ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda teknik hizmetler sınıfında görev yaparken, kendisine kurye görevi verilmesini hukuka aykırı bulması üzerine yaptığı başvuru incelenmiştir. Başvuran, kurye görevinin teknik hizmetler sınıfı görev tanımında yer almadığını ve bu nedenle iptalini talep etmiştir. İdare, kurye görevinin yürütülmesi için gerekli personelin yardımcı hizmetler sınıfından olması gerektiğini belirtmiştir.

Kararda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 45. maddesi gereğince, hiçbir memurun kendi sınıfının dışında çalıştırılamayacağı vurgulanmıştır. Başvuranın teknik hizmetler sınıfında görevli olması ve verilen kurye görevlerinin yardımcı hizmetler sınıfına ait olması nedeniyle, bu görevlendirmenin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile kurye görevine ilişkin emir geri alınmış ve yardımcı hizmetler sınıfından personel ihtiyacının karşılanması yönünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, kamu personelinin görev tanımlarına ve hukuki düzenlemelere uygun bir şekilde istihdam edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/6700-S.20.10634

BAŞVURU NO : 2019/19357

KARAR TARİHİ : 29/04/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Hizmet sınıfına uygun olmayan görevlendirmenin iptali talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 08/11/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri

Komutanlığı Gölcük Deniz Üs Komutanlığına bağlı Kara Araçları Bakım Merkezi

Komutanlığında teknik hizmetler sınıfında makine teknikeri olarak görev yaptığını, kendisine ve tüm memurlara kurye görevi verildiğini, genel evrak biriminde evrak/paket tesliminin mesai günleri her gün saat 09.15 ile 11.15 arasında icra edileceğini, evrak/paket kurye görevinin teknik hizmetler sınıfı görev tanımında yer almadığını, genel evrak işleminin yapıldığı personel olarak şube müdürlüğünde bir astsubay, iki devlet memuru ve bir işçi personel bulunduğunu iddia etmektedir. Başvuran kurye görevinin iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 28/01/2020 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına

istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kara Araçları Bakım Merkezi Komutanlığı tarafından

Kurumumuza gönderilen 26/02/2020 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1) Başvuranın Kara Araçları Bakım Merkezi Komutanlığı Lojistik Müdürlüğü Bütçe ve

Maliye Kısım Motor Teknikeri (Piyasa Araştırma) olarak 1.derecenin 4. kademesinde görev yaptığı,

2.2) Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı Kara Araçları Bakım Merkezi Komutanlığının

18/09/2019 tarihli 129/19 numaralı “Kurya ve Kurye Araç Komutan” konulu Komutan Daimi

Emirinde “ …Kara Araçları Bakım Merkezi Komutanlığı ile Gölcük Deniz Ana Üs

Komutanlığı arasında icra edilmekte olan mevcut evrak kurye işlemleri kapsamında; Evrak akışının daha etkin ve verimli hale getirilmesi, evrakların bilmesi gereken prensibine uygun olarak asgari sayıda el değiştirmesinin sağlanması, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı ile standardın tesis edilmesi, evrak emniyetli, güvenilir bir şekilde ve zamanında evrakı alacak makama iletilmesi esas alınacağı, evrak kurye hizmetinden amaç; gizlilik dereceli evrakın ilgili yönergelerde belirtilen emniyet ve güvenlik tedbirlerine uygun olarak bir birlik, karargah ve kurumdan diğer birlik, karargah ve kuruma ulaştırılması olduğu, Gölcük Deniz Ana Üs K.lığı bağlısı birliklerin kurye personeli tarafından Genel Evrak’a evrak/paket teslimi mesai günleri saat 10.00-10.40 arasında yapılmakta olduğu, kurye personelinin hatta içi her gün eşzamanlı olarak 10.00-10.30 saatleri arasında Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı Genel Evrak kısmında hazır bulunacağı (yetkili olmayan personel haricinde evrak alımı/teslimi yapılmayacağı) ve birliklerine adresli evrakları teslim alacağı, Komutanlık ile Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı arasındaki kurye görevi 01 Ekim 2019 tarihinden itibaren birlikte görevli devlet memurları tarafından icra edileceği, Kurye görevinin hafta içi her gün kurye ve yemek alımı için görevlendirilen araçla ulaşım sağlanarak icra edileceği, kurye maksatlı görevlendirilen aracın sabah en geç 09.15’de Gölcük’e intikale geçeceği ve en geç 11.15’te ise Gölcük’ten hareket edeceği…” hususlarının belirtildiği,

2.3) Kurye Görevinin yürütülmesi ile ilgili sorumlu birim ve mevzuat hükümleri ile ilgili

değerlendirmede;

2.3.1) MSB Resmi Yazışma Usulleri ve Çalışma Esasları Yönergesinin 8’inci bölüm 3. Madde

a fıkrasında; “Yurt içinde ve dışında karargah, birlik veya kurumlardan ilgili makamlara uygun nitelikli evrak araç ve gereçleri götürme, getirme, teslim etme ve alma işlemlerini gerçekleştirme sorumluluğunu alan personeldir” ibaresi ile kurye personelinin tarif edildiği,

2.3.2) MSB Resmi Yazışma Usulleri ve Çalışma Esasları Yönergesinin 8’inci bölüm 2. Maddesi

e fıkrasında; “Evrak, araç ve gereçlerin kurye veya haberci ile gönderilmeye hazır duruma getirilerek genel evrak birimine teslim edilmesinden işlem makamı sorumludur; ancak, genel evrak birimi veya muhabere merkezi tarafından gönderilmek üzere teslim alınan ve sonradan kurye veya haberciyle gönderilmesi uygun görülen evrak, araç ve gereçler bu birimler tarafından gönderilmeye veya ulaştırılmaya hazır duruma getirilir’ ibaresi ile genel evrak biriminin görevinin tarif edildiği,

2.3.3) MSB Resmi Yazışma Usulleri ve Çalışma Esasları Yönergesinin 8’inci Bölüm 4.

Maddesi e fıkrasında; “Kurye için her personel görevlendirilebilir; ancak erbaş (uzman erbaş hariç) ve erler garnizon dışına kurye olarak görevlendirilmez; ayrıca tabip, hemşire ve sağlık hizmetleri sınıfı, din işleri subayları, emekli personel, hakkında evrak uygulamaları kapsamında soruşturması devam eden veya soruşturması olumsuz sonuçlanan personel ve seferde Devlet

Memuru ile ilgili müşterek yönergeler gereği kurye hizmetlerinden muaf tutulmuş personel barışta ve seferde kurye hizmeti ile görevlendirilmez.” ibaresi ile kurye personeli olarak kimlerin görevlendirilip görevlendirilemeyeceğinin tarif edildiği,

2.3.4) Komutanlıktaki genel evrak biriminin herhangi bir kadrosunun mevcut olmadığı, devlet

memuru ’ ın kurye görevini yapması ile görevli olduğunu iddia ettiği birimin

İdari ve Personel Kısım Amirliği olduğu, İdari ve Personel Kısım Amiri kadrosuna hala atama yapılmadığı, Genel İdari Hizmet sınıfı kadrosunda 2 Devlet Memuru, İdari Kontrol Kadrosunda

1 Saat Ücretli İşçi personelinin görev yaptığı, İdari ve Personel Kısım Amirliğinde görevli bu

3 personelin kadro görevlerinde Komutanlıktaki görevli hiçbir personelde olmadığı gibi kurye

görevinin de mevcut olmadığı,

2.4) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Donanma Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığı’nın

18/02/2020 tarihli görüş yazısında;

2.4.1) Devlet Memuru Türk Silahlı Kuvvetlerinde sivil memur olarak

görevini icra ettiği, Sivil memurların 657 Sayılı Devlet Memurları Kanuna tabi olmalarına rağmen, kanun koyucu tarafından diğer devlet kurumlarında çalışan memurlardan farklı kurallara tabi olmaları öngörülerek, 211 sayılı İç Hizmet Kanunda bir takım düzenlemeler yapma yoluna gidildiği, 211 sayılı İç Hizmet Kanunun Türk Silahlı Kuvvetlerinde Çalışan Sivil

Personel başlıklı 115’inci maddesinin; “Silahlı Kuvvetlerde çalışan sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel bu kanunun askerlere tahmil elliği sorumluluk ve hizmetlerin ifası bakımından: a) Amir vazifesi alanlar: maiyetindeki bütün askeri

ve sivil personele hizmetin icabet/irdiği emirleri verebilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:

3/10/2016-KHK-6″6/53 md.: Aynen kabul: 1/2/2018-7070/46 md.)(…) b) Bütün sivil personel emrinde çalıştıkları askeri amirlere karşı ast durumunda olup bu kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar.(Mülga ikinci cümle: 31/1/20136413/45 md.) (…)” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan madde, ilgili Kanunun astın vazifeleri başlıklı 14’üncü maddesine atıf yapmaktadır. Bahse konu 14’üncü maddesinde ise; “Ast: amir ve üstüne umumi adap ve askeri usullere uygun tam bir hürmet göstermeye, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur.

Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştiremez, haddini aşamaz.

İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir. İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur. ” şeklinde düzenlendiği belirtilmekte, Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan memurların sadece 657 sayılı Devlet

Memurları Kanuna değil, aynı zamanda 211 sayılı İç Hizmet Kanuna da tabi olduğu, bu nedenle hizmete ilişkin bir kuryelik görevinin sadece 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu bakımından incelenip, kanuna aykırı olduğu sonucuna varılması eksik bir değerlendirme olacağı,

2.4.2) Söz konusu kurye görevinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 87’nci maddesindeki

ikinci görev yasağı kapsamına dahil edilmesinin hukuka uygun olmadığı, çünkü ikinci görev yasağının Anayasadaki angarya yasağının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunundaki yansıması olduğu, bu düzenlemedeki amacın devlet memurlarını görevlerini yaptıkları esnada anayasal bir güvence kapsamda korumak olduğu. başka bir ifadeyle, kamu hizmetinin sosyal devlet ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde yürütülmesinin hedeflendiği,

2.4.3) Açıklanan nedenlerden dolayı, devlet memuru ’ a verilen kuryelik

görevinin Anayasamızda düzenlenen angarya yasağının uzantısı olan 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanunun 87’nci maddesindeki ikinci görev yasağına dahil olmayacağı, Türk

Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlara 657 Kanunun Sayılı Devlet Memurları

Kanunun 115’inci maddesi delaletiyle tebliğ edilen görevlerin askeri mevzuata aykırı olmadığının kıymetlendirildiği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Anayasamızın;

3.1) “Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Anayasa ile

tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.”

3.2) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.3) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler”

başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir…”,

3.4) “Kanunsuz emir” başlıklı 137’nci maddesinde; “Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat

ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.”,

4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,

5.1) “Temel ilkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Sınıflandırma: A) Devlet kamu hizmetleri

görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır.”,

5.2) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu

maddesinin ikinci maddesinde; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.”,

5.3) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde; “Devlet

memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.”,

5.4) “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesinde; “Devlet memurları,

görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.”,

5.5) “Kadroların tespiti” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Kadrosuz memur çalıştırılamaz.

(Değişik ikinci fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/182 md.) Kadrolar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde gösterildiği şekilde düzenlenir.”,

5.6) “ Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ıncı maddesinde; “Bu Kanuna tabi kurumlarda

çalıştırılan memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir.

…

II – TEKNİK HİZMETLER SINIFI: Bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidrojeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatistikçi, yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatcı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 9/5/1969 tarih 1177 sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, tekniker teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetler sınıfını teşkil eder.

…

X – YARDIMCI HİZMETLER SINIFI: Yardımcı hizmetler sınıfı, kurumlarda her türlü yazı ve dosya dağıtmak ve toplamak, müracaat sahiplerini karşılamak ve yol göstermek; hizmet yerlerini temizleme, aydınlatma ve ısıtma işlerinde çalışmak veya basit iklim rasatlarını yapmak; ilaçlama yapmak veya yaptırmak veya tedavi kurumlarında hastaların ve hastanelerin temizliği ve basit bakımı ile ilgili hizmetleri yapmak veya kurumlarda koruma ve muhafaza hizmetleri gibi ana hizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde her kurumun özel bünyesine göre ve yine bu mahiyette olmak üzere ihdasına lüzum gördüğü yardımcı hizmetleri ifa ile görevli bulunanlardan 4 üncü maddenin (D) bendinde tanımlananların dışında kalanları kapsar.(2)

(Ek: 28/3/1988 – KHK-318/1 md.) Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerden hizmet yerlerinin ve tedavi kurumlarının temizlenmesi, tesisatın bakım ve işletilmesi ve benzeri nitelikteki hizmetlerin üçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülmesi mümkündür.”

5.7) “Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılmayacağı”

başlıklı 45 inci maddesinde; “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.”,

6) 9/1/1961 tarih ve 211 Sayılı İç Hizmet Kanunu’nun;

6.1) “Astın Vazifeleri” başlıklı 14 üncü maddesi; “Ast; amir ve üstüne umumi adap ve askeri

usullere uygun tam bir hürmet göstermeye, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur. Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştiremez, haddini aşamaz. İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir. İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur.”

6.2) “Amirin Vazifeleri” üst başlıklı 16 ncı maddesi; “Amir; maiyetine hizmetle münasebeti

olmayan emir veremez…”,

6.3) “I – Müracaatlar” başlıklı 25 inci maddesi; “Her asker resmi ve şahsi işlerinden dolayı

müracaatını söz veya yazı ile en yakın amirinden başlayarak silsile yolu ile yapar.

Müracaatlar takip ve tahkik ve bir karara bağlanarak neticesi müracaat sahibine mümkün olan en kısa zamanda mutlaka bildirilir. Ancak; bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez.

Birden fazla kimselerin toplu olarak söz veya yazı ile müracaatları yasaktır.”

6.4) “II – Şikayetler” üst başlıklı 26 ıncı maddesi; “ Her asker, gerek hizmete ve gerek zati

işlerine ait kanun ve nizamların kendisine vermiş olduğu hak ve salahiyetler her hangi bir surette haksız olarak ihlal edilirse veya ihlal edildiğini zannederse şikayet etmek hakkını haizdir.”

6.5) “II – Şikayetler” üst başlıklı 27 ıncı maddesi; “Şikayet söz veya yazı ile en yakın amire

yapılır. Eğer bu amirden şikayet olunacaksa bir derece üstündeki amire yapılır ve bunun gibi her şikayet edilen amir geçilir. Sözle yapılan şikayetler bir zabıtla tespit olunur.”

6.6) “II – Şikayetler” üst başlıklı 29 ıncı maddesi; “Şikayet reddedildiği takdirde, şikayetçiye

bu yüzden ceza verilmez. Ancak şikayet ederken şikayetçi bir suç işlemiş veya bir disiplin tecavüzünde bulunmuşsa ayrıca mesul olur.”

6.7) “II – Şikayetler” üst başlıklı 30 ıncı maddesi; “Şikayetler ve itirazlar mutlaka tahkik

olunarak bir karara bağlanır ve neticesi şikayet edene ve lüzum görülürse şikayet olunana mümkün olan en kısa zamanda bildirilir. Ancak bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez. Adli tahkikata mevzu olan şikayet ve itirazlar hakkında Ceza ve Usul kanunlarındaki hükümler mahfuzdur.”

6.8) “II – Şikayetler” üst başlıklı 31 inci maddesi; “Bir şikayet üzerine karar vermek

selahiyeti, şikayetin müstenit olduğu vaka hakkında şikayet olunana disiplin cezası vermek salahiyetini haiz olan ilk disiplin amirine verilmiştir. O amirin vereceği karar aleyhine gerek şikayet eden ve gerekse şikayet olunan, mertebeler silsilesi yolu ile daha yüksek amirlere itiraz edebilir.”

6.9) “U) SİLAHLI KUVVETLERDE ÇALIŞAN SİVİL PERSONEL” ana başlıklı 115 inci

maddesi: “Silahlı Kuvvetlerde çalışan sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel bu kanunun askerlere tahmil ettiği sorumluluk ve hizmetlerin ifası

bakımından:

a) Amir vazifesi alanlar; maiyetindeki bütün askeri ve sivil personele hizmetin icabettirdiği

emirleri verebilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 3/10/2016-KHK-676/53 md.; Aynen kabul:

1/2/2018-7070/46 md.)(…)

b) Bütün sivil personel emrinde çalıştıkları askeri amirlere karşı ast durumunda olup bu kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar.”

6.10) 116 ıncı maddesi : “Sivil personelin, bu kanunun askerlere tanıdığı hak ve

salahiyetlerden faydalanmaları ve mükellefiyetleri yerine getirmeleri aşağıdaki esaslar

dahilinde olur:

a) Bu Kanunun müraacat ve şikayet bölümlerinde gösterilen usul, hak ve kayıtlara aynen tabidirler…”

6.11) “Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan memurlara uygulanmayacak maddeler”

başlıklı 232’nci maddesinde; “Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinin, Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanununun ve bunlar hakkında halen yürürlükte bulunan diğer mevzuatın uygulanmasını sağlama bakımından Türk Silahlı

Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlar, sözleşmeli ve geçici personel ile işçiler hakkında bu kanunun; Çalışma saatleri hakkındaki 99 uncu, Günlük çalışma saatlerinin tespiti hakkındaki

100 üncü, Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmette çalışma saat ve usulünün tespiti

hakkındaki 101 inci, fazla çalışma ücreti hakkındaki 178 inci, Görevden uzaklaştırmaya yetkilileri sayan 138 inci, maddeleri hükümleri uygulanmaz.”

7) 06/09/1961 tarihli ve 10899 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri

İç Hizmet Yönetmelik’in,

7.1) “Emir” üst başlıklı 33’üncü maddesinde; “Emirlerin, hizmete müteallik olması (Silahlı

Kuvvetler İç Hizmet Kanunu madde 8 ve 16) ve kanun ve nizamları ihlâl etmemesi şarttır…” ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, …

teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanların Teknik Hizmetler sınıfını oluşturduğu hükme bağlanmış, 45’inci maddesinde ise, hiç bir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı hükmü öngörülmüştür.

13) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kamu personel rejimine kazandırılan “kadro”

kavramı devlet örgütü yapısının oluşturulmasında, kamu hizmet ve faaliyetleri ile bunu yürütecek işgücünün planlanmasında kullanılan hukuksal bir araçtır. Kadro, memurun çalıştığı görev yerini, yapacağı işi, bir başka ifadeyle yapacağı görevi tanımlaması açısından önemlidir.

Sınıflandırma ise; 657 sayılı Kanunda, Devlet kamu hizmetleri görevlerinin ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarının görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayrılması şeklinde tanımlanmaktadır.

14) 657 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinde öngörülen “kadrosuz memur çalıştırılamayacağı”

ilkesi ile yine aynı Kanun’un 45 inci maddesinde yer alan “hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı” yönündeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, personel hukukunda memurun kendi sınıfının içinde ve kadro görevinde çalışmasının temel bir prensip olarak kabul edildiği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, kamu personelinin bulunduğu hizmet sınıfı içinde ve kadrosu dışında bir görevde istihdam edilemeyeceği kanunun emredici hükümleriyle öngörülmüş genel bir kural niteliğine haiz bulunmaktadır.

15) Somut olayda, Kara Araçları Bakım Onarım Komutanlığının 18/09/2019 tarihli

numaralı Komutan Daimi Emirinde belirtilen “Kara Araçları Bakım Merkezi Komutanlığı ile Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı arasında icra edilmekte olan mevcut evrak kurye işlemleri kapsamında; Evrak akışının daha etkin ve verimli hale getirilmesi, evrakların bilmesi gereken prensibine uygun olarak asgari sayıda el değiştirmesinin sağlanması, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı ile standardın tesis edilmesi, evrak emniyetli, güvenilir bir şekilde ve zamanında evrakı alacak makama iletilmesi esas alınacağı, evrak kurye hizmetinden amaç; gizlilik dereceli evrakın ilgili yönergelerde belirtilen emniyet ve güvenlik tedbirlerine uygun olarak bir birlik, karargah ve kurumdan diğer birlik, karargah ve kuruma ulaştırılması olduğu, Gölcük Deniz Ana Üs K. lığı bağlısı birliklerin kurye personeli tarafından Genel Evrak’ a evrak/paket teslimi mesai günleri saat 10.00-

10.40 arasında yapılmakta olduğu, kurye personelinin hatta içi her gün eşzamanlı olarak

10.00-10.30 saatleri arasında Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı Genel Evrak kısmında hazır bulunacağı (yetkili olmayan personel haricinde evrak alımı/teslimi yapılmayacağı)

ve birliklerine adresli evrakları teslim alacağı, Komutanlık ile Gölcük Deniz Ana Üs

Komutanlığı arasındaki kurye görevi 01 Ekim 2019 tarihinden itibaren birlikte görevli devlet memurları tarafından icra edileceği, Kurye görevinin hafta içi her gün kurye ve yemek alımı için görevlendirilen araçla ulaşım sağlanarak icra edileceği, kurye maksatlı görevlendirilen aracın sabah en geç 09.15’de Gölcük’e intikale geçeceği ve en geç 11.15’te ise Gölcük’ten hareket edeceği” hususlarının teknik hizmetler sınıfına dahil motor teknikeri unvanına sahip başvuranın kadrosunun bulunduğu hizmet sınıfı dışında olan ve yapılan işin niteliği gereği yardımcı hizmetler sınıfında bulunan personelce yürütülebilecek iş ve işlemler kapsamında olması sebebiyle, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde öngörülen hiçbir memurun sınıfı dışında çalıştırılamayacağı yönündeki amir hükme aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır. Bu yönüyle söz konusu kurye ve evrak/posta işlerinin yürütülmesinin kalıcı çözümü için konunun Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Milli Savunma Bakanlığı ile koordine edilerek yardımcı hizmetler sınıfına ait personel ihtiyacının karşılanması hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmiştir.

16) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda başvurana uygulanan 18/092019 tarihli numaralı Komutan daimi emri ile verilen yardımcı hizmetler sınıfına tabi personelce yerine getirilebilecek iş ve işlemlerle görevlendirilmesi işleminin kaldırılması talebinin kabulü ve idareye yardımcı hizmetler sınıfından personel ihtiyacının karşılanması yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “Kararların gerekçeli olması” ve “Kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmüştür

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kocaeli

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜ’ne; Başvurana verilen; 18/09/2019 tarihli ve numaralı Komutan daimi emrinin geri alınması ve yardımcı hizmetler sınıfından personel ihtiyacının karşılanması yönünde DENİZ

KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi