tarafından, maliki olduğu parsele yönelik imar plan değişikliğine ilişkin dava konusu işlemde şehircilik ve planlama ilkeleri ile hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle davanın reddine yönelik Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’nin 30/11/2021 tarih ve E:2021/98, K:2021/1920 Sayılı kararının, davacı vekili tarafından; B2 gelişim konut alanında bazı parsellerin emsal oranlarının %15’ten %20’ye yükseltilmesinin imar mevzuatına uygun olmadığı, eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.

KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMA ÖZETİ : İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

BAŞİSKELE BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMA ÖZETİ : İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 16.07.2020 tarih ve 210 Sayılı kararı ile onaylanan 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ve 1/5.000 nazım imar planına karşı 06.10.2020 tarih ve 233551 Sayılı itiraz dilekçesi ile yaptığı itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile Başiskele Belediyesi Meclisi’nin 03.09.2020 tarihli gündeminin 2. maddesini oluşturan 14.08.2020 tarih ve 32 Sayılı uygulama imar planı ile ilgili imar komisyon raporunun kabulüne ilişkin 2020/63 karar sayılı onama kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, Bahçecik mahallesi 1696 ve 1703 parsellerin de dahil olduğu alanları kapsayan B-1 ve B-2 Gelişme Konut Bölgelerine ilişkin olarak Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16.07.2020 tarih ve 210 Sayılı kararı ile onaylanan 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve Başiskele Belediyesi Meclisi’nin 03.09.2020 tarih ve 63 Sayılı kararı ile onaylanan B-2 Gelişme Konut Bölgesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının hazırlandığı,

-dava konusu alanların 1/50000 ölçekli çevre düzeni planında “Kentsel Gelişme Alanı”,

-1/25000 ölçekli nazım imar planında “Düşük Yoğunluklu Gelişme Konut alanı” ve “Su Yüzeyi”, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise “80 kişi/ha yoğunluklu değerlerine sahip Gelişme Konut Alanı”, “Park Alanı” ve “Su Yüzeyi” kullanımlarında yer aldığı,

-Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.12.2020 tarih ve 514 Sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 5/A-2/3 0.15/0.30 yapılaşma koşullarına sahip “Konut Alanı”, “Park alanı”, “10m genişliğinde imar yolu” ve “Su Yüzeyi” kullanımlarında kaldığı,

-dava konusu 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri teklifinin 11.09.2020 – 11.10.2020 tarihleri arasında askıya çıkartıldığı ve yasal askı süresi içinde davacı tarafından itiraz edildiği,

-davacının söz konusu parsellere dair 1/1000 ölçekli uygulama imar planında verilen yapılaşma koşullarına ve bu yapılaşma koşullarına bağlı olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planında verilen yoğunluk değerlerinin arttırılması ile donatı ve yeşil alanların gereğinden fazla olmasından kaynaklı fazla olan kesinti oranlarının azaltılmasını talep ettiği,

-yapılan incelemeler neticesinde; planlama alanında nüfusun ihtiyacı olan donatı alanlarının meri mevzuatta tanımlanan standartlar doğrultusunda ayrıldığı, yapılaşma koşulunun arttırılması yönündeki itirazın gelecek nüfusla birlikte donatı eksilmesine yol açacağı, bunun da meri mevzuata aykırılık teşkil edeceğinden bahisle itirazın reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İstinafa Konu Mahkeme Kararında; “Bu durumda; yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; getirilen kullanım kararının planların kademeli birlikteliğine uygun olduğu, yol gösterimlerinin doğru yapıldığı, üst ölçekli planlarda kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik olmadığı, dere yatağı nedeniyle bir kısım alanların yapı yasaklı alan ve park alanı olarak belirlendiği, plan açıklama raporunun bulunduğu, kurum görüşleri dikkate alınarak değişiklik yapılmasının yerinde olduğu, sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin tanımlamaların net olarak yapıldığı ve somut ve yerleşmeye özel veriler içerdiği anlaşıldığından, davacı tarafından, maliki olduğu parsele yönelik imar plan değişikliğine ilişkin dava konusu işlemde şehircilik ve planlama ilkeleri ile hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelesi sonucu dava dosyasına sunulan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak dava konusu planların reddine karar verilmiş ise de, öncelikle dava konusu uygulama imar planının plan hiyerarşisi bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir.

İmar hukukunda planların kademeli birlikteliği olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur.

İstinafa konu kararın, dava konusu taşınmaza 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen 10 metrelik yola yönelik bölümü haricindeki kısmının reddi yönünden;

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’nin 30/11/2021 tarih ve E:2021/98, K:2021/1920 Sayılı kararının, parsellere verilen fonksiyon yönünden kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, kararın bu kısma yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

İstinafa konu kararın, dava konusu taşınmaza 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen 10 metrelik yola ilişkin olarak;

Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre, taşıt yolu olan 10,00 metre ve üzerindeki en kesitli yolların ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümünü gösterecek olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alması gerekmektedir.

Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazda öngörülen 10,00 metre en kesitli taşıt yolunun dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmediği görüldüğünden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında bu yönüyle planlama ilkelerine ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Öte yandan, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmının üzerinden geçecek şekilde 10 metre enkesitli yol planlanmasına karşın, bu yolların 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı görülmüştür.

Bu durumda, dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen 10 metre enkesitli yolun dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin, uygulama imar planını dayanağı nazım imar planına aykırı hale getirdiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da bu yönüyle planlama ilkelerine ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kısmen KABULÜ ile, Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’nin 30/11/2021 tarih ve E:2021/98, K:2021/1920 Sayılı kararının; 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu taşınmazlara verilen 10 metrelik yola ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönüyle dava konusu işlemin iptaline, diğer kısımlar yönünden ise istinaf talebinin reddine, dava netice itibariyle kısmen iptal-kısmen ret şeklinde sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan 3.736,70-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 1.868,00-TL’si ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin geriye kalan 1.868,70-TL’lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, reddedilen kısım nedeniyle mahkemece davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine mahal olmadığına, posta gideri avansından artan kısmın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra re’sen davacıya iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere, 04.07.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


ÖZET: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın onayladığı imar planlarına karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı incelemiştir. Mahkeme, 1/5000 ölçekli nazım imar planında öngörülen 10 metre en kesitli taşıt yolunun gösterilmediğini, bu durumun planlama ilkelerine ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek, istinaf talebinin kısmen kabulüne ve ilgili kısımların iptaline karar vermiştir. Diğer kısımlar yönünden ise istinaf talebinin reddine hükmedilmiştir.