|
ÖZET: Başvuru, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından tahakkuk ettirilen tapu harcı ve cezasının kaldırılması talebiyle ilgilidir. Şikayetçi, 2013 yılında 150.000 TL kredi ile satın aldığı evin tapu kaydında değerin 24.000 TL olarak gösterilmesi nedeniyle harç ve ceza tahakkuk ettirildiğini, bu durumdan haberdar olmadan vergi yapılandırma süresinin sona erdiğini belirtmiştir. Ayrıca, tebligatın kendisine zamanında ulaşmadığını ve bu nedenle zamanaşımına uğradığını iddia etmektedir.
Gelir İdaresi Başkanlığı, şikayetçinin tapu kaydının incelenmesi sonucunda, gayrimenkulün alımında beyan edilen matrahın eksik olduğunu ve bu nedenle ek tapu harcı tarhiyatı yapıldığını açıklamıştır. Tebligat işlemlerinin ise ilgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği, ilk tebligatın 11/07/2018 tarihinde yapıldığı ancak adresinde kimse bulunmadığı için tebliğin gerçekleştirilemediği belirtilmiştir. İkinci tebligatın da aynı sebeplerle yapılamadığı ve nihayetinde 19/11/2018 tarihinde tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan inceleme sonucunda, tebligat işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve şikayetçinin talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/10288-S.15814
BAŞVURU NO : 2019/10880
KARAR TARİHİ : 16/10/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Şikayetçinin, zamanaşımına uğradığını iddia ettiği tapu
BAŞVURUNUN KONUSU :
harcı ve cezasının kaldırılmasına ilişkin talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/06/2019
1. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi, 14/03/2013 tarihinde 150.000 TL kredi kullanarak ev satın aldığını, İzmir
Karşıyaka Tapu Müdürlüğü’nde satın aldığı evin değerinin düşük gösterilmesi (tapu kayıtlarında 24.000 TL olarak gösterilmesi) nedeniyle İzmir Yamanlar Vergi Dairesi’nce eşi ve kendisi adına tapu harcı ve cezası tahakkuk ettirilmiş olduğunu sonradan öğrendiğini, bu harç ve cezayla ilgili olarak tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu nedenle 31/07/2018 tarihinde başvuru süresi sona eren vergi yapılandırma sürecinden faydalanamadığını, ayrıca söz konusu harç ve cezanın zamanında tebliğ edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığını iddia ederek, bahse konu harç ve cezanın kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 02/08/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Kredi Kayıt Bürosu A.Ş. tarafından Yamanlar
Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderilen 29/06/2016 tarihli yazı ekinde yer alan konut kredisi kullananların bilgilerini gösteren listede, şikayetçinin 14/03/2013 tarihinde 150.000,00 TL tutarında konut kredisi kullandığı bilgisine yer verildiği, 2.2. Bunun üzerine ilgili vergi dairesi tarafından tapu kaydı üzerinde yapılan tetkikte, söz
1 1
konusu gayrimenkulün /2 hissesinin …, /2 hissesinin de … adına kayıtlı olduğu ve söz konusu gayrimenkulün alımında tapu harcı matrahının her bir hissedar tarafından 12.000,00 TL gösterilmek suretiyle toplamda 24.000,00 TL olarak beyan edildiği hususlarının tespit edildiği, 2.3. Söz konusu gayrimenkul için alınan 150.000,00 TL konut kredisi ile bu gayrimenkulün tapu harcına esas beyan tutarı (24.000,00 TL) dikkate alınarak tespit edilen tapu harcı matrah farkı üzerinden, ilgili vergi dairesi tarafından … ve … adına hisseleri oranında 08/05/2018 tarihinde ek tapu harcı tarhiyatı yapıldığı,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2.4. Şikayetçi adına tanzim edilen vergi/ceza ihbarnamesinin anılan şahsın “… Mah. … Sk.
No:8/2… Karşıyaka İzmir” adresindeki yerleşim yeri adresine ilk olarak 11/07/2018 tarihinde gönderildiği, ancak söz konusu adreste tebliğ yapılacak kimseye rastlanılmadığından vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edilemediği, ilgili vergi dairesi tarafından münasip bir süre beklenildikten sonra “Adres Kayıt Sistemindeki Adrese Gönderilen İkinci Tebligattır.” kaşesi basılmak suretiyle ikinci defa posta yoluyla tebliğ işleminin gerçekleştirilmeye çalışıldığı, fakat tebliğ edilemediği ve 18/08/2018 tarihinde tebligat pusulasının ilgilinin kapısına yapıştırıldığı, 2.5. Ancak, gerek 2013 yılı vergilendirme dönemine ilişkin zamanaşımı süresinin yakınlığı gerekse posta idaresinde yaşanan gecikmeler dolayısı ile vergi/ceza ihbarnamesini içeren tebliğ zarfının “Adres Kayıt Sistemindeki Adrese Gönderilen İkinci Tebligattır.” kaşesi basılmak suretiyle memur eliyle de tebliğe gönderildiği ancak söz konusu adreste kimsenin bulunmaması nedeniyle 19/11/2018 tarihinde tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı ve söz konusu tarihi izleyen 15 inci gün olan 04/12/2018 tarihinde tebliğ işleminin yapılmış sayıldığı, 2.6. Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından vergi ve ceza ihbarnamesinin tebliği yönünde yapılan (2.4. ve 2.5 no.lu paragraflarda belirtilen) işlemlerin, 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun (VUK’un) 93, 100, 101 ve 102 nci maddeleri ile 485 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliğinde yer alan mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği ve bu nedenle anılan vergi dairesi tarafından yapılan iş ve işlemlerde ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bir husus bulunmadığı, 2.7. Şikayetçinin, bahsi geçen vergi/ceza ihbarnamesine ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun kapsamında ilgili vergi dairesine herhangi bir başvurusunun olmadığı hususları belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
3.1. “Vergi ödevi” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.”,
3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
5. 492 sayılı Harçlar Kanununun,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
5.1. “Mevzuu” başlıklı 57 nci maddesinde; “Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.”,
5.2. “Mükellef” başlıklı 58 inci maddesinde; “Tapu ve kadastro harçlarını kanuna ekli tarifede belirtilen kişiler; tarifede belirtilmeyen işlemlerde taraflar aksini kararlaştırmamış ise, aşağıda yazılı kişiler ödemekle mükelleftir. a) Mülkiyet ve mülkiyetten gayrı ayni hakları iktisap edenler, (İktisap eden kişiler birden fazla ise harçları hisseleri oranınca öderler) …”,
5.3. “Kayıtlı değer, emlak vergisi değeri” başlıklı 63 üncü maddesinde; “… Gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanır. … Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde, aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re’sen tarh edilir. Bu suretle tarh edilecek tapu ve kadastro harcı için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi ziyaı cezası % 25 nispetinde uygulanır.
…”,
6. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun,
6.1. “Kanunun Şümulü” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır. Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir. …”,
6.2. “Tebliğ” başlıklı 21 inci maddesinde; “Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.”,
6.3. “Tahakkuk” başlıklı 22 nci maddesinde; “Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.”,
6.4. “İhbarname esası” başlıklı 34 üncü maddesinde; “İkmalen ve re’sen tarh edilen vergiler
“İhbarname” ile ilgililere tebliğ olunur. Nev’i ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır.”,
6.5. “Tebliğ esasları” başlıklı 93 üncü maddesinde; “Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir. Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir.”,
6.6. “Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94 üncü maddesinde; “Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)”,
6.7. “Bilinen adreslere tebliğ” başlıklı 100 üncü maddesinde; “Bilinen adrese gönderilen mektuplar posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır.”,
6.8. “Bilinen adresler” başlıklı 101 inci maddesinde; “Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır: 1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, 2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi.
Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınır ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır. … İşyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.”,
6.9. “Tebliğ evrakının teslimi” başlıklı 102 nci maddesinde; “… Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır. Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”,
6.10. “Memur vasıtasiyle tebliğ” başlıklı 107 inci maddesinde; “Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da yaptırmaya yetkilidir. Bu madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulur.”,
6.11. “Zamanaşımının mahiyeti” başlıklı 113 üncü maddesinde; “Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır. Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.”,
6.12. “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinde; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. …”,
6.13. “Ceza kesmede zamanaşımı” başlıklı 374 üncü maddesinde; “Aşağıda yazılı süreler geçtikten sonra vergi cezası kesilmez: 1. vergi ziyaı cezasında cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden; 353 ve mükerrer 355 inci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl (114 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı için de geçerlidir.) …”,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
7. 17/12/2017 tarih ve 30273 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 485 Sıra No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinin,
“3.2. Muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebliğe çıkılması” başlıklı bölümünde; “213 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tebliğ yapılacak kişinin bilinen işyeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) ya da muhatabın bilinen işyeri adresinin olmaması durumlarında, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligata çıkılır ve tebliğ bu adreste yapılır.
Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.
Zarfın, posta memuru tarafından muhatabına verildiği tarihte tebliğ yapılmış sayılır. 213 sayılı
Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tebliğ yapılacak olanların yerleşim yeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) halinde durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilir. Bu durumda kapıya pusula yapıştırılmaz ve tebliğ evrakı derhal gönderildiği idareye iade edilir.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre (zamanaşımı vs.) tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakına, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ikinci defa çıkıldığına ilişkin ibare konulur. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren ve bu tebliğ ekinde yer alan tebligat pusulası (pusula) (Ek:1) kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.”, “6. Diğer hususlar” başlıklı bölümünde; “213 sayılı Kanunun 107 nci maddesi kapsamında tebliğlerin posta yerine memur vasıtasıyla yaptırılması durumunda da bu Tebliğdeki esaslara uyulur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuruya konu vergi ve ceza ihbarnamesinin Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından tebliğ edilmesi işlemlerinde ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bir durum tespit edilemediğinden, şikayetçinin başvuruya konu harç ve cezanın kaldırılmasına ilişkin talebinin ilgili İdare tarafından reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir. Bu nedenlerle, şikayetçinin talebinin Reddi gerektiği yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Şikayetçi, 150.000 TL tutarında konut kredisi kullanarak satın aldığı evinin değerinin tapuda düşük (24.000 TL olarak) gösterilmesi nedeniyle İzmir Yamanlar Vergi Dairesi’nce eşi ve kendisi adına tapu harcı ve cezası tahakkuk ettirilmiş olduğunu sonradan öğrendiğini, bu harç
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
ve cezayla ilgili olarak tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu nedenle 31/07/2018 tarihinde başvuru süresi sona eren vergi yapılandırma sürecinden faydalanamadığını, ayrıca söz konusu harç ve cezanın zamanında tebliğ edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığını iddia ederek, bahse konu harç ve cezanın kaldırılmasını talep etmektedir.
10. İlgili İdare, şikayetçinin satın almış olduğu ev için 150.000,00 TL’lik konut kredisi kullandığı, tapu kayıtlarında söz konusu gayrimenkulün 1/2 hissesinin …, 1/2 hissesinin de …
adına kayıtlı olduğu, söz konusu gayrimenkul alımına ilişkin tapu harcı matrahının her iki hissedar tarafından da 12.000,00 TL gösterilmek suretiyle toplamda 24.000,00 TL beyan edildiği, ilgili vergi dairesi tarafından eksik beyan edilen harç matrahı (150.000-24.000=
126.000) dikkate alınarak, … ve … adına hisseleri (1/2) oranında 08/05/2018 tarihinde ek tapu
harcı tarhiyatı yapıldığı, şikayetçi adına tanzim edilen vergi/ceza ihbarnamesinin anılan şahsın yerleşim yeri adresine ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak tebliğ edildiği hususlarını belirtmiştir.
11. 213 sayılı VUK’un 1 inci maddesinde; bu Kanun hükümlerinin, ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile bu vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar hakkında da uygulanacağını hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, tapu harcı ve buna bağlı vergi ziyaı cezası söz konusu olduğundan, başvuruya konu uyuşmazlığın çözümünde söz konusu Kanun hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
12. 213 sayılı VUK’un 114 üncü maddesinde; vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağını hüküm altına almıştır. Yine VUK’un 374 üncü maddesinde; vergi ziyaı cezasında, cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl geçtikten sonra vergi cezası kesilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir. Başvuruya konu ihbarnamelerdeki harç ve vergi ziyaı cezasının döneminin
2013 yılı olduğu hususu dikkate alındığında, bu harç ve cezanın zamanaşımına uğraması
için 2018 yılında şikâyetçiye tebliğ edilmesi gerektiği bir gerçektir. İlgili idare, bu harç ve cezaya ilişkin ihbarnamenin tebliğ işlemlerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak 2018 yılı içerisinde yapıldığını iddia etmekte; şikayetçi ise 2018 yılında kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, dolayısıyla başvuruya konu harç ve cezanın zamanaşımına uğradığını iddia etmektedir.
13. Şikayetçinin iddia ve talepleri ile İdarenin konuya ilişkin açıklamalarından, başvuruya konu ihtilafın; vergi ve ceza ihbarnamesine dair tebligatın, vergi ve cezaya ilişkin zamanaşımı süresi geçmeden usulüne uygun olarak ilgili vergi dairesi tarafından tebliğ edilip edilmediği konusuyla ilgili olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda, somut olaydaki tebligatların usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
14. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; şikayetçi adına tanzim edilen vergi/ceza ihbarnamesinin, şikayetçinin yerleşim yeri adresi olan “… Mah. … Sk. No:… Karşıyaka İzmir” adresine ilk olarak 11/07/2018 tarihinde posta yoluyla gönderildiği, ancak söz konusu adreste tebliğ yapılacak kimseye rastlanılmadığından ihbarnamenin tebliğ edilemediği, ilgili vergi dairesi tarafından münasip bir süre beklenildikten sonra tebliğ evrakına “Adres Kayıt Sistemindeki
Adrese Gönderilen İkinci Tebligattır.” kaşesi basılmak suretiyle söz konusu adreste 18/08/2018 tarihinde ikinci defa posta yoluyla tebliğ işleminin gerçekleştirilmeye çalışıldığı, fakat
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
muhatabın adresinin dağıtım saatlerinde kapalı olması nedeniyle tebliğ işleminin yapılmadığı, bu tebligata ilişkin tebligat pusulasının şikayetçinin kapısına yapıştırıldığı ve evrakın çıkış merciine iade edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca; vergi/ceza ihbarnamesini içeren tebliğ zarfının
“Adres Kayıt Sistemindeki Adrese Gönderilen İkinci Tebligattır” kaşesi basılmak suretiyle memur eliyle de tebliğe gönderildiği ancak söz konusu adreste kimsenin bulunmaması nedeniyle tebliğ işleminin gerçekleştirilemediği ve bu tebligata ilişkin pusulanın da 19/11/2018 tarihinde ilgilinin kapısına yapıştırıldığı hususları anlaşılmıştır.
15. 213 sayılı VUK’un, 93 üncü maddesi; tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceğini, 101 inci maddesi; işyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağını, 102 nci maddesinde; tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılacağı, bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Yine 7 no.lu paragrafta da değinildiği üzere; 485 Sıra
No.lu VUK Genel Tebliğinde de konuyla ilgi olarak benzer düzenlemelere yer verilmiştir.
16. Ayrıca VUK’un 107 nci maddesinde; Maliye Bakanlığının tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da yaptırmaya yetkili olduğu ve bu madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulacağı düzenlemesi bulunmaktadır. 485 Sıra No.lu VUK Genel
Tebliğinde de; 213 sayılı Kanunun 107 nci maddesi kapsamında tebliğlerin posta yerine memur vasıtasıyla yaptırılması durumunda da bu Tebliğdeki esaslara uyulması gerektiği hükümlerine yer verilmiştir.
17. Somut olaydaki durum değerlendirildiğinde; Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, şikayetçi adına 2013 yılı vergilendirme dönemine ilişkin olarak tanzim edilen vergi/ceza ihbarnamesinin anılan şahsın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olan “…
Mah. … Sk. No:… Karşıyaka/İZMİR” adresinde gerek posta idaresi gerek memur eliyle tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak söz konusu yerleşim yeri adresinde kimsenin bulunamaması nedeniyle, adı geçen Vergi Dairesince 213 sayılı VUK’un 102 nci maddesi ve 485 Sıra No.lu
VUK Genel Tebliği hükümleri doğrultusunda işlem tesis edildiği, bu kapsamda en son olarak memur eliyle yapılmak istenen tebligata ilişkin tebligat pusulasının 19/11/2018 tarihinde şikayetçinin kapısına yapıştırıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda, bahsi geçen Kanun ve Tebliğ hükümlerinde belirtilen “tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınmaması hâlinde on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı” düzenlemesi uyarınca, tebliğ evrakına ilişkin en son pusulanın şikayetçinin kapısına yapıştırıldığı tarihi izleyen 15 inci gün olan 04/12/2018 tarihinde başvuruya konu vergi/ceza ihbarnamesinin şikayetçiye tebliğ edilmiş sayılacağı sonucuna varılmıştır.
Başvuruya konu harç ve cezanın, 2018 yılında şikayetçiye tebliğ edilmiş sayılacağı durumu dikkate alındığında, söz konusu harç ve cezanın zamanaşımına uğramadığı değerlendirilmiştir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
18. Şikâyetçinin iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuruya konu vergi ve ceza ihbarnamesinin Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından tebliğ edilmesi işlemlerinde ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bir durum tespit edilemediğinden, şikayetçinin başvuruya konu harç ve cezanın kaldırılmasına ilişkin talebinin ilgili İdare tarafından reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. İzmir
Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından şikayetçiye yazılan 15/04/2019 tarih ve 133727 sayılı cevabi yazıda, şikayetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. Bahsi geçen İdarenin söz konusu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İzmir Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın, ŞİKÂYETÇİYE ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA TEBLİĞ
EDİLMESİNE,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.