|
ÖZET: Başvuru, Trabzon ili Beldesi Köyü’nde gerçekleştirilen taşkın koruma tesisinin müvekkilin arazisine denk gelen kısmı üzerine Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından bir yol yapılması talebiyle yapılmıştır. Başvuran, komşusunun geçit hakkı vermemesi nedeniyle arazisine ulaşımda zorluk yaşadığını belirtmiştir. İlgili idare, başvurunun değerlendirilmesi sonucunda, taşkın ve rüsubat kontrolü yönetmeliği gereğince işletme ve bakım yolu yapılmasının idarenin takdirine bağlı olduğunu ifade etmiştir. Başvurunun reddedilmesinin gerekçesi, mevcut ıslah çalışmalarının ulaşımı olumsuz etkilemediği ve başvuranın geçiş hakkı talebinin özel hukuk ilişkisi çerçevesinde çözüme kavuşturulabileceği yönündedir.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, taşkın koruma tesisleri üzerine yaya köprüsü yapılması önerisini değerlendirmiştir. Kurum, başvuranın talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını ve idarenin sorumluluğunun, taşkın koruma tesislerinin bakım ve işletmesiyle sınırlı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın geçiş hakkı talebinin, komşu parsel maliklerinin rızasına bağlı olduğu ifade edilmiştir. Nihayetinde, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi kararı verilmiştir; mevcut taşkın koruma tesisleri üzerine yaya köprüsü yapılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2080-S.24.3293
BAŞVURU NO : 2023/17546
KARAR TARİHİ : 22.02.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
İşletme ve bakım yolu talebi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 03.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan (TC Kimlik No: adına vekili başvurusunda özetle; Trabzon ili İlçesi Beldesi Köyü Taş. Kor. İnş işi kapsamında yapılan taşkın koruma tesisinin müvekkilin arazine rastlayan kısmı üzerine DSİ Trabzon 22. Bölge Müdürlüğü tarafından ivedi şekilde ulaşımı sağlayacak bir yol inşa edilmesi talebiyle
Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 06.12.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. “Taşkın ve Rüsubat Kontrolü Yönetmeliğinin” 6’ ncı maddesinin ikinci bendinde yer alan “(2)Tabii veya ıslahlı akarsularda gerektiğinde makinalı çalışmalara imkân sağlayabilecek şekilde akarsuyun tek veya her iki sahilinde sürekliliği olan, asgari altı metre genişliğinde bir işletme ve bakım yolu ayrıca düzenlenir.” hükmünün yer almakta olduğu, 2.2. Talep sahibi tarafından bitişik komşusunun geçit hakkı vermemesi nedeniyle maliki olduğu taşınmaza güçlükle ulaşabildiğinden bir takım hukuki gerekçeler ileri sürmekle birlikte, esasen yukarıda anılan yönetmeliğin ilgili hükümlerine istinaden Kurumları tarafından işletme ve bakım yolu yapılarak, daha kolay
/
ulaşım imkânına kavuşmasının talep edildiği, Kurumlarıınca yapılan değerlendirmeler neticesinde mülkiyet probleminin çözülmesi (yol güzergâhının terkinin yapılması) halinde talebin karşılanabileceği, aksi takdirde Kurumları aleyhine kamulaştırmasız el atma davası açılabileceği ve her hangi bir nedenle (geçiş izni alınmamış olan arazi sahipleri tarafından) yolun geçişe kapatılabileceğinin talep sahibine bildirildiği, 2.3. Zira madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere işletme ve bakım yolu taşkın koruma tesislerinin bakım ve onarım faaliyetlerine yönelik olup çevre arazilere ulaşımda kullanılmasına özel mülkiyet sahipleri tarafından kısıtlama veya engelleme getirilebilmesi söz konusu olduğu, 2.4. Diğer taraftan anılan yönetmeliğin Yer Teslimi başlığı altında 18. Maddesinde “DSİ tarafından yapılacak akarsu ıslahlarının projesine göre yapılabilmesi için; bu alanlardan belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunanlar, ilgili belediyelerce DSİ’ye ihtilafsız olarak teslim edilir. Bu alanların dışında kalan yerlerin ise DSİ’ye tesliminin sağlanması hususunda gerekli çalışmalar valilik koordinasyonunda yürütülür.” hükmü yer aldığı, 2.5. İdarelerince söz konusu başvuruya ilişkin yapılan iş ve işlemlerde ilgili mevzuata aykırı her hangi bir husus bulunmadığı, yapılan iş ve işlemlerin mevzuata uygun olduğu görüşüne varıldığı, 2.6. Talep konusu, asıl itibarıyla taşınmazından “genel yola” ( herkesin kullanımına açık yola) çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan arazi malikinin komşusundan geçit hakkı istemesiyle ilgili olduğu, bu husustaki düzenleme Medeni Kanunu’nun geçit hakları başlığı altında, “Madde 747-Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir. Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır. Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.” Şeklinde olduğu, 2.7. Ancak; talep sahibi tarafından “Taşkın Ve Rüsubat Kontrolü Yönetmeliğinin” 6. Maddesinin ikinci bendinde yer alan “(2) Tabii veya ıslahlı akarsularda gerektiğinde makinalı çalışmalara imkan sağlayabilecek şekilde akarsuyun tek veya her iki sahilinde sürekliliği olan, asgari altı metre genişliğinde bir işletme ve bakım yolu ayrıca düzenlenir.” hükmü gereğince Kurumumuza komşu parselden re’sen geçiş hakkı tanındığı buna rağmen talep edilen yolun yapılmadığı iddia edilerek konunun Kamu Denetçiliği
Kurumuna taşındığı, 2.8. Başvuru sahibinin araç yolu yapılmasını istediği taşınmazın genel yollarla ve komşu parsellerle olan ilişkisini gösteren krokinin ekte sunulduğu, 2.9. Görüleceği üzere Kurumları tarafından yapılan ıslah çalışmalarından dolayı talep sahibinin genel yola ulaşım imkânları olumsuz olarak etkilenmediğinden ve talep edilen yol kapama fındık bahçesi olan özel mülkiyetten geçtiğinden, komşu parsel maliklerinin geçiş hakkı vermesi halinde talebin karşılanmasının mümkün olabileceği, ancak rıza göstermedikleri, ayrıca özellikle yol yapılması istenen parsel ile geçiş hakkı alınacak komşu parselin sınır bölgesinin yamaç molozu olduğu ve şev eğiminin oldukça yüksek (% 61’e varan eğimde) olduğu, buna bağlı olarak oluşacak yol şevinde ciddi kaymalar meydana gelmesinin söz konusu olabileceği dolayısıyla bu alternatifin uygun çözüm olmadığı kanaatinde oldukları, 2.10. Bu durumda; kapama fındık bahçesi olmakla birlikte içerisinde mevcut özel araç yolu bulunan ve başvuru sahibinin halihazırda geçişine rıza gösterilen karşı sahilindeki Mahallesi ada parsel maliklerinden başvuru sahibi tarafından geçiş hakkı alınarak, mevcut taşkın koruma tesisleri üzerine yaya köprüsü yapılmak suretiyle sorunun giderilmesinin en uygun çözüm olarak değerlendirildiği, /
2.11. 3.05.2019 tarihli Resmi Gazete Yayımlanan Taşkın ve Rusubat Kontrolü Yönetmeliği’nin 1’inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, taşkın ve rüsubat kontrolü maksadıyla tasarlanan mühendislik yapıları ile akarsular üzerindeki köprü ve menfez gibi sanat yapılarının temel hidrolik tasarım kriterlerinin, akarsu yatakları ve mücavirlerinde yapılacak düzenlemeler ile diğer çalışmalar için gerekli izin ve onay işlemlerinin, akarsu yataklarına ve taşkın kontrol tesislerine yapılan müdahaleler ve alınacak önlemler ile ıslah öncesi yer teslimi konularının belirlenmesidir” hükmünün yer aldığı, 2.12. Yönetmeliğin amaç maddesinde de belirtildiği üzere Yönetmeliğin yayımlanma amacı taşkın ve rusubat kontrolü maksadıyla tasarlanan mühendislik yapılarının hidrolik hesapları, akarsu yatakları ve taşkın kontrol tesislerine yapılan müdahalelerde alınacak güvenlik tedbirlerine yönelik olduğu, 2.13. Bu amaç dışında yönetmelik maddelerinin yorumlanmasının mümkün olmadığı, 2.14. Aynı Yönetmeliğin 6/2 maddesinde “Tabii veya ıslahlı akarsularda gerektiğinde makinalı çalışmalara imkan sağlayabilecek şekilde akarsuyun tek veya her iki sahilinde sürekliliği olan, asgari altı metre genişliğinde bir işletme ve bakım yolu ayrıca düzenlenir” hükmü düzenlendiği, 2.15. Yönetmelik maddesinde belirtildiği üzere işletme bakım yolu, İdarelerince akarsu yatağında yapacağı çalışmalara imkan sağlamak üzere yapılacak olup, gerektiğinde ibaresi ile bu yolu bırakmak İdarenin takdir yetkisine bırakıldığı, 2.16. Yönetmelik metninden de anlaşılacağı üzere işletme bakım yolu bırakılmasında ki amaç çevre bölgedeki taşınmaz maliklerinin taşınmazlarına ulaşımını sağlamak değil, akarsu su yatağında yapılacak çalışmalarda iş makinelerinin yatağa ulaşımını sağlamak olduğu, 2.17. Yine yönetmelik kapsamında bu yolun yapılıp yapılmaması İdarenin takdir yetkisinde olduğu, 2.18. Su Yapıları Kontrol ve Güvenlik Tedbirleri Yönetmeliği’nin 1’inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı; su yapıları ile etkileşim içinde olan gerçek ve tüzel kişilerin sorumlulukları ile gerçekleşmesi muhtemel zararların önlenmesine yönelik olarak su yapıları ile ilgili hizmetlerde alınacak koruyucu güvenlik tedbirlerine dair usul ve esasları belirlemektir” hüküm mevcut olup aynı yönetmeliğin 8’inci maddesinde yapısal koruyucu güvenlik tedbirleri olarak ” (1) Su yapılarında alınabilecek koruyucu güvenlik tedbirlerine ilişkin hususlar aşağıda belirtilmiştir: Su yapılarındaki risk ve tehlikeler; yapıların teknik özellikleri ve meskûn mahal, yol, köprü, menfez gibi tesislere olan uzaklıkları, yörenin sosyokültürel yapısı, coğrafi konumu, jeolojik yapısı, iklim koşulları ve benzeri durumlar dikkate alınarak Komisyon tarafından Rehbere göre belirlenir.” Denildiği, 2.19. b) Su yapıları ve depolama alanlarının bulunduğu yerlere, farkındalığı artırmak üzere Rehberde belirtilen esaslara göre Komisyonca belirlenen uyarı işaret ve levhaları, sensör, kamera, sesli veya ışıklı uyarı sistemlerinden uygun görülenler yerleştirilir. Su yapıları ve depolama alanlarının Komisyonca belirlenen riskli yerlerine erişimin kısmen engellenmesi, fark edilebilirliğin sağlanması amacıyla duruma göre bariyer, tel örgü veya çit çekilmesi tedbirlerinden uygun görülenler sahaya uygulanır. c) Su yapılarında gerekli koruyucu güvenlik tedbirleri Komisyonca belirlenir ve ilgili birim tarafından sahaya uygulanır. Tedbirlerin DSİ tarafından gerçekleştirilmesi halinde yapılan masraf, yatırım amortisman bedeli geri ödemesine tabi olan faydalananlardan DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlıkça belirlenen fiili kullanım hisseleri oranında geri alınır. Komisyonca belirlenen koruyucu güvenlik tedbirleri DSİ Bölge
Müdürlüklerinin onayının alınması kaydıyla, protokol çerçevesinde faydalananlar tarafından da gerçekleştirilebilir. ç) Su yapılarında alınan koruyucu güvenlik tedbirlerinin kontrolü sonucunda belirlenen
ihtiyaca göre yapılan bakım ve onarım masrafları tüm faydalananlardan fiili kullanım hisseleri oranında geri alınır. (2) Yerel yönetimlerce meskûn mahalde kalan yapılara ilişkin imar düzenlemesi yapılırken su yapılarının durumu dikkate alınır. Meskûn mahalde kalan ve bu Yönetmelik kapsamındaki su yapıları ile etkileşim içinde bulunan yapılara ruhsat verilmesinden önce yerel yönetimlerce DSİ Bölge Müdürlüğünün görüşü alınır” hükmü mevcut olduğu, 2.20. Aynı yönetmeliğin Kamu Kurum ve Kuruluşlarının sorumlulukları başlıklı 11. Maddesinde “Mülki idareler, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri, köy ve mahalle muhtarlıkları ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları; su yapılarından kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesiiçin kendi görev ve sorumlulukları dâhilinde gereken tedbirleri alır ve bu konuda DSİ Bölge Müdürlüklerini bilgilendirir ” hükmü mevcut olup, su yapıları kapsamında diğer kamu kurumlarının görevleri kapsamında sorumluluklarının devam ettiğinin açıkça belirtildiği, 2.21. Bu kapsamda; 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve sorumluluklarını düzenleyen 211. Maddesinde ” (1) Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri şunlardır: a)
Otoyol, Devlet ve il yolları ağına giren karayolları güzergâhları ile bunların değişikliklerine ilişkin planları hazırlamak veya hazırlatmak. 62 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 32 nci maddesiyle bu maddede yer alan
“Çevre ve Şehircilik” ibaresi “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği” şeklinde değiştirilmiştir. b)
Hazırlayacağı programlar uyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırmak, işletmek, işlettirmek…..” Karayolları Genel Müdürlüğünün görevleri arasında, 2.22. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 7/g maddesinde “Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek; kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek…” Büyükşehir
Belediyesinin görev sorumlulukları arasında, 2.23. 5302 sayılı İl Özel idaresi Kanunun görev ve sorumlulukları düzenleyen 6/b maddesinde ” İmar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma (…)(1); orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında…” görev ve sorumlulukları arasında düzenlendiği, 2.24. Mevzuat hükümleri doğrultusunda başvurucu vekilinin dilekçesi incelendiğinde; Başvuru dilekçesinde de belirtildiği üzere İdaremiz tarafından parselin bulunduğu bölgede ıslah çalışmaları yapılmadan önceki dönemlerde taşınmazlara ulaşım sağlayan yol olmadığı, başvurucu/malikin sahibi olduğu taşınmazlara güvenli olduğu kabul edilemeyecek şekilde akarsu yatağından geçerek ulaştığı, 2.25. İdarelerinin 6200 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığının 4 sayılı Kararnamesi kapsamında görev ve sorumlulukları kapsamında taşkın sulara karşı önleyici tedbirler aldığı ve başvuru dilekçesinde belirtilen taşınmazlara ulaşım açısından çalışmalar öncesi durumunda değişikliğe sebebiyet verilmediği, 2.26. Su Yapıları Kontrol ve Güvenlik Tedbirleri Yönetmeliği’nin 8 ve müteakip maddelerinde İdarelerine yüklenen sorumlulukların bölgedeki taşınmazlara ulaşımın sağlanmasını kapsamadığı, /
2.27. Taşkın ve Rusubat Kontrolü Yönetmeliği’nin 6/2 maddesinde belirtilen ” Tabii veya ıslahlı akarsularda gerektiğinde makinalı çalışmalara imkan sağlayabilecek şekilde akarsuyun tek veya her iki sahilinde sürekliliği olan, asgari altı metre genişliğinde bir işletme ve bakım yolu ayrıca” hükmünün bölgedeki taşınmazlara ulaşım yolu sağlanması düzenlenir amacı gütmeyip, İdarelerince akarsu yatağında yapılacak makinalı çalışmalarda akarsu yatağına ulaşımın sağlanması amacına yönelik olduğu, işletme bakım yolunun yapılıp yapılmaması ve hangi güzergâhta yapılacağının İdarenin takdirinde bulunduğu, işletme bakım yolunun taşınmazlara vatandaşlarca ulaşım sağlanmasına yönelik olmadığı, 2.28. Taşkın ve Rusubat Kontrolü Yönetmeliği’nin 11. Maddesi uyarınca diğer kamu kurumlarının görevleri kapsamında sorumluluklarının devam ettiği, bu kapsamda başvuru dilekçesinde talep edilen taşınmazlara ulaşım sağlayacak yolun sorumluluğunun; Karayolu içerinde olması durumunda 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesinin 221. Maddesi uyarınca Karayolları Genel Müdürlüğünde, Büyükşehir Belediyesi sınırları içerinde olması durumunda 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 7/g maddesi uyarınca Büyükşehir
Belediyesinde, diğer durumlarda 5302 sayılı İl Özel idaresi Kanunun 6/b maddesi uyarınca İl Özel idaresinde bulunduğu, 2.29. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 747. Maddesinde ” Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir.
Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır. Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir” hükmü uyarınca malikin genel yola ulaşım için komşu taşınmazlardan geçit irtifakı talep edebileceği belirlendiği, 2.30. Sonuç ve kanaat olarak, başvuru dilekçesinde de belirtildiği üzere İdarelerince yapılan tesislerden önceki dönemde de taşınmazlara ulaşımı sağlayacak yolun bulunmadığı, İdarelerince yapılan tesislerle mevcut durumun değiştirilmediği gibi başvuru sahibinin güvenliğini tehlikeye düşürülecek duruma sebebiyet verilmediği, taşkın tesisleri kapsamında yapılabilecek işletme bakım yolunun bölgedeki taşınmazlara ulaşım yolu sağlanması amacı gütmeyip, İdarelerince akarsu yatağında yapılacak makinalı çalışmalarda akarsu yatağına ulaşımın sağlanması amacına yönelik olduğu, işletme bakım yolunun yapılıp yapılmaması ve hangi güzergâhta yapılacağının İdarenin takdirinde bulunduğu, ulaşım yolu olmayan taşınmazlara ulaşım yolunun sağlanmasının 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 221. maddesi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5302 sayılı İl Özel idaresi Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni
Kanunun 747. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve sorumluluklarını düzenleyen 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 121 maddesi ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca İdarelerinin sorumluluğunda bulunmadığı görüş ve kanaatine ulaşıldığı, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasamızın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
Denilmektedir.
5. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkileri’ni tanımlayan 121’inci maddesinde47; “– (1) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek. b) Sulama tesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamını gösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptırmak. c) Sulak alanları ıslah etmek, erozyon ve rüsubat kontrolü ile ilgili etüt ve planlama işlerini yapmak veya yaptırmak, kendi tesislerini korumaya yönelik erozyon kontrolü maksatlı ağaçlandırma çalışmaları yapmak. ç) (a) ve (b) bentlerindeki faaliyetlerle ilgili olmak şartıyla sudan ve zaruret halinde yardımcı diğer kaynaklardan enerji istihsal etmek. d) Şehir ve kasabaların içme su ve kanalizasyon projelerini tetkik, tasdik ve murakabe etmek. e) Köy içme suları için teknik organizasyon ve murakabeyi sağlamak ve bu iş için Bakanlık emrinde çalışacak lüzumlu bilgiye sahip elemanları yetiştirmek. f) Akar sularda ıslahat yapmak ve icap edenleri seyrüsefere elverişli hale getirmek. g) Bu maddede belirtilen tesislerin çalıştırma, bakım ve onarım dâhil işletmelerini yürütmek. ğ)
Bu maddede belirtilen işlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe, istatistik, araştırma ve her türlü istikşaf işlerini yapmak; ezcümle toprağın cins ve karakterini, yetiştirilecek mahsul nevilerini ve elde edilecek zirai, iktisadi faydaları ve verimlilik derecelerini tespit etmek; bu mevzularda gerekirse ilgili bakanlık ve kurum ve kuruluşlardan faydalanmak, amenajman planları hazırlamak ve bunları temin edecekleri fayda ve ele alınmalarındaki zaruretlere göre seçmek, sıralamak ve Bakanlığa teklif etmek. h) Bu maddede belirtilen işlerin her türlü etüt ve projelerini yapmak veya yaptırmak. ı) Tesislerin yapılması hususunda her türlü mali imkânları araştırmak ve icabı halinde ortaklıklar kurulmasını Bakanlığa teklif etmek ve Cumhurbaşkanı kararı ile uzun vadeli iç ve dış istikrazlar yapmak. i) Genel Müdürlüğün yaptığı veya devraldığı tesislerden işletmelerini bizzat deruhte etmediklerinin işletmelerini sağlamak üzere işletmeler kurmak ya doğrudan doğruya veyahut da işletmeler marifetiyle ortaklıklar teşkil etmek ve lüzumu halinde tesisleri hakiki ve hükmi şahıslara devretmek üzere Bakanlığa teklifte bulunmak. j) Kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılıp kamu yararı bulunan ve Genel Müdürlüğün vazifesi ile ilgili işlere ait proje ve keşif evrakını tetkik ve tasdik etmek, inşaatın yapılmasının proje ve fenni icaplara uygunluğunu murakabe etmek ve bu işlerin etüt ve projelerini uygun gördüğü bir ücret mukabilinde yapmak veya yaptırmak. k) Genel Müdürlüğün bu maddede belirtilen çalışmaları için gerekli olan garaj ve atölyeleri, makine ve malzeme ambar ve depolarını, idare binalarını, servis ve akaryakıt tesislerini, laboratuvarları, deneme istasyonlarını, işletme ve koruma emniyetlerini sağlayacak bina ve lojmanlarla telefon şebekelerini, radyo verici istasyonlarını, Genel Müdürlüğün vazifelerinin verimli yönetimine yarayacak diğer tesisleri yapmak veya yaptırmak, teçhiz etmek, kiralamak ve bakımlarını temin etmek. l) Genel Müdürlüğün vazifesi içinde bulunan işlerin yapılmasına lüzumlu gayrimenkulleri kanunlarına göre geçici olarak işgal etmek veya istimlak etmek veya satın almak. m) Genel Müdürlüğün çalışma konusuna giren işleri yapmaya lüzumlu malzeme, makine, teçhizat ve taşıtları seçmek, sağlamak, çalıştırmak ve icabında kira mukabili vermek ve bunlar için gerekli tamir atölyeleri ile tesisleri kurmak ve işletmek. n) Kullanılmış suları tekrar kazanmak maksadıyla gerekli tesisleri yapmak veya yaptırmak. o) İşletmeye açılan hidroelektrik santrallerin su kullanım hakkı anlaşmalarına uygun olarak işletilip işletilmediğini kontrol etmek, bunlarla ilgili her türlü hesap ve tahsilât işlemlerini yapmak, baraj, gölet ve kanal gibi su yüzeyleri ile rezervuar alanında azami su kotu ile işletme kotu arasında kalan yerlerde güneş enerjisi sistemlerinin kurulmasına yönelik taleplerden uygun görülenleri bedeli karşılığında kiralamak. ö) Sınır aşan ve sınır oluşturan sular konusunda görev alanı ile ilgili çalışmalar yapmak. p) Yardım mahiyetindeki uluslararası su sondajı veya diğer faaliyetler ile sulama tesislerinin işletme ve bakım hizmetlerini devralan kuruluşlar hariç, kamu kurum ve kuruluşları ile yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere yurt içinde ve yurt dışında ücreti karşılığında eğitim, etüt, planlama, proje hazırlama, müşavirlik, laboratuvar ve kontrollük hizmeti vermek. r) Su tahsislerini yapmak, yerüstü ve yeraltı sularını kalite yönünden izlemek, atıksular sebebiyle yerüstü ve yeraltı sularının kirlenmesinin tespiti hâlinde durumu ilgili bakanlığa bildirmek. s) Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerini yürütmek. ş) Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak.
/
6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “geçit hakları” başlığı altında yer alan 747’nci maddesinde;
“Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir. Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır. Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.” 7. 6200 Sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun’un 55’inci maddesinde, “Bu kanunun gerekli görülen hükümlerinin uygulama şekilleri yönetmelikle tesbit olunur” 8. 03.05.2019 tarihli Resmi Gazete Yayımlanan Taşkın ve Rüsubat Kontrolü Yönetmeliği’nin 1’inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, taşkın ve rüsubat kontrolü maksadıyla tasarlanan mühendislik yapıları ile akarsular üzerindeki köprü ve menfez gibi sanat yapılarının temel hidrolik tasarım kriterlerinin, akarsu yatakları ve mücavirlerinde yapılacak düzenlemeler ile diğer çalışmalar için gerekli izin ve onay işlemlerinin, akarsu yataklarına ve taşkın kontrol tesislerine yapılan müdahaleler ve alınacak önlemler ile ıslah öncesi yer teslimi konularının belirlenmesidir”.
8.1. Aynı Yönetmeliğin 6/2 maddesinde “Tabii veya ıslahlı akarsularda gerektiğinde makinalı çalışmalara imkan sağlayabilecek şekilde akarsuyun tek veya her iki sahilinde sürekliliği olan, asgari altı metre genişliğinde bir işletme ve bakım yolu ayrıca düzenlenir”.
9. 07.11.2019 tarihli ve 30941 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
Su Yapıları Koruyucu Güvenlik Tedbirleri Yönetmeliği’ nin 1’inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı; su yapıları ile etkileşim içinde olan gerçek ve tüzel kişilerin sorumlulukları ile gerçekleşmesi muhtemel zararların önlenmesine yönelik olarak su yapıları ile ilgili hizmetlerde alınacak koruyucu güvenlik tedbirlerine dair usul ve esasları belirlemektir”.
9.1. Aynı yönetmeliğin 8’inci maddesinde yapısal koruyucu güvenlik tedbirleri olarak ” (1) Su yapılarında alınabilecek koruyucu güvenlik tedbirlerine ilişkin hususlar aşağıda belirtilmiştir: Su yapılarındaki risk ve tehlikeler; yapıların teknik özellikleri ve meskûn mahal, yol, köprü, menfez gibi tesislere olan uzaklıkları, yörenin sosyokültürel yapısı, coğrafi konumu, jeolojik yapısı, iklim koşulları ve benzeri durumlar dikkate alınarak Komisyon tarafından Rehbere göre belirlenir.” b) Su yapıları ve depolama alanlarının bulunduğu yerlere, farkındalığı artırmak üzere Rehberde belirtilen esaslara göre Komisyonca belirlenen uyarı işaret ve levhaları, sensör, kamera, sesli veya ışıklı uyarı sistemlerinden uygun görülenler yerleştirilir. Su yapıları ve depolama alanlarının Komisyonca belirlenen riskli yerlerine erişimin kısmen engellenmesi, fark edilebilirliğin sağlanması amacıyla duruma göre bariyer, tel örgü veya çit çekilmesi tedbirlerinden uygun görülenler sahaya uygulanır.
c) Su yapılarında gerekli koruyucu güvenlik tedbirleri Komisyonca belirlenir ve ilgili birim tarafından sahaya uygulanır. Tedbirlerin DSİ tarafından gerçekleştirilmesi halinde yapılan masraf, yatırım amortisman bedeli geri ödemesine tabi olan faydalananlardan DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlıkça belirlenen fiili kullanım hisseleri oranında geri alınır. Komisyonca belirlenen koruyucu güvenlik tedbirleri DSİ Bölge
Müdürlüklerinin onayının alınması kaydıyla, protokol çerçevesinde faydalananlar tarafından da gerçekleştirilebilir.
ç) Su yapılarında alınan koruyucu güvenlik tedbirlerinin kontrolü sonucunda belirlenen ihtiyaca göre yapılan bakım ve onarım masrafları tüm faydalananlardan fiili kullanım hisseleri oranında geri alınır.
/
(2) Yerel yönetimlerce meskûn mahalde kalan yapılara ilişkin imar düzenlemesi yapılırken su yapılarının durumu dikkate alınır. Meskûn mahalde kalan ve bu Yönetmelik kapsamındaki su yapıları ile etkileşim içinde bulunan yapılara ruhsat verilmesinden önce yerel yönetimlerce DSİ Bölge Müdürlüğünün görüşü alınır”.
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
9.2. Aynı yönetmeliğin Kamu Kurum ve Kuruluşlarının sorumlulukları başlıklı 11’inci maddesinde
“Mülki idareler, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri, köy ve mahalle muhtarlıkları ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları; su yapılarından kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesi için kendi görev ve sorumlulukları dâhilinde gereken tedbirleri alır ve bu konuda DSİ Bölge Müdürlüklerini bilgilendirir “. hükmü yer almakla birlikte, söz konusu hükmün, Danıştay 10. Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve
E.2020/2753 sayılı Kararı ile yürütmesi durdurulmuştur.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın, taşkın koruma tesisinin kendi arazisine rastlayan kısmı üzerine işletme ve bakım yolu talebinin reddi, diğer yandan mevcut taşkın koruma tesisleri üzerine yaya köprüsü yapılması hususunda İdare’ye tavsiyede bulunulması yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11. Başvuran, Trabzon ili İlçesi Beldesi Köyü Taş. Kor. İnş işi kapsamında yapılan taşkın koruma tesisinin müvekkilin arazine rastlayan kısmı üzerine DSİ
Trabzon 22. Bölge Müdürlüğü tarafından ivedi şekilde ulaşımı sağlayacak bir yol inşa edilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
12. Başvuranın talebinin, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve sorumluluklarını düzenleyen 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 121’ inci maddesi ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca
İdarelerinin sorumluluğunda bulunmadığı nedeniyle reddedildiği görülmektedir.
13. Burada, İdarenin açıklamasının yasal dayanağı bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekecektir.
14. Somut olayda; 14.1. Başvuranın, Trabzon ili İlçesi Mahallesinde bulunan ada parselde yer alan taşınmazın maliki olduğu, 2018 başlarında inşaatı tamamlanan bir ıslah çalışmasının yapıldığı, bu çalışmanın sele karşı faydalı olacağı düşünüldüğü ancak başka sorunları beraberinde getirdiği, 14.2. Bahse konu inşaat kapsamında, taşkın koruma tesisinin başvuranın arazisi üzerine denk gelen tarafına ulaşımı sağlamak adına işletme ve bakım yolu yapılmasının talep edildiği ancak İdare tarafından bu talebin karşılanmadığı incelenmektedir.
15. İlgili mevzuat uyarınca, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün, taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirme görevinin bulunduğu bilinmektedir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce
Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun’un dayanak olarak gösterildiği Taşkın ve Rusubat Kontrolü
Yönetmeliği’nin amaçlarından birisinin, akarsu yataklarına ve taşkın kontrol tesislerine yapılan müdahaleler ve alınacak önlemlerin belirlenmesi olduğu görülmektedir.
/
16. Yine dayanağı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun olan Su
Yapıları Kontrol ve Güvenlik Tedbirleri Yönetmeliği kapsamında, su yapılarında alınabilecek koruyucu güvenlik tedbirlerine ilişkin hususların belirtildiği incelenmiştir.
17. Dolayısıyla İdarenin söz konusu ıslah çalışması kapsamında gereken önlem ve güvenlik tedbirleri alması hususunda sorumluluğunun bulunduğu açıktır.
18. Bununla birlikte başvuranın, Kurumumuza yapmış olduğu ilk başvurusunda yer alan işletme ve bakım yolu yapılması talebi ile ilgili olarak; ilgili Yönetmelikte yer alan düzenlemeye göre, tabii veya ıslahlı akarsularda gerektiğinde makinalı çalışmalara imkan sağlayabilecek şekilde akarsuyun tek veya her iki sahilinde sürekliliği olan, asgari altı metre genişliğinde bir işletme ve bakım yolu ayrıca düzenleneceği belirtilmekte ise de, söz konusu yolun “gerektiğinde makinalı çalışmalara imkan sağlayabilecek şekilde” yapılacağı yani bölgedeki taşınmazlara ulaşım yolu sağlanması amacı gütmeyip, akarsu yatağında yapılacak makinalı çalışmalarda akarsu yatağına ulaşımın sağlanması amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
19. İdareden alınan cevabi yazıdan; yol yapılması istenen parsel ile geçiş hakkı alınacak komşu parselin sınır bölgesinin yamaç molozu olduğu ve şev eğiminin oldukça yüksek (% 61’e varan eğimde) olduğu, buna bağlı olarak oluşacak yol şevinde ciddi kaymalar meydana gelmesinin söz konusu olabileceği dolayısıyla bu alternatifin uygun çözüm olmadığı bilgisi edinilmiştir.
20. Ayrıca şev eğimi hususu dikkate alınmadığı durumda bile; İdare tarafından yapılan ıslah çalışmalarından dolayı talep sahibinin genel yola ulaşım imkânları olumsuz olarak etkilenmediğinden ve talep edilen yol kapama fındık bahçesi olan özel mülkiyetten geçtiğinden, komşu parsel maliklerinin geçiş hakkı vermesi halinde talebin karşılanmasının mümkün olabileceği ancak İdare ile yapılan şifahi görüşmelerde komşu parsel malikinin başvurana geçiş hakkı vermediğinin öğrenildiği, bu durumun özel hukuk ilişkisi çerçevesinde çözüme kavuşturulabileceği düşünülmektedir.
21. Yapılan açıklamalar ışığında, İdarenin de gereken önlem ve güvenlik tedbirleri alması hususunda yasal mevzuatı gereği sorumluluğu bulunduğu, İdarenin de belirttiği şekilde en uygun alternatifin kapama fındık bahçesi olmakla birlikte içerisinde mevcut özel araç yolu bulunan ve başvuru sahibinin halihazırda geçişine rıza gösterilen karşı sahilindeki Mahallesi ada parsel maliklerinden başvuru sahibi tarafından geçiş hakkı alınarak, mevcut taşkın koruma tesisleri üzerine yaya köprüsü yapılması olduğu, 22. Burada komşu parseldeki malikin geçiş hakkı vermemesinin, İdarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
/
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Başvurunun KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın, taşkın koruma tesisinin kendi arazisine rastlayan kısmı üzerine işletme ve bakım yolu talebinin
REDDİNE,
Diğer yandan mevcut taşkın koruma tesisleri üzerine yaya köprüsü yapılması hususunda DEVLET SU
İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA VE DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/