|
ÖZET: Başvuru, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) tarafından tebliğ edilen belgelerin alıcılara ulaşımındaki gecikmelere ilişkin olarak yapılmıştır. Başvuran, Tekirdağ Barosu’nda avukatlık yapan bir kişi olarak, mahkemeler veya icra daireleri tarafından gönderilen belgelerin PTT aracılığıyla geç ulaştığını belirtmiştir. Daha önce de benzer bir şikayette bulunmuş olan başvuran, PTT’nin gecikmelerin nedenleri ve çözüm yolları hakkında yeterli önlem almadığını ifade etmiştir. Başvurunun ardından, Kamu Denetçiliği Kurumu, PTT’den bilgi talep etmiş ve yapılan incelemeler sonucunda, gecikmelerin bazı objektif nedenlere dayandığı tespit edilmiştir.
Kurum, PTT’nin tebligat sürelerine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, tebligatların aynı il içinde en geç 5 iş günü, farklı illerde ise en geç 7 iş günü içinde teslim edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, başvuranın şikayetinde yer alan gecikmelerin, belirtilen sürelerin çok üzerinde olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, PTT’ye, tebligat süreçlerinde yaşanan gecikmelerin nedenlerinin belirlenmesi ve etkin çözümler geliştirilmesi konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu durum, hem adil yargılanma hakkının korunması hem de haberleşme özgürlüğünün sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/12445-S.23.19744
BAŞVURU NO : 2023/5459
KARAR TARİHİ : 29/09/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mahkemeler veya icra daireleri tarafından tebliğe çıkarılan belgelerin muhataplarına ulaşımındaki gecikmelerin tespiti ve etkin olarak çözümü talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17/04/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarafından Kurumumuza yapılan başvuruda özetle, Tekirdağ Barosu nezdinde avukatlık mesleğini icra ettiği, belgelerin muhataplarına Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) tarafından ulaştırıldığı, Tekirdağ ili ve ilçelerinde; mahkemeler veya icra daireleri tarafından tebliğe çıkarılan belgelerin muhataplarına PTT tarafından oldukça geç sürelerde ulaştırıldığı için daha önce Kurumumuza 2022/15743 başvuru numarası ile başvuru yaptığı, Kurumumuzca Gönderme Kararı verildiği, PTT’nin cevabi yazısında gerekli tedbirlerin alındığının belirtilmesine ve PTT’nin web sitesinin sıkça sorulan sorular bölümünde
“PTT işyerlerinde ek hizmet talep edilmeden kabul edilen tebliğ evrakının muhatabına tebliğ edilmesi aynı il dağıtım sahası içerisinde ise en geç 5 iş günü, farklı il dağıtım alanında ise en geç 7 iş günü içerisinde yerine getirilir.” şeklinde bilgi verilmesine rağmen barkod numaralı tebligatın ilgili sürede dağıtıma çıkarılmadığı, tebligat dağıtımının uzun süreler almasının yargılama sürecinin ve çözüm bekleyen birçok hukuksal işin gecikmesine sebebiyet verdiği iddia ve ifade edilerek öncelikle gecikmelerin sebebinin tespiti ve etkin olarak çözümü için ivedi olarak idari soruşturma başlatılması, soruşturma neticesinde tebligatların ve kargoların dağıtım sürelerinin kısaltılması, personel alımı, eğitimi ve diğer her türlü tedbirlerin ivedi olarak alınması talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Posta ve Kargo Hizmetleri Daire Başkanlığının 14/06/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1. Avukat ’in Mahkemeler veya İcra Daireleri tarafından düzenlenen tebligatların muhataplarına gecikmeli olarak ulaştırıldığı, aynı il dağıtım sahası içinde yer alan barkod numaralı tebligatın gecikmeli olarak işlem gördüğü hususundaki tarihli başvurusu hakkındaki ilgide kayıtlı yazı üzerine gerekli incelemenin yapıldığı,
2.2. Yapılan inceleme neticesinde; söz konusu tebligatın sehven gecikmeli işlem gördüğü, Tekirdağ ilindeki dağıtım işlemlerinde tekrar aynı aksaklıkların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınarak ilgili dağıtım ve kontrolden sorumlu personelin uyarıldığının anlaşıldığı,
2.3. Ayrıca, Tebligat İşletme Prosedürünün Tebliğ Evrakının Dağıtım/Teslim başlıklı 5.32.1 maddesinde; “PTT işyerlerinde ek hizmet talep edilmeden kabul edilen tebliğ evrakının muhatabına tebliğ edilmesi aynı il dağıtım sahası içerisinde ise en geç 5 iş günü, farklı il dağıtım alanında ise en geç 7 iş günü içerisinde yerine getirilir.” hükmünün bulunduğu,
2.4. Ancak evrensel hizmet yükümlüsü olan Şirketlerinin 06/02/2023 tarihinde ülkemizde meydana gelen depremler nedeniyle yapılan yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ile hizmette devamlılığın sağlanması bakımından Tekirdağ ilinin de içinde bulunduğu tüm illerde personel ve araç görevlendirmek zorunda kalmasının zaman zaman dağıtımda münferit aksaklıkların yaşanmasına sebebiyet verebildiği,
2.5. Dağıtım/teslimde herhangi bir gecikme ve yakınmaya sebebiyet verilmemesini teminen gerekli önlemlerin alındığı hususunda adı geçen şahsa yazılan 08/06/2023 tarihli sayılı yazıları ile daha önceki 27/10/2022 tarihli başvurusuna yazılan 09/01/2023 tarihli sayılı yazıları örneğinin ekte sunulduğu ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,
3.1. “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.”,
3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
… ” düzenlenmiştir.
4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun
4.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
4.2. “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurumun, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandıracağı” düzenlenmiştir.
5. 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1’nci maddesinde; “Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol
Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV)
sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.” düzenlenmiştir.
6. 09/05/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun
6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun amacı; ülke genelinde posta hizmetlerinin kaliteli, sürekli, tüm kullanıcılar için karşılanabilir bir ücretle, etkin, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde sunulmasını sağlamak üzere posta sektörünün serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaflığı sağlanmış bir sektör oluşturulması ve bu sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”
6.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun; posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimine ilişkin işlem ve hizmetlerin sunulması, yetkilendirme, tarife ilkeleri ve hizmet şartlarının tespit edilmesi, sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi, bunlara ilişkin yaptırımların belirlenmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.”
6.3. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun uygulanmasında; g) Evrensel posta hizmeti: Belirlenmiş ilke ve kurallar çerçevesinde, bir posta hizmetinin coğrafi alan farkı gözetilmeksizin ülke sınırları içerisinde tüm kullanıcılar için karşılanabilir ücretlerle kesintisiz olarak sağlanmasını, h) Evrensel posta hizmet yükümlüsü: Evrensel posta hizmetini görev sözleşmesi uyarınca sağlamakla yükümlü kılınan hizmet sağlayıcısını, j) Haberleşme gönderisi: Kitap, katalog, gazete ve süreli yayınlar hariç herhangi bir fiziksel araç üzerine yazılan veya elektronik ileti şeklinde hazırlanan, gönderici tarafından gönderi üzerinde belirtilen adrese sevk ve teslim edilmesi gereken telgraf da dahil her türlü gönderiyi, n) Kayıtlı gönderi: Kabulünden teslimine kadar kayda tabi tutulan gönderiyi, u) Posta gönderisi: Göndericinin bizzat kendisi veya talimatıyla, üzerinde belirtilen yer ve adrese, gönderi türüne ve özel hizmetine göre teslim edilen haberleşme gönderileri ile kitap, katalog, gazete ve süreli yayınları, görme engellilere özgü yazıları, ticari değeri olsun veya olmasın eşya içeren en fazla beş kilogram ağırlığa veya elli desimetreküp hacme sahip posta maddesi ile posta kolisi veya kargosunu, cc) Tebligat: 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile diğer kanunlara göre tebliğ için posta veya elektronik posta yoluyla iletilen gönderiyi, … ifade eder.”
6.4. “Hizmet sağlayıcılarının yükümlülükleri” başlıklı 12’nci maddesinde; “(1) Hizmet sağlayıcılarının
yükümlülükleri şunlardır:
e) Bu Kanun hükümleri uyarınca posta sektöründe verimli, istikrarlı ve ekonomik bir sistem oluşturmak suretiyle posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki ve dağıtımını rekabet ortamına uygun olarak sağlamak.”
6.5. “Evrensel posta hizmeti ilkeleri” başlıklı 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Evrensel posta
hizmetinin gerçekleştirilmesi amacıyla yapılan düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:
…
c) Posta hizmetine ilişkin uluslararası sözleşmelerde belirtilen boyutlarda ve ağırlığı iki kilograma kadar olan posta gönderileri ile yirmi kilograma kadar olan posta koli veya kargolarının kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve tesliminin sağlanması.”
6.6. “Evrensel posta hizmetinin kapsamı” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Evrensel posta hizmeti; a) İki kilograma kadar olan posta gönderilerinin, b) Yirmi kilograma kadar olan posta koli veya kargolarının, c) Basılmış kağıtların, ç) Görme engellilere özgü yazıların, kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimini kapsar.”
6.7. “Faaliyet konuları ve nitelikleri” başlıklı 22’nci maddesinde; “(1) PTT; yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, denetlemeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık
Kanununa tabi olmaksızın, anılan Kanun kapsamında belirtilen faaliyet konuları ile ilgili olarak bankalarla yapacağı sözleşmeler doğrultusunda bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler, 20/6/1984 tarihli ve 3028 sayılı Yabancı Resmî Belgelerin
Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesinin Tasdikinin Uygun Olduğu Hakkında Kanunla uygun bulunan Sözleşme uyarınca yetkili birimler tarafından onay şerhi (apostille) verilmiş belgelerin, kişisel verilerin korunması kaydıyla, elektronik ortamda ilgililere ulaştırılması için aracılık işlemleri ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürütür.”
7. 03/06/2014 tarih ve 29019 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Posta Hizmetlerinin Sunulmasına
İlişkin Yönetmelik’in,
7.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; posta hizmetlerine ilişkin tarife, kullanıcı menfaatleri, posta hizmetlerinin gizliliği ve güvenliği, hizmet kalitesi ve uzlaştırma prosedürü ile posta sektöründe rekabeti tesis etmeye ve korumaya yönelik usul ve esasları düzenlemektir.”
7.2. “Kullanıcıların korunmasına ilişkin esaslar” başlıklı 15’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Hizmet sağlayıcıları tarafından posta hizmeti sunumunda;
…
c) Objektif nedenler aksini gerektirmedikçe, niteliksel ve niceliksel devamlılığın sağlanması, ç) Kullanıcı menfaatlerinin gözetilmesi, esastır.”
7.3. “Hizmetin sunumunu ispatlayan belge düzenleme yükümlülüğü” başlıklı 17’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Hizmet sağlayıcılar, kayıtlı gönderilere ilişkin ilgili mevzuata uyumlu olarak hizmet sunumunu ispatlayan belge düzenlemekle yükümlüdür.”
7.4. “Hizmet kalitesi” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, hizmet sağlayıcıları tarafından posta hizmetlerinin kaliteli ve sürekli bir şekilde sunulmasının sağlanması amacıyla söz konusu posta hizmetlerine yönelik başta gönderinin emniyeti ve teslim süresi olmak üzere hizmet kalitesi
ölçütlerini, hizmet sağlayıcıları tarafından yayınlanacak bilgilerin içeriğini, şeklini ve hizmet kalite seviyesine ilişkin diğer hususları belirlemeye yetkilidir.”, ikinci fıkrasında; “Hizmet sağlayıcılar, hizmet seviyesi taahhütlerini asgari olarak internet sitelerinde veya Kurum tarafından belirlenebilecek diğer yöntemlerle kolay erişilebilir bir şekilde yayımlamakla yükümlüdür.”, üçüncü fıkrasında; “Kurum, hizmet sağlayıcılardan hizmet seviyesi taahhütlerinde değişiklik, iyileştirme ve düzeltme yapmasını talep edebilir.
Hizmet sağlayıcıları, söz konusu değişiklik, iyileştirme ve düzeltmeleri Kurum tarafından belirtilen sürede yerine getirmekle yükümlüdür.”, dördüncü fıkrasında; “Hizmet sağlayıcısının kusurundan kaynaklanan nedenlerle, taahhüt ettiği hizmet kalitesi seviyesinin sağlanamaması halinde tazminat ve/veya geri ödemeye ilişkin prosedür hizmet sağlayıcılar tarafından yayınlanır. Kurum kullanıcı lehine olarak söz konusu prosedürlerde değişiklik talep etme hakkına sahiptir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
8. 25/01/2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebligat Kanunu’nun
Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in,
8.1. “Uçak, telgraf ve diğer seri veya özel vasıtalarla tebligat” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Tebligat, uçakla veya postada kullanılan diğer seri ve özel vasıtalarla veya muhtelif işaretli telgraflarla da yaptırılabilir.”, ikinci fıkrasında; “Tebliğin bu vasıtalardan hangisiyle yapılacağı ilgilinin talebi üzerine veya resen, mahkeme başkanı, hakim veya tebliği yaptıracak diğer merciler tarafından kararlaştırılır. Talepte bulunan müracaatını yazılı olarak yapmamışsa, talep, ilgili evrak üzerine yazılarak kendisine imzalattırılır.”
8.2. “Tebliğin vaktinde yapılmaması” başlıklı 78’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Tebliğ vaktinde yapılmaz veya tebliğ mazbatası belirlenen zamanda gelmezse tebligatı çıkaran merci durumu mahalli PTT merkezine bildirir.” ikinci fıkrasında; “Mahalli PTT merkezi, şikâyet konusu olan evrakın ne işlem gördüğünü inceler ve gerekirse varış merkezinden araştırır ve takip eder.” üçüncü fıkrasında; “Yapılan araştırma ve takip sonucu, mahalli PTT merkezi ve gerektiğinde Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel
Müdürlüğü tarafından mümkün olduğu kadar kısa bir zaman içinde tebligatı çıkaran mercie bildirilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
9. 15/07/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve
Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi’nin “Kuruluş” başlıklı 385’inci maddesinde; “Bu Bölüm ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur.
(2) PTT’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tebligat evraklarının tesliminin uzun süreler almasının yargılama sürecinin ve çözüm bekleyen birçok hukuksal işlemin gecikmesine sebebiyet verebileceği dikkate alınarak, özellikle şikâyet konusu mahkemeler veya icra daireleri tarafından tebliğe çıkarılan belgelere ilişkin posta hizmetlerinin öngörülen sürelerde yerine getirilmesinde yeterli özenin gösterilmesi, tebligat tesliminde yaşanan gecikmeler ile ilgili olarak ise gecikme sebeplerinin tespiti ve etkin olarak çözümü hususlarında gerekli tedbirlerin alınması önerilerini içeren “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran tarafından 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, mahkemeler veya icra daireleri tarafından tebliğe çıkarılan belgelerin muhataplarına PTT tarafından oldukça geç sürelerde ulaştırıldığı için daha önce Kurumumuza başvuru yaptığı, Kurumumuzca Gönderme Kararı verildiği, PTT’nin cevabi yazısında gerekli tedbirlerin alındığının belirtilmesine ve PTT’nin web sitesinin sıkça sorulan sorular bölümünde “PTT işyerlerinde ek hizmet talep edilmeden kabul edilen tebliğ evrakının muhatabına tebliğ edilmesi aynı il dağıtım sahası içerisinde ise en geç 5 iş günü, farklı il dağıtım alanında ise en geç 7 iş günü içerisinde yerine getirilir.” şeklinde bilgi verilmesine rağmen tarafına ait olan barkod numaralı tebligatın ilgili sürede dağıtıma çıkarılmadığı, tebligat dağıtımının uzun süreler almasının yargılama sürecinin ve çözüm bekleyen birçok hukuksal işin gecikmesine sebebiyet verdiği iddia ve ifade edilerek; öncelikle gecikmelerin sebebinin tespiti ve etkin olarak çözümü için ivedi olarak idari soruşturma başlatılması, soruşturma neticesinde tebligatların ve kargoların dağıtım sürelerinin kısaltılması, personel alımı, eğitimi ve diğer her türlü tedbirlerin ivedi olarak alınması talep etmektedir.
12. Tebligat, hukuksal bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması için yetkili makamın, kanunun öngördüğü esas ve usullere uygun bir biçimde (elektronik ortam da dahil) yazı veya ilan yoluyla yaptığı belgeleme işlemidir. (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Av. Tacar Çağlar, Tebligat Hukuku, Ankara, 2013, s. 39.)
Bir hukuki işlemin tebligat olarak nitelendirilebilmesi için kanunda öngörüldüğü şekilde yazılı bildirim ve belgelendirme olmak üzere iki unsurunun bulunması gerekli olup; söz konusu unsurlardan birinin ya da ikisinin de mevcut olmaması durumunda tebligatın yokluğu; bu iki unsur mevcut olmakla birlikte kanuna uygun olmadığı takdirde usulsüz tebliğ söz konusu olduğundan tebliğin usulüne uygun olması için kanunda öngörüldüğü şekilde yapılması gerekmektedir. (Prof. Dr. Timuçin Muşul, Tebligat Hukuku, Ankara, 2013, s. 41.) Diğer bir ifadeyle usulüne uygun işlemlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına kanunda öngörülen şekilde bildirilmesi gerekir. Nitekim usulüne uygun olarak yapılan tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir. (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014)
13. Türkiye’de tebligata ilişkin temel düzenleme, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na dayanmaktadır. Ayrıca bu Kanun’un uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, 25/01/2012 tarihinde Resmi
Gazete’de yayımlanan Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile düzenlenmiştir.
14. Bununla birlikte, Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1’inci maddesi; “Kazaî merciler, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, … barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.” hükmünü haizdir. Bu noktada, tebliğ işlerinin daha hızlı uygulanması amacıyla bazı hükümler kabul edilmiştir. Kanunun 7’nci maddesinde tebligat uçakla veya postada kullanılan diğer seri veya hususi vasıtalarla veya muhtelif işaretli telgraflarla da yaptırılabileceği hükmü yer almakta olup maddenin gerekçesinde “…Bu itibarla tebligat, uçakla veya postada kullanılan diğer seri ve hususi vasıtalarla veya muhtelif işaretli telgraflarla da yapılabilecektir. Maddenin umumi ifadesi, PTT de halen bulunmayan ve fakat ilerde kullanılacak olan her vasıtayı şümulü içine alabilecek bir mahiyettedir. 3560 sayılı Kanunda bulunmasına rağmen 17 senedir tatbik edilmeyen telgrafla tebligat usulü gibi, yeni vaz’edilen uçakla ve diğer seri ve hususi vasıtalarla tebligat usulleri de, tatbik edilerek sürat isteyen zamanımızın ihtiyaçlarına cevap verilmiş olacaktır.” denilmiştir.
15. Ülkemizde PTT’nin tebligat işlemlerindeki yetkisi tekel niteliğinde olup bir kamu hizmeti olarak
yürütülmektedir. Hukuki işlemlerin sonuç doğurmasında, adli ve idari işlemlerin yürütülmesinde tebligat işlemleri kilit rol oynayan sıkı şekil kurallarına başlanmış usuli işlemler olmakla, hak arama hürriyetinin, hukuk güvenliği ilkesinin ve usul ekonomisi ilkesinin önemli bir ayağını oluşturmaktadır. Bu işlemlerde meydana gelebilecek aksamalar hukuksal işlemlerde gecikmelere ve bazı durumlarda hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu nedenle Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından bu önemli görevi yerine getirmekle görevli personele hizmetin önemine ve yaşanan aksaklıklarda ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlara ilişkin gerekli bilgilendirmelerin yapılması önem arz etmektedir.
16. Ülke genelinde posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Posta
Hizmetleri Kanunu yürürlüğe girmiştir. Kanun uyarınca posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimine ilişkin işlem ve hizmetlerin sunulması, yetkilendirme, tarife ilkeleri ve hizmet şartlarının tespit edilmesi, sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi, bunlara ilişkin yaptırımların belirlenmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
17. Diğer taraftan, posta hizmetleri haberleşme hakkının yerine getirilebilmesi için önemli bir altyapı şebekesi olarak değerlendirilmektedir. Nitekim haberleşme hürriyetini düzenleyen Anayasa’nın 22’nci maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.” hükmü ile posta hizmetleriyle ilgili ilişkilerin de ya da haberleşmenin de gizliliğini güvence altına almaktadır. Anayasa’nın 22’nci maddesinin gerekçesinde de “Burada söz konusu olan haberleşme, kişilerin kendi aralarında P.T.T. araçları aracılığıyla serbestçe haberleşebilmesidir.” denilmek suretiyle, posta hizmetleri kapsamında PTT araçları ile yapılan haberleşmenin 22’nci maddenin koruması altında olduğu ifade edilmiştir.
18. Somut olayda Kurumumuzca, öncelikle tebliğe çıkarılan belgelerin muhataplarına resmi olarak hangi sürelerde teslim edilmesi gerektiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Tebligat İşletme Prosedürünün Tebliğ
Evrakının Dağıtım/Teslim başlıklı 5.32.1 maddesinde; “PTT işyerlerinde ek hizmet talep edilmeden kabul edilen tebliğ evrakının muhatabına tebliğ edilmesi aynı il dağıtım sahası içerisinde ise en geç 5 iş günü, farklı il dağıtım alanında ise en geç 7 iş günü içerisinde yerine getirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Nitekim benzer bir ifade PTT’nin resmi web sitesinin sıkça sorulan sorular bölümünde de yer almaktadır.
19. Başvuran tarafından Kurumumuza tebliğe çıkarılan belgelerin muhataplarına ulaşımındaki gecikmeler hususunda ilk kez 27/10/2022 tarihinde başvurulmuş olup Kurumumuz tarafından Gönderme Kararı verilmiştir. Ancak sorunun çözülmediğini ifade eden başvuran, tarihinde Kurumumuza tekrar başvuruda bulunmuştur. İdare tarafından gönderilen cevabi yazıda, başvuranın iddia ettiği 11/04/2023 tarihli gönderiye ilişkin olarak gecikmenin varlığı kabul edilerek bunların 06/02/2023 tarihinde ülkemizde meydana gelen depremler nedeniyle, yapılan yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ile hizmette devamlılığın sağlanması bakımından Tekirdağ ilinin de içinde bulunduğu tüm illerde personel ve araç görevlendirmek zorunda kalınmasının zaman zaman dağıtımda münferit aksaklıkların yaşanmasına sebebiyet verebildiğinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu hususlar ele alındığında, başvuranın iddia ettiği gecikmelerde makul ve kabul edilebilir bazı objektif nedenlerin de etkili olduğu tespit edilebilmektedir.
20. Ancak başvuran tarafından Kurumumuza şikâyete konu hususta ilk kez 27/10/2022 tarihinde başvurulduğu dikkate alındığında, yargısal işlemlerde tebligat tesliminde yaşanan gecikmelerin hukuki hizmetlerin aksamasına yol açacağının daha önce de şikâyet konusu edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim başvuran tarafından 27/10/2022 tarihli başvurusunda Kurumumuz ile çeşitli gönderi takip numaraları paylaşılarak sorunun çeşitli tarihleri kapsadığı ve kronik bir hal aldığı ifade edilmeye çalışılmıştır. Buna göre, söz konusu gönderi takip numaralarından on tanesi sorgulandığında gönderi hareketlerinin şu şekilde
olduğu görülmüştür: takip no.lu gönderi 22/01/2021’de gönderilmiş, 23/02/2021’de alıcısına teslim edilmiş; takip no.lu gönderi 31/03/2021’de gönderilmiş, 13/04/2021’de göndericisine iade edilmiş; takip no.lu gönderi 14/06/2021’de gönderilmiş, 06/07/2021’de göndericisine iade edilmiş; takip no.lu gönderi 28/07/2021’de gönderilmiş, 08/09/2021’de alıcısına teslim edilmiş; takip no.lu gönderi 23/08/2021’de gönderilmiş, 20/09/2021’de alıcısına teslim edilmiş; takip no.lu gönderi 24/08/2021’de gönderilmiş, 13/09/2021’de alıcısına teslim edilmiş; takip no.lu gönderi 04/02/2022’de gönderilmiş, 04/03/2022’de alıcısına teslim edilmiş; takip no.lu gönderi 14/03/2022’de gönderilmiş, 04/04/2022’de alıcısına teslim edilmiş; takip no.lu gönderi 02/08/2022’de gönderilmiş, 13/10/2022’de alıcısına teslim edilmiş ve son olarak takip no.lu gönderi 11/04/2023’te gönderilmiş, 08/05/2022’de göndericisine iade edilmiştir. Farklı gönderilere ilişkin ilgili tarihler incelendiğinde, gerek
Tebligat İşletme Prosedürü gerekse PTT’nin resmi web sitesinde yer alan tebligatların alıcısına ulaşma sürelerinin (aynı il dağıtım sahası içerisinde ise en geç 5 iş günü, farklı il dağıtım alanında ise en geç 7 iş günü içerisinde) aksine çok daha uzun teslim edilme/iade edilme sürelerinin olduğu görülmektedir.
21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, “Adil Yargılanma Hakkı” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Makul bir süre içerisinde yargılanma hakkını yorumlarken Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi (AİHM) dört önemli argümanı ölçü olarak kabul etmekte olup bunlardan birisini de “Görevli makamların ve yetkililerin davranışı” olarak göstermektedir. Bu noktada Mahkeme, makul sürede yargılanma garantisini “Mahkemedeki yargılamanın tüm taraflarını ..…. çok uzun usul gecikmelerine” karşı korumak olarak belirlemiştir. (Stögmüller/ Avusturya’ya karşı, 10 Kasım 1969 günlü karar)
21.1. Nitekim AİHM, bu bağlamda, Devlete atfedilebilecek gecikmelere dikkat çekmektedir. Devletin de, yargılama sürecine dahil olan tüm idari ve adli makamları içerdiğini ve gecikmeden sorumlu olduklarını vurgulamaktadır. Yine, ulusal mahkemelerin özel bir görevi de, yargılamada rolü olan herkesin, gereksiz gecikmeleri önlemek için azami çaba göstermesini sağlamak gerektiğine işaret edilmiştir.
(Vernillo/Fransa’ya karşı, 20 Şubat 1991 günlü karar) Devlet tarafından kanıtların sunulması ya da dosyanın oluşturulması nedeniyle meydana gelen gecikmeler veya mahkeme yazı işleri görevlilerinin tutumu ya da başka idari makamların neden olduğu gecikmeler, makul sürenin aşılmasına sebep olarak gösterilmektedir.
21.2. Tüm bunlardan hareketle, ülkemiz özelinde yargılama için öngörülen makul sürenin aşılmasına sebep olarak gösterilen hususlardan birini de tebligatın gerçekleştirilmesi ile ilgili olarak PTT görevlilerinden kaynaklı gecikmeler oluşturmakta ve bu durum davacıların hem hak kaybına sebebiyet verebilmekte hem de yargılamayı geciktirebilmektedir. (Dr. Selami DEMİRKOL, İdare Hukuku ve İlimleri Dergisi, Yargılama
İçin Öngörülen Makul Sürenin Aşılmasına Sebep Hususlardan; Tebligat Sorunu Vakaları, Görevli Makam ve Yetkililer (P.T.T., Muhtarlık ve Mahkeme Personeli)’den Kaynaklı Gecikmeler, s. 117-118)
22. Diğer taraftan, ülkemizdeki mevcut hukuki mecraların birçoğunda tebligat hükümlerine yer verildiği görülmektedir. Örneğin İcra ve iflas Kanunu’nun 21’inci maddesinde “icra tebliğlerinin Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde uygulanacağına” hükmedilmiştir. Bununla birlikte, bir başka önemli alanlardan biri olan 213 sayılı Vergi Usulü Kanunu’nda yer alan vergiyi ilgilendiren olayların tebliğ ile bildirim yapılması meselesi tebligatı daha da önemli hale getirmektedir. Ayrıca tebliğ konusu ayrı bir kısımda ele alınarak ayrıntılarıyla kimlere ve hangi usuller izlenerek yapılacağı belirtilmiştir.
23. Nitekim tebligata ilişkin usul uygulamalarının önemi hususunda Danıştay Vergi Dava Daireleri
Kurulunun 2021/214 Esas No, 2022/1505 Karar No’lu Kararında “Mükellefin iş yeri adresi olan “… Mah.
… Sok. no:… …/…” adresine, … tarih ve … sayılı defter ve belge isteme yazısı gönderilmiş, ancak tebligat yapılamamıştır.
ii. Şirket adresinde tebligat yapılamaması üzerine şirketin kanuni temsilcisi …’nın MERNİS kayıtlarında ikametgâh adresi olarak gözüken “… Mah. … No:… …/…” adresine … tarih ve … sayılı defter ve belge isteme yazısı gönderilmiş, yazı 01/08/2016 tarihinde şirket temsilcisinin babaannesine tebliğ edilmiştir. 15 günlük yasal ibraz süresinin dolmasına rağmen mükellef tarafından incelemeye konu döneme ait yasal defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmemiştir. Defter ve belgelerin istenmesine ilişkin yazının tebliğinde, şirketin adresinde bulunamaması üzerine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca adreste bulunamama hususunun ve bu hususta beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak imzalatıldıktan sonra tebliğ evrakının tebliği çıkaran daireye iade edilmesi ve ikinci defa tebliğe çıkarılması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, defter ve belge isteme yazısı bu yol denenmeden, davacı şirket müdürünün ikametgâh adresine tebliğe çıkarılmıştır. Bu durumda, defter ve belge isteme yazısının, Kanun’da öngörülen usul ve esaslara uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle olayda re’sen tarh sebebinin varlığından söz edilemeyeceğinden, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk görülmemiştir. Kaldı ki, yukarıda açıklanan tebliğat usulüne ilişkin yol denenmiş olsaydı bile şirketin kanuni temsilcisinin ikametgâh adresinde yapılacak tebliğin bizzat ilgilisine yapılması gerekmektedir. Böyle bir tebliğin, o adreste bulunanı değil şirketi ilgilendirir nitelikte olduğu dikkate alındığında şirket adına yapılacak tebliğ işlemlerinde ilgilisinin o anda adreste bulunmaması halinde tebligatın şirketle ilgisi olmayan kimselere yapılamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Vergi mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu cezalı tarhiyatı kaldırmıştır.” ifadelerine yer verilmiştir. İlgi Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurul kararında yer verilen hukuki değerlendirmeye göre tebliğ, hukuki bir işlemden ilgili kimsenin haberdar olmasını sağlamak amacıyla yetkili makamın kanuni şekilde yazı veya ilân ile yapacağı belgelendirme işlemi olup amaç, işlemin muhatabı açısından yasal haklarını kullanabilmesine imkân tanımak, işlemi tesis eden idare açısından da hakkında işlem tesis edilen kişilerin hukuki sorumluluklarının yerine getirilip getirilmediğini tespit etmektir. Bu noktada, şirkete tebliğ edilmesi gereken bir tebligatın şirket temsilcisinin ikametgâhına yapılması işleminde dahi yasal sürede sunulması gereken evraklar sunulamamış olup idare yasal tebliğ işlemini gerçekleştirememiş olduğundan cezalı tarhiyat işlemini uygulayamamıştır. Yukarıda yer alan örnek olayda da görüleceği üzere, tebligat tesliminde yaşanan bu tür ihmaller yargılamanın gecikmesine açık bir şekilde sebebiyet verebilmektedir.
24. Bu noktada, mahkemeler veya icra daireleri tarafından tebliğe çıkarılan belgeler ile ilgili olarak posta hizmeti sağlayıcısı olan PTT’nin somut olaydaki ve benzeri durumdaki posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki ve dağıtımı süreçlerini evrensel posta hizmeti için belirlenen ulusal veya uluslararası standartlara uygun olarak yürütmesi, adli işlemlerde gecikme olmaması ve idarenin sorumluluğunun gündeme gelmemesi için önem arz etmektedir. Nitekim somut olayda da örnek gösterilen gönderilerin dağıtım sürecinde posta hizmetlerinin güvenliğinin sağlanması hususlarında yeterli özenin gösterilmediği tespit edilmiştir. Bu kapsamda, posta gönderilerinin sevki ve dağıtımı süreçlerinde, gönderinin güvenliğinin yanında tebligatların teslim süresi gibi hususlarda hizmet kalitesinin artırılması ve ilgili personelin söz konusu süreçlerde daha özenli hareket etmesinin sağlanmasının, hem haberleşme hürriyetine hem de adil yargılanma hakkına yönelik olarak Anayasa ve yasal düzenlemeler ile getirilen güvencelerin korunmasına ve hak ihlallerinin giderilmesine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
25. Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; posta hizmeti
sağlayıcısı olan PTT’nin resmi web sitesinde yer alan bilgilerde gönderilerin teslim edileceği sürelerin aynı il dağıtım sahası içerisinde en geç 5 iş günü, farklı il dağıtım alanında ise en geç 7 iş günü içerisinde olduğu, ancak başvuruya muhatap tebligatların ilgili sürede dağıtıma çıkarılmamasında idare tarafından makul bir sebep olarak 06/02/2023 tarihli depremler neticesinde deprem bölgesinde ortaya çıkan ilave personel ve hizmet ihtiyacı ile ifade edilmiş olsa da söz konusu gecikmelerin bu tarihten daha öncesine dayandığı başvuranın Kurumumuza başvuruda bulunduğu farklı şikâyetlerde bilgileri paylaşılan tebligatlara ait teslim sürelerinin incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu noktada, tebligat tesliminin idare tarafından öngörülen sürelerden daha uzun süreler almasının yargılama sürecinin ve çözüm bekleyen birçok hukuksal işlemin gecikmesine ve haberleşme hürriyeti ile adil yargılanma hakkı kapsamında hak ihlallerine sebebiyet verebileceği hususu dikkate alındığında, özellikle şikayet konusu mahkemeler veya icra daireleri tarafından tebliğe çıkarılan belgelere ilişkin idare tarafından sunulan posta hizmetlerinin öngörülen sürelerde yerine getirilmesinde yeterli özenin gösterilmesi gerektiği, tebligat tesliminde yaşanan gecikmeler ile ilgili olarak ise gecikme sebeplerinin tespiti ve etkin olarak çözümü hususlarında idare tarafından gerekli tedbirlerin alınması gerektiği sonuç ve kanaate ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
26. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlem ya da eylemine karşı yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE,
Tebligat evraklarının tesliminin uzun süreler almasının yargılama sürecinin ve çözüm bekleyen birçok hukuksal işlemin gecikmesine ve haberleşme hürriyeti ile adil yargılanma hakkı kapsamında hak ihlallerine sebebiyet verebileceği dikkate alınarak; özellikle şikâyet konusu mahkemeler veya icra daireleri tarafından tebliğe çıkarılan belgelere ilişkin posta hizmetlerinin öngörülen sürelerde yerine getirilmesinde yeterli özenin gösterilmesi, tebligat tesliminde yaşanan gecikmeler ile ilgili olarak ise gecikme sebeplerinin tespiti ve etkin olarak çözümü hususlarında gerekli tedbirlerin alınması hususunda POSTA VE TELGRAF
TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdarece bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi