|
ÖZET: Başvuran, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nde Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna atanma talebinde bulunmuş, ancak bu talep kısmen reddedilmiştir. Başvurusunda, atanma şartlarının yönetmelikle belirlenemeyeceğine dair hukuki dayanaklar sunmuş ve Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfta bulunarak, yönetmeliklerin yasal dayanağının bulunması gerektiğini vurgulamıştır. İdare, başvuranın daha önce müfettişlik tecrübesinin olmaması nedeniyle yapılan atamanın uygun olmadığını belirterek, başvuranın Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna atanma şartlarını taşımadığını ifade etmiştir.
İlgili mevzuat incelendiğinde, Teftiş Kurulu Başkanlığı için yapılan atamaların, müfettişlik deneyimi ve yeterlilik sınavı gibi belirli şartlara bağlı olduğu görülmektedir. Başvuranın geçmişteki atamalarıyla ilgili mahkeme kararları ve Sayıştay raporları, atanma şartlarını taşımadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle, başvuranın Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna atanması talebi reddedilmiş, ancak geçmiş deneyimleri dikkate alınarak kariyerine uygun bir kadroya atanması önerilmiştir. Sonuç olarak, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, başvuranın kariyerine uygun bir pozisyona atanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin bu karara uygun hareket etmesi ve işlemlerini 30 gün içinde bildirmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12829-S.24.19370
BAŞVURU NO : 2024/6981
KARAR TARİHİ : 25.11.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atanma talebi hakkındadır
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 31.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Büyükşehir Belediyelerinde Teftiş Kurulu Başkanı kadrosuna atanma şartlarının yönetmelikle belirleneceğine dair tek bir kanun maddesi olmadığı, Danıştay Kararında (DVDDGK, E. / ,K. / ,T.26.12.2003) “Yönetmeliklerin sebep unsurunu yasa veya tüzükler oluşturur. Yasaların düzenlemediği bir alanda yönetmelik çıkarılması olanaksızdır. Yönetmeliğin yasal dayanağının bulunması ya da bu konuda üst hukuk normlarında düzenleyici işlem tesisine yetki vermesi gerektiği açıktır.” ifadelerine yer verildiği,
1.1. Anayasa Mahkemesi 2014 ila 2018 arasındaki 7 kararında memurların atanması ve özlük haklarını da münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konular arasında sayıldığı, (
E. / ,K. / ,T.28.12.2017;E. / ,K. / ,T.18.1.2018), diğer taraftan, Yönetmeliklerin kanunları açıklayıcı ve Kanunu tamamlayan bir idari tasarruf olduğu, Yönetmelik ile Kanunun çatışması halinde Kanuna değer vererek anlaşmazlığın çözülmesi gerektiği, Anayasa’nın 128/2. Maddesine binaen kadroya atanma şartlarının Yönetmelik ile düzenlenmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu, Büyükşehir
Belediye Başkanlıklarında Teftiş Kurulu Başkanı kadrosuna atanma şartlarının Yönetmelik ile düzenleneceğine ilişkin bir kanun maddesi bulunmadığı,
1.2. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7/4. maddesinde yer alan “düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı” yolundaki hüküm karşısında “dava konusu işlemin dayanağı olan Maliye Bakanlığı Gelirler Kontrolörleri Yönetmeliği, Kanun Hükmünde
Kararnameye aykırı olduğu halde, bu madde hükmü “ihmal edilmemek”, bir başka anlatımla, bu madde hükmüne “hukuki bir değer yüklemek” suretiyle, anılan maddeye dayanılarak tesis edilmiş olan dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan iş bu davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.”(D.5. D.E: / K: / T: 29.06.2007) ,
1.3. Devlet Personel Başkanlığı 18.03.2019 tarihli görüşünde özetle; Teftiş kurulu başkanı unvanlı kadrosunun, daire başkanına denk bir yönetici kadrosu olarak değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak; ”ŞUSKİ Genel Müdürlüğünde bulunan “Teftiş Kurulu Başkanı” unvanlı kadronun, 657 sayılı
Kanunun 68/B maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olduğu ve anılan kadroya yapılacak atamalarda, yükseköğrenim gördükten sonra kamuda beş yıl süreyle çalışmış olmanın yeterli olduğu” değerlendirilmesinde bulunduğu,
1.4. Sayıştay 7. Dairesinin 02.Mart 2017 tarihli 214 nolu ilamında özetle; Teftiş Kurulu Başkanlığı diğer daire başkanlıklarından farklı bir statüde değildir. Zira teftiş kurulu başkanlarına ödenecek tutarlarla ilgili olarak mevzuatta da farklı bir hüküm bulunmamaktadır. Teftiş kurulu başkanları da belediyede görev yapan diğer daire başkanları ile aynı mali haklara sahiptir. Bu sebeple, 657 sayılı Kanunun 68/B maddesi hükümlerine göre bu kadroya atanma şartlarını taşıyanları arasından atama yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.“Sayıştayca verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden yargı kararı niteliğinde olduğu, kesin hüküm vermesi nedeniyle bunu sonuçsuz veya etkisiz kılacak şekilde gerek idari gerekse yargısal makamlar nezdinde herhangi bir karar alınmasının söz konusu olamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır (Anayasa Mahkemesi 27.12.2012- 2012/102 E. 2012/207 K.)
1.5. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Sayıştay ilamının gereği olarak, 20.12.2017 tarihinde ikinci kez yeniden atama yaptığı, her atama ayrı bir idari işlem olup bu ikinci atamaya ilişkin idari işlem hakkında verilmiş bir yargı kararı bulunmamakta olduğu, İdare’nin cevap yazısında boş daire başkanı kadrosu ve hukuk müşaviri kadrosunun olmadığı ileri sürülmekte olup, Belediyeden daire başkanlıklarına ve hukuk müşaviri kadrolarına atanma tarihleri incelendiğinde, önce boş olan kadroya atama yapılmış arkasından hakkın kötüye kullanılması şeklinde sonrasında hakkında işlem yapıldığı,
1.6. Danıştay İDDK 16/03/2020 günlü, E: / K: / sayılı kararla; “davalı idare emrinde daire başkanı olarak görev yapan davacının bu görevinden alınarak araştırmacı olarak atanmasında davalı idarece herhangi bir gerekçe ileri sürülmediği gibi davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliği hususunda somut bir neden de ortaya konulmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kurulduğu kanıtlanamayan, salt takdir yetkisi kullanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına” hükmettiği, ifade ederek
1.6. Daire Başkanı kadrosuna atanmadan önceki hukuk müşaviri kadrosuna atanmış olduğu göz ardı edilerek Teftiş Kurulu Başkanı kadrosundan alınarak avukat kadrosuna atanmasına ilişkin 09.05.2024 tarih ve 146 sayılı başkanlık olurunun iptal edilmesini ve yeniden 3.kez Teftiş Kurulu Başkanı kadrosuna (başkasının atanması nedeniyle mümkün olmaması halinde denk bir daire başkanı kadrosuna) atanma işleminin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Bilgi-belge isteme yazımıza istinaden gönderilen Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın
23.07.2024 tarihli yazısında: Başvuranın Avukat kadrosunda görev yapmakta iken 12.05.2024 tarihinde
Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna atandığı, 2015 yılı Sayıştay Başkanlığı Denetiminde daha önce müfettişliği olmaması nedeniyle yapılan atamanın uygun olmadığı ve Kuruma zimmet çıkarıldığının
30.06.2016 tarihli yazı ile bildirildiği, Sayıştay Başkanlığı’nın Raporu doğrultusunda Teftiş Kurulu
Başkanlığı kadrosunun iptal edilerek 1. dereceli Hukuk Müşavirliği kadrosuna atandığı, bu atamaya istinaden Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi nezdinde / esas sayı ile dava açtığı, mezkur mahkemenin
20.03.2017 tarih ve / sayılı kararı ile Teftis Kurulu Başkanlığı alınma onayına itirazın reddedildiği,
ayrıca aynı atama konusunda belediye aleyhine Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi nezdinde / sayı ile dava açtığı, mezkur mahkemenin 12.05.2017 tarih ve / sayılı kararı ile Teftiş Kurulu Başkanı kadrosundan alınma onayına yaptığı itirazın reddedildiği, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava
Dairesine yapmış olduğu itiraz, mahkeme tarafından 15.02.2018 tarih ve / Esas / K. sayı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, 2.1. Başvuranın 20.07.2017 tarih ve sayı ile Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna tekrardan atanması yapıldığı, ancak, mezkur mahkeme kararları ve Sayıştay Raporu göz önünde bulundurularak başvuranın
Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna atanma şartları taşımaması ve Daire Başkanlığı ile Hukuk Müşavirliği kadrolarında boş kadro bulunmaması nedeniyle 657 Sayılı Kanunun 76. maddesi gereğince 09.05.2024 tarihli Başkanlık Onayına istinaden 1. Derece AHS Avukat kadrosuna atamasının yapıldığı” ifade edilmiştir.
2.2. “ Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 7. Maddesinde yer alan ‘ .. veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B maddesi hükümlerine göre bu kadroya atanma koşullarını taşıyanlar…” ifadesinin yönetmelikten çıkarılmana ilişkin 13.05.2016 tarih ve sayılı Belediye Meclisi
Kararının, Kanunla korunan bir statünün Yönetmelikle değiştirilemeyeceği ve iptal edilmesi “ talebiyle başvuran tarafında açılan davada Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi’nin E: / K: / sayılı
Kararında: “ Kariyer bir meslek olarak teftiş hizmetlerini yürüten müfettiş… denetim hizmetleri kapsamında üstlenmiş oldukları görev, yetki ve sorumluluklarının özelliği ve niteliği dikkate alındığında, söz konusu görevlere diğer kadro ve görevlerden atanma imkanının ancak Kanun yapılacak olan bir düzenleme ile sağlanması gerekmekte olup bu kapsamda Belediye Meclisi Kararıyla Teftiş Kurulu
Yönetmeliği’nin Teftiş Kurulu Başkanının Atanması Başlıklı 7. Maddesinde yapılan değişikliğin teftiş hizmetlerinin gereklerine uygun olarak yapıldığı, bu nedenle ilgili meclis kararında hukuka aykırılık bulunmadığı” ifade edilerek davanın reddine hükmedildiği,
2.3. Cevabi yazı ekinde gönderilen 27.04.2016 tarihli Tebliğ – Tebellüğ Belgesinde: “Sayıştay
Başkanlığı’nın 30.03.2016 tarihli ve sayılı yazısı ile, “Başvuranın müfettiş olmadan ilgili kadroya atanması ayrıca Yönetmelik değişikliği’nde İçişleri Başkanlığı’ndan görüş alınmaması gerekçelerine binaen başvuranın mezkur kadroya atanma imkanının olmadığı ve başvurana yapılan fazla ödemelerin tazmini gerektiği” bildirildiği, Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atama onayının iptal edilerek 1. Derece G.İ.H.
sınıfı Hukuk Müşaviri kadrosuna atanması” tebliğ –tebellüğ edildiği,
2.4. Cevabi yazı ekinde ekinde yer alan Sayıştay Başkanlığı’nın mezkur Raporunda: “Başvuranın Teftiş
Kurulu Başkanı olarak atanma imkanı olmamasına binaen başvuranın Teftiş Kurulu Başkanı olarak atanması nedeniyle 21.453,29 TL. kamu zararına neden olunması ile atamanın iptal edilip edilmediğinin bildirilmesi” ifadelerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2. “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” başlıklı 128 inci Maddesinde: “..Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır”..
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1. “Temel İlkeler” başlıklı 3 üncü Maddesinde: “Bu kanunun temel ilkeleri şunlardır:..Kariyer: B)
Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır. Liyakat: C) Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.”
5.2. “Derece Yükselmenin Usül ve Şartları” başlıklı 68 inci Maddesinin B fıkrasında: “Eğitim ve
Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2,
3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki
[143] usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.
(Değişik ikinci paragraf: 13/2/2011 – 6111/101 md.) Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin; a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl, b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl, c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl, hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır…
(Ek paragraf: 2/7/2018 – KHK-703/172 md.) Cumhurbaşkanı onayıyla yapılan atamalarda
Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde öngörülen hizmet süresi şartları aranır. Üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı ve bu kadrolara denk yönetici kadrolarına yapılacak atamalarda bu bentte öngörülen hizmet süresi yükseköğrenim gördükten sonra beş yıl olarak uygulanır. Ancak bu beş yıllık sürenin hesabında Devlet memurlarının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet süreleri esas alınır.
C) (Ek: 13/2/2011 – 6111/101 md.) Derece yükselmesi ile ilgili onay mercii atamaya yetkili amirdir. Müşterek kararla atanmış olanların derece yükselmeleri, ilgili bakanın veya yetkili kıldığı makamın onayı ile yapılır. Üst derece kadroya atanmış olup da kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık dereceleri daha aşağıda bulunanların (45 inci maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan atamalar hariç), kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükseltilmeleri için, bu hâlin devamı süresince yukarıda belirtilen onay aranmaz.
6. 30.06.1989 tarih ve 20211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 375 Sayılı Kanun hükmünde
Kararname’nin: “Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatındaki üst kademe kamu yöneticisi
/
ve taşra teşkilatındaki il ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevleri ile bu kadro, pozisyon ve görevlerin dengi ve daha üstü kadro, pozisyon ve görevlere atanabilmek için, öğrenim durumu şartı dışında; a) Belirli bir meslek mensubu, kariyer meslek mensubu ya da kurum personeli olmak, b) 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen hizmet sınıfları kapsamına dâhil kadrolarda bulunmuş veya bulunuyor olmak, c) Hâkimlik ve savcılık mesleğinden olmak, c) Belirli kadro veya görevlerde belirli bir süre bulunmuş olmak, gibi özel şartlar aranmaz.
Bu madde kapsamında belirtilen kadrolardan genel idare hizmetleri sınıfı dışındaki sınıflara dâhil olanlar ile hâkim-savcılık mesleğine dâhil olanlara kendi hizmet sınıfı dışından atama yapılması halinde, anılan kadroların hizmet sınıfı bu süre zarfında genel idare hizmetleri sınıfı olarak kabul edilir. Bu şekilde atananlara malî haklar kapsamında, kadro veya pozisyonuna bağlı olarak yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının kurum içerisindeki emsali personele malî haklar kapsamında kadro veya pozisyonuna bağlı olarak yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamından düşük olması halinde aradaki fark bu görevde kaldıkları sürece tazminat olarak ödenir.
Bu maddede yer alan hükümler; ek 11 inci madde kapsamında yer alan kurumların, Adalet
Bakanlığının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının bu madde kapsamında yer alan kadrolarıyla aynı veya benzer unvanlı kadro, pozisyon ve görevleri ile mevzuatla bu kadrolara denk kabul edilen yönetici kadro, pozisyon ve görevlerine atananlar hakkında da uygulanır. Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.”,
7. 22.02.2007 tarih ve 26442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle
Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke Ve Standartlarına Dair Yönetmelik’in 12 inci Maddesinde:
“Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan norm kadro standartları cetvellerinde kendi alt gruplarında müfettiş ve (Değişik ibare:RG-2/6/2024-32564) mali hizmetler uzmanı öngörülen kapsama dahil kurum ve kuruluşlar bu unvanlarda personel istihdam edebilirler. Bu şekilde istihdam edilecekler, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bunlara denkliği yetkili makamlarca kabul edilen yurt içi ve yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olanlar arasından yapılacak özel yarışma sınavı sonunda mesleğe müfettiş yardımcısı ya da mali hizmetler uzman yardımcısı olarak alınırlar. En az üç yıl çalışmak (Mülga ibare:RG-10/4/2014-28968) (…) şartıyla açılacak yeterlik sınavına girme hakkını elde ederler. Yeterlik sınavında başarılı olanlar ilgisine göre müfettiş ya da (Değişik ibare:RG-2/6/2024-32564) mali hizmetler uzmanı olarak atanırlar. (2) (Ek:RG27/11/2011-28125) Bu Yönetmelik kapsamında teftiş kurulu başkanlığı ve/veya müdürlüğü bulunan mahalli idareler mevzuata uygun olarak hazırladıkları teftiş kurulu yönetmeliklerini (Değişik ibare:RG17/4/2022-31812) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınacak uygun görüşten sonra yürürlüğe koyarlar. Söz konusu yönetmelik için uygun görüş alınmadan müfettiş ve müfettiş yardımcılığı kadrolarına atama yapılamaz.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın taleplerine ilişkin
Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
/
9. Başvuran; Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nde avukat kadrosunda görev yapmakta olup, önceden yaptığı Teftiş Kurulu Başkanlığı görevinden alınması işleminin, hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, Teftiş Kurulu Başkanlığı’na veya bu kadroya denk bir Daire Başkanlığı kadrosuna atanmayı talep etmektedir.
10. Somut Olayda: Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin, Şanlıurfa
Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11.09.2014 tarihli Kararı ile, uygun görüş alınmak üzere, İçişleri
Bakanlığı’na gönderildiği, İçişleri Bakanlığı’nın 14.07.2015 tarihli ve sayılı yazı ile cevap verdiği, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin Belediye Meclisi’nin 11.08.2015 tarih ve sayılı Kararı ile kabul edildiği, ancak akabinde yapılan Sayıştay denetimi sonucu verilen karara istinaden 13.05.2016 tarihli meclis Kararı ile, mezkur Yönetmeliğin Teftiş Kurulu Başkanının atanması başlıklı 7 inci Maddesinde değişikliği gidildiği, 10.1. Başvuranın avukat kadrosunda görev yapmakta iken 12.05.2024 tarihinde Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna atandığı, 2015 yılında gerçekleşen Sayıştay denetiminde, başvuranın daha önce müfettişliği olmaması nedeniyle yapılan atamanın uygun olmamasına binaen zimmet çıkarıldığı, Sayıştay
Başkanlığı’nın Raporu doğrultusunda, başvuranın Teftiş Kurulu Başkanlığı görevinden alınarak 1. dereceli
Hukuk Müşavirliği kadrosuna atandığı, başvuranın yukarıda belirtilen 2016 tarihli Yönetmelik
değişikliği’nin iptaline yönelik olarak Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi ve 1. İdare Mahkemeleri nezdinde E:
/ E: / sayıları ile açtığı davaların ilgili mahkemeler tarafından reddedildiği, Şanlıurfa 2.
İdare Mahkemesi’nin kararının kaldırılması talebiyle Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava
Dairesine yapmış olduğu itirazın, mahkeme tarafından 15.02.2018 tarih ve E: / K: / sayı ile istinaf isteminin reddine hükmedildiği, 10.2. Başvuranın 20.07.2017 tarih ve sayı ile Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna tekrardan atanması yapıldığı, ancak, mezkur mahkeme kararları ve Sayıştay Raporu göz önünde bulundurularak başvuranın
Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna atanma şartları taşımaması ve Daire Başkanlığı ile Hukuk Müşavirliği kadrolarında boş kadro bulunmaması nedeniyle 657 Sayılı Kanunun 76. maddesi gereğince 09.05.2024 tarihli Başkanlık Onayına istinaden 1. Derece AHS Avukat kadrosuna atamasının yapıldığı, anlaşılmıştır.
11. Yapılan mevzuat incelemesi neticesinde; Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri
Norm Kadro İlke Ve Standartlarına Dair Yönetmelik’in 12 inci Maddesinde müfettişlerin göreve giriş şartları ve müfettiş olarak atanma şartlarının düzenlendiği, ilgili maddenin 2 nci fıkrasında ise mahalli idareler mevzuata uygun olarak hazırladıkları teftiş kurulu yönetmeliklerini Çevre, Şehircilik ve İklim
Değişikliği Bakanlığından alınacak uygun görüşten sonra yürürlüğe koyduklarının hüküm altına alındığı, görülmüştür.
12. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Yönetmeliği uygun görüş alınmak üzere İçişleri
Bakanlığı’na gönderilmesine istinaden İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün
14.07.2015 tarihli sayılı yazısında: “Teftiş Kurulu Başkanı atanması başlıklı 7 . maddede geçen,
inceleme ve soruşturma yetkisine haiz denetim elemanı olarak çalışmak ibaresinden, mesleğe özel yarışma sınavı ile girmiş ve yeterlilik sınavı sonucunda denetim elemanlarının anlaşılması gerektiği” görüşü yer almaktadır.
13. Bilindiği üzere, İdari işlemin amacı mutlaka kamu yararıdır. İdare, bu konuda bağlıdır. Kanunlarda özel amaç belirtilse dahi sonuçta genel amaç olan kamu yararının içinde yer alacağı aşikardır. Diğer taraftan; İdari işlemlerin hukuk kuralları ile baştan emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir
/
yetkisinin varlığı kabul edilmektedir. (Gözübüyük, Şeref ve Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 6. baskı,
C. 2, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.) Takdir yetkisi, idareye, yapacağı işlem hakkında seçim yapmak
imkanı vermekle birlikte işlem yapmak ya da yapmamak konusunda da hareket serbestisi kazandırmaktadır.
Bu doğrultuda idari görevlere atama yapmak veya görevden almak da idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmektedir. Bu bilgiler ışığında, mezkur olayda her ne kadar, Teftiş Kurulu Başkanlığı için yapılan atamada İdare’nin takdir yetkisi olduğu mutlak ise de, bu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve kamu yararına uygun olarak işlem tesis edilmesi gerektiği, anlaşılmıştır. İdari işlemin “Teftiş Kurulu
Başkanlığı’na atanma işlemi olduğu” göz önünde bulundurulduğunda, yapılan atamanın, ilgili mevzuatına göre, en az 3 sene müfettiş yardımcısı olarak görev yapıp sonrasında yeterlilik sınavında başarılı olarak müfettiş olarak atanan kamu personeli yerine, mezkur hukuki statü sahibi olmayan bir personelin yapılması şeklinde talep edilen idari işlemde, kamu yararının net olarak ortaya konması gerekirken, başvuranın mezkur talebine binaen sunduğu belgelerde bu hususu içeren bir belgeye rastlanılmamıştır.
13.1. Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke Ve Standartlarına Dair
Yönetmelik’in 12 inci Maddesi ile, müfettiş yardımcılarının kamu hizmetlerine girmesi için eğitim şartı ve özel yarışma sınavında başarılı olma şartının getirildiği ve akabinde en az 3 yıl çalışmak şartıyla yeterlilik sınavına girerek başarılı olanların müfettiş olarak atanacaklarının belirtildiği, bu bağlamda, Müfettiş ve
Müfettiş Yardımcılığı kadrolarına yapılacak atamaların Yönetmelikle düzenlendiği, her ne kadar Teftiş
Kurulu Başkanlığı için ayrı ve özel olarak bir düzenleme yer almamış olsa da 657 sayılı Kanunda Kariyer ve Liyakat ilkelerinin temel ilkeler olduğu, bilindiği üzere, liyakat ilkesine göre kamu hizmetlerine girenlerin sınıflar içerisinde yükselmesinin yeterlilik sistemine dayandırılması olduğu, denetim elemanlarının gerek kariyer bir meslek olması gerekse de yapılan işin ehemmiyeti nedeniyle yukarıda belirtilen mesleğe giriş şartlarının getirildiği, bu bağlamda, müfettişe göre üst bir kadro olan Teftiş Kurulu
Başkanlığı kadrosunun yukarıda belirtilen şartlara uygun nitelikte kişilerden seçilmesinin kamu yararının sağlanması açısından bir gereklilik olduğu,
13.2. 2015 yılı Sayıştay Teftiş Kurulu Raporu’nda başvuranın müfettiş kökenli olmaması nedeniyle Teftiş
Kurulu Başkanlığı’na atanma imkanı olmadığı gerekçe gösterilerek 21.453,29 TL. kamu zararına neden olunduğunun belirtilmesi,
13.3. Diğer taraftan; Devlet memurlarının görevlendirmeleri için yapılan atamalarda kariyer ve liyakata önem verilmesi gerektiği, bu bağlamda, başvuranın geçmişte 8 sene Teftiş Kurulu Başkanlığı yapmasının göz ardı edilerek avukat kadrosuna atanmasının kamu personelinin verimli bir şekilde kullanılmasına aykırılık taşıyacağı, ayrıca başvuranın Teftiş Kurulu Başkanlığı görevini ifa etmekte başarısız ve yetersiz olduğuna ilişkin olarak somut bir belge sunulmadığı gibi hizmetlerinden verim alınamadığı hususunun
İdare tarafından ortaya konulmadığı, 13.4. Hususları göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirmede, Başvuranın Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna atanması talebinin yerine getirilme imkanı bulunmadığı ancak yukarıda belirtildiği üzere, başvuranın geçmiş deneyimleri ve yöneticilik görevleri göz önünde bulundurularak kariyerine uygun bir kadroya atanması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde
“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi(varsa) gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi(varsa) kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın, Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosuna atanması REDDİNE, Başvuranın geçmiş deneyimleri ve yöneticilik görevleri göz önünde bulundurularak kariyerine uygun bir kadroya atanması gerektiği yönünde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/