|
ÖZET: Başvuran, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Tire Devlet Hastanesi’nde Tekniker unvanıyla görev yapmaktadır. Başvurusu, teknik servis birim sorumluluğunun kendisine verilmesi, görev tanımının yeniden düzenlenmesi ve uygun çalışma koşullarının sağlanması taleplerini içermektedir. Ayrıca, hastane müdürü tarafından uygulandığını iddia ettiği mobbing nedeniyle de şikayette bulunmuştur. İdare, başvuranın teknik servis biriminde tek memur olmadığını ve diğer personelin görev tanımlarının uygun olduğunu belirtmiştir. Başvuranın, kendisine verilen görevleri yerine getirmediği ve bu nedenle disiplin soruşturması başlatıldığı ifade edilmiştir.
İdarenin açıklamalarına göre, başvuranın teknik servis birimindeki görev tanımı, diğer teknikerlerin yapabileceği küçük ölçekli arızaların giderilmesini kapsamaktadır. Ancak, başvuranın bu görevleri yerine getirmemesi ve hastane içinde sigara içilmesi gibi konularda yaşadığı sorunlar, idare tarafından mobbing olarak algılanmamaktadır. Başvuranın, teknik servis şefi olarak atanma talebi, ilgili mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gereken bir durum olarak ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, başvuranın mobbing talebi reddedilmiş, ancak teknik servis şefi olarak görevlendirilme talebinin ve görev tanımının yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, 4207 sayılı Kanun gereğince uygun bir çalışma ortamının sağlanması için gerekli önlemlerin alınması önerilmiştir. İlgili idarenin bu karar doğrultusunda hareket etmesi beklenmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/1708-S.24.2739
BAŞVURU NO : 2023/20077
KARAR TARİHİ : 14.02.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İZMİR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın, birim sorumlusu olarak görevlendirilme, görev tanım
BAŞVURUNUN KONUSU :
formunun yeniden düzenlenmesi, uygun çalışma ortamının sağlanması talepleri ile mobbing iddiası hk.
BAŞVURU TARİHİ : 11.12.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Tire Devlet Hastanesinde 657 sayılı Kanuna tabi olarak
Teknik Hizmetler Sınıfında Tekniker Unvanı ile görev yapmakta olduğunu, Teknik Servis Birim
Sorumluğu görevinin halen taşerondan kadroya geçen işçi kadrosunda görev yapan personelce yerine getirildiğini, halihazırda Teknik Servis Biriminde 657 sayılı Kanuna tabi Memur (Tekniker) kadrosunda çalışan tek personelin kendisi olduğunu ve birim sorumluluğu görevinin kendisine verilmesi gerektiğini, İdareye bu talebini konu edinen dilekçe ile başvuruda bulunmasına rağmen tarafına herhangi bir cevap verilmediğini, 02.11.2023 tarih ve – – sayılı yazı ile tarafına görev tanımını içeren belgenin tebliğ edildiğini, görev tanımında, genel geçer (elektrik, su, kapı, pencere, perde, korniş, makine, teçhizat vs…. gibi) gibi işlerin yer aldığını, ancak, memuriyet hayatı boyunca bu tür işlerde görev yapmaması nedeniyle söz konusu işlerde hiçbir tecrübesinin bulunmadığını, hastane müdürüne bu konuda açıklama yapmasına rağmen, hastane müdürü tarafından mesleki deneyimi ve memuriyete atandığı doğalgaz teknikeri unvanının hiçe sayılarak sözlü olarak kendisini “ara eleman” olarak düşündüğünü söylediğini, kendisinden bir nevi çıraklık yapmasının beklendiğini, işçi olarak çalışan diğer personellerin dahi çoğunun kendi mesleki alanları ile ilgili görevlerde çalıştırıldığını, Hastane bünyesinde firma elemanı olarak çalışan isimli personelin yanında yardımcı eleman olarak çalışmasının istendiğini, buna itiraz ettiğinde ise, Hastane müdürünün bunda utanılacak bir durum olmadığını, diğer işçi personelin bu işi yaptığını, Hastane müdürüne, memuriyet hayatında ısı merkezlerinde iklimlendirme işleri ile ilgili çalıştığını, ısıtma(iklimlendirme) işini yapabileceğini söylediğinde, hastanedeki sistemin otomatik olduğunu buna gerek olmadığını dile getirdiğini, fakat, iklimlendirme işinin halihazırda, bu konuda herhangi bir eğitimi ve uzmanlığı olmayan aynı zamanda
teknik servis sorumlusu olan işçi personel tarafından yapıldığını, hastanenin arıza yönlendirme sistemi üzerinden perde, korniş takma gibi işler yönlendirildiğini, bu konularda, hiçbir eğitimi, deneyimi, mesleki ve teknik bilgisinin bulunmaması hasebiyle bu işleri yapamadığı için idare tarafından savunmasının istendiğini, muhtemelen tarafına ceza verileceğini düşünmekte olduğunu, ayrıca hastane içinde görev yeri olan teknik servis birimi içinde kapalı alanda sigara içildiğini, teknik servis odası ile aynı yerde bulunan kazan dairesi içinde kaynak yapıldığını, o ortamda sigara dumanından ve kaynak dumanından dolayı duramadığını Hastane müdürüne ilettiğinde, müdürün, kendisinin de teknik servis birimi içinde ve idare katında sigara içmesi sebebiyle önlem almak yerine teknik servis odasında bulunması konusunda tarafına baskı yaptığını, tüm bu yaşananların Hastane Müdürünce tarafına uygulanan mobbingin sonucu olduğunu iddia ederek, teknik servis sorumluluğunun tarafına verilmesini, mesleki deneyim ve teknik bilgisinin bulunmadığı işlerin konu edildiği tekniker görevlendirmesi konulu görev tanımı formunun, memuriyete atandığı Doğalgaz Teknikeri unvanına uygun şekilde düzenlenerek Hastane müdürü tarafından uygulanan mobbinge son verilmesini ve dumansız bir ortamda çalışmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden İzmir Valiliği İl
Sağlık Müdürlüğü Tire Devlet Hastanesi tarafından gönderilen 25/12/2023, 12/01/2024 tarih ve E.
, sayılı cevabi yazılarda özetle;
2.1. Hastanenin Teknik Servis biriminde 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan tek personelin olmadığı, başvuran dışında 657 sayılı Kanuna tabi Biyomedikal Mühendisi
’in Klinik Mühendislik Sorumlusu olarak çalıştığı, 657 sayılı Kanuna tabi ’in
2014 yılından beri Biyomedikal Depo Görevlisi olarak çalışmakta olduğu,657 sayılı Kanuna tabi
’nın ise geçici olarak maaş mutemetliğine görevlendirildiği, diğer görevli personellerin isim ve unvanlarının belirtildiği listenin ekte sunulduğu,
2.2. Teknik servisin, Klinik Mühendisliğin alt bölümü olduğu, herhangi bir teknik servis amirliğinin bulunmadığı, hastane web sitesinde yer alan Komite Ekip Komisyon Listesinde ’nın teknik servis şefi olarak yazılmasının sebebinin, o tarihte, hastanenin teknik servisinde Biyomedikal
Mühendisi olmaması nedeniyle adı geçenin sorumlu olarak atanmış olmasının olduğu, 30.01.2023 tarihinde 657 sayılı Kanuna tabi Biyomedikal Mühendisi ’in atanması akabinde
’in Klinik Sorumlusu olarak atandığı, web sitesinin güncellenmesinin sehven unutulduğu ve Ocak 2024 itibari ile web sitesinin güncellendiği,
2.3. Havluluk, sabunluk, yerinden çıkan perdelerin (montaj değil) yerine takılması vb. görevlerin teknikerin görev tanımında yer aldığı, bu işlerin yapılmasının herhangi bir eğitim, uzmanlığa tabi olmadığı, bu tür işler için (sabunluk, havluluk, peçetelik, perde takılması) mesleki bir dal olmadığından tüm kurumlarda Tekniker unvanında görev yapanlar tarafından yapıldığı, mevzuatta da tekniker görev tanımı ismi altında bir görev tanımı bulunmadığı, başvuranın hastaneye Doğalgaz Teknikeri unvanı ile atanmadığı, tekniker unvanı ile atandığı için yukarıda bahsedilen görevlerin kendisine verildiği,
2.4. Başvurana Hastane Müdürü tarafından mesleki deneyimi ve memuriyet unvanına istinaden görev verildiği, başvuran tarafından her ne kadar Doğalgaz Teknikeri olduğu beyan edilse de, atama kararındaki onaylı belgede Tekniker unvanı yazılması sebebiyle kendisine yukarıda sözü edilen görevlerin verildiği, hastanede ortaya çıkan ve her teknikerin yapabileceği küçük ölçekli arızaların diğer teknik servis elemanları ile istişare edilerek ve yardımlaşma ile yapıldığının kendisine iletildiği, bu tür (sabunluk, havluluk, peçetelik, perde takılması) arızalar için hastane dışından herhangi bir hizmet veya ücretli bir eleman alma
imkanı olmadığından tekniker sınıfında çalışan tüm teknik servis çalışanları tarafından yürütüldüğü, firma elemanı olarak bahsettiği isimli personelin hastane kadrosunda bulunmadığı, adı geçen şahsın asansörlerin bakımından sorumlu firma elemanı olduğu ve asansörlere arıza anında müdahale etmek için hastanede bulunduğu, ’e yapmış olduğu işlerde herhangi bir yardımcı eleman verilmesinin söz konusu olmadığı, ’ın bu tür işleri yapmamasının (sabunluk, havluluk, peçetelik, perde takılması) diğer teknikerler arasında da iş barışı ve düzenini bozduğu,
2.5. Hastane Müdürü tarafından teknikerlerin yapması gereken işlerin başvurana da verilmesinin, başvuran tarafından mobbing olarak algılandığı, başvuranın, ısrarla hiçbir iş yapmayacağını sadece olursa Doğalgaz işini yapacağını söylediği, ancak Hastanenin doğalgaz ile ilgili bakım ve gerekli kontrollerinin İzmirgaz
Şirketi tarafından yapıldığı,
2.6. Kapalı alanlarda 4207 sayılı Kanun uyarınca sigara içilmesinin yasaklandığı ve bu yasağın herkes tarafından bilindiği, Hastane idaresi tarafından hastane içerisinde yapılan kontrollerde herhangi bir sigara içme olayına rastlanmadığı, ’ın, hastane teknik servisinin zemin altı -1. Katta olması sebebiyle teknik serviste oturamayacağını defalarca idareye bildirdiği, kendisine, tüm kurumların teknik servislerinin aynı yerde olduğunun ifade edildiği, adı geçenin idari birimlerde görev unvanı dışında çalışma talebinde bulunduğu, talebinin hastane idaresi tarafından uygun görülmemesi sebebiyle, hastane idaresine karşı asılsız ithamlarda bulunduğu kanaatinin oluştuğu,
2.7. Başvuran hakkında, görev yerini sık sık terk etmesi, 6-7 aydan bu yana verilen işleri yapmaması sebebiyle tutanak tutulduğu, tutulan tutanakların ve arıza talepleri yazısının, yazı ekinde sunulduğu, inceleme soruşturma dosyasının, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü İnceleme Soruşturma birimine gönderildiği,
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1. “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde, “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür. A) Memur: Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır. Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır. (…)” 5.2. “Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86 ıncı maddesinde, “Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici
olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
(…) Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı verilmek suretiyle atama memurlar arasından yapılabilir. (…)”
6. 4207 Sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi Ve Kontrolü Hakkında Kanunun, “Tütün ürünlerinin yasaklanması” başlıklı 2 nci maddesinde, “(1) Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında, …. tüketilemez.”
7. 17/05/1987 tarihli ve 19463 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 99 sayılı Devlet Memurları Genel
Tebliği’nde; “1- Bir görevin vekâleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekâleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. … 2- Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.”,
8. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. TSK bünyesinde doğalgaz teknikeri unvanı ile çalışmakta iken, Sağlık Bakanlığına devredilen personel olarak branşı belirtilmeksizin tekniker unvanı ile atanan, halihazırda, İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı
Tire Devlet Hastanesinde 657 sayılı Kanuna tabi Tekniker Unvanı ile görev yapmakta olan başvuran, teknik servis sorumluluğunun tarafına verilmesini, mesleki deneyim ve teknik bilgisinin bulunmadığı işlerin konu edildiği tekniker görevlendirmesi konulu görev tanımı formunun, memuriyete atandığı Doğalgaz Teknikeri unvanına uygun şekilde düzenlenerek Hastane müdürü tarafından uygulanan mobbinge son verilmesini ve dumansız bir ortamda çalışmayı talep etmektedir.
11. İlgili idarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, ilgili idare tarafından, Teknik Servis
Biriminin, Klinik Mühendislik Biriminin alt birimi olduğunun, hastane bünyesinde teknik servis amirliği bulunmadığının, Biyomedikal Mühendisi ’İN Klinik Mühendislik Birimi Sorumlusu olduğunun, başvuranın hastaneye Doğalgaz Teknikeri unvanı ile atanmadığının, tekniker unvanı ile atandığı için küçük ölçekli arızaların kendisine verildiğinin, hastane müdürü tarafından teknikerlerin yapması gereken işlerin başvurana da verilmesinin, başvuran tarafından mobbing olarak algılandığının, ancak Hastanenin doğalgaz ile ilgili bakım ve gerekli kontrollerinin İzmirgaz Şirketi tarafından yapıldığının, hastane idaresi tarafından hastane içerisinde yapılan kontrollerde herhangi bir sigara içme olayına rastlanmadığının, başvuran hakkında verilen görevleri yapmaması sebebiyle inceleme başlatıldığının, görev yerini sık sık terk etmesi nedeniyle de tutanaklar tutulduğunun ifade edildiği görülmektedir.
12. Başvuranın teknik servis şefi olarak görevlendirilme talebi ile ilgili olarak,
12.1. Anayasanın 128 inci maddesi ile kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği hususunun teminat altına alınmakta, 657 sayılı Kanunun 4/A maddesinde, memur kavramı, asli ve sürekli kamu hizmetlerinin ifası ile görevli olanlar, olarak tanımlanmakta, aynı maddenin (D) bendinde de işçi tanımına yer verilmektedir.
12.2. Danıştay 5. Dairesinin 14/12/2004 tarihli ve E: 2001/1374, K: 2004/5356 sayılı kararında; “Mevzuatta “tedviren görevlendirme” şeklinde bir yöntem öngörülmeyen durumlarda, asılda aranan koşullara sahip vekil memur bulunmadığı hallerde, idarelerce hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir göreve asılda aranan koşullara en yakın personel arasından tedviren görevlendirme yapılmakta ve idari görev bu şekilde yürütülmektedir.
Dolayısıyla tedviren görevlendirme geçici ve istisnai durumlarda başvurulan bir yoldur. Bu niteliği göz önüne alındığında tedviren yürütülen bir görevin gerektirdiği unvanı taşımayan kamu görevlisine görevin tedviren yaptırılması, bu şekilde yürütülen görevdeki unvanı kazandırmayacaktır.” İfadelerine yer verildiği görülmektedir.
12.3. Balıkesir Gönen Belediyesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporunda “(…) Genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yerine getirilmesiyle görevli birim yetkililerinin 657 sayılı Kanun’a tabi Devlet memuru olmaları gerektiği açıktır. Söz konusu istihdam ihtiyacı ya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre istihdam edilen devlet memurları arasından ya da
5393 sayılı Kanunun 49’uncu maddesinin altıncı fıkrası kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarında
görev yapan memurlar arasından karşılanmalıdır. 657 sayılı Kanuna göre memur ve amir arasında hiyerarşi bulunmaktadır. Dolayısıyla, gerek sözleşmeli personel gerekse 4857 sayılı İş Kanununa tabi bir işçi personelin memur ve amiri arasında bir hiyerarşik kademeye konulması veya bir memurun amiri olması mevzuat hükümlerine aykırıdır. 657 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmeliklere göre bir memurca yürütülmesi gereken müdürlük görevi vekaleten de olsa işçi veya sözleşmeli statüsündeki bir personel eliyle yürütülemez. Buna ilave olarak, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince, işçi ve sözleşmeli personelin kadroya dayalı olarak çalışan devlet memurları hakkında sicil raporu düzenleyemezler ve devlet memurlarının amiri olarak görev yapamazlar. Zira, Memur ile İşçi ve sözleşmeli personel farklı statülere sahip olup farklı kanunlara tabidirler. Bunun yanında, bu şekilde bir uygulama 657 sayılı Kanun’un belirttiği kariyer ve liyakat ilkelerini zedelediği, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan
Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikle yapılan düzenlemeleri devre dışı bıraktığı, kurumsallaşmayı engellediği, kurum içinde mali kontrolü zayıflatıp riskleri çoğalttığı, personelin kariyer planlarını ertelemesi ya da bırakması suretiyle personelin motivasyonunda ve veriminde düşüşe sebep olacağı bunun da kurumun kaliteli çıktı üretebilmesi için gerek duyduğu kaliteli insan kaynağını yitirmesine sebebiyet
vereceği düşünülmektedir. Müdürlüklere yapılan görevlendirmelerin yürürlükte bulunan yasal mevzuatın izin verdiği şekilde yapılmaması ve işçi ve sözleşmeli personelin müdür hizmetlerinde istihdam edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” Açıklamalarına yer verilmektedir.
12.4. Somut olayda, başvuranın fiilen çalışmakta olduğu teknik servis biriminde 16 adet sürekli işçi ve 3 adet 657 sayılı Kanuna tabi teknik hizmetler sınıfında görev yapan personel olduğu, 657 sayılı Kanuna tabi bu 3 personelden ikisinin farklı birimlerde görevlendirildiği, mühendis ’in ise, klinik mühendislik birim sorumlusu olduğu anlaşılmış olup, her ne kadar ilgili idare tarafından, sürekli işçi teknisyen ’nın, Biyomedikal Mühendisi ’İN hastaneye atandığı
30.01.2023 tarihine kadar teknik servis şefi olarak görevlendirildiği, teknik servis biriminin, klinik
mühendislik biriminin alt birimi olması sebebiyle, adı geçen mühendisin atanmasını müteakip, klinik mühendislik birim sorumlusu olarak görevlendirildiği, hastanenin internet sitesinin sehven güncellenmediği ifade edilmişse de, ’in atanmasının yaklaşık on ay sonrasında, başvuranın arızaları gidermediğine ilişkin 07.11.2023 tarihli tutanakta, teknik servis sorumlu teknisyeni olarak ’NIN imzasının bulunduğu, teknik servis birimi her ne kadar, klinik mühendislik biriminin alt birimi olsa da, hizmetin yeknesaklığını sağlamak adına sorumlu bir teknisyen görevlendirildiği, bu itibarla, ilgili idarece yapılan açıklama ile halihazırda yapılan görevlendirmelerin birbiriyle örtüşmediği tespit edilmiştir.
12.5. Bu kapsamda, somut olayda olduğu gibi teknisyen/tekniker unvanlı Devlet memuru ve işçi personelin aynı anda görev yaptığı birimlere 657 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilme yapılması ve birim sorumluluğu görevinin öncelikle teknisyen/tekniker unvanlı Devlet memurlarına verilmesi gerektiği, zira genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yerine getirilmesiyle görevli birim yetkililerinin 657 sayılı Kanuna tabi Devlet memuru olmaları gerektiği, 99 sayılı Devlet Memurları Genel
Tebliği’ne göre bir görevin vekâleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekâleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerektiği, asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde ise hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi gerektiği, 657 sayılı Kanuna göre işçi statüsünde olan personelin memur kadrolarına vekâlet etmesi mümkün olmadığından bu kapsamda görevlendirilen personelin 657 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesine imkân olmadığı, teknisyen/tekniker unvanlı Devlet memurları içerisinde birim sorumluluğu görevini yürütmekte istekli personel bulunmazsa söz konusu birim sorumluluğu görevinin hizmetlerin düzenli yürütülmesi adına işçi kadrosunda görev yapan personele verilebileceği, teknisyen/teknisyen unvanlı Devlet memurları içerisinde birim sorumluluğu görevini yürütmekte istekli personel olmasına rağmen işçi kadrosunda görev yapan personele birim sorumluluğu görevinin verilmesinin hukuka aykırı olacağı anlaşıldığından, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, başvuranın teknik servis şefi olarak görevlendirilme talebinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
13. Başvuranın mesleki deneyim ve teknik bilgisinin bulunmadığı işlerin konu edildiği tekniker görevlendirmesi konulu görev tanımı formunun, memuriyete atandığı Doğalgaz Teknikeri unvanına uygun şekilde düzenlenerek Hastane müdürü tarafından uygulanan mobbinge son verilmesi talebi ile ilgili olarak,
13.1. Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak
tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle
Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]
13.2. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]
13.3. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E:2014/18743, K:2014/24185 sayılı kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. … Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” hükmü yer almaktadır.
13.4. Somut olayda, başvuranın TSK bünyesinde memuriyete Doğalgaz teknikeri unvanı ile atandığı, akabinde Sağlık Bakanlığına devredilen personel kapsamında branşı belirtilmeksizin tekniker unvanı ile
2023 yılının Ağustos ayında, Tire Devlet Hastanesine atandığı, başvuranın fiilen çalışmakta olduğu birimde
görev yapmakta olan tüm teknisyen ve teknikerlerin belirli birer branşlarının olduğu, sadece teknik servis sorumlu teknisyeni ile tekniker başvuranın branşının olmadığı, başvuranın, branşı belirtilmeksizin tekniker olarak atanması hasebiyle, ilgili idare tarafından her teknik sınıf personelinin yapabileceği küçük ölçekli arızaların giderilmesi ile görevlendirildiği ve başvuranın, verilen bu görevleri yerine getirmemesi sebebiyle hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı hususları dikkate alındığında, ilgili idarenin eylem ve işlemlerinin mobbing kavramının “sistemlilik, süreklilik, kasıtlı yapılması” şeklindeki unsurlarını taşır nitelikte bulunmadığı değerlendirilmektedir.
13.5. Nitekim, İzmir BİM Altıncı İdare Dava Dairesinin E. 2020/164, K. 2020/364 sayılı kararında, “Bu bakımdan idarelerin yetkili merci ya da personelinin; statü hukukundan kaynaklanan hiyerarşik yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken; hizmetin niteliği ve gerekleri bakımından yetkili ve görevli oldukları konularda, hizmetin niteliği, gerekleri ve işleyişinin gerektirdiği kabul edilebilir amaçlarla ve yetki kuralının öngördüğü konularda tesis ettikleri işlemlerde ya da işyeri uygulamalarında salt “amaç ve neden” yönünden hukuksal sakatlıkların; salt ilgililerinin öznel değerlendirmeleri nedeniyle doğurduğu
algı ve manevi zararların “işyerinde psikolojik taciz” olarak kabul edilmesine hukuksal olanak bulunmamaktadır…” şeklinde tespitte bulunulduğu görülmektedir.
13.6. Diğer yandan, ilgili idarece, doğalgaz ile ilgili bakım ve gerekli kontrollerinin İzmirgaz Şirketi tarafından yapıldığı açıklamasında bulunulduğu, ancak, başvuran hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporunda, teknik servis sorumlu teknisyeni ’nın ifadesinde, hastanenin ısıtma ve soğutma sisteminin diğer hastanelerden farklı olduğu ve başvuranın Hastaneye yeni atanmış olması hasebiyle, sistemi öğrenmesi, bu konuda çalışan personeller ile çalışıp işi takip etmesi gerektiğinin ifade edildiği, bu kapsamda, ilgili idare tarafından yapılan açıklamanın yine mevcut durum ile örtüşmediği, ısıtma-soğutma işinin, teknik servis biriminde görevli diğer personellerce yerine getirildiği, her ne kadar başvuranın ataması branşı belirtilmeksizin sadece tekniker unvanı ile yapılmışsa da, teknik servis biriminde gerek mezuniyeti (Ilgın Meslek Yüksekokulu Doğalgaz Isıtma ve Sıhhi Tesisat
Teknolojisi önlisans programı diploması bulunmaktadır.) ve gerekse de daha önceki çalışma tecrübeleri bakımından ısıtma-soğutma alanında uzman bir personel bulunmakta iken, ısıtma soğutma işinin diğer personellerce ifa edilmesinin gerekçesinin ilgili idare tarafından somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı, nitekim, disiplin soruşturmasının sonuç kısmında da, başvuranın, idari yönden eğitimini aldığı doğalgaz teknikerliği alanında görevlendirilmesinin tavsiye edildiği, hususları göz önünde bulundurulduğunda, kamu yararının gerçekleşmesini teminen, başvuranın görev tanım formunun, eğitimini aldığı uzmanlık alanına ilişkin iş ve işlemleri de içerecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
14. Başvuranın, dumansız bir ortamda çalışma talebi ile ilgili olarak,
14.1. Her ne kadar ilgili idare tarafından, kapalı alanlarda tütün ürünlerinin kullanımının yasaklandığının, herkes tarafından bilindiği ve hastane idaresi tarafından hastane içerisinde yapılan kontrollerde herhangi bir tütün ürünü kullanımı olayına rastlanmadığı ifade edilmişse de, başvuran tarafından Kurumumuza ibraz edilen belgelerden, zemin altında yer alan teknik servis biriminde tütün ürünlerinin kullanıldığı anlaşılmaktadır.
14.2. Hukuk devleti, insan haklarına saygılı, bu hakları koruyan, toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeni kurmak ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün davranışlarında
Anayasaya ve hukuk kurallarına uyan, işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir. (AYM, E. 2002/38, K. 2002/89, KT: 08.10.2002) Bu kapsamda, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları doğrultusunda hareket etmesi kuşkusuz hukuk devleti ilkesinin gereklerinden birini teşkil etmektedir.
14.3. Bu kapsamda, 4207 sayılı Kanunun emredici açık hükmüne rağmen, ilgili idarece gerekli önlemlerin alınmadığı, bu itibarla, hukuk devleti ilkesinin açıkça ihlaline sebebiyet verildiği değerlendirilmektedir.
15. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın teknik servis şefi olarak görevlendirilme talebinin yeniden değerlendirilmesi, başvuranın mobbingin sonlandırılması yönündeki talebinin reddi, başvuranın görev tanım formunun, eğitimini aldığı uzmanlık alanına ilişkin iş ve işlemleri de içerecek şekilde yeniden düzenlenmesi ile 4207 sayılı Kanunun emredici hükmüne uygun çalışma ortamının ağlanmasına yönelik gerekli önlemlerin alınması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre;
Başvuranın, hastane müdürü tarafından uygulanan mobbinge son verilmesi talebinin REDDİNE,
– Başvuranın teknik servis şefi olarak görevlendirilme talebinin, yukarıda mevzuat hükümleri kapsamında yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi,
– Başvuranın görev tanım formunun, eğitimini aldığı uzmanlık alanına ilişkin iş ve işlemleri de içerecek şekilde yeniden düzenlenmesi,
– 4207 sayılı Kanunun emredici hükmü uyarınca, uygun çalışma ortamının sağlanmasına yönelik gerekli önlemlerin alınması, hususlarında İZMİR VALİLİĞİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ TİRE DEVLET
HASTANESİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İZMİR
VALİLİĞİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ TİRE DEVLET HASTANESİNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve İZMİR VALİLİĞİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ TİRE DEVLET
HASTANESİNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi