|
ÖZET: Başvuran, çalıştığı … A.Ş. firmasından 31/07/2018 tarihinde ikale anlaşmasıyla ayrıldığını ve kendisine ödenen tazminat tutarından 5.666,71 TL’nin gelir vergisi olarak kesildiğini iddia ederek, bu kesintinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Başvuran, benzer durumdaki çalışanların yargı yoluyla bu kesintiyi geri alabildiğini ve Danıştay’ın emsal kararları bulunduğunu ifade ederek, kendisine yapılan vergi kesintisinin iadesini talep etmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatların ücret olarak kabul edildiğini ve bu nedenle vergilendirildiğini belirtmiştir. İlgili düzenlemelere göre, tazminatın belirli bir kısmı istisna kapsamına alınırken, bu sınırı aşan kısımlar vergiye tabi tutulmaktadır. Dolayısıyla, başvuranın tazminatından kesilen verginin yasal olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılan inceleme neticesinde, başvuranın gelir vergisi kesintisiyle ilgili talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir. İdarenin işlemlerinin bazı iyi yönetim ilkelerine uygun olmadığı da vurgulanarak, gelecekte bu ilkelere riayet edilmesi önerilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/3385-S.4851
BAŞVURU NO : 2018/15494
KARAR TARİHİ : 20/05/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kendisine ödenen tazminat tutarından kesilen gelir
BAŞVURUNUN KONUSU :
vergisinin tarafına iadesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 23/11/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, … A.Ş. de çalıştığını, 31/07/2018 tarihinde anılan firmadan ikale anlaşmasıyla ayrıldığını, kendisine verilen tazminat tutarından 5.666,71 TL’nin gelir vergisi olarak kesildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu ve benzer durumdaki personelin yargı yoluyla söz konusu kesintiyi iade alabildiğini, ayrıca Danıştay 4. Dairesi’nin de konuya ilişkin emsal kararının bulunduğunu iddia ederek, kendisine ödenen tazminat tutarından kesilen gelir vergisinin tarafına iadesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden, Hazine ve Maliye
Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan gelen 01/02/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde; ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının ücretin mahiyetini değiştirmeyeceğinin hüküm altına alındığı,
2.2. 7103 Sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen (7) numaralı bent ile hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımların ücret olarak kabul edildiği ve vergilendirildiği,
2.3. İlgili maddenin gerekçesinde “Madde ile, hizmet erbabına hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra, karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar ile iş kaybı, iş sonu ve iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödeme ve yardımların ücret kapsamında olduğu hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.” ifadelerine yer verildiği,
2.4. Yapılan düzenleme uyarınca, ikale sözleşmesine istinaden yapılan ek ödeme/tazminatlar; hizmet erbabına işten ayrılma, emekli olma, dava açmama vb. nedenlerle çalışmasından bağımsız olarak ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, ücret hükümlerine göre vergilendirildiği,
2.5. 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi kapsamında kıdem tazminatına ek olarak ikale sözleşmesi kapsamında yapılan tazminat vb. ödenmesi durumunda, bu ödemeler toplamının, en yüksek devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşmayan kısmının istisnaya tabi tutulacağı, istisnayı aşan kısımların ise ücret olarak vergiye tabi tutulması gerektiği,
2.6. İşveren tarafından, 31/7/2018 tarihinde ikale sözleşmesine istinaden işten ayrılan şikayetçiye yapılan kıdem tazminatı ve ek tazminat toplamının, en yüksek devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşmayan kısmına istisna uygulanarak aşan kısmı üzerinden vergi kesintisi yapılmasının yasal olduğu,
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1. “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48 inci maddesi; “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.”,
3.2 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun,
4.1. “Tazminat ve yardımlarda” başlıklı 25 inci maddesinin yedinci (Değişik: 21/3/20187103/5 md.) fıkrasında; “a) 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu ve 20/4/1967 tarihli ve
854 sayılı Deniz İş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile
13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki
Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (Hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.), b) Hizmet erbabının tabi olduğu mevzuata göre bu bendin (a) alt bendinde belirtilen istisna tutarının hesabında dikkate alınmak şartıyla, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar (Bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.”,
4.2. “Ücretin tarifi” başlıklı 61 inci maddesinin (Değişik: 24/12/1980-2361/43 md.) üçüncü fıkrasının (7) numaralı (Ek: 21/3/2018-7103/7 md.) bendinde; “Hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar.”,
5. 11/06/2018 tarih ve 30448 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 303 Seri No’lu Gelir
Vergisi Genel Tebliği’nin “Kıdem tazminatlarında istisna uygulaması” başlıklı 10 uncu maddesinin,
5.1. Üçüncü fıkrasında; “1475 ve 854 sayılı Kanunlar uyarınca, hizmet erbabının çalıştığı süre ve kıdem tazminatına esas ücreti dikkate alınarak hesaplanan ve ödenen kıdem tazminatları istisna kapsamına girmekte olup hesaplanan bu tutarları aşan ilave ödemeler ise ücret kapsamında değerlendirilmek suretiyle vergilendirilecektir. Dolayısıyla, hizmet erbabının kıdem tazminatına esas ücretine göre hesaplanan ve en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşan ödemelerde ise en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi kadarlık kısmı istisnaya konu edilecek, aşan kısmı ise ücret olarak vergilendirilecektir.”,
5.2. Dördüncü fıkrasında ise; “Kıdem tazminatının yıllık miktarı 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emekli ikramiyesini geçemez. Bu tutar, 2/1/2018 tarihi itibariyle 5.001,76
TL’dir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın kendisine ödenen tazminat tutarından kesilen gelir vergisinin tarafına iadesi talebine ilişkin yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde, idarenin ret işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edilerek başvurunun reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, kendisine verilen tazminat tutarından 5.666,71 TL gelir vergisi kesildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kendisine ödenen tazminat tutarından kesilen gelir vergisinin tarafına iadesini talep etmektedir.
8. İlgili idare tarafından, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımların ücret olarak kabul edildiği, ikale sözleşmesine istinaden yapılan ek ödeme/tazminatlar; hizmet erbabına işten ayrılma, emekli olma, dava açmama vb. nedenlerle çalışmasından bağımsız olarak ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, ücret hükümlerine göre ve bu ödemeler toplamının, en yüksek devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşmayan kısmının istisnaya tabi tutulacağı, istisnayı aşan kısımların ise ücret olarak vergiye tabi tutulması gerektiği açıklamalarına yer verilmiştir.
9. Gelir Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin yedinci (Değişik: 21/3/2018-7103/5 md.)
fıkrasında “a) 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu ve 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı
Deniz İş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi
Hakkında Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (Hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.), b) Hizmet erbabının tabi olduğu mevzuata göre bu bendin (a) alt bendinde belirtilen istisna tutarının hesabında dikkate alınmak şartıyla, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar (Bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” düzenlemesi olduğu anlaşılmaktadır. İkale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminat tutarlarının 24 ayı aşan kısmından vergi alınabileceği, ayrıca en yüksek devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşan kısımların ise ücret olarak vergiye tabi olacağı açıkça belirtilerek, ilgili düzenlemenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye
Bakanlığı’nın yetkili kılındığı görülmektedir.
10. Ayrıca, 303 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “1475 ve 854 sayılı Kanunlar uyarınca, hizmet erbabının çalıştığı süre ve kıdem tazminatına esas ücreti dikkate alınarak hesaplanan ve ödenen kıdem tazminatları istisna kapsamına girmekte olup hesaplanan bu tutarları aşan ilave ödemeler ise ücret kapsamında değerlendirilmek suretiyle vergilendirilecektir. Dolayısıyla, hizmet erbabının kıdem tazminatına esas ücretine göre hesaplanan ve en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşan ödemelerde ise en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi kadarlık kısmı istisnaya konu edilecek, aşan kısmı ise ücret olarak vergilendirilecektir.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı anlaşılmaktadır.
11. Bu nedenle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 25 ve 61 inci maddesinin ilgili fıkraları,
303 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 10 uncu maddesinin ilgili fıkraları ve 1475 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesi ile ilgili düzenlemenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yetkili kılındığı göz önünde bulundurulduğunda; şikayetçiye verilen tazminat tutarından 5.666,71 TL gelir vergisi kesilmesinin yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerine uygun olduğu anlaşılmıştır.
12. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın kendisine ödenen tazminat tutarından kesilen gelir vergisinin tarafına iadesi talebinin ilgili idare tarafından reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin Gelir
İdaresi Başkanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgelerin Tekit Yazısından sonra Kurumumuza gönderildiği; İdarenin “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davrandığı, ancak
“kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, dolayısıyla idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
14. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Balıkesir Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve Gelir İdaresi Başkanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi