ÖZET: Sayıştay, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı olarak atanan kişinin hatalı idari görev ödeneği aldığı gerekçesiyle tazminat ödemesine hükmetmiştir. Rektör, sorgu aşamasında savunma sunduğunu belirtmesine rağmen, bu savunmanın dikkate alınmadığı ve tazmin hükmü verildiği ifade edilmiştir. Hüküm sonrası yapılan tahsilatın, ilam hükmünün infazı olarak değerlendirildiği ve bu nedenle temyiz talebine ilişkin bir işlem yapılmayacağına karar verilmiştir.

Azınlık görüşünde ise, savunmanın Sayıştay’a ulaşmadığı ve bu durumun savunma hakkının ihlali anlamına geldiği vurgulanmıştır. Ayrıca, müdür yardımcısının görevi fiilen yürüttüğü ve yapılan ödemenin kamu zararına yol açmadığı belirtilerek, tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Sayıştay, tazminat talebinin hukuken isabetsiz olduğunu ve savunmanın dikkate alınması gerektiğini belirterek, konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Kamu İdaresi Türü Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı 2015
Dairesi 2
Karar No 43327
İlam No 45551
Tutanak Tarihi 30.1.2019
Kararın Konusu İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Hükümden sonra tahsilat;

1- 247 sayılı İlamın 3. maddesiyle; Türkiyat Araştırmaları Enstitüsüne Müdür Yardımcısı olarak atanan …’ya hatalı idari görev ödeneği ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu (Onaylayan sıfatıyla temyiz talep eden Rektör …), sorgu aşamasında bu maddeye ilişkin sorguya savunmayı PTT kargosu aracılığıyla göndermiş olmasına karşın savunma vermediği belirtilerek hakkında tazmine hükmedildiğini, savunma vermemek gibi Başkanlığımıza saygısızlık oluşturabilecek bir davranışta bulunmayı asla aklından bile geçirmediğini, İlamın 3. maddesine ilişkin tahsilat yapılmış olup makbuzunun dilekçe ekinde gönderildiğini bildirmiştir.

Sorumlu tarafından yapılan bildirime göre; yapılan fazla ödeme (faizi … TL 28.11.2017 tarih ve 0675426 sıra nolu alındı belgesi ile olmak üzere) … TL olarak 27.11.2017 tarih ve 0170820HV057364 referans nolu Halkbank havale dekontu ile tahsil edilmiştir.

Dilekçe ekinde yer alan belgelere göre bildirilen bu tahsilat, hüküm tarihi olan 27.04.2017 tarihinden sonra yapılmıştır.

Bu itibarla, söz konusu İlam hükmüne karşı tazmin hükmü ile ilgili olarak ahizinden tahsilat bildirilmekte olup, -İlamdaki konuyla ilgili olduğu tahsilat belgesinden açıkça anlaşılan- hükümden sonra yapılan bu tahsilat, ilam hükmünün infazı mahiyetinde olacağından; temyiz dilekçesi hakkında Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, (Temyiz Kurulu ve …. … … ile Üye …, Üye Ali …, Üye …, Üye … ve Üye …’ün aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 30.01.2019 tarih ve 45551 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı … ve Üye …:

Temyiz talebinde bulunan sorumlu, dilekçesinde; sorgu aşamasında bu maddeye ilişkin sorguya savunmayı PTT kargosu aracılığıyla göndermiş olmasına karşın savunma vermediği belirtilerek hakkında tazmine hükmedildiğini belirtmektedir.

Olayın bu yönüyle, sorgu aşamasında gönderdiği ancak bir şekilde Sayıştay’a ulaşmayan savunması görülmeden sorumlu hakkında tazmin hükmü verilmesi savunma hakkının ihlali anlamına gelmektedir.

Ayrıca, her ne kadar ahizin (sonradan verdiği) rızası ile tahsilat bildirmekte ise de; temyiz talebinde bulunan sorumlunun sorgu aşamasında verdiği savunma bilinemediğinden, konunun esası yönünde itirazlarda bulunup bulunmadığı da anlaşılamamaktadır.

Tüm bu nedenlerle, bu haliyle tazmin hükmü verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından; hükmün usul yönünden bozularak sorumlunun ilk savunması doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmasını teminen Dairesine gönderilmesi gerekir.

Üye … ve Üye …:

İlamda sadece 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 19 uncu maddesinin (b) bendinde yer alan; “Müdürün, enstitüde görevli aylıklı öğretim elemanları arasından üç yıl için atayacağı en çok iki yardımcısı bulunur.” hükmünden hareketle enstitü müdür yardımcılarının, enstitünün aylıklı öğretim elemanları arasından atanacağı; başka bir fakültenin/enstitünün aylıklı öğretim üyesinin ilgili enstitüye müdür yardımcısı olarak atanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Öncelikle, bir öğretim üyesinin enstitülerde ders veriyor olması o öğretim üyesinin enstitüde görevli olduğu anlamına gelmemektedir. Bir öğretim üyesinin enstitüdeki idari görevlere atanabilmesi için enstitüye 2547 sayılı Kanunun 13/b-4 maddesindeki görev yerlerinin Rektörlükçe değiştirilmesi şartı da gerekmemektedir. Çünkü enstitüler bünyesinde öğretim üyelerinin görev yerlerinin değiştirilmesini sağlayacak “kadrolar” bulunmamaktadır. Bu yönüyle, enstitülerdeki görevlendirmelerin 13/b-4 maddesindeki “yeni görev verme” şeklindeki yetkinin kullanılması şeklinde yorumlanması gerekir.

Kaldı ki, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 13 üncü maddesinde idari görev ödeneğinin kimlere hangi oranda ödeneceği kurala bağlanmış olup, kadrosu başka birimde olup da enstitü müdür yardımcısı olarak atananlara verilmeyeceği yönünde bir sınırlama da yer almamaktadır.

Bu itibarla, salt 2547 sayılı Kanunun 19-b maddesindeki “müdür yardımcılarının enstitünün görevli, aylıklı öğretim elemanları arasından atanması gerektiği” hükmüne binaen tazmin hükmü verilmesi hukuken isabetli olmayıp, … Fakültenin kadrolu öğretim üyesi iken, 12.02.2013 tarihinde Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcılığı görevine atandığından ve fiilen söz konusu görevi yürüttüğünden; 2914 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre kendisine idari görev ödeneği ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, her ne kadar temyiz dilekçesinde konunun esası yönünden bir itiraz bulunmasa da; re’sen gözetilecek sebeplerle yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.

Üye … ve Üye …:

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 19 uncu maddesinin (b) bendinde; “Müdürün, enstitüde görevli aylıklı öğretim elemanları arasından üç yıl için atayacağı en çok iki yardımcısı bulunur.” hükmü yer almaktadır. Buna göre enstitü müdür yardımcıları, enstitünün aylıklı öğretim elemanları arasından atanacaktır. Başka bir fakültenin/enstitünün aylıklı öğretim üyesinin ilgili enstitüye müdür yardımcısı olarak atanması mümkün değildir.

Dolayısıyla, Üniversite tarafından yapılan uygulamada yukarıda belirtilen Kanuna aykırılık olduğu sabittir. Ancak, her kanuna aykırılık, kamu zararı doğurmamaktadır. Temyize konu olayda da, ataması gerçekleştirilen öğretim üyesinin görevi fiilen yürüttüğü de göz önüne alındığında, kendisine yapılan ödeme sebebiyle kamu zararı oluşmadığından; re’sen gözetilecek sebeplerle Dairesince ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmesi gerekir.