ÖZET: Başvuran, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından PTT aracılığıyla kendisine gönderilen tebligatın zamanında ulaşmadığını iddia etmektedir. 25/06/2019 tarihinde bakanlıkla iletişime geçerek durumu bildiren başvuran, tebligatın 13/06/2019 tarihinde kapısına yapıştırıldığını öğrenmiştir. Ancak, evde bulunmadığı gerekçesiyle tebligatın bu şekilde yapılmasını gerçek dışı bulmakta ve PTT’nin bu işlemi hakkında şikayette bulunmaktadır. Başvuran, tebligat evraklarının kaybolduğunu ve bu durumun kendisine hak kaybı yaşattığını ifade etmektedir.

Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince yapıldığını belirtmiştir. Ancak yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın adresinin kapalı olmadığı ve tebligatın usulsüz bir şekilde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Başvuranın 25/06/2019 tarihli dilekçesi üzerine, tebligatın bu tarihte geçerli olduğu kabul edilmiştir.

Sonuç olarak, tebligatın usulsüz olduğu belirlenmiş ve ilgili idarelere, tebligat işlemlerinde gereken özenin gösterilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuran ile ilgili idarelere tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/5360-S.20.8522

BAŞVURU NO : 2019/17376

KARAR TARİHİ : 03/04/2020

TAVSİYE KARARI

POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran adına çıkartılan tebligatın tam ve zamanında teslim edilmemesi iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/10/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Şikâyetçi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından PTT kanalıyla yapılan tebligatın

tarafına ulaşmadığını, konuya ilişkin 25/06/2019 tarihinde ilgili bakanlığı aradığını, ilgili idare tarafından tebligat yazısının … barkod numarasıyla PTT’ye teslim edildiği, evde olmadığı gerekçesiyle Tebligat Kanununun 35 inci maddesine istinaden tarafına tebliğ yapıldığı bilgisinin verildiğini, bunun üzerine PTT Tebligat Merkezine giderek 25/06/2019 tarih ve … sayılı dilekçe ile başvuruda bulunduğunu, dilekçeye cevap verilmemesi üzerine 02/09/2019 tarihinde CİMER aracılığıyla başvuruda bulunarak 25/06/2019 tarihli dilekçenin akıbetini ve tebligat evraklarını talep ettiğini, bunun üzerine 11/09/2019 tarihinde CİMER başvurusuna verilen yazılı cevabın ikamet adresine ulaştığını, ilgili yazıda 25/06/2019 tarihli dilekçeye 03/07/2019 tarihinde Ankara PTT Başmüdürlüğü tarafından cevap verildiğinin belirtildiğini, ancak 03/07/2019 tarihli cevabi yazının da tarafına ulaşmadığını, tebligat evraklarına ilişkin olarak 13/06/2019 tarihinde adresin kapalı olması üzerine Tebligat

Kanununun 35 nci maddesi gereğinde 6 nolu örnek formun adresinin kapısına yapıştırılarak tebliğ edildiğinin belirtildiğini, ancak ikamet adresinde ev hanımı olan annesi, emekli babası ve işsiz olan tarafının yaşadığını, dolayısıyla evde olmama gibi bir durumun gerçek dışı olduğunu, ayrıca kapısına yapıştırılan bir belge olmadığını, PTT çalışanının 13/06/2019 tarihinde ikamet adresine gelmediğini, ancak gelmiş gibi gösterdiğini, tebligat evraklarının nerede olduğunun halen bilinmediğini, mahalle muhtarına da bırakılmadığını öğrendiğini, evraklarda kişisel bilgilerinin mevcut olduğunu, ayrıca yaptığı araştırma sonucunda benzer konuda çok sayıda şikâyetin olduğunu öğrendiğini, PTT açısından olumsuz imaj oluştuğunu iddia ederek konunun araştırılarak tebligat evraklarının akıbeti hakkında bilgi verilmesini, gerek tebligat evrakları gerekse 25/06/2019 tarihli dilekçeye istinaden yazılan 03/07/2019 tarih ve … sayılı yazının tarafına ulaştırılmamasının nedenlerinin bildirilmesini ve tebligat evraklarının kişilere tam ve zamanında ulaştırılmaması nedeniyle vatandaşların hak kaybına neden olması dolayısıyla konunun değerlendirilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuruya konu iddialar hakkında Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel

Müdürlüğünün 28/11/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1) Bahse konu tebligatın 7201 sayılı tebligat Kanunun 35 inci maddesi gereğince 13/06/2019

tarihinde muhatabın kapsına yapıştırılarak tebliğ edildiği, tebliğ mazbatasının ise 19/06/2019 tarihinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığında görevli personel şef v. … imzasına teslim edildiği,

2.2) Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından başvurana

gönderilen 03/07/2019 tarihli ve 32074 sayılı cevabi yazıda;

2.2.1) Yapılan inceleme sonucunda söz konusu tebligatın, 13/06/2019 tarihinde başvuranın

adresinin kapalı olması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35 inci maddesi gereğince 6 nolu örnek formun kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği,

3) Sincan İlçe Nüfus Müdürlüğünün 13/03/2020 tarihli ve … sayılı cevabi yazısında ise;

3.1) Şikayetçinin MERNİS kayıtlarında yapılan incelemede adres kaydının 01/12/2008

tarihinden itibaren … Mah. … Sk… olduğunun tespit edildiği,

4) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 24/03/2020 tarihli ve … sayılı cevabi yazısında;

4.1) Şikayet başvurusunda bulunan başvuranın, Bakanlığın mülga Petrol İşleri Genel

Müdürlüğünde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosunda görev yapmakta iken 672 sayılı

KHK gereğince 01/09/2016 tarihinde görevden çıkarıldığı,

4.2) OHAL Komisyon Kararının Bakanlığın Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından 28/05/2019

tarihli E.6677 sayılı yazı ile Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderilerek söz konusu kararın tebliğ işlemlerinin yapılmasının istendiği,

4.3) Bakanlığın Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 10/06/2019 tarihli ve … sayılı yazısı

ile söz konusu OHAL Komisyon Kararının …’ye ait … Mah. … Sk… adresine gönderilmek üzere 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesi ile Tebligat Kanunun

Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 79 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebliğe çıkarıldığı,

4.4) PTT tarafından TK 35 inci maddesi gereğince çıkış merci tarafından düzenlenen 6 örnek

no.lu tebliğ evrakının bir parçasının 13 Haziran 2019 tarihinde muhatabın kapısına yapıştırtılarak tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evrakı ile Mazbata Teslim Listesinin Bakanlığa bildirildiği,

4.5) … tarafından Bakanlık Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne verilen 25/06/2019 tarihli

ve … sayılı dilekçe ile söz konusu OHAL Komisyon Kararının kendisine ulaşmadığı, bu itibarla tebligat ve karar öreğinin bir nüshasının tarafına verilmesini talep ettiği,

4.6) … tarafından verilen 25/06/2019 tarihli ve … sayılı dilekçe üzerine; tebligat ve söz konusu

OHAL Komisyon Kararının bir örneğinin 25/06/2019 tarihinde düzenlenen tutanak ile

…’ye tebliğ edildiği,

4.7) Tebligat Kanunun 32 nci maddesi ile aynı doğrultudaki Tebligat Kanunun Uygulanmasına

Dair Yönetmeliğin 53 üncü maddesinde de hükmolunduğu üzere, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerli olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

6) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

7) 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Bilinen adreste tebligat” başlıklı

10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son

adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.”; ikinci fıkrasında; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”

7.1) “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesinin birinci

fıkrasında; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; ikinci fıkrasında; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”

7.2) “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32 nci maddesinin birinci fıkrasında;

“Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.”, ikinci fıkrasında; “Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.”

7.3) “Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti” başlıklı 35 inci maddesinin birinci

fıkrasında; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.”; ikinci fıkrasında; “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.”, üçüncü fıkrasında; “Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.”

8) Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Bilinen adreste tebligat”

başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır.”, ikinci fıkrasında; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.”

8.1) “Basılı evrak” başlıklı 79 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Ek-1’de yer alan (2)

ve (7) numaralı örnek basılı evrakı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü, diğerleri ise tebliği çıkaran merciler tarafından temin edilir.”, ikinci fıkrasında; “Bu Yönetmeliğe ekli örneklere göre bastırılacak evrakın beyaz renkte olması gerekir. Ancak, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfı açık mavi renkte bastırılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarelerin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; 25/06/2019 tarihinde tebliğ yapılmış olsa da 13/06/2019 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, tebligat işleminde yapılan söz konusu hatanın tekrarlanmaması adına tebliğ işlemlerinde gereken hassasiyet ve özenin gösterilmesi yönünde hazırlanan Tavsiye Karar

Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, tebligat evraklarının tam ve zamanında

ulaştırılmaması nedeniyle mağdur olduğunu ifade etmektedir.

11) Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ise; OHAL Komisyon Kararının, başvuranın “… Mah.

… Sk…” adresine gönderilmek üzere 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesi gereğince tebliğe çıkarıldığı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü de; bahse konu tebligatın 7201 sayılı tebligat Kanunun 35 inci maddesi gereğince 13/06/2019 tarihinde muhatabın kapsına yapıştırılarak tebliğ edildiğini, tebliğ mazbatasının ise 19/06/2019 tarihinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığında görevli personel imzasına teslim edildiğini belirtmektedir.

12) Tebligat, hukuksal bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması için yetkili makamın,

kanunun öngördüğü esas ve usullere uygun bir biçimde (elektronik ortam da dahil) yazı veya ilan yoluyla yaptığı belgeleme işlemidir. (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Av. Tacar Çağlar, Tebligat

Hukuku, Ankara, 2013, s.39.) Bir hukuki işlemin tebligat olarak nitelendirilebilmesi için kanunda öngörüldüğü şekilde yazılı bildirim ve belgelendirme olmak üzere iki unsurunun bulunması gerekli olup; söz konusu unsurlardan birinin ya da ikisinin de mevcut olmaması durumunda tebligatın yokluğu; bu iki unsur mevcut olmakla birlikte kanuna uygun olmadığı takdirde usulsüz tebliğ söz konusu olduğundan tebliğin usulüne uygun olması için kanunda öngörüldüğü şekilde yapılması gerekmektedir. (Prof. Dr. Timuçin Muşul, Tebligat Hukuku, Ankara, 2013, s.41.) Diğer bir ifadeyle usulüne uygun işlemlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına kanunda öngörülen şekilde bildirilmesi gerekir. Nitekim usulüne uygun olarak yapılan tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir.

(AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014).

13) Türkiye’de tebligata ilişkin temel düzenleme, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat

Kanunu’na dayanmaktadır. Ayrıca bu Kanun’un uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, 25/01/2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair

Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Ülkemizde tebligat işlemlerine yönelik ortaya çıkan sorunların giderilmesi amacıyla Tebligat Kanunu’nda çeşitli tarihlerde değişiklikler yapılmış olup, yapılan son değişikliklerle birlikte “adres kayıt sistemi”nin Tebligat Kanununa entegre edilmesi sağlanmıştır.

14) Tebligat; Kanuna göre tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılmaktadır.

Ancak tebligatın yapılmasını istenenin veya tebligatı çıkaran makamın bildirdiği adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi, bilinen son adresi olarak kabul edilerek, tebligatın buraya yapılacağı öngörülmüştür.

15 ) Yine 7201 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre; gösterilen adres muhatabın adres kayıt

sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim etmesi ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırması gerekmektedir. Söz konusu düzenleme ile adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapılması hâlinde izlenecek yöntem belirtilmiştir. Böyle bir durumda, muhatabın adresi, adres kayıt sisteminde görülmek ve kaydedilmekle birlikte, kendisi o adreste hiç bulunmaz ya da sürekli şekilde o adresten ayrılmış olursa, tebliğ memurunun evrakı iade etmemesi, 21 inci maddeye göre tebliğ işlemlerini yapması gereklidir. Zira adres kayıt sistemindeki adres, nihaî adres olarak kabul edilecektir. Ancak muhatap adresini değiştirmişse, bu değişikliği belirli bir süre içinde ilgili mercilere bildirmek zorundadır.

16) Nitekim Tebligat Kanunun 35 inci maddesi adres değiştirmenin mecburiyetini

düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. Düzenlemeden anlaşıldığı üzere, adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyetinden bahsedebilmek için öncesinde muhataba geçerli bir tebligatın yapılmış olması gerekmektedir. (Vildan Peksöz, İÜHFM C.LXXIV, S.1, 2016, s.359.)

Kanun koyucunun; adres bildirme mecburiyetini ve doğru adres bildirmenin gerekliliğini düzenleyerek, muhatabın yeni adresini bildirerek tebliğ işlemlerinin daha hızlı yapılmasını amaçladığı değerlendirilmektedir.

17) Somut olayda şikayet konusu yazı ve kararın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı

tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesi gereğince başvuranın “… Sk.

…” adresine gönderilmek üzere tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır. PTT tarafından başvurana verilen cevapta da; “adresin kapalı olması” üzerine 35 inci madde gereğince 6 nolu örnek formun adresin kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği açıklamalarının yapıldığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan yapılan incelemede; başvuranın halen aynı adreste ikamet ettiği, Sincan İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından gönderilen belgelerin tetkiki neticesinde de adresin kapatılması durumunun söz konusu olmadığı, 01/12/2008 tarihinde başvuranın adres kaydının yapıldığı, ayrıca 23/11/2009 tarihinde polis tahkikatı yapıldığı ve ilgili tahkikata istinaden başvuranın söz konusu adreste oturduğunun tespit edildiği diğer bir ifadeyle başvuranın adres kaydının 01/12/2008 tarihinden itibaren … Mah. … Sk… olduğu anlaşılmaktadır. 13/06/2019 tarihli tebliğ evrakında ise “TK 35. Maddesi gereğince çıkış merci tarafından düzenlenen 6 örnek no.lu tebliğ evrakının bir parçası 13 Haziran 2019 tarihinde muhatabın kapısına yapıştırılarak tebliğ edilmiştir.” şeklindeki kayıttan başka açıklama olmadığı tespit edilmiştir. Ancak yapılan incelemede başvuranın adresinin kapalı olmadığı, adres değişikliği yapılmadığı ve halen söz konusu adreste başvuranın ikamet ettiği, ayrıca başvuranın adresini değiştirdiğine yönelik tebliğ evrakında da herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilmektedir.

18) Tüm bu yapılan açıklamalar çerçevesinde başvuranın adresinin kapalı olmaması, adres

değişikliği yapılmaması ve başvuranın halen söz konusu adreste ikamet etmesine rağmen 13/06/2019 tarihinde Tebligat Kanunu 35 inci maddesi çerçevesinde yapılan tebliğin Kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından usulsüz olduğu değerlendirilmiştir. Ancak her ne kadar tebligat usule aykırı yapılmış olsa da 7201 sayılı Tebligat Kanunun 32 nci maddesinde usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş (öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş) ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi addolunacağı hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede 13/06/2019 tarihinde yapılan tebligat usule aykırı yapılmış olsa dahi başvuranın 25/06/2019 tarihli ve … sayılı dilekçesi üzerine; tebligat ve söz konusu OHAL

Komisyon Kararının bir örneğinin 25/06/2019 tarihinde düzenlenen tutanak ile başvurana tebliğ edildiği dolayısıyla 25/06/2019 tarihinin tebliğ tarihi olduğu değerlendirilmiştir.

19) Başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümlerinin

incelenmesi ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 13/06/2019 tarihinde yapılan tebligatın usule aykırı yapılmış olmasına rağmen başvuranın 25/06/2019 tarihli dilekçesi üzerine; tebligat ve söz konusu OHAL Komisyon Kararının bir örneğinin 25/06/2019 tarihinde düzenlenen tutanak ile başvurana tebliğ edildiği anlaşılmış olup Kanunda usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı hususu hüküm altına alındığından 25/06/2019 TARİHİNİN TEBLİĞ TARİHİ OLDUĞU,

BUNUNLA BİRLİKTE TEBLİGAT İŞLEMİNDE YAPILAN SÖZ KONUSU HATANIN

TEKRARLANMAMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİN ALINMASI VE GEREKEN

HASSASİYETİN GÖSTERİLMESİ GEREKTİĞİ TESPİT EDİLMİŞTİR.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’, ilkesine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara

İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; 25/06/2019 tarihinde tebliğ yapılmış olsa da 13/06/2019 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, tebligat işleminde yapılan söz konusu hatanın tekrarlanmaması adına tebliğ işlemlerinde gereken hassasiyet ve özenin gösterilmesi hususunda ENERJİ VE TABİ

KAYNAKLAR BAKANLIĞI ile POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM

ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA, ENERJİ VE TABİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINA ve POSTA

VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi