|
ÖZET: Başvuran, 3713 sayılı kanun kapsamında 2015 yılında Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne memur olarak atanmış, 2017 yılında ise mühendis olarak görevlendirilmiştir. Ancak tekstil mühendisi unvanına sahip olmasına rağmen, unvanına uygun birimde çalışmadığı için Denizli Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’ne naklen atanma talebinde bulunmuştur. İlgili idare, başvuranın talebini, mevcut mühendis kadrosunun yetersizliği ve naklen atama şartlarının sağlanmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın açıklamalarında, Denizli İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü’nün A grubunda yer aldığı ve personel ihtiyacının bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak, başvuranın eğitim durumu ve mevcut pozisyonu göz önüne alındığında, geçici görevle çalıştığı birimden naklen atanma hakkının bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na başvurunun kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın naklen atanma talebinin kabul edilmesi gerektiği, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bildirilmiştir. Bakanlığın, bu karar doğrultusunda işlem tesis etmesi için 30 gün içinde geri dönüş yapması zorunludur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/16258-S.23.25562
BAŞVURU NO : 2023/14100
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI
Naklen atanma talebi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 04.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 3713 sayılı kanun kapsamında Denizli Sosyal Güvenlik İl
Müdürlüğüne 2015 yılında memur olarak atandığını sonrasında 2017 yılında aynı kurumda mühendis olarak atamasının yapıldığını ancak kendisinin tekstil mühendisi olduğunu unvanına uygun birimde çalışmadığı için yaşadığı sıkıntılardan dolayı geçici görevlendirildiği Denizli Sanayi Ve Teknoloji İl
Müdürlüğüne naklen atanmak istediğini belirtmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 14/11/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; Bakanlık Taşra Teşkilatı
Yönetmeliği ile il müdürlüklerine verilen görevler yerine getirilirken sanayi kapasitesi düşük ve üretim altyapısı tarım ve hayvancılığa dayanan iller ile sanayi yatırımlarının hat safhada gerçekleştirildiği iller kendi içerisinde değerlendirilerek ilin yüzölçümü, ihracat miktarı, il müdürlüğünde bulunan organize sanayi bölgesi, sanayi sicile kayıtlı firma, akaryakıt ve LPG bayi sayısı, ilde yapılan PGD denetim sayısı, il müdürlüğünde görev yapan personel ile il genelinde istihdam edilen toplam çalışan sayısı dikkate alınarak il müdürlüklerinin A, B ve C olmak üzere üç grupta sınıflandırıldığı, Denizli İl Sanayi ve
Teknoloji Müdürlüğü anılan Yönetmelik çerçevesinde A grubunda yer almakta olup, illerde yürütülen
faaliyetlerin yoğunluğu, ilin ekonomik, demografik, sınai ve ticari özellikleri gözetilerek olan ve olması gereken personel sayısı ile gerektirdiği ünvan ve yetkinlik bağlamında gösterge mahiyetinde norm kadro çalışması yapılmış, personel talebi ve tayin istekleri de bu çalışmaya göre değerlendirilmekte olduğu, hali hazırda Denizli İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğünde Mühendis kadrosunda 16 personel görev yapmakta olup, Mühendis kadrosunda personel ihtiyacının bulunmadığı, Bakanlığın 2023 yılı naklen atama kontenjanının kısıtlı olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun; 5.1. Ek 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur.”, 5.2. Ek 1 inci maddesinin altıncı fıkrasında, “Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların, atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 190 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alması koşuluyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunlarının ise memur unvanlı kadro ve pozisyonlara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır.” 5.3. Ek 1 inci maddesinin 25/07/2016 tarihli ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan 7 nci fıkrasına 06/02/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun ile eklenen cümlesinde, “Bu madde kapsamında atama teklifi yapılarak göreve başlayanlar, niteliklerini taşıdıkları veya eğitim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadro ve pozisyonlara görev yaptıkları kamu kurum ve kuruluşlarınca atanabilir.”, 5.4. Bu fıkranın 14/04/2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle değiştirilmiş olan halinde, “Bu madde kapsamında göreve başlayan personel, Devlet Personel Başkanlığı tarafından atama
teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara, kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanabilirler.”, 5.5. Geçici 15 inci maddesinde, “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, ek 1 inci madde kapsamında göreve başlayan personelden, Devlet Personel Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanları 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alanlar, bu unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanırlar. İhraz etmiş bulundukları kadroların atandıkları kamu kurumlarında olmaması halinde ilgililer asli memurluğa atandıktan sonra bir defaya mahsus olmak üzere diğer kanunlarda yer alan herhangi bir kontenjan sınırlamasına tabi olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarına naklen atanabilir.” 6. 09/05/2014 tarihli ve 28995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Terörle Mücadele Kanunu
Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Edilecekler Hakkında Yönetmeliğin; 6.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; a) Bakanlık: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını, b) Başkanlık: Devlet Personel Başkanlığını, c) Hak sahibi: 3713 sayılı
Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında istihdam talebinde bulunma hakkına haiz kişiyi, ç) İstihdam hakkı sahibi: Hak sahiplerinden Bakanlıkça tespit edilerek istihdam edilmek üzere Başkanlığa bildirilen kişiyi, d) Kanun: 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununu, ifade eder.” 6.2. “Kadro ve pozisyonlara ilişkin hususlar” başlıklı 10 uncu maddesinin 07/11/2016 tarihli ve 2016/9507 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla değiştirilen halinde;
“(1) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; Bakanlıkça hak sahibi olduğu belirlenerek Başkanlığa bildirilen ve Başkanlıkça kura sonucu atama teklifi yapılanları, atama teklifi ile ihdas edilen 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarına bu madde hükümleri çerçevesinde atamak zorundadır. (2) Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul ve ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların, atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alması koşuluyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunlarının ise memur unvanlı kadro ve pozisyonlara atama teklifleri Başkanlıkça yapılır. … (3) Hak sahibi olanlar Bakanlıkça tespit edilerek liste halinde
Başkanlığa bildirilir. (4) Kamu kurum ve kuruluşları bu kapsamda talep ettikleri memur ve hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlar ile kurumlarında yer alan diğer unvanlara ilişkin kadro ve pozisyonları, merkez ve taşra olacak şekilde, taşrada ise il bazında olmak üzere her yılın ocak ve temmuz aylarının son
gününe kadar Başkanlığın e-uygulama sistemi üzerinden iletirler. … (5) Kamu kurum ve kuruluşlarının e-uygulama sistemi üzerinden yapacakları talepleri ile atama teklifi yapılacak personel sayısının karşılanamaması durumunda Başkanlıkça atama teklifleri resen yapılır. (6) Hak sahiplerinin kamu kurum ve kuruluşlarına atama teklifleri, Başkanlıkça kura usulü ile yapılır. (7) Kura sonucu yapılacak atamalarda atama teklifinin yapılması ile birlikte diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın atama teklifi yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına kadro ve pozisyonlar ihdas, tahsis ve vize edilmiş ve mevzuatı uyarınca düzenlenen ilgili cetvel ve bölümlere eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalması halinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.” 6.3. “Atama ve göreve başlama” başlıklı 11 inci maddesinin 07/11/2016 tarihli ve 2016/9507 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararıyla değiştirilen halinde;
“(1) Hak sahiplerinden Bakanlıkça isimleri bildirilenlerin atama teklifleri, il tercihleri de göz önünde bulundurularak Başkanlıkça kura usulü ile yapılır. (2) Kamu kurum ve kuruluşları, atama teklifi yapılanların Kanunla belirtilen istisnalar dışında teklif edilen kadro veya pozisyonların gerektirdiği atanma şartlarını taşıyıp taşımadıklarını kontrol etmekle yükümlüdürler. (3) İlgili mevzuat ile belirlenen atanma şartlarına haiz olmayanların atama işlemleri yapılmaz. Atandıktan sonra şartları taşımadığı tespit edilenler hakkında ilgili mevzuat uyarınca işlem tesis edilir.” 6.4. “Tereddütlerin giderilmesi” başlıklı 13 üncü maddesinde;“(1) Bu Yönetmelik kapsamında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, gerekli bilgi ve belgeleri istemeye, araştırma ve inceleme yapmaya veya yaptırmaya ve uygulamayı yönlendirmeye ilgisine göre Bakanlık veya Başkanlık yetkilidir.” 6.5. 07/11/2016 tarihli ve 2016/9507 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla eklenen “İhraz edilen unvanlara atanma” başlıklı Geçici 3 üncü maddesinde;
“(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, Başkanlık tarafından Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında atama teklifleri yapılıp göreve başlayan personelin atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumu itibarıyla ihraz ettiği unvanın, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alması halinde, ilgili personel bu unvana ilişkin kadro veya pozisyona kurumu tarafından sınava tabi olmaksızın atanır. (2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak atama işlemlerinde ilgili kamu kurum veya kuruluşunun 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin veya 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alan mevcut kadro ve pozisyonları dikkate alınır. (3) İhraz etmiş bulundukları unvanların atandıkları kamu kurum ve kuruluşlarının mevcut kadro ve pozisyonlarında olmaması halinde ilgililer, asli memurluğa atandıktan sonra bir defaya mahsus olmak üzere diğer kanunlarda yer alan herhangi bir kontenjan sınırlamasına tabi olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarına naklen atanabilir. (4) Kamu kurum ve kuruluşları, ilgililerin Kanunun geçici 15 inci maddesi kapsamında yaptıkları naklen atama başvurularını, atanmak istedikleri unvan için gerekli şartları taşımaları halinde, ivedilikle işleme alarak sonuçlandırır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, 3713 sayılı kanun kapsamında Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne 2015 yılında memur olarak atandığını sonrasında 2017 yılında aynı kurumda mühendis olarak atamasının yapıldığını ancak kendisinin tekstil mühendisi olduğunu ve unvanına uygun birimde çalışmadığı için yaşadığı sıkıntılardan dolayı geçici görevlendirildiği Denizli Sanayi Ve Teknoloji İl Müdürlüğüne naklen atanmak istediğini belirtmektedir.
9. İdarenin verdiği cevaplardan ise kurumlar arası naklen atama işlemi için yeterli mühendis kadrosunun bulunmadığı için başvuranın talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
10. Başvuruya konu uyuşmazlığın kurumlara arası naklen atama şartları dışında başvuranın ilk atamasının dahil olduğu özel nitelikteki atama şartları içerisinde değerlendirmek gerektiği noktasında ele alınması gerekmektedir.
11. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 nci maddesinde, Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, bir idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerekmekte olup, idari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir. (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı).
12. Anayasanın beşinci maddesinde ise, Devletin temel amaç ve görevleri arasında, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak yer almaktadır.
13. Anayasanın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrası “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun
önünde eşittir.” hükmünü içermekte ve cinsiyet ayrımcılığını kesin bir şekilde reddederek kanun önünde eşitlik ilkesine vurgu yapmaktadır. Yine aynı maddenin devamında; “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” düzenlemesi yer almakta olup, kamu gücünü elinde bulunduranların ayrımcı uygulamalardan kaçınması bir zorunluluk olarak düzenlenmiş; ancak çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için devletin alacağı tedbirlerin ve bu tedbirlerin yaşama geçirilmesi hususlarının kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı hükme bağlamıştır.
14. Pozitif ayrımcılık olarak tanımlanan bu ilke sayesinde Devletin bu gruptaki kişiler lehine iyileştirici düzenleme yapmasında kanun önünde eşitlik ilkesi yönünden herhangi bir engel kalmamış, bu suretle zaten mevcut durumları itibarıyla özel durum ve konumları gereği toplumda dezavantajlı olan bu kişilerin fırsat eşitliğini yakalamaları için imkân sağlanmasının yolu açılmıştır.
15. Bu çerçevede, 12/04/1991 tarihli ve 20843 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Terörle Mücadele Kanununa 16/11/1995 tarihli ve 22465 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4131 sayılı Terörle Mücadele Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve
Bu Kanuna Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun ile eklenen Ek 1 inci maddeyle, genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlarla mahallî idareler ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan her nevi teşebbüs veya bağlı ortaklıkların memur, sözleşmeli ve işçi kadrolarının belli bir bölümünü terör eylemleri nedeni ve etkisiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların yakınlarının istihdamı için ayırma zorunluluğu getirilmiş, İçişleri Bakanlığına talepte bulunanların atamaları yapılmak üzere durumlarına uygun kadrosu mevcut olan kamu kurum ve kuruluşlarına bildirme görevi verilmiş, kamu kurum ve kuruluşlarının ise bu kişileri açıktan atama izni almaksızın atanacak kadro veya işin gerektirdiği nitelik ve şartları taşımaları kaydıyla sınavsız olarak atamasını yapması öngörülmüştür.
16. Sonrasında 3713 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerle, bu kişilerin hak sahipliğinin tespitinin yapılması ve atamalarının gerçekleştirilmesi görevi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Devlet
Personel Başkanlığına verilmiş, bu kapsamda ilk atama teklifi Devlet Personel Başkanlığınca 2014 yılının
Temmuz ayında gerçekleştirilmiş, Ek 1 inci madde kapsamında atanan ilgililerin ilk ataması sırasında ihraz ettiği unvanlara atama tekliflerinin yapılmamış olmalarından kaynaklanan eşitsizliğin önüne geçebilmek için kamu kurum ve kuruluşlarına ilgilileri atama teklifinin yapıldığı tarihteki unvanlara atama konusunda takdir yetkisi tanınmıştır.
17. Ancak, bundan sonra Devlet Personel Başkanlığınca yapılacak atamaların ilgilinin ihraz ettiği unvana yapılması konusunda bir zorunluluk olmaması ve idarelerin ilgilileri atama konusunda takdir yetkisine sahip olmaları nedeniyle, ilgililerin atama teklifinin yapıldığı tarihte ihraz ettikleri unvanlara
atanmamalarından kaynaklanan eşitsizliğin giderilememiş olması sebebiyle, 27/06/2016 tarihli ve 29783 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesiyle bu fıkra iptal edilerek, bunun yerine Kanuna eklenen Geçici 15 inci maddeyle, bu maddenin yürürlük tarihinden önce Ek 1 inci madde kapsamında göreve başlayan personelden, Devlet Personel
Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanları 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alanların bu unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanacakları hükmü getirilmiş, ayrıca Ek 1 inci maddenin 6 ncı fıkrasında yapılan değişiklikle Devlet Personel Başkanlığınca yapılacak atama tekliflerinin ilgililerin ihraz ettikleri unvanlara göre yapılması zorunluluğu getirilmiştir.
18. Böylece, 668 sayılı KHK ile Devlet Personel Başkanlığına atama teklifi yapılırken ilgililerin ihraz ettikleri unvana atanmalarının teklif etmesi şartı getirilmiş, ayrıca daha önceki düzenlemelerle kamu kurum ve kuruluşlarına ilgilileri atama tekliflerinin yapıldığı tarihte ihraz ettikleri unvanlara atama konusunda tanınan takdir yetkisi ise kaldırılmış, ilgililerin ihraz ettikleri unvana atanmaları zorunlu hale getirilmiştir.
19. Konuya ilişkin Devlet Personel Başkanlığının 01/08/2016 tarihli duyurusunda da, “2014 Temmuz –
2016 Temmuz dönemi içerisinde atama teklifi yapılarak göreve başlayan personelin, atama teklifinin
yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibariyle ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara istihdam edildikleri kurum tarafından atamalarının yapılması zorunludur. Hak sahipleri; çalıştıkları kurumda öğrenim durumu itibariyle ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadro ve pozisyon bulunmaması halinde diğer kurumlara naklen atanmalarında bir defaya mahsus olmak üzere diğer kanunlarda yer alan herhangi bir kontenjan sınırlamasına tabi olmayacaklardır. Kamu kurum ve kuruluşları 3713 sayılı Kanunun geçici 15 inci maddesi kapsamında yapılacak naklen atamalarda gerekli hassasiyetleri göstermeleri gerekmektedir.” açıklamalarına yer verildiği görülmektedir.
20. Başvuruya konu talep ile ilgili belgeler incelendiğinde, başvuranın 2015 yılında yapılan atamasının
3713 sayılı yasa kapsamında olduğu görülmektedir. Başvuranın ayrıca atamasının yapıldığı tarih
itibariyle, 2013 tarihinde Tekstil Mühendisliği Bölümü mezunu olmakla ihraz ettiği kadronun tekstil mühendisliği olduğu ortadadır.
21. Bu durumda başvuranın talebi değerlendirildiğinde; kendisinin tekstil mühendisi olduğu Sosyal
Güvenlik Kurumunda bu alanda mühendislik unvanı olarak atama karşılığı bulunsa bile mevzuatta yer verilen kadro ve pozisyon anlamında mesleki branş mühendisliği anlamında pozisyon karşılığını bulmadığı, akabinde kendisinin bu eğitimi ile örtüşmeyecek şekilde çalışma şartları uygulandığının dosya eki Whatsapp yazışmalarından anlaşıldığı, bu nedenle de geçici görevle Sanayi ve Teknoloji İl
Müdürlüğüne geçici görevlendirmesinin yapıldığı hal böyle iken geçici görevle çalışmanın sürdürülebildiği dikkate alındığında kadro sayısının yeterli bulunmadığı cevabı veren idarenin geçici görevle çalışmayı ve devamının sağlandığı oysa ki başvuranın tektsil mühendisi olarak atamasının Sosyal
Güvenlik Kurumunda mümkün olmadığı ve mevzuat gereği kadro ve pozisyonunun bulunduğu kuruma
bir defalık naklen atanma hakkının öğrenim durumu itibariyle şartlarını taşıması kaydıyla kadro şartlarına tabi olmaksızın yapılması gerektiği değerlendirilerek talebin reddine dair tesis edilen idari işlemde hukuka, mevzuata ve hakkaniyete uyarlık bulunmamaktadır.
22. Kurumuzca yapılan inceleme neticesinde, yukarıda detaylı şekilde yer verilen açıklamaların ışığında, idarenin başvuranın talebini reddetmesine yönelik işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunduğundan başvurunun kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin
idare tarafından süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin göstermemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Denizli İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuruya konu naklen atanma talebinin; 09/05/2014 tarihli ve 28995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Terörle Mücadele Kanunu Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam
Edilecekler Hakkında Yönetmeliğin 07/11/2016 tarihli ve 2016/9507 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararıyla eklenen “İhraz edilen unvanlara atanma” başlıklı Geçici 3 üncü maddesinde;
…(4) Kamu kurum ve kuruluşları, ilgililerin Kanunun geçici 15 inci maddesi kapsamında yaptıkları naklen atama başvurularını, atanmak istedikleri unvan için gerekli şartları taşımaları halinde, ivedilikle işleme alarak sonuçlandırır.” Düzenlemesi dikkate alınarak kabulü yönünde işlem tesis etmesi için SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI’na TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın Başvurana ve SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20. inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içerisinde kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu
Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi