|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanığın temyiz isteği üzerine yapılan incelemede, sanığın temyiz başvurusunun yasal süre içerisinde yapılmadığı tespit edilmiştir. Ancak, katılan … İdaresi vekilinin temyiz talebinin süresinde olduğu ve hükmün temyiz edilebilir olduğu belirlenmiştir. Katılan vekilinin temyiz sebepleri arasında, sanıklar hakkında cezada indirimin uygulanmaması ve eksik inceleme ile hüküm kurulması gibi hususlar yer almaktadır.
Yargıtay, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik görmemiş, ancak hukuki durumların tayininde bazı eksiklikler tespit etmiştir. Özellikle, sanıkların cezalarının belirlenmesinde yürürlükteki kanunların karma uygulanması gerektiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı ve vekâlet ücretinin dikkate alınmadığı gibi hususlar, kararın bozulmasına neden olmuştur. Sonuç olarak, katılan vekilinin temyiz talebi yerinde görülerek hüküm bozulmuştur. |
7. Ceza Dairesi 2022/14028 E. , 2024/8833 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/637 E., 2022/194 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Sanık …’ın temyiz isteğine ilişkin olarak; sanığın yüzüne karşı verilip usulüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı sanık tarafından, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.02.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında erteleme hükümlerinin ve cezada indirimin uygulanmaması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kurum lehine vekâlet ücretine hükmolunmadığına ve re’sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Cadde üzerinde bagajı açık halde bulunan aracın bagaj kısmında ve arka koltukları üzerinde koliler görüldüğü, araç yanında bulunan sanık …’ın kendisine ait araçta bulunan kolilerde makaronlar olduğunu belirtmesi üzerine önleme araması kararı ile araçta yapılan aramada, üzerlerinde “ROYALE” ve “MANASSA” ibareleri bulunan kolilerde 80.000 adet kaçak makaron ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık …’ın savunmasında; makaronların Adana’da bulunan Ahmet isimli şahsın kargo aracılığıyla gönderdiği ve kendisinden rica etmesi üzerine kargodan teslim aldığı makaronlar olduğunu, şahsın telefon numarasını bildiğini ve kolluk birimlerine verdiğini, makaronları teslim aldıktan sonra iş yerine geldiği sırada yakalandığını beyan ettiği görülmüştür.
Sanık …’ın savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, daha önceleri faturalı olarak makaron satışı yaptığını ancak o işi bıraktığını, …’ı tanımadığını, telefonunu bir yerden bulmuş olabileceğini, şahsın makaronlar yakalanmadan önce kendisini arayarak fatura istediğini, veremeyeceğini söylediğini, oğlunun olayla ilgisi olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
… tanık sıfatıyla alınan beyanında; …’ı tanımadığını, …’ın ise babası olduğunu, herhangi bir yere makaron göndermediğini, kargoya bir şey teslim etmediğini, olaydan haberi olmadığını, babasının kendi adına bir şey gönderip göndermediğini de bilmediğini belirttiği görülmüştür.
Göndericisi …, alıcısı … olan 13.11.2012 tarihli, Adana’dan Nevşehir’e yapılan gönderiye ilişkin kargo fişinin dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “pek hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A.Sanık …’ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yüzüne karşı verilip usulüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, sanık tarafından karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.02.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
B.Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanık beyanı, ele geçen kaçak eşyanın Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, bozma ilâmı ile tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 6455, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması
halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin, söz konusu maddenin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’a göre belirlenen temel cezadan sonra uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
3.Sanık …’a etkin pişmanlık hükümlerine yönelik olarak hiç ihtarat yapılmadığının anlaşılması; sanık …’a ise suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranı 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması,
4.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum adına Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi uyarınca maktû vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A.Sanık …’ın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.